Üye Girişi | Yeni Üyelik
   01 Ağustos 2010 Pazar
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Kâbus
26 Ocak 2006 Kıbrıs [10] [12] [14] [16]
Soli Özel


Hakkında - Arşivi

Geçen hafta Radikal gazetesinde yayımlanan makalesinde eski Dışişleri Müsteşarı Özdem Sanberk şu gözlemde bulunuyordu: 'Kapsamlı çözümün alternatifi iki devlet esasına dayalı bir çözüm(ancak) Rumlar egemenlik paylaşımını reddetmeyi sürdürdükçe, AB ada Türkleri'ne uyguladığı dışlayıcı tutumunu terk etmedikçe (dünyadaki) trendlere paralel olarak meselenin süratle iki devlet temelinde bir çözüme doğru yol almakta olduğundan kimse şüphe etmesin'.

Türkiye'nin yakın çevresindeki gelişmelere bakıldığında Kıbrıslı Rumlar'ın AB üyeliklerine rağmen ilelebet kendi kafalarının dikine gidemeyeceği bir gerçek. Ancak bu genel perspektifin hakim olacağı noktaya varmak için iyi tasarlanmış adımlar atmak ve kamu diplomasisini ustalıkla kullanmak gerekiyor. Bu bağlamda, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün açıkladığı eylem planı hemen sonuç vermese bile ciddi ve önemli bir adım.

Bu açılım Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Xenides-Arestis davasında verdiği önemli kararın ardından geldi. Mahkeme KKTC'deki Tazmin Komisyonu'nu gerekli değişiklikler yapıldığı taktirde Rumlar'ın mülkiyet konusunda başvuru yapabilecekleri bir merci olarak kabul etti. Rum kesimini çıldırtan bu karar neticesinde eğer Kıbrıslı Rumlar Komisyon'a başvurmaya başlarlarsa KKTC'nin satüsünü değiştirebilecek bir değişim yaşanmış olacak.

O karar Türkiye'de hakaretlere göğüs gererek çözümden yana tavır alanların haklılığının da son örneklerinden biriydi. Zira bugün Türkiye önünde bir manevra alanı bulabiliyorsa bunu Kıbrıslı Türkler'in 24 Nisan 2004 referandumunda evet oyu vermesine borçlu. Bu noktada önemli olan Komisyon'da mahkemece kabul edilebilecek değişikliklerin yapılabilmesi. KKTC'deki ve Türkiye'deki bazı odakların bu düzenlemelerin yapılmasını engellemelerinin önüne geçilmesidir.

Rumlar AB'yi sömürüyor

Kıbrıs konusunda dünya kamuoyuna sunulan eylem planı BM'yi yeniden devreye sokmayı amaçlıyor. Bu şekilde Kıbrıslı Rumlar'ın meseleyi sürekli AB zemininde tutma siyaseti kırılmak isteniyor. Türkiye'deki sertlik yanlılarının hükümeti yanlış yönlemdirmeleri neticesinde Kıbrıslı Rumlar, AB üyeliğinin avantajlarını sömürüyor. AB ise kendi üyelerinden birinin şantajlarına karşı koyamayacak zayıflıkta olduğundan Kıbrıslı Türkler'e verdiği sözleri tutamıyor.

Dolayısıyla aslına bakıldığında Türkiye'nin bu açılımın Kıbrıs'ın güneyinde bir muhatabı yok. Ek protokol gereği ve AB müzakere belgesinde talep edildiği üzere aslında Türkiye'nin limanlarını ve havaalanlarını Rum gemi ve uçaklarına açması da gerekiyor. Belli ki hükümetin böyle bir niyeti yok ve önümüzdeki haftalarda başını en fazla ağrıtabilecek konu da bu taahhüdün yerine getirilmesi için uzerinde hissedeceği baskılar olacak. Ancak Türkiye bu açılımını uluslararası alanda kapsayıcı bir iletişim kampanyasıyla desteklerse Kıbrıs konusunda zemin kazanmayı da sürdürür.

Bu noktada AB üyesi olan Britanya dışında kritik ülkeler ABD ve Rusya. Britanya Dışişleri Bakanı Jack Straw kendisine yönelik istiskali de göğüsleyerek KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı makamında ziyaret ederek açık bir mesaj verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı bu açılımı destekleyecektir. Eğer Başbakan Erdoğan nihayet Rusya Devlet Başkanı Putin'i Kıbrıs konusunda Türkiye'yi rahatsız eden politikasını terk etmeye ikna edebilirse o zaman Rumlar'ın manevra alanı daha da daralacaktır.

Rusya'nın politika değiştirmesi ise Türkiye'nin bölgedeki ağırlığının teyidi anlamına gelecektir. Kısacası hükümet olumlu, yapıcı ve Kıbrıs Türkler'i açısından da yararlı bir hamle yapmıştır.



http://www.turksam.org/tr/a752.html
Arkadaşına Gönder 1274 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Kıbrıs 
Ençok Okunanlar
Kıbrıs'ta Yeni Planlar
6013 kez okundu.
KKTC'nin Seçimi
4573 kez okundu.
Rusya'nın Kıbrıs'a Bakışı
4467 kez okundu.
Kıbrıs Laboratuvarı
4246 kez okundu.
Azerbaycanlı İşadamlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini Ziyaret Etmesi
2746 kez okundu.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
39035 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
24506 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
14670 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
14482 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
13224 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 1410 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.