Dış Basın | 07 Ağustos 2017

|

Dünya Bunları Konuşuyor



7 Ağustos 2017 tarihinde dünya basınında öne çıkan başlıklar …

 

Suriye ve Irak Türkmenleri Bülteni

 

Irak Dışişleri Bakanından Referandum Açıklaması: Kimse Destek Olmadı

 

Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el-Caferi, hiçbir ülkenin Irak’ın parçalanması taraftarı olmadığını, tersine ülkesinin birlik ve bütünlüğüne vurgu yaptıklarını söyledi. Caferi, Irak Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 25 Eylül’de düzenlemek istediği referanduma değinerek, bütün ülkelerin resmi şekilde Irak’ın parçalanmasından yana değil, birliğinden yana tavır beyan ettiğini anlattı. Caferi, “Herhangi bir ülkeden ayrılık meselesine destek verdiğini duymadık. Tam tersine, herkes Irak hükümetinin yanında durarak, ülkenin birliği ve bütünlüğüne vurgu yaptı. Irak halkı bir bütündür ve birkaç etnik unsurdan meydana geliyor.” ifadelerini kullandı.  Caferi, Kürtler ve diğer etnik unsurların Irak devrik lideri Saddam Hüseyin dönemindeki gibi baskılara maruz kalmadığını belirterek, “Onlar bugün Meclis ve hükümet çatısı altında yer alıyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Irak, şu anda tüm unsurları arasında gerçek bir ortaklığa tanıklık ediyor.” diyen Caferi, ülkenin cumhurbaşkanı ile diğer yetkililerinin Kürt olduğunu söyledi.

Haber Linki İçin:

http://www.turkmenelicephesi.com/irak-disisleri-bakanindan-referandum-aciklamasikimse-destek-olmadi.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Suriye’nin Kuzeyine Müdahale Sinyali: Kararlıyız

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Fırat Kalkanı Harekatı’yla terör oluşumunun kalbine soktuğumuz hançeri genişletmekte kararlıyız.’ diyerek, Suriye’nin kuzeyinde konuşlanan PKK/PYD’ye müdahale sinyali verdi. Malatya’daki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin terör örgütlerinin beslendiği bir bataklığa dönüştüğünü söyleyip,”Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye’deki terör oluşumu projesinin kalbine soktuğumuz hançeri, yeni hamlelerle genişletmekte kararlıyız.” diyerek, Suriye’deki PKK/PYD oluşumuna müdahale sinyali verdi.

Başımıza Yeni Dertler Açmaya Çalışıyorlar

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle: Bölücü örgüt yurtiçinde de zaman zaman eylemler yapabiliyor. Çok yakında bu örgütün yurtiçindeki faaliyetlerini tamamen çökertmiş olacağız. Bölücü örgütü Suriye ve Irak’ta da asla rahat bırakmayacağız. En büyük bataklık Suriye ve Irak’taki kaos ortamı. Tüm terör örgütleri bu bataklıktan besleniyor. Bu oyunu bozabilecek tek ülke Türkiye.

Çok Yakında Önemli Adımlar Atacağız

Bizi saf dışı bırakamayacaklarını gördükleri için başımıza yeni dertler açmaya çalışıyorlar. Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye’deki terör oluşumu projesinin kalbine soktuğumuz hançeri, yeni hamlelerle genişletmekte kararlıyız. Çok yakında bu konuda yeni ve önemli adımlarımız olacak.

Haber Linki İçin:

http://www.turkmenelicephesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-suriyenin-kuzeyine-mudahale-sinyali-kararliyiz.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

AB Komiseri Oettinger: O Planlanan Yardımı Türkiye'ye Vermeyeceğiz

 

Almanya'da yayımlanan Bild gazetesine konuşan AB Komisyonu Bütçe ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Komiseri Günther Oettinger, AB'nin Türkiye'ye 2020 yılına kadar Türkiye'ye ödemeyi planladığı 4.3 milyar euro'luk üyeliğe hazırlık yardımını ödeyeceğini düşünmediğini belirtti. Bild'e konuşan Oettinger, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye 2014 ila 2020 yılları arasında ödemeyi planladığı 4.30 milyar euro'yu ödeyeceğini düşünmediğini söyledi. Oettinger şunları söyledi: "Bu fonun, Türkiye'yi Avrupa'ya yaklaştıracak projeler geliştirmek için kullanılması öngörülüyordu. Mesela hakim, savcı ve gazetecilerin eğitilmesi yoluyla. Türkiye'de siyasi alanda yaşanan gelişmelere bakılırsa bu tür projeler geliştirmeye devam edileceğini düşünemiyorum.

Haber Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201708071029589996-ab-komiseri-oettinger-turkiye/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

BMGK, Kuzey Kore'ye Yönelik Yaptırımları Oy Birliğiyle Kabul Etti

 

Kuzey Kore'nin ihracat gelirlerini yeni yaptırımlarla üçte bir oranında azaltmayı hedefleyen BM Güvenlik Konseyi karar tasarısı oy birliği ile kabul edildi. Oy birliği ile kabul edilen kararda, Kuzey Kore’den demir, demir madeni, kurşun, kömür ve deniz ürünlerinin ithalatı yasaklanıyor. Kararda ayrıca Kuzey Kore’nin Dış Ticaret Bankası’na ait hesapların dondurulması öngörülüyor, BM’nin kararına uymayan Kuzey Koreli deniz taşıtları ise hiçbir ülkenin limanına giremeyecek. Bununla birlikte BM’ye üye ülkeler, kendi topraklarında çalışan Kuzey Koreli çalışanların sayısını artıramayacak, Kuzey Kore ile yeni ortak girişimler kuramayacak ve mevcut işletmeleri büyütemeyecek. Ayrıca Pyongyang’ın füze ve nükleer programları ile ilgili kişilere karşı yeni yaptırımlar öngörüldü. Kararı öneren ABD’li yetkililerinin hesaplarına göre tüm yaptırımların hayata geçirilmesi durumunda Pyongyang’ın şu anda 3 milyar dolar civarında bulunan yıllık döviz gelirlerinin 1 milyar dolar düşmesi sağlanmış olacak.

