Dış Basın | 03 Ekim 2016

|

Dünya Bunları Konuşuyor



03.10.2016 İngiltere Bunları Konuşuyor

 

Kolombiya'da barış anlaşması referandumda reddedildi

 

Kolombiya'da dün halk oylamasına sunulan barış anlaşması, yüzde 50,24 oyla reddedildi. Bogota yönetimi ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında imzalanan ve 52 yıllık iç savaşı bitirmek için atılan en ciddi adım olan anlaşma, 4 yıllık bir müzakere süreci sonunda, geçen hafta Küba'nın başkenti Havana'da imzalanmıştı. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için ise referandumda onaylanması gerekiyordu. Katılım oranının yüzde 40'ın altında kaldığı referandumda 13 milyon seçmen oy kullandı. Anlaşmaya "Hayır" diyenlerin sayısı, "Evet" diyenlerden yaklaşık 63 bin fazla oldu. Anlaşmanın reddedilmesinin ardından barış sürecinin geleceği belirsiz.

 

May: İngiltere AB'den Çıkma Sürecini Mart Sonuna Kadar Başlatacak

 

İngiltere Başbakanı Theresa May, İngiltere'nin Avrupa Birliği'ndan ayrılma sürecini (Brexit), Mart sonuna kadar resmen başlatacağını açıkladı. May, BBC'ye yaptığı açıklamada, Lizbon Anlaşması'nın 50'nci maddesinin işletilerek İngiliz halkı ve AB ile ilişkilerin geleceği için iyi bir anlaşma yapmayı hedeflediklerini söyledi. İngiltere'de 23 Haziran'da yapılan referandumda AB'den ayrılma kararı çıkmıştı. Lizbon Anlaşması üye ülkelerin birlikten çıkışını düzenliyor. Müzakerelerin iki yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. Bu durumda İngiltere'nin Mart 2019 sonunda birlikten resmen ayrılabileceği belirtiliyor.

 

Etiyopya'da Protestoda İzdiham: 52 Ölü

 

Etiyopya hükümeti, Oromia bölgesinde bir dini festival sırasında yapılan protestoda 52 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ölümlerin, protesto sırasında çıkan izdihamdan kaynaklandığı belirtiliyor. İzdihamın, güvenlik güçlerinin hükümet aleyhinde slogan atan göstericilere müdahalesi sonrasında çıktığını iddia eden görgü tanıkları, polisin göstericilere karşı biber gazı ve plastik mermi kullandığını söyledi. İzdiham sonucu bazı göstericilerin yakınlardaki bir vadiden yuvarlanarak can verdikleri belirtildi. Başbakan Hailemariam Desalegn ise protestocuları "önceden planlanmış şekilde kargaşa yaratıp, kalabalığı uçuruma sürüklemekle" suçladı. Desalegn polisin göstericilere ateş açtığı iddialarını yalanladı.

 

Macaristan’daki Mülteci Referandumu Geçersiz

 

Macaristan’da mültecilerin durumuyla ilgili düzenlenen referandumda başbakan Viktor Orban çoğunluğu sandığa gitmeye ikna edemese de sandığa gidenlerin çoğu, daha fazla mültecinin mültecilerin ülkeye kabul edilmemesi yönünde oy kullandı. Pazar günü sandığa gidenlerin %98’inden çoğu Macaristan’a daha fazla mülteci kabul edilmemesi için oy verdi. Başbakan Viktor Orban, sandıktan çıkan bu sonucu büyük bir zafer olarak nitelendirdi. Sandığa gidenlerin kullandığı oya rağmen, seçime katılım %50’nin altına düştüğü için referandum geçersiz sayıldı.

 

Muhafazakarlar Birmingham’da Toplandı

 

Muhafazakar Parti’nin yıllık istişare toplantısı 2-5 Ekim tarihleri arasında Birmingham’da gerçekleşiyor. İngiltere’nin her şehrinden Muhafazakar Partili, partilerine destek vermek için Birmingham’a akın etti. Geçen sene olduğu gibi bu sene de İşçi Partililerin toplantı salonu dışında protesto düzenlediği görüldü. Muhafazakar Parti’nin yıllık toplantısında dikkat çeken bir detay ise “Türkiye’nin Muhafazakar Dostları” isimli grubun Brexit sonrası İngiltere-Türkiye ekonomik ilişkilerini ele alan bir stand açması oldu.

 

3 Ekim 2016 İran Bunları Konuşuyor

 

Laricani: “ABD’nın Terörizmmi Yok Etme Azmi Yoktur”

 

İslami Şura Meclis Başkanı Ali Laricani, ABD’nın bazı bölgesel ortakları ile terörizmi araç olarak kullandığını ve terörizmi yok etme azmi olmadığını söyledi.

