Dış Basın | 02 Eylül 2016

|

Dünya Bunları Konuşuyor



2 Eylül 2016 Çin Bunları Konuşuyor

Xi Jinping, Kazak Mevkidaşı Nazarbayevle Görüştü

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Kazakistanlı mevkidaşı Nursultan Nazarbayev'le bugün Beijing'de görüştü.

Xi Jinping, görüşmede, Çin-Kazakistan ilişkilerinin hızlı gelişme seyrine girdiğini ve her alanda kapsamlı işbirliğinin parlak biçimde ilerlediğini söyledi.

Gelecek yılın iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 25'inci senesi olacağını belirten Xi Jinping, iyi komşuluk ilişkilerinin sürdürülmesi, karşılıklı işbirliğinin derinleştirilmesi ve stratejik diyalogun güçlendirilmesi gibi yollarla iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesini arzu ettiklerini ifade etti.

Çin ve Kazakistan'ın Bir Kuşak-Bir Yol inşasını kapsamlı şekilde ilerletmesinin önemine dikkat çeken Xi Jinping, yatırım, üretim kapasitesi, haberleşme, iletişim, politika koordinasyonu gibi alanlarda işbirliğinin altını çizdi.

Xi Jinping, bu çerçevede ticaret yapısının iyileştirilmesi ve işbirliğinin genişletilmesi, büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesi, finans kanallarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Xi, Çin'in Kazakistan'la temasları güçlendirerek, Çin ve Avrusya Ekonomik İşbirliği'ne üye ülkelerle olan ticaret, yatırım ve hizmet konusundaki kolaylık seviyesini yükseltip, "Bir Kuşak-Bir Yol" girişiminin Avrasya Ekonomik İşbirliği inşasıyla kenetlenmesini hızlandırmaya hazır olduğunu ifade etti.

Öncelikle kendisini G20 Zirvesi'ne özel konuk olarak davet eden Çin'e teşekkürlerini dile getiren Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisini aziz tutarak, Bir Kuşak-Bir Yol girişiminin Kazakistan'ın Aydınlık Yol Projesi ile kenetlenmesini desteklediklerini söyledi.

Nazarbayev, Çin'le ticaret, tarım, enerji, rafineri, çevre ve güvenlik gibi alanlarda işbirliğini derinleştirmeye, uluslararası ve bölgesel işlerde Shanghai İşbirliği Örgütü çerçevesindeki temas ve eşgüdümü yoğunlaştırmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Görüşmenin ardından iki lider, "İpek Yolu Ekonomi Kuşağı" inşası ile "Aydınlık Yol Projesi"nin kenetlenmesine ilişkin işbirliği anlaşmasının imzasına tanıklık etti.

Güvenlik Konseyi, Çin Büyükelçiliğine Yapılan Saldırıyı Kınadı

BM Güvenlik Konseyi, Çin'in Bişkek Büyükelçiliği'ne yapılan terör saldırısını en sert dille kınadı.

BM Güvenlik Konseyi tarafından dün gece yayımlanan basın bildirisinde, saldırı "ürpertici" olarak nitelendirilerek, faillerin cezalandırılması istendi.

Saldırıda yaralananlar için geçmiş olsun dileklerinin yer aldığı bildiride, Çin ve Kırgızistan hükümeti ile halklarının üzüntüsünün paylaşıldığı da kaydedildi.

Kırgızistan hükümetinin var güçle olayı soruşturduğuna işaret edilen bildiride, faillerin, planlayıcıların ve mali destek verenlerin cezalandırılması gerektiğinin altı çizildi.

Her türlü terörizmin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik en ciddi tehditlerden biri olduğunun yinelendiği bildiride, dünya ülkelerinin BM Tüzüğü ve uluslararası hukuk kurallarına göre, terörizmin uluslararası barış ve güvenliğe getirdiği tehditlerle var güçle mücadele etmesi gerektiği kaydedildi.