Haber Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/politika/201708051029582575-bmg-kuzey-kore-yaptirim-kabul-etti/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Suriye İçin Adalet Yok' Diyerek İstifa Etti

 

Birleşmiş Milletler'in Suriye araştırma komisyonu üyesi Carla del Ponte, Güvenlik Konseyi'nin siyasi destek vermemesi yüzünden görevini yerine getirmesinin mümkün olmadığını ve istifa edeceğini açıkladı. İsviçre medyasına göre, Ponte, "İstifamı sunmaya karar verdim. İstifa mektubumu da hazırladım. Herhangi bir siyasi irade tarafından desteklenmeyen komisyondan ayrılacağım. BM Güvenlik Konseyi hiçbir şey yapamazken benim de hiçbir yetkim yok. Güçsüz durumdayız ve Suriye için adelet yok." ifadesini kullandı.

Hiçbirimizin Elinden Bir Şey Gelmiyor. Suriye İçin Adalet Yok

Del Ponte, "Arkasında siyasi bir iradenin bulunmadığı bu komisyondan istifa ediyorum. Güvenlik Konseyi hiçbir şey yapmazsa benim de hiçbir yetkim olamaz" dedi. Komisyon, 3 üyeden oluşuyordu. Başkanlığını Paulo Sergio Pinheiro'nın yaptığı komisyonun diğer iki üyesi Ponte ve Karen Koning AbuZayd'dı.  Ponte, daha önce yaptığı bir açıklamada, Beşşar Esed'i "tarihin en kötü suçlularından biri" olarak nitelemişti.

Haber Linki İçin:

http://www.yenisafak.com/dunya/suriye-icin-adalet-yok-diyerek-istifa-etti-2774466

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Kıbrıs Bülteni

 

Nami: Türk Tarafı Guterres'in Çerçevesini Kabul Etti

 

Nami, Kıbrıs Türk tarafının Crans Montana’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çerçevesini kabul ettiğini ve bu çerçevede yer alan öneriler de sunduğunu açıkladı. Kıbrıslı Türk müzakereci Özdil Nami, Kıbrıs Türk tarafının Crans Montana’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çerçevesini kabul ettiğini ve bu çerçevede yer alan öneriler de sunduğunu açıkladı. Politis gazetesi: “Müdahale Haklarını İstiyorduk Ancak Bunu Müzakere Ediyorduk” başlığı altında, Kıbrıs Türk tarafının müzakerecisi Özdil Nami’yle gerçekleştirilen bir röportaja geniş yer verdi. Nami söyleşisinde özetle, Türkiye’nin garantörlük ve müdahale haklarına ilişkin görüşünün “müdahale hakkının, (çözümden sonra) üç başkanlık dönemi sürecinde, yeniden değerlendirme (Review) imkanına sahip olunarak devam etmesi şeklinde olduğunu” belirterek, “ancak bunun ilk öneri olduğunu” vurguladı. Nami, Kıbrıs Türk tarafının Crans Montana zirvesinde, BM Genel Sekreteri’nin çerçevesini kabul ettiğini ve BM kaynaklarının da doğruladığı şekilde, çerçeve içerisinde yer alan öneriler de sunduğunu belirterek, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in önerilerinin ise Guterres’in çerçevesi içerisinde yer almadığını ve BM’nin Anastasiadis’ten tezlerini değiştirmesini istediğini vurguladı. Anastasiadis’in hangi önerisinin çerçeve dışında kaldığının sorulması üzerine ise Nami, “pek çok noktanın bulunduğunu, Guterres’in dönüşümlü başkanlığın ikiye bir temelinde kabul edilmesi gerektiği belirttiğini, ancak Anastasiadis’in önerisinde buna, bu şekilde yer vermediğini” söyledi. Nami, Anastasiadis’in sonrasında “dönüşümlü başkanlığa ilişkin önerisini değiştirdiğini, koşullar eklediğini” vurgulayarak “bunlardan bir tanesinin birleşik oy pusulası olduğunu” ifade etti. Nami, “Toprak ve mülkiyet konusunda da çerçeve dışına çıkıldığını” belirterek, “Bu sebepten ötürü Kıbrıs Rum tarafının, Guterres çerçevesini kabul etmesi yönünde Kıbrıs Türk tarafına çağrı yapmasını çok tuhaf bulduğunu” vurguladı. 0Kıbrıs Türk tarafının önerilerinin “yazılı sunulduğunun” altını çizen Nami, Kıbrıs Rum tarafının çerçeve dışına çıkmasına rağmen, müzakerelerin devam edebilmesi adına, görüşmelerin, biri Güvenlik ve Garantiler, diğeri de geri kalan başlıklar için olmak üzere, iki teknik komitede devam edilmesini önerdiklerini ifade etti. Nami, “ne yazık ki ilerleme sağlanamadığını” belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıbrıs Türk tarafının tezi, yönetim ve mülkiyet başlıklarında geride kalan konularda bize yardım ederseniz, Güvenlik ve Garantiler konularında daha fazlasını söyleyebiliriz şeklindeydi. Bunun bizim başlangıç tezimiz olduğunu yinelemek isterim. Ancak Kıbrıs Rum tarafı reddetti. Garantiler ve Güvenlik konularında talep ettiklerini almayı ve sonra geri kalanlara bakmayı istiyordu”. “Guterres’in çerçevesinde Garantörlük Anlaşması’nın sonlanmasına ilişkin net ifade olmadığı” hatırlatılarak “Türk tarafının bunu kabul edip etmediğinin” sorulması üzerine ise Nami, Guterres’in kullandığı ifadenin “Güvenlik ve Garantiler başlıklarına ilişkin olarak, müdahale hakkı sürdürülebilir değildir” şeklinde olduğunu söyledi. Nami, Guterres’in “iki tarafın herkesin güvenliğini sağlayacak yeni bir sistem yaratmaları, bir tarafın güvenliğinin diğerinin aleyhine olmaması gerektiğini söylediğini” belirterek, Kıbrıs Türk tarafı olarak Guterres’in masaya koyduklarını yüzde 100 kabul ettiklerini, BM’nin de, sundukları yazılı önerinin belirlenmiş çerçeve içerisinde olduğunu varsaydığını vurguladı. Nami şunları söyledi: “Söylediğimiz şey netti. Müdahale hakkının kalıcı olarak devam etmesini istemiyorduk. Bir yeniden değerlendirme (review) mekanizmasını kabul etmeye hazırdık. Eğer federasyon sistemimiz başarılı olursa, yeniden değerlendirmenin sonuçları mevcut sistemi bir başkasıyla değiştirebilecekti”. Müdahale haklarının yeniden değerlendirilmesi süresinin üç seçim dönemi olabileceğini ancak bu sürenin daha da kısalabileceğini yazılı olarak belirttiklerini söyleyen Nami, “Müdahale hakkının Garantörlük Anlaşması’nda bulunduğunu, bu hakkın Garantörlük Anlaşması’nın 15 yıl daha uzatılmasıyla kalıp kalmayacağı yada bu hakkı öngören başka bir sistemin mi bulunacağının, müzakereye açık olduğunu” vurguladı. Nami, BM Genel Sekreteri’nin bu yönde bir talebi olmamasından ötürü, Garantörlük Anlaşmasının ikame edilmesine odaklanmadıklarını, Genel Sekreterin müdahale hakkında odaklandığını ve bunun sürdürülebilir olmadığını söylediğini ifade etti. Crans Montana zirvesinin başarısızlığının sebebinin, Kıbrıs Türk tarafının baştaki tezlerinden daha fazla vermeye hazır olmasına karşın, Rum lider Nikos Anastasiadis’in “hali hazırda çok fazla verdiği ve artık kendisinin alması gerektiğini yinelemesi olduğunu” belirten Nami, Türk tarafının Crans Montana zirvesinde Guterres çerçevesini kabul etmesindeki en büyük etkenin, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın girişimleri olduğunu da vurguladı. Nami, sundukları belgelerde etkin katılım ve mülkiyet konularında hareket beklediklerini ilettiklerini ancak her zaman “bir duvarla karşılaştıklarını” belirterek, örnek olarak mülkiyet konusunda aldıkları tepkinin “bunu yaparsak insan haklarının çiğnenmesi anlamına gelir” ifadesi olduğunu, oysa yaptıkları şey Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tavsiyesi doğrultusunda olduğundan, bunun anlamı olmadığını ifade etti. Nami, “İstek yoktu. Sanırım Genel Sekreter de bu yüzden birkaç gün ara verilmesini yada erteleme istemedi. Garantiler ve Güvenlik konularında ilerleme sağlasak bile Kıbrıs Rum tarafının diğer başlıklarda adım atmayacağını gördü” şeklinde konuştu. Nami, Guterres’in Crans Montana zirvesinde Türk tezlerini yanlış anladığı şeklindeki iddialara da açıklık getirdi. Nami bu konuda şunları söyledi: “Yanlış anlama yoktu. Sayın Eide söyleşi ve açıklamalarında bunu pek çok kez izah etti. O gece olan şey, Genel Sekreter’in olan tüm şeylerin özetini çıkarması ve tarafları, sunduğu çerçeve içerisinde birbirlerine yardımcı olmaya çağırmasıydı. Anastasiadis hali hazırda çok şey verdiğinde ısrar ediyor ve Türkiye’nin garantiler konusunda yazılı olarak ne verebileceğini görmesinin vaktinin geldiğini söylüyordu. Türk tarafı O’na, konferansın sadece Garantiler ve Güvenlik konularında olmadığını söyledi. O’na, diğer başlıklarda neler verebileceğini yazılı olarak Genel Sekretere vermesini ve bizim de aynısını yapmamızı söyledi. Ancak ret yanıtı aldık. Genel Sekreter, Türk tarafının daha fazla esneklik göstermeye hazır olduğunu ancak diğer konularda yardım istediğini anladığını söyledi. Bu noktada Sayın Kocias, ‘anladığım kadarıyla Türk tarafı müdahale haklarının ilk günden kaldırılmasını kabul etmeye hazır’ ifadesini dile getirdi. Sayın Çavuşoğlu’da Kocias’ı, söylediğimiz şey bu değildir diyerek düzeltti. Tüm bunlara karşın diğer konularda karşılık görürsek, esneklik gösterebiliriz”. Nami ayrıca, Kıbrıs Rum tarafında seçim dönemine girildiğini ve seçimler sonuçlanana kadar verimli bir müzakerenin gerçekleştirilemeyeceğine inandığı Nami,  Maronitlerin KKTC’deki köylerine geri dönmelerinin hiçbir Kıbrıslı Rum’a zararı olmayacağını ifade ettiği söyleşisinde, kapalı Maraş konusunda ise henüz kesin bir karar olmadığını, fikirlerin bulunduğunu vurguladı. Nami, kapalı bölge Maraş’ın açılması konusunun hassas bir konu olduğunu ve tüm parametreleri göz önüne almakta olduklarını sözlerine ekledi.