Tahran'da Belçika Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Deyrk Wan Dermaln ile görüşem Laricani, bazı ülkelerin El Nüsra Cephesi ile birlikte IŞİD aleyhine hareket etme çabalarının çok tehlikeli olduğunu ve Suriye ve bölgedeki durumu daha kötü hale getirebileceğini söyledi.

 

Batının insan hakları konusuna çifte standart olarak bakışını eleştiren Laricani, ‘’Batılı ülkeleri Siyonist rejimin 70 yıllık Filistin aleyhindeki cinayetleri veya Yemen halkının Suudiler karşısında öldürülmesini görmezden gelerek türlü bahanelerle İran gibi bazı ülkeleri insan hakları çiğnemekle itham ediyorlar ve bu kabul edilemez’’ dedi.

Laricani, İslami Şura Meclisinin Belçika ile tüm alanlar özellikle ekonomide ilişkilerin gelişmesini desteklediğini ve iki ülke Parlamentoları arasındaki ilişkilerin gelişmesinin karşılıklı dostane ilişkilerin gelişmesinde etkili olacağını söyledi.

Dermaln de İran’ın bölge ve dünya’da önemli bir ülke olduğunu ve Belçika meclis ve hükümetinin İran ile ilişkilerini geliştirmek istediğini söyledi.

 

Şemhani: “Batının Bölge Güvenliğinin Teminindeki Ortaklığı Büyük Bir Yalan”

 

İran İslam Cumhuriyeti Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, batının bölge güvenliğinin teminindeki iştirakinin büyük yalan olduğunu ve bu yalanın kanlı sonuçlarının birçok bölge ülkesinde görüldüğünü söyledi.

Irak İstihbarat Teşkilatı Başkanı Mustafa Kazımi ile Tahran’da görüşen Şemhani, Iraklı ordu ve halk güçlerinin tekfirci teröristlerle mücadelede başarısı ve IŞİD’in bir çok bölgeden silindiğine işaretle, ‘’Savaş meydanlarındaki başarılar teröristlerin güvenlik sorunları oluşturmasını arttıracak ve bundan dolayı istihbarat teşkilatının rolü bu dönemde çok önem taşımaktadır’’ dedi.

 

İran’ın bu konudaki tecrübelerini Irak ile paylaşmaya hazır olduğunu vurgulayan Şemhani, Irak’ta kalıcı güvenlik ve istikrarın tesisinin İran’ın değişmeyen önceliklerinden olduğunu söyledi.

Suriye’de ABD’nin tutumuna değinen Şemhani, ‘’Suriye krizinde ABD’nin tutumunun kendine yakın teröristleri ılımlı muhalefet adı altında siyasi hedeflerle Terörist gurupları korumaktır.’’ dedi.

 

Kazımi de bölgedeki İran’ın terörist guruplarla etkili mücadelesine ve bölge istikrar ve güveninin artmasına temasla, ‘’İran’ın terörizmle mücadelede başarısı ve içeride ve sınırlarında güvenliği sağlaması İran güvenlik örneğinin iyi çalışmasının en önemli örnekleridir’’ diye konuştu.

 

Velayeti: “Suriye Krizinin Tek Çözüm Yolu Halkın İsteğine ve Toprak Bütünlüğüne Saygıdır”

 

Düzenin Yarasını Teşhis Konseyine Bağlı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ali Ekber Velayeti, Suriye krizinin tek çözüm yolunun halkın isteğine ve toprak bütünlüğüne saygı olduğunu söyledi.

 

Tahran'da Belçika Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Deyrk Wan Dermaln ile görüşen velayeti, İran ve Belçika ilişkilerinin iyi olduğunu ve 200 yıllık geçmişi olduğunu ve İran Dışişleri Bakanlığında Belçika ile ilişkilere öncelik taşıdığını söyledi.

 

Velayeti, Suriye krizi ile ilgili, ‘’Terörizmin destekçisi ülkeler ve bölgede tekfirci ile terörist gurupları oluşturan ve destekleyen ülkeler yanlış hesaplarıyla içinden çıkamayacak bir durumla karşı karlıya kalmışlardır. Bu ülkeler Suriye kanuni hükümeti ve halkının 6 sene yabansıların saldırıları karşısında direneceklerini süşünmüyorlardı’’ dedi.

 

Velayeti Suriye krizinin çözüm yoluyla ilgili olarak, ‘’Suriye’de krizin çözümü, Suriye toprak bütünlüğünün korunması, yabancı müdahalelerin kesilmesi ve Beşar Esat hükümetinin meşruiyetini kabullenmekle olabilir’’ dedi.

 

İran İçişleri Bakanı Bakü’yü Ziyaret Edecek

 

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abdülrıza Rahmani Fezli, iki günlük ziyaret için Yarın Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gidecektir.

