Dış Basın | 09 Eylül 2016

|

Dünya Bunları Konuşuyor



09.09.2016 Çin Bunları Konuşuyor

 

Çin’in Hem İthalatı Hem İhracatı Arttı

Çin'in yuan bazında ihracatının Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,9 arttığı açıklandı.

Çin Gümrükler Genel İdaresi tarafından bugün yayımlanan verilere göre, aynı dönemde ithalatta da yüzde 10,8 genişleme kaydedildi. Dış ticaret fazlası ise Ağustos ayında yüzde 5,1 daralarak 51,9 milyar dolara geriledi.

Ağustos ayında Çin'in en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği oldu. Avrupa Birliği'ni sırasıyla ABD ve ASEAN takip etti.

 

Başbakan Li’den ASEAN+3 İş Birliğine Yönelik Öneriler

Çin Başbakanı Li Keqiang, Laos'ta düzenlenen toplantıda ASEAN+3 işbirliğine ilişkin önerilerde bulundu.

ASEAN–Çin, Japonya ve Kore Cumhuriyeti (10+3) 19'uncu Liderler Toplantısı dün Laos'un başkenti Vientiane'de yapıldı.

Başbakan Li Keqiang, toplantıda yaptığı konuşmada altı konuda öneriler ortaya koydu.

Finans güvenliği işbirliğinin güçlenmesi gerektiğini söyleyen Li Keqiang, ticaret ve yatırım işbirliğinin derinleştirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Yoksulluğun azaltılması ve tarım alanlarındaki işbirliğinin önemine de vurgu yapan Başbakan Li, ülkeler arası bağlanabilirliğin inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Li Keqiang, ayrıca endüstriyel kapasite işbirliğinde inovasyon yapılması ve kültürel temasların yoğunlaştırılması önerilerinde bulundu.

 

Çin’den KDHC’nin Nükleer Denemesine Tepki

Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin son nükleer denemesine sert tepki gösterildi.

KDHC, bugün sabah saatlerinde beşinci nükleer denemesini gerçekleştirdi. Devlet televizyonu, nükleer savaş başlığının denendiğini bildirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, KDHC'nin nükleer denemesine kararlılıkla karşı çıkıldığı vurgulandı.

 

Li Keqiang Avustralya Başbakanı Turnbull İle Görüştü

Çin  Başbakanı Li Keqiang, dün Laos'un başkenti Vientiane'de Avustralyalı mevkidaşı Malcolm Turnbull bir araya geldi.

Li Keqiang, önemli ticaret ortakları olan Çin ve Avustralya'nın ticari korumacılığa karşı çıkması gerektiğini kaydetti.

İki tarafın inovasyon ve yatırım gibi alanlarda işbirliğini derinleştireceğini söyleyen Başbakan Li, karşılıklı yarara dayalı bir ticaret ortamının yaratılacağını söyledi.

Güney Çin Denizi sorununa da değinen Başbakan Li Keqiang, sorunun olumlu yönde geliştiğini ifade ederek, Avustralya'nın da Çin-ASEAN ilişkilerinde yapıcı rol oynamasını istedi.

Malcolm Turnbull da Avustralya'nın Güney Çin Denizi sorununda Çin ile ASEAN arasında yapılan müzakerelerden olumlu sonuçlar çıkmasını dilediğini belirtti.

Avustralya'nın Güney Çin Denizi sorununda tarafsız olduğunu söyleyen Turnbull, Güney Çin Denizi'nde barış ve istikrarın sağlanmasını diledi.

 

Liu Zhenming: Doğu Asya Zirvesinde İşbirliğine Odaklanıldı

Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Zhenming, Doğu Asya Zirvesi'nde işbirliğine odaklanıldığını, tarafların Güney Çin Denizi sorununda fikir birliğine vardığını açıkladı.

Liu Zhenming, dün Doğu Asya Zirvesi'nin ardından yaptığı açıklamada, zirveye katılan ASEAN liderleriyle Güney Çin Denizi'nde barış ve istikrarın korunması üzerinde etkili görüşmeler gerçekleştirildiğini ve uzlaşıya varıldığını kaydetti.

Liu, Temmuz 2017'de düzenlenecek Çin-ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde iki tarafın "Güney Çin Denizi Taraflar Eylem İlkeleri"nin çerçevesini tamamlayacağını vurguladı.

Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu, ayrıca Güney Çin Denizi sorununa dair tahkim kararını ilerletmeyi amaçlayan iki ülkeyi de eleştirdi.

Liu Zhenming, bu ülkelerin girişimlerinin uygunsuz olduğunu ve anlaşmazlıkların diyalog ve müzakere yollarıyla çözülmesi ilkesine aykırılık taşıdığını kaydetti.