Güvenlik Konseyi ayrıca diplomatik misyonların bulundukları yerlerin dokunulmazlığı ve bulundukları ülkelerin bunlara yönelik koruma yükümlüğünün öneminin altını çizdi.

Çin, Myanmar Uzlaşma Sürecinde Yapıcı Rol Alacak

Myanmar Barış Konferansı ile 21. Yüzyıl Panglong Etnik Konferansı 31 Ağustos'ta yapıldı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying dün düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Çin'in Myanmar'daki uzlaşma sürecinde yapıcı rol oynamak istediğini söyledi.

Konferans'ın Myanmar'da barış sürecinin hızlandırılması, karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi ve uzlaşmanın sağlanması için büyük önem taşıdığını ifade eden Hua, Myanmar'daki ilgili tarafların siyasi diyalog yoluyla ülkede ateşkesi gerçekleştirerek kalıcı barış için fırsat yaratmasını beklediklerini kaydetti.

Sözcü Hua, Çin'in yapıcı rol oynayarak iki ülkenin sınır bölgesinde barış ve istikrar için Myanmar'la birlikte çaba harcayacağını sözlerine ekledi.

Çin Dev Roketini Kasım’da Uzaya Fırlatacak

Çin'in geliştirdiği en büyük taşıma kapasitesine sahip roket olan "Uzun Yürüyüş-5", Kasım ayında Hainan Adası'ndaki Wenchang Uzay Üssü'nden fırlatılacak.

Çin Savunma Bilimleri ve Teknolojileri İdaresi tarafından yapılan açıklamada, söz konusu roketin deniz yoluyla Hainan Adası'ndaki Qinglan Limanı'na ulaştırıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Uzun Yürüyüş-5'in kısa süre içinde karayoluyla üsse taşınacağı belirtildi.

Çapı 5 metre olan dev roket, Çin'in uzay teknolojilerinde eriştiği yeni noktayı simgeliyor.

 

2 Eylül 2016 İran Bunları Konuşuyor

British Airways 4 Yıl Aradan Sonra İran'a Uçak Seferlerine Yeniden Başladı

British Airways, Londra'dan Tahran'a haftada 6 kez Boeing 777 tipi geniş gövdeli uçaklarla uçacak.

İngiliz havayolları İran’a ilk uçuşunu 1946 yılında başladı, fakat son yıllarda İran’a uygulanan zalimce ambargolar sonrası bu uçuşları durdurdu.

Nükleer anlşma ve Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) uygulanması sonrası İngiliz havayolları 4 ay önce tekrardan İran’a uçuşlarını başlatacağını açıkladı ve ilk uçuş da dün gece gerçekleşti.

Hollanda Kraliyet Havayolları KLM de geçen hafta 30 Ekim’de Amsterdam-Tahran uçuşlarına başlayacağını bildirmişti.

İran, Hindistan ve Afganistan 3'lü toplantısı Tahran'da düzenlendi

İran Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, dün Tahran'da düzenlenen 3'lü toplantıda, bölge ve Afganistan'daki son gelişmeler ele alındı ve taraflar terörizm ve radikalizmle mücadelede bölgesel işbirliği gereğini vurguladılar.


Afganistan’a ve bölgeye transit yolların gelişmesi amacıyla İran, Afganistan ve Hindistan arasında son zamanlarda imzalanan anlaşma ile ilgili olarak, taraflar bu oturumda, Çabahar limanının kullanımına hazırlanmak için uzmanlar ile ticari ve sanayi sektörleri temsilcileri arasında toplantılar düzenlenmesi ve bu toplantıların sonuçlarının Kabil’de yapılacak üç ülke Dışişleri Bakanlıkları üst düzey yöneticileri toplantısında incelenmesi kararlaştırıldı.

Taraflar bu oturumda ayrıca Asya'nın Kalbi-İstanbul Süreci çerçevesinde olası işbirliği zeminlerini masaya yatırdılar.

