Üye Girişi | Yeni Üyelik
   01 Ağustos 2010 Pazar
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Amerikan Kongresi’nde Demokratlar Dönemi ve Ermeni Sorunu
08 Ocak 2007 Amerika [10] [12] [14] [16]
Dr. Şenol KANTARCI
Dr. Şenol KANTARCI
Konuk Yazar
Türkiye
Hakkında - Arşivi

Amerikan dış politikasında Cumhuriyetçilere göre daha ılımlı bir tavır sergileyen Demokratlar, 7 Kasım 2006’daki ara seçimlerde büyük bir zafer kazanarak 12 yıldan sonra Amerikan Kongresi’nde hem Senato’nun hem de Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğunu ele geçirmeyi başardılar ve Ocak 2007 itibariyle görevlerine başladılar. Valilik seçimlerinde de çoğunluğu sağlayan Demokratlar, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu güney eyaletlerinde bile başarılı sonuçlar aldılar.  Massachusetts, Ohio, New York, Arkansas, Colarado, ve Maryland’daki valilikleri kazanan Demokratlar, seçim öncesi zayıf oldukları Iowa, Michigan, Oregon ve Wisconsin’deki valilikleri de kazandılar. Böylece, sadece Kongre’de değil, 12 yıldan sonra, 50 eyaletin 28’indeki valilik seçimlerinde de çoğunluğu ele geçirmiş oldular.

Son 50 yıl içerisinde, genel olarak, Cumhuriyetçi Parti’ye göre başkanlık seçimlerinde daha az bir başarıya sahip olan Demokratlar, genelde Temsilciler Meclisi ve Senato seçimlerinde (Özellikle 1950-1990 arasında) Cumhuriyetçilere oranla daha çok başarı sağladılar. 1994 yılında bu üstünlüğünü kaybeden Demokratlar, 2001 yılında George W. Bush’un başkan seçilmesinden sonra 6 yıl süre ile devletin hem yasama hem de yürütme kanatlarında muhalefet rolüyle yetinmek zorunda kalmıştı. 

George W. Bush’dan önce 1990’lı yıllarda Demokrat Parti’den seçilen Bill Clinton’ın (1992-2000) dönemi,  Amerika Birleşik Devletleri için dış politikada saldırganlıktan ziyade daha çok, Bosna ve Kosova gibi yerlere müdahaleler şeklinde geçerken, Filistin-İsrail çatışmalarında fazla müdahil olmayan bir tutumla geçmiştir. Clinton sonrası seçimlerde, Demokrat Parti’nin adaylarından ne Al Gore (2000) ne de John F. Kerry  (2004) Cumhuriyetçi aday George W. Bush karşısında başarı sağladılar. Cumhuriyetçi kanadın lideri olan Bush dönemi, Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politikada -tıpkı babası döneminde olduğu gibi- kıta ötesi saldırgan tavrın hâkim olduğu bir süreci devam ettirmiştir.

Ortanın solunda, iç politikada, genelde sosyal içerikli politikaları önemseyen, vatandaşlarının haklarına duyarlı bir görüntü sergileyen ve Cumhuriyetçilere göre dış politikada daha ılımlı bir politikaya sahip olan Demokratların, Amerika Birleşik Devletleri’nde 2006 Kasım ara seçimlerindeki zaferlerinin en önemli etkeni, George W. Bush’un Amerikan dış politikasında, özellikle Irak işgal sürecinde izlemiş olduğu olumsuz siyasettir. Ancak, Demokratlar her ne kadar seçimler sırasında Bush’un Irak politikasındaki başarısızlıklarını öne sürmüşlerse de kendilerine ait netleşmiş bir Irak politikaları da bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle, ABD’nin Ortadoğu’da genel bir duraklama içerisine gireceği tezi mantıklı görünse de, yeni oluşumla bile (Yani Demokrat ağırlıklı Kongrenin) Washington’un İsrail-Filistin ve İsrail-Lübnan ilişkilerine ve genel itibariyle İsrail’e yaklaşımında -Demokratlar arasındaki Yahudi lobisinin etkisi düşünüldüğünde- ciddi değişikliklerin olacağını beklemek fazlasıyla iyimserlik olacaktır.

Ancak, her nasıl olursa olsun, Kasım 2006 ara seçimlerinde Amerikan Kongresi’nde şekillenmiş olan Demokrat ağırlıklı yeni tablo, Türkiye’yi birçok yönden yakından ilgilendirmektedir.

Ermenilerle Elele Demokrat Bir Meclis Başkanı: Nancy Pelosi

Amerika Birleşik Devletleri’nde Temsilciler Meclisi’nin Başkanlık koltuğuna oturan, Baltimore’da doğup büyüyen ve Katolik İtalyan kökenli bir aileden gelen, ABD’nin siyasi hiyerarşisinde başkan ve başkan yardımcılarından sonra 3 numaralı isim olan, tam adıyla Nancy Patricia D’Alesandro  Pelosi, Kongre’de Ermeni lobisinin önde gelen savunucularından hatta sözcülerinden birisi olarak bilinmektedir. (Nancy Pelosi’nin Ermeni yanlısı kongre faaliyetleri için Şenol Kantarcı’nın, Amerika Birleşik Devletleri’nde Ermeniler ve Ermeni Lobisi, isimli kitabına bakınız.)

