Dış Basın | 18 Ağustos 2017

|

18 Ağustos'ta Dünya Bunları Konuşuyor



18 Ağustos 2017 tarihinde dünya basınında öne çıkan başlıklar…

 

Türk Dünyası Bülteni

 

Irak'ta Sivillere Yapılan Hak İhlalleri

 

Irak'ta,  Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu sırasında sivillere yönelik hak ihlallerinde bulunan bazı güvenlik görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi. Irak Hükümeti Sözcüsü Sadi Hadisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Irak Başbakanı Haydar el İbadi, bazı güvenlik güçlerinin sivillere yönelik hak ihlalleri yaptığını ele alan medya ve uluslararası insan örgütlerinin raporlarını dikkatle inceliyor." ifadesini kullandı. Raporların incelenmesi için İbadi'nin talimatıyla  İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir soruşturma komisyonunun kurulduğunu belirten Hadisi, "Komisyon 20'den fazla raporu ve adı geçen kişileri soruşturuyor. Bu raporların içerisinde Alman  Der Spiegel dergisinde yer alan isimler de komisyon tarafından soruşturmaya alındı. Sivillere karşı hak ihallerinde bulunanların ifadeleri alındı, bazıları ise görevden uzaklaştırıldı." dedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporları başta olmak üzere dünya basınında,  Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu sırasında öncü güç konumundaki bazı güvenlik güçlerinin sivillere işkence edip, kötü muamele yaptıklarına dair raporlar yayımlanmıştı.

Haber Linki İçin:

https://www.sondakika.com/haber/haber-irak-ta-sivillere-yapilan-hak-ihlalleri-9942849/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Mahkeme: Kerkük'te IKBY Bayrağı Çekilmesi Yasal Değil

 

Irak'ın  Kerkük kentine 28 Mart'ta  Kerkük İl Meclisi'nin kararı ile resmi kurumlarda asılan  Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin bayrağı ile ilgili  Bağdat İdare Mahkemesi kararını açıkladı. Mahkeme,  Kerkük'teki resmi kurumlarda  Irak  Kürdistan Bölgesi bayrağın asılmasının yasal olmadığına karar verdi. Kürt internet sitelerinde yer alan habere göre,  Bağdat İdare Mahkemesi,  Kerkük'teki resmi kurumlarda  "Kürdistan" bayrağının bulundurulması kararının  'yasal olmadığına' hükmetti. Mahkemenin kararında, " Kerkük İl Meclisi'nin resmi kurumlarda  "Kürdistan" bayrağının bulundurulması kararı,  Irak'ta mevcut yasalara aykırıdır" dedi. Mahkeme ayrıca, tüm mahkeme giderlerinin,  Kerkük İl Meclisi Başkanı Rebwar Talabani tarafından ödenmesine hükmetti. Kerkük İl Meclisi, 28 Mart 2017'de,  "Kürdistan" bayrağının, kentteki tüm resmi kurumlarda bulundurulması kararı almıştı. Bunun üzerine Türkmen Cephesi'nin 5 il meclisi üyesi, İl Meclisi Başkanı Rebwar Talabani hakkında  Bağdat İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı.

Haber Linki İçin:

https://www.sondakika.com/haber/haber-mahkeme-kerkuk-te-kurdistan-bayragi-cekilmesi-9941815/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Türk Dünyası Ankara'da Buluştu

 

Türkçe Konuşan Ülkerler Uluslararası Gazeteciler Derneği, Başbakan Yardımcısı  Hakan Çavuşoğlu'nun  Ankara'da Türk Dünyası STK temsilcileri ile bir araya geldiğini açıkladı. Değişen kabineyle Başbakan Yardımcılığı görevine gelen  Hakan Çavuşoğlu  Ankara'da Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB)'da  Türkiye'de faaliyet gösteren Türk Dünyası STK temsilcileriyle buluştu. Toplantıya  Avrasya Türk Dernekler Federasyonuna bağlı STK ile  Rumeli Türk Dernekleri Federasyonu,  Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği,  Makedonya Derneği  Rumeli Türkleri Vakfı yöneticileri ve temsilcileri katıldı. Başbakan Yardımcısı  Hakan Çavuşoğlu,  Türkiye 786 bin metre kareden çok daha çok büyüktür diyerek, "Karşımda şu manzarayı gördükten sonra  Türkiye'nin 80 milyon nufüstan çok dah çok daha fazla olduğunu görüyoruz.Benim için en başarılı çalışma alanlarından birisi Türk Dünyası oldu. Ben doğup büyüdüğüm  Batı Trakya kadar Türk Dünyası'nın her bölgesini hisseden bir kardeşiniz olarak çalışmaları sürdürdük" dedi. Çavuşoğlu sivil toplumun öneminin altını çizerek kendisine verilen Başbakan yardımcılığı görevinin Türk Dünyası'na verilen önemin göstergesi olduğuna vurgu yaptı. Çavuşoğlu birlik beraberlik içinde çalışmaların yapılacağını söyleyerek  Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü bir devlet olduğunu sınırlarının ötesinde bir güce sahip olduğunu açıkladı. Çavuşoğlu  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine bakanlık görevi tevdi ederken Türk Dünyası üzerine çalışma ve beklentilerini ifade ettiğini STK temsilcilerine kaydetti. YTB gerçekleşan buluşmada söz alan  Avrasya Türk Dernekler Federasyonu Başkanı  İsmail Cengiz de Bakan Çavuşoğlu'nu görevinden dolayı tebrik ederek"Sizinde sorunlarını bildiğiniz camiamızın sorunları çözümü konusunda ivme katacağına inanıyoruz.  Doğu Türkistan'da, Kırım'da olsun, Suriye'de olsun, Irak'ta olsun herkesin baktığı bir göz var Ankara. Herkes sırtını  Ankara'ya dayamış. Herkes  Ankara'dan bir şeyler bekliyor. Derdimiz ikamet almak değil, derdimiz vatandaş olmak değil. Derdimiz bu ülkenin  Ankara'nın sıcaklığını hissetmek" dedi. Cengiz Türk Dünyası'nın 1071  Malazgirt'ten 1326'da  Bursa'nın fethine, 1453'de  İstanbul'un fethinden Kurtuluş Savaşı'na kadar her zaman Anadolu'da olduğunun altını çizdi. Cengiz "Milli Mücadelede Türkistanlıların  İstanbul'dan Anadolu'ya silah sevkiyatında görev aldığını söyledi.Biz bu topraklarda yabancı muamelesi görmek istemiyoruz" dedi. İsmail Cengiz her Türkün iki vatanı var bunlar doğduğu topraklar ve  Türkiye'dir" diye konuştu. Buluşmada Türkçe Konuşan Ülkerler Uluslararası Gazeteciler Derneği üyelerinin yanı sıra Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği,  Afganistan Türkmenleri Kültür ve Yrd. Derneği, Nogay Türkleri Kültür Derneği, Kazak Türkleri Eğitim ve Araştırma Derneği,  Suriye Türkleri Derneği, Terekeme-Karapapak Türkleri Derneği.  Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Türkmeneli  İnsan Hakları Derneği, Gagauz Türkleri Dostluk Derneği,  Şanlıurfa  Ceylanpınar Özbekleri Derneği,  Afganistan Türkmenleri Kül ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Kırgız Türkleri Kültür ve Yrd Derneği,  Kırgızistan Dostluk Derneği, Dünya Türkleri ve Akraba Toplulukları Derneği,  Kırım Türkleri Derneği  Çanakkale Şubesi, Kırgız Öğrenci Konseyi, Türk Dünyası Akademisyenler Grubu,  Rumeli Türk Dernekleri Federasyonu,Batı  Trakya Türkleri Dayanışma Derneği,Makedonya Derneği,Rumeli Türkleri Vakfı katılım sağladı. Bakan Çavuşoğlu'na Irak Türkmenleri tarafından gönderilen gökbayrak  Güngör Yavuzaslan tarafından takdim edildi.

