Dış Basın | 08 Eylül 2016

|

Dünya Bunları Konuşuyor



url.jpg

 

08.09.2016 Çin Bunları Konuşuyor

Başbakan Li, Laos’ta ‘’10+3 Liderler Toplantısı’’na Katıldı

 Çin, Japonya ve Kore Cumhuriyeti (10+3) 19'uncu Liderler Toplantısı bugün Laos'un başkenti Vientiane'de yapıldı.

Toplantıya başkanlık eden Laos Başbakanı Thongloun Sisoulith, açılışta yaptığı konuşmada, 10+3 işbirliğinin bölgedeki önemli işbirliği mekanizmalarından biri olarak, kurulduğu 1997 yılından bu yana bölgesel istikrar ve refah için önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Edinilen bilgilere göre, toplantıda ele alınan ana gündem maddesi nüfusun hızlı yaşlanması sorunu. Buna ilişkin olarak, yaşlı bakım ve sağlığı, kapsayıcı toplum inşası gibi sorunlar üzerinde ayrıntılı önerilerde bulunulacak.

Çin ASEAN Diyaloğunun 25. Yılı Kutlanıyor

Çin Başbakanı Li Keqiang, Laos'un başkenti Vientiane'de Çin-ASEAN arasında diyalog ilişkisinin kuruluşunun 25'inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.

Li Keqiang, törende yaptığı konuşmada, Çin ve ASEAN'ın diyalog ilişkisinin kurulduğu 1991 yılından bu yana, kalkınma ve işbirliği bayrağını yüksek tutup karşılıklı saygı, anlayış, güven ve destekte ısrar ederek, bölgede barış, istikrar, refah ve kalkınmayı güçlü biçimde hızlandırdığını söyledi.

Li Keqiang, Çin'in öteden beri ASEAN'ı bölgede barış ve istikrarın koruyucusu ve bölgesel entegrasyonu ve çok kutupluluğu hızlandırıcı bir güç olarak gördüğünü, bu doğrultuda ASEAN'ın bölgesel işbirliğindeki merkezi konumunu desteklemeye devam edeceğini kaydetti.

Li Keqiang, Çin ve ASEAN arasındaki stratejik iletişimin güçlendirilmesi, "2+7 İşbirliği Çerçevesi"nin hayata geçirilmesinin hızlandırılması, kültürel değişimin kuvvetlendirilmesi, ikili işbirliğine yeni güç katılması için ASEAN ülkeleriyle ortak çaba harcamaya hazır olduklarını vurguladı.

ASEAN ve Çin arasında diyalog kurulmasından bu yana 25 yıl içinde kaydedilen çarpıcı sonuçları takdirle değerlendiren ASEAN liderleri, ikili ilişkilerin geleceği için tam güven duyduklarını ifade ettiler.

İpek Yolu Uluslar arası Sanat Festivali Başladı

3. İpek Yolu Uluslararası Sanat Festivali, dün Çin'in Xi'an kentinde başladı.

Festivalde, 80'den fazla ülke ve bölge ile Çin'in 13 eyaletinden sanatçılar 200'ü aşkın gösteri yapacak. Ziyaretçiler, ayrıca festival kapsamındaki resim, kaligrafi ve fotoğraf sergileri ile kültür forumuna da katılabilecek.

İpek Yolu Uluslararası Sanat Festivali, İpek Yolu güzergâhında bulunan ülkeler arasındaki kültürel işbirliği ve halklar arasındaki temasları yoğunlaştırmayı hedefliyor.

Çin, Rusya’dan En Çok Gıda Ürünü Alan Ülke

Çin, 2016 yılının ilk yarısında Türkiye'yi geride bırakarak Rusya'dan en çok gıda ürünü ithal eden ülke oldu.

Moskova Uluslararası Ticaret Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre, 2016 yılının ilk altı ayında Rusya'dan Çin'e yapılan gıda ürünleri ihracatının değeri 753 milyon dolara ulaştı. Bu miktar, 2015 yılının aynı döneminde 707 milyon dolar olarak kaydedilmişti.

Çin'in Rusya'dan ithal ettiği başlıca gıda ürünleri arasında dondurulmuş balık, soya, ayçiçek yağı, aspir yağı ve pamuk yağı yer alıyor.

08.09.2016 İran Bunları Konuşuyor

Kasımi: Geçen Seneki Olaylar Al-i Suud’un Hac Yönetimindeki Kifayetsizliğini Gösterdi

Fars Körfezi İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Abdüllatif Elziyani’nin geçen seneki Hac merasiminde oluşan Mina faciasıyla ilgili sözlerine tepki gösteren Kasımi, ‘’İran Genel Sekretere geçen sene olan faciayı hatırlatarak bu tutumların Mina faciasındaki sorumlulukları ve Al-i Suud’un Hac merasiminin yönetmekteki kifayetsizliğini örtmez’’ dedi.
Kasımi, Elziya’nin İslami ilkelere, sevgi ve muhabbete davet etmesinin kifayetsizlikleri ile İslam dünyasını acıya boğan yönetime destek vermekle çeliştiğini ifade eden Kasımi, ‘’Elziyani eğer gerçekten İslami ilkeleri düşünüyorsa, gerçeklerin aydınlanması ve açıklanması için uluslararası ve İslami bir gerçekleri araştırma heyetinin oluşması yönünde çaba göstersin ve Arabistan yönetimini bu heyetin oluşmasında engel çıkarmaktan vazgeçirsin’’ dedi.

