İslam kültürel ve dini açıdan demokrasiyle bağdaşır mı? Afganistan'da ve Irak'taki seçimler, -en azından sıradan Müslümanların oy kullanma ve sesini duyurma arzusu dikkate alınınca- hiç şüphesiz bu tartışmayı gereksiz kılacaktır. Pazar günü Iraklıların, intihar bombacılarına, kendilerini ve çocuklarını hedef alan tüm tehditlere meydan okurcasına akın akın oy sandıklarına gidişinden etkilenmemek için taş kalpli olmak gerek. Amerikan medyasındaki en katı kuşkucuların bile Irak halkının cesareti karşısında dili tutuldu.
Irak'ta geçiş hükümeti için yapılan seçimlerde kaybeden, teröristler, özellikle de Usame Bin Ladin ve minyatürü Ebu Musab el Zarkavi gibi caniler oldu. Ama başka kaybedenler de vardı: Seçimlerin asla yapılamayacağına inanan veya belirsiz bir tarihe ertelenmesi gerektiğini savunanlarla Amerika'nın bir an önce Irak'tan çekilmesini isteyenler. Kazananlarsa Irak halkı ve seçime büyük siyasi yatırımda bulunan Bush yönetimi oldu.
İnsanlar bir kez korkunun pençesinden kurtuldu mu herşey olabilir. Irak'ta gözlemciler, pek çok şehirdeki havayı komünizmin çöküş yıllarında Doğu Avrupa'da esen havaya benzetiyorlar. Sonunda Iraklıların yüzde 60'tan fazlası, -hemen son ABD seçimlerindeki katılım kadar- sandık başına gitti. Dünyanın her yerinden büyük bir zafer olarak selamlanan son Filistin seçimlerinde de katılım yüzde 55 idi.
Irak'ta oylamanın ilk saatlerine hakim olan şiddet korkusu gün içinde dağılmaya başladı ve insanlar sandıklara koştular. Bağdat'ta seçim merkezine dönüştürülen bir okulun hemen önünde genç intihar eylemcisiyle birlikte yedi kişinin daha can vermesine yol açan bombalı saldırı bile insanları yıldıramadı. İnsanlar olay yerinin etrafından dolaşarak oy kuyruğu oluşturmaya devam ettiler.
Bağdat'ta oto tamircisi Vemid Ezzübeyd de, Washington Times muhabirine, başlangıçta isteksiz olduğunu, ancak evini ateşe vermekle korkutan maskeli adamların tehditlerine rağmen
oy kullanmaya karar verdiğini söyledi. Ezzübeyd, 'O zaman Saddam'ın idam ettiği kardeşimi hatırladım. İçimde bir güç hissettim ve bir ses bana 'Bu benim oğluma veya hiçbir Iraklıya bu yapılmamalıdır...Seçime karımla birlikte katıldım ve tevekkül ettik' dedi.
Bu, ABD'nin Irak'taki varlığı açısından sonun başlangıcı değil de, Winston Churchill'in ifadesiyle 'Bu bir son değil. Sonun başlangıcı hiç değil. Olsa olsa ancak başlangıcın sonudur.' Ülkenin merkezinde Sünni Üçgeninde katılım çok azdı. Saddam döneminin baskın topluluğu Sünnilere göre, pazar günü daha çok bir yas günü olmalıydı. Oysa Şiiler ve Kürtler zulümden kurtuluşu kutluyorlardı.
Burada asıl sorulması gereken şudur: Irak'ın yeni siyasetçileri birer demokrat figür olabilirler mi ve Baasçı rejim sonrası ilk anayasayı yaratmak için büyük olasılıkla da bir koalisyon hükümeti çatısında birlikte çalışabilirler mi? Laik Geçici Başbakan İyad Allavi ve Şii partileri temsil eden Birleşik Irak İttifakı, birlikte çalışmak ve de Sünnileri siyasi sürece dahil etmenin yollarını bulmak zorundadırlar. Ne var ki bu, zorlu ve karmaşık bir iş olacak.
Bunun ötesinde herzaman, saha kenarından savaşan Saddam'ın kalıntıları ve fanatik tehditleri mevcut. Son raporlar örgütün seviyesini küçümsese de, ölümcül olmayı sürdürüyorlar.
İslam ve demokrasinin bağdaşıp bağdaşmadığına ilişkin sorunun yanıtı Türkiye ve Endonezya gibi ülkelerde şimdiden olumlu. Arap ülkelerindeki uygulanış biçimiyle İslam ile bağdaşıp bağdaşmadığı 11 Eylülden bu yana yoğun bir tartışma konusu. O zamandan sonra radikal İslamın çirkin fanatik yüzüne maruz kaldık.
Pazar seçimleri öncesinde terörist Ebu Musa Zarkavi tarafından, terörist eylemlerini teşvik eden tuhaf anti demokratik bildiriler yayımlandı.
Zarkavi, adaylara ve seçmenlere sövüp sayarak, demokrasiyi 'din özgürlüğü', 'ifade özgürlüğü' ve 'din ile siyasetin birbirinden ayrılmasının' temeli olduğu için şer prensibi ilan etti. Zarkavi ve aynı zihniyetteki Müslüman din adamları, demokrasinin dini liderlerin takipçileri üzerindeki kontrollerini zayıflattığını ve bireylere siyasetlerini ve dinlerini istedikleri gibi uygulama gücü verdiğini anladılar. Bu güçten korkmaları hiç garip değil. Washington Times)