Haber Linki İçin:

https://www.sondakika.com/haber/haber-turk-dunyasi-ankara-da-bulustu-9940559/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Kırgızistan ile Özbekistan Arasında Yapılan Toplantı Sonrası Nihai Belgeler İmzalandı

 

16 Ağustos’ta Kırgızistan Başbakanı Sooronbay Ceenbekov ile Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov’un başkanlık ettiği 8. Dönem Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı (KEK) düzenlendi. Hükümet basın servisinin yaptığı açıklamaya göre, toplantının ardından iki başbakan, 8. Dönem Karma Ekonomik Komisyon Toplantı Protokolü ile Hükümetlerarası Sınır Belirleme Toplantı Protokolünü imzaladı.

Haber Linki İçin:

http://kabar.kg/tur/news/k-rg-zistan-ile-ozbekistan-aras-nda-yap-lan-toplant-sonras-nihai-belgeler-imzaland/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Avrupa Bülteni

 

Barselona'daki Saldırıda En Az 13 Kişi Hayatını Kaybetti

 

Olayı terör örgütü IŞİD üstlenirken İspanya polisi de alarma geçti. 13 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan beyaz kamyonetin sürücüsü ise halen aranıyor.

İspanya Başbakanı Mariano Rahoj ülkelerinin daha önce de terör saldırılarına hedef olduğunu belirtti: “Maalesef biz İspanyollar terörün yol açtığı acıyı iyi biliyoruz. Yakın tarihimizde bu tarz olaylar yaşamıştık. Ancak şunu biliyoruz ki terörü yenebiliriz. Kurumların işbirliği, polisin katkıları, önlem alma ve uluslararası desteği güçlü bir kararlılıkla arkamıza alarak bu sorunla başa çıkılabilir.. Demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi kültürel değerlerimizi koruyabiliriz.” La Rambla Caddesi’nde yaşananlar, terör örgütü El Kaide’nin 2004 yılında gerçekleştirdiği tren bombalama olaylarından sonra İspanya’da en fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırı oldu. Söz konusu saldırıda işe giden insanlar hedef alınmış, 191 kişi yaşamını yitirirken, 2 bine yakın kişi de yaralanmıştı.

Haber Linki İçin:

http://tr.euronews.com/2017/08/18/barselonadaki-saldirida-en-az-13-kisi-hayatini-kaybetti

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Barcelona Saldırısının 5 Zanlısı Öldürüldü

 

13 kişinin öldüğü 100'e yakın kişinin yaralandığı Barcelona'daki terör saldırısının zanlıları oldukları ileri sürülen 5 şüpheli öldürüldü. Operasyon öncesi şüphelilerin 1 polis memuru ve 6 sivili araçla ezdikleri belirtildi. İspanya'nın Barcelona kentinde düzenlenen terör saldırısının hazırlayıcıları oldukları ileri sürülen 5 kişi, sabaha karşı yapılan operasyonla öldürüldü.

Katalonya yerel polis kaynaklarının verdiği bilgiye göre, Barcelona'da dün öğleden sonra yapılan ve 13 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının hazırlayıcıları oldukları ve benzer bir saldırı girişimine daha hazırlandıkları belirtilen 5 şüpheli, Katalonya bölgesindeki turist yerleşim yerlerinden Cambrils'de sabaha karşı çıkan çatışmada etkisiz hale getirildi.

Barcelona kentinin 200 kilometre kadar güneyindeki Tarragona kentinin Cambrils ilçesindeki Maritimo Caddesi'nde gece yarısı yaşanan olayda Barcelona'dakine benzer bir şekilde araçla terör saldırısı gerçekleştirildi Polis, araçla 5'i sivil 1'i polis toplam 6 kişiyi ezen teröristlerin güvenlik ekipleri tarafından açılan ateş sonrasında öldürüldüklerini bildirdi.

Polis kaynakları ayrıca, Katalonya bölgesinin güneyindeki Alcanar kentindeki bir evde iki gün önce meydana gelen patlamayla, terör saldırıları arasında bağlantı olduğuna ilişkin araştırma başlattığını açıkladı. 1 kişinin öldüğü, 7 kişinin yaralandığı söz konusu patlamanın nedeni gaz kaçağı olarak açıklanmıştı.

Haber Linki İçin:

http://www.ntv.com.tr/dunya/barcelona-saldirisinin-5-zanlisi-olduruldu%2cwD21h8-Nk0SpFRI6yHiVOg

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Gümrük Birliği Anlaşmasının Güncellenmemesi Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmeyeceğini açıklaması, son dönemde iki ülke arasında süren siyasi gerginliğin ekonomiye de yansımaları olacağının işaretini verdi. Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Dr. Ayhan Kaya, Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesinin birçok kez değişikliğe uğrayan Kamu İhale Yasası’nın AB normlarına yaklaştırmayı öngördüğünü ve son gelişmeyle bu olasılığın ortadan kalktığını ifade ederek “Bir anlamda aslında AB, yeniden Türkiye’yi kendisiyle baş başa bırakmış oldu” dedi.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Birgül Demirtaş ise Almanya’nın AB ülkeleri üzerindeki etkisine dikkat çekerek “AB içinde Almanya’nın politikalarına karşı çıkacak, Türkiye’nin politikalarını destekleyecek bir ülke görünmüyor, öyle bir handikap var” diye konuştu. Buna karşın Demirtaş, ilişkilerin kısa vadede olmasa da orta vadede düzelebileceği görüşünü dile getirdi. Türkiye ile Almanya’nın son dönemde yaşadığı siyasi kriz, Almanya’nın adımları ile ekonomik boyut da kazanıyor. Almanya Başbakanı Merkel, dün yaptığı açıklamada Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi için çaba sarf etmeyeceklerini belirtirken Türkiye’ye yapılacak mali yardımlar konusunda ise “Sadece paranın tam olarak nereye gittiğini bildiğimiz alanlarda ön üyelik yardımı yapacağız” dedi. Türkiye, AB ile 1995 yılında Gümrük Birliği anlaşması imzalamış, ancak Gümrük Birliği tarım başta olmak üzere bazı alanları kapsamamıştı. Yaklaşık iki yıldır Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi konusu gündemde olsa da taraflar bunun için henüz müzakerelere başlamadı.