 

09.09.2016 İran Bunları Konuşuyor

 

Kasımi: Bahreyn Dışişleri Bakanı Kaygılarını Ülkesinin İçişlerine Saklasın

Twitter sayfasından açıklamada bulunan İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Kasımi, Bahreyn dışişleri bakanı Şeyh Halit Bin Hamd Ali Halife’nın, hac ibadetinin İran tarafından siyasileştirildiğine dair sözlerine tepki olarak, Bahreyn dışişleri bakanına, bölgedeki hatalı yönetimlerinin emirlerine yerine getirmek yerine, tek yönlü bakış yerine ve tekrarlanmış eski tutumların yerine kaygılarını ülkesinin içişlerine saklaması tavsiyesinde bulundu.
Kasımi, Bahreyn Dışişleri Bakanına geçen seneki Mina facina değinmeden Müslümanların en önemli ibadetine ve de İslam dünyasında ayrışmadan kaçınma tavsiyesinde bulundu.

 

İran-Umman İlişkileri Bölgeye Örnektir

Dini, Kültürel, Tarihi ve komşuluk, komşularla ilişkileri İran için öncelikli yapmakta fakat bölge düşmanları dost ve komşu ülkelerin ve İran ile Umma’ın güvene dayalı samimi ilişkilerini görmekten rahatsızlık duymaktalar.
Umman Dışişleri Bakanı Hamud Bin Faysal Elbu Saidi’nin geçen haftaki Tahran ziyareti ve İran dışişleri bakanı Mohammad Cevad Zarif ve içişleri bakanı Abdülrıza Rahmani Fezli ile görüşmeleri iki dost ülkenin siyasi, ticari, ekonomik, güvenlik alanında ilişkilerinin gelişmesine sebep oldu.
Fazli, İran’ın bölge ülkelerle ilişkilerinde komşu ülkelerin öncelik taşıdığını belirterek, komşularla dini, tarihi, kültürel ve komşuluk komşularla ilişkilerin öncelik taşımasına sebep olduğunu ifade etti.
Bölge halklarının düşmanlarının dost ve komşu ülkelerin birliğini istemediğini ifade eden Fazli, ‘’Ortak menfaatler ve Akılcılık komşularla ilişkilerin gelişmesini emr etmekte ve İran-Umman’ın güvene dayalı ilişkileri diğer ülkeler için örnek teşkil edebilir’’ dedi.
Umman İçişleri Bakanı da iki ülke ilişkilerini köklü, derin ve eski olduğunu belirterek, ilişkilerin bölgede örnek sayılacağını ifade etti.
İki ülke ticaret hacmi geçen yıllarda 500 milyon dolardı, ambargoların kalkması sonrası dönemde bu rakamın ciddi artış göstereceği beklenmektedir.
İki ülkenin İran nükleer programı ve Yemen krizinin barışçıl yollarla çözümü İran ve Yemen’in en önemli barış isteme örnekleridir.
Umman halkının nükleer İran’dan korkmadığı ve Suudilerin İslam’a karşı davranışını Umman için nükleer İran’da daha tehlikeli olduğunu düşündüğü bildiriliyor.

 

UAEK: İran KOEP Çerçevesindeki Tüm Taahhütlerini Yerine Getirdi

UAEK Başkanı Yukiya Amano tarafından yayınlanan raporda UAEK denetçileri tarafından yapılan incelemelerde İran’ın KOEP çerçevesindeki tüm taahhütlerini yerine getirdiği bildirildi.
Amano’nun UAEK yönetim kurulu 35 ülke temsilcilerine sunulan 5 sayfalık raporunda, İran’ın nükleer tesisleri ve nükleer faaliyetleri ile ilgili bilgiler verildi.
Rapor UAEK yönetim kurulunun gelecek oturumunda ele alınacaktır.

 

Necefi: Amano, İran’ın KOEP Çerçevesinde Yaptıklarını Onayladı

İran İslam Cumhuriyetinin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) nezdindeki daimi temsilcisi Rıza Necefi, UAEK Başkanı Yukiya Amano’nun raporunda İran’ın taahhütlerini yerine getirdiğini belirtti.

Necefi yaptığı açıklamada, Amano’nun İran’ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) taahhütlerini yerine getirdiğini onayladığını ifade etti.
Amano’nun UAEK yönetim kurulu 35 ülke temsilcilerine sunulan 5 sayfalık raporunda, İran’ın nükleer tesisleri ve nükleer faaliyetleri ile ilgili bilgiler verildi.
Rapor UAEK yönetim kurulunun gelecek oturumunda ele alınacaktır.

 

09.09.2016 Rusya Bunları Konuşuyor

 

Lavrov ve Kerry Suriye Anlaşması İçin Bir Kez Daha Cenevre’de Buluştu

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD'li mevkidaşı John Kerry, ülkelerinin, Suriye'deki askeri eylemlerini koordine etmesine izin verecek bir anlaşmayı şekillendirmek için İsviçre'nin Cenevre kentinde bir kez daha bir araya geldi.

