Dış Basın | 04 Ağustos 2017

|

Dünya Bunları Konuşuyor



4 Ağustos 2017 tarihinde dünyada öne çıkan başlıklar…

 

Suriye ve Irak Türkmenleri Bülteni

 

IKBY'deki Referandum Tartışmaları

 

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Kerkük Milletvekili Hasan Turan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumunun, "anayasaya aykırı ve ülkenin birliğini tehdit ettiğini" belirtti. Irak Türkmen Cephesi (ITC) Kerkük Milletvekili Hasan Turan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumunun, "anayasaya aykırı ve ülkenin birliğini tehdit ettiğini" belirtti. Bağdat'ta düzenlediği basın toplantısında konuşan Turan, "Parlamentodaki Türkmen vekiller olarak referandumun yapılmaması için bütün ulusal güçlerle birlikte çalışma kararı aldık." dedi. IKBY sınırları dışındaki Türkmen bölgeleri hakkında referandumu icra etmenin anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Turan, parlamentonun Kerkük ilinin özgünlüğünü koruyacak özel bir kanun çıkarması gerektiğini kaydetti. Irak parlamentosunda 328 sandalyeden 9'unu Türkmenler oluşturuyor.

Kerkük'ün Statüsü

ABD'nin 2003'te Irak'ı işgali sırasında Kürt güçleri, Kerkük'ü fiilen ele geçirmiş, kente yoğun bir Kürt göçü yaşanmıştı. 2005 yılında yazılan Irak anayasasının 140. maddesine göre, Kerkük'ün statüsü, devrik lider Saddam Hüseyin döneminde Kerkük'ten zorla göç ettirilenlerin geri dönmesi, ardından Kerkük'te nüfus sayımı yapılması ve kentin statüsü hakkında bir referanduma gidilerek nihai durumun belirlenmesi olarak öngörülüyordu. Ancak çeşitli nedenler ve anlaşmazlıklar sebebiyle bu madde henüz uygulanamadı. Bağdat, Kerkük'ün idari olarak merkezi yönetime bağlı olduğunu belirtirken, Kürtler ve özellikle kentte hakimiyet süren Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), Kerkük'ün IKBY'ye ilhak edilmesini talep ediyor. Türkmenler ise buna karşı çıkarak, Kerkük'ün özel bir statüye sahip olmasını istiyor. Kent nüfusu, büyük ölçüde Türkmen, Kürt ve Araplardan oluşuyor.

Haber Linki İçin:

https://www.haberler.com/ikby-deki-referandum-tartismalari-9899029-haberi/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Suriye'de Son Adım da Atıldı, Hums'ta Ateşkes Başladı

Rusya, Suriye'nin orta kesimindeki kent ve çevresinde bu sabah 09.00 itibariyle silahların sustuğunu resmen duyurdu. Türkiye, Rusya ve İran'ın Mayıs ayında imzaladığı çatışmasızlık anlaşması böylece tamamen hayata geçmiş oldu. Daha önce de Dera, İdlib ve Doğu Guta'da silahlar susmuştu. Türkiye, Rusya ve İran'ın Mayıs ayında imzaladığı anlaşmayla dört bölgesinde çatışmasızlık kararı alınan Suriye'de, son bölgede de ateşkes sağlandı.Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü Igor Konashenkov, Suriye'nin orta kesimindeki Hums ve çevresinde de silahların susacağını resmen duyurdu. Moskova yönetiminin muhaliflerle yaptığı anlaşmaya göre, ateşkes bugün Sabah yerel saatle 09.00'da başladı. Hum ve çevresindeki 84 yerleşim birimini kapsayan ateşkes alanında, 147 bin insan yaşıyor. Rusya, geçtiğimiz haftalarda Dera, İdlib ve Doğu Guta'da ateşkesin hayata geçirildiğini duyurmuştu. Suriye'nin güneyindeki Dera'da ilan edilen ateşkes, Rusya ve ABD'nin anlaşması sayesinde oldu. İki büyük devlet, iç savaşın yedinci yılında ilk kez ortak somut bir adım attı. Halihazırda Suriye dört ayrı parçaya bölünmüş durumda. Kuzeyde terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı YPG'liler var. Bir diğer terör örgütü IŞİD ise ülkenin doğusundaki geniş bir alanı kontrol ediyor. IŞİD'in fiili başkent ilan ettiği Rakka, ABD'nin desteğin alan YPG'lilerin kuşatması altında. Rejim muhalifleri, İdlib eyaletinin tamamını elinde tutuyor. Ayrıca Dera'da, Şam'ın Doğu Guta bölgesinde ve Hums çevresinde yine muhalifler var. Rejim ise Ürdün sınırından Halep'in kuzeyine kadar bir hattı kontrol ediyor. Bu hat batıda Lübnan sınırından Akdeniz boyunca uzanıyor. 24 Ağustos'ta sınır ötesi Fırat Kalkanı Harekâtı'nı başlatan Türkiye, birkaç ay içinde terör örgütü IŞİD'i Cerablus-Azez hattından süpürdü ve Halep'in kuzeyine kadar olan bölgeyi teröristlerden temizledi. Halihazırda Türk askeri ve Özgür Suriye Ordusu güçleri bu bölgede.

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-suriye-de-son-adim-dunya-2495704/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Avrupa Bülteni

 

Suriyeli Sığınmacılara Yardım

 

Dünya Gıda Programı'nca (WFP) Türkiye'deki 850 binden fazla Suriyeli sığınmacıya aylık 120 lira yardım yapıldığı bildirildi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara yapılan yardımlara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, Avrupa Birliği (AB) tarafından fonlanan program çerçevesinde 850 binden fazla Suriyeli sığınmacıya her ay 120 lira tutarında kart dağıtıldığı belirtildi. Programın 2016 sonlarında hayata geçirildiği ve hızla yaygınlaştığı kaydedildi. Açıklamada, AB tarafından fonlanan programın WFP ve Türk Kızılayı ortaklığı ile hayata geçirildiği ifade edildi.