İçişleri Bakan Yardımcısı Babek Dinperest yaptığı açıklamada, Fezli’nin iki günlük Bakü ziyareti hedefinnin ikili ilişkilerin gelişmesi ve çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirme olduğunu söyledi.

 

Dinperest bu ziyaretin iki ülkenin çeşitli alanlardaki işbirliğinde bir başlangıç noktası oluşması temennisinde bulundu.

 

Zarif: “İran Bağımsız Ülkedir, Kimse Bize Şart Koşamaz”

 

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif, İran’ın bağımsız ülke olduğunu ve kimsenin İran’a şart koşamayacağını bildirdi.

 

Almanya Başbakanı Yardımcısı ve Ekonomi Bakanının İran ziyareti arifesinde yaptığı açıklamayı değerlendiren Zarif, ‘’Bizim politikalarımız bellidir ve diğer ülke yetkilileri de bu yapıcı politikaları bilerek İran’ı ziyaret etmekteler’’ dedi.

 

İran’ın bölgede terörizmle mücadele eden esas ülke olduğunu söyleyen Zarif, ‘’Biz 37 yıl baskılar karşısında direnin barışçıl bir ülkeyiz aynı anda IŞID ve terörizm karşısında duran ülkeyiz ve bundan dolayı İran ile irtibat herkes için onur verici olmalıdır’’ ded.

 

Zarif, Kanada ile ilişkilerin gelişmesi yönünde, ‘’Kanada Dışişleri Bakanı ile iyi konuşmalarımız oldu. İran’ın bazı istekleri vardır ve bunlar hakkında daha çok konuşmalıyız’’ dedi.

 

Zarif, Mogherini’ye yazdığı mektupla ilgili olarak, ‘’Bu mektup 1.5 ay önce yazıldı. Mektup Kapsamlı Ortak Eylem Planının (KOEP) uygulanması ve bizim uygulamaya yönelik eleştirilerimizle ilgilidir ve bakanlar düzeyinde toplantı yapılması isteğimiz ve itiraz ettiğimiz konuları mektup şekilde vermeliydik ve bu isteğimiz doğrultusunda bakanlar toplantısı yapıldı.’’ dedi.

 

ABD’nin KOEP ile ilgili taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Zarif, ABD’nin eskiden İran aleyhine yaptığı propagandayı durdurması ve geçmişi telafi etmesi gerektiğini belirtti.

 

Cumhurbaşkanı Ruhani, Vietnam’ı Ziyaret Edecek

 

Vietnam Dışişleri Bakanlığı, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’niin 5-7 Ekim tarihlerinde o ülkeyi ziyaret edeceğini duyurdu.

Vietnam News ajansı Vietnam Dışişleri Bakanlığına dayanarak bu konuyu ilan etti.

Ruhani’nin ziyareti Vietnam Cumhurbaşkanı Tray Day Kuang’ın daveti üzerine gerçekleşmekte ve Çarşamba günü başlayacaktır.

Vietnam eski Cumhurbaşkanı Trang Tan Sung Mart ayında üst düzey bir heyet başkanlığında Tahran’ı ziyaret etti.

 

İran ve Vietnam diplomatik ilişkileri 1873 yılında kurulmuştur ve İran 1991 yılında, Vietnam da 1997 yılında başkentlerde Büyükelçiliklerini açtılar.

İki ülke yetkilileri gelecek 5 yıl zarfında ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflemekteler.

 

Abdullahiyan: “Hiçbir Ülke Lübnan İçin Karar Vermemeli”

 

İslami Şura Meclis Başkanı Uluslararası Konulardaki Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan Lübnan siyasi liderlerinin yüksek liyakate sahip olduklarını ve hiçbir ülkenin Lübnan için karar vermemesi gerektiğini söyledi.

 

Tahran’ı ziyaret eden Lübnan Medya mensupları ile görüşen Abdullahiyan, ‘’İster İran, İster Fransa, İster ABD olsun Lübnan için karar vermeye kalkışmaları doğru değildir’’ dedi.

 

İran’ın Lübnan’da Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili açık bir görüşü olduğunu ifade eden Abdullahiyan, İran açısından Cumhurbaşkanlığı Lübnan’da Hristiyanların payıdır ve bu konunun da Lübnan halkı ile ilgili olduğunu söyledi.

 

Abdullahiyan, İran önerisini açıklarken, ‘’Cumhurbaşkanlığı adayları bir toplantıda birbiri ile istişarelerde bulunmalılar, bu saatler hatta günler bile alabilir ve bir kişi üzerinde anlaşmaya varmalılar. Hristiyanların Lübnan’da bir kişi üzerinde karar kıldıklarında ve bu kişinin diğer siyasi guruplar ve siyasi akımlar tarafından desteklendiğinde İran da bu kararı destekleyecektir’’ dedi.