Lavrov, Kerry'yle yapacağı görüşme için önceki gece Cenevre'ye gitmişti. TASS'a bilgi veren diplomatik bir kaynak Kerry'nin de bu sabah Cenevre'ye vardığını söylemişti.
Suriye'deki şiddet olaylarının durmasını sağlayacak bir anlaşmanın detaylarını belirlemek için 26 Ağustos'tan beri, biri İsviçre'de ikisi Çin'de olmak üzere üç kez bir araya gelen Lavrov ve Kerry, Cenevre'de gerçekleştirdikleri son görüşmelerinin ardından anlaşmaya yakın olduklarını fakat tüm detaylarına şekil verilmeden bu anlaşmayı ilan etmek istemediklerini söylemişti. 
 

Papa 16.Benedict: En Hassas Ziyaretimi Türkiye’ye Yapmıştım

Şubat 2013'te istifa ederek başta Katolikler olmak üzere tüm dünyada şok etkisi yaratan Papa 16. Benedict, Papalık görevi süresince yaşadığı tecrübeleri bir kitapta anlattı. Benedict, görevi süresince 'en hassas ziyareti Türkiye'ye yaptığını belirtti.
Alman gazeteci Peter Seewald'la söyleşisi bugün çıkan 'Son Sohbetler' (Ultime Conversazioni) başlıklı kitapta yayımlanan eski Papa, görevi süresince en 'hassas' ziyareti Türkiye'ye yaptığını söyledi. Sağlık sorunları gerekçesiyle Papa'lıktan ayrılmasının ardından yaklaşık 3 yıldır Vatikan'daki Mater Ecclesiae Manastırı'nda yaşayan 89 yaşındaki 16. Benedict (Joseph Ratzinger) görevi süresince baş etmek zorunda kaldığı skandallardan, Katolik Kilisesi'ndeki reform çabalarına kadar birçok konuda soruları yanıtladı.
 

Kilis’e Roket Saldırısı

Kilis'te Şıh Mehmet Türbesi yakınlarına roket mermisi atıldı. Suriye'den ateşlenen ve boş araziye düşen roket mermisi, can ya da mal kaybına neden olmadı

Suriye'den ateşlenen roket mermisi sabah, sınıra yakın Bölük Mahallesi'ndeki Şıh Mehmet Türbesi yakınlarındaki araziye düştü. Olayda can ya da mal kaybı olmazken, roket mermisinin düştüğü alanda çukur oluştu. Jandarma ekipleri, bölgeyi güvenlik çemberine aldı. Roket mermisi parçaları incelenmek üzere uzman bir ekip tarafından toplandı.
Sınırda konuşlu Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri, koordinatları belirlenen hedefleri, Fırtına obüsleri ve çok namlulu roketatarlarla ateş altına aldı. Kilis'te Suriye'de IŞİD'in kontrolündeki bölgeden yapılan roketli saldırılarda şimdiye kadar 22 kişi hayatını kaybetti.

 

Diyarbakır’da 13 Mahallede Sokağa Çıkma Yasağı

Diyarbakır'ın Lice, Hani ve Kocaköy ilçelerine bağlı 13 mahallede, terör örgütü PKK'ya yönelik operasyon dolayısıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Lice, Hani ve Kocaköy ilçeleri mülki sınırları içerisinde bulunan dağlık ve ormanlık alanda faaliyet yürüten aralarında üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen teröristleri etkisiz hale getirmek, sığınak, barınak, depo alanlarını ve uçaksavar mevziilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla operasyon düzenleneceği belirtildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi: "Operasyon icra edilen bölgelerde halkın can ve mal güvenliğini sağlamak maksadıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri uyarınca Lice ilçesine bağlı, Güçlü, Gökçe, Ziyaret, Uçarı, Serince, Çağdaş, Kayacık, ve Esenler Mahallesi, Hani'ye bağlı Kırım, Gömeç ve Yayvan Mahallesi, Kocaköy’e bağlı Şaklat ve Yazıköy Mahallesinde sivil vatandaşların zarar görmemesi amacıyla 09 Eylül 2016 Cuma günü saat 05.00'den geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar bu bölgelerde sokağa çıkma yasaklanmıştır." Söz konusu yasağa vatandaşların uyması kendi can ve mal güvenlikleri yönünden önem arz ettiğine yer verilen açıklamada, yasağın bitim süresinin ayrıca duyurulacağı bildirildi.

 

Trump: O Zaman Başkan Olsaydım 11 Eylül Yaşanmazdı

ABD'de Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump, 2997 kişinin ölümüne neden olan 11 Eylül 2001'deki İkiz Kuleler Saldırısı'nın yıldönümüne 3 gün kala "O dönemde ben başkan olsaydım 11 Eylül hiç yaşanmazdı, Usame Bin Ladin de çoktan ölmüş olurdu" dedi.

