Dış Basın | 17 Temmuz 2017

|

Dünya Bunları Konuşuyor



17 Temmuz 2017 tarihinde dünya bunları konuşuyor...

 

Suriye ve Irak Türkmenleri Bülteni

 

Sıra Telafer’de

 

Irak’ta 3 yıl sonra Musul kentinin tamamının terör örgütü DEAŞ’tan 10 Temmuz’da alınmasının ardından gözler bu örgütün bu ülkede elinde kalan yerleşimlerine çevrildi. DEAŞ, Irak’ta Musul dışında bu şehrin batısında yer alan Telafer ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) elindeki petrol zengini Kerkük kentine komşu Havice kentleri ile batıdaki Enbar vilayetinin bir bölümünde denetimini sürdürüyor.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Iraklı Türkmenlerden oluşan Telafer kentinin durumu ile ilgili Irak ordusundan dün önemli bir açıklama geldi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre Musul Operasyonlar Komutanlığı Komutanı Korgeneral Abdulemir Yarullah, yaptığı açıklamada, “Musul’u kurtarma sözümüzü yerine getirdik. Telafer ve diğer bölgelerin kurtarma operasyonuna da yakında başlayacağız ve kentin tamamının kurtarıldığını ilan edeceğiz” dedi.

Irak güçlerinin, DEAŞ’a karşı dünyanın hiçbir ordusunda görülmeyen kapasitede bir savaş yürüttüğünü ileri süren Yarullah, “Güçlerimiz, dar sokaklara rağmen Musul’da DEAŞ’ı bitirebildi” ifadelerini kullandı. Yarullah, Musul operasyonunun 9 ay sürdüğünü belirterek, söz konusu operasyonda ordu, terörle mücadele, polis teşkilatı ve Şii ağırlıklı milis gücü Haşdi Şabi’den 100 binden fazla gücün yer aldığı bilgisini paylaştı. Yarullah, ayrıca Musul’un kurtarılması için 17 Ekim’de başlatılan operasyonlardan bu yana 25 binden fazla DEAŞ’lının öldürüldüğünü söyledi.

Irak Meclisi’nin Sünni başkanı Selim El Cuburi, geçtiğimiz cuma başkent Bağdat’ta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi ve Sünni toplumunun önde gelen isimleriyle buluşmuştu. Cuburi konuşmasında, kurtarılan bölgelerin (Sünni) liderlerine de yeniden imar, istikrar ve sığınmacıların evlerine geri dönmesi konusu başta olmak üzere Havice, Telafer ve Enbar’ın batısının DEAŞ’tan kurtarılması süreçlerinde de sorumluluğu üstlenme çağrısı yapmıştı.

Iraklı yetkililer Musul şehrinde üçü Türk olduğu öne sürülen, 20 DEAŞ’lı kadın militanın bir yeraltı tünelinde ele geçirildiğini açıkladı. Önceki gün yapılan açıklamaya göre Musul kentindeki Eski Şehir bölgesinde Irak anti-terör güçlerinin düzenlediği operasyonda yakalanan kadınların üzerinde intihar bombası yelekleri ve silahlar bulundu. Yakalanan kadın militanlardan beşinin Alman, üçünün Rus, birinin Çeçen, üçünün Türk, ikisinin Kanadalı diğer altısının da Libya ve Suriyeli olduğu açıklandı. Bu arada Irak polisi, Musul’un tamamen kurtarıldığının ilan edilmesinin ardından kentin batı yakasında DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen 246 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Haberin Linki İçin:

http://www.hurriyet.com.tr/sira-telaferde-40522134

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Musul’da 246 DEAŞ Şüphelisi Gözaltına Alındı

 

Musul tamamen kurtarıldığının ilan edilmesinin ardından kentin batı yakasında terör örgütü DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen 246 kişi gözaltına alındığı bildirildi. Polis teşkilatında görevli subay Eyad Fethi el-Aseli, yaptığı açıklamada, Güvenlik güçlerinin Musul’un batı yakasındaki Eski Kent’te, son 5 günde terör örgütü DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen 246 kişinin gözaltına aldığını belirtti. Eski Kent’in temizlenmeye devam ettiğini belirten Aseli, “Gözaltına alınan 246 kişinin bir kısmı DEAŞ’ın kentte kazdığı tünellerden çıkarıldı. Kimi açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmayı tercih ederken, kimisi yaralı. Aralarında üst düzey örgüt mensupları da bulunuyor. Bu kişiler hakkında titiz bir soruşturma yürütülecek.” Dedi. Orduda görevli üsteğmen Nayif ez-Zebidi de bomba imha ekiplerinin, Eski Kent’e henüz infilak etmemiş patlayıcılar ile roketleri temizlemek için geniş çaplı bir operasyon başlattığını söyledi. Evlerin yıkılmış olması ve patlayıcıların enkaz altında kalması dolayısıyla ekiplerin zor bir çalışma yürüttüğünü belirten Zebidi, patlayıcıların temizlenmesinin ardından sivillere ait cesetlerin toplanacağı ve ailelerin evlerine dönmesi için enkazların kaldırılacağı bilgisini verdi.

Haberin Linki İçin:

http://www.turkmenelitv.com/v1/index.php?option=com_content&view=article&id=13647:musul-da-246-deas-suphelisi-gozaltina-alindi&catid=19:irak&Itemid=254

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Azez'de Sivillere Saldırı: 2 Ölü 4 Yaralı

 

Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD/YPG tarafından Azez'de bulunan sivillerin oturduğu yerleşim yerlerine havan ve topla saldırı düzenlendi. Saldırıda biri çocuk 2 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı.

Geçen hafta da Mare de düzenlenen ve terör örgütünün sık sık hedef aldığı Azez'deki siviller, eylem yapıp PYD/YPG’ ye tepki gösterileri düzenledi.

Haberin Linki İçin:

http://www.turkmenelitv.com/v1/index.php?option=com_content&view=article&id=13646:azez-de-sivillere-yonelik-saldiri-duzenlendi&catid=20:dunya&Itemid=215

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

McGurk: “Bağımsız Kürdistan” Referandumunu Doğru Bulmuyorum

 

ABD’nin IŞİD’le mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde bağımsızlık referandumunu şu an için doğru bulmadığını söyledi. McGurk, IŞİD yenilgiye uğratılmadan yapılacak bir referandumun zamansız olacağı görüşünü paylaştı.

72 ülkenin katıldığı IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun Washington’da üç gün süren toplantısında konuşan McGurk, Irak’ta halk grupları arasında barış sağlanabilmesinin mümkün olduğunu söyledi. McGurk, IŞİD’in henüz tamamen yenilgiye uğratılmadığını ve önlerindeki mücadelede peşmergeye de ihtiyaç olacağını belirtti. McGurk bu ortamda söz konusu bölgede referandum yapmanın zamansız olacağını ifade etti.

McGurk, IŞİD’le Suriye’deki mücadelenin, hükümet birliklerinin kısa süre önce Musul’u örgütten geri aldığı Irak’takinden daha zor olduğunu da söyledi. ABD’li yetkili, Rusya, ABD ve Ürdün’ün kararıyla Suriye’nin güney batısında ilan edilen ateşkesin bozulmamasının umut verici olduğunu ve Rusya’nın ateşkesi son derece ciddiye aldığını açıkladığını da belirtti.

McGurk, Rusya’nın ateşkesin denetlenmesine katkıda bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğini de söyledi. Ancak bu öneriyle ilgili istişarelerin henüz tamamlanmadığını ifade eden ABD’li yetkili, ateşkes sayesinde bölgedeki DEAŞ militanlarıyla mücadelenin başlatılabileceğini sözlerine ekledi.

Haberin Linki İçin:

http://www.turkmenelitv.com/v1/index.php?option=com_content&view=article&id=13621:mcgurk-bagimsizlik-referandumunu-dogru-bulmuyorum&catid=19&Itemid=254

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Avrupa Bülteni

 

AB Komisyonu'ndan İdam Açıklaması

 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker Bild am Sonntag gazetesine yazdığı makalede bütün görüş ayrılıklarına rağmen AB kapısını Türkiye'ye açık tutmak istediklerini söyledi. Juncker 15 Temmuz "Darbe girişiminden bir yıl sonra Avrupa'nın eli (Türkiye'ye) uzantılı haldedir" ifadelerini kullandı. AB Komisyonu Başkanı Avrupa'nın zor zamanlarda Türkiye'nin yanında yer aldığını belirtti. Juncker yazdığı makalede bunun karşılığında Avrupa'nın "Türkiye'den Avrupa'nın rengini tanımasını ve Avrupa değerlerini güçlü bir şekilde takip etmesini" beklediğinin altını çizdi.