 

Mişel Avn’ın Lübnan’daki direnişte özel rolü olduğunu ifade eden Abdullahiyan, Avn’in kişiliğinin takdire şayan olduğunu söyledi.

 

Abdullahiyan, ‘’Hizbullah Siyonistlerle mücadelede Lübnan halkı ve ordusunun yanında özel rol ifa etmiştir ve son yıllarda da IŞİD ile mücadele için Suriye’de mücadele etmektedir ve bize göre Hizbullah terörizm ve Siyonizm ile mücadele için doğru strateji uygulamıştır’’ dedi.

 

İran’ın Arabistan ile ilgili politikasına değinen Abdullahiyan, ‘’Bizim Arabistan ile diyalogumuz olmuş ve gelecekte de olacaktır. Biz komşuyuz ve ortak bir bölgede yaşıyoruz. Suudiler geniş imkânlara sahipler ve bunları bölgenin ve İslam’ın hizmetine sunabilirler fakat maalesef onların davranışları yapıcı değildir ve biz bu davranış karşısında sabırlı olmaya çalışmaktayız. Biz onlara fırsat sunmaktayız zira Al-i Suud’un iç sorunların onların doğru karar almasını engellemektedir’’ dedi.

 

Amano: “İran Tüm Taahhütlerine Yerine Getirmiştir”

 

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Yukiya Amano, İran’ın nükleer programını sınırlamak için verdiği tüm taahhütlerini yerine getirdiğini söyledi.

 

Amano, Fransa’nın Le Monde gazetesine yaptığı açıklamada, İran’ın dikkatli bir şekilde Viyana anlaşmasındaki Uranyum ve ağır su ile taahhütlerini yerine getirdiğini ve bunu teyit ettiğini söyledi.

 

Amano, “İran tam olarak uluslararası camiaya verdiği sözleri tutmakta ve onları uygulamaktadır.’’ dedi.

 

Kasımi: AB, İran’daki adli süreçlerle ilgili daha algılayıcı davranmalı

 

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi, AB’nin İran’daki adli süreçleri algılayıcı davranarak uygunsuz açıklamalardan kaçınması gerektiğini vurguladı.

 

Kasımi, Avrupa Birliği dış siyaset girişim servisi sözcüsünün İranlı bir vatandaşın mahkemede yargılanması ve verilen kararla ilgili açıklamasının müdahaleci bir açıklama olduğunu belirterek, İran ve Avrupa Birliği arasında yakın bir tarihte insan haklarının müzakere edilmesi süreci başlayacağını ve bu sürecin arifesinde böyle bir açıklamanın yapıcı olmayacağını söyledi.

 

İnsan hakları ile ilgili bildiri yayınlayanların, insan hakları ve onu yükseltmenin siyasi bildirilerle iyileşmeyeceğinin bilincince olmaları gerektiğini ifade eden Kasımi, bu konunun başka ülkelerin içişlerine karışmak için bir bahane olmaması gereğini vurguladı.

 

Kasımi, “Şüphesiz bir bölge veya ülkenin kendine has değerleri farklı kültür, örf ve adet sahip başka toplumlara kabullendirmek uluslararası ilişkilerde eski paradigmalara dönmek için bir çabadır ve bu kabil iddialar yapıcı olmayacaktır.’’ dedi.

 

Şemhani: “İHA’lar İran'ın Caydırıcılık Gücünün Önemli Parçasıdır”

 

İran İslam Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani, İHA'ların İran’ın caydırıcılık gücünün önemli bir parçası olduğunu söyledi.

 

Şemhani dün İslam İnkılâbı Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri'nin İHA üretim hatları ve fuarını ziyaretinde yaptığı açıklamada, askeri İHA'lar sanayiinde, araştırma, üretim, çoğaltma ve menzil teknolojisini geliştirme gücü, uçuş süresi, taşıdığı silahlar, hedef tespitinin önemli üstünlük etkenleri olduğunu belirtti.

 

Şemhani, Kutsal Savunma deneyimleri ve haksız yaptırımların İslam Cumhuriyeti'ne yerli savunma bünyesi ve sürekli bu kabiliyetini geliştirmeden İran'da sürdürülebilir güvenliğin oluşturulamayacağını öğrettiğini belirtti.

 

3 Ekim 2016  Almanya Bunları Konuşuyor

 

İçin Tarih Verdi İngiltere 'Brexit'

 

İngiltere Başbakanı May, AB ile resmi Brexit müzakerelerinin en geç Mart ayı sonunda başlayacağını duyurdu. May’in ayrılık kararı sonrası yanıt bulması gereken sorular ise AB müzakereleri ile sınırlı değil.