Gümrük Birliğinin Genişletilmesiyle Avrupalı Şirketler Türkiye’de Kamu İhalelerine Girebilecekler

Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aylan Kaya, Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesinin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini Sputnik’e değerlendirdi. Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesinin, hem Türkiye hem AB açısından kazançlar doğuracağını ifade eden Kaya, “Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi, doğrudan Türkiye’deki Kamu İhale Yasası’nın değiştirilmesi anlamına geliyor. Türkiye’deki kamu ihalelerine AB şirketlerinin de rahatlıkla girebilmesi için yasal zemin hazırlanmış olacak. Gümrük Birliği’nin sınırlarının genişletilmesi rekabetin daha da artması, Türkiye’deki üretimin kalitesinin artması anlamına geliyor. En önemli yönü, Kamu İhale Yasası’nın değişmesi ve Avrupalı şirketlerin Türkiye’deki kamu ihalelerine katılımlarının sağlanması anlamına geliyor. Ama hepimiz görüyoruz, AB bunu şu an için rafa kaldırmış durumda. Zaten müzakere süreci de fiili olarak durmuş durumda” dedi.

AB, Türkiye’yi Kendisiyle Baş Başa Bıraktı

Mevcut durumda Avrupalı şirketlerin Türkiye’ye yatırım yapabildiklerini ancak kamu ihalelerine giremediklerini ifade eden Kaya, “Bildiğimiz gibi Kamu İhale Yasası’nda son 15 yılda iktidar çok sayıda değişiklik yaptı. Daha çok ülke içindeki yatırımcıyı bir anlamda desteklemiş oldu. Bu, tabii ki AB kurallarına çok da uygun değildi. Gümrük Birliği’nin genişletilmesi belki de bizim Kamu İhale Yasası’nı AB normlarına yaklaştıracaktı. Bir anlamda aslında AB yeniden Türkiye’yi kendisiyle baş başa bırakmış oldu. Dolayısıyla zaten yatırımlar konusunda çok ilerleme kaydedilmiyordu son dönemde. Bu, maalesef Türkiye açısından olduğu kadar AB açısından da olumlu bir karar değil” diye konuştu. 'AB, Türkiye'de Bir Pazar Görüyor Ancak Şüpheleri Var

Türkiye-AB ilişkilerinde siyasetin ekonomiye baskın çıktığını ifade eden Kaya, şöyle konuştu: “AB, Türkiye için en önemli ekonomik partnerlerden biri. Ekonomik açıdan iki tarafın birbirine bağımlılığı önemli, tabii Türkiye AB’ye çok daha fazla bağımlı. Ancak bu tür konuları sadece iktisadi açıdan ele almak yetmiyor. Hatırladığımız gibi Türkiye, AB’ye aday ülke statüsü kazandığından Kopenhag kriterlerine uyacağını taahhüt etmişti. AB de Türkiye’nin Kopenhag kriterlerini benimsediğine ikna olduğu için bizi aday ülke olarak kabul ettiler. Aday ülke olmak demek, insan hakları, demokrasi, piyasa ekonomisi ve hukukun üstünlüğü kriterlerine uymak demek. Dolayısıyla bunlardan bir tanesi olmadığı zaman AB normlarını benimsememiş oluyorsunuz. Şu anda bizim yaşadığımız mesele de o, AB Türkiye’de açık bir pazar görüyor ama diğer konularda önemli şüpheleri var. Dolayısıyla bu durum sürdürülebilir bir durum değil. Bekleyip göreceğiz ama Türkiye’nin bu konuda birtakım adımlar atması gerektiği kanaatindeyim. Demokrasi, insan hakları gibi konularda adım atılması gerekiyor. Olağanüstü Hal de önemli. Zaten AB, Fransa konusunda da çok hassas, Fransa’nın olağanüstü hali kaldırması gerektiğini düşünüyorlar. Türkiye için de aynı şey söz konusu. Son dönemde Türkiye’nin turizm gelirlerinde çok önemli azalma var. Belki de Avrupa’nın en güzel coğrafyası olmasına rağmen insanlar deniz, kumsal, güneş dinlemiyorlar, bir ülkede demokrasi açısından açık olduğunu düşünüyorlarsa o ülkeye gitmiyorlar. Dolayısıyla bizim bu anlamda yapacak çok fazla işimiz var.”

Gümrük Birliği Her İki Taraf İçin De Önemli Ama Türkiye İçin Daha Önemli

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Birgül Demirtaş da Türkiye’nin Almanya ve AB ile ilişkilerinin geleceğini Sputnik’e değerlendirdi. Gümrük Birliği anlaşmasının üzerinden 22 yıl geçtiğini, Gümrük Birliği’ne dahil edilmeyen tarım ürünleri, hizmetler, elektronik ticaret gibi sektörlerin anlaşmaya ilave edilmesinin gündemde olduğunu kaydeden Demirtaş, “AB, farklı ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalıyor. Türkiye, AB üyesi olmadığı için bu müzakerelerde, yani karar alma mekanizmasında yok. Ama bu anlaşmaların sonuçlarından doğrudan doğruya etkileniyor. AB, hangi ülkeyle böyle bir anlaşma imzalarsa o ülkelerin malları Türkiye’ye gümrüksüz geliyorken Türkiye kendi mallarını gönderdiğinde gümrük ödemek durumunda kalıyor. Dolayısıyla Türkiye ihracatı açısından ciddi bir sıkıntı yaratıyor bu durum. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi her iki taraf için de önemli ama Türkiye açısından düşünüldüğünde daha fazla önemli görünüyor” dedi.

AB İçinde Türkiye’yi Destekleyecek Bir Ülke Yok'

Almanya’nın Türkiye ile yaşadığı siyasi gerginliğin sadece Türkiye ile Almanya arasında kalmasını istemediğini ve AB’nin Türkiye’ye yönelik politikasını etkilemeye çalıştığını vurgulayan Demirtaş, şöyle konuştu: “Burada önemli bir soru, Almanya’nın bu ekonomik diplomasi yönteminin AB üzerindeki etkisi ne olacak, o önemli. Almanya’nın AB üzerinde etkileri olduğu muhakkak. Almanya AB içindeki herhangi bir ülke değil. Hem ekonomik hem de siyasi olarak ağırlığı olduğunu söylemek mümkün. Mesela AB bütçesinin beşte biri Almanya tarafından karşılanıyor. AB içindeki toplam üretimin de beşte biri Almanya’da yapılıyor. Brexit tamamlanıp İngiltere üyelikten çıktıktan sonra Almanya’nın AB içindeki ekonomik ağırlığı daha da artacak. Diğer yandan AB içinde Almanya’nın politikalarına karşı çıkacak, Türkiye’nin politikalarını destekleyecek bir ülke görünmüyor, öyle bir handikap var. Önceki dönemlerde Türkiye’yi destekleyen ve desteklemeyen ülkeler vardı AB içinde ama son dönemde Türkiye’nin sözcülüğünü yapacak, Almanya’ya cephe alacak ülke ben göremiyorum. Dolayısıyla bu ekonomik diplomasi yöntemi ilerleyen zamanlarda Almanya tarafından kullanılacak gibi görünüyor.”