Haber Linki İçin:

http://www.sabah.com.tr/yasam/2017/08/03/suriyeli-siginmacilara-yardim

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

AB Komisyonu Başkanı: Türkiye-AB Katılım Müzakereleri Askıya Alınmamalı

 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye'nin AB'nin önemli bir komşusu olduğunu ve Türkiye-AB arasındaki katılım müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi. Merkezi Brüksel'de bulunan Politico haber sitesine röportaj veren Juncker, AB dış politikası hakkında değerlendirmelerde bulundu.Türkiye ile Almanya arasındaki krizde Berlin'in "Baskı yapın" talebine sıcak bakmayan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Başkanı Jean-Claude Juncker'dan çarpıcı açıklamalar geldi. Juncker, Türkiye'nin AB'nin önemli bir komşusu olduğunu ve Türkiye-AB arasındaki katılım müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini söyledi. Juncker, "Avrupa Parlamentosu'nun isteğinin aksine Türkiye-AB arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınmaması gerektiğini düşünüyorum." vurgusunu yaptı. Türkiye'nin AB'nin önemli bir komşusu olduğunu belirten Juncker, Türkiye'nin AB üyeliği rotasında kalması gerektiğini belirtti.

Brexit Bir Baş Ağrısı Gibi

Juncker, İngiltere'nin AB'den ayrılması (Brexit) sürecinin karmaşık ve yoğun sorunlarla dolu olduğunu belirterek, süreci bir bakıma "baş ağrısına" benzetti. Brexit sürecinin geri çevrilmeyeceğini düşündüğünü aktaran Juncker, "Hipotezim sorunlar da oluşsa, sonuç Brexit olacaktır." ifadesini kullandı.

Trump Yönetiminden Daha İyi Durumdayız

AB Komisyonu Başkanı Juncker, ABD Başkanı Donald Trump'a İngiltere gibi başka üyelerin de AB'den ayrılmaları konusunda telkinde bulunmaması gerektiğini "açıkladığını", son dönemde Trump'ın bu tarz çağrılarda bulunmadığına dikkati çekti. Trump yönetiminin "düzensiz" olduğunu savunan Juncker, "Trump yönetiminden daha iyi durumdayız. AB içinde bir sorun yaşadığımızda bunu konuşarak halletmeye çalışıyoruz, işten kovarak değil." yorumunu yaptı.

Haber Linki İçin:

http://www.aksam.com.tr/dunya/ab-komisyonu-baskani-turkiyeab-katilim-muzakereleri-askiya-alinmamali/haber-648364

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

AB Konsey Başkanı İfade Vermek İçin Varşova’da

 

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı ve Polonya eski Başbakanı Donald Tusk, 2010 yılında yaşanan Smolensk uçak kazası soruşturması kapsamında ifade vermek üzere yeniden Varşova’ya gitti. Kalabalık bir basın ordusunun takip ettiği Tusk, savcılığa girerken destekçileri kendisini yalnız bırakmadı. Donald Tusk, 96 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmada ‘görevini ihmal’le suçlanıyor. 10 Nisan 2010’da dönemin Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski ve eşinin de aralarında olduğu 96 kişiyi taşıyan Tupolev 154 tipi uçak, Stalin döneminde yaklaşık 22 bin Polonyalının infaz edildiği Katyn Katliamı anısına yapılacak törene katılmak üzere Rusya’nın Smolensk Havaalanı’na inerken ormanlık alana düşmüş, uçaktakilerden kurtulan olmamıştı. Rusya, düşen uçağın enkazını iade etmezken trajik hadisenin meydana geldiğinde Polonya Başbakanı olan Donald Tusk, soruşturmada Rusya’ya karşı enkaz parçaları ile karakutunun iadesi konusunda ısrarcı olmamakla da suçlanıyor. Tusk ise kendisine yönelik suçlamaları siyasi bir cadı avı olarak niteliyor. Bu arada Lech Kaczynski’nin ikiz kardeşi Jaroslaw Kaczynski’nin liderliğini yaptığı Avrupa Birliği karşıtı muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi, Polonya’da iktidarda bulunuyor. Tusk ve Kaczynski, son olarak iktidarın yargı reformu tartışmaları sırasında karşı karşıya gelmişti.

Haber Linki İçin:

http://tr.euronews.com/2017/08/03/ab-komisyonu-baskani-ifade-vermek-icin-varsovada

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Kıbrıs Bülteni

 

AKEL'den Anastasiadis'a Sert Eleştiri

 

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Anastasiadis’in yaklaşımı ile müzakere sürecinin yeniden başlamasının mümkün olmadığını ve bu yaklaşımla Türk tarafına baskı uygulanamayacağını söyledi. AKEL Genel Sekreteri Kıbrıs sorununun ne kadar kritik ve belirleyici bir döneme geldiğini anlamayanların gerçekliğin dışında olduklarını ve siyasi miyopluğa sahip olduklarını vurguladı. Andros Kiprianu, eğer mevcut durum devam ettirilirse, olayların matematiksel bir kesinlikle iki ayrı varlığa doğru gideceğini ve birkaç yıl içerisinde Kıbrıslı Rumların enkaz üzerinde ağlayacağını söyledi.Kiprianu, güney Kıbrıs’taki federal çözüm karşıtlarının bağırma ve tepki koyma şekli ile, Kıbrıs Sorununun çözümü için her umudun gömüleceği ve devasa zorluklara neden olacağını söyledi.

