Üye Girişi | Yeni Üyelik
   11 Mart 2010 Perşembe
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Avrupa Birliği
Amerika
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Silahsızlanma Çalışmaları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Barış Manço Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Ermeni Kıpçakçası mı, Gregoryan Kıpçak Türkçesi mi?
21 Haziran 2007 Ermenistan [10] [12] [14] [16]
Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Altınkaynak


Hakkında - Arşivi

Atalarımız der ki, delinin biri bir kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramaz. İşte buna en güzel örneklerden biri de Türk bilim adamlarının, belki bilerek veya bilmeyerek kullandığı “Ermeni Kıpçakçası” tamlamasıdır. Bu kavram neden yanlıştır?
 
1. Bir dil veya anadili, bir başka milletin veya ferdin kullanışıyla adlandırılamaz. Dil milletin malıdır ve onu kullananlar da o dili meydana getiren millete mensuptur.
 
2. Kuzey Kıpçak Türkçesini kullananlar da Kıpçak Türküdür. Bu insanların arasına belki birkaç Hayk (Ermeni milletinin adı ve asıl halkı) kavminden kişi veya cemaat katılmış olabilir.
 
3. Bir millet, bir başka millete mensup alfabeyi kullanabilir, ancak, dili anadili olarak kullanmaz. Ermeni Kıpçakçası denilen metinlerin alfabesi Ermeni ve fakat dili Türkçedir.
 
4. Ermeni veya Hayk kavminden olduğu söylenen Deşt-i Kıpçak (Bugünkü Ukrayna, Rusya’nın bir kısmı, Polonya’nın bir kısmı, Romanya’nın bir kısmı) coğrafyasında yaşayan ve Ermeni alfabesini kullanan halk, etnik ve genetik olarak Türk olup, Kıpçakların bakiyeleridir. Yani Ermeni Kıpçak kavramı yüklenen dili konuşan, kavram ile adlandırılan halk, Gregoryan mezhebini seçmiş Kıpçak Türkleridir.
 
5. Bu kavramı ortaya koyanlar, Türk düşmanlarıdır. Gerçekleri saptırmak için ve yalanlarına temel atmak için bu adı vermişlerdir.
 
Düşününüz bir kere, bir toplum hem Ermeni hem Kıpçak olabilir mi? Ya da dünya üzerinde buna benzer bir örnek gösterilebilir mi? Mesela, Arap Türkçesi, İngiliz Fransızcası, Alman Çincesi diye bir terim var mı? Diyorlar ki, Ani şehrini Selçuklular aldıktan sonra, büyük kitle olarak bu şehirde yaşayan Hayk kavmi mensupları Kırım’a göçtü ve orada kendi dillerini unutarak Türkçeyi öğrendiler. Siz hiç böyle bir saçmalık duydunuz mu? Yani size düşman olan, sizi yerinizden yurdunuzdan eden bir toplumun dilini öğreneceksiniz de kendi dilinizi unutacaksınız!!! Üstelik de hiçbir baskı, zorlama yokken. Buna uygun hiçbir deliliniz de yok iken, uydurduğunuz masallara herkesi inandıracaksınız!!!
 
 
Ama, Ermenilerin oluşmasında Kıpçak Türklerinin çok büyük katkısı olduğu ve toplumu meydana getiren grupların büyük çoğunluğunun Kıpçak olduğuna dair size pek çok delil gösterilebilir. Mesela bugünkü Ermenistan sınırları içinde kalan “Hıpçahavenk Manastırı” gibi. Ermeni Kıpçakçası terimi, Türkler ve Türklük üzerine heveskâr oyunlar peşinde olan emperyalist güçlerin milli politikaları gereği ortaya çıkarılan ve genellikle batılı bilimadamlarınca kullanılan ucube bir terimdir. Akla, bilime, gerçeğe ve mantığa da aykırıdır. Emperyalist güçlerin sponsorluğunda olan yabancı bilimadamlarını anlıyoruz da, Türk bilim adamlarının buna alet oluşlarını ne anlayabiliyor, ne de hazmedebiliyoruz. Türk dil bilimcileri arasında bu terimi kullanan o kadar çok kişi var ki, isimlerini burada saymaktan kaçınırım.
 
Türkiye’de Kıpçak Türkçesi denilince ilk akla gelen Memluk Kıpçak Türkçesidir. Bu zamana kadar yapılan çalışmalar da Memluk Kıpçak Türkçesi üzerine olmuştur. Halbuki, Kıpçakların asıl yerleşim yeri olan ve adına “Deşt-i Kıpçak” denilen, Karadeniz’in kuzeyindeki geniş bozkırları kaplayan coğrafyaya ait alanda da Kıpçak Türkçesi dil yadigarları vardır ve bunlar üzerine de son birkaç yıl hariç, Türk dil bilimcilerden hiç kimse eğilmemiştir. Bu alanda bilgi üretenler de, Avrupalı ve Rus bilim adamlarının yazılarına binaen ve onların kullandığı terimleri kullanarak ya yok saymış, ya da ilgilenmeye değer bulmamıştır. Kuzey’deki Kıpçak Türkçesi metinleri ile ilgili en geniş bilgiyi ilk defa biz yayınladık. Bizden sonra bir doktora çalışması yapıldı (Nadeyajda Çirli) ve bir iki makale hazırlandı (Hülya Kasapoğlu Çengel).
 