Haber Linki İçin:

https://www.gundemkibris.com/rum-basini/nami-turk-tarafi-guterres-in-cercevesini-kabul-etti-h219633.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

BM Temsilcisinden Cumhurbaşkanı Akıncı’ya Büyük Övgü: Gerçek Bir Lider

 

Akıncı’nın Kıbrıs’ta çözüm için çok büyük bir istek ve çaba gösterdiğinin altını çizen Eide, "Akıncı gerçek bir lider" dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’taki görevi sona eren BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide onuruna veda resepsiyonu verdi. Akıncı, resepsiyonda yaptığı konuşmada izolasyon altında yaşamanın Kıbrıslı Türklerin kaderi olmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Akıncı resepsiyonda yaptığı konuşmada, Eide’nin görev süresi içerisinde Kıbrıs’taki iki taraf arasındaki dengeyi sağlamak adına, ortak açıklamalarda bir virgülün dahi nereye geleceği iyi hesaplayacak kadar büyük bir titizlik ve sorumlulukla çalıştığını söyledi. Akıncı, zaman zaman Güney’den gelen acımasız eleştirilere de maruz kalan Eide’nin buna karşın profesyonellikle işine odaklandığını, Kıbrıs Türk tarafı olarak en stresli ve iniş-çıkışlı zamanlarda dahi Eide ile karşılıklı saygı ve anlayış temelinde ilişkiyi sürdürdüklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Akıncı, Crans-Montana’dan olumlu bir sonuç ve Kıbrıs’ı referanduma götürecek bir anlaşmayla dönmek istediklerini ancak bunu başaramadıklarını ifade ederek, buna karşın Eide ve çalışma arkadaşlarıyla tüm başlıklarda daha önce elde edilmemiş birçok ilerleme sağlandığını da ifade etti. BM Genel Sekreteri'nin dediği gibi geriye bakıp düşünmek gerektiğini fakat ortamın ve zamanın birilerini suçlamak için uygun olmadığını da dile getiren Akıncı, ileriye gitmek gerektiğini ve izolasyon altında kalmanın Kıbrıslı Türklerin kaderi olmaması gerektiğini vurguladı.

