Ekonomi ve Enerji Çalışmaları Merkezi/ Ekonomik Araştırmalar | 11 Ekim 2017

|

Motorlu Taşıtlar Vergisi Sadece Paratoner Mi?



Türkiye’de geçtiğimiz haftaların en önemli ekonomik olayı vergi kanunlarında önemli düzenlemeler içeren torba yasa tasarısı olmuştur. Söz konusu tasarıda Motorlu Taşıtlar Vergisinde (MTV) yüzde 40 oranında artış öngörülmesi ön plana çıkmış gelen ciddi tepkiler üzerine Hükümet geri adım atmış ve makul bir düzeye çekileceği ifade edilmiştir. Peki söz konusu tasarının içinde en önemli düzenleme MTV’ye ilişkin olan mı, yoksa MTV düzenlemesi söz konusu paket için paratoner vazifesi mi gördü?

 

Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, esasında tali olması gereken torba yasa uygulamasının AKP hükümeti döneminde asli hal almasının bir başka örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu tasarı 130 madde içermekte olup düzenleme ile vergi kanunlarından, finansal piyasalara ilişkin düzenlemelere, kişisel verilerin korunmasından, teşkilat kanunlarına kadar toplam 61 farklı Kanunda değişiklik yapılması öngörülmektedir.

 

Tasarı kapsamında düzenlenen diğer hususlar da vergi düzenlemeleri kadar önemli olmakla birlikte tasarının amacı ve içeriği itibarıyla ağırlıklı yer kaplayan vergi düzenlemeleri yazı konusu edilmiştir. Tasarının genel gerekçesinde vergiye gönüllü uyumun artırılması vergi uygulamalarını kolaylaştırıcı, tahsilatta ve kayıt dışılıkla mücadelede etkinliği artırıcı düzenlemeler yapıldığı ifade edilmiş ancak söz konusu değişikliklerle amaçlanan kamu gelirlerinin artırılması hususuna değinilmemiştir.

 

Diğer taraftan tepkiler sonrası hükümet ağız değiştirerek elde edilecek gelirin savunma ihtiyacına yönelik olduğunu ifade etmiştir. Ancak tasarının genel gerekçesinde savunma ihtiyacına yönelik herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir. Savunma kaynaklı gider artışı ek gelir ihtiyacına sebebiyet verebilmekle birlikte ağız değişikliğinin Türk milletinin kutsal değerleri kullanılarak tasarıya kılıf bulunması amacından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.

 

Tasarıda gündeme en çok gelen husus MTV’ye yapılan yüzde 40 oranında artış olmuştur. 2016 yılında MTV’den 9,9 milyar TL gelir elde edilmiş olup 2017 yılında 11,3 milyar TL gelir elde edilmesi beklenmektedir. Bu haliyle MTV toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 2,2’sini oluşturmaktadır.

 

2017 hedefleri baz alınarak hesaplama yapıldığında yüzde 15 artış durumunda 2018 yılında yaklaşık 13 milyar TL gelir elde edilecekken yüzde 40 oranında artış ile 15,8 milyar TL gelir elde edilmesi beklenmektedir. Bu durumda MTV artışı ile bütçeye yaklaşık 2,8 milyar TL ek gelir sağlanmış olacaktır. Diğer taraftan taşıt değeri de vergilendirme kriterleri arasına girmekte olup taşıt değerine bağlı olarak MTV’den elde edilecek ek gelirin de artması muhtemeldir. Ancak gerek yüzde 40 artış gerek taşıt değerine bağlı olarak artması muhtemel gelirler paket için açıklanan toplam 28 milyar TL’lik ek gelirin yaklaşık yüzde 10’unu karşılamaktadır.