"Avrupa Birliği olarak komşularımızın demokratik, istikrarlı ve ekonomik olarak başarılı olmasının bize faydası olur" diyen Juncker sözlerini şöyle sürdürdü: "Müzakerelerimizin odak noktasında Türk halkı vardır." Juncker Türkiye'nin AB'den uzaklaşmak yerine daha yakın durmasını beklediklerini belirtti.

AB Komisyonu Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile "açık ve zaman zaman rahat bir görüş alışverişlerinin" olduğunu belirtti ancak Türkiye için Avrupa perspektifinin şartlara bağlı olduğunun da altını çizdi.

"AB'ye katılmak isteyen, birliğin değerlerine katılır" ifadelerini kullanan Juncker, "İnsan haklarının, basın özgürlüğünün ve hukuk devletinin içinde bulunduğu durum ve örneğin Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in iddianame olmadan aylardır hücre hapsinde olması AB değerleri ile kesinlikle uyumlu değil" dedi.

Avrupa'nın en zor zamanlarında bile Türkiye'nin yanında olduğunu ifade eden ve kanlı darbe girişimi sırasında yaşanan görüntüleri gördüğü zaman çok üzüldüğünü belirten Juncker, idam cezasının geri gelmesi durumunda Ankara'nın AB üyeliğine girmek için kapıyı kapatması anlamına da geldiğini söyledi.

Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldiğini de yazıya aktaran Juncker, "O dönemde Erdoğan'ın Avrupa'dan uzaklaşmak yerine Avrupa'ya yaklaşmak istediği izlenimini aldım" dedi.

Haberin Linki İçin:

http://www.cnnturk.com/dunya/dw/avrupa-komisyonundan-idam-aciklamasi

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

İtalya’dan AB’ye Göçmen Tehdidi

 

İtalya, göçmen paylaşım anlaşmasına uymayan komşularını, 200 bin mülteciye Schengen vizesi vermekle tehdit etti. Son iki yılda Akdeniz üzerinden yüz binlerce mültecinin giriş yaptığı İtalya, göçmen krizi karşısında kendilerine yardım eli uzatmayan Avrupa Birliği (AB) üyelerini yine göçmen kartıyla vurmaya hazırlanıyor. İngiliz basınında çıkan haberlere göre İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni, Kuzey Afrika ve Ortadoğu kökenli mültecilerin paylaşımı konusunda varılan anlaşma kapsamında mültecilerin bir bölümüne kapılarını açma taahhüdünde bulunan komşularının sözlerini tutmamasından şikayetçi.

Gentiloni, komşularının bir an önce anlaşmanın gereklerini yerine getirmemeleri halinde, İtalya’da bulunan 200 bini aşkın mülteciye, AB topraklarında serbest dolaşım hakkı tanıyan Schengen vizesi vermeyi planlıyor. Gentiloni’nin yardımcısı Mario Giro, İngiliz The Times gazetesine verdiği demeçte, Roma yönetiminin mültecilere vize verme planının masada olduğunu kaydetti.

Siyasi gözlemciler, İtalya’nın geçen yıl imzalanan mülteci anlaşmasının tam anlamıyla uygulanmayacağından emin olduğu için böyle bir plana hayata geçirmeyi düşündüğü yorumunda bulunuyor. Fransa ve Avusturya, son haftalarda toplu mülteci geçişlerine karşı sınırlarına asker ve polis yığınağı yapmaya başlamıştı. Brüksel, geçen ay gerçekleştirilen toplantının ardından İtalya’nın mülteci yükünün hafifletilmesi için yardımların artırılmasına karar vermişti.

Haberin Linki için:

http://www.gazetevatan.com/italya-dan-ab-ye-gocmen-tehdidi-1085312-dunya/

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Brexit'te İkinci Tur Başladı

 

Büyük Britanya'nın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasıyla ilgili görüşmelerin ikinci turu Brüksel'de başladı. Görüşmelerde ilk kez olmak üzere, 2019 yılında Britanya'nın AB üyeliğini sona erdirecek olan somut konular ele alınacak. Bu konuların başında Britanya'da yaşayan AB vatandaşlarıyla AB ülkelerindeki Britanyalıların statüsü, AB'nin mali talepleri ve Kuzey İrlanda ile AB arasındaki sınırın durumu geliyor.

23 Haziran 2016'da Britanyalılar referandumla AB'den ayrılma kararı aldılar. 29 Mart 2017'de Başbakan Theresa May Brüksel'e resmen 'boşanma' başvurusunda bulunarak ayrılık pazarlığı için öngörülen iki yıllık süreyi başlatmış oldu. Süreç Britanya'daki 8 Haziran erken genel seçimleri nedeniyle 'beklemeye' alındı. Seçim sonucu May'in beklediği gibi çıkmadı ve Muhafazakâr Parti parlamento çoğunluğunu kaybetti.

Dışarıdan destekle ayakta duran Theresa May hükümetini Brexit Bakanı David Davis temsil ediyor. AB Komisyonu baş müzakereciliğe Fransız Michel Barnier'i atamıştı. Müsteşar Oliver Robbins ve Barnier'in Alman yardımcısı Sabine Weyand beraberlerindeki uzmanlarla birlikte ayrılma sürecinin en zor konularınnı ele alıyorlar.

AB şu üç başlığın sonbahara kadar karara bağlanmasını istiyor: Britanya'da yaşayan 3,2 milyon AB vatandaşı ile AB'de oturup çalışan 1,2 milyon Britanya vatandaşının statüsüne açıklık getirilmesi, Britanya'nın AB üyeliği döneminden kalma mali yükümlülükleri (100 milyar euroyu bulduğu tahmin ediliyor) ve İrlanda Cumhuriyeti ile Britanya'ya bağlı olan Kuzey İrlanda arasındaki sınırın mümkün mertebe 'geçirgen' kalması. Barnier her üç konuda da somut ilerleme sağlanmasının gerektiğini söylüyor.

Britanya hükümeti kalma hakkıyla ilgili ayrıntılı öneride bulundu. Buna göre, Britanya'da yaşayan bütün AB vatandaşlarına 'garantili statü' kazanma ve Britanya'da kalma fırsatı tanınacak. AB bu öneriyi yeterli bulmuyor. Kritik noktalardan biri başvuruda bulunma hakkı. Başvurunun ret edilmesi mümkün. 'Özel statü' yurtdışında uzun süre kalınması durumunda kaybedilebilecek. Ailelerin birleştirilmesi ve yargı yolu da tartışmalı konular arasında. AB vatandaşları, ayrıldıktan sonra da Britanya'yı Avrupa Adalet Divanı'nda dava edebilecekler mi? AB, bunun vazgeçilmez bir şart olduğunu söylüyor. Britanya ise 'asla olmaz' diyor.

Britanya AB'nin diğer öncelikli talepleri hakkında henüz kesin tutum almadı. Dışişleri Bakanı Boris Johnson'un AB'den gelen tazminat talebini elinin tersiyle itmesine tepki gösteren Barnier "Birleşik Krallığın mali yükümlülüklerinin varlığını kabul etmesi gerekir" dedi. Medyada Londra yönetiminin bu konuda yumuşadığına dair haberler çıktı.

AB tarafının muhtemel engellemelere ve kuru gürültülere karşı hazırlıklı olduğu anlaşılıyor. Sonbahara kadar sürecek olan ilk tur görüşmelerin skandala yol açma ihtimali de var. Her şey yolunda giderse AB 27 Ekim'de, ya da en geç Aralık ayında ikinci aşamaya yeşil ışık yakacak ve sıra Britanya ayrıldıktan sonra AB ile eski üyesi arasındaki ilişkilerin düzenlenmesine gelecek.

Haberin Linki İçin:

http://www.dw.com/tr/brexitte-ikinci-tur-ba%C5%9Flad%C4%B1/a-39715139

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Macron, Netanyahu ile Görüştü

 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile düzenlenen basın toplantısında İsrail'e destek olduklarını belirterek, "Fransa kayıtsız şartsız İsrail'in güvenliğine destektir" dedi.

Nazilerle işbirliği yapan Fransa Vichy Hükümetinin mağdurlarını anma törenine katılan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu daha sonra Elysee Sarayında görüşüp ortak basın toplantısı düzenledi. Macron, "Öncelikle Kudüs'te gerçekleşen saldırıda hayatını kaybeden iki polis için başsağlığı diliyor, Fransa olarak saldırıyı kınıyor ve mağdur ailelerinin yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum" dedi.

"Fransa kayıtsız şartsız İsrail'in güvenliğine destektir" diyen Macron, Filistin ile İsrail arasındaki müzakerelerin barış ve uluslararası hukuka uygun olarak tekrar aşılmasından yana olduğunu söyledi. "Filistin ile İsrail'in arasındaki sınırlar belli, net, Kudüs de İsrail'in Başkenti" diyen Macron, Fransa'nın müzakere sürecine destek olacağını hatırlattı.