Üç ülke Dışişleri Bakanları üst düzey yöneticileri toplantısının ilki Mayıs ayında Yeni Delhi'de düzenlenmişti.

İran-Rusya, Bankacılık alanında işbirliği anlaşması imzaladı

İran Merkez Bankasında, İran ve Rusya bankacılık çalıştayı esnasında imzalanan anlaşma iki ülke Merkez Bankaları yetkilileri tarafından imzalandı.

İran Merkez Bankası Yarrdımcısı Ğolamali Kamyab, yaptığı açıklamada, ambargolar sonrası iki ülke bankacılık sistemleri arasında işbirliği imkanı doğduğunu belirterek, bankacılık sistemleri arasındaki işbirliği olduğu takdirde ticaret hacminin arttırılabileceğini söyledi.

Nükleer anlaşma sonrası ve ambargoların kalkmasından sonra bankacılık işlemlerinin sınırsız bir şekilde yaptığını ifade eden Kamyab, dolar hariç tüm döviz cinsleri ile ticari mübadele yapmanın mümkün olduğunu söyledi.

 

02.09.2016'da Rusya Bunları Konuşuyor

Putin: Kuril Adaları İçin Japonya İle Anlaşmaya Çalışacağız

Sputnik'in haberine göre; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ihtilaflı durumdaki Güney Kuril adalarına ilişkin Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile görüşeceklerini ve anlaşmaya varmaya çalışacaklarına inandığını belirtti. Rusya lideri Putin, Kuril Adaları için Japonya ile anlaşmaya varmaya gayret edeceklerini ifade etti.

Putin'den Uzlaşma Mesajı: Putin, perşembe günü Bloomberg'e verdiği röportajda, topraklar üzerinden ticaret yapmayacaklarını vurgulayarak, Moskova'nın, Japonya ile dostça bir çözüme ulaşmak istediğini ifade etmişti.

'Takas Ya Da Satıştan Söz Etmiyoruz' Putin, yüksek ölçüde bir güvenilirlik ilişkisinin yakalanmasına bağlı olarak Rusya'nın konuya ilişkin, uzlaşma adına birtakım tavizlerde bulunabileceğini belirterek şöyle konuşmuştu: "Herhangi bir takas ya da satıştan söz etmiyoruz. Mağlup ya da kaybetmiş taraflar değiliz ve bu bir 'yenilgiye uğrayanların çözüm bulma çabası' da değil."

Hakkari'de Çatışma: 1 Asker  Yaşamını  Yitirdi, 6 Yaralı

Sputnik'in haberine göre; Hakkari'de, TSK'nın PKK hedeflerini vurması sonucu 20 PKK'lı öldü. Son bilgilere göre çıkan çatışmalarda 1 asker hayatını kaybetti, 6 asker de yaralandı.

Hakkari'nin Irak sınırı kesiminde hava destekli operasyonda uçaklar ve taarruz helikopterlerinin PKK hedeflerini vurması sonucu 20'den fazla PKK'lı öldü, çıkan çatışmalarda 1 asker şehit oldu, 6 asker de yaralandı.

Pkk'ya Hava Destekli Operasyon: Hakkari merkeze bağlı Oğul, Şine Dağı ve Çukurca ilçesine bağlı Kazan vadisinde PKK'ya yönelik hava destekli operasyon başlatıldı. Çukurca'nın Uzundere, Perinçek, Seni Tepe, Kala Tepe ve Dağbaşı bölgelerinde gece yoğunlaşan operasyonda PKK'lılarla yer yer sıcak temas sağlandı. PKK'lıların açtığı ilk ateşle 1 asker yaşamını yitirirken, 6 asker de yaralandı. Çatışma bölgelerine Sikorsky helikopterlerle özel takviye ekipler indirilirken, taarruz helikopterleri de PKK'lıların kaçış noktalarını ateş altına aldı. Savaş uçakları da belirlenen iki hedefi vurdu. Hakkari Valiliği yetkilileri, hava destekli operasyonda ilk belirlemelere göre 20'den fazla PKK'lının öldüğünü bildirdi.