Aileden siyasetçi olan Nancy Pelosi’nin babası, Thaomas D’ Alesandro,  Pelosi, Nancy Pelosi’nin doğup büyüdüğü şehir olan Baltimor’da 3 dönem belediye başkanlığı yapmış ve Maryland eyaletini Kongre’de 5 dönem temsil etmiştir.

Dindar ve milliyetçi kişiliği ile de tanınan Nancy Pelosi, çocuklarını yetiştirmek için hukuk fakültesini terk etmiş, idealist anne kişiliği ile bilinmektedir. Nancy Pellosi, 5 çocuk, 6 toruna sahiptir, nitekim Kongre’deki yemin törenine de 6 torunu ile birlikte katılmış, yemin töreni sonrası kucağında uyuyan torunu olmasına rağmen, tebrikleri kabul etmiştir.

Yahudi bir damada, Yahudi lobisi ve Ermeni lobisi ile derin ve güçlü bağlara sahip olan  Pelosi, 1987 yılından beri San Fransisco’nun önemli bir seçim bölgesini 9 kez Temsilciler Meclisi’nde temsil etmiştir.

Aileden gelen siyaset geleneğinin içerisinde pişmiş, yaklaşık 25 milyon dolarlık servete sahip olan Nancy Pelosi, Amerika tarihinde ilk kadın meclis başkanı olduğu gibi, bundan sonra izleyeceği akıllıca politika/politikalar ile 2008 Başkanlık seçimlerinde de Amerikanın ilk kadın başkanı olabilecek bir altyapı ve başarı grafiğine sahiptir.

20 yıldır aktif siyasetin içerisinde yer alan 66 yaşındaki Nancy Pelosi, yıllardır Temsilciler Meclisi çatısı altında Ermenilere destek veren bir siyasetçi olarak bilinmektedir. Meclis çatısı altında, Ermeni tezlerinin ateşli savunucusu olan  Pelosi, son olarak Kasım 2006 ara seçimlerinden önce Ermeni asıllı Harut Sassounian’ın sahibi olduğu Californian Courrier’de yayımlanan makalesinde, 20 yıldır Ermeni girişimlerine destek verdiğini, ABD’nin Ermeni tezlerini kabul etmesi gerektiğini, kendisinin 316 numaralı tasarıyı desteklediğini ve bundan sonra da Ermenilerin bu yöndeki bütün çalışmalarına destek vereceğini beyan etmiştir.   Pelosi’nin açıklamaları, Amerika’daki Ermeni lobisi tarafından memnuniyetle karşılanırken, Kongrenin 110’uncu yasama döneminde, 316 nolu Ermeni tasarısını, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na  Pelosi’nin taşımasına Ermeniler tarafından, özellikle Amerika’daki en büyük Ermeni lobi kuruluşlarından biri olan Amerikan Ermeni Meclisi (AAA) tarafından neredeyse kesin gözüyle bakılmaktadır. Ermenilerin bu temennisi, Kasım 2007 seçimleri sonrası, AAA’nın icra direktörü Brian Ardouny tarafından ortaya konulmuştur. Amerika’da faaliyet gösteren diğer lobi kuruluşu olan Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) de önceki Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert’in yerini Nancy Pelosi’nin almasından duyduğu memnuniyeti dile getiren açıklamalarda bulunmuştur.

Bundan Sonra Ne Olacak?  Pelosi, Ermeni Tasarısı’nı Kongre’den Geçirebilecek mi?