Bartlone: FAFT’nın Uygulanmasında İran’a Yardıma Hazırız

Fransa Parlamento Başkanı Claude Bartlone, Kara Paranın Aklanması ile mücadeleye ilişkin Finans Çalışma Grubu'nun (FATF) uygulanması hususunda İran ile teknik konularda hazır olduklarını ve bu hususta ABD’ye baskı uygulamaya hazır olduklarını söyledi.

Bartlone,Tahran'da İran Merkez Bankası başkanı Veliyullah Seyf ile yaptığı görüşmede FATF hususunda bazı hassasiyetler olduğunu ve bunun sadece İran’la ilgili olmadığını söyledi.
Ülkesinin İran ile ekonomik ve bankacılık alanında ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu belirten Bartlone, ‘’Fransız yetkililer İran’ın potansiyellerini bilmekteler ve umarım onlardan yararlanabiliriz ve bunun için ilişkilerin gelişmesi için zaman öldürmemeli’’ dedi.
Seyf de görüşmede Fransız yetkililerden Fransız bankalarla İran arasındaki ilişkilerin gelişmesi önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Fransa’nın Avrupa ülkeleri arasındaki yerine işaret eden Seyf, bundan dolayı Fransa’nın çabalarının etkili olabileceğini söyledi.
İtalya, Avusturya, Almanya bankalarının İran ile iyi ilişkiler başladıklarını ifade eden Seyf, Fransız bankalarının bu hususta daha ihtiyatlı davrandıklarını söyledi.
İran’ın 3 bankasına Fransa’da faaliyet izni verildiğini ifade eden Seyf, KOEP’in uygulanması sonrası İran’ın tüm sigorta şirketlerine olan borçlarını tam olarak ödediğini belirtti.
İran’ın FATF listesinde yer almasının siyasi bir olay olduğunu vurgulayan Seyf, ‘’Bu listede İran’ın adı Kuzey Kore ile birlikte kara listeye alınmıştır faka Nijerya ve Sudan gibi ülkeler işbirliği yapan ülkeler olarak adlanmışlardır ve bu anlaşılır durum değildir’’ dedi.

Ruhani: Arabistan, İran İle Siyasi İlişkilerini Keserek Siyasi ve Hukuki Baskılardan Kurtardı

Ruhani Twitter hesabından yaptığı açıklamada, bu konuyu ifade etti.
Ruhani, ‘’Mina faciası sonrası Arabistan, İran’ın siyasi ve hukuki baskısı altındaydı fakat içeride bazı cahil ve duygusal kişiler oyunu onların lehine çevirdiler ve Arabistan hükümetine hazırladıkları şartlarla kaçış yolu sağladılar ve Arabistan, İran ile siyasi ilişkilerini keserek İran devletinin hukuki ve siyasi baskılarından kurtardı’’ diye yazdı.
Mina faciası sonrası bazı kişiler Arabistan’ın Tahran büyükelçiliğine saldırı düzenledi ve Arabistan İranlı tün yetkililerin bu olayı mahkum etmesi ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırma sözüne rağmen İran ile siyasi ilişkilerini kesti.

Kasımi: İran’ın Arap Ülkelerinin İşlerine Karıştığı İddiası Temelsiz ve Asılsız

Kasımi, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Abulgayt’ın İran aleyhindeki iddialara karşılık, Arap Birliği genel sekreteri tarafından açıklanan bu ithamların temelden yoksun, ölçüsüz tekrarlanan iddialar olduğunu söyledi. 
Bugün Suriye'deki acı durumun devam etmesinin, Suriye'de kanuni hükümet aleyhinde sözde terörizmle mücadele adı altında müdahale eden devletlerin eseri olduğunu ve bbu devletlerin terörizmle mücadele adı altında teröristleri silahlandırdıkları ve askeri eğitim verdikleri ve Suriye'nin yerle bir edilmesine, Suriye halkının göç etmesine ve bu ülke halkının katledilmesine neden olduklarını söyledi. 
Kasımi, Ebulgeyt'in Şia ve Ehli sünnet meselesine girme konusundan kaçınmasının ise memnuniyet verici olduğunu belirterek, Arap Birliği genel sekreterine, Arap Birliği genel sekreteri konumunda, yapıcı olmayan ve gerçek dışı bakışla asılsız iddiaları gündeme getirmek yerine bölgenin karmaşık meselelerini incelemesini ve mevcut istenmeyen durumdan bölgenin kurtulması hedefiyle çaba göstermesini tavsiye etti.
Kasımi, Ebulgeyt'in Suriye buhranından çıkış yoluyla ilgili olarak, ‘’Kendisine bu ülke ve bölgenin içinde bulunduğu durumu tam olarak algılayarak, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve bu ülke halkının geleceğinin belirlemesi hakkına saygı duymayı tavsiye ediyorum’’ dedi.

