Basın | 02 Mayıs 2018

|

Pompeo’nun Orta Doğu Turundan İran'a Mesajlar



Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yeni atanan Dışişleri Mike Pompeo ilk olarak, Suudi Arabistan, İsrail ve Ürdün’ü ziyaret etti. ABD Başkanı Donald Trump da ilk yurt dışı ziyaretini Riyad ve Tel-Aviv’e yapmıştı.

 

Pompeo’nun Orta Doğu turunu TÜRKSAM Genel Sekreteri A. Gencehan Babiş, TRT Radyo Haber’de Elif Yeriğ, Erhan Yardımcı, Fatih Dağdelen ve Bahadır Şerif Onaran'ın hazırladığı Radyo Ajandası programında değerlendirdi.

 

“ABD’nin Körfez’e Özel Önem Verdiğinin Göstergesi”

 

Pompeo’nun ziyaretinden sonra önümüzdeki günlerde Orta Doğu’da artık daha fazla hem İran’ı hem İsrail-Filistin anlaşmazlığını hem de ABD’nin büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması ile ilgili sürecin başlamasıyla Kudüs’ün statüsü meselesi daha fazla konuşulacaktır.  Pompeo’nun ziyareti için Brüksel’deki NATO toplantısından sonra Orta Doğu’da bu üç ülkenin seçimi aynı zamanda Amerikan dış politikası açısından bu ülkelere özel bir önem atfedildiğini de gösteriyor.  

 

ABD’nin önceki Dışişleri Bakanı Rex, daha önce Exxon Mobile CEO’suydu. Trump’ın dış politikadaki ekonomi motivasyonunu ve boşa para harcamama stratejisini göz önünde bulundurduğumuzda Tillorson’ın döneminde özellikle Mısır ve Körfez ülkeleriyle çok büyük silah satış anlaşmaları yapıldı. Ticari konulardaki durum önemli ölçüde ABD açısından tamamlandı. Askeri ve istihbari kökenden gelen Pompeo’nun atanmasıyla sahada nasıl adımların atılacağı politikaların gündemdedir

 

Pompeo’nun İlk Dikkat Çeken Mesajı: “Aranızdaki Sorunları Bitirin”

 

Orta Doğu turunda Pompeo’nun verdiği ilk mesaj; Suudi Arabistan’da Katar’la aranızdaki krizi artık bitirin İran’a yoğunlaşın mesajıydı. Diğer taraftan Kushner ailesinin Trump ile akrabalık ilişkileri, İsrail ile sıkı bağları ve Pompeo’nun tipik bir İran karşıtı olmasıyla İsrail’le ilişkilerin ilerleyen günlerde daha da gelişeceğinin bu ziyaretle sinyalleri verildi. Netanyahu - Pompeo görüşmesinde Pompeo çok net bir şekilde “Sizin benim gönlümde özel bir yeriniz var” diyerek bunu zaten belirtmişti.

 

“Orta Doğu’yu İran’a Karşı Yeniden Organize ve Mobilize Etme Hamlesi”

 

Bir diğer göze çarpan konu ziyaretin çok hızlı bir şekilde olmasıdır, bu noktada Pompeo’nun Ürdün’de çok dikkat çekici bir beyanı işitildi. Pompeo, “Daha ofisime uğramadan sizin ülkenize geldim, dolayısıyla ne kadar önemli bir ülke olduğunuzu belirtmek isterim” ifadelerini kullandı. Kısa süre sonra 12 Mayıs’ta P5+1 görüşmeleri ile İran’la nükleer anlaşmanın ve bu gerginliğin nereye evrileceği konusu gündeme gelecek. Amerika’nın bunun uzatılmasına çok sıcak bakmadığı özellikle Pompeo’nun bunu son derece kötü bir anlaşma olarak nitelediği bilinen bir husustur. Diğer taraftan 14 Mayıs’ta da Amerika’nın büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması noktası gündeme gelecek. Bu ziyaret tam da bunların öncesinde bu konuların ele alındığı ve özellikle Orta Doğu’yu İran’a karşı organize etme ve İran’ı frenleyecek şekilde Körfez ülkelerini mobilize etme ziyareti olarak karşımıza çıkıyor;. Pompeo’nun kullandığı “Körfez Birliği” ifadesi bu açıdan düşünülmeli.