BM'ye Teşekkür

BM ekibine teşekkür eden Akıncı, yüzlerce görüşmeye katılan, gece-gündüz demeden dünya üzerindeki birçok barış sürecinden elde ettiği bilgi ve tecrübe birikimini Kıbrıs’ta iki taraf arasındaki yakınlaşmayı sağlamak üzere kullanan bu ekibin desteği ve sabrından ötürü teşekkürü hak ettiğini vurguladı. Akıncı, Eide’nin Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir bir anlaşmaya varılabilmesi için tüm gücünü ve imkânlarını kullandığının bilinciyle Ada'dan ayrılacağını kaydederek, Eide’ye bundan sonraki görevlerinde ve ülkesinde katılacağı milletvekilliği seçiminde başarı diledi.

Görevim Bitti Ancak

Akıncı, Eide’nin sadece Kıbrıslı Türkler için değil tüm Kıbrıslılar için gerçek bir dost olarak görüldüğünü de sözlerine ekledi. Görev süresinin sonuna gelen ve yakında Kıbrıs'tan ayrılmaya hazırlanan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide de Akıncı’nın isteği üzerine kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Eide, Kıbrıs'taki görevinin bittiğini ancak Güvenlik Konseyi'ne sunacağı raporun hazırlıkları nedeniyle bir süre daha Kıbrıs'ta olacağını ifade etti.

Övgü Dolu Sözler

Eide, Akıncı’nın gerçek bir lider olmanın ötesinde gerçek bir dost olduğunu ve söyledikleriyle yaptıklarının birbirini tutacağından her zaman emin olduğunu söyledi. Akıncı’nın Kıbrıs’ta çözüm için çok büyük bir istek ve çaba gösterdiğinin altını çizen Eide, Akıncı’nın eşsiz bir çalışma ekibine sahip olduğundan ve bu ekibin gece-gündüz inançla ve azimle çözüm için çalıştığından bahsetti.

Hayalden vazgeçmeyin

Eide, federal çözüme olan inancın yitirilmemesi gerektiğini belirterek "Birleşik federal bir Kıbrıs hayalinizden vazgeçmeyin" dedi. Kıbrıs'ta çözümü Kıbrıslıların bulacağını vurgulayan Espen Barth Eide, olası yeni bir süreçte, istenirse son iki buçuk yılda elde edilen sonucun üzerine birşeyler inşa edilebileceğini de ifade etti. Tüm Kıbrıslılar için en iyisini dilediğini belirten Eide, zaman zaman çok iyimser olduğu için eleştirilse de; Kıbrıs’taki sürecin kötümser birisiyle yürütülemeyeceğini söyleyerek sözlerini tamamladı.

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/bm-temsilcisinden-cumhurbaskani-kibris-2497272/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Balkan Bülteni

 

Balkan Göçmenlerinin Hak Arama Mücadelesi

 

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Zürfettin Hacıoğlu, "Bulgaristan'daki zulüm yıllarının sorumluları mutlaka adalet önünde hesap vermelidir" dedi. Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1980'li yıllarda Bulgaristan'da zulme, işkenceye uğramış soydaşlarının Balkanlarda Adalet, Haklar ve Kültür ve Dayanışma Derneğince (BAHAD) açılan davaya müdahil olacaklarını söyledi. Eylülde görülecek davada Sofya'ya mahkeme salonuna giderek dernek üyelerinin haklı mücadelesine destek vereceklerini ifade eden Hacıoğlu, şunları söyledi: "Bundan sonra açılan davalarında takipçisiyiz. Bulgaristan'daki zulüm yıllarının sorumluları mutlaka adalet önünde hesap vermelidir. Konferedasyon olarak Türkiye'nin ve balkan ülkelerinde yaşayan hemşehrilerimizin de nerede olursa olsun haklı sebeplerine sahip çıkacağız. Mahkemeler de müdahil olacağız. Önümüzdeki günlerde konfederesyonumuzda yeni akademisyen, hukukçu, iş adamı ve diğer dallardaki danışma kurulu çalışmalarımızın son aşamasına geldik. Önümüzdeki günlerde çalışmalarımıza başlayacağız."

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/balkan-gocmenlerinin-hak-arama-mucadelesi-sakarya-yerelhaber-2207513/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Mecliste, Zvrlevski’nin Görevden Alınması Görüşülecek

 

Makedonya Meclisi, bugünkü oturumunda Başsavcı Marko Zvrlevski’nin görevden alınmasıyla ilgili tartışmaları devam ettirecek. Hükümetin, görevini yasalara aykırı şekilde yaptığı  gerekçesiyle görevden alınmasını istediği Zrvelevski’nin, görev süresi boyunca bu işi yapabielcek kapasitede olmadığını gösterdiği kaydedildi.

Haber Linki İçin:

http://www.yenibalkan.com/gundem/mecliste-zvrlevskinin-gorevden-alinmasi-gorusulecek-h10422.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

ABD Bülteni

 

ABD Orayı da Cehenneme Çevirecek

 

Suriye’de taraflar artık kartlarını açık oynarken İdlib’deki yaşananlar “Suriye’de yeni Musul” korkusunu gündeme getiriyor. Birleşik bir yapılanma olan Heyeti Tahrir Şam (HTŞ) ile ülkenin büyük gruplarından Ahraru’ş Şam arasında yaşanan çatışma süreci şimdilik bitse de ABD HTŞ’nin içindeki eski Nusra Cephesi savaşçılarını bahane ederek İdlib’e saldırı işareti verdi. Kuşatma altındaki bölgelerden ve çatışma alanlarından çıkarak İdlib'e gelen yüz binlerce iç mültecinin son sığınağı olan İdlib’e saldırı ağır insani dramların yaşanması anlamına geliyor. Öte yandan İdlib’de ana ağırlık HTŞ’de olsa da tek grup HTŞ değil. Bölgede Ahraru’ş Şam, Ceyş’ül İzze, Ceyş’ül Nasır, Ceyş’ül Cünne, Feylaku’ş Şam gibi muhalif gruplar da varlığını sürdürüyor.

Telafer'i Yakacaklar

Musul ve Rakka’yı DEAŞ teröründen temizleme iddiasıyla yakıp yıkan Amerika, Irak ordusu ve Haşdi Şabi teröristleri gözünü Türkmen yurdu Telafer’e dikti. Amerika’nın iki günde yaptığı bombardımanda 30 sivil hayatını kaybetti. İç savaş öncesi 600 bin sivilin yaşadığı Telafer son saldırılarla hayalet kente döndü.Musul ve Rakka’yı harabeye çeviren ABD güçleri ve müttefiki terör örgütleri Telafer’e saldırı başlattı. Telafer’e 2 günde atılan bombalarla 30 sivil hayatını kaybetti. Nüfusunun tamamı Türkmenlerden oluşan Telafer kenti Irak’ın Suriye’ye açılan kapısı olma özelliği taşıyor. 600 bin nüfusa sahip Türkmen kenti büyük oranda boşaldı.