Haber Linki İçin:

 http://haberkibris.com/akelden-anastasiadisa-sert-elestiri-2017-08-04.html

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Eide: Çözüme Ulaşıp Ayrılsaydım Daha İyi Olacaktı

 

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin, bu sabah Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e veda ziyaretinde bulundu. Eide, "Çözüme ulaştıktan sonra ayrılsaydım daha iyi olacaktı" açıklamasını yaptı... BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin, bu sabah Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e veda ziyaretinde bulunduğu bildirildi.Rum haber kaynaklarına göre, yaklaşık bir saatlik görüşmenin ardından açıklamada bulunan Eide, Crans Montana’da sona eren Kıbrıs sorununa ilişkin sürecin yeniden canlanmasının BM tarafından değil, iki tarafın anlaşmasıyla olabileceğini söyledi. Eide, Anastasiadis’le bu süreçteki ortak deneyimleriyle ilgili iyi, dostane bir görüşme yaptıklarını belirtti.

Eide: Çözüme Ulaştıktan Sonra Ayrılsaydım Daha İyi Olacaktı

Kıbrıs’tan ayrılacağı için karmaşık duydular içerisinde olduğunu da söyleyen Eide, “Sanırım bu süreçte çok şey başardık ve sanırım sayın Anastasiadis ve sayın Akıncı yardımlarımızla ve tüm uluslararası ve Kıbrıs’taki insanların desteğiyle bu süreci onlardan önceki herhangi iki liderden çok daha ileri taşımayı başardılar” sözlerini kullandı. Aynı zamanda sorunu çözmekte başarıya ulaşamadıklarını gizleyemeyeceklerini de söyleyen Eide, “Liderlere, uygulanabilecek bir çözüme ulaşmalarında yardımcı olduktan sonra ayrılsaydım daha iyi olacaktı” dedi.

Anastasiadis Teşekkür Etti, Güven Belirtti

Rum Hükümet Sözcü Vekili Viktoras Papadopulos ise, veda ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, görüşmede, geleceğe ilişkin perspektiflerin görüşüldüğünü ve Anastasiadis’in Eide’ye Kıbrıs sorununun çözümü için tüm süre boyunca sarfettiği çabalardan dolayı teşekkür etiğini belirtti. Anastasiadis’in, Eide’ye, hazırlayacağı rapor öncesinde güvenmeye devam edip etmediğiyle ilgili bir soru üzerine Papadopulos, Anastasiadis’in, Eide ve BM’nin, hazırlanacak olan raporda Crans Montana’da ne olduğu ve gerçekliği ortaya koyacağını düşündüğünü belirtti.

Haber Linki İçin:

https://www.gundemkibris.com/rum-basini/eide-cozume-ulasip-ayrilsaydim-daha-iyi-olacakti-h219340.html

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Balkanlar Bülteni

 

Kosova Demokratik Türk Partisi’nden Kınama

 

Kosova Demokratik Türk Partisi, “Fatih Sultan Mehmet” ve “Yaşar Paşa” camilerinin duvarlarında ve avlularında yer alan TİKA tabelalarına yapılan saldırıyı sert bir dille kınadı.

Kosova Demokratik Türk Partisi, “Fatih Sultan Mehmet” ve “Yaşar Paşa” camilerinin duvarlarında ve avlularında yer alan TİKA tabelalarına yapılan saldırıyı sert bir dille kınadı. Basına gönderilen kınama metninde şu ifadelere yer verildi; “Dün “Fatih Sultan Mehmet” ve “Yaşar Paşa” camilerinin duvarlarında ve avlularında yer alan TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tabelalarına yapılan ahlaksız saldırıları kınamaktayız. Bir gün önce Filoloji Fakültesinde benzeri şekilde yazılan grafitleri de kınayarak, bu saldırıları yapan şahıs ve onlar gibi zihniyetlerin Kosova’nın geleceği ve ülkeler, topluluklar ve dini arası konularında iyi ilişkileri zedelediklerini bildirmek isteriz. Bu gibi çirkin saldırılar aynı zamanda tarihi mirasımıza karşı bir saldırı olarak algılanarak diğer taraftan bize çeşitli alanlarda yardım eden ve önemli projelere imza atan TİKA, uluslararası platformda ve Kosova’nın devlet inşasında destek sunan Türkiye Cumhuriyetine karşı bir vefasızlık olarak görmekteyiz. Kosova’nın kalkınmaya ve daha iyi hayat şartların yaratılması için daha fazla ve kapsamlı çalışmaların yapılmasına ihtiyacı bulunmaktadır. KDTP olarak bu ve önceki grafitler konusunda olduğu gibi güvenlik güçlerinin harekete geçmesini ve bu gibi saldırılara karşı önlemlerin ve tedbirlerin almalarını, suçluları bir an önce adalete teslim etmelerini beklemekteyiz.”

