Ekonomi ve Enerji Çalışmaları Merkezi/ Ekonomik Araştırmalar | 10 Ağustos 2017

|

Dünya “Robotlaşırken” Rusya’ya Domates Satmaya Çalışmak



Bugün ülkemizin içerisinde bulunduğu uluslararası ilişkiler dengesi, Türkiye'nin iktisadi bir güç olmasını zorunlu kılmaktadır. İhtiyacı olan parayı bulamayan, bulduğunda ise çok yüksek faizlerle borçlanan bir ülke, hele de dünyanın en zor coğrafyasında bulunuyorsa bekasını sağlayamaz.

 

Üzerinde yaşadığımız coğrafya, süper bir askeri güç olmamızı mecbur kılmakta, bunun da yolu çok güçlü bir iktisadi sistem kurmakta yatmaktadır.

 

Dünyada paranın en bol olduğu zamanlarda, ülkeye giren parayı betona gömen ve en azından bölgesinde hüküm sürecek bir marka yaratamayan Türkiye, bunun ceremesini şimdi çekmeye başlamıştır.

 

Bu aşamada yapılacak şey hastalığı teşhis etmek ve acil tedaviye başlamak olmalıyken, ölmek üzere olan hastanın sapa sağlam durumda olduğunu iddia eden siyasal iktidar, ülkemize büyük bir kötülük yapmaktadır. Yer yüzü hiçbir hastanın, hastalığı görmezden gelerek iyileştiğini yazmamıştır.

 

Türkiye'nin bilgi üretemeyen, hukuk sistemine kimsenin güvenmediği ve hiçbir süreklilik arz etmeyen eğitim sistemi ile bir başarı hikayesi yazması imkansızdır.

 

Dünya hızla robotlaşırken, aylardır Rusya'ya domates satmaya çalışmamız, bilgiye yatırırım yapmamamızın en basit sonucu olarak karşımıza çıkmıştır.

 

Bilgiyi yönetebilen, dünyayı okuyan ve gelişmelere ayak uydurabilen vatandaşlar yaratmanın temeli eğitimden geçer.

 

Yatırımları çekecek güveni veren bir adalet sistemi ile eğitimli bireyler aynı noktada buluştuğunda ise kalkınma başlar.

 

Türkiye'nin yapısal sorunları aynı zamanda Türk ekonomisinin yapısal sorunlarıdır. İnsana verilmeyen değer, aşınan adalet anlayışı ve her sene değişen müfredatla çıkmaz bir sokağa dönüşen eğitim politikalarıyla bir ülkenin kalkınması mümkün değildir.

 

Açlık seviyesinin altında bir asgari ücretle insanların yaşam savaşı verdiği toplumlarda, çağı yakalayacak bilim, sanat ve siyaset adamları yetişmez.

 

Bugün dünyaya bilim ve sanat ihraç edemeyen ülkeler, önümüzdeki yüz yılda köleleşecek, en geç bir sonraki asırda ise yok olacaklarıdır. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; önümüzdeki yüz yılda Türkiye, 1 asırlık markalara sahiplik yapmazsa gelecek asırda birkaç parçaya bölünmüş olabilir.

 

Bu sebeple Türkiye, ayakları yere basan acil eylem planları yaparak derhal hayata geçirmeli, iktisadi sistem en baştan, çağın gerçekleri göz önüne alınarak dizayn edilmelidir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1474-dunya-robotlasirken-rusya-ya-domates-satmaya-calismak
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 19744 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)