Haber Linki İçin:

http://www.haber7.com/guncel/haber/2394625-abd-orayi-da-cehenneme-cevirecek

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

ABD’nin Suriye Şifreleri

 

Türk-Amerikan ilişkilerinin kilitlendiği Suriye’de önümüzdeki dönemin ipuçlarını veren önemli gelişmelerin yaşandığı bir hafta geride bırakıldı. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon 6 Haziran’da başlayan operasyonda Rakka’nın yüzde 45’inin terör örgütü DEAŞ’tan temizlendiğini açıkladı. Ancak yaklaşık iki ayda şehrin neredeyse yarısının kurtarılmış olması, kalan bölümün temizlenmesi için iki ayın daha yeterli olacağı anlamına gelmiyor. Savaş derinleştikçe Rakka içinde yaklaşık 2 bin adamı kalan DEAŞ’ın daha çetin bir direniş ortaya koyacağı tahmin ediliyor.

Washington Memnun

ABD sahadaki ortağı Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) performansından ise son derece memnun. Türkiye’nin PKK’nın Suriye kolu olarak terör örgütü ilan ettiği YPG’nin ana unsuru olduğu SDG’nin Rakka düştükten sonra Suriye’deki diğer DEAŞ mevzilerine yönelik savaşlarda da ana aktör olarak kullanılması kuvvetle muhtemel. Beyaz Saray, DEAŞ’a karşı mücadeleyi Suriye ve Irak’taki komutanların insiyatifine bırakmış durumda. ABD’nin DEAŞ ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, önceki günkü brifingte taktik otoritenin Beyaz Saray’dan sahadaki komutanlara delege edilmesini DEAŞ’a karşı son dönemde kazanılan başarıların anahtarı ilan etti.

Rakka Sonrası Hazırlığı

Washington, Rakka için ‘IŞİD’dan sonraki gün’ başlıklı bir plan hazırladı. Rakka içinde 25 bin sivil olduğunu öngören BM verileri baz alınarak hazırlanan rapor, 50 bin kişiye kadar çadır ve barınma öngörüyor. Rakka için Ayn İsa’da kurulan Menbiç’tekine benzer sivil konsey DEAŞ sonrası hazırlıkların koordinasyonunda kritik rol oynuyor. 200 kişilik konseyde Araplar ağırlıkta olsa da eş başkan Leyla Mustafa, PKK ile bağlantılı PYD’den.

Sonraki Hedefler

 McGurk’un Suriye haritasında DEAŞ ile mücadelenin Rakka’dan sonra yoğunlaşacağı sekiz alan daha işaretlenmişti. Amerikalıların ‘Orta Fırat Vadisi’ olarak tanımladığı hat şiddetli çatışmalara gebe. Zira ABD istihbaratı Rakka’yı terk eden DEAŞ komutanlarının büyük bölümünün buradaki köy ve kasabalara kaçtığını tespit etti. ABD’nin bu ülkedeki El Kaide üssü olarak gördüğü İdlib için ne tür bir oyun planı hazırladığı merak konusu. McGurk, Türkiye’nin şiddetli protestosuna neden olan geçen haftaki sözlerinden çok da geri adım atmış değil. Yanlış yorumlandığını savunup Türkiye’nin en nihayetinde Suriye sınırını kapatmasından ne kadar memnun olduklarını anlatmaya çalışırken, ‘İdlib’i Türkiye ve diğer ortaklarımızla çalışmamız gerekecek’ sözleri dikkat çekiyor.

Haber Linki İçin:

http://www.hurriyet.com.tr/abdnin-suriye-sifreleri-40541631

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Pence 2020’yle İlgili İddialara Yanıt Verdi: ‘Utanç Verici’

 

Amerika Başkan Yardımcısı Mike Pence, Başkan Donald Trump’ın ikinci dönem aday olmaması halinde başkanlık için yarışmayı planladığı yönündeki iddialara tepki gösterdi. Pence, iddiaları ‘utanç verici ve saldırgan’ olarak niteledi. New York Times’ın haberinde Pence’in gizli bir kampanya oluşturduğu ve yardımcılarının dabağışçı Cumhuriyetçilere eğer Trump’ın yeniden aday olmaması durumunda üstü kapalı şekilde başkan olmaya çalışacağını söylediği belirtildi. Pence ve Trump 6 ay önce yemin ettiler ancak 4 Trump’ın 4 yıllık ilk dönem başkanlığının ilk ayları oldukça karışık geçiyor. Anketler halkın sadece üçte birinin Trump’ın yaptıklarından memnun olduğunu ortaya koyuyor. Times’a göre bu bazı Cumhuriyetçi önde gelen isimlerin Trump’ın tekrar aday olmayabileceği ihtimalini düşünmeye sevk etti, Trump tekrardan aday olacağını açıklasa bile. Pence ise gazetenin haberini 'kesinlikle yanlış' olarak niteledi ve bunun sadece yönetimi bölmek için medyanın son hamlesi olduğunu söyledi. Pence, bütün çabasının Trump’ın gündemini hayata geçirmek ve 2020’de yeniden seçilmesini görmek olduğunu kaydetti.

Haber Linki İçin:

https://www.amerikaninsesi.com/a/penceden-2020yle-ilgili-iddialara-yanit-utanc-verici/3974609.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Kuzey Kore'den Yeni Yaptırımlara Kınama: ABD'nin Kendini Güvende Hissetmesi Büyük Hata

 

'Güney Kore'nin Görüşme Teklifi Samimiyetsiz'

BBC'ye konuşan Güney Kore Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, iki ülkenin dışişleri bakanlarının Filipinler'deki ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği) toplantısında biraraya geldiğini ancak Kuzey Kore'nin Güney'den gelen müzakere teklifini "samimiyetsiz" olarak niteleyerek sırt çevirdiklerini belirtti. Ancak Pyongyang'dan, Seul'un müzakere teklifine yönelik resmi bir cevap henüz gelmedi. Pyongyang'ın en yakın müttefiki Çin'in Dışişleri Bakanı Wang Yi ise "Kuzey'in, Güney'den gelen olumlu teklifi tamamen reddetmediğini düşünüyorum" dedi.

Güney Kore hükümeti, uzun menzilli füze testleri nedeniyle artan gerilimi azaltmak amacıyla Kuzey Kore'ye askeri görüşmeler yapmak için geçen ay teklifte bulunmuştu.