Ermeni alfabeli Türkçe metinler üzerine Fransa’da, Türkiye’den gitme bazı genç dilciler tezlerini hazırlamaktalar. Yine aynı konuda Nevzat Özkan da bir makale yayınlamıştır. Başka kişiler de buna dahil olunabilir. Ermeni alfabeli Türkçe metinler alanında, Türkiye’de en geniş kapsamlı çalışma da “Gregoryan Kıpçak Dil Yadigârları” adıyla tarafımdan kitap olarak yayınlandı. Çalışmalarımız, bu alanın günümüzdeki üstadı sayılan Aleksandr Garkavets’in malzeme ve materyalleri ile zenginleştirilmiştir. Esasında, yukarda bahsettiğimiz Ermeni Kıpçak Türkçesi teriminin yanlışlığını da onunla beraber yaptığımız çalışmalar sırasında öğrendik. Çünkü Ukrayna, Polonya ve civarında yaşayan Gregoryan mezhepli insanların Ermeni değil, Kıpçak oldukları gün gibi ortaya çıktı. Gregoryan mezhebini seçen Kıpçaklar Ermeniceyi bilmiyordu ve daha sonra, siyasallaşan Ermeni kimliği ile kendilerini Ermenileştirmişlerdi. Kıpçakların meydana getirdikleri literatürün adlandırılmasının yanlışlığını, Garkavets de biliyor ve onaylıyordu ki bu alanda en hacimli kitap olan “Kıpçakskoye Pismennoye Naslediye (Kıpçak Dil Mirasları)” adlı kitabı bu şekilde adlandırmıştı. Garkavets’e, hem Gregoryan Kıpçak terimini kabul edip, hem de neden kullanmadığını sorduğumuzda, “Sizinkiler de bu terimi kullanıyor. Benim başımı Ermeni diasporasıyla belaya sokma” şeklinde bir cevap aldım.
“Sizinkiler de aynı terimi kullanıyor” dediğinde, delil olarak da benim aynı konuda yazdığım bir makalenin yayınlandığı dergideki bir başka yazarın makalesini göstermesinden utandığımı söyleyebilirim. “Sizinkiler” dediği Türk dil bilimcileri, sömürgecilerin zorlanarak yarattıkları Ermeni Kıpçakçası terimini kullanıyorlardı.
 
Ermeni Kıpçakçası kavramını kullananlar şurasını çok iyi bilmelidir ki, Daşkeviç de, Triyarski de Ermeni alfabesi ile yazılan bu Kıpçak Türkçesi metinlerini, tıpkı Türkiye’de bu metinler üzerinde çalışanlar gibi iyi okuyamamış veya eksik-hatalı okumuşlardır.
 
Ey Türk dilcileri, siz “Ermeni Kıpçakçası” dediğiniz metinleri hiç incelediniz mi? Onun içinde bulunan Hayk dilinden geçme terim ve kelimelerin, günümüz Türkiye Türkçesi’nde olan Hayk dilinden geçme kelimelerden daha az olduğunu biliyor musunuz? Bugünkü Ermeni toplumunun oluşmasında, tıpkı Gürcü milletinin oluşmasındaki gibi, Kıpçakların çok büyük bir etken olduğunu biliyor musunuz? Bu terimin Türk milleti ve Hayk kavminin ortak geçmişleri olduğu gerçeğini inkâra yönelik olduğunu biliyor musunuz? Öyleyse daha ne diye kullanırsınız bu terimi, bu kavramı?
 
Her şeyden önce, bir yanlışlığın düzeltilmesi ve oluşturulacak kavramın içinin yeniden doldurulması Türk Dil Kurumu’na ait olmalıdır. Dergi ve yayınevlerine de bir iş düşüyor ki o da, her türlü bilimsel gerçekten mahrum, akla ve mantığa uymayan bu kavramı, yenisiyle ve doğrusuyla değiştirmelidir. Ermeni Kıpçakçası diye bir kavram, terim yoktur, Gregoryan mezhebini benimsemiş Kıpçakların Ermeni alfabesi ile meydana getirdikleri yazılı mirasları vardır ve bu mirasın gerçek sahipleri de Türk milletidir. Mirasımıza sahip çıkalım.


http://www.turksam.org/tr/a1308.html
Arkadaşına Gönder 3607 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
34096 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
22010 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
13090 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
12176 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
11134 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
5 defa yorumlandı.
Enerji Politikamızda Değişiklik Sinyalleri: Rusya Stratejik, Türkiye ise Ekonomik Çıkarlara Üstünlük Veriyor?
3 defa yorumlandı.
Mitat ÇELİKPALA: Türkiye-Ermenistan Protokolü ve Sonrası
3 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 1628 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.