Yarın, 12 Mayıs Cumartesi günü, Ermenistan’da Parlamento seçimleri yapılacaktır. Mayıs ayı başına göre seçimlere 22 parti ve bir partiler koalisyonu katılmaktadır. Ayrıca 131 sandalyeye karşılık 1.245 kadar aday mevcuttur.
Ermenistan’da geçerli sisteme göre 131 sandalyeden 90’ı partilere tahsis edilmektedir. %5’den fazla oy alan partiler , oy oranına göre, bu 90 sandalyeyi paylaşmaktadır. Geri kalan 41 sandalye için ise kişisel adaylık mümkündür. Kısaca sistem bağımsızların milletvekili olmasını zorlaştırmaktadır. Bu vesileyle bizde durumun aynı hatta daha ağır olduğunu, bizde bağımsız adayların kazanmasının son derecede zor olduğunu belirtelim.
Ermenistan seçimlerinin başlıca sorunu büyük oranda hile yapılmasıdır. Ancak seçimlerin tekrarlanması mümkün olmadığından kontrolü yapan AGİT veya Avrupa Konseyi gibi uluslar arası örgütler şimdiye kadar yapılmış olan seçimleri bazı formüller bularak geçerli saymışlardır. Genelde başvurulan formül saptanan hilelerin seçim sonucunu değiştirmeyecek oranda olmasıdır.
Bu kez gerek AB ülkelerinin ve özellikle ABD’nin seçimlerin hilesiz geçmesi için çok ısrar ettikleri görülmektedir. ABD bu konuda “Millennium Challenge” mali yardım programının devamını seçimlerin hilesiz geçmesine bağlamış bulunmaktadır. Diğer yandan başta Dışişleri Bakanı Oskanyan olmak üzere bazı Ermeni siyaset adamları da seçimlerin hilesiz geçmesine verdikleri önemi birçok kez dile getirmiş bulunmaktadırlar.
Bu arada Ermenistan, Türkiye’den gelecek seçim gözlemcilerini reddetmiş ve buna gerekçe olarak da sınırın kapalı olduğunu belirtip , Türkiye’nin Ermenistan’la istediği alanda siyasi ilişkiyi kurmakta veya kurmamakta serbest olduğunu ileri sürmüştür. Ancak bu gerekçe hukuki değildir. Seçim gözlemcileri konusunda Ermenistan’ın AGİT çerçevesinde kabul ettiği taahhütleri mevcuttur. Türkiye Dışişleri bu konuda Ermenistan’ın bu tutumunun, yapıcı diyalogdan uzak, kuşkularla beslenen kendi içine kapalı yapısının, uluslararası toplumla bütünleşme ve komşularıyla iyi ilişkiler geliştirme beklentilerini karşılamaktan uzak sonuçlar yaratabileceğine işaret etmiştir. Bunun yanında, şüphesiz, seçim döneminde Türkiye’ye sert davranmak yoluyla beğeni toplamak arzusu da bulunsa gerektir.
Ermenistan seçimlerinin bir özelliği de şiddete başvurulmasıdır. Bu kez Gümrü Belediye Başkanının yaralanması ile başlayan şiddet dalgası yeni bir parti olan Müreffeh Ermenistan’ın bürolarının bombalanmasıyla devam etmiş, ancak daha fazla yayılmamıştır.
Ermenistan seçimlerinin bir diğer özelliği de siyaset adamlarının, varsa, kirli çamaşırlarının özellikle seçim döneminde yıkanmasıdır. Bu kez eski Meclis Başkanı ve ülkenin önemli siyasi partilerinden “Kanunlar Ülkesi”nin Başkanı Artur Bagdasaryan bizzat Başkan Koçaryan tarafından ihanetle itham edilmiştir. Meclisin eski Başkanı İngiltere Büyükelçiliğinden bir ilgiliyle yaptığı ve gizlice banda alınan bir konuşması sırasında Avrupa Birliği’nin Ermenistan’da seçimlerin yapılış tarzının tenkit etmesini istemesi bu ithamlara neden olmuştur. Eski Dışişleri Bakanlarından Aleksandr Arzumyan ve eski Başbakan Yardımcılarından Vahan Şirhanyan’ın tam bu sırada kirli para aklama suçundan tevkif edilmeleri de seçim süreciyle ilgilidir.
