Üye Girişi | Yeni Üyelik
   12 Mart 2010 Cuma
Enerji Enstitüsü
Terör Enstitüsü
Ermeni Enstitüsü
Karadeniz Enstitüsü
Türk Dünyası Enstitüsü
Ekonomi Enstitüsü
STK Enstitüsü
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Barış Manço Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Son Hesaplaşmaya Doğu Sırbistan
04 Şubat 2005 Etnik Çatışmalar [10] [12] [14] [16]
 Erhan TURBEDAR
Erhan TURBEDAR


Hakkında - Arşivi

2004 yılı Sırbistan için seçim, şiddet, skandal; devlet ortağı Karadağ ile ilişkilerinin gerginleştiği ve uluslararası topluluğun baskılarına maruz kaldığı yıl olmuştur. Her şeyden önce Sırbistan 2004 Mart ayında pek sağlam olmasa da, yeni bir hükümete kavuşmuş, birkaç başarısız denemeden sonra 18 ay gecikmeyle Haziran 2004’te yeni Cumhurbaşkanını seçebilmiş, Eylül ayında ise yerel seçimler ile karşı karşıya kalmıştır. Seçim sonuçları ve oluşturulan koalisyonlar, Sırbistan’ı tekrar uluslararası izolasyona götürebilecek nitelikteki zihniyetin oldukça güçlü olduğunu göstermiştir. Özellikle aşırı milliyetçi Sırp Radikal Partisi’nin seçimlerdeki performansı düşündürücü olmuştur. Diğer taraftan AB üyeliğine doğru uzanan yolda adım atmayı tercih eden demokratik güçlerin, ülkenin hayatî konuları karşısında kendi içinde birlik olamadıkları bir kez daha anlaşılmıştır. Ekim 2004’te Kosova’da düzenlenen parlamento seçimleri dolayısıyla, Sırbistan Başbakanı Voyislav Koştunitsa’nın Kosovalı Sırpları seçimi boykot etmeye çağırmış olması, diğer taraftan Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in tam tersine Kosovalı Sırplara seçimlere katılımları doğrultusunda seslenmiş olması, demokratik bloğun içindeki bölünmüşlüğe iyi bir örnek teşkil etmektedir.

17-19 Mart 2004 tarihleri arasında Kosova’da yaşanan şiddet olayları, Kosova sorununun “yarım bırakılmış bir iş” olduğunu hatırlatmıştır. Beş yıldan beri Kosova üzerinde izlenen statükocu politikalar, Kosova’nın nihaî statüsü ile ilgili belirsizlikten kaynaklanan Arnavutlardaki endişeyi, aşırılık yanlısı grupların ve medya kaynaklarının kışkırtmasıyla şiddete dönüştürmüştür. Kosova’da yakılan Sırp Ortodoks kiliseleri ve Sırp evlerine misilleme olarak, Sırbistan’daki cami ve bazı Müslüman gayrimenkullerine karşı çeşitli saldırılar düzenlenmiştir. Şu anda BM geçici yönetimi altında bulunan Kosova’nın nihaî statüsü ile ilgili müzakerelerin 2005’in ortalarında başlatılabileceği göz önüne alınırsa, 2005 yılında Sırbistan’ın Kosova konusunda sıcak gelişmelerle karşı karşıya kalacağı söylenebilir. Kosova nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan Arnavutlar, Sırbistan’a “komşu ülke” gözüyle bakmaktadır. 2005’in yaz aylarına kadar Kosova’nın nihaî statüsü üzerine somut bir adım atılmazsa, şiddetin tekrar yaşanabileceği fikri Kosovalılar arasında yaygındır. Ünlü sivil toplum kuruluşlardan biri olan Uluslararası Kriz Grubu (International Crisis Group) Ocak 2005’te, yabancı misyonların güvenliği açısından, bu yıl Kosova’nın hem Afganistan, hem de Irak’tan daha tehlikeli bir yer olabileceği uyarısında bulunmuştur.

Geride bırakılan yılda şiddet olayları sadece Sırp-Arnavut ilişkileri çerçevesinde yaşanmamıştır. Önemli ölçüde Macar azınlığın yaşadığı Voyvodina bölgesi de, 2004 yılında, etnik gerginliğin hakim olduğu yer olarak hafızalarda kalmıştır. Kendilerine yönelik değişik şiddet eylemleri karşısında Sırbistan hükümetinin seyirci kaldığından şikayet eden Voyvodinalı Macarlar, anavatanları Macaristan’ın yardımlarıyla Macar sorununu Avrupa Konseyi, AB Komisyonu gibi kurumlara taşımışlardır. Bu tür gelişmeler, azınlıkların Sırbistan’ın başını ağrıtmaya devam ettiğini ve bazı Sırpların azınlıklara “bölücü” gözüyle baktığını göstermiştir. Bunların dışında, 11 Eylül 2004’te Sancak bölgesinin Yeni Pazar kentinde, Boşnakların kendi aralarında çatışmaya girmiş olması da ilerde aşırı milliyetçi Boşnak ile Sırplar arasında etnik çatışmaların yaşanmasına hizmet edebilecek uygun bir zeminin mevcut olduğunu göstermiştir.