08.09.2016'da Rusya Bunları Konuşuyor

Rusya'dan Türkiye'ye Vize Açıklaması

Sputnik'in haberine göre; Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksey Meşkov, Türk vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesi konusunun henüz gündemde olmadığını belirtti.
Bugünkü basın toplantısında, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi süreci kapsamında Türk vatandaşlarına vize muafiyetinin yeniden uygulanması yönündeki soruları yanıtlayan Meşkov, "Bu konu henüz gündemde değil. Türkiye’deki durum henüz çok karmaşık” dedi. Rusya’nın Türkiye’ye charter uçuşları yeniden başlattığını hatırlatan Meşkov, “Elbette birçok şey, Türk istihbaratının Rus partnerlerle iş birliğine ne kadar hazır olduğuna bağlı” diye ekledi.

Suriye: İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson Gerçeklerden Bihaber

Sputnik'in haberine göre; Suriye Dışişleri Bakanlığı, Londra'daki Suriye zirvesine ev sahipliği yapan İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın sözlerinin 'Johnson'ın gerçeklerden habersiz olduğunun bir göstergesi' olduğunu belirtti.
Bakanlık'tan yapılan açıklamada, İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson'ın sözlerinin, Londra'nın Şam'a yönelik 'değişmez saldırganlığını' gösterdiği ve Johnson'ın Suriye'de yaşananlardan bihaber olduğunu kanıtladığı belirtildi. Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında şu ifadelere de yer verildi: "İngiliz Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın sözleri, gerçeklikle bağının tamamen koptuğunu ve İngiliz koloniciliğinin bir daha geri gelmeyeceğini idrak edemediğini ortaya çıkardı."

Türkiye Madenlerini Arıyor

Sputnik'in haberine göre; yerli kaynakların keşfi ve ekonomiye kazandırılması için bir proje başlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin her 5 kilometresinden toprak örneği alıp yer altındaki maden zenginliğini tespit edecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yerli kaynakların keşfi ve ülke ekonomisine kazandırılması için çok önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın talimatı ile ilk defa başlatılan çalışma kapsamında, Türkiye'nin her 5 kilometresinden örnek alınacak, buraların hangi maden açısından zengin olduğu belirlenecek. Ayrıca gökyüzünden görüntüleme ile topraklarımızın jeofizik röntgeni çekilecek. Projeyle radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel hammadde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi hedefler arasında. Bakanlık çalışmasına göre, Türkiye'nin her 5 km'sinden toprak, dere ve bitki tortusu alınacak. Hangi maden açısından zengin olduğu belirlenecek. Ayrıca gökyüzünden görüntüleme ile jeofizik röntgen çekilecek. Böylelikle tüm maden ve yer altı zenginliği araştırmaları için başvurulacak veri deposu oluşturulmuş olacak.

Ak Parti İl Binası Önündeki Polis Noktasına Saldırı
Sputnik'in haberine göre; Van'da AK Parti il binası önünde bulunan polis noktasına el yapımı patlayıcı ile saldırı düzenlendi.
Saldırı saat 22.30 sıralarında Hastane caddesi üzerinde bulunan AK Parti il binası önündeki polis noktasına yapıldı. El yapımı patlayıcıyı polis noktasına atan kişiler gecenin karanlığından faydalanarak kayıplara karıştı. Saldırıda polis noktasında küçük çaplı bir hasar oluşurken ölen ya da yaralanan olmadı. Saldırı sonrası çok sayıda polis ekibi bölgede operasyon başlattı.

08.09.2016 İngiltere Bunları Konuşuyor

Merkel’den Merkez Partilere Birleşme Çağrısı Yaptı

Financial Times, Almanya'da geçen pazar günü Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yapılan ve Başbakan Angel Merkel'in partisi CDU'nun oy kaybettiği seçimlerin ardından, Merkel'in aşırı sağcı AfD'nin yükselişine karşı merkez partilere birleşme çağrısı yaptığını yazıyor.

Eyaletteki meclis seçiminde göçmen ve İslam karşıtı söylemiyle bilinen sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, yüzde 22 oyla CDU'yu geçerek 2. sırada yer almıştı.

Financial Times, Merkel'in parlamentoda yaptığı konuşmada AfD'nin adını ilk kez direkt olarak kullandığına dikkat çekiyor ve tüm merkez partileri AfD'nin yükşelişine karşı birlikte mücadele etmeye çağırdığı belirtiliyor.

Merkel'in dün de siyasi liderlere "küçük hesaplar peşinde koşmayı bırakmaları" çağrısı yaptığı hatırlatılıyor.

Almanya'da Pazar günü Aşağı Saksonya eyaletinde, 18 Eylül'de de Berlin'de yerel seçimler yapılacak. Bu seçimler gelecek yıl yapılacak olan genel seçimler öncesi Merkel'in politikalarına bir test niteliği taşıyor.

İngiltere’de Nefret Suçlarında Artış

Guardian'ın haberinde, İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda'da Temmuz ayında işlenen nefret suçlarının geçen yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 50 oranında arttığına dikkat çekiliyor.

Polis tarafından açıklanan verilere göre Temmuz'ın 3. haftasında bin 863, son haftasında ise bin 787 nefret suçu işlendi. Geçen yılın aynı döneminde işlenen nefret suçları bunun yarısı kadardı.

