Gürcistan Dışişleri Bakanı Salome Zurabişvili, dün Ankara'da, ülkesinin Ermeni-Türk ve Ermeni-Azeri diyaloğunda arabulucu olabileceğini belirtti. Tabii bu inisiyatifin Ankara, Bakü ve Erivan tarafından desteklenmesi halinde.
Tiflis'in Türk-Ermeni ilişkilerinin iyileştirilmesinde kendi menfaatleri var. Öncelikle ilişkilerdeki bu iyileşme, Gürcistan ile Türkiye arasındaki dostluğun gelişmesinden rahatsız olan Erivan'ın endişelerine son verir. Üstelik Salome Zurabişvili, Ankara'nın Gürcü-Rus diyaloğunda olumlu rol oynaması dolayısıyla Ankara'ya müteşekkirdir.
Gürcistan, Türkiye'nin yardımıyla Moskova ile ilişkilerindeki bazı güç sorunları çözebileceğini umuyor. Rusya ile ilişkileri kötüleşen Gürcistan, yalnızca ABD ve AB'den değil, yakın komşusu Ankara'dan da destek almak istiyor. Bu, hem siyasi hem de ekonomik düşüncelerden kaynaklanıyor.
Moskova'nın Gürcistan'a vize uygulamaya başlamasından sonra, yurt dışında iş arayan yüz binlerce işsiz Gürcü için Rus şehirlerine giden yollar neredeyse tamamen kapandı. Tiflis, bu konuda uğradığı kayıplarını azaltmak amacıyla Türkiye ile Gürcistan arasında vizesiz rejime geçmek ve Batum-İstanbul uçak seferlerini başlatmak için çabalıyor. Eğer bu gerçekleşirse birçok Gürcü Türkiye'de iş bulabilir ve bu husus Gürcistan'daki sosyo-ekonomik durumu istikrara kavuşturur. Ancak, bütün bunları elde edebilmesi için Tiflis'in Ankara nezdinde siyasi puan kazanması gerekiyor. Bu bakımdan Gürcistan'ın Ermeni-Türk ve Ermeni-Azeri ilişkilerinin iyileştirilmesinde arabuluculuk yapması makbule geçer. Gerçekteyse bu girişimden ne sonuç çıkacağı belirsiz. Zira Gürcistan, daha önce de 1992 yılında Karabağ ihtilafı konusunda Ermenistan ile Azerbaycan'a arabuluculuk teklifinde bulunmuş, fakat bu girişim olumlu sonuç vermemişti.
Gürcistan Parlamentosuna bağlı Uzmanlar Konseyi Üyesi Ramaz Sakvarelidze, Noviye İzvestia muhabirine yaptığı açıklamada, bugün durumun çok faklı olduğunu belirterek, Tiflis'in son barışçı önerisinin başarılı bir şekilde sonuçlanacağını umduğunu ifade etti. Sakvarelidze, aradan geçen yıllarda hem siyasi hem de ekonomik durumun çok değiştiğine ve tarafların, 'Karabağ sorunu çözümlenmeden Güney Kafkasyalı üç devletin Avrupa ile bütünleşmesinin mümkün olmayacağının farkına vardıklarına' inanıyor. Üstelik muhatabımızın kanaatine göre, petrol ve doğalgaz boru hatlarının inşa edilmesi, ayrıca Asya-Kafkasya-Avrupa (TRACEKA) ulaşım koridorunun kurulması gibi projelerin gerçekleştirilmesi de Ankara, Erivan ve Bakü'yü Ermeni-Azeri ve Ermeni-Türk ilişkilerindeki sorunları çözmeye mecbur ediyor.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi yöneticileri de bu ülkelerden, aralarındaki siyasi sorunlara ve toprak meselelerine son vermelerini talep ediyorlar. Aksi takdirde bu ülkelerin AB ile bütünleşmeleriyle ilgili diyaloglar hiçbir sonuç vermeyecek. Sakvarelidze, bu bağlamda Salome Zurabişvili'nin teklifinin tam zamanında yapıldığını ve gerçekleşme şansının yüksek olduğunu düşünüyor. Sakvarelidze, Gürcistan'ın tarafsız ülke olarak Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan liderlerinin Gürcü topraklarında görüşmeleri için gerekli ortamı sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Artık geriye, Tiflis'in teklifine Bakü ve Erivan'ın tepkisini beklemek kalıyor. Noviye İzvestia