Dış Politika Araştırmaları Merkezi/ Balkanlar | 09 Ağustos 2017

|

Makedonya ve Bulgaristan Tarihi İmzayı Attı



Geçtiğimiz hafta içerisinde Makedonya ve Bulgaristan, iki ülke arasındaki mevcut ilişkileri geliştirmeye yönelik çok amaçlı bir anlaşmaya imza atmıştır. Siyasal, ekonomik ve toplumsal bazda iyi komşuluk ilişkilerini öngören bu anlaşmayla beraber tarafların vurgulamış oldukları en önemli şey Makedonya’nın Avro-Atlantik entegrasyonu olmuştur. Bir diğer ifadeyle bu anlaşmayla beraber Makedonya bir kez daha en önemli dış politika hedefinin Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği olduğunu uluslararası kamuoyuyla paylaşmıştır.

 

Aslına bakılacak olursa anlaşma salt ülkeler arası bir iyi niyet göstergesi olmasının ötesinde tarafların birbirleri üzerinden AB’ye ve NATO’ya vermiş oldukları bir mesaj niteliğindedir. Bilindiği üzere, Bulgaristan’daki mevcut hükümet büyük zorluklar neticesinde AB yanlısı Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar (GERB) ve radikal milliyetçi Birleşik Vatanseverler arasında kurulmuş bir koalisyon hükümetidir. İdeolojik anlamda uyumsuz görünen koalisyon hükümetinin gözetmekte olduğu bir diğer konu da ülkenin sosyalist cumhurbaşkanı Rumen Radev ile kurulan hassas dengelerdir. Bir diğer ifadeyle Bulgaristan’da mevcut siyasal dengeler Sosyalist Parti, GERB ve Birleşik Vatanseverler arasında kurulmuş son derece kırılgan bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha ilk günlerden itibaren Radev’in seçilmesiyle beraber uluslararası politika gündemini meşgul eden konu Radev’in, NATO ve AB ile olan ilişkileri ne şekilde sürdüreceğiydi. Bu sorunun yanına bir de koalisyon hükümetinin sağlıklı bir şekilde işleyip işlemeyeceği muamması da dahil olunca Bulgar siyasal elitler oluşturulan siyasal yapının meşruiyetini, AB ve NATO ile ilişkilerin destekleneceğine yönelik söylemlerle ve bu fayda doğrultusunda alınan kararlarla arttırma yoluna gitmiştir. Makedonya ile imzalanan anlaşma da aslına bakılacak olursa Bulgaristan’ın AB ve NATO bünyesindeki sorumluluklarının dış politikaya yansıması biçiminde okunabilir.

 

Durum Makedonya açısından da pek farklı değildir. Şu anda Balkanlar’daki en kırılgan yapıya sahip devletlerin başında gelen Makedonya da ülkedeki siyasal istikrarı sağlamanın yegane yolunu Avro-Atlantik entegrasyonunda aramaktadır. Hatta, dün akşam Real Madrid ve Manchester United takımları arasında oynanan Süper Kupa finali için Üsküp’ün seçilmesi de Makedonya’nın hızlı bir şekilde “Avrupalılaştırılma” politikasının spor vasıtasıyla desteklenmesidir.

 

Son tahlilde Makedonya, Bulgaristan ile imzalanan anlaşma neticesinde kendine AB içerisinden bir müttefik bulmuştur. Öte yandan, elbette ki Makedonya’nın bu süreci başarılı bir şekilde tamamlaması için AB ve NATO’nun büyük güçlerinin de benzer iradeyi göstermesi gerekmektedir. Aksi takdirde Makedonya’daki kırılgan yapının çatışmacı bir profile dönüşmesi Makedonya’nın AB ve NATO tarafından da yalnızlaştırılmasını ve Batı tarafından da “klasik bir Balkan devleti” olarak algılanmasını beraberinde getirecektir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1472-makedonya-ve-bulgaristan-tarihi-imzayi-atti
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 17498 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)