Gazeteye konuşan İşçi Partili Jack Dromley, birçok kurbanın korku nedeniyle polise gitmediğini, gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olabileceğini ifade ediyor.

İngiltere'de nefret suçları, Haziran ayında yapılan Brexit referandumunun ardından ciddi şekilde artmıştı.

İngiltere’de Gençler İntihara Meyilli

Times, İngiltere'de çocuk intiharlarını önlemek için kurulan destek hattına geçen yıl yapılan başvuru sayısının yaklaşık 20 bin olduğunu yazıyor.

Sayının 5 yıl önce bunun yarısı kadar olduğuna dikkat çeken gazete, destek hattına başvuran kız çocukların sayısının, erkek çocukların 6 katı olduğunu belirtiyor.

Yardım isteyen çocukların büyük çoğunluğu 12-15 yaşlarında.

Haberde kendisine fiziksel zarar veren çocuk sayısının da ciddi şekilde arttığı, geçen yıl 19 yaş altı 26 bin çocuğun kendisine zarar vererek hastaneye başvurduğu belirtiliyor.

Rus Jeti ABD Uçağının 3 Metre Yakınından Geçti

Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon, bir Rus savaş uçağının Karadeniz üzerinde seyreden ABD keşif uçağının 3 metre yakınından geçtiğini duyurdu.

ABD'li yetkililer SU-27 tipi uçağın Çarşamba günü yaptığı yakın geçişi "tehlikeli ve amatörce" olarak niteledi.

Rusya Savunma Bakanlığı olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, ABD uçağının Rusya sınırına yaklaşmakta olduğunu ve Rus pilotlarının uluslararası kurallar dahilinde hareket ettiğini açıkladı.

Pentagon Sözcüsü Jeff Davis ise, P-8A Poseidon uçağının olay yaşandığı sırada uluslararası hava sahasında olduğunu belirtti ve "Bu tarz hareketler tansiyonu gereksiz şekilde yükseltme potansiyeli taşıyor ve bir kaza ya da yanlış hesaplamaya neden olabilir" dedi.

Suriyeli Muhaliflerin Üç Aşamalı Barış Planı

Suriye'nin siyasi ve silahlı muhalif gruplarını bünyesinde barındıran Yüksek Müzakere Komitesi (HNC) beş yıldır devam eden savaşı sona erdirmek için bir siyasi geçiş planı açıkladı.

HNC, genel bir ateşkesle birlikte Cumhurbaşkanı Beşar Esad'la altı aylık bir müzakere süreci öneriyor.

Daha sonra Esad'ın 18 ay görev yapıp yönetimi ülkeyi seçimlere taşıyacak bir geçiş hükümetine devretmesi öngörülüyor.

Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mekdad önerinin planın açıklanmasının ardından Esad'ın iktidarı devretmeyeceğini söyledi.

Mekdad, BBC'ye yaptığı açıklamada ülkenin seçilmiş liderinin görevi bırakması talebinin "çılgın" ve "inanılmaz" olduğunu söyledi.

Mekdad "Biz, bırakın Suriye halkı kendi kaderini kendi belirlesin diyoruz. Hiçbir müdahale olmadan geleceklerini belirlesinler. Suriye'yi kimin yöneteceğine dair ön koşullar getirmeyin" dedi.

HNC'nin "Suriye Vizyonu" Planı Londra'da, 2012'de başbakanlık yaparken muhaliflerin safına geçen grubun Genel Koordinatorü Riyad Hijab tarafından kamuoyuna duyuruldu.

08.09.2016 Amerika Bunları Konuşuyor

Kurtulmuş: 'Darbe Girişiminin Arkasında ABD Yok Sadece Gülen Var'

Voice Of America’nın haberine göre; Chicago’da temaslarını tamamlamasının ardından New York’a gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, CNN’de yayınlanan ‘New Day ’ programının canlı yayın konuğu oldu.

Programda Türkiye’deki darbe girişimi ve ABD ile görüş ayrılıkları konusunda çeşitli soruları yanıtlayan Kurtulmuş, "Türkiye’de darbe girişimiyle ABD hükümetinin bağlantısı olduğu yönünde bir düşünce var mı?" sorusunu, “Hayır” diye yanıtladı.

Kurtulmuş, darbe girişiminin arkasında sadece Fethullah Gülen’in olduğunu belirterek, ABD’nin darbe girişimiyle bağlantısının olmadığını vurguladı.

Kurtulmuş, “ABD’den beklentimiz sadece Gülen’i, bize iade etmesi veya iadesi için hukuki süreç başlayana kadar tutuklaması” diye konuştu.

‘Türk Halkı Cesur Bir Direnç Gösterip Darbeyi Engelledi’

Kurtulmuş, ABD'de Pennsylvania eyaletinin Poconos bölgesinde yaşayan Gülen’le bağlantılı ordudaki bir grup askerin darbe girişimini düzenlediği yönünde ellerinde çok kuvvetli deliller olduğunu kaydetti.

