Üye Girişi | Yeni Üyelik
   16 Mart 2010 Salı
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Avrupa Birliği
Amerika
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Silahsızlanma Çalışmaları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Barış Manço Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
İran’da Laricani Kardeşler Fenomeni
18 Ağustos 2009 İran [10] [12] [14] [16]
 Arif KESKİN
Arif KESKİN
Bölge Uzmanı
Ortadoğu ve Afrika
Hakkında - Arşivi

İran’da, demokratik ülkelerden farklı olarak, siyaset sahnesinde yükselmek ve hatta ayakta kalabilmek kendine özgü bir mantıkla işlemektedir. 1979’dan önce Şah’a yakınlık veya uzaklık politikacının kaderini belirlerken, 1979’dan sonra rehberlik makamına yakınlık veya uzaklık belirleyici faktör olmuştur. Diğer bir adı “Liderlik Makamı” olan “Rehberlik Makamı” ile sürdürülen ilişki türü İran’da politikacının siyasi başarısını belirlemektedir. İran siyasetinde Liderlik makamına yakın ya da uzak olma etkeninin yanı sıra aile bağları da bir kişinin siyaset sahnesinde yükselmesinde önemli rol oynamaktadır. Bugün İran siyasi sahnesindeki politikacılar arasında bir aile bağının ağ halinde tüm sistemi sardığını söylersek yanlış olmayacaktır. Bu açıdan bakıldığında, İran’da siyasi gücün kaynağının halk olmadığı anlaşılmaktadır. İran’daki seçim sistemine bakıldığında, adayların Anayasa Koruyucular Konsey tarafından onaylandığını ve söz konusu kurumun üyelerinin de liderlik makamı tarafından atandığı görülecektir. Bundan da, gücün kaynağı açıkça anlaşılmaktadır. İran’da 1979’dan sonra ortaya çıkan bütün siyasi şahsiyetler, etkileri ve güçleri ayırt edilmeksizin, bu çerçevede yorumlanmalıdır. Dinî liderle ters düşen politikacı etkisizleşmekte, onunla ilişkilerinin iyileşmesi halinde ise gücü artmaktadır. İran’da siyasi yükseliş ve düşüşün belirleyici unsuru budur. Bu açıdan bakıldığında, İran’da gücün siyasi sistemden kaynaklanması sebebiyle, bir politikacı bu yapıyla ilişkisini iyi bir seviyede tuttukça etkinliğinin sürekli olmasını temin edebilmektedir. Bu nedenle iktidar hep bir azınlığın elinde bulunmaktadır. İran’daki siyasi sistemde politikacıların sadece görevleri değişmekte ancak siyasi sistemdeki varlıkları sürmektedir. Aile bağlarının önemi ve dini liderle olan ilişkinin belirleyiciliğinin en tipik örneği bugün için Laricani kardeşlerdir.
 
İlk önce şunu belirtelim ki Laricaniler, İran siyasi sisteminde yükselmek hususunda büyük avantajlara sahip olmalarını sağlayan akrabalık ilişkilerine sahiptirler. Laricaniler, büyük din adamı olan Mirza Haşem Amoli’nin oğullarıdır. Laricaniler’in annesi de büyük din adamı olan Seyid Muhsen Eşrefi’nin kızıdır. Böylesine aile bağları, Laricani ailesine İran’da siyaset yapmak açısından önemli bir avantaj sağlar.
 
Laricani ailesinin gündeme gelmesinin en önemli nedeni, Meclis Başkanı Ali Laricani’nin kardeşi Sadık Laricani’nin yargı erki başkanlığına getirilmesidir. Bu da İran siyasi sisteminin ilginç özelliklerinden birini gösterir. İran siyasi hayatında aynı dönemde siyaset yapan kardeşler hep olmuşlardır. Dini Lider Ali Hameney, Ali Ekber Haşemi Rafsancani, Muhemmet Hatemi gibi isimlerin kardeşleri de siyaset sahnesinde yer almışlardır. Ancak, İran’da iki kardeş hiçbir zaman aynı anda iki erkin başında olmamıştır. Bu açıdan bakıldığında Laricani kardeşler bir fenomen olarak görülebilir.
 