Macron, "Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah silahlanması hakkında İsrail ile aynı kaygıyı taşıyoruz" dedi. Suriye hakkında mültecilerin geri dönebilmesi ve barış olması için geçiş süreci gerektiğini söyleyen Fransız Cumhurbaşkanı, her türlü terörist gruplara karşı mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.

Macron, İran Rejimi hakkında İsrail'in kaygı duyduğunu ve İran'la Temmuz 2015'te imzalanmış Nükleer Protokol'ün uygulanmasını İsrail ile birlikte takip edeceklerini açıkladı.

İsrail devletinin kuruluşundan beri Fransa'nın kuvvetli ve derin ilişkileri olduğunu dile getiren Macron, yakın zamanda ekonomi bakanını iş adamları heyeti ile İsrail'e göndereceğini, kendisinin de Netanyahu'nun davetine icabet edeceğini söyledi.

Macron İsrail ile ekonomi, dijital ve siber savunma konularında çalışacaklarını duyurdu.

Kültürel konularda ortak çalışmalar olacağını söyleyen Fransız Cumhurbaşkanı, "2018'de İsrail'e kültür mevsimi yapacağız ve İsrailli sanatçılar ve entelektüeller ağırlayacağız" dedi.

Netanyahu Macron'a "Bugün anma töreninde siyonizm karşıtlığının bir tür Yahudi karşıtlığı olduğunu ifade ettiniz, Yahudi karşıtlığıyla mücadele edeceğinizi söylediniz. Yahudi karşıtlığı sadece Yahudilere karşı olmak değildir, aynı zamanda Yahudi devletine de karşı olmaktır" dedi.

"Filistinliler bağımsız Yahudi devleti tanımayı istemiyor ve çatışmanın kaynağı budur" diyen Netanyahu, İsrail'in terörizme karşı çatıştığını söyledi.

Ekonomik işbirliğine değinen Netanyahu, "Fransa'nın Afrika ile bağı çok eskiye dayanıyor. Fransa'nın Afrika'nın gelişimine yardım etmesinde destek olmak istiyoruz. Afrika ve Avrupa ülkeleri ile işbirliği yapmak istiyoruz" diye konuştu.

İsrail Başbakanı ayrıca Araştırma-Geliştirme konusunda da ilerlediklerinin ve Fransa'ya da yararlı olacağının altını çizerken, "Fransa Cumhurbaşkanı İsrail'e geldiğince araştırmacılarımız ile görüşecek" dedi.

Öte yandan kolonileşmeler hakkında basına açıklama yapmayan Macron, konu ile alakalı görüşünü Başbakan Netanyahu ile paylaştığını ifade etti.

Haberin Linki İçin:

https://www.dunya.com/dunya/macron-ile-netanyahu-gorustu-haberi-372976

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Macron ve Sisi Telefonla Görüştü

 

Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Macron ile Sisi arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Libya’daki durum başta olmak üzere bazı bölgesel meselelerdeki son gelişmeleri ele aldığı belirtildi.

Görüşmede Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ortak önemi haiz birçok uluslararası ve bölgesel mesele karşısında iki ülke arasındaki yoğun istişare ve koordinasyonun devam etmesinin önemine işaret etti.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ise "Ortadoğuda devam eden krizler, siyasi çözüme ulaşılması için harcanan uluslararası çabaların artırılmasını gerektiriyor. Böylelikle insani sıkıntılar sona erer, bölgede yeniden istikrar sağlanır, yeniden imarın ve kalkınmanın gerçekleşmesi için alan açılır." ifadelerini kullandı.

İki lider de görüşmede Libya’da  siyasi çözüme ulaşılması için çaba harcanmasının önemine vurgu yaparak, bunun ülkede yeniden istikrarı sağlayacağını, toprak birliğini koruyacağını ve bölgede terörle mücadele çabalarını güçlendirmeye katkı sağlayacağını ifade etti.

Haberin Linki İçin:

http://www.posta.com.tr/macron-ve-sisi-telefonla-gorustu-haberi-1315592

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Merkel: Konya İçin Taviz Verilmeyecek

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel Alman parlamenterlerin Konya NATO üssündeki Alman askerlerini ziyaret etmelerinde ısrarlı olduğunu açıkladı. Alman ARD televizyonuna verdiği mülakatta Ankara ile siyasi pazarlık yapılıp yapılmayacağı sorusuna "böyle bir şeyin kesinlikle söz konusu olmadığı" yanıtını veren Başbakan Merkel, durumun 'can sıkıcı' olduğunu ve ziyaret hakkının başka konularla karıştırılamayacağını söyledi. Türkiye ikili ilişkilerdeki gerginlik nedeniyle Alman parlamenterler heyetinin bu aşamada Konya'ya gelmesinin uygun olmayacağını Almanya'ya bildirmişti. Hamburg'daki G-20 zirvesi sırasında da Almanya hükümeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'daki Türklere hitaben konuşma yapmasına izin vermemişti.

Merkel, Alman milletvekillerini Konya'daki NATO üssünü ziyaret hakkı için başka alanlarda taviz verilmesinin söz konusu olamayacağını vurgulayarak, "Ankara'dan bu tür talepler geldiğine dair bir bilgisi olmadığını, ancak bu tür taleplerin gelmesi durumunda kesin bir şekilde reddedileceğini" söyledi.

Genel durumun göz önüne alınmasının gerektiğini ifade eden Angela Merkel Konya'dan sürdürülen IŞİD ile mücadelenin kritik aşamaya girdiğini ve "ziyaret hakkının ittifak bünyesindeki güvenilirlikten ayrı düşünülemeyeceğini" ima etti. Ziyaret izni için şart öne sürülmesini kabul etmeyeceklerini belirten Almanya Başbakanı Alman milletvekillerinin askerleri ziyaret etme hakkının bulunduğunu ve Türkiye ile hem kendilerinin, hem de NATO'nun görüşeceğini, alınacak sonuca göre de karar verileceğini duyurdu.

Türkiye, bir yıl önceki darbe teşebbüsünün ardından Almanya'dan iltica hakkı alan subayların iade edilmemesine sert tepki göstermişti. Angela Merkel Almanya'nın iltica taleplerine nasıl karşılık vereceği ile Alman askerlerini ziyaret hakkı arasında hiçbir ilişki kurulamayacağını söyledi.

Türkiye daha önce de İncirlik'teki Alman birliğinin Federal Meclis Savunma Komisyonu üyeleri tarafından ziyaret edilmesine izin vermemiş, bunun üzerine Berlin yönetimi de Alman birliğinin İncirlik'ten tahliyesine karar vermişti.

Haberin Linki İçin:

http://www.dw.com/tr/merkel-konya-i%C3%A7in-taviz-verilmeyecek/a-39714739

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Yeni İkili (Merkel-Macron) Avrupa’nın Umudu Olabilir

 

Avrupa Birliği’nin yeni umutlara ihtiyacı var. Dw’den Bernd Riegert yorumunda, karizmatik Macron ile tecrübeli Merkel ikilisinin Avrupa’yı ilerletebileceğini savunuyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) merkezi Brüksel, Emmanuel Macron’un Fransa cumhurbaşkanlığına seçilmesinden son derece memnun. Yetkili ağızlar genç cumhurbaşkanının bunalımdaki Avrupa’ya canlılık getireceğini söylüyorlar. Nihayet iç politik zorluklardan sorumlu tutulan Avrupa Birliği uğruna tutkunlukla mücadele edecek bir devlet başkanı çıktığı için Brüksel’de Macron coşkusu patlak verdi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de küçük dozda da olsa AB coşkusunu paylaşması ve Avrupa projesinin canlandırılmasında Fransız liderle el birliği yapması beklenebilir. Paris’teki karma bakanlar toplantısı AB için Merkel ile Macron ortaklığındaki yeni bir başlangıcın işaretini veriyordu.

Paris ile Berlin arasında zaten tartışmalı olmayan alanlardaki işbirliğine hız verilecek. Avrupa savunma projesi, terör ile etkili mücadele, Mali ve Orta Afrika’daki angajmanın arttırılması, Fransa ve Almanya’da daha fazla yatırım teşvikleri uygulanması, bu projenin başlıklarını oluşturuyor. Merkel ve Macron iklimin korunması, mülteci politikası ve hür ticaret gibi konularda da aynı görüşleri taşıyorlar. Tecrübeli ve pragmatik Merkel ile atılgan ve ilham verici Macron yeni başlangıç için ideal bir ikili olabilirler. Gerçekten isterlerse, Avrupa’nın yenilenmiş kalbi olarak hareketlenme başlatabilirler. Ama bakalım buna hazırlar mı?