Türk halkının 15 Temmuz’daki darbe girişiminde cesur bir şekilde direnç gösterip darbenin hayata geçmesini engellediğini belirten Kurtulmuş, "Halkın cesareti ve direnci ülke demokrasisini kurtardı” dedi.

ABD ile Türkiye arasında hukukçulardan oluşan ikili bir komisyon oluşturulduğunu ifade eden Kurtulmuş, ABD’ye gönderdikleri çok sayıda kanıtın incelenmesinin zaman alabileceğini söyledi.

CPT Heyeti Darbe Tutukluları ve Öcalan İçin Türkiye’deydi

Voice Of America’nın haberine göre; Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nden bir heyet, darbe sonrası, darbeyle ilgileri olduğu iddiasıyla tutuklananların durumunu görüşmek üzere Türkiye’yi ziyaret etti. Ziyaret sırasında darbe girişimi sonrası Abdullah Öcalan’ın durumu da konuşuldu.

CPT heyeti Türkiye’yi 29 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında ziyaret etti. ‘Özel’ olarak yapılan ziyarette, CPT heyetinde CPT Başkanı Mykola Gnatovsky Bölüm Başkanı Michael Neurauter CPT Sekreteri Elvin Aliyev ile Djordje Alempijevic, Julia Kozma ve Davor Strinoviç yer aldı.

Darbe girişimi sonrasında darbeye karıştıkları gerekçesiyle tutuklananların durumunu görüşmek üzere gelen heyet, İçişleri Bakanı Süleymen Soylu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve diğer bakanlık yetkilileriye biraraya geldi. Heyet ayrıca Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı bazı birimleri, Gölbaşı Özel Harekat Merkezi ile Ankara Sincan, İstanbul Silivri ve İzmir F tipi cezaevlerini ziyaret etti. CPT Heyeti ziyaretler sırasında çok sayıda tutuklu ile görüştü.

Heyetin gündeminde, 4 Nisan 2015’ten beri kimseyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan da vardı. Heyet, Türk yetkililerle yaptığı görüşmelerde, darbe sonrasında İmralı’da yaşanan gelişmeler ile Öcalan ve adada kalan diğer mahkumların durumu hakkında bilgi aldı.

Sivil Toplum Kuruluşları ile görüşen heyet Kasım ayında bir rapor yayınlayacak.

Suriye İçin Ateşkes Çabaları

Voice Of America’nın haberine göre; Suriye’de ateşkes sağlanması için Avrupa’da yoğun bir diplomasi trafiği başladı.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Amerikalı diplomatlar ateşkes müzakerelerinde Ruslar’ın bazı konulardaki tavırlarından duydukları hayal kırıklığını dile getirdiler.

Amerika Savunma Bakanı Ash Carter, İngiltere’de yaptığı açıklamada bugünkü haberlerin cesaret verici olduğunu, seçimi Rusya’nın yapacağını ve sonuçlarının sorumluluğunun da Rusya’nın olacağını söyledi.

Carter, Moskova’yı Suriye’de, Ukrayna’da ve siber alanda profesyonel davranmamakla suçladı, Rusya’nın uluslararası düzeni erozyona uğratma amacında olduğunu söyledi.

Müzakereler Devam Ediyor

Ulusal Güvenlik Danışmanı yardımcısı Ben Rhodes, Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un önümüzdeki günlerde görüşmeyi planladıklarını söyledi.

“En temel çekincelerimizi karşılamayacak anlaşmayı kabul etmeyeceğiz” diyen Rhodes, “Sanırım hızlı bir şekilde açığı kapatıp-kapatamayacağımızı göreceğiz” dedi.

Suriye muhalefetinin en önemli müzakere heyetinin koordinatörü Riyad Hijab, Ruslar ve Amerikalılar, Suriye halkının isteklerinden farklı konularda anlaşırsa, o anlaşmayı kabul etmeyiz dedi.

Önemli anlaşmazlık konularından biri Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ın geleceği. Muhalifler geçici yönetimin oluşturulması için planlanan 6 aylık müzakerelerin sonunda Esat’ın koltuğunu terketmesini istiyor.

Hijab, “Esat’ı geçiş sürecinde bir gün daha fazla tutmak söz konusu değil, Ruslar ve Amerikalılar bunu biliyor” dedi. Hijab, “Onlar Suriye halkının durumunu biliyorlar, bu talepten vazgeçmeyecekler,” dedi.

Suriye’de ateşkes G-20 Zirvesi sırasında Obama ve Putin arasında 90 dakika görüşülmüştü.

Rusya ve İran Esat’ı destekliyor.

 

Askeri Karışıklıklar

Bu arada Suriye Ordusu ile işbirliği içindeki Irak Şii milisleri Halep’in güneyine ek 1000 kişilik güç yerleştirdiğini belirtti.

Halep, Salı günü klor saldırısına maruz kalmıştı. Görgü tanıkları 100’den fazla kişinin Suriye jetinden fırlatılan bir füzenin ardından hastaneye kaldırıldığını kaydetti.

Bu arada Türkiye, 300’den fazla sivilin Cerablus’a döndüğünü açıkladı.

Çarşamba günü Rus Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Türkiye’nin Suriye’nin daha güneyine inmesinden uzak durması gerektiği belirtildi ve Ankara’nın hareketlerinin Suriye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü ile ilgili soru işaretleri yarattığı kaydedildi.

