Basın | 10 Mart 2018

|

PKK/YPG’nin Batı'daki Kara Propagandası Ardındaki Gerçekler...



TÜRKSAM Genel Sekreteri A. Gencehan Babiş, KRT TV ekranlarında yayınlanan Aslı Kurtuluş ile Gün İzi programında Afrin Harekatı’yla ilgili PKK/YPG’nin Batı’da yaratmaya çalıştığı yanlış algı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Terör örgütünün kara propagandasının arkasındaki gerçeklerle ilgili ilginç detayları paylaştı.

 

A. Gencehan Babiş’in değerlendirmeleri şöyle…

 

“Öncelikle Afrin’de kahramanca mücadele eden askerlerimize Allah’tan kolaylık, şehitlerimize rahmet diliyorum. Kısa sıra önce Racu, Şeyh Hadid ve Cinderes’teki ilerleyiş, Afrin şehir merkezinin kapılarını da Mehmetçiğe açmıştır. Zeytin Dalı Operasyonu’nun beklendiği şekilde devam ettiğini söyleyebiliriz.

 

“ABD, YPG’li Mazlum’un, Türkiye ise Gerçek Mazlumların Yanında”

 

Bu noktada Afrin şehir merkezine girilirken uluslararası konjonktüre de bakmak faydalı olacaktır. 8 Mart tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile komisyon görüşmelerinin başladığını ifade etmek gerekir. Türk – Amerikan ilişkilerinde artan bir tansiyon vardı, belki de en yüksek noktasında ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson Türkiye’yi ziyaret etmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmeler sonucunda üç komitenin kurulması hakkında bir mutabakata varıldı. Üç komiteden söz edildi; birisi vize konuları ve FETÖ elebaşının iadesi ile ilgili olan süreci yürütecek diğerinde Suriye’deki durum görüşülecek ve bir başkasında ise terör örgütü PKK ile mücadele ele alınacak. İlk sinyallere bakıldığında bu görüşmelerin de çetin geçeceğini söyleyebiliriz. ABD’nin açıklamalarında Tillerson’ın ziyareti öncesine göre büyük bir değişiklik olmadığını da görülüyoruz. Pentagon Sözcüsü Manning’in yaptığı açıklamada YPG’li bir terörist “General” olarak tanımlanarak ABD’nin “General Mazlum”u desteklediği belirtilmişti. ABD, bu sözde generalin arkasındaysa Türkiye de orada gerçek anlamda mazlumların sözcülüğünü yapmakta ve mücadelesini devam ettirmektedir. İlerleyen süreçte de orada terörist Mazlumlar değil gerçek mazlumlar ve onların sözcüsü olan Türkiye kazanacaktır.

 

“Sarhoş Terörist Tarafından Öldürüldüğü Kardeşi Bir Anda Sözde ‘Şehit’ Sayıldı”

 

Bunlardan başka Batı’da PKK/YPG’nin sivil ölümlerle ilgili yalanlarında kaynaklı bir algının yerleştiğini görüyoruz. Operasyon sonrası Racu ve Halep’in sadece fotoğraflarında bile sivil ölümler konusunda Türkiye’nin hassasiyetini rahatça görebiliyoruz. Halep’e baktığınızda taş üstünde taş yok ama Racu’da şehir tamamen yerine duruyor ve operasyon sadece terör mevzilerine yönelik gerçekleşmiş. Son süreçte Batı medyasında sivil ölümlerle ilgili yazıların nereden çıktığı nasıl olduğu ile ilgili konular üzerinde durulması ve bunların doğru şekilde aktarılması gerekiyor. Birkaç gün önce İtalya merkezli Religion and Security Council’da bu konuyla alakalı bir yazım yayınlandı ve hazırlama aşamasında ilginç bilgilere ulaştım. Örneğin, Haseke bölgesinde bir YPG’li terörist eve sarhoş gelip yine terörist olan kardeşini öldürüyor. Ardından kardeşinin ölüsüne morgda terör örgütü YPG el koyuyor ve buradan alıp sözde “şehit cenazesi” olarak lanse ediyor, YPG bayraklarıyla da bir taziye çadırı kuruluyor. İşte bu gibi olaylar yaşanırken ve Türkiye’nin Afrin Operasyonu devam ederken maalesef Batı medyasında sivil ölümlerle ilgili tezviratlar görüyorsunuz. Türkiye’nin haklı operasyonunu anlatmak ve Batı kamuoyunun desteğini almak açısından bunların önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca alkollü halde bir arkadaşıyla kavga eden YPG’li teröristin bir internet kafede bu arkadaşının üstüne el bombası atarak öldürdüğü ve dört kişiyi de yaraladığı yine bölgedeki kaynaklar incelendiğinde görülecektir.

