Basın | 06 Nisan 2017

|

Sinan Oğan: Bağımsızlık Girişimi Bölgede Çatışma Çıkartır, Türkiye’ye de Sıçrar



Sinan Oğan’ın Kuzey Irak’ta düzenlenmesi gündeme gelen refarandum ve Türkmenlerin durumu ile ilgili 6 Nisan 2017 tarihinde Sputnik Türkiye’de Ceyda Karan’ın Eksen programında yaptığı açıklamalar aşağıdadır.

 

Sinan Oğan’a göre Türkiye’nin mezhepçi eksenli dış politikasının en büyük bedelini Irak’taki Türkmenler ödedi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin ‘bağımsızlık referandumu’ düzenlemesi için “Bu durum bölgedeki Türkmenler ile Kürtler arasında bir çatışmayı tetikler ve o çatışma sadece Irak’la sınırlı kalmaz Türkiye’ye de yansır” öngörüsünde bulundu.

 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bir yandan de facto kontrolünü ele geçirmiş olduğu Kerkük'teki resmi kurumlara Irak Bayrağı'nın yanında, Kürt bayrağı asması, diğer yandan da KDP ile KYP'nin ilk kez bu yıl içinde bir bağımsızlık referandumu düzenlenmesi için ortak komite kurmasının yankıları sürüyor. Kerkük de dahil Irak'taki Türkmen ve Arapları rahatsız eden son gelişmeleri Sinan Oğan ile konuştuk.

 

‘Türkiye'nin Bir Türkmen Politikası Yok'

 

Sinan Oğan'a göre Türkiye'nin Türkmenler ile ilgili belirli bir politikası yok ve bütün sorunlar da bundan kaynaklanıyor. "Sadece Kerkük, Tel Afer değil, Musul'da da Türkmenler var. Yaklaşık olarak Irak'ta 3 milyonun üzerinde Türkmen nüfusu var" diyen Oğan, daha önce ana eksenini Türkmenlerin oluşturduğu Irak politikasının AK Parti ile birlikte değişerek IKBY ve Barzani yönetimine kaydığı görüşünde. Oğan, IKBY'nin bağımsızlığa yakın bir statüye kavuşması sırasında Türkiye'den büyük destek görmesine dikkat çekerek, "Türkiye'ye geldiklerinde kırmızı halı serilmesi, resmi protokol uygulanması, Kürdistan Bayrağı'nın havaalanında Türk Bayrağı'nın yanına asılması, Barzani'yi o anlamda çok heveslendirdi. Resmi görüşmelerde Türk Bayrağı'nın yanında, Irak Bayrağı doğal olarak asılır ama onun yanına bir de Kürdistan Bayrağı'nın konulması masum değil. Kendi eliyle Barzani ve Talabani'yi Kerkük konusunda heveslendiren, AK Parti hükümeti oldu" dedi.

 

‘İndirin Demekle Olmaz'

 

KYB'nin kontrolündeki Kerkük'ün Irak'tan kopatılması konusunda Kürt partilerin aynı fikirde oldukalarını anımsatan Oğan, "Hiçbir konuda anlaşamasalar bile oraya Kerkük'te Kürdistan Bayrağı asılması ve referandum konusunda bu ikisi hemen anlaşıverdiler" derken, Türkiye'nin geç gelen tepkisine de şu sözlerle dikkat çekti: "Sayın Erdoğan'dan uzun süren bir sessizliğin ardından ‘indirin o bayrakları' diye bir mesaj geldi. Ama cevabı da aynı tonda oldu ve ‘indirmeyeceğiz' dediler. Bir defalık indirin demekle çözülecek bir sorun değil bu. Dış politika böyle bir şey değildir. Dış politika süreç içerisinde yaşanan olaylara gösterilen tavırların bir toplamıdır. Siz eğer resmi görüşmenizde ve havaalanında Kürdistan Bayrağı'nı dikerseniz, yarın öbür gün de indirin o bayrağı dediğinizde, indirmezler çünkü siz onu legalleştiriyorsunuz."

 

Türkiye'nin IKBY'yle ilgili bu tutumuna karşılık Türkmenler ve Türkmen lider Erşat Salihi Türkiye'yi ziyaret ettiğinde resmi karşılama yapılmadığını da anımsatan Oğan, "Hiçbir zaman Türk Bayrağı'nın ve Irak Bayrağı'nın yanında bir Türkmen Bayrağı göremedik. Bu da zaten Türkiye'nin dış politikasında Türkmen ağırlıklı bir politika değil, maalesef Barzani eksenli bir politika olduğunu gösteriyor. Onun neticesi de Türkiye'yi ve Kerkük'ü maalesef bugünlere getirdi" yorumunda bulundu.

 

‘Her Özerk Bölgenin Bayrağı Asılıyor Mu?'