Haber Linki İçin:

http://timebalkan.com/kosova-demokratik-turk-partisinden-kinama/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Batı Balkanlar’ın NATO’ya Entegrasyonu Hayati Önem Taşıyor

 

Arnavutluk Savunma Bakanı Mimi Kodheli, Batı Balkan ülkelerinin NATO’ya tam entegrasyonunun, bölge barışı ve istikrarı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Arnavutluk Savunma Bakanı Mimi Kodheli, Batı Balkan ülkelerinin NATO‘ya tam entegrasyonunun, bölge barışı ve istikrarı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Kodheli, ülkesini ziyaret eden Makedonya Savunma Bakanı Radmila Şekerinska ile görüştü. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısında Kodheli, NATO‘nun genişlemesinin durdurulamaz bir süreç olduğunun altını çizdi. NATO üyesi olan Arnavutluk‘un, Batı Balkan ülkelerinin geleceğinin Avrupa-Atlantik entegrasyonda olduğuna güçlü bir şekilde inandığını vurgulayan Kodheli, “Batı Balkan ülkelerinin NATO‘ya tam entegrasyonu, bölge barışı ve istikrarı için hayati önem taşıyor.” dedi. Kodheli, Makedonya‘nın savunma alanındaki çalışma ve çabalarını da takdir ettiklerini ve desteklediklerini ifade etti. Makedonya Savunma Bakanı Şekerinska da görüşmede aşırıcılık ve terörle mücadele gibi önemli konularda Arnavut mevkidaşı ile fikir alışverişinde bulunduklarını aktardı. Makedonya ile Arnavutluk‘un hem ikili, hem de bölgesel projelerde işbirliği yaptığını ifade eden Şekerinska, Makedonya‘nın NATO üyeliğinin bölge ve Avrupa‘nın güvenlik ve istikrarına yeni bir ivme getireceğini vurguladı. Şekerinska, Makedonya‘nın özellikle sığınmacı krizinde Avrupa güvenliğinin korunmasında önemli bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.

Haber Linki İçin:

http://www.balturk.org.tr/bati-balkanlarin-natoya-entegrasyonu-hayati-onem-tasiyor/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

ABD Bülteni

 

ABD Duyurdu, Kontrol El Nusra'cılara Geçerse...

 

Suriye özel temsilcisi Ratney, Türkiye sınırındaki muhalif kentte kontrolün El Nusra'cılara geçmesi halinde askeri müdahale sinyali verdi. Ratney, "ABD'nin gerekli askeri önlemlere başvurmamaları konusunda uluslararası aktörleri ikna etmesi çok zorlaşır" dedi. Nusra Cephesi; BM, ABD, Rusya ve Türkiye'nin 'terör örgütleri listesinde' yer alıyor. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Michael Ratney, Suriye'nin Türkiye sınırındaki İdlib eyaletinde yaşanan çatışmalardan Nusra Cephesi'nin ana gövdesini oluşturduğu çatı örgütü Heyet Tahrir el-Şam'ın zaferle çıkmasının, ülkenin geleceği açısından büyük bir tehlike yaratacağını söyledi. Ratney, Çarşamba gecesi internet üzerinden yayınladığı mektubunda, "Suriye'nin kuzeyi, tarihinin en büyük trajedilerinden birine sahne oluyor... İdlib'te Nusra Cephesi'nin hakimiyet kurması halinde, ABD'nin gerekli askeri önlemlere başvurmamaları konusunda uluslararası aktörleri ikna etmesi çok zorlaşır" dedi. Yaklaşık 2 milyon nüfusu olan İdlib, şu anda tamamı Suriye hükümetine karşı savaşan silahlı grupların elinde bulunan tek eyalet. Bu nedenle de hem Suriye ordusu hem de Rusya'nın hava operasyonlarının hedefi oluyor. Eyaleti elinde tutan gruplar arasında yaşanan çatışmaların hava operasyonlarının şiddetini artırmasından endişe ediliyor. Ratney, "İdlib'te ortaya çıkacak ağır sonuçların sorumlusunun (Heyet Tahrir el-Şam'ın lideri Ebu Muhammed el) Colani ve çetesi olduğunu herkes bilmelidir" dedi. Özel temsilci, Ürdün'ün başkenti Amman'da Suriye'nin güneybatısında ateşkes ilan edilmesi için Rusya ile yapılan gizli görüşmeleri yürüten isim olarak biliniyor. ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından açıklanan bu ateşkes, Suriye'deki iç savaşın sona erdirilmesi için iki büyük devletin attığı ilk somut adım olarak görülüyor.

İsim Değiştirseler De ABD'nin Hedefinde Olacaklar

Ratney, İdlib eyaletinde Nusra Cephesi ile bağlantılı tüm savaşçıların El Kaide'nin bir parçası olarak görüldüğünü ve isimlerini değiştirmelerine karşın ABD'nin hedefinde kalacaklarını da ifade etti. 2016'da adını Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren ve El Kaide'den ayrıldığını duyuran Nusra Cephesi, son süreçte başka cihatçı gruplarla birlikte Heyet Tahrir el-Şam adında bir çatı örgüt kurdu. Nusra Cephesi; Birleşmiş Milletler (BM), ABD, Rusya ve Türkiye'nin 'terör örgütleri listesinde' yer alıyor. Ahrar'uş Şam ve adını Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren Nusra Cephesi, 2015'te İdlib'i alan çatı örgütü Fetih Ordusu içinde birlikte yer almış ve bu eyalet farklı gruplar tarafından ortak olarak yönetilmeye başlanmıştı. Ancak bu iki büyük grup arasındaki anlaşmazlıklar ise zaman içinde arttı ve son olarak Temmuz ayında bugüne kadar yaşanan en şiddetli çatışmalar başladı. Ahrar'uş Şam ise BM, ABD ve Türkiye'nin bu listesinde bulunmuyor. Ahrar'uş Şam; Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) çatısı altındaki gruplarla işbirliği, Türkiye ile iyi ilişkileri ve son dönemde kendisini uluslararası alanda kabul ettirmeye yönelik gayretleri sayesinde Nusra Cephesi'nden kendini ayrıştırmaya çalışıyor.