Türkiye açısından -Ermeni sorunu da dâhil olmak üzere- Amerika’da Demokratların güçleniyor olmasının Türk-Amerika ilişkilerinde negatif bir gelişme süreci yaşatmayacağı öngörülebilir. Zira, Demokratlar her ne kadar Bush karşıtı çalışmalarıyla Kongre’de üstünlük sağladıysalar da, ABD’nin Ortadoğu politikalarını göz ardı edecek bir eylem planı içerisinde olma lüksleri de bulunmamaktadır. Bundan sonra, ABD’nin bölge üzerinde uygulamış olduğu politika, Demokratların ağırlığıyla biraz daha yumuşayacak, ancak önceden tasarlanmış olan planlar devam edecektir. Böylece, Irak’ta çözüm isteyen Demokratlar, Irak’ta istikrarı sağlamada Irak’ın komşularıyla özellikle de Irak’taki yapılanmadan rahatsızlık duyan Türkiye ile yapıcı bir diyalog süreci yürütme zorunluluğu içerisinde olacaklardır. Bu noktadaki başat güç ise, Kongre üzerinde etki sahibi olduğu bilinen Yahudi lobisi’nde olacaktır. Çünkü, İsrail-Lübnan anlaşmazlığında, İran’ın (İran uçaklarının) Türkiye üzerinden kontrolünün ne kadar hayati bir önem taşıdığını İsrail ve Yahudi lobisi çok iyi bilmektedir. Türkiye’nin de mevcut dönemde (2007 sürecinde) sıcak bir seçim atmosferi içerisinde Türk kamuoyunu memnun eder politikalar yürütmesi gerçeğini de iyi analiz edecek olan İsrail karar alıcıları ve Kongre üzerinde etkin olan Yahudi lobisi, ABD Kongresi’nden Türkiye aleyhine bir kararın çıkışına müsaade etmeyeceklerdir. Türkiye aleyhine, böylesi bir kararın çıkışına arkadan veya aleni bir şekilde verilecek Yahudi lobi desteği, hem İsrail’i hem de ABD’yi Ortadoğu’da zor duruma sokacaktır. Bu bakımdan Yahudi lobisi’nin etkisinin Cumhuriyetçilere nazaran daha çok ağırlıkta olduğu Demokratlar’ın, Amerika’daki üç-beş Ermeni’yi memnun etmek için Türkiye tarafından büyük bir tepki yaratacak olan Ermeni Tasarısını geçirme gibi bir eylem planının içerisine girmeyeceklerini tahmin etmek zor değildir. Fakat, burada Türk karar alıcılarının da konu ile ilgili rahatsızlığını üst düzeyde ve kararlı bir şekilde konunun muhataplarına hissettirmesi gerekmektedir. Zaten,  Pelosi Başkanlığındaki Temsilciler Meclisi’nde herhangi bir Ermeni tasarısı kabul edilse bile (1975’te Temsilciler Meclisi’nde kabul edildiği gibi), bu tasarı kıl payı çoğunluğu sağladıkları Senato’dan geçemeyecektir. Cumhuriyetçi lider George W. Bush’un konu ile ilgili tavrı da hesaba katıldığında,  Pelosi, liderliğindeki Temsilciler Meclisi üyelerinin onadığı karar, Türk-Amerikan ilişkilerini, bir çıkmazın içerisine sokmaktan ve ilişkilerde bir kaos yaratmaktan öteye geçmeyecektir.

Demokrat ağırlıklı ve Ermeni lobisinin ateşli taraftarı bir Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi Başkanlığındaki Amerikan Kongresi’nden kazara herhangi bir Ermeni tasarısının geçmesi, Türkiye’deki Bush karşıtlığını bu defa tam anlamıyla Amerikan karşıtlığına sürükleyecek hatta ilişkilerdeki çıkmazı zirve noktasına taşıyacaktır. Böylesi bir durum ise -Süleymaniye’de cereyan eden ve Türk kamuoyunun unutmadığı Çuval hadisesi ile birlikte düşünüldüğünde- ikili ilişkileri, artık iyileştirilmesi mümkün olmayan patolojik bir vakaya sürükleyecektir.

Amerika’nın Ermeni sorunu konusundaki atacağı yanlış bir adım, seçim arifesinde olan Türkiye’de, Amerika’ya karşı tepkileri, hem kamuoyu hem de karar alıcılar nezdinde yükselteceğinden, Amerikan yönetiminin olmasını hiç te istemediği uygulamaları Türk karar alıcıların almasına yöneltecektir.

Bölge de her ne kadar güven sağlamasa da Amerika ile birlikte hareket eden Türkiye, İncirlik Üssü’nün kullanımında birinci adımda sınırlamalar getirecek, Türkiye’nin atacağı ikinci adımı ise, Nancy Pelosi ve Demokrat arkadaşlarının tavrı belirleyecektir. Zira, İncirlik Üssü’nün, ABD’nin Irak’taki işgal birliklerinin ikmalinde yüzde 60’a yakın pay sahibi olduğu gerçeği düşünüldüğünde, İncirlik Üssü üzerindeki herhangi bir kısıtlamanın Amerikalılar açısından ne kadar hayati bir önem taşıdığı gerçeği, Türk karar alıcılarının göstereceği tavır ile Amerikalılar tarafından da hissedilecektir. Bunun için Amerikan Kongresindeki parlamenterlerin, Türk-Amerikan ilişkilerinde, (İncirlik Üssü özelinde) 1974 sonrası gelişmeleri hatırlamaları yeterli olacaktır. (Amerikan Kongresi ve yönetiminden Ermeni tasarısı ile ilgili bir kararın onanması senaryosunun olası sonuçları, bir diğer analizimizin konusunu oluşturacaktır.).



http://www.turksam.org/tr/a1142.html
Arkadaşına Gönder 2459 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
39035 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
24506 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
14670 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
14482 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
13224 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 1404 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.