Türkiye'nin Üyelik Sürecinin Dondurulması Gibi Durum Söz Konusu Görünmüyor

Ticari ilişkilerin etkilenmesinin hem Türkiye’ye hem de AB’ye zarar vereceğini ifade eden Demirtaş, “Normalde ülkeler siyasi bir kriz yaşadıklarında o konudaki gerginlik devam etse bile ekonomik, kültürel ilişkiler devam ettirilmeye çalışılıyor. Biz bunu Türk dış politikasında farklı ülkelerle ilişkilerde de görebiliyoruz. Ama şimdi Almanya örneğinde siyasi açıdan yaşanan bir gerginlik farklı alanlara yansımaya başlıyor. Bunun etkileri üzerinde tüm tarafların da düşünmesi gerekiyor. Burada önemli olan, Merkel’in de vurgusu o yöndeydi, Türkiye ile hiçbir şekilde Almanya da AB de diyaloğu kesmek istemiyorlar. Mesela mülteci anlaşmasının devamını istiyorlar. Türkiye’nin tam üyelik sürecinin hukuki olarak dondurulması gibi bir durum söz konusu görünmüyor. Ancak bütün bu diyalog, görüşmeler devam ederken siyasi alandaki gerginliğin ekonomiye de bazı yansımaları olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

AfD Tüm Alman Siyasetini Etkiliyor

Demirtaş, Türkiye ve Almanya arasında çok boyutlu ilişkilerin olduğunu, siyasi krize karşın ilişkilerin ağır aksak da olsa süreceğini belirtirken Almanya’da Eylül ayında yapılacak seçimlerin de Türkiye ile ilişkileri etkilediğini söyledi. Aşırı sağ Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD)  tüm Almanya siyasetini etkilediğini dile getiren Demirtaş, “Normalde Alman siyasetinde bu tip partiler marjinal partilerdi. Ama son anketlerde AfD yüzde 8 oranında oya sahip görünüyor. Federal Meclis’e de milletvekili sokacaklar. Dolayısıyla Almanya’da aşırı sağın yükselmesi, onların İslam karşıtı, Türkiye karşıtı açıklamaları, merkezdeki partileri etkiliyor. Ben AfD’nin varlığının hem Merkel’in partisi CDU hem de diğer partiler üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

İlişkiler Orta Vadede Normale Dönecektir

Demirtaş, iki ülke ilişkilerinin kısa vadede olmasa da orta vadede normalleşeceği görüşünde. “Bunu farklı ülkelerle olan ilişkilerde gördük. Rusya ile yaşanan krizde, İsrail ile yaşanan krizde, eninde sonunda bu ilişkiler normalleşti. Birtakım anlaşmazlıklar belki hala devam ediyor ama ilişkiler tekrar normale döndü” diyen Demirtaş, “ Ben Almanya ile de az önce sözünü ettiğim çok boyutlu ilişkilerin varlığından dolayı ilişkilerin normalleşeceğini düşünüyorum. Ama bir yandan şu anda Türkiye’nin darbe girişimi sonrası yaşadığı olağanüstü durum, Almanya’nın, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anlamadığını ifade ediyor Ankara’daki siyasetçiler, dolayısıyla biraz daha zamanın geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama orta vadede nasıl diğer ülkelerle ilişkiler normale döndüyse Almanya ile de normale dönecektir diye düşünüyorum. Nitekim Türkiye bunun için bazı adımlar da attı. Başbakan, Alman şirketlerinin temsilcilerini davet etmesi vesaire, bunlar önemli. Şu anda seçim dönemi atlatıldıktan sonra ben normalleşmenin başlayabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Linki İçin:

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201708171029749501-gumruk-birligi-guncellememe-turkiye-etkisi/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Merkel, Saksonya Eyaletinde Protesto Edildi

 

Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı Angela Merkel seçim çalışması için bulunduğu Saksonya eyaletinde protesto edildi. Chemnitz kenti yakınlarındaki Annaberg-Buchholz'ta partisinin seçim mitingine katılan Merkel'i burada yaklaşık 100 kişilik grup ıslıklarla ve "defol defol" sözleriyle protesto etti. Protestocuların aşırı sağcı popülist parti Almanya için Alternatif taraftarları olduğu belirtildi. Polisin protesto nedeniyle Merkel'i sıkı korumaya aldığı ifade edildi. Angela Merkel, protestoların ardından yaptığı konuşmada, "Bazıları sadece bağırmayı bilir kimileri ise fark yaratmak ister" dedi. Merkel'in katıldığı mitingde İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ve Eyalet Başbakanı Stanislaw Tillich de hazır bulundu.

Haber Linki İçin:

http://www.haber7.com/avrupa/haber/2404437-merkel-saksonya-eyaletinde-protesto-edildi

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

AB Bakanı Ömer Çelik: Almanya Başbakanı Merkel'in Gümrük Birliği Açıklaması Talihsiz

 

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Gümrük Birliği güncelleme müzakerelerinin devam etmemesine yönelik açıklamasını değerlendirdi. Çelik, Merkel'in sözleri ile ilgili olarak "Talihsiz bir açıklama" dedi Ankara'da görüştüğü İngiltere'nin Avrupa ve Amerika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alan Duncan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Çelik, "AB kurumlarına, AB süreçlerine herhangi bir Avrupa ülkesi talimat vermemelidir" dedi ve ekledi:

"Eğer öyle olursa AB bir siyasi birlik olmaktan çıkar, bir federal birlik olur. O zaman Avrupa Komisyonu, AB Konseyi, Avrupa Parlamentosunun yerine birtakım güçlü AB ülkelerinin başbakanları ya da hükümetleri karar almış olur ki bu da AB'nin temel mekanizmalarına aykırı bir durum ortaya çıkarır. "Avrupa Birliği kurumlarının çalışma şekli ilkelerle belirlenmiştir. AB'yi zayıflatmak isteyenlere koz verilmemeli. Türkiye AB üye ülkeleriyle ikili sorunlar yaşayabilir bu durumun bir Avrupa Birliği meselesi haline gelmemesi gerekir."

Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Türkiye ile Gümrük Birliği'ni genişletme çalışmalarını şu an için takip etmeyi düşünmüyoruz" demişti. Merkel, Türkiye'nin 'gazetecileri ve aktivistleri hapse atmasının son derece rahatsız edici' olduğunu belirterek, Ankara ile ilişkilerinin bu şekilde gitmesine izin veremeyeceklerini söylemişti.

AB Konseyi Yetki Vermedi

Türkiye ile AB, 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusunda uzlaşmaya varmıştı Birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu görüşmelere başlamak için AB Konseyi'nden yetki talep etti. Ancak bu yetki henüz verilmedi.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, daha önce BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine dair görüşmelerin başlaması konusunda Brüksel'in kararının beklendiğini ve müzakerelerin bir an önce başlamasını umduklarını söylemişti. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Kati Piri de BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada "AB'nin Türkiye'ye karşı tek kozu ekonomi, Gümrük Birliği önemli" demişti.

Adil Öksüz Yanıtının Diplomaside Ne Manaya Geldiğini Biliyoruz

Öte yandan İngiliz bakan yardımcısı Alan Duncan ile düzenlediği ortak basıjn toplantısında, Almanya'da hükümet sözcülerinden birinin "Adil Öksüz Almanya'da mı?" sorusuna "Ben bunu teyit edemem. Yalanlayamam da doğrulayamam da" diye cevap verdiğini de hatırlattı.

Çelik, "Bunun diplomaside ne manaya geldiğini biliyoruz. Hiçbir demokratik devlet, hiçbir meşru devlet herhangi bir teröristi barındırmamalıdır" dedi.