Kuzey Kore Japon Sularına Doğru Balistik Füze Fırlattı

Kuzey Kore'nin kıtalar arası füze denemesi ne anlama geliyor?

Güney Kore Dışişleri Bakanı Kang Kyung-wha, Kuzey Koreli mevkidaşı Ri Yong Ho ile Pazar günü ASEAN toplantısı sırasında görüştü. Güney Kore medyası, Kang ve Ri'nin önceden planlanmamış bir toplantı gerçekleştirdikilerini ve el sıkıştıklarını duyurdu.

Güney Kore haber ajansı Yonhap, Kang'ın Kuzey Kore'nin teklifi reddetmesinin, ülkeyi hedef alan yeni yaptırımlarla bağlantılı olabileceğini söylediğini duyurdu. ASEAN toplantısına katılan Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Rex Tillerson da, Kuzey Kore'nin füze denemelerini bırakmasının, müzakereleri istediğine dair en net işaret olacağını belirtmişti.

Güney ve Kuzey Kore arasındaki üst düzey katılımlı son görüşme 2015 yılında olmuştu.

Haber Linki İçin:

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40848141

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson: Lavrov'u İlişkilerde Güvensizlik Konusunda Uyardım

 

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'u, Moskova'nın geçen yılki başkanlık seçimlerine müdahalesinin ikili ilişkilerde ciddi güvensizliğe yol açtığı konusunda uyardığını söyledi. Filipinler'in başkenti Manila'da katıldığı bir toplantıdan sonra medyaya bilgi veren Tillerson, Lavrov'a bu konunun Amerikan ve Rus halkları arasındaki ilişkiyi ne kadar ciddi şekilde etkilediğini anlatmaya çalıştığını kaydetti. Rex Tillerson yine de ABD-Rusya ilişkilerine pragmatik bir şekilde yaklaştığını ve sorunları, ilişkileri zedelemeden çözmeyi umduğunu da söyledi. Tillerson, "Tek bir konu yüzünden her türlü ilişkiyi kesip atmanın faydalı olmadığını düşünüyorum. İki çok büyük ülkeden söz ediyoruz ve birlikte hareket edebileceğimiz alanları bulmamız lazım. Birlikte bulmaya çalışalım. Farklılıklarımıza gelince, bunları halletmenin yollarını aramaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Ukrayna Konusunda Sinyaller

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçılar konusuna bir çözüm getirmek için görüşmelere oturabileceklerinin işaretlerini verdiğini de söyledi. Tillerson ayrıca Moskova'nın, Rusya'dan yüzlerce Amerikalı diplomatı geri gönderme kararına 1 Eylül itibariyle karşılık vereceğini kaydetti.

Rusya'nın ABD seçimlerine müdahalesi ve Trump yönetimiyle ilişkilerine ilişkin bir kaç soruşturma ve çok sayıda iddianın gündemde olduğu bir dönemde geçtiğimiz haftalarda ABD Kongresi, Rusya'ya yaptırımlar içeren bir yasa teklifini onaylamıştı.

Tırmanan Gerilim

Hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların destek verdiği yasa kapsamında Rusya'nın, ABD'de geçen yıl başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiaları ve Ukrayna'nın doğusundaki müdahalesi ile ilişkilendirilen bazı üst düzey Rus yetkililere yaptırım uygulanması da var. Yasa özellikle de Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhakına tepki olarak, Kuzey Akım-2 petrol ve doğalgaz boru hattı projesinin finansmanına yönelik bazı sınırlamalar da getiriyor. Başkan Trump karşı olduğu bilinen bu teklifi onaylamak zorunda kalmış ancak Rusya ile ilişkilerin zedelendiğini söyleyerek Kongre'yi eleştirmişti.

Trump'tan ABD Kongresi'ne Sitem: Rusya'yla İlişkilerimiz En Düşük Düzeyde

Geçen hafta sonu da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin ülkesindeki diplomatik personel sayısını 755 kişi azaltması gerektiğini açıklamıştı

Putin: ABD temsilciliklerindeki görevli sayısı 1 Eylül'e kadar 755 kişi azaltılacak

Bunun ABD'deki başkanlık seçimine müdahale ettiği şüphesiyle Rusya'ya getirilen yeni yaptırımlardan kaynaklanan gerilimin bir uzantısı olduğu düşünülüyor.

Rusya'da tahminen toplam olarak farklı düzeylerde 1200'e yakın Amerikalı diplomat bulunuyor.

Haber Linki İçin:

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40848861

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Donald Trump ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Telefonda Kuzey Kore Krizini Değerlendirdi

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in telefon görüşmesi yaptı. İkili görüşmede  Kuzey Kore'nin nükleer silah tehdidine karşı birlikte hareket etme kararı aldı.

Haber Linki İçin:

https://www.sondakika.com/haber/haber-donald-trump-ve-guney-kore-cumhurbaskani-telefonda-9907464/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Rusya Bülteni

 

Lavrov: “Rusya, ABD İle Kuzey Kore Konusunda Diyaloğa Açık”

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya’nın ABD ile Kuzey Kore konusunda diyaloğa açık olduğunu ve bunun karşılıklı olmasını beklediğini belirtti.

Lavrov, Manila’da düzenlenen Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği ASEAN zirvesinde yaptığı açıklamada “Uluslararası sorunlar üzerine temaslarımıza ilişkin problemleri ele aldık. Kuzey Kore ve Kore yarımadası nükleer sorunu da en önemli konulardan birisi oldu“ dedi. Lavrov şunları dedi: “Rusya Dışişleri Bakanlığı ile ABD Dışişleri Bakanlığı arasında  Kuzey Kore sorunu üzerindeki temasların faydalı olacağını düşünüyoruz. Böyle temaslara açığız, bu konuda ABD’li partnerlerimizin karşılıklı olarak davranmasını bekliyoruz.“

Haber Linki İçin:

https://www.gazetem.ru/lavrov-rusya-abd-ile-kuzey-kore-konusunda-diyaloga-acik/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Puşkov: “Polonya, Kuzey Akımı-2’deki Değerini Çok Büyütüyor”

 

Rus senatör Aleksey Puşkov, Kuzey Akımı-2 projesinin Polonya ve diğer ülkelere şantaj yapmak için Moskova’ya gerekli olduğunu söyleyen Varşova’nın kendi değerini çok büyüttüğünü bildirdi. Puşkov konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Polonya Dışişleri Bakanı, Kuzey Akımı-2’nin Moskova’ya Polonya’ya şantaj uygulamak için gerekli olduğunu belirtti. Varşova kendi değerini çok büyütüyor” ifadesini kullandı. Daha önce Polonya Dışişleri Bakanı Witold Waszczykowski, Rus haber ajansı Ria Novosti’ye verdiği röportajda, Kuzey Akımı’nın Rusya’nın Polonya ve Ukrayna gibi ülkelere şantaj yapmak amacıyla kullandığı siyasi projeler olduğunu ifade etti.