 

Bu kapsamda MTV’nin öne çıkmasına rağmen paket içindeki diğer önemli maddelerin incelenmesine ihtiyaç duyulduğu değerlendirilmiştir. Arka planda kalan önemli değişikliklerden birisi gelir vergisi tarifesinin dördüncü diliminin yüzde 27’den yüzde 30’a çıkarılması oluşturmaktadır. Buna göre aylık brüt ücreti 2.942 TL’nin (yaklaşık 2.100 TL net ücret) üzerinde olan her çalışan elde ettiği gelire bağlı olarak farklı düzeylerde yeni düzenlemeden etkilenecektir. Örneğin 2017 yılı ücret dilimleri üzerinden hesaplama yapıldığında 5.000 TL brüt ücretle çalışan bir kişi yıllık 39.524 TL net ücret elde edecekken 2018 yılında söz konusu değişiklik sonucunda 35.452 TL gelir elde edecek ve yıllık net ücreti yaklaşık yüzde 10 azalacaktır.

 

Diğer bir düzenleme bankalar ve finans kuruluşları için kurumlar vergisi oranının, genel oran olan yüzde 20’den ayrıştırılarak yüzde 22 düzeyine çıkarılmasıdır. Hükümet, çok yüksek kar elde etmekle itham ettiği bankaların karlarından bir kısmını kamuya aktarmayı planlamaktadır. Doğrudan vergilerin yansıtılma imkanının sınırlı olması nedeniyle dolaysız vergilerin dolaylı vergilere göre daha adil olduğu genel kabul görmektedir. Ancak bu durum doğrudan vergilerin yansıtılamayacağı anlamına gelmemekte ve piyasa koşullarına bağlı olarak dolaysız vergiler de yansıtılabilmektedir.

 

Bu doğrultuda düzenleme ile doğrudan vergi niteliğindeki kurumlar vergisindeki artış, bankaların vergi sonrasındaki gelirlerinde azalmayı önlemek üzere önlem almalarını tetikleyecektir. Bu amaçla bankalar, masraf ya da sair isimlerle yeni gelir kalemleri üretecek yahut mevcut hizmetlerini müşterilere daha yüksek maliyetlerle sunacaklar ve sonuç kredi maliyetlerinin artması olacaktır.

 

Diğer taraftan söz konusu düzenlemelerin yanı sıra farklı vergi kanunlarında da düzenlemeler yapılmış olup bunlar arasında;

 

  • Özel Tüketim Vergisi kapsamına yeni ürünler eklenmesi ve bazı oranların düzenlenmesi,
  • Emlak Vergisi Kanununda asgari ölçüde arsa ve arazi birim metrekare değerlerinin bir önceki yıl belirlenen oranın yüzde 50’sini geçmemek üzere düzenlenmesi
  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri sonucu lehe alınan paralar için banka ve sigorta muamele vergisinden istisna sağlanması
  • Şans oyunları ile yarışma ve çekilişlerden kazanılan ikramiyeler için uygulanan yüzde 10 oranındaki veraset ve intikal vergisi yüzde 20^ye çıkarılması,
  • Gayrimenkul sermaye iratlarındaki yüzde 25 oranında uygulanan götürü gider uygulaması yüzde 15’e düşürülmesi
  • Özel iletişim vergisinde telefon ve internet tariflerinin tek oran olarak belirlenmesi,
  • İmalat sanayi ve Fatih projesi için vergisel teşvik sağlanması gibi değişiklik önerileri bulunmaktadır.

 

Tasarı maddeleri üzerinden genel bir değerlendirme yapıldığında tasarı içinde genel gerekçede ifade edilen vergi uygulamalarının kolaylaştırılması ve tahsilatta etkinliği artırıcı nitelikte düzenlemeler de bulunmakla birlikte söz konusu değişikliklerin tali nitelikte kaldığı asıl amacın kamunun gelir ihtiyacını karşılamak olduğu değerlendirilmektedir.

 

Ancak kamu harcamalarının verimsizliği ve özellikle kamuda kaynak israfı göz önünde bulundurulduğunda tasarruf yoluna başvurmak yerine vergi artırma yoluna gidilmesi vergiye gönüllü uyum artırmak bir yana azaltma yolunda etki edecektir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1536-motorlu-tasitlar-vergisi-sadece-paratoner-mi
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 10054 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)