Haber Linki İçin:

http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-40959853

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Balkanlar Bülteni

 

Başsavcı Zvrlevski’nin Görevden Alınması Kabul Edildi

 

Meclis’te uzun süre devam eden Başsavcı Marko Zvrlevski’nin görevden alınması görüşmeleri sona erdi.  Meclis’te uzun süredir devam eden Başsavcı Marko Zvrlevski’nin görevden alınması görüşmeleri sona erdi. Başsavcı Zvrlevski 64 evet oyuna karşı 0 ret oyuyla görevinden alındı. İki haftadır karşılıklı konuşmalarla geçen Başsavcı Zvrlevski’nin görevden alınması oylamasına VMRO DPMNE milletvekilleri katılmadı.

Haber Linki İçin:

http://timebalkan.com/bassavci-zvrlevskinin-gorevden-alinmasi-kabul-edildi/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Sırplar, Tarihi Çarpıtmayı Çok Seviyor

 

Belgrad Belediyesi’nden Skandal Pankart

Srebrenitsa’da 1990’lı yıllarda yaşanan Boşnaklara yönelik Sırp vahşetiyle ilgili her türlü kanıt ortadayken, Belgrad Belediye önünde asılı duran ve asıl katledilenlerin Sırplar (!) olduğunu anlatan resimli skandal pankart görenleri dehşete düşürüyor. Ölü insanların resimlerinin bulunduğu pankartta, “Srebrenitsa’da Müslüman savaş suçluları tarafından öldürülen masum (!) Sırplar” diye yazıyor. 11 Temmuz 1995’de Yugoslavya iç savaşı sırasında Sırp ordusu, “Krivaya 95 Harekatı”nın bir parçası olarak Srebrenitsa’yı işgal etmişti. Yaşanan bu olay bir işgal olarak kalmamış bir katliama dönüşmüştü. Çünkü Bosna – Hersek’in Srebrenitsa kentinde en az 8.372 kişi “Ratko Miladiç” komutasındaki ağır silahlı Sırp ordusu tarafından öldürülmüştü.

Belgrad/Balkan Günlüğü

Sırbistan’daki Belgrad Belediye önünde asılı skandal pankart görenleri hayrete düşürüyor. Sırpların Boşnaklara yönelik 1990’lı yıllarda Srebrenitsa’da  gerçekleştirdiği katliamla ilgili günümüzde bile hala çıkan sayısız toplu mezara. video kaydı ve fotoğraflara, şahitlere rağmen Sırbistan’daki Belgrad Belediyesi önünde asılı skandal pankart görenlere  ‘Bu kadar da olmaz’ dedirtiyor. Ölü insanların resimlerinin bulunduğu pankartta, “Srebrenitsa’da Müslüman savaş suçluları tarafından öldürülen masum (!) Sırplar” diye yazıyor.

Bosna Srebrenitsa Katliamı

11 Temmuz 1995’de Yugoslavya iç savaşı sırasında Sırp ordusu, “Krivaya 95 Harekatı”nın bir parçası olarak Srebrenitsa’yı işgal etmiştir. Yaşanan bu olay bir işgal olarak kalmamış bir katliama dönüşmüştür. Çünkü Bosna – Hersek’in Srebrenitsa kentinde en az 8.372 kişi “Ratko Miladiç” komutasındaki ağır silahlı Sırp ordusu tarafından öldürülmüştür. Yapılan katliamda genç yaşlı demeden binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Yapılan katliama Sırp ordusunun yanı sıra, Bosna-Sırp ordusunun “Akrepler” olarak bilinen özel birlikleri de katılmıştır. Ne Birleşmiş Milletler’in Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmesi ne de kentte bulunan 600 Hollanda Barış Gücü askeri katliama mani olamamıştır. www.dunyabulteni.net sitesinin haberine göre; Srebrenitsa olayı, II. Dünya Savaşından sonra Avrupa’da yapılan en büyük insan katliamı ve etnik soykırım olarak Dünya tarihine kazınmıştır. Yugoslavya’nın düşmesinin ardından, 1992 yılında Sırplar Yugoslav halklarına katliam uygulamaya başlamışlardır. Olaya müdahil olmak isteyen Birleşmiş Milletler 6 bölgeyi güvenli ilan etmiştir ve bu bölgelerden biri de Srebrenitsa’dır. Savaştan önce 24 bin nüfusu olan bu kent mülteciler ve dışarıdan kente sığınan insanlarla birlikte 60 bin nüfusa ulaşmıştır. Kenttekilerin kendilerini korumak için edindikleri silahlar da BM (Birleşmiş Milletler) güçleri tarafından güvenlik gerekçesiyle toplanmıştır. Sırp devlet Başkanı Radovan Karadziç’in emriyle, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp askerlerinin kente olan tacizleri sıklaşınca kamptaki insanlar silahlarının geri verilmesi için başvuruda bulunmuş; fakat kampın Hollandalı komutanı Thom Karremans bu isteği geri çevirmiştir. BM güçleri ise sadece kent üzerinde iki tane F16 uçurarak tepki vermişlerdir. Hollandalı askerler Bosna’daki BM Barış Gücü Komutanı Fransız generalden aldıkları emirle bir gece yarısı kenti boşaltmış ve bulundukları kampı içindeki 25 bin mülteci ile birlikte Sırplara teslim etmişlerdir. Hollandalı komutan tarafından Sırplara satılan (bu olay video kasetle kanıtlanmıştır) kent bir hafta süren katliamla Sırplara yenik düşmüştür.

Haber Linki İçin:

http://www.balkangunlugu.com/2017/08/18/sirplar-tarihi-carpitmayi-cok-seviyor/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

ABD Bülteni

 

ABD'den Barcelona'daki Saldırı İçin İlk Açıklama

 

ABD'den İspanya'da yaşanan terör saldırısıyla ilgili açıklama geldi. Beyaz Saray, Başkan Trump'ın gelişmelerden anbean bilgilendirildiğini duyurdu. Saldırıyla ilgili bir açıklama da ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'dan geldi. Tillerson, İspanya'ya her türlü yardıma hazır olduklarını belirtirken, 'ABD ve müttefikleri dünyanın her noktasındaki teröristleri bulmaya ve adalete teslim etmeye kararlıdır' ifadelerini kullandı.

Trump Kınadı

ABD Başkanı Donald Trump Twitter üzerinden saldırıyı kınadı. "Barcelona'daki saldırıyı kınıyoruz ve yardım için elimizden geleni yapmaya hazırız. Güçlü olun, sizi seviyoruz!" mesajını paylaştı.