Suriye’de 5 yıldır süren savaşta yüzbinlerce kişi yaşamını yitirdi, 12 milyon kişi de evlerinden oldu.

Birleşmiş Milletler’e göre 28 Ağustos 5 Eylül arasında Hama’da 100 bin kişi daha evlerini terketmek zorunda kaldı.

‘Türkiye Rakka Operasyonu’nda Yer Alabilir’

Voice Of America’nın haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin gelecekte Rakka’nın IŞİD’den alınması konusunda Amerika ile ortak operasyona katılmaya hazır olabileceğini söyledi.

Türk medyasında yer alan haberlere göre Erdoğan G-20 Zirvesi dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada konunun, Çin’deki zirve sırasındaki görüşmelerinde Başkan Barack Obama tarafından gündeme getirildiğini söyledi.

Erdoğan, “Obama, Rakka konusunda ortak birşeyler yapmak istiyor, biz bunun bizim açımızdan sorun olmayacağını söyledik,” dedi.

Erdoğan, “Askerlerimiz bir araya gelsinler, ne gerekiyorsa yapılır’ dedik” şeklinde sürdürdü sözlerini.

Türk tankları, iki hafta önce IŞİD’i sınır bölgesinden uzaklaştırmak ve Kürt güçlerin ilerleyişini önlemek için Suriye’nin kuzeyine girmişti.

Amerikalı yetkililer Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine müdahalesini IŞİD ile mücadele çerçevesinde memnuniyetle karşılamış ancak YPG ile mücadele konusunda çekincelerini ortaya koymuştu.

IŞİD Ekonomik Çıkmaza Giriyor

Voice Of America’nın haberine göre; Uzmanlar son haftalarda Suriye ve Irak’ta stratejik kayıplar yaşayan IŞİD’in sadece askeri değil ekonomik alanda da büyük darbe aldığı görüşünde.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonuyla destek verdiği Suriyeli isyancılar, son iki yıldır IŞİD’in elinde olan ve lojistik anlamda çok büyük önem taşıyan sınır kenti Cerablus’u geri aldı. İslamcı örgüt Cerablus’u sadece bir yabancı savaşçıların geçiş noktası olarak değil, petrol ticareti için de kullanıyordu.

Konuyla ilgili yorum yapan Suriyeli araştırmacı Hurşit Alika, “IŞİD’in toprak kayıpları siyasi güç kaybına yol açıyor. Bu da beraberinde ekonomik çöküşü getiriyor,” dedi.

Şu anda Türkiye-Suriye sınırında sadece 40 kilometrelik bir şeridi kontrol altında tutan IŞİD’in, sınırdaki karaborsa faaliyetleri de büyük ölçüde azaldı.

Irak Kayyara’yı Geri Aldı

Geçtiğimiz haftalarda Suriye’de güç kaybeden IŞİD, Irak’ta da darbe aldı. Irak güçleri, petrol zengini Kayyara bölgesini IŞİD militanlarından temizledi. Militanlar kaçmadan önce petrol yataklarını ateşe verdi. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’ne ekonomik danışmanlık yapan Bewar Khansi, İslamcı örgütün Kayyara’yı kaybetmekle büyük bir ekonomik darbe aldığını söylüyor.

Khansi, Kayyara’daki kuyulardan günde 10 bin varil petrol çıkaran IŞİD’in, Kayyara ile birlikte milyonlarca dolar para kaybettiğini söylüyor.

Savaş cephelerindeki kayıplardan kaynaklanan ekonomik gerileme, IŞİD’in “halifelik” ilan ettiği bölge genelinde hissediliyor.

IŞİD, Suriye’de halifeliğinin başkenti olarak belirlediği Rakka’da büyük bir insan gücü kaybı yaşıyor. Suriye’deki IŞİD tacizlerini kayıt altına alan “Rakka Sessizce Katlediliyor” adlı grup, IŞİD tarafından zorla çalıştırılan kent sakinlerinin örgüt yönetimindeki topraklardan kaçmaya başladığını söylüyor. Grup yetkilileri, İslamcı örgütün idari bir krizle karşı karşıya kaldığını kaydediyor.

IŞİD Maaşları Kesti

Suriye yerel medyasında yer alan haberlere göre IŞİD, uğradığı ekonomik kaybı telafi etmek için yönetimi altında tuttuğu bölgelerdeki kamu çalışanlarının maaşlarında yüzde 50 kesinti yaptı. Örgüt, savaşçılarının maaşlarını da yüzde 20 oranında azalttı.

Amerika liderliğindeki koalisyon güçlerinin, Suriye’nin doğusundaki Deir Ezzor gibi IŞİD yönetimindeki petrol bölgelerine düzenlediği hava saldırıları da İslamcı militanları ekonomik sıkıntıya sokuyor. Suriyeli ekonomist Jowan Hemo, hava saldırılarının petrol üretimini neredeyse yüzde 90 oranında azalttığını söylüyor.

Öte yandan bölgeden gelen haberlere göre ekonomik dar boğaza giren IŞİD, nakit akışını sağlamak için yerel halkı haraca bağlamak, yeni vergiler koymak ve yurtdışıyla karaborsa ticaretini arttırmak gibi yöntemlere başvuruyor.

