20 Mart 2003’te başlattığı müdahale sonunda “Irak’ı özgürlüğüne kavuşturan” ABD, 15 Ağustos 2010 tarihi itibariyle planlanan takvimden önce son muharip askerlerini de Irak’tan çekti. Irak’ta bugün itibariyle sayısı 10 bin civarında olan muharebe destek birlikleri de Ağustos sonunda ayrılacaklar. Eylül 2010 itibariyle Irak’ta Irak askerlerini eğitmek maksadıyla görevli ve çeşitli ABD birimlerini korumakla görevli 50 bin ABD askeri kalacak. Bunların da 2011 yılı sonunda ülkeyi terk edeceği ileri sürülmektedir.
[1] Bu yazıda ABD’nin Irak’tan ayrılırken nasıl bir tablo bıraktığına özetle değinilmeye çalışıldı.
20 mart 2003 – 17 ağustos 2010 tarihleri Arasında Irak

Irak’ta ise ABD’nin bıraktığı tablo, 20 Mart 2003’te girdiği zamanki tablodan çok daha vahim ve meçhul bir geleceğe bakmaktadır. Son muharip Amerikan askerleri ayrılmadan önce nasıl ki başta Bağdat olmak üzere büyük kentlerde bomba yüklü araçlarla terör-saldırı faaliyetleri var idiyse, bu son kuvvetin ayrılmasından iki gün sonra da aynı vahşet devam etti. 17 Ağustos 2010 sabahı Bağdat’ta, 11. Tümen Karargâhı önünde yüzlerce kişinin Irak güvenlik güçlerine katılmak için müracaat ettiği bir sırada “canlı bomba”nın sebebiyet verdiği patlama sonucunda ilk belirlemelere göre 59 kişi öldü, 100’den fazla insan yaralandı. Oysa bir önceki hafta ABD başkan Yardımcısı Jo Biden, “Amerikan askerleri çekilince bu tip saldırıların olmayacağı” garantisini vermişti. Ancak, bir önceki ay da Irak’ta bu ve bomba yüklü araçların patlatılmasıyla 535 kişi öldüğü gibi, bugün de şiddet hızını artırarak sürdürmektedir.
[2]
Aslında bu saldırıların kesilmeyeceği geçen 10 günlük süre içerisinde de belliydi. Zira 8 Ağustos 2010’da da, 45’i Basra’da olmak üzere benzer saldırılarla 51 kişi hayatını kaybetmişti. Bu artan saldırıları ABD’li askeri yetkililer “El-Kaide nüfuz kazanmak için yapıyor!” diye değerlendirmişlerdi.
[3] Her ne için olursa olsun, ABD askerleri çekilirken geride tam bir karmaşa, bir “iç savaş” görüntüsü ve tam bir enkaz bırakıyorlar…
Öbür taraftan Irak sahillerinde “korsanlık” hortladı. Basra limanı yakınlarında geçen bir hafta içerisinde ABD, Antigua, Kuzey kore ve Suriye bandıralı dört gemi korsanlar tarafından ele geçirildi. Yani Irak’ta sadece kara ülkesi değil, deniz de güvenlik açmazı içerisinde bocalamaktadır. Ya da enkaz sadece karada değil, denizde de genişledi.
[4]
Tüm bunlar olurken, Irak’ta bir türlü hükümet de kurulamamaktadır. 7 Mart 2010’da yapılan seçimlerin ardından aylar geçmiş olmasına, pek çok kez koalisyon pazarlıklarının sonuna gelinmiş olmasına rağmen, bir türlü hükümet kurulamamaktadır. İyad Allavi ile Irak Hukuk devleti grubunun lideri, aynı zamanda da Başbakan olan Nuri el-Maliki arasında son haftalarda sürdürülen koalisyon görüşmeleri yeniden kesildi. El-Maliki başbakanlıkta ısrarcı olduğu gibi, Allavi’nin grubunu “Sünni” bir blokla suçlamaktadır. Oysa Allavi, 91 milletvekili bulunan grubunda, en azından 26 Şii milletvekili bulunduğunu, bu sebeple de neden “Sünni Blok” olarak nitelendirildiklerine isyan etmektedir.
Irak’ta ABD’nin bıraktığı enkazın bazı verileri şöyledir:
1. İlköğretimdeki öğrencilerin yüzde 50’si okulunu zamanında bitirememektedir.
2. 7 milyon insan yoksulluk sınırı (günlük 2.2 Dolar) içerisindedir.
