Çin ve Hindistan ’stratejik ortaklık’ anlaşması imzaladı. Sınır sorunlarını bir tarafa bırakarak ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan bu iki ülkenin stratejik ortaklığı büyük önem taşıyor.
Ekonomik küreselleşmenin merkezinin giderek doğuya kaymakta olduğu bir dönemde, bu anlaşma ile dünya nüfusunun üçte birini oluşturan bu iki ülkenin, aynı zamanda dünya toplam pazarının da üçte birini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bugün bu pazar her iki ülkede kişi başına düşen milli gelirin seviyesine göre büyük bir pazar görüntüsü vermese de, önümüzdeki yıllarda giderek büyüyecek ekonomilerle, alım gücü yüksek bireylerden oluşan bir pazar konumuna gelecektir.
Sanıldığının aksine sadece ucuz emekle yol almıyorlar. Ucuz emeğin yanında yüksek teknolojiye de yönelmiş durumdalar. Hatta ileri teknoloji yaratıyorlar. Ayrıca bilgiye yönelen toplum görüntüsü veriyorlar. Eğitim her iki ülke giderek önem kazanıyor.
Aralarında doğal, sanki bilinçli bir iş bölüşümü de varÇin mal üretiminde, Hindistan ise hizmet sektöründe ( bilişim ) yürüyor. İmzalanan anlaşmadan sonra yapılan açıklamadaiki ülkenin global tehditlere ve meydan okumalara karşı birlikte tavır almaları da öngörülüyor. Bu nedenle ilişkilerin global ve stratejik bir karakter kazandığı ifade ediliyor. Ekonomik küreselleşme merkezi olmanın yanında, siyasi bir merkeze doğru yol alınacağına dair ip uçları da var. Gerçi AB örneğinde olduğu gibi, dünya çapında ekonomik güç olmak her zaman siyasi açıdan güçlü olmayı da getirmiyor ancak, bu bölgede nüfus büyüklüğü açısından durum farklı olabilir.
13 milyar dolarlık dış ticaret hacminin 2008 yılında 20 milyar dolara çıkartılması öngörülüyor. Ekonomik büyüme oranlarına paralel olarak bu iki ülkenin enerji ihtiyaçları da giderek büyüyor.
Ülkemizde de son derece bol bulunan uluslararası enerji uzmanları, dünya petrol fiyatları ile bu iki ülkenin enerji talebindeki artış arasında da bağ kurmak durumunda kalacaklar. Çin’in mevcut büyüme rakamlarına bakarak , her yıl dünya ekonomisine Türkiye büyüklüğünde yeni bir ülkenin katıldığını ifade edebiliriz.
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, 2500 mil uzunluğunda ortak sınıra sahip bu iki ülkenin stratejik işbirliği önemli sonuçlar doğuracak. Bu iki ülkenin ortak hedeflerinden birisi de, ‘information technology’ alanında dünya liderliğine oynamak.
Associated Press’in ifadesiyle, yeni ‘Asya Yüzyılına’ damga vurmak.
http://www.aydinsezer.com