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/abd-idlib-te-el-nusra-hakimiyeti-dunya-2495630/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Trump: Merkel, Göçmenlere Kapıları Açmaktan Pişman

 

ABD basını, Donald Trump'ın Meksika ve Avustralyalı mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmeleri konuşuyor. Trump'ın göreve başladıktan kısa bir süre sonra gerçekleştirdiği görüşmelerde, ABD Başkanı'nın, "Merkel göçmenlere kapılarını açtığı için pişman olduğunu söyledi" ifadeleri dikkat çekiyor. Donald Trump’ın Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull ve Meksika Başkanı Enrique Pena Nieto ile yaptığı telefon görüşmeleri Amerika’nın saygın gazetelerinden Washington Post’a sızdı. Açıklamaları olay olan Trump’ın göreve geldikten kısa bir süre sonra yaptığı görüşmelerde Turnbull’a, “Mültecileri alarak ülkeyi yok etmek istemezsin. Bak Almanya’da neler oldu… Bu ülkelerde neler olduğuna bak. Bu insanlar buna sebep olduğu için deli. Bugün Merkel’le konuştum ve inan bana, keşke yapmasaydım diyor. Almanya bu sebeple tam bir karmaşa” dedi. Avustralya Başbakanı da Trump’ı doğrularken, Brexit sürecinin de bundan sonra hızlandığını dile getirdi. Öte yandan Obama döneminde Avustralya ile ABD arasında yapılan anlaşma dolayısıyla yaklaşık 2000 mültecinin Avustralya’dan ABD’ye gideceğini gündeme getiren Trump, “Bütün gün telefon görüşmeleri yaptım ve en nahoş görüşme bu. Putin’le yaptığım görüşme güzeldi, bu değil. Mültecileri ABD’ye almam imajımı zedeleyecek. Burada ben yasak koyuyorum ve kimseyi almama kararı alıyorum ve şimdi 2000 kişi ülkeye giriş yapıyor. İnsanları ülkeye almıyorum ve ben dünyanın en harika insanıyım ama şimdi 2000 kişinin gelmesi için bekliyorum” dedi.

Trump’ın Ocak ayında Meksikalı mevkidaşı Nieto ile yaptığı görüşmede ise ABD-Meksika arasında gündemde olan sınır duvarını gündeme getirdi. Trump’ın en önemli seçim vaadi olan Meksika sınırındaki duvar hakkında konuşan Trump, Nieto’ya, “Duvarın parasını ödemeyeceğinizi basına söylememelisiniz. Eğer basın bunu duyarsa, bununla yaşayamam ben ve bu şartlar altında müzakere yapamam. İster inanın ister inanmayın siyasi açıdan en önemli konumuz bu” dedi.

Haber Linki İçin:

http://www.sozcu.com.tr/2017/dunya/trump-merkel-gocmenlere-kapilari-acmaktan-pisman-1959999/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

YPG’ye Silah Yardımı İddiasına Yanıt

 

IŞİD’e karşı yürütülen Doğal Kararlılık Operasyonu Ortak Görev Gücü Sözcüsü Albay Ryan Dillon, bugünkü basın toplantısında Türk medyasında yer alan, ABD’nin YPG’ye tanklar ve yüzlerce TIR dolusu silah gönderdiği yolundaki iddialara ilişkin soruları yanıtladı. Dillon Bağdat’tan video konferans yoluyla Pentagon muhabirlerine verdiği brifingde konuyla ilgili haberlerin sorulması üzerine, “Bu haberler doğru değil” dedi. ABD olarak Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) desteklediklerine işaret eden Dillon,“TIR’ların sayısı ya da haberde verilen neyse bunu ne doğrulayacağım ne de yalanlayacağım” dedi. Dillon daha sonra bir başka gazetecinin, “ABD ya da koalisyonun SDG ya da YPG’ye tank verip-vermediği” haberlerine ilişkin tekrar sorusunu da, “Bu doğru değil” diye yanıtladı. Dillon şöyle devam etti: “Rakka’da IŞİD’e karşı savaşta SDG’ye verdiğimiz silahlar ve teçhizat konusunda şeffaf olacağımızı net şekilde belirtmiştik. Özellikle de, Türkiye’nin bu teçhizatın ve bu silahların hangileri olduğunu bilmesini sağlayacağız. Bu şeffaflığı ve Türkiye’yle diyaloğumuzu sürdürdük ve bunu yapmaya da devam edeceğiz.” Konu hakkında bir açıklama da ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden geldi. Büyükelçilik de aynı şekilde “tank” haberlerini yalanladı. Büyükelçilik açıklamasında şunlar kaydedildi: “Son bir kaç günde basında yer alan, doğru olmayan bir dizi haberde, yanıltıcı bir şekilde ABD’nin, YPG’ye destek vermek için Suriye’ye ‘tanklar’ ve ‘silahla dolu yüzlerce TIR’ gönderdiği iddia edilmiştir. Bu haberler, Suriye’deki mevcut duruma ilişkin temel bazı gerçekleri görmezden gelmektedir.