 

İngiltere’de Muhafazakarlar Birmingham’daki parti konferansında bir araya geldi. İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkesinin Avrupa Birliği'nden resmen ayrılık (Brexit) sürecini başlatacak Lizbon Anlaşması'nın 50'nci maddesinin gelecek yıl Mart ayı sonuna kadar devreye sokulacağını açıkladı. Peki Brexit sonrası karşılaşabilecek diğer problemler neler?

 

İSKOÇYA: İskoçların çoğu Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasına "hayır” demişti, buna rağmen gelen ayrılık kararı ülkede "bağımsızlık” seslerinin yeniden yükselmesine yol açtı. Düşük petrol fiyatları ve yapılan son anketlerin sonuçları yakın tarihte ikinci bir referandum yapılmasının çok da olası olmadığına işaret etse de Birleşik Krallık'ta ayrılık rüzgarları henüz bertaraf edilebilmiş değil. Brüksel'le ilişkiler keskin bir biçimde kopma noktasına gelirse İskoçya'da da atmosfer hızla değişebilir.

 

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK: Başbakan May, Britanya'da giderek derinleşen toplumsal eşitsizlik uçurumunun Brexit’e giden yolda rol oynayan önemli faktörlerden biri olduğunun bilincindeydi. Bu nedenle de ''toplumsal adalet'' kavramını sıkça kullanmaktan çekinmedi. Tabii rakibi İşçi Partisi’nin bölünmüşlüğü de May'in bu kavramı tek başına benimsemiş görünmesini kolaylaştırdı. Ne var ki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn'in yeniden seçilmesi May'in işini zorlaştırabilir.

 

BREXIT TARAFTARLARI: ‘  bu çerçeveyi doldurmaktan çekinmesi May'in Brexit yanlılarının gözündeki güvenilirliğini sarsabilir.

 

BANKALAR: Birleşik Krallık Başbakanı, ekim ayı ortasında BM Genel Kurul görüşmelerine katılmak için New York'a gitti. May bu ziyaretinde fırsatı değerlendirerek ABD'deki büyük bankaları Avrupa'daki merkezlerini Londra'da tutmaları için ikna etmeye çabaladı. Başarılı olup olmadığı ise henüz muamma. Bankaların yanı sıra Japon otomotiv devi Nissan gibi büyük firmalar da Britanya'nın Avrupa pazarına koşulsuz erişim hakkını kaybetmesi durumunda merkezlerini başka Avrupa şehirlerine taşımayı düşünenlerden.

 

GÖÇ: Brexit referandumunun başlıca konusu olan göç hala Britanyalıların en büyük korkularından birini oluşturuyor. Her ne kadar May, selefi David Cameron gibi somut rakamlar vermekten kaçınsa da Brexit anlaşmasının Birleşik Krallık'a göçü kontrol altına alacak şekilde gerçekleşeceğinin teminatını verdi. May'in bu söyleminin Brexit taraftarlarını tatmin edip etmediği ise belirsiz. Öte yandan AB'nin önde gelen siyasi isimlerinden de ortak pazarın serbest dolaşım özgürlüğü olmaksızın gerçekleşmeyeceğinin sinyalleri geldi.

 

 

NYT: Trump 18 Yıl Boyunca Vergi Ödememiş Olabilir

 

New York Times Gazetesi Cumhuriyetçi Başkan Adayı Donald Trump'ın, 18 Yıl Boyunca Vergi Ödememiş Olabileceğini İddia Etti.

 

New York Times gazetesinde yayımlanan haberde Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump'ın 1995 yılına ait olan vergi beyannamesinde şirketlerinin 916 milyon dolarlık zararını yasal bir işlemle kabul ettirdiği ifade ediliyor.

 

Haberin ayrıntılarını inceleyen vergi uzmanları bu adımla Trump'ın teorik olarak 18 yıl boyunca vergi ödemekten kurtulmuş olabileceğine işaret ediyor.

 

Emlak kralı olarak bilinen Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump'ın seçim kampanyası ekibinden yanıt ise gecikmedi. Açıklamada New York Times'ın haberini doğrulayan ya da yalanlayan herhangi bir bilgi verilmezken, "Trump firması, ailesi ve çalışanlarına karşı sorumluluk bilinci olan ve kanunun emrettiğinden daha fazla vergi ödeme zorunluluğu bulunmayan oldukça yetenekli bir iş adamıdır" ifadesine yer verildi.

 

Donald Trump vergi beyannamesini açıklamamakta direniyor. Vergi beyannamesi konusu Clinton ve Trump'ın televizyon düellosuna da damgasını vurmuştu. Clinton Trump için “Vergi beyannamelerini niye açıklamıyor” diye sormuş, ardından kendi sorusuna “Belki de söylediği kadar zengin değildir. Belki söylediği kadar yardımsever değildir. Belki de Amerikalıların hiç federal vergi ödemediğini bilmesini istemiyordur” yanıtını vermişti.