Viyana'da Havaalanı Krizi: Çoğu Türk, 49 Yolcu Mahsur Kaldı

Sputnik'in haberine göre; Avusturya'nın başkenti Viyana'daki Uluslararası Schwechat Havaalanı'nda çekilen görüntülerde, çoğu Türk olan 49 yolcu mahsur bırakıldığı ortaya çıktı. DHA'nın haberine göre, İstanbul-Londra seferini yapan British Airlines firmasına ait yolcu uçağı, havada arıza yapması nedeniyle Viyana Havaalanı'na zorunlu iniş yaptı. Uçakta bulunan 249 yolcu bekleme salonunda uzun süre tutulduktan sonra, havayolu şirketinin belirlediği otellere yerleştirildi. Ancak çoğunluğu Türk olan 49 yolcu, Schengen vizesi olmadığı gerekçesiyle otellere gönderilmeyerek havaalanında mahsur bırakıldı

 Yolcular Tepki Gösterdi:  Aralarında yaşlı, hasta ve çocukların da bulunduğu yolcuların dar bir alanda tutulması tepkilere neden oldu. Yolculardan yaşlı bir kadının yüksek tansiyon nedeniyle fenalık geçirmesi sonucu sağlık ekipleri müdahale etti.

İstanbul Adalet Sarayı'nda FETÖ Soruşturması: 15 Kişi Tutuklandı

Darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 İstanbul Adalet Sarayı çalışanı tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında katip, mübaşir, infaz koruma memuru ve yazı işleri çalışanlarının bulunduğu 25 kişinin emniyetteki işlemleri sabah saatlerinde bitti. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen 25 kişi soruşturmayı yürüten savcılık tarafından sorgulandı. Sorgularının ardından mahkemeye sevk edilen şürhelilerden 15’i Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanırken, 10 kişi ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

 

2 Eylül 2016 Almanya Bunları Konuşuyor

Schulz’dan ‘Adil Yargılama’ Uyarısı

DW’nin haberine göre; 15 Temmuz darbe girişiminden beri gerilim dolu bir yolda ilerleyen Türkiye-AB ilişkilerinde kritik bir ziyaret daha gerçekleşti. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Ankara’da Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la biraraya geldi. Schulz, muhalefet partilerinin temsilcileriyle de görüştü.

Başbakan Binali Yıldırım’la görüştükten sonra Yıldırım’la birlikte ortak açıklama yapan Schulz, Avrupa ülkelerinin Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili soru sormakta haklı olduğunu belirterek “Son dönemde son derece çirkin bir terörle karşı karşıya olan bir ülkeden bahsediyoruz” diye konuştu. Schulz, Türk halkının darbe girişimine karşı gösterdiği ortak tavırdan son derece memnun olduklarını dile getirirken, hükümetin Fethullah Gülen örgütüyle mücadelesine de destek verdiklerini söyledi. Başbakan Binali Yıldırım’dan darbe girişimi sonrası Türk hükümetinin Avrupa’dan beklentilerine ilişkin bilgi aldığını anlatan Schulz, “Gerekli tepkiyi veremedik. Bilmediğimiz konuları öğrenme şansı oldu” diye konuştu.

Schulz, Türkiye’de ‘adil yargılanma hakkının’ güvencede olması gerektiğine dikkat çekerken de, basın ve fikir özgürlüğü konusunda Ankara ile ters düştükleri çıkışında bulundu. “Türkiye, gazeteciler söz konusu olduğunda her vakaya münferit olarak bakmalı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun yargılama olmalı” diyen Schulz, Türkiye’ye vize serbestisi konusunun Avrupa Parlamentosu’nun gündeminde olmadığını söyledi.