ABD'de kasım ayında yapılacak olan başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçilerin adayı olan milyarder işadamı Donald Trump, kendisinin 11 Eylül 2001 tarihinde başkan olması durumunda Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılmasıyla sonuçlanan İkiz Kuleler Saldırısı'nı ülkenin hiç yaşamamış olacağını söyledi. Saldırının 15. yıldönümüne 3 gün kala Cleveland'daki bir okulda konuşan Trump, "Ben olsaydım terörle mücadeleye çok daha fazla önem verirdim. El Kaide'nin lideri Usame bin Ladin 11 Eylül'den çok daha önce ölmüş olurdu" ifadelerini kullandı.
 

09.09.2016 Almanya Bunları Konuşuyor

AB’den Türkiye'deki Mültecilere Yardım Kartı

Avrupa Birliği Türkiye’deki Suriyeli mültecilere doğrudan yardıma hazırlanıyor. Dağıtılacak elektronik kartları, mülteciler gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılaşamak için kullanacak.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye’deki Suriyeli mültecilere doğrudan yardım için 348 milyon euroluk fon ayırdı. AB Komisyonu’nun İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Christos Stylianides perşembe günü Brüksel’de yaptığı açıklamada, bunun AB’nin en büyük insani yardım programı olduğunu söyledi.

Acil Durum Sosyal Güvenlik Ağı olarak planlanan uygulamadan, yaklaşık bir milyon Suriyeli mültecinin yararlanması hedefleniyor. Ekim ayından itibaren verilecek çipli elektronik kartlar ile mültecilerin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması planlanıyor. Ancak Stylianides verilecek miktara ilişkin açıklama yapmadı. Miktarın her mültecinin ihtiyacına göre belirleneceğini belirten Stylianides, ailelere örneğin eğitim giderlerinin karşılanması için ek para verileceğini söyledi.

 

Dünya Gıda Programı İle İşbirliği

Stylianides bu yardım sayesinde insanların onurlu bir yaşam sürmesini istediklerini dile getirdi. Ayrıca paranın direkt olarak dağıtılmasının idarî masrafları azalttığını belirten Stylianides, bu uygulamanın Türkiye’deki esnafa da faydası olacağını ifade etti.

AB bu uygulamayı Dünya Gıda Programı ile birlikte gerçekleştirecek. AB Komisyonu temsilcisi Stylianides, planlamaya Türk tarafının da katıldığını vurguladı.

Türkiye ile AB arasında geçen mart ayında imzalanan mülteci anlaşmasında, AB’nin Türkiye’deki yaklaşık 3 milyon Suriyeli mülteci için 3 milyar euro yardım vermesi öngörülüyor. Yeni başlatılacak program için ayrılan bütçe bu yardımın bir bölümünü oluşturuyor. Program, AB ile üye ülkelerin yaptığı malî yardımdan karşılanıyor.

 

Yunanistan 49 Sığınmacıyı Daha Türkiye’ye Gönderdi

Yunanistan yine yasadışı yollardan ülkeye giren sığınmacıları gruplar halinde Türkiye’ye gönderdi. 49 sığınmacı arasındaki beş Suriyeli sığınmacının kendi istekleriyle Türkiye’ye gitmek istedikleri belirtildi.

Yunanistan, ülkeye yasadışı yoldan giriş yapmış olan sığınmacıların bir kısmını daha Türkiye'ye geri gönderdi. Yunanistan Sahil Koruma'dan bir sözcünün Alman haber ajansı dpa’ya verdiği bilgiye göre, perşembe günü itibariyle Türkiye'ye gönderilen toplam sığınmacı sayısı 49 olarak açıklandı. Bunlar arasında beş Suriyeli sığınmacının da bulunduğu belirtildi. Suriyelilerin Yunanistan‘da sığınma başvurusunda bulunmak istemediği ve Türkiye’ye gönderilmek istendikleri öğrenildi.

Sahil Koruma yetkilileri 13 sığınmacının Midilli’den Dikili’ye, beşinin Sakız adasından Çeşme’ye, 13'ünün de Güllük limanına teknelerle sevk edildiğini açıkladı. Yetkililer söz konusu göçmenlerin Afganistan, Pakistan, İran, Ürdün ve Myanmar'dan olduklarını, bunların Yunanistan'da sığınma başvurusunda bulunmadıklarını da bildirdi. Yunanistan'dan 4 ve 8 Nisan günleri de toplam 325 sığınmacı sınırdışı edilmişti.

 

489 Kişi Geri Gönderildi

Yunanistan, sınırdışı uygulamalarının AB ile Türkiye arasında imzalanan mülteci anlaşması çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtti. Söz konusu anlaşma yasadışı yoldan Yunanistan’a geçmiş olan sığınmacıların Türkiye’ye sınırdışı edilmesini öngörüyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana toplam 374 kişinin Türkiye’ye gönderildiği kaydedildi.

4 Nisan‘dan bu yana Türkiye’ye gönderilen her bir Suriyeli karşılığında Türkiye’den bir Suriyeliyi yasal yoldan AB ülkelerine giriş yapabiliyor. Yunanistan polisi bu anlaşma uyarınca Türkiye’ye şimdiye dek 489 kişinin geri gönderildiğini açıkladı.