 

Trump ise Clinton’ın e-posta skandalına gönderme yaparak, Clinton’ın halen kamuoyuna açıklanmayan 33 bin e-postasını açıkladığında kendisinin de avukatlarının “yapma” önerisine rağmen kendi vergi beyannamesini açıklayacağını duyurmuştu.

 

Deutsche Bank'a Hükümetten Eleştiri

 

Spekülatif ipotek kredileri yüzünden krize sürüklenen Deutsche Bank'a hükümet cephesinden de eleştiri geldi. Başbakan Yardımcısı Gabriel, bankayı sorumsuzluk ve spekülasyonculukla suçladı.

 

Medya haberlerine göre Deutsche Bank ile Amerikan makamları arasındaki ipotek kredisi anlaşmazlığında yakınlaşma sağlandı. ‘Wall Street Journal' gazetesinin 'güvenilir' kaynaklara dayanarak verdiği haberde ‘uzlaşma önerisinin henüz üst karar organlarına iletilecek olgunluğa ulaşmadığı ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığı' belirtildi. ABD Adalet Bakanlığı'nın, diğer Avrupa bankalarıyla aynı anlaşmazlık konusu üzerinde mutabakat sağlandıktan sonra açıklama yapacağı belirtildi.

 

Deutsche Bank'ın 14 milyar dolar para cezasına çarptırılabileceğine dair haberlerin ardından banka yönetiminin resmi makamlarla görüşmek üzere ABD'ye gideceği ve Deutsche Bank'ın para cezasının 5,4 milyar dolara düşürülmesi için Amerikan Adalet Bakanlığı ile anlaşmak üzere olduğu bildirilmişti.

 

Hükümetten Eleştiri, Özel Sektörden Destek

 

Almanya Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel Tahran'a hareketinden önce yaptığı açıklamada, ipotek kredisi skandalında sergilediği tutumdan dolayı Deutsche Bank'ı eleştirdi. Gabriel, "Spekülasyonu iş konsepti olarak benimseyen bir bankanın mağdur rolüne bürünmeye çalışmasına gülmek mi yoksa ağlamak mı lazım, bilemiyorum”, dedi. Deutsche Bank'ın sürüklendiği krizden daha önceki yönetim kadrolarının sorumlu olduğunu belirten Almanya Ekonomi Bakanı, yönetimin sorumsuzlukla yaptığı hatalar yüzünden binlerce banka çalışanının işsiz kalacağını dile getirdi. Gabriel, devletin Deutsche Bank'a mali yardımda bulunup bulunmayacağı ile ilgili soru üzerine, ‘bankadan ziyade bankada çalışanların durumundan endişe duyduğunu' söyledi.

 

03.10.2016 Rusya Bunları Konuşuyor

 

Lavrov Ve Kerry'den Bir Günde İki Telefon Görüşmesi

 

Sputnik’in haberine göre; Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD'li mevkidaşı John Kerry'nin dün iki kez telefonla görüştüğü belirtildi.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Lavrov ve Kerry'nin ilk görüşmede Suriye'deki durumu değerlendirmeye devam ettiği bildirildi.

 

Yasadışı silahlı grupların saldırılarını sürdürdüğü Halep'teki durumun normalleşmesi için atılabilecek adımların konuşulduğu ifade edilen açıklamada, "Lavrov, Batılı ülkeler tarafından desteklenen muhaliflerin, Suriyeli taraflar arasındaki barış müzakerelerinin engellenmesi konusunda Fetih El Şam'a (El Kaide'den ayrılmadan önceki adıyla El Nusra Cephesi) hoşgörüyle yaklaşmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı" dendi.

 

Rus Dışişleri'nden yapılan ikinci görüşmeye ilişkin açıklamada ise, Lavrov ve Kerry'nin Suriye krizinin yanı sıra Kuzey Kore'nin nükleer faaliyetlerini ve gündemdeki çeşitli uluslararası konuları değerlendirdiği kaydedildi.

 

'Rusya'nın Suriye'de İkinci Bir Üsse İhtiyacı Var'

 

Sputnik’in haberine göre; Rusya Plehanov Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Aleksandr Perenciyev, Suriye'de terörle mücadele operasyonuna devam eden Rusya'nın Hmeymim Üssü'nün dışında ikinci bir üsse daha ihtiyacı olduğunu belirtti.

 

Sputnik'e konuşan Perenciyev, "Rus pilotların görevlerini yerine getirdikten sonra olası bir terör saldırısından korunmaları için Rusya Hava-Uzay Kuvvetleri'nin ikinci bir üsse ihtiyacı olduğuna inanıyorum" dedi.