 

Oğan şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'ye birçok ülkenin özerk bölgesinin başkanları geliyor. Şimdiye kadar hiç öyle farklı bir bayrak görmedim. Yani ABD'deki eyaletlerden birisinin başbakanı Türkiye'ye geldiğinde, o eyaletin farklı bir simgesi asılmıyor veya aynı şekilde farklı özerk bölgelerin temsilcileri Türkiye'ye geldiğinde öyle bir bayrak göndere çekildiğini hiç hatırlamıyorum. Eğer Türkiye'ye Irak'tan bir yetkili geliyorsa, Irak'ın bayrağı elbette asılır. Irak BM'de tanınan bir devlettir. Tanınan bir devletin de elbette bayrağı asılacaktır Türkiye'de. Ama onun ötesinde, yarın Suriye'den birileri geldiğinde PYD'nin bayrağını mı asacaksınız? Elbette bu olmaz."

 

‘Doğru Dış Politika İle Türkmenler De Statü Kazanabilirdi'

 

Irak'taki Kürtlerin statülerinin sonradan alındığına dikkat çekerken, Türkiye doğru bir dış politika izleseydi Türkmenler için de bir statü elde edilebileceğini söyleyen Sinan Oğan, diğer yandan da Irak'ın federalleşmesi için yapılan çalışmaların, Suriye'de birçok bölgede federalleşmeyi özendireceğini vurguladı.

 

‘Türkiyeli Kürtlerin Siyasi Merkezi Erbil Olmamalı'

 

Türkiye'de yaşayan Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların Irak'ta akrabaları olduğu ve kimsenin konuya dışlayıcı veya düşmanlık eksenli bakmadığını ifade eden Oğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

 

"Akrabalık bağı üzerinden bir olumsuz yaklaşım yok. Kaldı ki Türkiye'de yaşayan Türkmenlerin de, Kürtlerin de bakması gereken yer Erbil veya Bağdat değil, Ankara olmalıdır. Türkiye'deki Kürtlerin siyasi merkezi Erbil olmamalıdır. Fakat maalesef son dönemlerde öyle bir politika izleniyor ki sanki Türkiye'deki Kürtlerin siyasi merkezi Erbil gibi gösteriliyor ve bu son derece yanlış. Barzani Türkiye'de ‘evet' kampanyaları yürütüyor. Türkiye'de Barzani'ye yakın parti kurdurulmaya çalışılıyor. Sanki burada belli bir siyasi parti dışlanıp, onun yerine Barzani'ye alan açılmaya çalışılıyor. İster HDP olsun, ister HÜDA-PAR olsun, ister Barzani'ye yakın bir parti olsun. Kim olursa olsun terör örgütleriyle ve dışarıdaki uzantılarıyla bağlantısı olan hiçbir siyasi partiyi kabul etmiyoruz. Türkiye'de Kürtler ve başkaları elbette siyasi parti kurabilir, siyasi organizasyonları olabilir ama bunların dışarıda örneğin Erbil'de veya Suriye'nin içinde siyasi uzantıları ve siyasi merkezleri olamaz. Bunların arkasında herhangi bir terör örgütü veya herhangi bir peşmerge yapılanması olamaz. Bu siyasetin doğasına aykırıdır. Dolayısıyla, zaten Türkiye'de Barzani'ye karşı çıkılmasının temelinde bu sorun yatmaktadır."

 

‘Atatürk Dış Politikası Her Kesimi Kucaklıyordu'

 

Yıllarca İran'ın bölgede mezhepçi dış politika anlayışının eleştirilirken, bugün bu politikaların AK Parti hükümeti tarafından uygulandığına dikkat çeken Oğan, Ortadoğu'ya mezhep temelli bakmanın da olumsuzluklarına şu sözlerle dikkat çekti:

 

"Irak'a şunlar Sünni, şunlar Şii diye bakamayız. Irak'a bir bütün olarak bakmak durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti'nin Atatürk Dönemi Dış Politikasının en önemli ana merkezlerinde birisi, dış politikasına mezhepçi bir bakış açısı değil, tam tersine herkesi, her kesimi kucaklayan bir bakış açısı kazandırmış olmasıydı. Bu bakış açısı maalesef AK Parti Hükümeti döneminde yıkılmış oldu. AK Parti olaylara kendi mezhep penceresinden bakıyor. Böyle baktığı için de, bir kesimi kucaklamaya çalışırken, birçok kesimi dışarıda bırakmak durumunda kalıyor. Bu da genel olarak Türk Dış Politikasını dışarıda başarısızlığa uğratıyor, handikaplarla karşı karşıya kalmasına vesile oluyor."