Midilli, Sisam, İleryoz (Leros) ve İstanköy (Kos) adalarındaki sığınmacı kabul merkezlerinde yaklaşık 12 bin 700 mültecinin bulunduğu ancak merkezlerin sadece 7 bin 500 kişiyi alacak kapasitede inşa edildiği belirtildi. Son 24 saat içinde bu merkezlere 140 yeni sığınmacı geldiği bildirildi.

 

Türk Yargısında Hakim - Savcı Sıkıntısı

Türkiye'de 15 Temmuz sonrası hakim ve savcıların beşte birinden fazlası görevden alındı. Bu durum, adliyelerde varolan sorunları daha da arttırdı. Yeni yargıç ve savcı alımları için staj süresinin kısaltılması gündemde.

Türkiye’de adli yılın başladığı 1 Eylül günü 543 yargıç ve savcının daha görevden alınmasıyla 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevden alınan yargıç ve savcıların toplam sayısı yaklaşık 3 bin 400’e yaklaştı. Toplam 15 bine yakın yargıç ve savcı vardı. Dolayısıyla beşte birden fazlası Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla görevden uzaklaştırılmış durumda.

Hükümet yetkililerinin yargının süratle işlemesi için gereken önlemlerin alınacağını söylemiş olmasına karşın, bu durum, şimdiden adliyelerde sıkıntılara yol açmış durumda. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi eski başkanı avukat Zeynep Ceren Boztoprak’a göre “çok ciddi bir tıkanıklık" yarattı.

 

"Boşanma Davasına Bakacak Hakim Yok"

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan avukat Boztoprak, “Örneğin, bir boşanma davası ya da işçi alacağı davasını bile görecek hakim yok adliyelerde. Türkiye’de dava yükünden, dosya fazlalığından dolayı adaletli yargılama zaten yapılamıyor. Şimdi bir de böyle bir tıkanıklık yaşanması, dosyaların sonuçlanma süresini çok ciddi biçimde uzatacak, öyle görünüyor” diyor.

Avukat Boztoprak, yargıda yapılan operasyonun hukuka uygun olması koşuluyla gerekli olduğunun da altını çiziyor: “Hukuka aykırı işlem yapan ya da darbe girişimiyle alakalı bir hakim veya savcı hakkında, tabii ki soruşturma yapılması gerekir. Hakim-savcı açığı olacak demek doğru değil.”

Hükümete göre, binlerce yargıç ve savcının görevden alınması, “Türk yargısını esaretten kurtarma operasyonu”ydu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık 10 gün sonra yaptığı bir açıklamada, bu operasyonu şöyle anlatıyordu: “Yargının bağımsızlığını koruma-kollama operasyonudur. Tarafsızlığını yitirmiş, artık Fethullah Gülen’e esir olmuş, aklını rehin etmiş bir yapıyı yargıdan temizleyerek, onun yerine anayasasına, yasalarına ve hukuka bağlı bir yapıyı oluşturmaktır.”

 

Üç Bin Kişi Alınacak

Kuşkusuz yeni yargıç ve savcı alımları hükümetin gündeminde. HSYK, geçen hafta 956 hakim ve savcının mesleğe kabulüne karar verdi. Geçen hafta yayınlanan bir kanun hükmünde kararnameyle, emekli hakim ve savcılara 2 ay içinde başvuru yapmaları koşuluyla mesleğe dönüş yolu açıldı. Adalet Bakanlığı, Kasım ayında 1500 yargıç ve savcı adayı alımı için yapılması planlanan sınavda, 3 bin kişinin alınacağını ilan etti.

Başbakan Binali Yıldırım, geçen hafta hükümetinin 100. günü nedeniyle yaptığı basın toplantısında, 20 Temmuz’dan bu yana bölge idare mahkemelerinin çalışmaya başladığını söyledi. Böylece bazı davaların Yargıtay ya da Danıştay’a gitmeden, temyiz aşamasının bu mahkemelerde görülmesinin yargıyı hızlandıracağını söyledi.

Pek çok hukukçu, istinaf mahkemeleri de denilen bu mahkemelerin açılmasına olumlu yaklaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul milletvekillerinden avukat Sezgin Tanrıkulu da bu görüşte olanlardan. Ancak Tanrıkulu, yargıç ve savcı eksikliğinin bu mahkemelerin işleyişini de zorlaştıracağanı belirtiyor.

Tanrıkulu, DW Türkçe’nin sorularını yanıtlarken, şöyle devam ediyor: “Türkiye gibi yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda büyük şüphelerin olduğu ve yargıçların göreve başlamasından, atanmasına ve terfisine kadar birçok alanda tarafsız ve bağımsız olunmadığı bir ortamda ne kadar başarılı olacağını uygulamada göreceğiz.”

