Üye Girişi | Yeni Üyelik
   18 Mayıs 2012 Cuma
Enerji Enstitüsü
Terör Enstitüsü
Ermeni Enstitüsü
Göç Araştırmaları
Türk Dünyası Enstitüsü
Ekonomi Enstitüsü
Silahsızlanma Çalışmaları
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Vadinin Şeyhi: Başrol Oyuncusu Şeyh Kerkuki mi? Polat Alemdar mı?
20 Şubat 2006 Irak Türkmenleri [10] [12] [14] [16]
Yrd. Doç. Dr. Şamil ŞEN


Hakkında - Arşivi

“Kurtlar Vadisi Irak” filminde yaygın psikolojik savaş öğeleri kullanılmıştır. Bunlardan en önemlisi tarikata geniş yer verilmesidir. Filmde Şeyh Kerkuki intihar bombacılığının dinde yeri olmadığını, kimsenin boğazının kesilmemesi gerektiğini ve sabrın çok önemli olduğunu dile getirmektedir. Şeyhin yoksullara kimsesizlere yardım etmesi gibi özellikleri geniş şekilde anlatılmıştır. Meşhur bond kızlarını aratmayacak biçimde Polat’ı ABD askerlerinden koruyan, kimsesiz güzel Arap kızını da büyütmüştür. Etnik çatışmaları önleyebilecek bir güçtedir. Çünkü Türkmenler Kürt-ABD zulmünden kaçarken şeyhe sığınırken, Kürtler ve Şiiler kendisini sevmektedirler. Bunun dışında filmde geniş tarikat zikir ayini gösterilmiş ve sufi İslam anlatılmıştır. 

  Filmin esas aktörü dolayısı ile Şeyh Kerkuki konumundadır. Şeyhin-tarikatın öne çıkartılması, kuşkusuz Polat Alemdar’ın Şeyhin akrabası olması veya tarikat bağlantısı ile ilişkili değildir. Şeyh ve tarikat dünyanın petrol merkezi olan Orta Doğu’da (Üşümezsoy ve Şen, 2005) teröre karşı olan tasavvufi İslam anlayışı nedeni ile öne çıkartılmıştır.

ABD 11 Eylül’den sonra Irak’a savaş açmış fakat terör nedeni ile Irak başta, Orta Doğu’ya düzen getirememiştir ve petrol fiyatları yeni bir şoka dönüşmüştür (Şen, 2004). Orta Doğu’da radikal görüşlere sahip Müslüman Kardeşler ile başlayan, İsrail-Filistin sorunu ile gelişen Hizbullah, İslami Cihad, Hamas, Filistin Kurtuluş Örgütü ile devam eden ve 1990 yılındaki Körfez Savaşı’ndan sonra anti-Amerikancıkla büyüyen El-Kaide’nin terör faaliyetleri bölgeyi oldukça tehdit eder duruma gelmiştir. Bu örgütlerin hepsi radikal dini görüşleri olan örgütlerdir (Kepel, 2002; Raşid, 2000; Burke, 2004; Roy, 2004).   

Terörü Besleyen Kaynak:  Radikalizm

Terörizme giden yol, düzeltilmesi gereken yanış bir şeyler olduğu duygusuyla başlar, bunun toplumun siyasal yada hukuki çerçevede çözülebileceğine olan inancın yitirilmesi ile  eylem yapmak gereğinin düşünülmesiyle devam eder ve eylemciden teröriste dönüşle sonuçlanır (Burke, 2004).

  Fastan Endonezya’ya kadar İslam Dünya’sındaki sosyal ve ekonomik durum oldukça bozuk durumdadır. Gıda, konut, işsizlik, gelir dağımı adetsizliği yanında diktatör veya adil olmayan yönetimler, baskıcı yöneticiler bulunmaktadır. Bu karmaşayı, dış güçlerin sömürücü yaklaşımı, birbirleri ile rekabetin getirdiği savaşlar ve “petrol laneti” problemleri daha karmaşık hale getirmektedir. Dolayısı ile oldukça fazla düzeltilmesi gereken yanlışın olduğu İslam dünyasında eylem yapacak insanlar arasında radikal kökenlilerin gelişmesi kolay olmaktadır. 