Sağlam içgüdüsünü bir an önce ortaya koyması beklenen Macron sabırsızlanırken, Merkel biraz tereddüt ediyor. Almanya Başbakanı Macron’un reform önerilerine cevap vermeden önce Eylül ayındaki genel seçimleri kazanmayı düşünüyor. Ortak bakanlar konseyi görüşmelerinde Almanya tarafından finanse edilecek projeler şimdilik ertelendi. Ortak para bölgesindeki 19 ülke için tek bütçe hazırlanması, Avrupa maliye bakanlığının ihdas edilmesi ve istikrar paktının gevşetilmesi sonbahara ertelendi. Macron Euro Bölgesi’nin ortak tahvil çıkarıp, ortaklaşa borçlanması şeklindeki önerisinde ısrar etmeyeceğini açıkladı.

Emmanuel Macron Fransız istihdam piyasası reformunu başlatıp, on yıldır devam eden yüksek kamu borçlanmasını frenlediği takdirde adım atma sırası Merkel’e gelecek. Euro Bölgesi maliye bakanları konseyinin ya da Avrupa Merkez Bankası’nın başına bir Fransız’ın getirilmesi Almanya’nın önemli jesti sayılacaktır. AB’nin yeni umudunun tasarruf mecburiyeti yüzünden yalnız bırakılması son derece kötü olur.

Macron’dan önce üç Fransa Cumhurbaşkanı ile çalışan Angela Merkel iki ülkenin AB’nin şekillendirilmesinde nasıl güç birliği yapabileceklerini iyi biliyor. Ancak temkinli olması gerekiyor. Euro Bölgesi istikrar kriterlerinin yeniden yumuşatılması Pandora’nın kutusunu açabilir. İtalya’nın muhtemel Başbakanı Matteo Renzi, İtalya’yı ezmek için Almanların kullandığı bir mekanizmaya benzettiği istikrar kriterlerine ateş püskürtüyor. Merkel dengeli bütçe formülünde ısrar ederken, diğer ülkeler de Renzi’nin borçlanma rotasını takibe kalkışabilir.

Başbakan Merkel ile yaptığı ilk çalışma toplantısı Emmanuel Macron’un ‘Avrupa Birliği tutkusunda’ samimi olduğunu gösterdi. Euro Bölgesi’nin ekonomik durumu düzeliyor. Almanya’nın bütçesi fazla veriyor. Bu momentumdan yararlanmada Fransa ve Almanya dümene geçmeliler. Çünkü onlardan başkası bu yükü kaldıramaz. Avrupa’nın ‘gönülsüz egemeni’ Almanya eşit liderliğe aday Fransa’nın ortaklığını kazandı. Bu ahenkli ortam sürdürülebilirse Avrupa’nın finans ve mülteci krizinde yapılan bütün hatalardan ‘ezeli başbakan’ Merkel’in sorumlu iddiası pek yakında boşa çıkar.

Haberin Linki İçin:

https://www.abhaber.com/yeni-ikili-merkel-macron-avrupanin-umudu-olabilir/

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

AB'den Darbe Girişimi Açıklaması

 

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Temsilcisi Johannes Hahn, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılı vesilesiyle yaptıkları ortak açıklamada, Türkiye ile dayanışma içerisinde olduklarını bildirdi.

Yapılan açıklamada, "15 Temmuz 2016 tarihinde Türk halkı yüzlerce sivilin yaşamına mal olan ve 2 binden fazla kişinin yaralandığı bir darbe girişimine maruz kaldı. Bir yıl sonra, AB, 15 Temmuz 2016 gecesinin ilk saatlerinde olduğu gibi darbe girişimi kınamasını yineliyor ve ülkenin demokratik olarak seçilmiş kurumlarına tam desteğini hatırlatıyor" ifadeleri yer aldı.

AB'nin Türkiye ve Türk halkıyla dayanışma içerisinde olduğu kaydedildi. 

Ortak bildiride, "İnsan hakları, temel özgürlükler ve hukuk yasasına saygı Avrupa Birliği'nin temel ilkeleridir. Bunlar, Türkiye ve AB halklarının gayesi ve ilişkilerimizin temelini oluşturmaktadır. Önemli bir partner, aday ülke ve Avrupa Konseyi üyesi olarak Türkiye bu ilkeleri taahhüt etti" denildi.

Türkiye'nin darbe girişiminin sorumlularını hukuk yasası ve yargı bağımsızlığına tam anlamıyla uyarak adalet önüne getirmeye hakkı olduğu belirtilen açıklamada, "AB, istikrarlı, ekonomik açıdan canlı ve demokratik bir Türkiye ile çalışmaya devam etmeye hazır ve de isteklidir" ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, 25 Temmuz'da Brüksel'de, AB ve Türkiye temsilcilerinin katılımıyla yüksek seviyede siyasi diyalog toplantısı yapılacağı belirtildi.

Haberin Linki İçin:

http://www.dw.com/tr/abden-darbe-giri%C5%9Fimi-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1/a-39700964

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Kıbrıs Bülteni

 

Kıbrıslı Rumlar Türkiye'yi Sorumlu Tutuyor

 

Simerini gazetesi “Çıkmazdan Türkiye Sorumlu – Başkan İkna Etti” başlıkları altında, “IMR/Lefkoşa Üniversitesi” tarafından 11-12 Temmuz 2017 tarihleri arasında, 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir anketin sonuçlarına yer verdi.

Ankete göre, “Crans-Montana’daki başarısızlığın sorumlusunun kim olduğuna inanıyorsunuz?” sorusuna katılımcılardan yüzde 82’si Türkiye, yüzde 7’si Mustafa Akıncı, yüzde 6’sı Nikos Anastasiadis, yüzde 3’ü Yunanistan ve yüzde 2’si Rum Ulusal Konseyi yanıtlarını verdi.

Ankette yer alan sorular ve katılımcıların yanıtları gazetede şu şekilde yer aldı:

“Kıbrıs sorununun çözüleceği konusunda ne kadar iyimsersiniz? Yüzde 46: kötümserim, yüzde 31: biraz kötümserim, yüzde 20: biraz iyimserim, yüzde 3: iyimserim.

Crans-Montana’da kesin bitişin yaşandığına mı yoksa müzakerelerin bir şekilde devam mı edeceğine inanıyorsunuz? Yüzde 84: müzakereler devam edecek, yüzde 16: müzakereler bitti.

Türkiye’nin BM parametreleri dışında çözüm arama niyetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yüzde 74: kötü, yüzde 15: belki kötü, yüzde 16: belki iyi, yüzde 3: iyi, yüzde 2: bilmiyorum/yanıtlamıyorum.

Anastasiadis basın açıklamasında sizi ikna etmeyi ne derece başardı? Yüzde 44: yeterli oranda, yüzde 26: büyük oranda, yüzde 18: az oranda ve yüzde 12: hiç.

Sizce çözümün gözetimi kimin tarafından yapılmadı? Yüzde 38: Birleşmiş Milletler (BM), yüzde 35: Avrupa Birliği (AB), yüzde 23: İki toplum tarafından, yüzde 2: Garantör güçler tarafından, yüzde 2: federal devlet tarafından.

Sizce çözümün kabul edilmesinin şartı, tek taraflı müdahale haklarının kaldırılması mı olmalı? Yüzde 87: Evet, yüzde 13: Hayır.

Son dönemde müzakere edilenler temelinde, Kıbrıs sorununun çözümünü ne kadar istiyorsunuz? Yüzde 35: az, yüzde 25: yeterince, yüzde 22: hiç ve yüzde 18: çok.

Sondaj programının Kıbrıs sorununda sonraki adımlar için katalizör olacağına inanıyor musunuz? Yüzde 58: Evet, Yüzde 39: Hayır ve Yüzde 3: Bilmiyorum/yanıtlamıyorum.”

Haberin Linki İçin:

http://www.kibrisgazetesi.com/kibris/kibrisli-rumlar-turkiyeyi-sorumlu-tutuyor/22580

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Matkap Çalışmaya Başlıyor, Fransa Savunma Bakanı Geliyor

 

Alithia gazetesi “Onisiforos’un Dibinde… Total’in Matkabı Deniz Tabanına Doğru Sorunsuz Yol Aldı ve Çalışmalara Başlıyor- Fransa Savunma Bakanından Sembolik Ziyaret-Mesaj” başlıklarıyla manşetten yer verdiği haberinde, dün gece geç saatlere kadar Kıbrıs Rum hükümeti veya şirketten herhangi bir resmi bilgilendirme olmadığını, ancak “eldeki tüm resmi olmayan bilgilerin”, her şeyin sorunsuz ve başlangıçtaki program temelinde seyrettiği yönünde olduğunu yazdı.

Başlangıçtaki programın, sondaj çalışmalarının dün akşam veya bugün sabaha yakın saatlerde başlamasını öngördüğünü anımsatan gazete, sondajın, Fransa Savunma Bakanının bir günlük ziyaret için bugün Güney Kıbrıs’a gelecek olmasıyla denk düştüğünü ve bunun tesadüfi olmadığını kaydetti.