CHP milletvekili Tanrıkulu, yargıç ve savcı açığının kapatılması konusunda kendisi açısından en iyi önerinin, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun geçen haftaki önerisi olduğunu söylüyor. Tanrıkulu, “5 veya 10 yılını doldurmuş avukatlar arasından bir seçim yapmak, mesleğe kabul etmek en doğru yoldur” diyor. Ancak, bu seçimin objektif yapılması gerektiğinin altını önemle çizdiğini belirtiyor.

 

Staj Süreleri Kısalacak

Türkiye’de 100 bin civarında avukat var. Yargıç ya da savcı olabilmek için, hukuk fakültesi mezunları başvuru yapabiliyor. Adaylar, Adalet Bakanlığı tarafından açılan yazılı ve sözlü sınavı kazandıktan sonra, 2 yıllık bir eğitim, staj ve yeni bir sınav sürecine tabi tutuluyor. Başarılı olanların ataması, HSYK tarafından yapılıyor.

Adalet Bakanı Bozdağ, Temmuz ayında staj süresinin bir yıla ya da daha altına düşürülebileceğini söylemişti. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar ve Yönetim Kurulu eski üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski raportörü Profesör Osman Can, bunun yargı kalitesi açısından ciddi sıkıntılar doğuracağı görüşünde.

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Profesör Can’ın bu konudaki görüşleri şöyle: “Çünkü, yeterli deneyime sahip olmayan ve yeterli hizmet içi tecrübe kazanmayan kişiler, çok hızlı bir şekilde kürsüye geçip, adalet dağıtmaya çalışacaklar. Yeteri kadar deneyime sahip olmayan kişilerin, hukuku doğru bir şekilde uygulayabilmesi her zaman mümkün olmuyor. Yargıda deneyim çok önemli.”

 

09.09.2016 Amerika Bunları Konuşuyor

 

Obama ve Trump Arasında Putin Tartışması

Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Başkan Barack Obama’dan daha iyi bir lider olduğunu söyledi.
NBC’nin haber forumunda Demokrat aday Hillary Clinton’dan ayrı olarak mülakat veren Trump, başkan olarak Putin ile çok iyi ilişkiye sahip olacağını düşündüğünü belirtti. Trump, Amerika ve Rusya’nın IŞİD’i yenme konusunda ortak amaçları olduğunu söyledi.
Trump, “Rusya IŞİD’i bizim kadar yenmek istiyor, Rusya ile ilişkimiz olursa IŞİD’i yok etmek için birlikte çalışmak mükemmel olmaz mı?” ifadelerini kullandı.
Obama ASEAN Zirvesi için bulunduğu Laos'tan ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, "Trump ağzını her açtığında, başkanlık için yeterli nitelikte olmadığını kanıtlıyor" dedi.

Obama "Ne konuştuğunuzu bilmek ve ev ödevinizi iyi yapmak zorundasınız. Ağzınızdan çıkan kelimeler üzerinde düşünülmüş ve uygulanabilir politikaları yansıtmalı" dedi.

Obama ayrıca kamuoyu ve basını "Trump'ın çelişkili, mantıksız ve bilgisiz görünen açıklamalarını" dinleyip sorgulamaya çağırdı.

Putin, geçen yılın sonunda yaptığı basın toplantısında Trump için "parlak ve yetenekli biri" demişti.

 

Obama İlk Kez Bir Amerikalı Müslümanı Hakim Adayı Gösterdi

Ülkedeki en büyük Müslüman hakları örgütü Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi CAIR, Başkan Barack Obama’nın Abid Riaz Qureshi’yi Washington’da mahkemeye aday göstermesini memnuniyetle karşıladı.

Amerika’da federal yargıç olarak görev yapacak ilk Müslüman Amerikalı olan Qureshi, başkent Washington’da bir hukuk bürosunda çalışıyor. Qureshi ayrıca Yasal Etik Komite üyesi.

CAIR tarafından yapılan açıklamada, “Abid Qureshi’nin adaylığı bazılarının bölünme ve kavga aradığı bir zamanda yerel Müslüman toplumuyla çeşitliliğe ve karşılıklı saygıya değer veren Amerikalılar tarafından memnuniyetle karşılanmıştır” denildi. CAIR direktörü Nihad Awad, “Eğer onaylanırsa Qureshi vatandaşlarına ve ulusuna hizmet eden yüzbinlerce Müslüman Amerikalı’ya katılacak” dedi.

 

Carter ve Işık’ın Görüşmesinde Rakka İçin Yerel Güçler Vurgusu

Amerika Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamada, Ash Carter ile Fikri Işık’ın Londra’da Birleşmiş Milletler Barış Gücü Savunma Bakanları Toplantısı sırasında biraraya geldikleri belirtildi.

Görüşmede Carter, Amerika ile Türkiye arasındaki uzun dönem stratejik ortaklığa desteğini yineledi ve Amerika’nın ortak tehditler karşısında Türkiye ile yanyana durmaya devam edeceğini belirtti.

Carter ayrıca Fikri Işık’a Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığı ve Türkiye’nin IŞİD ile mücadeledeki kritik desteği için teşekkür etti.