 

“Körfez Ülkeleri Ön Plana Çıkarılıyor”

 

Trump’ın son süreçte Suriye’den çıkmak istediğini biliyoruz. Burada çok fazla para harcanmasının net bir dış politika hatası olduğunu belirtiyor. ABD’de Savunma ve Dışişleri Bakanlığı ile Beyaz Saray arasında bazı görüş ayrılıkları vardı. John Bolton ve Mike Pompeo’nun atanmasıyla halihazırdaki süreçte bu görüş ayrılıklarının biraz daha ortak bir noktaya çekilmesi söz konusu olabilir. Amerika Birleşik Devletleri bölgeden varlığını çekmek istiyor ama bölgede etkisini devam ettirmek istiyor. ABD, askeri olarak çekildiği takdirde Körfez ülkelerini bu tartışmalı alanlarda İran’ı frenlemek için daha da ön plana çıkardığını söyleyebiliriz.

 

“ABD, Şu Anda Tamamen İsrail’in Arkasında…”

 

Obama döneminde John Kerry’nin dış işleri bakanlığı dönemine İsrail – Filistin uyuşmazlığını çözme bağlamında bazı gayretleri vardı. Örneğin, Kerry’nin bu bölgeye çok fazla seyahat ettiğini görmüştük, yalnız bu sonuç vermedi. Yerleşim yerleriyle alakalı Obama döneminde ABD – İsrail arasında bazı sorunlar oluşmuştu. İlişkilerin genel muhtevası ve ana hatları korunmuştu ama uzun yıllardan sonra iki taraf arasının belki de en fazla açıldığı dönemden sonra artık İsrail ile de bir restorasyon dönemine girileceği ve bunun da artık İsrail’i Orta Doğu’da daha çok ön plana çıkartacağı net bir durum. İlerleyen günlerde Suriye noktasında da İsrail’in gerek açıklamalarıyla konulara daha fazla müdahil olacağını gerekse daha fazla aksiyon alacağı göreceğimiz bir sürece girebiliriz. Şu noktada Amerikan dış politikasındaki motivasyon artık tamamıyla İsrail’in arkasında gözüküyor.

 

“Düzgün Koordine Edilmezse IŞİD veya Benzeri Radikal Hareketler Yeniden Yeşerebilir”

 

Orta Doğu’da İran söz konusu olduğunda iki tane sıcak yer var; birisi Suriye diğeri Yemen. Suriye noktasında İran ve Rusya sahadaki üstünlüğünü ilerleyen süreçte kaybetmek istemeyeceklerdir. ABD’nin buna karşı nasıl bir strateji izleyeceği önemli bu noktada. Şu ana kadar genelde PYD/YPG gibi terör örgütlerini ön planda tutan bir strateji izlemişti. Halihazırdaki durumdan sonra burada artık yavaş yavaş Sünni grupların desteklenmesinin de önünün açılabileceğini bunu yaparken de ABD’nin parası yerine Körfez sermayesinin bölgeye akışı kullanılacaktır ve Körfez ülkeleri bölgede biraz daha aktifleştirilmeye çalışılacaktır. İran da bu şekilde oradan engellenmeye çalışılacaktır. Yalnız bu yapılırken ortada ciddi bir tehlike var; ABD, IŞİD’in bittiğini söylüyor ama bu strateji eğer düzgün bir şekilde koordine edilmezse IŞİD veya benzeri radikal hareketlerin tekrar yeşermesine olanak sağlayabilir.

 

 

 
http://www.turksam.org/tr/basin-detay/1867-pompeo-nun-orta-dogu-turundan-iran-a-mesajlar
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1669 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)