Fransız Bakanın ziyaretinin “Fransa’nın burada olduğu ve her şekilde şirketlerinin menfaatlerini koruyacağı” mesajını vermekte olduğunu belirten gazete, 11’inci parseldeki çalışmaların gidişatının ve bölgedeki Türk hareketlerinin, bugünkü Ulusal Konsey toplantısında da ele alınmasının beklendiğini kaydetti.

İç sayfadan yer verdiği haberinde de, matkabın sabah saatlerinden itibaren 11’inci parselin tabanına inmeye başladığını ve araştırma sondajlarının başladığını yazan gazete, “bazı kaynaklara göre” matkabın bugün ilerleyen saatlerde sondaj noktasındaki 1.698 metre derinliğe ulaşacağını belirtti.

Öte yandan gazete, Türk araştırma gemisi Barbaros’un sözde Rum MEB’indeki 6 ve 7’inci parsellerin etrafında hareket etmeyi sürdürdüğü iddiasında da bulundu.

“Fransız bakanın platforma gitmesi bekleniyor”

Haravgi gazetesinde yer alan haberde ise, West Capella isimli yüzer sondaj gemisinin bugün 11’inci parseldeki sondaj faaliyetlerine başlayacağını ve doğal gaz yatağına ilişkin jeolojik olasılıkların ise yüzde 21’lerde olduğunu belirtti.

Öte yandan, Fransa Savunma Bakanının bu akşam Güney Kıbrıs’a gideceğini yazan gazete, Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’nin Total-Enı konsorsiyumu hesabına 11’inci parselde araştırma yapan platforma gitmesinin beklendiğini de ifade etti.

Eldeki bilgilerin, Fransız bakanın ziyaretinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kararının ardından gerçekleşiyor olduğunu da kaydeden gazete, Parly’nin Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaidis yanı sıra RMMO liderliğiyle de bir araya geleceğini ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis tarafından da kabul edileceğini ekledi.

Fileleftheros da haberinde, Fransız Bakanın platforma gidebileceğine dair henüz teyit edilmemiş bilgiler olduğuna yer verdi.

Haberde, Parly’nin bölgede bulunan ve son günlerde Larnaka Limanına demirleyen Fransız savaş gemilerini ziyaret edeceği de ifade edildi.

“Kıbrıs MEB’i içerisindeki faaliyetleri destekleyici altyapılar”

Gazete başka bir haberinde ise, Total şirketinin Rum MEB’indeki sondajının EDT şirketinin yardımı olmadan başarılamayacağını ve EDT şirketinin, Limasol limanındaki karadan ikmal tesisiyle, hidrokarbon çıkarılmasıyla ilgili her platformun ihtiyaçlarına hizmet edilmesine ilişkin faaliyetleri desteklediğini yazdı.

Total şirketinin faaliyetlerinin tamamlanmasıyla birlikte, EDT’nin sondaj için sıvı üreten tesisinin söküleceğini kaydeden gazete, İtalyan Eni şirketinin önümüzdeki Kasım ayında, Amerikan Exxon Mobile şirketinin de 2018 yılında yapmayı planladığı sondajlara ise, DP World şirketi tarafından destek verileceğini ekledi.

Haberin Linki İçin:

http://www.kibrisgazetesi.com/ekonomi/matkap-calismaya-basliyor-fransa-savunma-bakani-geliyor/22605

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Kocias, Bu Akşam Güney Kıbrıs’a Gidecek

 

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, bu akşam Güney Kıbrıs’a gidecek.

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Fileleftheros gazetesi, Kocias ile çalışma arkadaşlarının, bu akşam Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in vereceği akşam yemeğine katılacağını yazdı.

Gazete, Kocias’ın yarın ise Rum Ulusal Konseyi’nin özel oturumuna katılacağını kaydetti. Kocias’ın ziyaretine ilişkin detayları aktaran Fileleftheros, Rum ve Yunan hükümetlerinin bugün ve yarın taktik ve koordinasyon konularını ele alacağını yazdı. Bu arada, Fransa Savunma Bakanı FlorenceParly de bugün Güney Kıbrıs’a gidiyor.

Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaidis’le görüşecek olan Parly’nin, bölgedeki Fransız savaş gemilerini ziyaret edeceği duyuruldu.

Haberin Linki İçin:

http://www.brtk.net/kocias-bu-aksam-guney-kibrisa-gidecek/

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Balkanlar Bülteni

 

ABD ve Bulgaristan'dan Enerji İşbirliği

 

Bulgaristan Başbakan Yardımcısı Tomislav Donçev ve Enerji Bakanı Temenujka Petkova, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi ve Uluslararası Enerji Sorunları Koordinatörü Meri Uorlik ile görüşme gerçekleştirdi.

Görüşme sırasında Bulgaristan ile Yunanistan arsındaki doğalgaz bağlantısı projesinde kaydedilen ilerleme ve projeyle ilgili gelecek çalışmalar, Avrupa Birliği’nin (AB) Kuzey Akım-2 projesi konusundaki pozisyonu, nükleer enerji kaynaklarını çeşitlendirme imkanları ve Belene Nükleer Enerji Santrali projesi ele alındı.

Meri Uorlik, ABD’nin enerji kaynaklarının ve tedarik güzergahlarının çeşitlendirilmesine ilişkin projelerin gerçekleştirilmesine destek verilmesine yönelik olan AB’nin enerji politikasına ilişkin yükümlülükleri hakkında bilgi verdi.

Görüşmenin katılımcıları, Güneydoğu Avrupa’da enerji güvenliğinin garanti edilmesi amacıyla gelecekte Bulgaristan ile ABD arasında enerji alanında işbirliği yapılması görüşü etrafında birleştiler.

Haberin Linki İçin:

http://www.dunyabulteni.net/balkanlar/403917/abd-ve-bulgaristandan-enerji-isbirligi

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

Makedonya Meclisi Ek Bütçe Görüşmelerine Başlıyor

 

Makedonya Meclisi bugün 2017 yılı ek bütçe değişikliği önerisini görüşmeye başlayacak.

Hükümet tarafından önerilen ek bütçe tasarısı Maliye ve Bütçe Meclis Komisyonu’nun bugünkü gündeminde. Tasarıda Gayrı Safi Yurt İçi Hâsılat (GSYİH) açığının yüzde 2,9 olması, büyüme oranının ise yüzde 2,2 olması öngörülüyor.

Hükümet ile enstitülerinin tüm verimsiz harcamalarında ve iş gezileri, sunumlar, ekonomik tanıtımlar ve reklamlarda mali tasarruf nedeniyle kesintiye gidildi. Hükümet yetkilileri, radyodifüzyon ücretinin kaldırılması, 1 Eylülden itibaren 12 bin denar olacak asgari ücret için gerekli kaynağın sağlandığını belirtti.

Haberin Linki İçin:

http://timebalkan.com/meclis-ek-butce-gorusmelerine-basliyor/

Erişim Tarihi: 17 Temmuz 2017

 

ABD Bülteni

 

Trump'a Destek Oranı Düşüyor

 

Amerika’da yapılan yeni bir anket Başkan Donald Trump’ın popülaritesinin bahardan bu yana düştüğünü ortaya koydu.

Washington Post ve ABC News’ın ortaklaşa düzenlediği ankete göre, Trump’a destek oranı Nisan ayındaki yüzde 42’lik seviyeden yüzde 36’ya düştü. Bu, tarihte bir Amerikan başkanının ilk döneminde görülen en düşük oran.

Anket sonuçları, başkanı desteklemeyenlerin oranının da 5 puan artarak yüzde 58’e ulaştığını ortaya koydu. Bu gruptan yüzde 48’lik kesim, Trump’ın performansını “şiddetle beğenmediklerini” belirtti. Washington Post, bu düzeyde bir “beğenmeme” oranına, eski başkanlar Bill Clinton ve Barack Obama’nın maruz kalmadığını, ama bu oranın George W. Bush’un ikinci döneminde görüldüğünü kaydetti.

ABD nüfusunun yaklaşık yarısı, yüzde 48’lik bir kesim, ülkenin dünyadaki konumunun Trump’ın başkanlığıyla birlikte kötüleştiği görüşünü dile getirirken, yüzde 27 ise tersini düşünüyor.

Yine bir yüzde 48’lik kesim de, Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesine dair bir soruya, Trump’a “hiçbir şekilde” güvenmedikleri şeklinde yanıt verdi.

Anket, New York Times gazetesinin yayımladığı, Donald Trump’ın oğlu ve kampanya ekibinden yetkililerin, Demokrat rakibi Hillary Clinton’a zarar verici bilgiye sahip olduklarını söyleyen bir Rus avukat ve diğer bazı isimlerle görüştüğü haberlerinin ertesinde düzenlendi.

Ankete göre, her 10 Amerikalıdan 6’sı bu görüşmeyi “uygunsuz” bulurken, cumhuriyetçilerin ise yaklaşık yarısı görüşmenin uygun olduğu yönünde görüş bildirdi.