Haber Linki İçin:

https://www.cnnturk.com/son-dakika-abdden-barcelonadaki-saldiri-icin-ilk-aciklama

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

ABD İle Japonya Askeri İşbirliğini Güçlendiriyor

 

ABD ile Japonya’dan üst düzey yetkililer Washington’da bir araya gelerek Kuzey Kore ile olan gerilimi ve bölge güvenliğine ilişkin konuları masaya yatırdı. Toplantıda, Pyongyang’ın tehditlerine karşı izlenecek yol haritası görüşüldü. İki ülkenin dışişleri ile savunma bakanları görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi. ABD Dişişleri Bakanı Rex Tillerson, “Kuzey Kore’nin kabul edilemez davranışlarıyla bölge güvenliğini tehdit eden diğer zorluklara karşı, müttefikimizle olan işbirliğini güçlendirme kararı aldık” diye konuştu. Pyongyang, ABD’ye bağlı Guam adasını orta menzilli füzelerle vurmakla tehdit edince Japonya dört bölgeye füze savunma sistemi konuşlandırmıştı. Japonya Dışişleri Bakanı Taro Kono, Pyongyang’ı caydırmak için komşu ülkelere de çağrı yaptı. Kono, “Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arınmasına yönelik etkili baskıları artırma konusunda ABD ile mutabıkız. Kuzey Kore’nin tutumunu değiştirmesi için Çin’e bazı adımlar atması çağrısında bulunuyoruz. Balistik füze tehdidi karşısında müttefikler olarak savunma sistemlerimizi ve kapasitemizi güçlendireceğiz” dedi. Bu arada, Japon ordusu ile ABD Deniz Piyade Kolordusuna bağlı birlikler Japonya’nın Hokkaido adasında ortak tatbikata başladı. 3 bin 500 askeri personelin katıldığı 18 günlük tatbikat 28 Ağustos’ta sona erecek.

Haber Linki İçin:

http://tr.euronews.com/2017/08/17/abd-ile-japonya-askeri-isbirligini-guclendiriyor

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

ABD ve Güney Kore’den Pyongyang’a Tatbikatlı Gözdağı

 

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, gelecek hafta Güney Kore’yle ortak askeri tatbikata başlayacaklarını açıkladı. Her yıl düzenlenen tatbikata Çin ve Kuzey Kore karşı çıkıyor. Çin'in başkenti Pekin'i ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Dunford, ABD’nin Güney Kore’yle tatbikatlarını azaltmak gibi bir niyeti olmadığını söyledi. Dunford, “Eğer Kuzey Kore, Japonya’yı, Kore’yi, Amerika’yı ve açıkçası Çin’i tehdit edebilecek nükleer ve balistik çalışmalarından vazgeçme isteği göstermezse, ben de tatbikatlarımızdan dönüş olmasını desteklemem” dedi. “Ulchi Özgürlük Gardiyanı” olarak bilinen tatbikat, 16 Ağustos’ta başladı. Askeri yetkililer yumuşak bir başlangıç yapıldığını, tatbikatın büyük bölümünün 21 Ağustos’ta planlandığını söylüyor. Dunford, Kuzey Kore’nin nükleer tehdidine karşı askeri bir çözümün korkunç olacağının farkında olduğunu da belirtti ancak; “Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un ABD'yi tehdit edebilecek nükleer başlıklı balistik füze geliştirmesine izin vermek de düşünülemez” dedi. ABD Genelkurmay Başkanı, Başkan Donald Trump’ın, komutanlardan güvenilir ve uygulanabilir askeri seçenekler geliştirmesini istediğini, bunu da yaptıklarını söyledi. Dunford, askeri seçeneğin, diplomatik ve ekonomik baskının başarısız olması durumunda değerlendirileceğini de belirtti ve amacın Kore yarımadasını barışçıl bir şekilde nükleer silahlardan arındırmak olduğunu vurguladı. Joseph Dunford, daha geniş bir siyasi tartışma ortamının şartlarını belirlemek için, BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırım kararlarının hızla uygulanması gerektiğine herkesin inandığını belirtti. ABD’nin, Kuzey Kore’ye karşı yeterli çabayı göstermemekle eleştirdiği Çin, bu hafta harekete geçmişti. Pekin, Kuzey Kore’den kömür, demir cevheri ve deniz ürünleri ithalatını durdurmuştu. Düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Çin uzmanı Richard Bush, Pekin’in ithalat kararının, Kore yarımadasını nükleer silahlandırmaktan arındırmanın ötesinde amaçlar taşıdığını söylüyor. Bush’a göre Çin’in bu yasakları uygulamasının sebebi, kendi vatandaşlarına ve kuruluşlarına Batı’da yaptırım uygulanmasından çekinmesi. Richard Bush, ABD’nin ve müttefiklerinin, olası aldatmacalara karşı Çin’i yakından izleyeceğine de dikkat çekiyor. Zira Pekin geçmişte Pyongyang’a karşı harekete geçmeye direnmişti. Çin geçen hafta BM Güvenlik Konseyi’nde Kuzey Kore’ye yaptırımlardan yana oy kullanmıştı. Bu yaptırımların Pyongyang’a maliyetinin yılda bir milyar doları bulması bekleniyor.

Haber Linki İçin:

https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-ve-guney-koreden-pyongyanga-tatbikatli-gozdagi/3989465.html

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

ABD Genelkurmay Başkanı, Kuzey Kore ile 'Askeri Çözümü' Dışlamadı

 

ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford, Kuzey Kore'ye askeri müdahalenin "korkunç" olacağını, ancak ihtimaller arasında yer aldığını söyledi. Dunford, "ancak diplomatik ve ekonomik baskıların siyasi diyalog yolunu açmakta başarısız olması halinde" bu yönteme başvurulabileceğini kaydetti. Joseph Dunford'ın Çin ziyaretinin son gününde yaptığı açıklamalar, Beyaz Saray başdanışmanı Steve Bannon'ın Çarşamba günü krizin askeri çözümünün olamayacağına yönelik sözlerine yanıt olarak değerlendirildi. Bannon The American Prospect dergisine verdiği röportajda, "Seoul'deki 10 milyon kişinin ilk 30 dakikada konvansiyonel silahlardan öleceği denklemi çözülmediği müddetçe neyden söz ettiğinizi bilmiyorum, burada askeri çözüm söz konusu değil" dedi. Dunford, askeri çözümün "korkunç" olacağına katıldığını söyledi ancak "Asıl hayal dışı olan (Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un'un) ABD ve bölgenin geri kalanını tehdit etmeye devam edecek nükleer başlıklı balistik füzeler geliştirmesine izin vermek" dedi. ABD Genelkurmay Başkanı, sözlerine, "Başkan Trump bize 'güvenilir, uygulanabilir askeri seçenekler geliştirme' talimatı verdi, biz de tam olarak bunu yapıyoruz" dedi. Dunford, Pekin'de gazetecilere yaptığı açıklamada Güney Kore ile yürüttükleri askeri tatbikatlardan vazgeçmeyeceklerini de açıkladı. Bu tatbikatlar Çin ve Kuzey Kore'yi kızdırmıştı. Washington ve Pyongyang arasındaki gerilim, Kuzey Kore'nin nükleer faaliyetlerindeki ilerlemeyle birlikte arttı.

Haber Linki İçin:

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40961904

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Adana'da ABD'ye Ait İnsansız Hava Aracı Düşmesi

 

Ceyhan ilçesi Çokçapınar Mahallesi yakınlarındaki tarlaya düşen İHA'nın enkazında incelemeler sürüyor. Adana'nın Ceyhan ilçesinde tarlaya düşen ABD Hava Kuvvetlerine ait insansız hava aracının (İHA) enkazında incelemeler sürüyor. ABD Hava Kuvvetlerine ait İHA'nın düştüğü tarla çevresinde ilçe jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Alana basın mensupları yaklaştırılmazken, ABD'li görevlilerin düşen İHA'nın enkazında inceleme yaptığı öğrenildi. ABD Hava Kuvvetlerine ait İHA, dün akşam saatlerinde Çokçapınar Mahallesi yakınlarındaki boş tarlaya düşmüş, tarlada çıkan küçük çaplı yangın Adana Büyükşehir ve Ceyhan itfaiye ekipleri tarafından söndürülmüştü. Tarla sahibi Sedat Sözlü, mahallenin batısında İHA'nın kendi etrafında dönmeye başladığını, yavaş yavaş düştüğü sırada alev aldığının görüldüğünü anlatmıştı. Sözlü, İHA parçalarının 4-5 dönümlük alana dağıldığını söylemişti.