2004 yılında Sırbistan birçok yolsuzluk skandalı yaşamıştır. Bunlardan en büyüğü, Sırbistan Başbakanı Zoran Cinciç’in 12 Mart 2003’te öldürülmesi olayının baş şüphelisi olarak aranan “Legiya” takma adlı Milorad Lukoviç’in, aradan 14 ay geçtikten sonra, 3 Mayıs 2004 tarihinde aniden Sırbistan polisine teslim olması ile ilgili olmuştur. Legiya’nın teslim olmasının Sırbistan halkında yarattığı şok etki, değişik spekülasyonların yapılmasına yol açmıştır. Bu spekülasyonlar genel olarak, Legiya’nın Sırbistan hükümeti ile vardığı anlaşma neticesinde teslim olduğu doğrultusunda kesişmiştir. Legiya’nın teslim olması, Miloşeviç sonrası dönemde de Sırbistan’daki bazı siyasi çıkar grupları, güvenlik birimleri ve organize suç unsurları arasında sıkı bir bağlantının bulunduğunu ortaya koyduğu şeklinde değerlendirilebilir.

Sırbistan-Karadağ ilişkilerinin 2004 yılı boyunca önemli ölçüde erozyona uğradığı söylenebilir. Bilindiği gibi, Karadağ’da bağımsızlık söylemleri tekrar moda haline gelmiştir. Milliyetçi çizgisi yüzünden, Sırbistan Başbakanı Koştunitsa bazı Karadağlı politikacıların gözünde, “kılıf değiştirmiş Miloşeviç” olarak görülmektedir. Hatırlatmak gerekirse, 14 Mart 2002’de Avrupa Birliği’nin arabuluculuğuyla Sırbistan ile Karadağ arasında imzalanan anlaşma gereğince, her iki eski federal ortağın da Şubat 2006’dan itibaren bağımsızlık referandumu düzenleme hakkı bulunmaktadır. Karadağ hükümeti bu tarihe uyacak gibi gözükmektedir. Ancak Şubat 2005’te devlet düzeyinde düzenlenmesi gereken parlamento seçimlerine Karadağ’ın sıcak bakmıyor olması, bu iki devlet ortağı arasında yeni gerginlikler yaratacak gibi gözükmektedir. Karadağ Başbakanı Milo Cukanoviç yılbaşı dolayısıyla gerçekleştirdiği halka seslenişte, bağımsızlık arzusundan kesinlikle vazgeçmediklerini, Sırbistan’la anlaşabilmeleri durumunda bağımsızlık referandumunu 2005 yılında da düzenleyebileceklerini vurgulamıştır.

Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan eski Yugoslavya ile ilgili Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (USSM) tarafından aranan savaş suçlusu zanlılarının yakalanıp teslim edilmesi konusunda Sırbistan, 2004’te de yoğun bir uluslararası baskı ile karşı karşıya kalmıştır. Bosnalı Sırpların savaş dönemi liderlerinden Radovan Karaciç ve Ratko Mladiç ile Sırp generallerden Neboyşa Pavkoviç, Vladimir Lazareviç, Sreten Lukiç ve Vlastimir Corceviç, USSM tarafından aranan başlıca Sırp asıllı savaş suçlusu zanlılarıdır. İlk ikisi, 1995’te Bosna’nın Srebrenitsa kenti civarlarında 8 binin üzerinde Boşnakın öldürülmesiyle sonuçlanan soykırımdan, diğerleri ise 1998/1999 dönemindeki Kosova Savaşı’nda işlenen savaş suçlarından dolayı aranmaktadırlar. Srebrenitsa’da yaşananlar ile ilgili Bosna Sırp Ordusunun askeri belgelerinin on yıl boyunca Sırbistan’da gizlendiği belirtilmektedir. Bu tür gelişmeler, Sırbistan’ın Bosnalı Sırpları savaş döneminde kontrol edemediği şeklindeki argümanlarını gittikçe çürütmektedir. Ayrıca savaş suçlarından aranan birçok Bosnalı Sırpın Sırbistan’da gizlendiği belirtilmektedir. Avrupa ve Atlantik kurumları ile bütünleşme yolundaki Sırbistan, savaş suçluları sorunu ile ister istemez 2005 yılında daha çok ilgilenmek zorunda kalacaktır. Kuşkusuz böyle bir durum, Sırbistan’ın iç siyasi yapısını daha da istikrarsızlaştıracaktır. Çünkü Sırp halkı genel olarak, 1990’lı yıllar boyunca bölgede, “Sırplık uğruna” savaş suçlarının işlendiğini henüz kabullenmiş değildir. Savaş suçu zanlısı olarak aranan şahıslar, Sırplar tarafından “ulusal kahramanlar” olarak algılanmaktadır.

Kosova sorunu, Karadağ ile ilişkiler ve USSM ile işbirliğine gidilmesi, Sırbistan’da 2005 yılına damgasını vuracak olaylar olarak sayılabilir. Kısacası 2005 yılı Sırbistan için pek rahat olmayacak gibi gözükmektedir.



http://www.turksam.org/tr/a126.html
Arkadaşına Gönder 2165 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Etnik Çatışmalar 
Ençok Okunanlar
Sancak Bölgesinde Boşnakça Eğitim Gerginlik Yarattı
2699 kez okundu.
Son Hesaplaşmaya Doğu Sırbistan
2165 kez okundu.
Sultanahmet’e Cezayir Anıtı Dikelim
2112 kez okundu.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
34150 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
22035 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
13100 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
12182 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
11162 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
5 defa yorumlandı.
Enerji Politikamızda Değişiklik Sinyalleri: Rusya Stratejik, Türkiye ise Ekonomik Çıkarlara Üstünlük Veriyor?
3 defa yorumlandı.
Mitat ÇELİKPALA: Türkiye-Ermenistan Protokolü ve Sonrası
3 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 1564 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.