IŞİD’in, Suriye ve Irak’ta çatışan hemen hemen her grupla ekonomik işbirliği yaptığını belirten Hemo “Böyle olması çok doğal. Çünkü sonuçta hepsi iş yaparken aracı kullanıyor” şeklinde konuşuyor.

Suriyeli araştırmacı Alika ise, geleceği parlak görünmeyen IŞİD’in son dönemden nakit ve altın stokladığını söylüyor.

Uzmanlar, Irak’ta Musul ve Suriye’de Deir Ezzor gibi önemli petrol bölgelerini elinde tutan IŞİD’in ekonomisinin ne zaman çökeceğini tahmin etmenin zor olduğunu belirtiyor.

Almanya Bunları Konusuyor

08.09.2016

NATO’dan Kritik Ankara Ziyareti

NATO Genel Sektereteri Stoltenberg bugün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından Türkiye’ye kritik bir ziyaret gerçekleştirecek. Ziyaretin gündeminde NATO-Türkiye dayanışması ve Fırat Kalkanı operasyonu öne çıkıyor.

NATO’nun ikinci büyük gibi görünse de en büyük ordusu Türk ordusudur. Kabiliyet yeteneği Türk ordusunda neler olduğu, neler olacağı NATO’nun gündemindedir” diyen Bağcı, Türkiye’nin NATO üyeliğinden ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin tartışmaların da NATO’daki endişeleri artırdığını anlattı. Bağcı, “İşte bu yüzden Stoltenberg gelip; Türk ordusunda nasıl bir yapılanma oluyor onları öğrenecek. Türk ordusuna moral aşılayacak. Türk ordusunun NATO’nun ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekecek” dedi.

Bağcı’ya göre Stoltenberg’in ziyaretiyle birlikte Fırat Kalkanı harekatının da dünya kamuoyundaki algısı güçlenecek. ABD ile Türkiye’nin mevcut durumda ikili anlaşmalar doğrultusunda IŞİD’e karşı işbirliğine gittiğini hatırlatan Bağcı, “NATO’nun bu noktada Türkiye sınırının aslında kendi sınırı olduğunu söylemesi ve korunması gerektiğine dikkat çekmesi ittifak içindeki hareketlenmeyi artıracaktır. NATO’nun sınıra ilişkin henüz aldığı bir karar yok ancak Stoltenberg’in ziyaretiyle NATO’nun da sınırda etkin olduğu, olabileceği algısı güçlenecektir” yorumu yaptı. Türkiye’nin bir yandan ABD ile işbirliği yaparken, bir yandan da Rusya’yla işbirliğini güçlendirdiğini de hatırlatan Bağcı’ya göre; NATO-Rusya geriliminde Türkiye’nin ‘yumuşatıcı güç’ olarak önümüzdeki dönemde etkin olabileceği ihtimalinin yükseldiğini de söyledi. Bağcı’ya göre aslında tüm bunlar Türkiye’nin Batı’dan kopacağı, NATO’dan uzaklaşacağı tartışmalarını bertaraf edecek. Bağcı, “Ankara, bu ziyareti çok iyi değerlendirmeli. Bölgedeki konumunu güçlendirmeli” önerisini de getirdi.

“Güçlü Türk Ordusu İsteyecek”

Terör uzmanı, stratejist Nihat Ali Özcan da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in ziyaretinin taraflar için ne anlama geldiğini DW Türkçe'ye değerlendirdi. Özcan da Türk ordusunun NATO’nun en güçlü ordusu olduğuna dikkat çekerken, darbe girişimiyle bu orduda neler olduğu, sonrasında neler yapıldığına ilişkin değerlendirmelerin ittifakın gündeminde ön sıralara yükseldiğini söyledi. “TSK’dan toplu ihraçlar oluyor, emir-komuta zincirinde değişikliklere gidiliyor. Askerler tutuklanıyor. Bu gelişmeler de NATO’yu endişelendiriyor, meraklandırıyor” diyen Özcan, Türk ordusunun kapasitesinin NATO için de çok önemli olduğunu zaten herkesin bildiğine vurgu yaptı. Özcan, “Bu yüzden Stoltenberg, güçlü Türk ordusuna ihtiyaç olduğunu dile getirecektir. Türk ordusunun NATO için de kritik önemde olduğunu anlatacaktır. Beklentilerini dile getirecektir” dedi.

NATO’nun gündeminde Türkiye sınırıyla ilgili bir kararın olmadığını, kararların 28 üyenin oybirliğiyle alındığını hatırlatan Özcan, Stoltenberg’in Ankara ile NATO-Rusya gerilimini konuşma ihtimalinin daha güçlü olduğunu dile getirdi. Çünkü Özcan’a göre Ankara’nın Rusya’yla yakınlaşması NATO’nun ‘yakın takibinde’. “Elbette ki terörle mücadelede neler yapıldığı, neler yapılamadığı değerlendirilecektir ve IŞİD’e karşı strateji değerlendirmesi yapılacaktır” görüşündeki Özcan, ittifak üyeleri Fransa, Almanya, İngiltere gibi ülkelerin Suriye konusunda kendi milli politikaları doğrultusunda hareket ettiğine, henüz NATO çatısı altında bir uygulamanın sözkonusu olmadığına dikkat çekti.