Haber Linki İçin:

http://www.timeturk.com/adana-da-abd-ye-ait-insansiz-hava-araci-dusmesi/haber-703051

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Rusya Bülteni

 

Putin Donald Trump'tan Daha Güvenilir

 

Dünya genelinde yapılan bir anket Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’tan daha güvenilir olduğunu ortaya koyuyor. Pew Araştırma Merkezi’den Margaret Vice dikkat çeken sonuçlara ulaştıklarını söylüyor: “Bu ülkelerde aynı oranı Trump konusunda da yakaladık. 36 ülkenin 22’si Putin’a Trump’tan daha fazla güven duyuyor.”

Ankete Japonya ve Güney Kore gibi Uzak Doğu Ülkeleri de katıldı.

Margaret Vice: “2015’te Rusya konusunda bir anket yapmıştık. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler Putin ile Rusya’yı aynı kefeye koyuyor ve güven duymuyordu. Ancak iki sene sonra yani bugün, Cumhuriyetçilerin Putin’e olan güvenleri Rusya’ya duyduklarından daha fazla. Ancak Demokratların geçen zaman içinde düşüncelerinde pek bir değişiklik yok.” Araştırmaya Japonya, Güney Kore ve NATO’ya üye Avrupa ülkeleri de katıldı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin vatandaşı Putin’e Donald Trump’tan daha fazla güvendiklerini belirtti.

Haber Linki İçin:

http://tr.euronews.com/2017/08/17/putin-donald-trumptan-daha-guvenilir

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

İran ve Rusya İle Ortak Operasyon Masada

 

ABD ve PKK, el-Kaide bahanesiyle İdlib’i işgal etmeye hazırlanırken Ankara’da 'Türkiye-Rusya-İran ortak operasyonu' görüşüldü. ABD'nin el-Kaide bahanesiyle işgale hazırlandığı İdlib'e ilişkin gelişmeler baş döndürücü bir hızda ilerliyor. Pentagon ve PKK'nın bölgeyi işgal etmesini önlemek için olası bir harekâtın detayları Ankara'da masaya yatırıldı. İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri başkanlığındaki heyetin önceki günkü temaslarında masada görüşülen en kapsamlı konu İdlib oldu. Bir ABD işgaline karşı Türkiye-Rusya-İran ortak operasyonu düşünülüyor. Edinilen bilgiye göre konuk Genelkurmay Başkanı, İdlib’in ‘çatışmasızlık bölgesi’ olarak tesisine ilişkin önerilerle masaya geldi. Planlama, Rusya ve İran askerlerinin güneyden, Türkiye’nin ise kuzeyden ilerleyerek İdlib’in ‘yabancı’ unsurlardan arındırılarak kontrol altına alınmasını içeriyor. Rusya’nın da İdlib’in güneyindeki Muradah ve Halfaya bölgesine askerlerini yerleştirmeye başladığı, yine Hama’da üs haline getirilen havaalanının da Rusya tarafından güçlendirildiği belirtiliyor.

Türkiye Siviller İçin Çekinceli

Askeri konuları kapsayan görüşmelerde varılan mutabakat, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile muhatabı Bakıri tarafından Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu. Ancak Türkiye, bu plana karşı mesafeli. Çoğunluğu sığınmacı 2 milyonu aşkın Suriyelinin yaşadığı İdlib’e yönelik böyle bir operasyonun çok sayıda sivilin ölümüyle sonuçlanabileceğini düşünen Ankara, muhaliflerin yoğun olarak bulunduğu bölgeye Esed yanlısı güçlerin girmesinin de bölgeyi daha gergin bir hale sokacağına işaret ediyor.

Türkiye Çatışmasızlık Bölgesi İstiyor

Ayrıca bölgedeki grupların ‘terörist’ veya ‘muhalif’ olarak ayrıştırılması da mevcut şartlarda hayli zor görünüyor. Bununla birlikte Türkiye, ABD’nin el-Kaide bahanesiyle operasyon çabalarının artmasından hareketle İdlib’in bir an önce ‘çatışmasızlık bölgesi’ haline getirilmesi, kontrol noktaları, güvenli hatların tesisine başlanması gerektiğini vurguluyor.

Haber Linki İçin:

http://www.haber7.com/guncel/haber/2404365-iran-ve-rusya-ile-ortak-operasyon-masada

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Rusya'dan Trump'a: Venezuela'ya Güç Kullanma Tehditleri Kabul Edilemez

 

Bu tür açıklamalar, uluslararası hukuk ilkeleriyle çelişiyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'da yaşanan olaylarla ilgili 'askeri seçeneğin' izlenebileceği yönündeki sözlerini değerlendi. Zaharova, Venezuela'da güç kullanma tehditlerinin kabul edilemez olduğunu söyledi.   Sputnik'te yer alan habere göre, Zaharova, haftalık basın toplantısında Trump'ın sözleriyle ilgili bir soruyu yanıtladı. Venezüella'da hükümet ve muhalefet destekçileri arasındaki gerilimin azalmaya başladığına dair ilk emarelerin görüldüğünü kaydeden Zaharova, bu ülkeye yönelik yaptırım ve güç kullanma tehditlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Uluslararası hukuk ilkeleriyle çelişiyor

Zaharova, "Askeri güç kullanımı tehditleri, yaptırımlardan daha fazla kabul edilemez bir husus. Bu tür açıklamalar, uluslararası hukuk ilkeleriyle çelişiyor. Açıklamaların sadece başkent Caracas'a yönelik değil, bölgenin tamamına yönelik bir saldırı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu Tutum Yıkıcı Etkiye Sahip

Söz konusu tutumların ilk olarak halkın en kırılgan kesimlerini etkileyeceğini kaydeden Zaharova sözlerini şöyle sürdürdü: "Venezüella'da ortaya çıkmakta olan yeni siyasi gerçeklikleri fark etmeyen bazı dünya liderlerinin tutumunun endişeye yol açmaması imkansız. Ülkedeki duruma istikrarsızlık kazandırma, Venezüella yönetimine baskı uygulama konusundaki devam eden girişimler, son derece yıkıcı bir etkiye sahip. Zira bunlar, kurulmakta olan zayıf dengeyi tehdit ediyor" 

Trump Ne Demişti?

Trump hafta sonu yaptığı açıklamada, "Dünyanın bize uzak bölgelerinde askerlerimiz var fakat Venezüella bize uzak değil, çok yakınımızda. İnsanlar orada acı çekiyor ve ölüyor. Askeri seçenek dahil birçok seçeneğimiz var" ifadelerini kullanmıştı. Trump'ın bu açıklamalarına Latin Amerika ülkelerinden de tepki gelmişti. Venezüella'da bir süredir Devlet Başkanı Nicolas Maduro karşıtı eylemler gerçekleşiyordu. Venezüella hükümeti, ülkedeki eylemlerin ABD destekli olduğunu savunuyordu.