Bakan Roth'dan Türkiye'ye Müzakere Desteği

DW’nin haberine göre; Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Almanya'nın dışişlerinden sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth, Türkiye ile AB arasında devam eden üyelik müzakerelerinde yeni bir başlığın daha açılması gerektiğini söyledi. Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması taleplerini ise geri çeviren Roth, müzakerelerin demokrasi ve hukuk devleti ilkesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

Üyelik sürecinin devamının sadece hükümetin değil, aynı zamanda sivil toplumun ve muhalefetin de dileği olduğunu ifade eden Roth, Ankara'daki temaslarına dikkat çekerek müzakere kanalının Avrupa'ya yönelim ve Avrupa değerlerinin anlaşılmasının vazgeçilmez bir parçası olarak görüldüğünü söyledi. Roth, "Bu insanları şu anda hayal kırıklığına uğratamıyız" şeklinde konuştu.

Roth: Görüş Birliği Yok

Devlet Bakanı Michael Roth, temel haklar, adalet, özgürlükler ve güvenlikle ilgili müzakere başlığının açılması konusunda Avrupa'da henüz bir görüş birliği olmadığını dile getirdi. Bu konuların Türkiye ile somut bir şekilde konuşulmasının önem taşıdığını kaydeden Roth, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin bir parçası olabilmesi açısından tarafların yapılması gerekenleri hızlı bir şekilde saptayabileceğini belirtti.

Darbe girişi sonrası düzenlenen operasyonlarla ilgili Almanya'nın endişeleri olduğuna da işaret eden Roth, "on binlerce kamu görevlisinin görevinden alınırken orantılı davranılıp davranılması ve hukuk devleti ilkelerine bağlı kalınıp kalınmadığını elbette sorguladıklarını" kaydetti.

Roth: Vize Muafiyeti Bizim De Çıkarımıza

Vize muafiyeti konusuna da değinen Roth, "Bu konu sadece çok sayıda Türk açısından değil, bizim çıkarlarımız açısından da önemli. Zira bu şekilde değiş-tokuş ve bağlantılarımızı derinleştirebiliriz" şeklinde konuştu. Roth, ancak Türkiye'nin üzerinde anlaşma sağlanan kriterleri yerine getirmesi gerektiğini de vurguladı.

Roth, Alman parlamenterlere İncirlik'e giriş izne verilmesi konusunda iyimser olduğunu ifade ederek yakında bir çözüm bulunacağına inandığını söyledi. Alman Meclisi'nde Ermeni soykırımı kararının kabul edilmesinin ardından Türkiye, Alman milletvekillerinin üssü ziyaret etmesine izin vermiyor.

Merkel Ve Erdoğan Mülteci Anlaşmasını Görüşecek

DW’nin haberine göre; Almanya Başbakanı Merkel, Alman NDR kanalında yaptığı açıklamada, Çin'de hafta sonu düzenlenecek G20 Zirvesi’nde Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi ile birlikte Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeyi planladıklarını söyledi.

Merkel, bu görüşmede AB’nin Türkiye ile imzaladığı Geri Kabul Anlaşması'nı ele almak istediklerini dile getirdi. Buluşmada ikili görüşme yapılıp yapılmayacağı ise henüz açıklık kazanmadı.

 

02.09.2016 Amerika Bunları Konuşuyor

Kirby: ‘Ankara Büyükelçisi Bass Dışişleri’ne Çağrılmadı’

Voice Of America’nın haberine göre; ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Ankara Büyükelçisi John Bass’ın Türk Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı yönündeki haberleri reddetti.

Kirby günlük basın brifinginde, Amerikalı yetkililerin Fırat Kalkanı Harekatı konusundaki açıklamaları nedeniyle ABD Büyükelçisi Bass’ın Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı şeklindeki haberler hakkında “Büyükelçimiz bununla alakalı çağrılmadı. Bu yöndeki haberler yanlış. Büyükelçi Bass’a kendim sordum” dedi.