ABD, Suriye’de Deaş’a karşı savaşan herhangi bir gruba tank vermemiştir

Açıklamada, ABD’nin, öncelikli olarak hafif silahlar ve mühimmattan oluşan askeri yardımının büyük bir kısmının, SDG içindeki Suriyeli Arap Koalisyon (SAK) unsurlarını desteklediğine işaret edilerek, “SAK’ı da kapsayan Suriyeli Araplar, Deaş’ı bölgeden temizlemek ve evlerine yeniden kavuşabilmek için savaşmaktadır” denildi. ABD Büyükelçiliği açıklamasında, “Bu silahların çok daha küçük bir yüzdesi, SDG’nin Kürt unsurlarına verilen silahlarla sınırlıdır ve bunlar göreve özeldir. Sadece, Rakka’yı ele geçirmek ve Deaş’ın yok edilmesi gibi hepimiz tarafından paylaşılan hedeflere ulaşmada sağlayacakları katkıya bağlı olarak verilmektedir” ifadesine yer verildi.Açıklamada şöyle devam edildi: “YPG’ye verilen silahların niteliğiyle ilgili Türk hükümetine tam bir şeffaflıkla bilgi sağlamayı sürdürmekteyiz. Irak-Suriye sınırını geçen TIR’ların büyük bir kısmı, askeri ekipman veya askeri malzemeler taşımamaktadır. Bu TIR’lar, Suriye içinde yerlerinden edilen insanların temel gereksinimlerini bulundukları yerlerde karşılamak, sağlık ve güvenliklerini temin etmek için gıda, ilaç ve diğer zaruri malzemeleri içermektedir."

Haber Linki İçin:

https://www.amerikaninsesi.com/a/ypgye-silah-yardimi-iddiasina-yanit/3971356.html

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Pew Anketi: Türkler’e Göre En Büyük Tehdit Amerika

 

Washington’daki PEW Araştırma Merkezi’nin yeni anketine göre dünya genelinde IŞİD ve küresel ısınma en büyük tehdit olarak algılanıyor. Türkiye’deyse en büyük tehdit Amerika olarak görülüyor. Araştırma 38 ülkede yapıldı ve ankete katılanlara 8 muhtemel tehdit soruldu, IŞİD, iklim değişikliği, siber saldırılar, küresel ekonomi, Suriye ve Irak mülteci krizi, Amerika, Rusya ya da Çin’in etkisi konu başlıklarıydı. Araştırmaya göre, Türkiye’de katılımcıların yüzde 72’si Amerika’nın gücü ve etkisini büyük bir tehdit olarak gördüklerini söyledi.Bu oran, 2013’e göre 28 puanlık artış anlamına geliyor. 2013’te Türkiye’de Amerika’nın gücü ve etkisini büyük bir tehdit olarak görenlerin oranı sadece yüzde 44’dü. Türkler’e göre ikinci en büyük tehdit ise, yüzde 64 oranla, Irak ve Suriye gibi ülkelerden gelen büyük sayıda mülteci akını.Türk halkının yüzde 59’u küresel ekonominin durumunu, yüzde 54’ü diğer ülkelerden siber saldırılarla Rusya’nın gücü ve etkisini, yüzde 53’ü küresel iklim değişikliğini ve yüzde 33’ü de Çin’in gücü ve etkisini büyük tehdit olarak gördüklerini söyledi.Araştırmanın Türkiye’de yapılan kısmında muhtemel tehditler arasında IŞİD sorulmadı.

Haber Linki İçin:

https://www.amerikaninsesi.com/a/pew-anketi-turkler-e-gore-en-buyuk-tehdir-amerika/3970944.html

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Rusya Bülteni

 

ABD'den Rusya'ya Topyekün Savaş

 

Rusya Başbakanı Medvedev, ABD’yi Rusya’ya karşı topyekün ticari savaşı başlatmakla suçladı. Rusya-ABD ilişkileri Soğuk Savaş’tan bu yana en gergin dönemine giriyor. Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, sosyal medya sitesi Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Kongresinin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye yönelik yeni yaptırım tasarısının ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak yasalaşmasını değerlendirdi. ABD’nin, Rusya’ya karşı tam kapsamlı bir ticaret savaşı başlattığını kaydeden Medvedev, Rusya’nın yeni yaptırımlarla başa çıkmayı başaracağını savundu. Yaptırım rejiminin bir mucize gerçekleşmediği takdirde onlarca yıl yürürlükte kalacağına dikkat çeken Medvedev, ABD ve Rusya arasındaki ilişkilerin düzelme ihtimalinin artık kalmadığını vurguladı.

Enerji Yatırımlarına Yasak Geldi

ABD Başkanı Trump’ın Kongre tarafından küçük düşürüldüğünü sözlerine ekleyen Medvedev, “Trump yönetimi de büyük bir acizlik göstererek tüm yürütme gücünü Kongre’ye devretti” eleştirisini yöneltti. Trump, ABD Kongresinin Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye yönelik “Amerika’nın Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası”nı dün imzalamıştı. Yeni yasa ABD şirketlerinin Rusya’nın Kuzey Akım-2 petrol ve doğalgaz boru hattı gibi enerji projelerine yatırım yapmasına kısıtlama getirerek Rusya ile ticaret ve yatırım işbirliğini zorlaştırıyor. Yasalaşan tasarı ile Trump’ın Rusya’ya uyguladığı yaptırımları kaldırmaya ya da değiştirmeye yönelik olası adımlar için Kongre’nin onayı aranacak. Onayladığı kararı beğenmeyen ABD Başkanı Trump, kararının ardından, “Bu tasarı ABD’nin Amerikan halkı için iyi anlaşmalar yapmasını zorlaştırıyor” dedi.

AB'den Jet Misilleme Tehdidi

AB Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker, Rusya’ya uygulanan yeni yaptırımlara tepki gösterdi. Juncker, ABD’de onaylanan yeni yasanın Avrupa’nın kaygılarını dikkate aldığını ancak bunun AB ekonomik çıkarlarına zarar vermesi durumunda birkaç gün içerisinde misilleme yapmaya hazır olduklarını bildirdi. Juncker, “Hazırız, ABD karşısında ekonomik çıkarlarımızı savunmalıyız ve bunu yapacağız. Düzenleme, Avrupa çıkarlarının altını oyacak bir şekilde uygulanırsa AB buna günler içerisinde yeterli ölçüde karşılık vermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.