 

“Afrin Harekatı Hassas Bir Şekilde, Beklendiği Hızında Sürüyor”

 

Bunlardan başka operasyonun başladığı günden bu yana terör örgütü üyeleri ve sempatizanlarının sosyal medya adreslerinde daha önce farklı olayların fotoğraflarını kendi lehlerine Afrin Operasyonu’nda yaşanmış gibi paylaştığını görüyoruz. Bu kara propagandanın önüne geçilmesi açısında yasal soruşturma süreçleri başladı ve hala devam ediyor. Kısa süre önce tanınmış yabancı bir Orta Doğu muhabirinin bir YPG’li terörist ile röportajında “Türkiye istese buraya yarım saatte gelir” ifadeleri dikkatimi çekmişti. Türkiye’nin buraya yarım saatte girmemesinin sebebi ilk olarak şehit vermeme konusunda Türk güvenlik birimlerinin hassas tutumu ikincisi ise burada sivillere herhangi bir zarar verilmemesi noktasında duyarlılığıdır.

 

“1700 SDG’li Afrin’e Getirildi”

 

Şu anda Afrin şehir merkezindeki süreç başlayacak ve YPG’nin çoğunluğunu oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) farklı bölgelerden 1700 unsurunu Afrin’e yönlendirdiğini açıkladı. ABD de maalesef bunun durdurulması noktasında bir girişimde bulunmuyor ve tam aksine bunun teşvik edilmesiyle meşgul durumdadır. Bu konular, diyalog mekanizmasını da olumsuz etkileyecek konulardır.

 

“Türkiye’nin Kararlığı Teröre Desteği Engelledi”

 

Afrin’in çevresinin bir hilal şeklinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından kuşatıldığını görüyorsunuz, sadece güneyinde rejimin kontrolünde olan küçük bir alan var. Birkaç hafta evvel buradan rejim milislerinin yönlendirilmesi ile ilgili haberler okuduk ama Türkiye buna çok kararlı şekilde cevap verdi ve bunlar daha girerken vurdu. Terör gruplarının desteklenmesi noktasında en başta atılan bu adım bu davranışların da yaygınlaşmasını engelledi.

 

“İHA’ların Kullanımı İki Açıdan Çok Önemli”

 

Operasyonun artık boyut değiştirdiği ve şehir operasyonunun başladığını ifade etmek gerekir. Jandarma ve polis özel hareket timlerinin bölgeye intikal ettiğini biliyoruz. Daha önceki zamanlarda da hendek operasyonlarında tecrübeli birimlerin Afrin’e aktarılması sonucunda, güvenlik birimlerimizin oradaki durumun rahatça üstesinden geleceğini ifade etmek gerekir. Türkiye’nin insansız hava araçlarını kullanması bir diğer avantajı olacaktır. Ayrıca milli silahların da bir bakıma başarı testi yapılıyor burada ve gayet de iyi sonuçlar alınıyor. İHA’ların kullanımı iki noktada çok önemli birisi teröristlerin etkisi hale getirilmesi diğer ise uluslararası kamuoyunda terör örgütünün yalan söylemlerinin yanlışlanmasıdır. Afrin’in belirli yerlerinde havadan alınan görüntülerle YPG’lilerin sivil kılığına girip terör faaliyetlerine giriştiğini gördük. Bölgede YPG’nin İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumların raporlarına yansıyan savaş suçları da söz konusudur. Kısa süre önce de basına da yansıyan sivillere nasıl zarar verildiğine ilişkin de görüntüler var.

 

 

http://www.turksam.org/tr/basin-detay/1772-pkk-ypg-nin-bati-daki-kara-propagandasi-ardindaki-gercekler
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 2349 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)