Bass’ın Türk hükümetindeki muhataplarıyla hemen her gün konuştuğunu ifade eden Kirby, “Türk yetkililerin Suriye’deki durum hakkındaki çeşitli endişelerini Büyükelçi Bass nezdinde dile getirmiş olabileceğine itirazım yok. Ancak onun (Dışişleri Bakanlığına) çağrıldığı haberleri yanlış” diye konuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sözcüsü Albay John Thomas’ın Fransız Haber Ajansı AFP'ye Cerablus'un güneyinde Fırat Kalkanı Harekatı'nda Türkiye ile PYD öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri arasında yaşanan çatışmaların sonlandırılması için tarafların mutabakata vardığı yönündeki demeci Ankara’da tepkiyle karşılanmış, ABD Büyükelçisi Bass’ın Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı haberleri basında yer almıştı.

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, “ABD’li yetkililerin Fırat Kalkanı Harekatı’nın kapsam ve hedefleri konusundaki beyanları üzerine ABD’nin Ankara Büyükelçisi nezdinde üst düzeyde gerekli girişim yapılmış ve bu tarz beyanların hiç bir şekilde kabul edilemez bulunduğu, müttefiklik hukukuyla bağdaşmadığı vurgulanmıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

Öte yandan, brifingde bir gazetecinin “Türk hükümeti ile PKK arasında müzakerelerin başlatılmasına yönelik bir girişimi destekler misiniz?” sorusu üzerine, Kirby, “PKK’nın terörden vazgeçmesini, masum Türk vatandaşlarına şiddet içeren saldırılara son vermesini ve görüşmeleri yenilemesini istediğimizi uzun süredir dile getirdik. Bu konuda çok dürüst olduk ama şiddete son vermeliler, terörizmden vazgeçmeliler” diye konuştu.

‘ABD Türkiye’ye Yardım Etmedi’ İddiasına Pentagon’dan Yanıt

Voice Of America’nın haberine göre; Cerablus’ta önceki gün IŞİD saldırısına uğrayan Türk zırhlısı ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri için Türk irtibat subaylarınca talep edilen hava desteğinin ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından gönderilmediği iddiasına ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) yanıt geldi.

Pentagon’dan isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Amerika’nın Sesi Türkçe Servisi muhabirinin sorusuna gönderdiği yazılı yanıtta, koalisyonun Türk güçlerinin yardım talebine yanıt verdiğini söyledi. Ancak yetkili, yanıtın ne zaman verildiği konusunda bir zaman dilimi belirtmedi.

Yetkili şunları kaydetti: “Askeri hedeflerin belirlenmesi ve imha edilmesiyle ilgili titiz ve disiplinli bir prosedüre bağlı hareket ediyoruz. Türk birlikleri, Salı akşamı bir düşman aracının Cerablus’ta bir Türk tankına saldırmasından sonra Koalisyon güçlerinden hava desteği talep etti. Koalisyon hava destek birimleri Türk Hava Kuvvetleri ve koalisyonun kara güçleriyle birlikte aracı belirlemek ve imha etmek üzere koordine oldu. Savaş alanı giderek daha karmaşık hale geldiğinden, manevra ve operasyonlar ancak dikkatli bir şekilde koordine edildiğinde IŞİD’e alan yaratılmaması ve düşmana ait olduğu belirlenen bir araca uygun askeri güçle karşılık verilmesi sağlanmış olur.”

Yetkili, “Bu, ABD’nin Türk güçlerinin yardımına gelmediği iddiasını reddettiğiniz anlamına mı geliyor?” sorusunu, “Koalisyon yanıt verdi. Aracın tehdit oluşturmaya devam ettiği tespit edildiğinde, uzaktan kumanda edilen bir hava taşıtı aracı imha etti. Türkler adına konuşamam,” diye yanıtladı.

Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberde, “ABD’nin Suriye’nin Cerablus bölgesinde önceki gün IŞİD saldırısına uğrayan TSK zırhlısı ile ÖSO’yu, sözünü verdiği hava desteğini göndermeyerek büyük bir tehlikeye attığı” yazılmıştı.