Haber Linki İçin:

http://www.haber7.com/dunya/haber/2393744-abdden-rusyaya-topyekun-savas

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Rusya'dan Amerika'ya Türk Kartı

 

ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarının ardından Rusya'nın boru hatlarının geleceği tartışılırken Reuters, Gazprom'un Avrupa'ya yönelik yeni boru hatlarını hızlandırma kararı aldığını yazdı. Reuters'a göre Beyaz Saray, Moskova'nın boru hattı inşaatlarını etkileyecek yaptırımlar uygulamayı düşünmüyor, ancak Rusya'ya yönelik yaptırımlar bu hatların maliyetini artırabilir. Bunun nedeni ise borçlanma maliyetinin artması. Batılı yatırım ortaklarının yaptırımlar nedeniyle projelerden çekilmeyi düşünmesinden endişelenen Kremlin, buna karşılık olarak boru hatlarının inşaatını hızlandırdı. Karadeniz'in altından Türkiye'ye ulaşması planlanan Türk Akımı hattını inşa eden İsviçreli şirket Allseas Group, boru hattının Türkiye'de nereye bağlanacağı henüz belli olmasa da Gazprom'un talebi üzerine inşaata hız verdi.

Türk Akımı'na Paralel İkinci Hat

Reuters Gazprom'un Avrupa'ya daha fazla gaz ihraç edebilmek için "aceleyle" Türk Akımı'na paralel ikinci bir boru hattının inşaatına da başladığını yazdı. Reuters'a konuşan üst düzey bir Gazprom yetkilisi "Gelecekte yaptırımlardan etkilenme ihtimalimizi düşünerek şimdiden ikinci bir hattı inşa ediyoruz" dedi. ABD'nin eski Yaptırımlar Başkan Vekili ve Columbia Üniversitesi'nin Küresel Enerji Politikaları Merkezi'nden Richard Nephew, büyük şirketlerin riskler büyümeden boru hatlarını hızla inşa etmek istediğini, bu yüzden projelerin hızlandırıldığını söyledi. Reuters'a konuşan Nephew: "Pek çok şirket '12 ayım, belki de 18 ayım var. Ondan sonra ne olacağı belli değil' diye düşünüyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın inşa ettiği bir diğer hat da Baltık Denizi altından Almanya'ya ulaşacak Kuzey Akımı 2 (Nord Stream 2). 1.225 kilometrelik hattın finansmanı için Almanya'dan Wintershall ve Uniper, Avusturya'dan OMV, İngiliz-Hollandalı Shell ve Fransa'dan Engie 1,13 milyar dolarlık yatırım sözü verdi. Avrupa Birliği, ABD'nin AB şirketlerinin yaptırımlardan etkilenmeyeceğine dair garanti vermesini talep ediyor. Nord Stream 2 hattı için kredi çeken Avrupa şirketleri, Rusya'yla iş yapmanın "risk maliyeti" nedeniyle piyasa ortalamasından daha yüksek faizlerle borçlanmıştı.

Haber Linki İçin:

http://www.hurriyet.com.tr/abd-yaptirimina-karsi-gazpromdan-turk-akimi-adimi-40539593

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Trump: Rusya İle İlişkilerimiz Tüm Zamanların En Tehlikeli Seviyesinde... Teşekkürler Kongre

 

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-ABD ilişkilerinin tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğunu belirtti. Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Trump, "Rusya ile ilişkilerimiz tüm zamanların en düşük seviyesinde ve çok tehlikeli bir düzeyde. Bize sağlık sigortası bile veremeyen Kongre'ye teşekkür edebilirsiniz!" ifadelerini kullandı. Trump, dün Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yaptırımların genişletilmesini öngören tasarıyı imzalayarak yasalaştırmıştı.

Bu arada yeni göreve başlamış bir başkan için destek oranı tarihin en düşük seviyesinde olan Donald Trump’a olan halk desteğinin, son kamuoyu yoklamalarında daha da düşmeye devam ettiği görülüyor. VOA'nın haberine göre Quinnipiac Üniversitesi, Beyaz Saray’da 4 yıl sürecek görevinin ilk altı ayında Amerikalılar’ın yüzde 61 oranında Donald Trump’ı onaylamadığını açıkladı. Donald Trump’ı desteklemeye devam edenlerin oranıysa yüzde 33. Gallup Araştırma şirketiyse, üç günlük takip ortalamasıyla yaptığı araştırmada, emlak krallığından Cumhuriyetçi siyasetçiye dönüşen Trump’ın yüzde 36 oranında destek gördüğünün, Amerikalılar’ın yüzde 60’ınınsa Trump’ın ilk altı aylık icraatına destek vermediğinin ortaya çıktığını bildirdi.

Trump Yetkilerini Kötüye Kullanıyor

Quinnipiac Üniversitesi, Trump’a verilen desteğin, Haziran ayında yapılan ve yüzde 55 olumsuz, yüzde 40 olumlu sonuç veren son kamuoyu yoklamalarından daha kötü olduğunu açıkladı. Anket kuruluşu, Amerikalıların yüzde 26 ile 54’ü Trump’ın başkan olmasıyla gurur duymak yerine utandıklarını da bildiriyor. Her beş Amerikalı seçmenden üçü, Trump’ın yetkilerini kötüye kullandığını düşünüyor. Ankette sorulan ‘başkanın kendi yetkilerinin ABD yasalarından üstün olduğunu düşündüğüne inanıyor musunuz’ sorusuna yüzde 60 oranında ‘evet’ yanıtı geldi. Anket son günlerde Beyaz Saray’da yaşanan çalkantılı bir dönemde yapıldı. Bu süre zarfında Trump hem genel sekreter Reince Priebus hem de iletişim direktörü Anthony Scramucci’yi görevden aldı. Öte yandan Obamacare olarak bilinen ve eski başkan Obama tarafından yedi yıl önce yürürlüğe sokulan sağlık yasasının kısmen iptalini öngören yasa tasarısı, Senato’dan bir kez daha onay alamadı.