Partilerin durumuna gelince, halen Hükümet Koalisyonunun başlıca partisi olan Cumhuriyetçi Parti’nin, mutlak çoğunluğu sağlayamasa da seçimlerde en fazla oyu alacağına inanılmaktadır. Bu parti başkanı olan Başbakan Andranik Markaryan’ın ani ölümü, yerine Savunma Bakanı Serj Sarkisyan’ın atanmasıyla, parti için ciddi bir sıkıntı yaratmamıştır. Aksine orduya olduğu kadar polise de hakim olduğu ve Ermenistan’da bir çok karanlık işlerin mimarı olduğu iddia edilen ve geleceğin Cumhurbaşkanı olacağına inanılan Serj Sarkisyan’ın başbakanlığa getirilmesinin bu parti için bir avantaj olduğu görülmüştür.
Zengin işadamı Gagik Tsarukyan tarafından kısa süre önce kurulan Müreffeh Ermenistan Partisi’nin halen ikinci sırada geldiği söylenmektedir. Parti başkanının, Başkan Koçaryan ile olan yakın ilişkileri, parti seçimlerden birinci sırada çıktığı takdirde, hükümeti kuracağı ve başbakanın da Robert Koçaryan olacağı söylentilerine neden olmaktadır. Yukarıda değindiğimiz bombalama olaylarının böyle bir olasılığı bertaraf etmeyi amaçlaması da mümkündür.
Üçüncü sırada yer alacağına inanılan Kanunlar Ülkesi Partisi’nin, başkanı ihanetle suçlanmasından sonra, ne gibi bir performans göstereceği bilinmemektedir.
Son sekiz yıldır koalisyon hükümetlerinde yer alan Taşnakların %10 civarında olan oylarını artırmaya çalıştıkları görülmektedir. Böyle olduğu takdirde yeni hükümette daha fazla bakanlık almaları da mümkün olacaktır. Taşnaklar şimdiden Savunma Bakanlığı’na talip olmuşlardır.
Ermenistan’ın ilk Dışişleri Bakanı olan ve Türkiye’ye karşı sert politika izlenmesini istediği için 1990’ların başlarında bakanlığı kaybeden, ABD vatandaşı Raffi Hovhannisyan “Miras Partisi”ni kurmuş ancak kendisine Ermenistan vatandaşlığı verilmediği için bundan önceki seçimlere girememişti. Kısa süre önce vatandaşlığı alan Hovhannisysan bu kez seçimlere katılmakta ve Amerikanvâri bir kampanya yürütmektedir.
Ermenistan’ın bağımsızlığında önemli rol oynamamış olan ilk Cumhurbaşkanı Ter Petrosyan’ın partisi bu kez seçimlere bile girememiştir. Eski partilerden Artaşes Gegemyan’ın Milli Birlik Partisi ile Stefan Demirciyan’ın Ermenistan Halk Partisi seçim sırasında fazla faal görülmemişlerdir. Ancak yine de, geçmişte oynadıkları rol nedeniyle Meclis’e girebilecekleri düşünülmektedir.
Seçim kampanyası sırasında ülkenin dış ilişkilerine çok az değinilmiştir. Bu arada Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan’la olan sorunları da, arz ettiği büyük öneme rağmen, hemen hiç gündeme gelmemiştir. Bunu, Koçaryan’ın yaklaşık dokuz yıldır gerek Türkiye gerek Azerbaycan’a karşı izlediği uzlaşmaz politikanın ülkede genel kabul görmesiyle açıklamak mümkündür. (Eraren)