Trump’ın ekonomi politikalarına bakışta ise hemen hemen eşitlik olduğu görülüyor. Halkın yüzde 43’ü Donald Trump’ın ekonomi alanında ortaya koyduğu planları desteklerken, yüzde 41’i ise karşı çıkıyor.

Bu arada Başkan Trump, Washington Post/ABC News'ın anketinin sonuçlarıyla ilgili olarak Twitter üzerinden değerlendirmede bulunarak, "hemen hemen yüzde 40 bu zaman için fena değil" dedi. Trump mesajında, aynı kuruluşların seçim zamanında yaptığı anketin "sonucu en yanlış çıkan anket olduğunu" da belirtti.

Haberin Linki İçin:

https://www.amerikaninsesi.com/a/trumpa-destek-orani-dusuyor/3946325.html

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

ABD'de Kaybolan Türk Kızı İçin Özel Dedektif

 

ABD'de 9 ay önce kaybolan 17 yaşındaki Esma Donuk isimli Türk kızından halen haber alınamıyor. Aile kızlarının bulunabilmesi için özel dedektif tuttu.

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde doğan 17 yaşındaki Esma Donuk 9 aydır aranıyor. 3 Ekim 2016'da okula gitmek için evden çıkan Esma Donuk'un bulunması için seferber olan ailesi henüz bir sonuca ya da ipucuna ulaşamadı.

Aile, genç kızı bulabilmek için özel dedektif tuttu. Esma Donuk ile aynı dönemde kaybolan 3 kız çocuğundan biri bulunup ailesine teslim edilirken bir diğerinin ise cesedine ulaşıldı.

Arkadaşları Esma Donuk'un hiç kimseyle bir problemi olmadığını söyledi. Ailesi ise FBI'a dahi haber verdiklerini ancak emniyet güçlerinin kendileriyle yeteri kadar ilgilenmediğini kaydetti.

Haberin Linki İçin:

http://www.ntv.com.tr/dunya/abdde-kaybolan-turk-kizi-icin-ozel-dedektif,lK2gVUGFiEeSf8PuCHcBtw

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

'ABD Suriye'de Yeni Üs Kuruyor' İddiası

 

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde havaalanı inşa etmeye başladığı öne sürüldü.

Sputnik'in haberine göre, Merkezi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) başkenti Erbil'de bulunan Bas News’a konuşan Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) bir kaynak, 'ABD'li uzmanlar ve teknisyenlerin yeni bir askeri havaalanı inşa etmek için çalışmaya başladıklarını' söyledi.

Haberde, ABD’nin Suriye'nin kuzeyinde halen iki askeri üssünün bulunduğu belirtilirken, SDG de 'ABD liderliğindeki koalisyon tarafından Rakka’ya geri almak amacıyla oluşturulan ve desteklenen bir Arap-Kürt askeri ittifakı' şeklinde nitelendi.

Haberin Linki İçin:

http://www.cnnturk.com/dunya/abd-suriyede-yeni-us-kuruyor-iddiasi

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

ABD İstihbaratı: Katar Krizinin Arkasında Birleşik Arap Emirlikleri Var

 

ABD'li istihbarat yetkilileri, Katar'ın resmi haber ajansı QNA'nın internet sitesine siber saldırı yoluyla yanlış bilgiler ekleyerek Katar krizinin ortaya çıkmasına neden olan sürecin arkasında BAE'nin olduğunu iddia etti.

ABD'li istihbarat yetkililerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yönetimi, Katar hükümetinin resmi haber ajansı QNA'nın internet sitesine siber saldırı yoluyla yanlış bilgiler eklenmesini organize ederek Katar krizinin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

Amerikan Washington Post gazetesinde yer alan ve adının açıklanması istenmeyen ABD'li istihbarat yetkililerine dayandırılan haberde, Katar krizine neden olan sürecin arkasında BAE'nin yer aldığı iddia edildi.

İddiaya göre, BAE'nin üst düzey yetkililerinin mayısta onayladığı plana göre bazı kişiler, Katar resmi haber ajansı QNA'nın internet sitesine siber saldırı düzenledi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'ye atfen ABD karşıtı ve İran'ı destekleyen açıklamalar yayımladı.

ABD'li istihbarat yetkilileri, geçen hafta yaptıkları son analizde, ellerindeki bulguların siber saldırı konusunda BAE'yi işaret ettiği noktasında mutabık kaldı. Ancak siber saldırıyı BAE'nin kendisinin mi yoksa bu ülke adına iş yapan başkaları tarafından mı yapıldığının henüz kesin olarak tespit edilemediği bildirildi.

Öte yandan, BAE'nin Washington Büyükelçisi Yusuf el Uteybe, yaptığı yazılı açıklamada, gazetenin haberini yalanladı.

Katar Emiri'ne atfedilen açıklamalar yayımlanmıştı

Körfez ülkeleri arasında krize yol açan gelişmeler, 23 Mayıs'ta gece geç saatlerde Katar resmi haber ajansı QNA'da Katar Emiri Şeyh Temim Al Sani'ye atfen ABD karşıtı ve İran'ı destekler açıklamalar yayımlanmasının ardından başlamıştı.

Katar, söz konusu beyanların siber saldırı sonucu ajansın sistemine sızan bilgisayar korsanlarınca yapıldığı ve Emirin böyle bir açıklamasının bulunmadığını duyurmuştu. Ancak BAE, Suudi Arabistan ve Mısır medyası konuyla ilgili Katar'ı eleştiren çizgide yayımlarını yoğunlaştırarak devam ettirmiş ve kriz giderek büyümüştü.

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Yemen, 5 Haziran'da Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Suudi Arabistan ayrıca Katar'ın tek kara sınırını da kapatmıştı.

Haberin Linki İçin:

http://www.cnnturk.com/dunya/abd-istihbarati-katar-krizinin-arkasinda-birlesik-arap-emirlikleri-var

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

New York Times: İran Kazandı, ABD Kaybetti

 

Amerikan New York Times (NYT) gazetesinde Irak’la ilgili bir analizde İran’ın kazançlı çıktığı savunuldu.

“ABD, 14 yıl önce Saddam Hüseyin’i devirmek üzere Irak’a müdahale ettiğinde, Ortadoğu’da demokratik ve yüzü Batı’ya dönük bir mihenktaşı oluşturma potansiyeli gördü, bu hedef uğruna kan ve servet döküldü. 4 bin 500 ABD askeri hayatını kaybetti, 1 trilyon dolar harcandı” diyen gazete Tahran’ın gelişmeleri farklı okuduğunu yazdı. NYT, “İlk günden itibaren ise İran, 1980’lerde kanlı bir şekilde savaştığı eski düşmanından (Irak) bir sadık ülke yaratma potansiyeli gördü. Eğer başarılı olursa Irak bir daha asla tehdit olmaz, İran’ın nüfuzunu arttırmak için bir atlama tahtası olabilirdi. Bu yarışta İran kazandı, ABD kaybetti” yorumunu yaptı.

Haberin Linki İçin:

http://www.hurriyet.com.tr/new-york-times-iran-kazandi-abd-kaybetti-40522135

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Gülen’in İadesi İçin Beyaz Saray’da İmza Kampanyası

 

ABD’de yaşayan Türklerin, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılında, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fethullah Gülen’in iadesi için Beyaz Saray’ın resmi internet sitesinde imza kampanyası başlattığı bildirildi.

‘Adalet için Fethullah Gülen’i Türkiye’ye İade Edin’ başlıklı metinde, “(Darbe girişiminde) hayatını kaybedenlerin ve yaralananların acısının dinmesi için ABD yönetiminin Fethullah Gülen’i Türkiye’ye en hızlı şekilde iade edeceğine inanıyoruz” denildi. İmza kampanyasına, Beyaz Saray’ın internet sayfasındaki ‘Dilekçe’ (petitions) bölümünden “petitions.whitehouse.gov” adresinden ulaşılabiliyor. 30 gün içinde 100 bin imzaya ulaşılırsa, kampanya resmi makamlarca ele alınıyor.

Haberin Linki İçin:

http://www.hurriyet.com.tr/gulenin-iadesi-icin-beyaz-sarayda-imza-kampanyasi-1762017-40522104

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Rusya Bülteni

 

Kadirov'dan Dünyaya Nükleer Mesaj

 

Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin lideri Ramzan Kadirov, HBO kanalına verdiği röportajda Rusya’nın vurulması durumunda nükleer füzelerin otomatik olarak fırlatılacağını ileri sürdü.

HBO kanalına konuşan Kadirov, ABD’li bir gazetecinin ‘ABD’yi Rusya’nın düşmanı olarak kabul ediyor musunuz’ sorusuna, “ABD, onu Rusya’nın düşmanı olarak kabul etmemiz için o kadar da güçlü bir ülke değil” yanıtını verdi.