Kaygılar Derinleşiyor

Quinnipiac anketinin açıklamasında uzman Tim Malloy, Başkan Trump’ın içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan hangisinin daha endişe verici olduğunu seçmenin zor olduğunu belirtiyor. Uzmana göre, Trump’ın görevinde sergilediği performansın neden olduğu derin bir utanç, sağduyulu olup olmadığı konusunda büyük kaygı ve çok sayıda soru işareti var.

Malloy, kötü anket sonuçlarını, her gün atılan yanlış adımlar, görevden almalar ve anlaşmazlıkların tetiklediğini savunuyor. Uzman, ‘bütün bunları kontrol altına alacak güçlü bir yapı var mı diye soruyor.

Trump’ın ‘Güçlü Ve Akıllı’ Olduğuna İnananlar

Quinnipiac anketinde Trump’ın performansı hakkında iki olumlu değerlendirme yer alıyor. Her üç seçmenden ikisi Trump’ı ‘güçlü bir kişi’ olarak tanımlarken yine aynı sayıda kişi başkanın akıllı olduğuna inandıklarını söylüyor. Ancak ankete katılanların büyük çoğunluğu, Trump’ın dürüst olmadığını, ‘iyi liderlik becerileri’ bulunmadığını, ‘sıradan Amerikalılar’ın umurunda olmadığını’ ve onlarla aynı değerleri paylaşmadığını düşünüyor.

Sağlık yasasının kısmen iptalini öngören önemli yasa tasarısı, Cuma sabahı erken saatlerde Amerikan Senatosu’nda yapılan oylamada reddedildi. Beyin kanseri teşhisi konan Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Trump önderliğindeki Obamacare’i feshetme çabalarına hayır diyen isimler arasındaydı.

Quinnipac anket şirketi, anket sonuçlarının, 2012’deki başkanlık yarışını Obama karşısında kaybeden 80 yaşındaki emektar siyasetçinin, kamuoyundan aldığı yüzde 32 ile 57 oranındaki desteğin tadını çıkardığını belirtiyor.

Haber Linki İçin:

http://www.turkrus.com/428605-trump-rusya-ile-iliskilerimiz-tum-zamanlarin-en-tehlikeli-seviyesinde-tesekkurler-kongre-xh.aspx

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Çin Bülteni

 

Liu Jieyi: Yaptırımlar Zorlayıcı Olmamalı

 

Çin'in BM'deki Daimi Temsilcisi Liu Jieyi, yaptırımların baskı yapılarak yerine getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Liu Jieyi, Güvenlik Konseyi'nde bugün düzenlenen oturumda, Konseyin ihtiyatlı ve sorumlu bir tutum alarak, yaptırımları BM Tüzüğü'ne göre uygulamasını istedi. Uluslararası barış ve istikrara yönelik tehditlerin müzakere, arabuluculuk ve diyalog gibi yollarla bertaraf edilmesi gerektiğine dikkat çeken Liu, sorunun sadece yaptırımlara dayanılarak çözülemeyeceğini kaydetti. Liu Jieyi, yaptırımların sivilleri ve üçüncü tarafları olumsuz etkilemesinin önlenmesi gerektiğini de dile getirdi. Güvenlik Konseyi'ne daimi üye olarak Çin'in, Konseyin onayladığı yaptırım meselesinin siyasî çözüm planına hizmet ettiğini garantilemeyi sürdüreceğini söyleyen Liu, ülkesinin dünya barışı ve güvenliğinin sağlanmasında aktif ve yapıcı bir rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdi

Haber Linki İçin:

http://turkish.cri.cn/1781/2017/08/04/1s184673.htm

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

Çin Sınırda Füze Ateşledi, Gerilim Zirvede

 

Hindistan'la sınır anlaşmazlığı yaşayan Pekin yönetimi, Tibet özerk bölgesinde gerçek mermilerle tatbikata girişti. Yaklaşık 3 bin 500 kilometrelik sınır hattı bulunan Çin ve Hindistan, son günlerde büyük bir gerilim yaşıyor. Yüzlerce Hint askerinin sınırı ihlal ettiğini savunan Pekin yönetimi, Tibet bölgesinde gerçek mermilerle tatbikata girişti. Resmi televizyon, füzelerin ateşlendiği görüntüleri ekrana getirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı, iki gün önce yaptığı açıklamada 400'den fazla Hint askerin sınırı geçtiğini belirterek Hindistan'ı güçlü şekilde kınamıştı. Çin, sınırı geçen askerlerden 40'ın gözaltına alındığını da duyurdu. Söz konusu tartışmalı bölgedeki sınır, 1890'da Çin ve İngiltere arasında yapılan anlaşma ile belirlendi. Hindistan'ı müttefiği Butan'dan ayıran vadinin Çin kontrolünde olması, Pekin-Yeni Delhi hattında sıklıkla gerginliğe neden oluyor.

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-cin-sinirda-fuze-dunya-2496369/

Erişim Tarihi: 4 Ağustos 2017

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1463-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 634 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)