Haber Linki İçin:

https://www.gazetem.ru/puskov-polonya-kuzey-akimi-2deki-degerini-cok-buyutuyor/

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Lavrov ve Çavuşoğlu, Filipinler’de Suriye Zirvesinde Buluştu: "Vize ve Domatesi de..."

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Manila'da bir araya geldikleri ve Suriye’de gerilimi azaltma bölgelerinin kurulması ile bu ülkedeki çatışmaların sonlandırılmasını ele aldığı açıklandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lavrov ve Çavuşoğlu’nun Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenen 50. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı çerçevesinde yaptıkları görüşme ile ilgili yazılı bir açıklama yayınladı. Bakanlığın sitesinde yayınlanan açıklama metninde, “Bakanlar, Suriye’de gerilimi azaltma bölgelerinin oluşturulmasına ilişkin memorandumun hayata geçirilmesi, sağlanan ateşkes ortamının ülke genelinde güçlendirilmesi ve siyasi çözüm sürecinin kurulmasına katkıda bulunulması bağlamında Suriye’deki durumu detaylı bir şekilde ele aldı. Rusya-Türkiye ilişkileriyle ilgili bazı konular da görüşüldü" ifadelerine yer verildi. Görüşmenin ardından Anadolu Ajansı ve TRT’ye açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, şunları söyledi:  “Malum Suriye’yi değerlendirdik. Önümüzdeki süreçte yine Astana toplantısı olacak, onun hazırlıkları. Vize konusunu değerlendirdik. Yine domates başta olmak üzere bazı ürünler, esasen domatesin dışında ciddi bir şey de kalmadı ama daha da ekonomik ilişkilerimizi nasıl geliştiririz, bunları değerlendirdik. Faydalı bir görüşme oldu. Akşam yemeğinde de ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile yine bir kısa görüşmemiz olacak. Zaten böylesi toplantılar birçok bakanla ikili görüşmeler yapmak için de önemli bir fırsat.” Lavrov ise ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’la yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında Çavuşoğlu’yla görüşmesine ilişkin olarak şunları söyledi: “Türk mevkidaşımla (Türkiye Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile) Astana süreci çerçevesindeki anlaşmaların hayata geçirilmesi ile ilgili durumu ele aldık, 8-9 Ağustos’ta Tahran’da gerçekleşecek Rusya, Türkiye ve İran temsilcilerinin bir sonraki görüşmesinin hazırlıklarını ele aldık. Söz konusu görüşmede gerilimi azaltma bölgeleri ile ilgili rejimin güçlendirilmesi ile ilgili görüşmeler devam edecek.”

Haber Linki İçin:

http://www.turkrus.com/430388-lavrov-ve-cavusoglu-filipinler%E2%80%99de-suriye-zirvesinde-bulustu-vize-ve-domatesi-de-xh.aspx

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Çin Bülteni

 

Asya'da Sular Isınıyor! Çin'den Yeni Hamle

 

Askeri yetkililer, küresel vuruş kabiliyetine sahip DF-31AG adlı yeni model kıtalar arası balistik füzelerle Çin'in "stratejik caydırma gücünün arttığını" açıkladı. Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (PLA), geliştirdiği yeni model DF(Dongfeng)-31AG türü balistik füzeleriyle "stratejik caydırıcılığını artırdığı" bildirildi. PLA Daily'nin haberine göre, Çin'in DF-31A model kıtalar arası balistik füzesinin (ICBM) geliştirilmiş bir versiyonu olan DF-31AG, sahip olduğu yüksek hareketlilik ve işlevsellikle PLA roket güçlerinin caydırıcılık gücünü artırdı.

Ordu yetkilileri, yeni geliştirilen katı yakıtlı taşınabilir DF-31AG füzelerini "Çin'in küresel konumu ve savunma gücünün bir simgesi" olarak nitelendirdi. PLA balistik füze danışmanı Yang Çıncün, DF-31AG'nin çok kısa hazırlık süresiyle birçok arazi türünde fırlatılmaya müsait olduğuna dikkati çekerek, "Küresel vuruş ve yüksek manevra kabiliyetleri ile donatılan yeni balistik füze, ordunun stratejik caydırıcılığını ve hücum gücünü artırdı." ifadesini kullandı. Ülke ordusunun envanterinde katı yakıtlı DF-31A ile DF-31AG ve sıvı yakıtlı DF-5B olmak üzere nükleer kapasiteli üç tür ICBM bulunuyor. ICBM, karadan fırlatmayla minimum 5 bin 500 kilometrelik menzile ulaşabiliyor. PLA'nın 90'ıncı kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında geçen ay sonu ülkenin en büyük kara üssü olan Curıhı'da 12 bin asker ve 100'den fazla hava aracının katıldığı bir askeri geçit töreni düzenlenmişti. DF-31AG'nin ilk defa sergilendiği törende ayrıca ülkenin yerli üretimi J-20 savaş uçakları ve HQ-22 hava savunma füzeleri de ilk defa görücüye çıkmıştı. Törende konuşan Devlet Başkanı Şi Cinping, "Çin'in güçlü bir orduya her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğu" açıklamasını yapmıştı.

