Üye Girişi | Yeni Üyelik
   23 Şubat 2012 Perşembe
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
İran-Türkiye İlişkilerinde Amerikan Engelleri
30 Nisan 2011 İran [10] [12] [14] [16]
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
TÜRKSAM Başkan Yardımcısı
Terör Enstitüsü
Hakkında - Arşivi

Türkiye 1996’da REFAHYOL Hükümeti döneminde iyileştirmeye başladığı İran’la ilişkilerini bir türlü hal yoluna koyamamaktadır. Bu konuda en azından Türkiye’nin iyi niyetli olduğu söylenebilir. Ancak, Türkiye-İran ilişkileri iki ülkenin inisiyatifine de bırakılmamaktadır. Bu engellemede öncelikle ABD, ardından da ABD’nin sürüklediği Avrupa Birliği (AB), BM Güvenlik konseyi Daimi Üyeleri ve nihayet perde arkasında, bazen de perdenin en önünde İsrail yer almaktadır. Son yıllarda Suudi Arabistan dahil, Körfez Ülkeleri İşbirliği Örgütü’nün de Türkiye-İran ilişkilerine sıcak baktığı söylenemez.
 
ABD’nin Türkiye-İran İlişkilerine Yeni İtirazları: Türkiye-İran Ticaret Hacminin 30 Milyar Dolara Hedeflenmesi ve Türk Bankalarından İran’ın Silahlanmasına Finans Yardımı (!)
 
ABD’de  “Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşar” olarak da bilinen, Hazine Bakanlığı üst düzey görevlisi David Cohen, 27-28 Nisan 2011 tarihlerinde Ankara7daydı. Cohen bu gezisi kuşkusuz göreviyle ilgiliydi. Yani ABD’nin aleyhinde terörizm faaliyetlerini finanse eden kurumları ikaz etmek! Bu kez Cohen’in Ankara ziyaretinde hem hükümeti, hem de İstanbul’da bankacıları “İran’la ticari ilişkilerinizi sınırlandırın, yoksa sonuçlarınıza katlanırsınız!” şeklinde tehdit ettiği dahi ileri sürüldü.[1] David Cohen’in rahatsızlığı aslında İran’la ticari ilişkilerin artış kaydetmeye eğilimli olmasıdır. Ona göre İran’la ticari ilişkiler arttıkça “finansal bağlantıların suistimal edilme riski de artmakta” imiş. Bu sebeple de hükümet ve finans sektörüne “bu konuda çok dikkatli olunması gerektiğini!” söylemiş.
 
Özellikle “Bank Mellat”ın kapatılmasını hissettiren Cohen, BM Güvenlik Konseyi’nin, tüm uluslararası camia tarafından İran’a yaptırımları öngören 1929 sayılı kararının tam ve sağlıklı uygulanmasını istediklerini ifadeyle, “Bankacılık sektörü temsilcileriyle görüşmelerimiz, silahlanma veya terörizmle bağlantısı bulunan İran bankaları ya da işletmeleriyle ciddi miktarda iş ilişkisi içinde bulunan yabancı bankaların, yalnızca itibarlarını tehlikeye atmayacakları, aynı zamanda ABD finansal sistemine erişimlerini de kaybedebilecekleri konusunda farkındalık yaratma konularına odaklandı!” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
 
ABD’iyi İran konusunda bir kez daha Türkiye’yi ikaz etmeye iten sebep ne olabilir diye düşünüldüğünde akla ilk gelen belki de şu olabilirdi: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 13-16 Şubat 2011 tarihlerinde İran’ı ziyaret etti. Bu esnada Türkiye-İran İş Konseyi Toplantısı’na katılan her iki ülke cumhurbaşkanları, gelecekte ticari ilişkileri artırma konusunda söz birliği ettiler. Cumhurbaşkanı Gül ayrıca “Ekonomik ilişkilerin ve yatırımların karşılıklı artırılması yönünde her iki ülkede de bir iradenin mevcut olduğunu” ifadeyle, İran’la 10 milyar dolar civarındaki ticaret hacminin 30 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.[2]
 
Türkiye-İran ticaret hacminin 30 milyar doları bulması demek, ABD’nin İran’a uygulatmak istediği “Tecrit” politikasının delinmesi demekti. Zaten 2010 yılı içerisinde gerek “Uranyum Takas Anlaşması”, gerekse BM Güvenlik Konseyi’de Türkiye’nin “Geçici Üye” sıfatıyla İran’a yaptırım konusunda “Hayır” oyu vermesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde belli bir gerilimi getirmişti.
 
İşin ilginç yanı, ABD’nin bu “tehdit” kokulu uyarısı, Türkiye’nin helikopter ihale tercihini Amerikan Skorsky modelinden yana kullanmasından sonra gerçekleşti. Oysa bu ihale için bizzat Başkan Barack Obama’nın Başbakan R. Tayyip Erdoğan’a mektup yazdığı ileri sürülmektedir.[3]
 
Sonuç
 
Türkiye, ihtiyacı olan enerji hammaddesinin bir kısmını karşıladığı İran’la ilişkilerini geliştirmek istemekte son derece haklı gerekçelere sahiptir. Hatta ithalat ağırlıklı ticaretini dengeleyebilmek için İran’a ürün satmak ve İran’daki büyük yatırım projelerine girmek istemekte de son derece haklıdır. Üstelik İran; hem Türkiye’nin sınır komşusu, hem de nüfusunun yarısı Türk kökenlidir. İran, Türkiye ile Orta Asya’daki Türk dünyası arasında bir geçit yoludur da aynı zamanda…
 
Öte yandan, uluslararası camianın da neredeyse tamamının nükleer silahlanma konusunda sıkıntı yaşadığı bir ülkedir de İran! Türkiye, neredeyse tüm güney komşuları ve hatta doğu komşuları (Ermenistan ve Gürcistan gibi) dolaylı, ya da doğrudan ilişkilerinde ABD’nin kamburunu sırtında hissetmektedir. Daha doğrusu ABD’nin bu komşu ülkelerde her yaptığı, ya da her yapmak istediği, Türkiye’nin hem güvenliği, hem de ekonomik çıkarları hilafınadır. Ne dersiniz? Bu ABD ya bir dost değil de, “Düşman” olsaydı, ne yapardık kim bilir! Şimdi de İran’la ticaret hacmini artırmamak için akla kara mı seçilecek yoksa?


[1] “Amerika Türkiye’yi İran İçin Tehdit Etti “, Yeniçağ, 28.04.2011.
[2] “Türkiye-İran İş Konseyi Toplantısı “, 14.02.2011, http://www.tccb.gov.tr/haberler/170/78920/turkiyeiran-is-konseyi-toplantisi.html
[3] Benzer bir mektubun da İtalyan Agusto firması için İtalyan Başbakan Berlusconi tarafından da yazıldığı iddia edilmektedir. Bkz: “Obama’dan Erdoğan’a Sikorsky Mektubu”, 29.04.2011, http://www.mehrnews.com/tr/newsdetail.aspx?NewsID=1300272


http://www.turksam.org/tr/a2391.html
Arkadaşına Gönder 2452 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
49434 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
32153 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
19161 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
17728 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
16031 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
10 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2012 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 278 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.