Açıklamada ayrıca iki bakanın Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde IŞİD’e karşı başarısını konuştukları belirtildi. Ash Carter, IŞİD’in Türkiye sınırından temizlenmesi konusunda Amerika’nın desteğinin devam edeceği konusunda güvence verdi.

Pentagon açıklamasına göre ayrıca iki bakan, Rakka’nın alınmasının önemine dikkati çekti ve bunda yerel güçlerin merkezi bir rol oynamasının gerektiğini vurguladı.

Görüşmede iki bakan ayrıca sürekli iletişim halinde olma konusunda da anlaşmaya vardı.

 

ABD: “Sınırlarını Korumak Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Çıkarına”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, sınırlarını korumak ve IŞİD’i sınırlarından defetmenin Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarına olduğunu söyledi.

Toner günlük basın brifinginde, Rusya’nın Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı’na dair endişeler dile getirmesi hakkında bir soruyu yanıtlarken, “Eylemlerinin meşruiyeti konusunda Türk hükümetinin adına konuşamam ama daha önce de dile getirdiğimiz şekilde şunu söyleyebilirim; Suriye’de IŞİD’e karşı attığımız adımların ABD’nin, müttefiklerimiz ve ortaklarımızın çıkarına olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin de aynı pozisyonu paylaştığını düşündüğünü ifade eden Toner, “Sınırlarını korumak ve IŞİD’i sınırlarından defetmek onların da ulusal güvenlik çıkarına” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Türk askerlerinin Suriye içerisindeki ilerleyişinden endişe duyduğunu belirtmişti. Moskova, Türkiye’nin adımlarının “Suriye’deki askeri ve siyasi durumu daha da karışık hale getirebileceği” uyarısında bulunmuştu.

 

Amerika’nın Üçüncü Büyük Bankasına 185 Milyon Dolarlık Ceza

California’da federal yetkililer Wells Fargo Bankası’na 185 milyon dolar ceza kesti. Cezanın nedeni banka çalışanlarının satış rakamlarını karşılamak için yasa dışı olarak müşterileri adına milyonlarca yetkisiz hesap açması.

Merkezi San Francisco’da bulunan banka Müşteri Mali Koruma Bürosu’na 100 milyon dolar, Para Kontrol Ofisi’ne 35 milyon dolar ve 50 milyon dolar da Los Angeles kentine verecek. Banka ayrıca zarar gören müşterilere de ödeme yapacak.

Bunun Los Angeles kentinde verilen en yüksek ceza olduğu belirtiliyor.

 

09.09.2016 İngiltere Bunları Konuşuyor

 

Reuters: Suriyeli Kürtler Kamışlı'yı Başkent İlân Etmeyi Planlıyor

Reuters haber ajansına konuşan bir Suriyeli Kürt siyasi yetkili, ülkenin kuzeyinde kurduklarını belirttikleri federal yapının taslak anayasasının hazır olduğunu ve Kamışlı'yı da başkent olarak düşündüklerini söyledi.

Yetkili, kuzey Suriye federal yapılanmasının anayasasının Ekim ayı başlarında hazır olacağını söyledi.

Türkiye'nin başlattığı 'Fırat Kalkanı' harekâtı sonrasında Suriye'nin kuzeyindeki kantonları birleştirme hedefinden vazgeçmediklerini ifade eden Suriyeli Kürt siyasi, Menbic'in de federal yapının bir parçası olmasını öngördüklerini kaydetti.

Türkiye, Suriye'deki Kürt silahlı gücü YPG'nin Fırat'ın doğusunda kalması gerektiğini ifade ediyor ve Ağustos ayında IŞİD'den alınan Menbic'de de YPG unsurlarının kalmaması gerektiğini vurguluyor.

Hem IŞİD'i hem de YPG ve onun siyasi kanadı PYD'yi 'terör örgütü' olarak kabul eden Türkiye, 'Fırat Kalkanı' harekâtının temel amacını da 'sınırın terör tehdidinden arındırılması' olarak özetliyor.

 

Savunma Bakanı Işık: Rakka Operasyonuna YPG Katılamaz

Savunma Bakanı Fikri Işık Suriye'de IŞİD'in elindeki Rakka kentine yönelik operasyonların merkezinde Kürt güçlerinin olmaması gerektiğini söyledi.

Londra'da Reuters ajansına demeç veren Işık "Türkiye yalnızca YPG güçlerine dayanma yerine operasyonların merkezinde bölgenin yerli halkının bulunması gerektiği konusunda ısrarlı" diye konuştu.

Işık "Türkiye YPG güçlerinin DAEŞ operasyonlarını bahane ederek toprak genişletme ve güç kazanmasına izin vermeyecek" dedi.

Savunma Bakanı ayrıca YPG üyelerinin Menbic'i aldıktan sonra hala Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmediklerini de ekledi.

Işık, YPG'nin Fırat'ın doğusuna geçmesi durumunda, Türkiye'nin Menbic çevresinde herhangi bir askeri operasyon yapmayacağını kaydetti.