 Cevad, Ali, Sadık, Fazıl ve Bager adlı beşkardeşin oluşturduğu Laricani ailesi bugün İran siyasi hayatının en etkili ailelerinden sayılmaktadırlar. Laricaniler, aile İran’ın kuzey bölgesi olan Mazendaran kökenli olsa da Irak’ın Necef kentinde doğmuşlardır.
 
Büyük kardeş Muhmetted Cevad Laricani, ailenin en sansasyoneli olarak görülebilir. Kendisini hep muhafazakârların stratejisti, fikir adamı olarak sunan Cevad Laricani, özellikle İngiltere ile bağlantıları hep dikkat çeken bir isim olmuştur. Cevad Laricani Dışişleri Bakan Yardımcılığı, yargı erki danışmanlığı gibi görevlerde bulunsa da genellikle icrai işlerde pek fazla yer almamıştır. .
 
Laricaniler arasında yıldızı en çok parlayan Ali Laricani olmuştur. Laricani ilk önce Devrim Muhafızları mensubu olmuş daha sonra Hameney vasıtasıyla Radyo Televizyon Kurumu başkanlığına getirilmiştir. 2005’de istifa edip cumhurbaşkanlığına aday olan Laricani sonuç alamamıştır. Seçimlerdeki başarısızlığının ardından Hameney tarafından İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin sekreterliğine atanmıştır. Bu dönemde Ali Laricani ile İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad arasında sorunlar yaşanmaktaydı. Laricani, Ahmedinejad’ın dış politikada yaratmaya çalıştığı görüntünün rejim için tehlikeli olduğunu düşünmekteydi. Laricani, Batıya direnişin gerektiğini ancak bunun makul bir çerçevede ve düşman üretmeyen bir halde olması gerektiğini savunuyordu. Laricani-Ahmedinejad çekişmesi Laricani’nin görevden ayrılması ile sonuçlandı. Sonrasında ise önce milletvekili, sonra da meclis başkanı seçilmiştir. Ali Laricani ve Ahmedinejad arasında sürtüşme halen devam etmektedir. Nitekim Ali Laricani’nin 12 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Ahmedinejad’a ihtiyatlı yaklaşımı, onu Ahmedinejad’ın yandaşlarının hedefi haline getirmiştir. Nitekim Ahmedinejad’ın destekçilerinin, önümüzdeki süreçte özellikle bakanlar kurulunun oluşmasının ardından, Ali Larcani’nin konumunu zayıflatmaya girişecekleri tahmin edilmektedir.
 
Ali Laricani’nin bu siyasi yükselişinde ailesi ve Hameney ile yakın ilişkisinin yanı sıra evliliği de önemli etkendir. Ali Laricani, Murteza Mutahhari’nin damadıdır. Mutahhari, İran İslam Cumhuriyeti’nin ideologu sayılmaktadır. Mutahahri 1980’de Forgan adlı bir grup tarafından öldürülmüştür. Ali Laricani, Mutahhari’nin devrim kadroları üzerindeki manevi nüfuzundan çok yararlanmıştır.
 