3. Yaşları 15-24 arasındaki gençlerde işsizlik oranı yüzde 30’dur. Genel işsizlik oranı ise yüzde 15’tir.
4. Savaşın (müdahalenin) üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen, hala yurtdışında (Suriye, Ürdün, Lübnan, vb) mülteci konumunda 230 bin Iraklı bulunurken, 1.5 milyon civarındaki Iraklı da ülke içerisinde yerini yurdunu terk etmiş durumdadır.
5. Iraklıların yüzde 24’ü günlük temiz içme suyu bulamamaktadır. Kırsalda bu oran yüzde 26 ve üzerine çıkmaktadır.
6. Günlük 10 bin megawatt elektrik tüketimine ihtiyaç duyulurken, sadece 6 bin megavatt’lık elektrik üretilmektedir. Bu da izin süreli elektrik kesintisine ve üretim düşüklüğüne sebebiyet vermektedir.
[5]

Saddam Hüseyin döneminin Dışişleri bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz, geçen haftalarda tutuklu bulunduğu cezaevinde
The Guardian gazetesine verdiği mülakatta, ABD’nin Irak’ı kurtların önüne attığını ifadeyle “Hepimiz ABD ve İngiltere’nin kurbanlarıyız. Ülkedeki pek çok şeyi katlettiler. Şayet bir hata yapıldıysa, bu hata telafi edilmeli ve Irak bu ölü haliyle terk edilmemelidir!” şeklinde ABD’yi eleştirmişti. Aziz ayrıca Irak’ın ABD’nin müdahalesi öncesinden çok daha kötü koşullarda bulunduğunu, ABD’nin Irak’ı yeniden ayaklarının üzerinde kalacak şekilde moralman yükseltmekle yükümlü bulunduğunu, ondan sonra geri çekilebileceğini söyledi.
[6]
Sonuç
ABD, Irak’ı belki Saddam Hüseyin ve onun Baas rejiminden, diktatörlüğünden kurtardı. Ancak, görünen o ki, Irak’ta demokratik ülkelerdeki gibi bir rejimin yerleşmesi için daha uzun yıllar beklenecek. 2011 yılı sonunda ABD tamamen Irak’ı terk eder mi? Bu soru muhtemeldir ki ABD yönetimi tarafından dahi sıkça soruluyordur. İran’ın nükleer silah üretimine ilişkin kuşkular sürdükçe, Irak’ta Irak kuzey Yönetimi’nin endişelerini var oldukça ABD’nin Irak’ı tamamen terk edeceği küçük bir ihtimal olarak durmaktadır.
Irak ise, “kurtarılmış”, ancak Tarık Aziz’in ifadesiyle “Kurtlara terk edilmiş” bir manzara arz etmektedir. Üstelik, dünyanın en zengin 4. Petrol yataklarına sahip ülkede, bu kurtların ehlileşeceği de yoktur. El-Kaide adeta cirit atmakta, demokrasi kültürünün eksikliği sebebiyle karışıklığın üzerine gidecek güçlü bir hükümet kurma girişimleri sonuçsuz kalmaktadır. Güvenlik güçleri ise, Saddam dönemindeki tamamen lağvedildiğinden, hala tecrübesiz olup, “güvenilir” hale gelebilmek için uzun yıllar beklemek mecburiyetinde kalacak gibi gözükmektedir.
Irak’ta bu belirsizlikler sürdükçe, Türkiye’nin de hem bölgeyle ilgili güvenlik kaygılar devam etmekte, hem de Irak’a yapılacak ekonomik yatırımlar için beklenmektedir.
[1] “ABD Irak’ı Kaderine Terk Ediyor”
Milliyet, 17.08.2010.
[2] “59 Tote bei Selbstmordanschlag”, 17.08.2010, http://derstandard.at/1281829321188/Bagdad-59-Tote-bei-Selbstmordanschlag
[3] “US-Übergabe an irakische Armee beginnt mit Attentatsserie”, 08.08.2010, http://derstandard.at/1280984230511/US-Uebergabe-an-irakische-Armee-beginnt-mit-Attentatsserie
[4] “Piraten rauben vier Schiffe aus”, 15.08.2010, http://derstandard.at/1281829231003/Vor-irakischer-Kueste-Piraten-rauben-vier-Schiffe-aus
[5] “ABD Irak’ı Kaderine Terk Ediyor” agy.
[6] “59 Tote bei Selbstmordanschlag”, agy.