  İslam’da en önemli terimlerden birisi Tevhid inancıdır ve Allah’ın tek olduğunu sadece ve sadece ona kulluk edileceğini, tapılacak tek yetki ve güç kaynağının Allah olduğunu ifade eder. İslam’ın doğduğu Arabistan’da Hz. Muhammed’in birçok güçlük ve zorluğa rağmen galip gelmesini Allah’ın emirlerini tam olarak uygulamasıyla sağlamıştır. Bununla birlikte, uzun başarı dönemden sonra Moğollar tarafından 1258 yılında Bağdat’ın alınması Ibn-Teymiyye tarafından belirtildiği gibi Müslümanların kutsal metinlerdeki emirleri yeterince yerine getirilmemesine bağlanmıştır.  

İslam’da temel kavramlardan diğeri İslam toplumlarının dar-ül harp (savaşın olduğu ülke) yada dar-ül İslam (İslam ülkesi) olup olmadığıdır. Eğer toplumun yaşadığı ülke İslam’la yönetilmiyorsa dar-ül harp yani savaş alanı olduğudur.  Bu kavramla ilişkili diğer kavram hicret kavramı olup, eğer toplum İslam’ı rahat yaşayamıyorsa başka yerlere göç etmesini ifade eder. Baskı karşısında böyle bir göç açıkça Kuran da tavsiye edilmektedir (Al’i İmran Suresi 195’ ayet). Hz. Muhammed bunu uygulamış ve ağır baskı ve şiddet karşısında Mekke’den Medine’ye hicret etmiştir.   

  İslam’da yine önemli bir terim zulme karşı mücadele olarak bilinen cihattır. Bir hadise göre Hz. Muhammed iki ayrı cihat olduğunu söyler: Büyüğü insanın kendisine karşı verdiği, küçüğü başkasına verdiği cihattır. Erken İslam dönemlerinde Müslümanlar küçük ve güçsüz iken Kuran’da sabır tavsiye edilmiş ve İslam’ın şiddet içermeyen yollarla iletilmesi emredilmiştir. Hicret döneminden sonra Allah Müslümanlara güçlü oldukları dönemde savunma amaçlı savaşlara girme izni vermiştir. Kılıç ayetleri olarak bilinen bu ayetler güçlü yayılmacı Emevi ve Abbasi Hanedanları tarafından kullanılmıştır. Ilımlı Müslümanlar ilk ayetlere atıfta bulunurken radikaller son ayetlere önem vermektedirler. Ladin’in hocası Abdullah Azzam 1986 yılında  “kılıç ayetleri cihatla ilgili 140 ayeti askıya alır” yazmıştır. Seyyid Kutup gibi radikal düşünürler cihadı  “Allah yolunda savaşmak” olarak tanımlamakta, cihat eylemlerini bireyin “tanrı için gerçekleştirdiği iman gösterisi” olarak görmekte ve bu mücadelenin çapının bu dünya ile sınırlı olmadığına, önemli olanın sonucu ne olursa osun eylem olduğuna inanmaktadırlar.  Kuran’da 2. sürenin 249’u ayetinde “sayıca az nice topluluk vardır ki, sayıca çok nice topluluğa Allah’ın izniyle galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir” denmektedir. Ladin bu ayeti sık sık kullanmıştır. Cihat yaptığına inanan radikal gruplar Azzam’ın belirttiği gibi “ümmet yoldan çıktığında Allah onları helak olmaktan kurtarmak için bir birey ya da insanlar toplumu gönderir ve bu topluluk hevesleri ve ilkeleri zafere ulaştırmak için dünyevi hayatı terk edenler ve ruhlarını ve kanlarını feda ederler” inanışına sahiptirler.

İslam’da çok önemli olan diğer kavram şehitliktir. Allah yolunda savaşırken ölenler Şehit sayılırlar. Ölümden sonra şehitlerin bütün günahları affedilir ve güzel bir yaşam sunulur. Hatta Ladin’in hocası Azzam yazdığı “Cennet Hurilerinin Aşıkları” kitabında şehitlerin öbür dünyada 72 güzel bakire ile yaşayacağından ve sevdiği insanlardan 70 kişiyi cennete getireceğinden bahsetmektedir. Cihat ve şehitlik kavramı radikal (İslamı kullanan) teröristler için dolayısı ile kilit önemdedir. Ladin 11 Eylül saldırılarını yapan teröristleri bir açıklamasında İslam tarafından başarılı kılınmış İslam muhafızları olarak anmıştır. 