Sadık Laricani, Laricani kardeşler arasındaki tek molla (din adamı) olanıdır. Laricani, ilk defa Abdulkerim Suruş’e karşı açtığı kalemi savaşla kendiden söz ettirdi. Suruş bugünkü reformcuların fikir babalarından biri olarak bilinir. Suruş, din ve din bilgisi arasında bir ayrımın olduğunu iddia eder. Suruş’a göre din ilahi bir olgu olsa da din bilgisi beşeridir. Bu nedenle kolektif ve değişkendir. Suruş’un bu düşünceleri, İran’daki din devletine ve rejimin temeli olan Velayet Fakih kuramına bir saldırı olarak yorumlandı. Sadık Laricani, Suruş’un bu tezlerine karşı çıkarak muhafazakârların beğenilen adamı haline geldi. Bu süreç Hameney’nin dikkatini çekmiş olmalı ki onun isteği ile Sadık Laricani 1998 yılında Uzmanlar Meclis’ine seçilmiştir. Ardından, 2001’de Hameney tarafından Anayasa Koruyucular Konseyi’nin üyeliğine atanmıştır. Ağustos 2009 itibari ile de Hameney tarafından yargı erkinin başkanlığına getirilmiştir. Sadık Laricani büyük din adamı ve İran’ın Şii medreselerinde (Hoze) ciddi etkinliğe sahip bir müçtehit olan Hüseyin Vehit Horsani’nin damadıdır. Sadık Laricani’nin evliliği ile tesis ettiği bu akrabalık da onun yükselişinde önemli rol oynamıştır.
 
Sadık Laricani’nin yargı erki başkanı olmasının ardından çelişkili yorumlar yapılmaktadır. Bazılarına göre yargı erki radikalleşecek bazılarına göreyse Sadık Laricani reformcuların gönlünü kazanmaya çalışacaktır. Sadık Laricani’nin, Ahmedinejad gibi radikal bir noktada olmasa da görevi Hameney tarafından aldığı ve onun güvenini kazanmak zorunda olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
 
Tıp doktoru olan Muhammet Bager Laricani, halen Tahran Tıp fakültesinin dekanlığını yapmaktadır. Muhafazakârların önemli isimlerinden olan Bager genellikle siyaset sahnesinde görünmeyi sevmeyenlerden biridir. Ahmedinejad bakanlar kurulunu oluşturduğunda onun sağlık bakanı olacağı söylentileri yayılsa da kısa sürede bu söylentilerin doğru olmadığı ortaya çıkmıştı. Fazıl Laricani’nin ise İran’ın Kanada büyükelçiliğinde kültür ataşeliği yaptığı söylense de istihbarat kökenli olduğunu dair iddialar da mevcuttur.
 
Laricanilerin yükselişi İran’da siyasetin nasıl yapıldığının açık göstergesidir. Laricani ailesinden yola çıktığımızda bir taraftan aile bağlarının oluşturduğu oligarşik şebekelerin tesiri diğer taraftan liderlik makamı ile olan ilişkilerin tayin ediciliği net şekilde görülmektedir. Laricaniler bugün yargı ve yasama erkinin tepesinde yerleşerek İran’ın en güçlü aileleri içerisinde yer almışlardır. Zirvedeki hayatlarının sürdürülmesi Hameney ile ilişkilerinin seyrine bağladır. Laricaniler’in bu süreçte ciddi çelişkileri bulunmaktadır. Laricaniler toplumsal tabanlarının olmadığının ve güçlerini Hameney ile kurdukları ilişki sebebi ile elde ettiklerinin farkındalar. Laricaniler’in zirvede olduğu dönemde İran siyasi hayatı kriz ve gerginliklerle doludur. Ayrıca Ali ve Sadık Laricaniler’in evlilik yolu ile bağlı oldukları aileler, 12 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında Ahmedinejad’ın karşısında yer almışlar. Bütün bu olgular ışığında bakıldığında özellikle radikalleşmiş, parçalanmış ve kutuplaşmış İran siyasi hayatında sağlam yürümenin eskisi kadar kolay olmayacağı kesindir.


http://www.turksam.org/tr/a1754.html
Arkadaşına Gönder 1051 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
34412 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
22219 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
13141 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
12213 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
11301 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
5 defa yorumlandı.
Enerji Politikamızda Değişiklik Sinyalleri: Rusya Stratejik, Türkiye ise Ekonomik Çıkarlara Üstünlük Veriyor?
3 defa yorumlandı.
Mitat ÇELİKPALA: Türkiye-Ermenistan Protokolü ve Sonrası
3 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 874 ziyaretçi, 2 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.