Kadirov ayrıca Rusya’nın ‘güçlü bir iktidarla yönetildiğini, nükleer bir ülke olduğunu ve ciddi bir saldırıya uğrasa dahi füzelerinin otomatik olarak yanıt vereceğini’ sözlerine ekledi.

Kadirov, “Bu sadece sözlerden ibaret bir durum değil. Biz böyle yapacağız. Devletimiz için hayatımızı vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Çeçen lider ayrıca ABD’yi ‘Rusya’ya, ülkenin yönetimine karşı politikalar yürütmekle’ suçladı ve kendisinin bizzat Rusya için hayatını vermeye hazır olduğunun altını çizdi.

Kadirov, “Kimin neler yapabileceğini göreceğiz” diye konuştu.

Haberin Linki İçin:

http://www.turkrus.com/420449-kadirovdan-dunyaya-nukleer-mesaj-xh.aspx

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Rusya'dan Ermenistan'la Ortak Orduya Onay Çıktı

 

Rusya ve Ermenistan, Kafkasya kolektif güvenlik bölgesinde birleşik bir askeri birlik kurmaya hazırlanıyor.

Rusya Devlet Duması, Ermenistan’la ortak ordu grubunun kurulmasını öngören anlaşmayı onayladı.

30 Kasım 2016 tarihinde imzalanan anlaşmanın amacının Kafkasya bölgesinde tarafların askeri güvenliğini sağlamak olduğu belirtilen açıklamada, ortak ordu grubunun temel görevinin, Rusya veya Ermenistan’a yönelik herhangi bir silahlı saldırıyı ‘tek komuta, tek fikir ve tek plana göre’ püskürtmek olduğu ifade edildi.

Açıklamaya göre her iki ülkeye karşı olası saldırının zamanında tespit edilmesi ve püskürtülmesi, her iki ülkenin kara sınırlarının korunması, hava ve uzay sınırlarının ortaklaşa korunması ve her iki ülkenin bölgedeki kritik öneme sahip tesislerinin hava savunmasını sağlanması grubun ana görevleri arasında yer alıyor.

Ortak grubun yönetilmesi için ortak bir komuta merkezinin kurulacağı belirtilirken, ortak grubu konuşlandırma ve kullanma kararının Rusya ve Ermenistan başkomutanları tarafından ortaklaşa alınacağı kaydedildi.

Daha önce, Rusya ve Ermenistan'ın yakın zamanda Kafkasya bölgesinde konuşlu birleşik bir ordu kurmayı planladığı bildirilmişti.

Haberin Linki İçin:

http://qha.com.ua/tr/askeri-guvenlik/rusya-dan-ermenistan-la-ortak-orduya-onay-cikti/157530/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Rus Askerlerden, Suriye’nin Kuneytra Bölgesine İnsani Yardım

 

Rusya'nın Suriye'deki ateşkes merkezlerinde görevli subaylar, Suriye’nin güneybatısındaki Kuneytra bölgesindeki Cibra kasabasına insani yardım ulaştırdı.

Rus subayların ulaştırdığı temel ihtiyaç malzemeleri, kasabanın sakinlerine dağıtımına başlandı, Rus doktorlar vatandaşları muayene etti.

Suriye polis teşkilatından bir yetkili, Sputnik’e verdiği demeçte şunları söyledi: “Ciba Suriye’nin güneybatısındaki gerilimi azaltma bölgesinde bulunuyor. Ateşkes sağlandıktan sonra Rus dostlarımını sayesinde 500 aileye yardım ulaştırabildik. Rus doktor da çeşitli rahatsızlıkları olan hasta vatandaşları muayene ediyor.”

Kuneytra’da sağlanan ateşkesle birlikte halka insani yardımların artırılacağını söyleyen yetkili, genel olarak asayişin sağlandığı bölgede zaman zaman militanların Suriye ordusuna ateş açarak provokasyonlar yaptığını sözlerine ekledi.

Haberin Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/rusya/201707161029302601-rus-askerlerden-suriye-kuneytra-bolgesine-insani-yardim/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

‘Kuzey Kore Konusu Çözülürken Karşılıklılık İlkesine Riayet Etmeli'

 

Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Frants Klintseviç, Rusya'nın Çin'i, ABD'yi ve Güney Kore'yi, Pyongyang'ın nükleer silahsızlanma konusunun çözümünde karşılıklılık ilkesine riayet etmeye çağırdığını açıkladı.

ABD'nin Kuzey Kore'ye ‘küresel baskıyı artırma' çağrısının ardından Pyongyang'ın ‘Washington düşmanca politikalarını sona erdirmedikçe nükleer programını tartışmaya açmayacağına' yönelik açıklamalarını Sputnik'e değerlendiren Klintseviç, "Rusya, Kuzey Kore'nin ABD ile nükleer programını görüşmeyi reddetmesini üzüntüyle karşıladı, ancak Pyongyang'ın bu tepkisi tahmin edilebilirdi" ifadelerini kullandı.

Klintseviç, Rusya'nın hala Kore Yarımadası'ndaki ihtilafın Kuzey Kore'nin nükleer silah testleri ve balistik füze denemeleri ile ilgili moratoryum uygulamasıyla, karşılıklı olarak ABD ve Güney Kore'nin ülkenin sınırlarına yakın tatbikat düzenlemekten çekilmesiyle çözülebileceğine inandığına dikkat çekti.

Rus senatör, "Batı, Rusya ve Çin'in bu ortak önerisini oldukça soğuk karşıladı ve karşılığında herhangi bir alternatif sunmadı. Rusya, bu tehlikeli ihtilafın çözümü için başarıyla sonuçlanabilecek herhangi bir şeyi kapıdan geri çevirmenin doğru olmadığı düşüncesiyle Çin ile birlikte yapmış olduğun ortak açıklamada yer alan karşılıklılık ilkelerine dönülmesini öneriyor" diye konuştu.

Haberin Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/rusya/201707161029300865-kuzey-kore-cozum-karsiliklilik-ilkesi/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Türkiye’de Kaybolan ve Suriye’ye Gitmek İsterken Yakalanan Rus Aile Hakkında İkinci Sınır Dışı Başvurusu

 

Türkiye’de kaybolan ve daha sonra Suriye’ye gitmek isterken yakalanan Rus ailenin yeniden sınır dışı edileceği belirtildi. Aile ile ilgili Hatay’daki göçmen hapishanesi mahkemesinin vereceği karar bekleniyor.

Rossiyskaya Gazeta’nın haberine göre, Rus diplomatik kaynakları, Suriye’ye kaçak yollarla gitmeye çalışan ve sınırda yakalandıktan sonra radikal örgütlere katılmaya yeltenme suçlamasıyla Antakya’daki Göç İdaresi’ne gönderilen Rus aile ilgili bilgi verdi. Rusya’ya sınır dışı edilmesi için ikinci kez dilekçe verilen aile ile ilgili kararın beklendiği belirtildi.

Türkiye kanunlarına göre, sınır dışı edilecek kişiler gitmek istedikleri ülkeye kendileri karar verebiliyor. Aile Türkiye’den ilk kez sınır dışı edildiğinde Azerbaycan’ı seçmiş, ancak binmeleri gereken uçak onlar olmadan Bakü’ye iniş yapmıştı. Ailenin gönderilebileceği diğer ülkeler arasında da Mısır ve Endonezya yer alıyor.

Svetlana Uhanova, eski eşinden olan kızı Liza, nikâhsız yaşadığı eşi ve diğer kızları ile birlikte Suriye’ye gitmek üzere Türkiye’ye geldi. Kızı Liza’dan haber alamayan eski eşin olayı yetkili mercilere bildirmesinin ardından aile Hatay’da yakalandı. Baba, kızını almak için Türkiye’deki ilgili makamlarla temaslarına devam ediyor.

Haberin Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/rus_medyasi/201707171029308493-turkiye-suriye-rus-aile-sinirdisi/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Kırım Savcılığı: Önceliğimiz Rusya'nın Kırım'daki Askeri Suçları

 

Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcısı Gündüz Mamedov, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da işlenen askeri suçların incelenmesi, işgalden sonra Ukrayna’nın ana kısmında faaliyetlerini devam eden Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın öncelikli görevi olduğunu ifade etti.

Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın 2017 yılının ilk yarıyılı sonuçları ile ilgili toplantı esnasında konuşan Gündüz Mamedov, “İşgal edilen bölge statüsü, orada olup biten olayların belirli uluslararası-hukuk belgelerince düzenlenmesi gerektiğini söylüyor. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmesi olmak üzere bahse konu belgelerin ihlal edilmesi, Ukrayna Ceza Kanunu’nun 438. Maddesine (savaş gelenekleri ve yasalarının ihlali) tabidir ve bundan dolayı Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun dilekçesi üzerine ilgili davayı başlattık” diye kaydetti.