  Son zamanlarda Müslüman Kardeşler ve Hamas’ın güçlenmesi nedeni ile radikal İslamla mücadele daha önemli hale gelmiştir. Peki, radikal İslam ile nasıl mücadele edilebilir. Tabiî ki cevap kolaydır. Radikal olmayan İslami anlayışı yaygınlaştırarak.

Terörün Panzehiri: Tasavvufi İslam Mı?

Orta Asya’daki Müslümanlar büyük çoğunluğu Sünni ve Hanefi’dir. Bölgede Sünni İslam’ın iki farklı biçimi mevcuttur. Bunlar Kazaklar, Türkmenler ve Kırgızlar ile Tacikler ve Özbekler arasındaki İslam şeklindir. Tacikler ve Özbeklerin yaşadığı İslam, Semerkant ve Buhara medreseleri tarafından yayılmıştır. Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’da kabile kuşaklarında gelişen İslam ise Yesevilik, Nakşibendilik ve Kadirilik gibi Sufi tarikatlar tarafından yayılmıştır. Bu iki tür İslam da gelenekçi bir İslami anlayış hâkimdir. Bu iki tür İslam Türk veya Fars dilliler yada Türkler veya Tacikler tarafından kabul görür (Roy, 2000).  Bu İslami anlayıştaki Müslümanlar terörü, şiddeti savunmazlar.

Bunun dışında diğer önemli grup Hizb–Ut Tahrir grubunun hedefi halifeliği yeniden kurmak ve dünyaya İslam mesajını yaymaktır. Grup İslam’i çağrıyı politik yoldan yapacağını, şu andaki çürümüş olan toplumu İslami toplum ile değiştireceğini açıklamıştır. Bu grupta şiddet olaylarına karşı çıkmaktadır (Baran, 2005).

Şonuç

Kurtlar Vadisi Irak filminde tarikat-şeyh-terör-etnik çatışma ilişkisi iyi bir şekilde senaryolaştırılmış ve Kurtlar Vadisi- Polat Alemdar popülaritesi fonunda filmleştirilmiştir.  Fakatradikal İslami görüş tarafından yapıldığına inanılan terörün bitirilmesi için bu yeterli değildir.  Terörün bitirilmesi için İsrail-Arap barışı geliştirilmeli, Orta Doğu’daki yönetimler dönüştürülmeli (zengin krallar-şeyler, fakir halk sistemi değişmelidir), dış güçler post-modern sömürgecikten vazgeçmeli, petrol laneti için enerji güvenliği sitemi oluşturulmalı ve toplumların özgürlükleri ile inançlarına saygı duyulması gereklidir.

KAYNAKLAR

Burke, J., 2004, El-Qaida casting a shodow of terror, I.B. Tauris&Co.Ltd.

Baran, Z., 2004, Hizb Ut-Tahrir Islam’s Political Insurgency, Nixon Center, 144 p.

Kepel, G., 2002, Jihad: The Trail of Political Islam, Belknap Press, 464 p.

Rashid, A., 2000, Taliban: Militant Islam, Oil and Fundamentalism in the Central Asia. Yale Nota Bene Books

Rashid, A., 2000, Taliban: Militant Islam, oil and fundamentalism in the Central Asia. Yale Nota Bene Books, 274 p. 

Roy, O., 2004, Globalized Islam: The Search for a New Ummah, Columbia Univ. Press,  341 p.

Roy, O., 2000,Yeni Orta Asya Yada Ulusların İmal Edilişi, Metis Yayınları, 268 s.

Şen, Ş., (2004), Yeni petrol şokuna doğru, Radikal Gazetesi Yorum Köşesi, 20 Ağustos 2004

   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=125457

Üşümezsoy, Ş. ve  Şen, Ş., 2003, Yeni Dünya Petrol Düzeni ve Körfez Savaşları, İnkılap Yayınları, İstanbul, 240 s. http://www.inkilap.com/show.asp?id=1313



http://www.turksam.org/tr/a799.html
Arkadaşına Gönder 5760 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
51357 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
36704 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
19809 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
18373 kez okundu.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
16908 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
10 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Türk-İsrail İlişkileri Kopma Noktasında
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2012 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 2111 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.