Sahadaki ÖSO kaynaklarına dayandırılan haberde, TSK irtibat subaylarının İncirlik Üssü’nü kullanan ve halihazırda havada devriye gezen koalisyon güçlerinden acil destek istediği ancak bu desteğin bir türlü gelmemesi üzerine TSK’nin kendi savaş uçaklarını kaldırmak zorunda kaldığı öne sürülmüştü. Ajansın haberine göre, ABD öncülüğündeki koalisyon unsurları ise Türk savaş uçaklarından 3 saat sonra çatışma bölgesini bombaladı, ancak hedeflerin zaten TSK tarafından yok edilmiş olması nedeniyle boş araziyi vurdu.

Efkan Ala’nın İstifası Gizemini Koruyor
Voice Of America’nın haberine göre; İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın dün akşamki istifası 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası Türk siyasetinde yaşanan en büyük sürpriz oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın çevresinde yer aldığı bilinen Ala, yine Cumhurbaşkanı’nın güvensizlik bildirmesiyle görevinden ayrıldı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, Ala’nın siyaset sahnesinde yıldızının parlamasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluş sürecinde önemli roller üstlenmiş olan Eski Kültür Bakanı Erkan Mumcu’nun rol oynadığını söyledi.

“Daha önce kaymakamlık görevlerinde bulunan Ala, Erkan Mumcu tarafından Turizm Bakanlığı’nda görevlendirildi. Mumcu, AKP hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilinde onu müsteşarı yapmak istedi. Olmayınca Batman Valiliği’ne atanması sağlandı.”

'Menbiç'te IŞİD Hapishanesi Bulundu'

Voice Of America’nın haberine göre; Menbiç Askeri Konseyi savaşçılarının, IŞİD militanlarının kullandığı bir hapishaneyi ortaya çıkardığı öne sürüldü. Haber ajansı Arab24’ün iddiasına göre hapishane kadınlara işkence etmek için kullanıldı.

Arab24’e konuşan savaşçılar, hapishanenin 10 hücreye bölündüğünü, IŞİD’in emirlerine uymayan kadınların burada tutulduğunu söyledi.

IŞİD’e ait işkence aletleri ve uyuşturucu madde buldukları da açıklandı.

Menbiç Askeri Konseyi, ABD’nin desteklediği ve Kürtlerin başı çektiği Suriye Demokratik Güçleri’nin bir parçası.

02.09.2016 İngiltere Bunları Konuşuyor

İngiltere Basınında Suriye'deki Gelişmeler Ve Türkiye'nin Oynadığı Etkin Rol Geniş Yer Bulmaya Devam Ediyor

Daily Telegraph gazetesi, Ankara'nın YPG'ye katılan İngiltere vatandaşlarını 'terörist' olarak tanımladığını ve çatışmalar sırasında karşı karşıya gelinmesi durumunda Türk ordusunun İngiltere vatandaşı YPG'lilere 'terörist muamelesi' yapacağını aktarıyor:

"Ankara olası can kayıplarının İngiltere'nin sorumluluğu olacağını ifade ediyor.

"Başbakan Binali Yıldırım'ın sözcüsü Yunus Akbaba, 'Bunlar (YPG) terör örgütü. Bunların flaması altında çatışan herkes de terörist olarak kabul edilecektir' dedi.

"Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'e karşı YPG saflarında savaşan en az 6 İngiltere vatandaşı var. Ankara'dan gelen açıklamalar, NATO üyesi Türk askerinin İngiltere vatandaşlarına ateş açabileceği sinyalini veriyor.

"Haftasonu Türkiye tarafından açılan topçu ateşinin İngiltere vatandaşı gönüllülerin de bulunduğu mevzilerin çok yakınına düştüğü tahmin ediliyor.

"Daily Telegraph'a konuşan bir YPG sözcüsü, 'Her ne kadar birlikleri cephe hattında bulunsa da hepsinin durumu iyi' dedi.