NATO’nun strateji geliştirmek için Türkiye’nin de görüşlerini alacağını ve bu görüşleri ittifakın gündemine taşıyabileceğini anlatan Özcan, “NATO’dan hızlı bir karar beklemek doğru olmaz ancak Fırat Kalkanı harekatında NATO’nun Türkiye’yi ziyaret etmesi, dayanışma göstermesi taraflar açısından kuvvetli diyaloga işarettir. Bu diyalogun sonuçlarını da hep birlikte göreceğiz” yorumu yaptı.

Erdoğan Obama'nın Rakka Önerisini Açıkladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin'deki G-20 Zirvesi'nde ABD Başkanı Barack Obama ile IŞİD'le mücadelede muhtemel Rakka operasyonu konusunu ele aldıklarını açıkladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin'deki G-20 Zirvesi sonrası açıklamalarda bulundu. Hürriyet gazetesinin haberine göre Erdoğan, Obama ile yaptıkları görüşmenin ayrıntılarını anlattı. Obama'nın Ankara ile Rakka'da birşeyler yapmak istediğini belirten Erdoğan "Bizim açımızdan bir sıkıntı olmayacağını belirttik. 'Askerlerimiz bir araya gelsinler, ne gerekiyorsa bu yapılır' dedik" diye konuştu.

'Bölgede Var Olduğumuzu Göstermek Durumundayız'

Erdoğan, "Biz artık bölgede var olduğumuzu göstermek durumundayız. Eğer geri adım atarsak, oralara işte DAİŞ gibi, PKK gibi, PYD gibi YPG gibi terör örgütleri yerleşir. Benzer riskler Irak için de söz konusu. Orada da PKK kendine yer edinmeye çalışıyor" dedi.

Türkiye'ye, Suriye'de herhangi bir müdahale olmadığını vurgulayan Erdoğan, El Rai ve Cerablus'ta rahat çalışıldığına işaret etti. "Türkiye'nin güvenlik güçleri bütün bu cephelerde gereken mücadeleyi verebilecek güce ve kararlılığa sahiptir" ifadelerini kullanan Erdoğan, "15 Temmuz sürecinde tutuklamalar da oldu ama ordumuz daha güçlü hale geldi. En azından askerlerimize bir özgüven geldi. Cerablus operasyonu, kararlılığımızın en önemli ifadesiydi. Bunu da başarılı bir şekilde, özel kuvvetler ve diğer askeri birliklerimiz gerçekleştirdi."

Rakka'nın Önemi

Fırat Nehri kıyısında yer alan Rakka, 2013 yılında terör örgütü IŞİD'in kontrolüne girdi. Cihatçılar 2014 yılında Rakka'yı başkent ilan etti. Gözlemciler, Rakka'nın geri alınmasının IŞİD'le mücadelede dönüm noktası olacağına işaret ediyor.

'90 kilometrelik alandan DAİŞ temizlendi'

Türkiye “Fırat Kalkanı” operasyonunu 24 Ağustos'ta başlattı. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, "Operasyon başarılı bir şekilde devam ediyor. DAİŞ mensupları sınırlarımızdan temizlendi. 90 kilometrelik alandan DAİŞ temizlendi" açıklamasında bulunmuştu.

Avrupa Konseyi: OHAL Yakında Kaldırılabilir

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland Türkiye’de 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL’in yakında kaldırılabileceğinin ihtimal dahilinde olduğunu belirtti.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland Die Welt gazetesine verdiği demeçte, "Türkiye’de üç aylığına ilan edilen OHAL’in ekim ayı ortasında yeniden uzatılacağına ilişkin işaretler görünmüyor, o yüzden uzatılacağına ihtimal vermiyorum“ diye konuştu. Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 20 Temmuz günü ülkede üç ay süreyle olağanüstü hal ilan etmişti.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi Toplantısı İçin Strasbourg‘a gelmesini "önemli bir sinyal“ olarak değerlendirdi. Jagland, "Bu ziyaretin, Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi gibi konularda Avrupa ile işbirliği yapmasını ve insan hakları ile temel özgürlüklerin korunmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi’ni tanıdığını ortaya koyduğunu" belirtti.

'Yargılamalarda Hukuk Devleti Standartlarına Dikkat Edilmeli'

Genel Sekreter Jagland, Avrupa Konseyi'nin Türkiye'nin darbe girişimi nedeniyle yargılanacakların duruşmalarına gözlemci olarak katılmayacağını ancak darbe yaptıkları şüphesi altında bulunan kişilerin yargı sürecinde hukuk devleti standartlarına dikkat edilmesi doğrultusunda Türkiye hükümetine tavsiyelerde bulunabileceğini, böylece yargılananların haklarının korunmasına yardımcı olunacağını da sözlerine ekledi.

47 üyeli Avrupa Konseyi özellikle demokrasi ve insan hakları konusunda faaliyet gösteriyor. Türkiye Konsey‘in 1950'den bu yana üyesi.

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1307-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 745 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)