Birleşmiş Milletler (BM) Barışı Koruma Savunma Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere Londra'da bulunan Işık, ABD'li mevkidaşı Ash Carter ile bir görüşme yaptı.

ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada iki bakanın Rakka kentini IŞİD'den geri alırken operasyonlara yerel güçlerin dâhil olmasının önemini ele aldıkları söylendi.

 

Mülteci Tekmeleyen Kameramana 'Huzuru Bozma' Suçlaması

Macaristan-Sırbistan sınırında mültecileri tekmeleyip, çelme takan kadın kameramana olay nedeniyle 'huzuru bozma' suçlaması yöneltildi.

Kameraman Petra Laszlo, küçük bir çocuğa tekme atarken ve çocuk taşıyan bir mülteciye çelme takarken görüntülenmişti.

Laszlo görüntüler ortaya çıktıktan sonra çalıştığı sağcı N1TV'den kovulmuştu.

Daha sonra özür dilemiş ve mülteciler sınıra doğru koşmaya başlayınca panik yaptığını savunmuştu.

Csongrad bölgesi Başssavcısı Zsolt Kopasz savcılığın Laszlo'nun yaptıklarının yaralanmaya yol açtığını kanıtlama şansları olmadığı için, huzuru bozma suçlaması yönelttiğini söyledi.

Savcı "Zanlının yaptıklarında etnik değerlendirmeler ve kurbanların göçmen statüsünün bulunduğunu gösteren bir bilgi yok" dedi.

Lazslo'nun çelme taktığı göçmenin kimliği daha sonra Suriyeli futbol antrenörü Usame Abdül Muhsin olarak belirlendi.

Abdül Muhsin'in ailesi daha sonra İspanya'ya yerleşti ve kendisi antrenör olarak çalışmaya başladı.

Macaristan geçen yazki mülteci krizinde odak noktalarından biri olmuş, ülkeden yaklaşık 400 bin göçmenin geçmesinin ardından Başbakan Victor Orban Sırbistan ve Hırvatistan sınırlarına tel örgülü duvar örülmesi talimatı vermişti.

 

70’ten Fazla Kuruluş BM ile İş Birliğini Askıya Aldı

Guardian Suriye'ye insani yardım yapan 70'ten fazla kuruluşun, BM ile iş birliğini askıya aldıklarını yazıyor.

Yardım kuruluşlarının bu adımının nedeni, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Birleşmiş Milletler'in yardım operasyonları üzerindeki etkisinin arttığı iddiası.

Yardım kuruluşları BM'nin Suriye'deki operasyonlarının acilen ve şeffaf bir şekilde araştırılmasını istiyor.

73 yardım kuruluşunun BM'ye gönderdikleri mektupta "Yardımların Suriye rejiminin siyasi çıkarlarına yönelik olarak manipüle edilmesine daha fazla müsamaha gösteremeyiz" dedikleri belirtiliyor.

Guardian yardım kuruluşlarının bu ultimatomunun, Suriye rejiminin kuşatması altındaki bölgelerde yaşayan sivillere aylardır yardım ulaştırılamaması sonucu geldiğini yazıyor.

 

Londra'da IŞİD'den Esinlenen Bombalı Saldırı Planı Engellendi

Times gazetesi, İngiliz polisinin Londra'da IŞİD tarzı bombalı saldırı planlayan iki erkek kardeşi yakaladığını yazıyor.

Patlayıcı yapmak üzere kimyasal madde bulmaya çalışan 19 ve 20 yaşlarındaki kardeşlerin, batı Londra'da yakalandığı ifade ediliyor.

Polis planlanan saldırının hedefinin siviller mi yoksa güvenlik güçleri mi olduğunun bilinmediğini söylüyor. Gazete saldırı planının henüz ilk evrelerinde olan kardeşlerin sofistike bir saldırı planlamak istediklerini belirtiyor.

 

Economist: “Darbe Sonrası Tasfiyeler Cadı Avına Dönüştü”

İngiltere'de yayımlanan haftalık Economist dergisinde "Türkiye'de Gülen Temizliği" başlığıyla yer alan makalede, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası dönemin cadı avına dönüştüğü yorumu yapılıyor. Dergi yaşananların 'McCarthy'nin komünist avı'ndan büyük olduğunu yazıyor.

 

İngiltere'de Posta Servisi Çalışanları Greve Gidiyor

Financial Times İngiltere'de Haberleşme Çalışanları Sendikası'nın, posta ofislerinin sayılarının azaltılması, işten çıkarmalar ve emekli maaşları nedeniyle gelecek Perşembe günü greve gideceğini yazıyor.

Gazete bunun posta servisi çalışanlarının 1971'den bu yana yapacakları ilk grev olduğuna dikkat çekiyor.

Hükümetin 300 büyük posta ofisinden 75 kadarını özel sektöre devredeceği ve yaklaşık 2 bin posta çalışanının işsiz kalacağı belirtiliyor.



 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1308-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 860 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)