 

Perenciyev, ikinci üssün, muharebe görevlerinin etkinliğini artırmak ve giderleri azaltmak açısından da gerekli olduğunu vurguladı. Rusya, 30 Eylül 2015'te Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın talebi üzerine bu ülkede terörle mücadele operasyonuna başlamıştı. Rus yetkililer, Ağustos 2016'da Hmeymim Üssü'nü genişletme planları yapıldığını kamuoyuyla paylaşmıştı.

 

Türk Hava Kuvvetleri, Rusya Semalarını Denetleyecek

 

Sputnik’in haberine göre; Türk Hava Kuvvetleri'ne ait CN-235 tipi askeri uçak, Rusya üzerinde denetim uçuşu yapacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Rusya Savunma Bakanlığı Nükleer Risk Azaltma Merkezi Başkanı Sergey Rıjkov, uçakta Türk ve ABD'li askeri uzmanlarının yer alacağını söyledi.

 

Açık Semalar Anlaşması (ASA) çerçevesindeki denetimin 3-7 Ekim arasında yapılacağını ifade eden Rıjkov, uzmanların Türkiye'ye ait CN-235 tipi uçakla sefer yapacağını aktardı. Rıjkov, ayrıca Rus askeri uzmanlarının da denetim sırasında uçakta bulunacağını ve üzerinde anlaşma sağlanan uçuş parametrelerine uyulmasını ve anlaşma kapsamında öngörülen gözetim araçlarının kullanılmasını kontrol edeceğini söyledi.

 

Rıjkov sözlerine şöye devam etti: "CN-235 tipi uçak herhangi bir silahla donatılmayan bir uçak tipi. Uçak ve üzerindeki özel fotoğraf makineleri uluslararası kontrollerden geçirildi. Bu kontol çalışmalarında Rus uzmanlar da yer aldı. Uluslararası anlaşmada öngörülmeyen teknik araçların denetim sırasında kullanılmayacak." CN-235 tipi uçak, 11-15 Temmuz tarihinde de Rusya hava sahasını denetlemişti.

 

03.10.2016 Amerika Bunları Konuşuyor

 

NY Times: ‘Trump 18 Yıl Boyunca Vergi Ödememiş Olabilir’

 

Voice Of America’nın haberine göre; New York Times gazetesi, Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump’ın 1995 yılına ait vergi beyannamesinde 916 milyon dolarlık kayıp gösterdiği ve bu sayede 18 yıla kadar gelir vergisi ödememiş olabileceğini öne sürdü.

 

Gazeteye göre, Trump’ın ilan ettiği neredeyse 1 milyar dolara yaklaşan kaybın miktarı, 18 yıla kadar yasal olarak vergi ödememeyi sağlayacak boyutta bir vergi indiriminden faydalanmayı mümkün kılıyor.

 

New York Times, haberin kaynağı olan belgelerin üç sayfadan oluştuğunu ve New York’taki bir adresten Trump’ın mali işleri üzerinde haberler yazmış olan bir muhabirine geçen ay postalandığını belirtti.

 

Trump, seçim kampanyası boyunca tüm baskılara rağmen bugüne kadar vergi beyannamelerini açıklamayı reddetti.

 

Demokrat Parti’nin Başkan adayı Hillary Clinton, geçen Pazartesi günü Trump’la ilk kez yüz yüze Amerikalı seçmenin karşısına çıktığı televizyon tartışmasında Trump’ın vergi beyannamelerini paylaşmayı reddetmesinin nedeninin hiç federal vergi ödememiş olması olabileceği iddiasını ortaya atmıştı. Trump'ın, buna yanıt olarak “bu beni akıllı yapar” demesi ülkede geniş yankı bulmuştu.

 

Trump’ın seçim kampanyası ekibi yaptığı açıklamayla New York Times’ın haberine tepki gösterdi. Gazetenin Trump hakkındaki vergi kayıtlarını yayımlamasının sert biçimde eleştirildiği açıklamada, New York Times’ın Hillary Clinton’ın yararına çalıştığı öne sürüldü.

 

İngiltere Mart’ta AB İle Brexit Müzakerelerine Başlıyor

 

Voice Of America’nın haberine göre; İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkesinin Mart sonundan önce Avrupa Birliği’nden (AB) çıkış sürecini başlatacağını açıkladı.

 

Muhafazakar Parti’nin kongresinde konuşan May, “hazır olduğumuzda (çıkış sürecini) başlatacağız ve yakında hazır olacağız, 50. maddeyi Mart’ın sonrasına bırakmayacağız” dedi.

Başbakan May böyle söylese de birçok uzman, May’in Mayıs sonundaki Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimini, hatta gelecek yıl yaz sonu ya da sonbaharda yapılacak olan Almanya seçimlerini bekleyeceği görüşünü dile getiriyor.