Haber Linki İçin:

http://t24.com.tr/haber/rusyadan-trumpa-venezuelaya-guc-kullanma-tehditleri-kabul-edilemez,420528

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Çin Bülteni

 

Çin’den ABD'nin Askeri Faaliyetlerine Eleştiri: İlişkileri Olumsuz Etkiliyor

 

Çin Merkez Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı Fan General Çanglong, ABD’nin Tayvan, Güney Çin Denizi, Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) konularındaki yanlış hareketlerinin iki ülke ilişkilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Çin Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Başkan Yardımcısı Fan General Çanglong, ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ile başkent Pekin'de bir araya geldi. Fan, Washington yönetiminin Tayvan, Güney Çin Denizi ve THAAD’nin Çin’in etrafına kurulması konularındaki yanlış eylemlerinin iki ülke ve ordular arasındaki iş birliği ve karşılıklı güveni olumsuz etkilediğini dile getirdi. Kuzey Kore’nin nükleerden arındırılması konusunda askeri yöntemlerin bir seçenek olamayacağını savunan General Fan, diyalog ve müzakerenin tek etkili yol olduğunu dile getirdi. Fan, tarafların sakinleştirilmesi, barış ve istikrarın korunması ve yarımadanın nükleerden arındırılması konularında ABD ile çalışmayı umduklarını ifade etti. Fan, Çin’in hassas konuların çözümü, farklılıkların ele alınması ve daha fazla iş birliği potansiyeli için ABD ile çalışmak istediğini söyledi. ABD Genelkurmay Başkanı Dunford da Çin ve ABD arasındaki ilişkileri geliştirme ve iş birliğini derinleştirmenin iki ülkenin ortak arzusu olduğuna işaret ederek iki ülkenin liderlerinin fikir birliğiyle Washington yönetiminin Pekin yönetimi ile yakın iletişim ve iş birliği mekanizmaları ve kanalları kurmayı arzu ettiğini belirtti. Dunford, bu kapsamda iki ülke arasında karşılıklı güvenin artırılması, yanlış anlaşılma ve ayrılıkların azaltılması için iki ülke orduları arasındaki ilişkilerin istikrarlı bir şekilde gelişmesini istediklerini sözlerine ekledi.

Haber Linki İçin:

https://www.cnnturk.com/dunya/cinden-abdnin-askeri-faaliyetlerine-elestiri-iliskileri-olumsuz-etkiliyor

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Xi, ABD Genelkurmay Başkanı'yla Görüştü

 

Çin Cumhurbaşkanı ve Çin Komünist Partisi Merkezi Askeri Komisyon Başkanı Xi Jinping bugün Beijing'de ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford'la bir araya geldi Xi Jinping görüşmede yaptığı konuşmada, Çin ve ABD'nin içtenlikle birbirlerine yaklaşmalarının önemine işaret ederek, iki taraf arasında koordinasyonun artırılması, anlaşmazlıkların rasyonel şekilde ele alınması ve bu sayede daha parlak bir geleceğin birlikte kucaklanması gerektiğini ifade etti. Çin ve ABD'nin dünyada etkili iki büyük ülke ve en büyük iki ekonomi olduklarına dikkat çeken Xi Jinping, iki ülkenin küresel barış, istikrar, gelişme ve refahın korunmasında önemli sorumluluklara sahip olduklarına işaret etti. Xi, iki ülkenin ikili ilişkilerin ana istikametini doğru şekilde yönlendirmeleri, böylece iki ülke ve iki halkın temel çıkarlarını etkin şekilde korumaları, küresel istikrarın korunması için katkı sağlamaları çağrısı yaptı. İki ordu arasındaki ilişkilerin ikili ilişkilerin önemli bir parçası olduğuna işaret eden Xi Jinping, Dunford'un ziyareti sırasında iki genelkurmay arasında diyalog mekanizması çerçeve anlaşması imzalandığını hatırlattı. Xi, iki ordunun mevcut işbirliği mekanizması ve platformlarından faydalanarak, ordular arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine dinamizm katmaları gerektiğini vurguladı. Xi, ABD ile el ele vererek, karşılıklı saygı ve işbirliği temelinde iki halka daha fazla yarar getirmeye hazır olduklarını kaydetti. Xi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın yıl içerisinde Çin'e resmi ziyaret yapmasını beklediklerini söyledi. ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, Başkan Trump ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in etkin yönlendirmeleri doğrultusunda iki ordu arasında olumlu gelişmeler kaydedildiğine işaret ederek, ordular arasındaki ilişkilerin olgunlaştığını dile getirdi. Dunford, ABD'nin savunma alanında Çin'le içten ve profesyonel diyalog yapmaya ve işbirliği boyutunu genişletmeye hazır olduğunu açıkladı. Riskleri kontrol alına almak ve karşılıklı güven tesis etmek istediklerini dile getiren Dunford, iki ordu arasındaki ilişkilerin istikrarlı şekilde gelişmesini ümit ettiğini söyledi.

Haber Linki İçin:

http://turkish.cri.cn/1781/2017/08/17/1s184917.htm

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

Çin Gemileri Japonya ile İhtilaflı Adalarda

 

Çin sahil güvenlik gemilerinin, Doğu Çin Denizi'nde Japonya'nın kontrolündeki ihtilaflı takımadalar çevresinde seyrettiği bildirildi. Haberini Japon sahil güvenlik birimlerine dayandıran Japon haber ajansı Kyodo, Çin sahil güvenliğine ait 4 geminin bugün yerel saatle 09.50 sularında, Japonya'nın kendi karasuları içinde olduğunu iddia ettiği  bölgeye girdiğini belirtti. Gemilerden birinde uzun menzilli bir top bulunduğunun tespit edildiğini vurgulayan yetkililer, filoya Japon karasularını terk etme çağrısı yapıldığını ifade etti. Gemilerin söz konusu bölgede ne kadar kaldıkları ve Japon yetkililerin gemilere uyarı yapıp yapmadığı konusunda açıklama yapılmadı. Doğu Çin Denizi'nde Japonya'nın Senkaku, Çin'in Diaoyü, Tayvan'ın ise Tiaoyutai diye adlandırdığı takımadalar, üç ülke arasında uzun yıllardır egemenlik tartışmalarına konu oluyor. Japonya, 2012 yılında kimsenin yaşamadığı 5 ada ve 3 kayalıktan oluşan takımadaları "kamulaştırdığını" açıklamıştı. Ardından Çin yönetimi, 2013'te Doğu Çin Denizi’nin üçte ikisini içine alan bölge üzerinde hava savunma bölgesi ilan etmişti.

İki ülkeye ait savaş gemileri ve uçakları bölgede düzenledikleri askeri tatbikatlarda sık sık karşı karşıya geliyor. Japonya geçen yıl Doğu Çin Denizi adalarını koruyan sahil güvenlik gücünün kapasitesini artıracağını açıklamıştı.

Haber Linki İçin:

http://www.milliyet.com.tr/cin-gemileri-japonya-ile-ihtilafli-gundem-2504379/

Erişim Tarihi: 18 Ağustos 2017

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1491-18-agustos-ta-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 489 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)