"YPG'yle birlikte savaşan 100 civarında ABD'li, Kanadalı, Alman, Fransız ve İsveçli de bulunuyor.

"Macer Gifford adını kullanan bir yabancı gönüllü, İngiltere'nin Ankara'dan gelen tehditleri ciddiye alması gerektiğini ifade ediyor.

"Daily Telegraph'a konuşan Gifford, 'Buradaki yabancıların büyük kısmı daha önce Irak ya da Afganistan'da görev yapmış eski askerler. Diğerleri ise solcu gruplardan geliyor. Bizi hiçbir şekilde terörist olarak tanımlayamazsınız" diyor.

"Gönüllülerin yanı sıra YPG'ye danışmanlık yapan İngiliz özel kuvvetleri de Türkiye'nin açtığı ateşin hedefi olma riskiyle karşı karşıya.

"Zaten karmaşık olan Suriye'deki çatışma ortamı, Türkiye'nin son müdahalesiyle daha da içinden çıkılmaz bir hal almışa benziyor."

Times: “Göçmen Anlaşması Fiilen Askıda”

Times gazetesinde, Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan kitlesel tasfiyeler nedeniyle Brüksel ve Ankara arasındaki göçmen anlaşmasının durma noktasına geldiği ifade ediliyor.

"Türkiye darbe girişimi sonrasında Yunanistan'daki yaklaşık 12 irtibat subayını geri çekti.

"Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin Avrupa temsilcisi Vincent Cochetel, irtibat subayları olmadan Türkiye'ye iadelerin imkânsız olduğunu ifade ediyor ve anlaşmanın işleyemez hale geldiğini belirtiyor.

"Cochetel Anlaşmanın bazı ayakları fiilen askıya alınmış durumda' diyor.

"Yeni irtibat subaylarının ne zaman gönderilebileceği konusunda Türkiye'den herhangi bir açıklama gelmiş değil.

"Ancak AB Bakanı Ömer Çelik, Türk vatandaşlarına Avrupa'da vizesiz dolaşım serbestliğinin verilmemesi halinde anlaşmanın çökeceğini bir kez daha yineledi.

"Elde edilen veriler, anlaşmanın fiilen askıya alınmasından bu yana Yunan adalarına gelenlerin sayısında artış olduğunu da ortaya koyuyor.

Guardian : “Terör saldırıları, Avrupa'nın mülteci krizi karşısındaki duruşunu insani yardım çerçevesinden çıkarmış durumda bunuyor.”

Guardian gazetesinin baş sayfasında ise Alan Kurdi'nin ölüm yıldönümü var."Kuzey Yunanistan'daki bir mülteci kampında uzun bekleyişine devam eden Suriyeli taksi şoförü Muhammed, Alan Kurdi'nin bir fotoğrafını çıkarıp gösteriyor. Avrupalıların krize yaklaşımının hiç değişmediğini söylüyor. Muhammed yaşadıklarını “Alan denizde öldü. Ancak buradaki binlerce çocuktan hiçbir farkı yok. Buradakiler de Yunanistan'da ölüyor." şeklinde aktarıyor.

Alan'ın sahilde yatan cansız bedeninin fotoğrafı ilk ortaya çıktığında büyük ses getirmişti. Olaydan iki gün sonra Almanya yeni mülteci planını açıkladı. Mültecilere karşı tutumuyla bilinen medya kuruluşları dahi Alan'ın fotoğrafı karşısında duruşlarını yumuşatmak zorunda kaldı. Ancak bir yıl sonra geriye dönüp bakıldığında gösterilen tüm çabaların geçici olduğu anlaşılıyor. Balkan ülkeleri sınırlarını mültecilere kapatmış durumda. Avrupa genelinde göç karşıtı sağın yükselmesi ve insanların göçmenlerle terör saldırılarını yan yana görmesi, Avrupa'nın mülteci krizi karşısındaki duruşunu insani yardım çerçevesinden çıkarmış durumda bunuyor.

 

 

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1301-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 913 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)