 

‘Irak Türkmenleri Çok Renkli Bir Yelpazeye Sahip'

 

Irak'taki Türkmenlerin çok renkli bir yelpazeye sahip olduklarını anımsatan Oğan, AK Parti'nin ise dış politikasındaki mezhepçi anlayışının Türkmenleri bölmeye yaradığını kaydetti. Oğan, şu saptamalarda bulundu:

 

"Türkmenlere asla bir mezhep penceresinden bakamazsınız. Şii Türkmen de, Sünni Türkmen de, Gagavuz da, Hristiyan da ben Türküm diyor. Bu durumda Hristiyan Gagavuz Türk'ünü dışlayacak mısınız? Hristiyan Gagavuz'u nasıl dışlayamazsanız, Şii Türkmeni de dışlayamazsınız. Türkiye, dış politikasında Türk eksenli bir politika uygulamalı. Burada Türk'ten kasıt bir etnik köken değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkesten bahsediyorum. O çerçevede Türkmenlere yönelik Türkiye'nin ve AKP'nin yaptığı en büyük yanlış şu ki; Türkmenlerin içine bazı çevrelerin ve ülkelerin sokmaya çalıştığı mezhepçilik fitnesini, Türkiye daha da körükledi ve daha da üst noktalara çıkardı."

 

‘Sadece Kerkük Değil Tel Afer Ve Sincar da IKBY'ye Verilmeye Çalışılıyor'

 

Bu durumdan bölgedeki Türkmenlerin büyük çoğunluğunun rahatsız olduğunu, "Görüştüğümüz Türkmenler, Şii ya da Sünni olmadan önce Türk'üz, Türkmeniz diyorlar. Türkiye bize mezhebimizden önce Türk ve Türkmen olarak baksın diyorlar" sözleriyle dile getiren Oğan, Ankara'nın bir çok Türkmene, ‘Erbil'in yanında olun, onlarla konuşun, Kürtlerin yanında hareket edin, Barzani'nin şemsiyesi altına girin' telkininde bulunulduğunu öne sürdü. Oğan şu ifadeleri kullandı:

 

"Burada Kerkük zaten işgal edilmeye çalışılıyor. Bir de Tel Afer Bölgesi ile Sincar Bölgesi, o bölgede yaşayan birçok etnik unsur ve halk, IKBY'NİN kontrolü altına verilmeye çalışılıyor. Bu da Irak'ta IŞİD sorunu bitse de başka etnik sorunları beraberinde getirir. Bundan bölgedeki Türkmenler son derece rahatsızdır. Türkiye'nin böyle bir şey telkin etmeye hakkı yoktur. Çünkü orada yaşayan bir Türkmen için, Barzani'nin şemsiyesi altına girmiş olmak demek, doğrudan o bölgenin Kürdistan'ın bir parçası altına sokulmuş olması demektir. Bu da bölgedeki Türk ve Türkmen kimliğinin yok edilmesi demektir."

 

‘IŞİD Bölgede Kürtlerin Toprak Kazanmasına Vesile Oldu'

 

Irak Kürtlerinin olası bağımsızlık referandumundan ayrılık kararı çıkmasını "Son derece tehlikeli bir girişim" diye niteleyen Oğan, bu duruma AK Parti hükümeti onay verse bile bölgedeki Türkmenler ve Türk Milleti'nin izin vermeyeceğini söylerken, "Bu durum bölgedeki Türkmenler ile Kürtler arasında bir çatışmayı tetikler ve o çatışma sadece Irak'la sınırlı kalmaz Türkiye'ye de yansır" öngörüsünde bulundu. Oğan şu değerlendirmeyi yaptı: "Umarım böyle tehlikeli bir sürecin içerisine girmezler. Maalesef ki IŞİD bölgede Kürtlerin, yeni toprak kazanımları, yeni federasyon ve onun üstünde bağımsızlık kazanımları gibi birçok fırsatı değerlendirmelerine vesile oldu. Ama bunu yaparken de hep şimdiye kadar kazanan taraf Barzani ve Talabani oldu. Kaybeden taraf da hep Türkmenler oldu. Bu da Türkiye'nin zayıf ve yanlış dış politika tercihlerinden kaynaklandı. Bunun üstüne bir de bağımsızlık oylaması yapılır ve bu kabul edilirse, bu bölgede IŞİD'den daha büyük bir tehlikeyi kapımızda bulmamız anlamına gelir. Çünkü o zaman, IŞİD Irak içinde bir sorun ama bu yeni bir sorun, yeni bir çatışma Irak'ın içiyle sınırlı kalmaz, Türkiye'nin içine de yansır."

 

 

http://www.turksam.org/tr/basin-detay/1521-sinan-ogan-bagimsizlik-girisimi-bolgede-catisma-cikartir-turkiye-ye-de-sicrar
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 309 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)