Çinli savaşçı/filozof olan Sun Tzu der ki: “Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan da tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip, kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilirsen, girdiğin her savaşta tehlikedesin demektir.”
Şunu demek istiyor Sun Usta, hem kendini hem de karşındakini tanırsan, asla tehlikeye düşmezsin, kendini tanıyıp da karşındakini tanımıyorsan kazanma olasılığın yarı yarıyadır, ne kendini ne de karşındakini tanımıyorsan eğer, her muharebede tehlikedesindir.
Bu sözleri öğütleyen Sun Usta, bir olasılığı atlamış gibi görünüyor. O da, “kendini tanımayıp karşındakini iyi tanıma” olasılığıdır… Tıpkı bu günkü Türkiye’nin kendi dinamiklerinin farkında olmayıp karşısındakini yani Batı’yı neredeyse bütün inceliklerine/özelliklerine kadar bilmesidir. Tehlikeli olan olgu ise, kendisini tanımayan/tanıyamayan Türkiye’nin karşısında Türkiye’yi iyi tanıyan bir Batı’nın varlığıdır.
Doğu’ya karşı Oryantalist bakış açısıyla kendisini şekillendirmiş olan Batı’nın Türkiye/Türkler algılaması, Türkiye’de gerek dünün gerekse bugünün halk-aydın ve karar alıcısı tarafından bilinmesine rağmen yine gerek dünün gerekse bugünün bir kısım aydın ve karar alıcısı tarafından (Türkiye) Avrupa’nın bir parçası haline getirmeye/getirilmeye çabalanmaktadır.
Strateji’nin babası olarak görülen Sun Usta, kendisini tanımayıp, karşısındakini tanıyanın muharebede ne tür bir sonuçla karşılaşacağı olgusunu sunmuyor öğretisinde. Zaten sorun da burada çıkıyor ortaya. Yıllardır kendisini tanımayan/tanıyamayan, Doğu ile Batı arasında sıkışmış, kendisine ısrarla Batılı kimliği yakıştırmaya çalışan bir Türkiye ile Batılılar tarafından (artık yerleşmiş bir kanaatle) Orta Doğu’lu bir ülke olarak tanımlanan bir Türkiye var ortada.
“Türkiye’nin gerçekte bir Batı ülkesi mi yoksa Doğu ülkesi mi olduğu?” sorusunun yanıtını vermek ise, oldukça güçtür. Her şeyden önce Batılı veya Doğulu olmanın esasları nelerdir? Güç olan bir diğer nokta ise, bu sorunun/soruların yanıtını kimin veriyor olduğudur. Bir Batılı mı? Yoksa bir Doğulu mu? Ve kimin verdiği yanıt doğru kabul edilecektir. Sadece başlı başına bu konu bile bir tartışma konusudur…
Türkiye’nin önceliği Batılı/Avrupalı mı olmak yoksa muasır medeniyet seviyesine mi ulaşmaktır? Başlı başına bir tartışma konusu da budur…
Ancak, mademki Sun Usta’nın öğretisinden yola çıkıldı o halde Sun Tzu’nun belirtmediği alternatif üzerinde düşünmek belki daha yerinde olacaktır. Ve üzerinde tartışılması gereken asıl sorun: “kendini tanımayıp karşındakini iyi tanıma” olasılığında neticenin ne olacağıdır?