Haber Linki İçin:

http://www.haber7.com/asya/haber/2395096-asyada-sular-isiniyor-cinden-yeni-hamle

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Çin'den ABD ve Kuzey Kore'ye 'İtidal' Çağrısı

 

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Kuzey Kore'ye yeni yaptırım kararı sonrası ilgili tüm taraflara "itidal" çağrısı yaptı. Çin Dışişleri Bakanı Vang ve Kuzey Koreli mevkidaşı Ri Yong-ho, Güney Doğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı dolayısıyla Filipinler'in başkenti Manila'da bir araya geldi. Görüşmede, Kore Yarımadası'ndaki mevcut durumun "son derece karmaşık ve hassas olduğu" değerlendirmesini yapan Vang, Çin-Kuzey Kore ilişkilerinin de bundan etkilendiğini belirtti. Vang, Kuzey Kore krizinin "kritik eşiğe yaklaştığının" altını çizerek, meselede barışçıl görüşme ve müzakereler için "dönüm noktasında olunduğunu" söyledi. Kuzey Kore'yi, BMGK kararlarına karşı gelmemesi yönünde uyaran Vang, ilgili tüm taraflara "itidal" çağrısında bulundu. Vang, ABD ve Kuzey Kore'nin bölgede tansiyonu daha fazla tırmandıracak eylemlerden uzak durmasının önemine işaret ederek, tarafların kendi halkları ve bölgesel barış için sorumlu kararlar alması gerektiğinin altını çizdi. Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri ise Çinli mevkidaşına, meselede Pekin yönetimiyle diyaloglarını sürdürecekleri söyledi. Pekin yönetimi, sorunun çözümü için "çift taraflı askıya alma" formülünü öneriyor. Buna göre Çin, ABD'ye bölgedeki müttefikleri Güney Kore ve Japonya ile ortak askeri faaliyetlerini durdurması, Kuzey Kore'ye ise nükleer programı ve balistik füze denemelerini eş zamanlı olarak askıya alması çağrısını yapıyor. BMGK'nın Kuzey Kore'ye yeni yaptırımlarına ilişkin kabul ettiği kararda, bu ülkenin en önemli gelir kaynaklarından kömür, demir, kurşun ile deniz ürünleri ihracatına yasak konulması ve ülkenin yaklaşık 3 milyar dolar olan toplam ihracat gelirlerinin üçte bir oranında azaltılması hedefleniyor. BM'nin 2006 yılından beri uyguladığı yaptırımlara rağmen nükleer faaliyetlerini ara vermeden sürdüren Pyongyang yönetimi, sonuncusu 28 Temmuz'da olmak üzere geçen ay iki kez kıtalar arası balistik füze denemesi yapmıştır.

Haber Linki İçin:

http://www.aksam.com.tr/dunya/cinden-abd-ve-kuzey-koreye-itidal-cagrisi/haber-649212

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

Çin-ASEAN Stratejik Ortaklığı Geliştiriliyor

 

Çin-Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı dün Filipinler'in başkenti Manila'da başladı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ASEAN ülkeleriyle ilişkilerin geliştirmesinin Çin'in dış politikasındaki önceliklerinden biri olduğuna işaret ederek, Çin ve ASEAN ülkeleri arasındaki stratejik ortaklığın yeni düzeye taşınması gerektiğini belirtti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Çin-ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda iki taraf arasındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesi için kapsamlı görüş alışverişinde bulunulduğunu ve geniş görüş birliklerine varıldığını, dolayısıyla Kasım ayında Çin-ASEAN Zirvesi'nin yapılması için elverişli bir ortam oluşturulduğunu bildirdi. Wang Yi bu konuda şunları kaydetti. ASEAN' in kuruluşunun 50. yıldönümü bu yıl, Çin-ASEAN stratejik ortaklığının kuruluşunun 15. yıldönümü gelecek yıl kutlanacak. Bunlar, Çin ve ASEAN ülkeleri arasındaki dostluğun pekiştirilmesi için önemli fırsatlar. Aslında Çin ve ASEAN ülkeleri, stratejik ortaklığının yeni düzeye taşınması ve ortak kader topluluğunun oluşturulması için aynı fikirdeler.

Wang Yi: Çin - ASEAN Arası İnovasyona Dayalı Büyüme Geliştirilmeli

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ASEAN ülkelerinin de Kuşak ve Yol inisiyatifinin gerçekleştirilmesinde büyük önem taşıdıklarını ifade etti. Wang Yi, Çin'in ASEAN'nin bölgesel işbirliğindeki merkezi konumunu desteklediğine işaret ederek, ASEAN'nin uluslararası işlerde daha büyük rol oynamasını olumlu karşıladıklarını söyledi. Wang Yi, önümüzdeki günlerde Çin-ASEAN ilişkilerini geliştirmek için 7 maddelik öneride bulunduklarını belirtti. Wang Yi bu konuda şunları kaydetti. “Çin-ASEAN ikili ilişkilerinin gelecekteki gidişatını belirlemek için Çin-ASEAN Stratejik Ortaklığı Perspektifi hazırlanmalı. Kuşak ve Yol inisiyatifi ve ASEAN'daki kalkınma politikası arasındaki kaynaşma yoğunlaştırılmalı, işbirliği boyutu genişletilmeli. 2018 yılı, Çin-ASEAN inovasyon yılı olarak belirlenmeli, böylece iki taraf arasındaki inovasyona dayalı büyüme geliştirilmeli ve mevcut stratejik ortaklık yoğunlaştırılmalı.” Öte yandan, Çin hükümeti, Çin-ASEAN serbest ticaret bölgesinin yenilenmesi, Çin-ASEAN endüstriyel işbirliğinin güçlendirilmesi, Çin-ASEAN turizm işbirliği yılı etkinliğinin başarıyla düzenlenmesi, bölgesel kapsamlı ekonomik ortaklık sözleşmesine ilişkin görüşmelerin hızlandırılması konularında önerilerde bulundu, böylece bölgesel entegrasyon sürecini hızlandırdı.

Güney Çin Denizi'nde Siyasi İstikrar Artıyor

Ancak bazı siyasi güçler de Çin ve ASEAN arasındaki bu olumlu gelişmeleri görmek istemedi. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, bu konuda şu yorumu yaptı.

“Tabii, Çin ve ASEAN arasındaki olumlu gelişmelere karşı çıkan seslerin de var olduğunu biliyoruz. Bu konuda yorumum yok. Ancak son toplantıda ASEAN ülkelerinden 10 dışişleri bakanının Çin'e karşı olumlu pozisyonda bulunduklarına tanıklık ettim. 10 bakan, Güney Çin Denizi sorununun çözülmesi için geçen bir yıl içinde harcanan çabaları takdirle karşıladılar ve mevcut olumlu eğilimin korunması gerektiğini savundular. Güney Çin Denizi'nin şimdiki siyasi durumunda, geçen yılki ASEAN dışişleri bakanları Vientiane toplantısına göre, gerçekten gözle görülür olumlu gelişmelerin yaşandığını söyleyebiliriz.’’Edinilen bilgilere göre, Çin-Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Güney Çin Denizi Eylem Kuralları çerçevesi konusunda görüş birliklerine varıldı. 

Haber Linki İçin:

http://turkish.china.com/home/comment/1441/20170807/1040650.html

Erişim Tarihi: 7 Ağustos 2017

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1468-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 356 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)