 

Ancak May, gereksiz gecikmenin olmayacağı ve süreci rayından çıkartabilecek yasal zorluklara karşı savaşacağı mesajını veriyor.

 

İngiltere Haziran ayında düzenlenen referandumda AB’den ayrılma kararı almıştı. Ancak Londra bu isteğini resmen AB’ye bildirmiş değil. Bu isteğini bildirmesi, İngiltere’nin AB’den çıkışına olanak verecek 2 yıl sürmesi beklenen müzakereleri başlatacak.

 

May, tarih vererek iki tarafı başlangıç müzakereleri yolunda cesaretlendirebilmeyi umut ettiğini söyledi.

 

‘Türkiye Suriye’de Gerektiği Sürece Kalmada Kararlı’

 

Voice Of America’nın haberine göre; Dışişleri bakanlığından üst düzey bir yetkili, Suriye’den kaynaklanan güvenlik tehdidi sona erdirilinceye kadar Türkiye’nin Fırat Kalkanı Operasyonu’nu sürdürmeye kararlı olduğunu teyit etti.

 

Suriye’deki askeri harekat, Irak’taki gelişmeler ve Türkiye’nin uluslararası alanda izlediği politikalar konusunda gazetecilere bilgi veren yetkili, Ankara’nın bu alanlardaki tutumunu aktarırken, ABD’yi eleştirdi, Rusya ile “polemiğe girmekten” kaçındı.

 

Savunma uzmanları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin El-Bab’a ilerlemesini riskli bulurken, Dışişleri yetkilisi, bu konuda Ankara’nın kararlı olduğu mesajını verdi. Bu çerçevede üst düzey yetkili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz Bab’a ineceğiz. Buraları bize tehdit unsurları olmaktan çıkarmamız gerekiyor,” sözünü hatırlattı. Üst düzey yetkili, Fırat Kalkanı Operasyonu’nun geleceğiyle ilgili bir soru üzerine, “Bugün itibariyle güneybatıya doğru hareket devam ettiriyoruz. El-Bab harekatımızın hedefi içerisinde var. Cumhurbaşkanımız da bunu açıkça söyledi. Bu harekatı aceleye getirmek askeri açıdan doğru bir çizgi olmaz diye değerlendiriyoruz. TSK oradan Türkiye’ye yönelik güvenlik tehdidi kalktığı zaman çıkar. Ne kadar sürmesi gerekiyorsa o kadar sürecektir,” dedi.

 

Üst düzey yetkili, ABD ve diğer aktörlerle yapılan temaslara ilişkin ise, “Türkiye’nin neye hazır olduğunu, neye karşı olduğunu duymak onlar için önemliydi. Bize icazet verilmesini beklemiyoruz. Bizim kendi güvenlik çıkarlarımız var. Müttefiklerimizce de bunlara ortak çıkarlar olarak bakılması önemli. Bizim görüşümüz önemli olduğu için bizimle konuşmaya geldiklerini düşünüyoruz,” diye konuştu.

 

Halep’in Doğusunda Yaşam Savaşı

 

Voice Of America’nın haberine göre; Suriye’de rejim güçleri ve müttefikleri Halep’te günlerdir devam eden yoğun hava saldırılarının ardından muhaliflerin elinde bulunan kentin kuzeyine doğru ilerliyor.

 

Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü ve devlet televizyonu, Suriye ordusu ve müttefiklerinin kentin güneyinden kuzeyine doğru ilerlediğini belirtti.

 

Örgütün açıklamasında, muhalifler ve rejim güçleri arasında kenti ikiye bölen cephe hattında şiddetli çatışmalar olduğu belirtildi.

 

Rusya ve Suriye’nin yoğun hava saldırıları Halep’in doğusundaki hastanelere ve su kaynaklarına zarar vermiş durumda.

 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Mun’un insani yardımlardan sorumlu yardımcısı Stephen O’Brien, doğu Halep’in durumundan endişe duyduğunu söyledi. O’Brien çatışmaların durması, yardımın bölgelere ulaşması ve tıbbi yardıma ihtiyacı olanların bölgeden tahliye edilmesi çağrısı yaptı.

 

O’Brien, “Sağlık sistemi tamamen çökmek üzere, hastalar geri gönderiliyor ve ilaç yok. Temiz su ve gıda tükenmek üzere, acil tıbbi yardıma ihtyiacı olanların sayısının artması bekleniyor” diye konuştu.

 

Cumartesi günü Halep’in doğusundaki en büyük travma ve yoğun bakım merkezi hava saldırıları nedeniyle oldukça zarar görmüş ve kapanmak zorunda kalmıştı. Saldırıda 2 hasta da hayatını kaybetmişti.

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1318-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 905 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)