Davanın Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da insan hak ve özgürlüklerinin ihlalleri (cinayet, insan kaçırma, işkence, yasadışı arama olayları), yasadışı “kamulaştırma” ve mülkiyete el konulması, zorunlu olarak işgalci devletin askeri yapılarına askerliğe çağrılma, vatandaşlığın değiştirilmesi ve bir dizi başka suça ilişkin incelemeleri kapsadığı belirtildi.

Mamedov, “Sözü geçen suçlar askeri suçlardır, yani Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce incelenen suçlar. Ulusal mekanizmalarımız suçluları sorumluluğa çekilme imkânını sağlamadığı durumlarda, toplanan kanıtları Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gönderiyoruz” diye devam etti.

Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaptığını dile getiren Gündüz Mamedov, “Çalışmaları iki kez yapmamak için geçtiğimiz günlerde Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Ukrayna Helsinki İnsan Hakları Birliği arasında işbirliği memorandumu imzalandı. Bu memorandumu Uluslararası Ceza Mahkemesi için ortak kanıt temelinin kurulmasını da öngörüyor” dedi.

Daha önce Kırım Özerk Cumhuriyeti, Rusya’nın işgal ettiği yarımadada uluslararası insani hukukun normları ihlalleri incelenmesi vesilesiyle Kırım’da tutuklu bulunan kişilerin haklarının ihlallerini bildirme çağrısında bulundu.

Haberin Linki İçin:

http://qha.com.ua/tr/siyaset/kirim-savciligi-onceligimiz-rusya-nin-kirim-daki-askeri-suclari/157542/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Çin Bülteni

 

Çin'de Sel: 18 Ölü

 

Çin'in kuzeydoğusunda meydana gelen sel baskınları nedeniyle 18 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi kayboldu

Çin'in kuzeydoğusunda bulunan Cilin eyaletinde etkili olan şiddetli yağışlar sonucu oluşan sel baskınlarında 18 kişinin öldüğü, 18 kişinin ise kaybolduğu bildirildi.

Şinhua ajansının haberine göre, eyaletin Yongci vilayetinde etkili olan sel baskınları, bölgede yaşamı durma noktasına getirdi.

Yerel yetkililer, geçen haftadan bu yana meydana gelen sel baskınlarında 18 kişinin hayatını kaybettiğini, 18 kişinin ise halen kayıp olduğunu duyurdu.

Çok sayıda evin yıkıldığı ya da kullanılamaz hale geldiği bölgeden 110 bin kişi tahliye edildi.

Arama ve kurtarma ekipleri, kaybolanları bulmak için çalışmalarını sürdürürken, kesilen elektrik, gaz ve su şebekeleri ile hasar gören yol ve köprüleri onarmak için bölgede takviye ekipler görevlendirildi.

Haberin Linki İçin:

http://www.ntv.com.tr/dunya/cinde-sel-18-olu,ClBnyiab4E22Yrg_cyL2JQ

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Çin Ekonomisi Yılın İlk Yarısında Yüzde 6,9 Büyüdü

 

Çin ekonomisinin, yılın ilk çeyreğindeki hızını koruyarak, ilk 6 ayda yüzde 6,9 oranında büyüdüğü bildirildi.

Çin Ulusal İstatistik İdaresi, ülkede yılın ilk yarısını kapsayan senelik bazdaki ekonomik büyüme rakamlarını açıkladı.

Ülkede Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yüzde 6,9 oranında büyüme göstererek, 38,15 trilyon yüen (5,62 trilyon dolar) tutarına ulaştı.

Tüketim ürünlerindeki perakende satışlarının yüzde 10,4 arttığı senenin ilk yarısında, gayrimenkul yatırımları yüzde 8,5 yükselişle yavaş büyüme ivmesini sürdürdü.

Ülkede ekonomik büyümenin en önemli unsurlarından endüstriyel katma değer de GSYH ile aynı oranda artış göstererek, yüzde 6,9 oranında gerçekleşti.

Üç milyon dolar ve üzeri ciro yapan işletmelerin faaliyetlerini ölçmek için kullanılan katma değerli sanayi üretimi, haziran ayında yüzde 7,6 artmıştı.

Ülkedeki sabit yatırım artış oranı, yılın ilk yarısında yüzde 8,6 oranında gerçekleşirken, senenin ilk çeyreğine göre yüzde 0,6 düşüş gösterdi.

Çin'de GSYH, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 6,9 oranında büyümüştü.

Başbakan Li Kıçiang, bu ayın başında, ülkede yılın ilk 6 ayındaki kalkınma hızının, sürdürülebilir ve makul yükseliş ivmesini koruyacağını söylemişti.

Haberin Linki İçin:

http://www.ensonhaber.com/cin-ekonomisi-yilin-ilk-yarisinda-yuzde-69-buyudu.html

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Kuşak ve Yol İnşası İlerliyor

 

Kuşak ve Yol Çalışmaları Yönetim Grubu kısa süre önce çalışma toplantısı düzenledi.

Çin Devlet Kalkınma ve Reform Komitesi Müdürü He Lifeng toplantıda yerel makamların Kuşak ve Yol inşasının düzenli şekilde ilerletilmesi gerektiğini vurguladı. He, dış işbirliği mekanizması, yatırım ve finansman sağlama modeli, dış işbirliği platformu ve dış teknoloji işbirliğinde yenilik ilkesinde ısrar edilmesi ve Kuşak ve Yol girişimine yeni güç katılması gerektiğini dile getirdi.

Şimdiye kadar ülke genelinde 31 eyalet, merkeze doğrudan bağlı kent ve özerk bölge Kuşak ve Yol girişiminin ilerletilmesiyle ilgili politika ve planlarını ortaya koydu.

Bunlar arasında Xinjiang'da Kuşak ve Yol ulaşım kavşağı oluşturulması ve yıl içerisinde 200 milyar yuanı aşkın yatırımın tamamlanması planları bulunuyor.

Haberin Linki İçin:

http://turkish.cri.cn/1781/2017/07/17/1s184282.htm

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

Çin'den Uygurlara Potansiyel Suç Seviyesi Ölçümü

 

Çin hükümetinin Doğu Türkistan'daki baskı ve gözetim seviyesi gün geçtikçe inanılmaz boyutlara ulaşıyor.

Çin hükümetinin Doğu Türkistan'daki baskı ve gözetim seviyesi gün geçtikçe inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Daha önce insanların evlerinde zorunlu misafirlik ve oruç denetimi, tüm teknolojik cihazların zorunlu toplatılması ve kontrolü gibi akıl almaz uygulamalarına Çin hükümeti bir yenisini daha ekledi.

Çin hükümeti Ürümçi'nin Yengişeher ilçesinde yaşayan Uygurları 10 kategoriden oluşan ve her biri 10 puana denk bir ölçüm sistemine tâbi tutmaya başladı. Bu ölçüme göre 80 ve üzerinde puan alanlar "güvenli" 50 ile 80 arasında değerlendirilenler "ortalama" 50 puanın altında alanlar ise "tehlikeli" olarak sınıflandırılıyor. 100 puanla başlayan adaylar bu on kategoride belirtilen niteliklere sahipse onar onar notları düşürülüyor.

Bu kategoriler ise; 15 ile 55 yaşları arasında olmak, Uygur olmak, işsiz olmak, pasaport sahibi olmak, günlük dini ibadetlerden herhangi birisini yapmak, dini bilgilere sahip olmak, tehlikeli olarak belirlenmiş 26 ülkeden birini ziyaret etmek, ülkeye geç tarihte dönüş yapmak, diğer ülkeler ile çeşitli iletişimi olması, çocuklarına evde eğitim veren bir aileden olmak gibi maddelerden oluşuyor. Bu akıl almaz uygulamanın Doğu Türkistan'ın geneline yayılması hedefleniyor.

Özgür Asya Radyosu'nun (RFA) haberine göre Misir Emet adlı Uygur, işsiz olduğu, Uygur olduğu ve 15-55 yaşları arasında bulunduğu için 70 puan ile "ortalama" ölçümüne girdi. 85 yaşındaki İbrahim İsmail ise yine Uygur olmak, pasaport sahibi olmak, tehlikeli ülkelerden birinde bulunmak, günlük ibadette bulunmak ve dini bilgiye sahip olmak nedeniyle 50 puan aldı.

Washington merkezli Uygur Amerikan Derneği başkanı İlşat Hasan, "Çin, Uygur olmayı suç olarak görüyor. Bu uygulama akıllara Nazilerin uygulamalarını getiriyor" açıklamasında bulundu.

Haberin Linki İçin:

http://qha.com.ua/tr/turk-dunyasi/cin-den-uygurlara-potansiyel-suc-seviyesi-olcumu/157538/

Erişim Tarihi:17 Temmuz 2017

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1436-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 279 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)