Dış Basın | 27 Kasım 2017

|

27 Kasım'da Dünya Bunları Konuşuyor



27 Kasım 2017 tarihinde dünya gündeminde öne çıkan haberler...

 

ABD, Kırgızistan'da Görevin Barışçıl Şekilde Devredilmesini Memnuniyetle Karşılıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hükümeti, Bişkek’te yapılan yemin töreni vesilesiyle yeniden göreve başlayan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’u tebrik etti.

ABD’nin Kırgızistan Büyükelçiliği tarafından 25 Kasım’da yayınlanan açıklamada, “ABD, Cumhurbaşkanı Ceenbekov'u ve Kırgız halkını demokratik seçilmiş liderlerin Orta Asya tarihinde ilk kez böyle bir geçiş yaparak demokrasi, düzenli seçim süreçleri ve görevin barışçıl yollarla devredilmesi konusundaki kararlılıklarını memnuniyetle karşılıyor.” ifadesi kullanıldı.

ABD’nin 25 yıl aşkın Kırgızistan’ın dostu ve ortağı olduğu ifadesine yer verilen açıklamada, “Kırgız Cumhuriyeti'nin demokratik, müreffeh ve istikrarlı bir ülkesi olmasını sağlamaya kararlıyız.” denildi.

Açıklamada ayrıca, ABD’nin yeni seçilen cumhurbaşkanı ve yönetimiyle eşitlik, güven ve karşılıklı saygı ruhuyla çalışmayı beklediği bildirildi.

(Kabar, 27 Kasım 2017)

 

Kırgızistan, Rusya ile Karşılıklı Ticaret Hacmini Artıracak

Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Kırgızistan’ın Rusya ile karşılıklı ticaret hacmini artırmayı hedeflediği aktarıldı.

Edinilen bilgiye göre bugün (22 Kasım), Rusya’nın başkenti Moskova’da Kırgızistan Ekonomi Bakanı Artem Novikov ile Rusya Ekonomi Geliştirme Bakanı Maksim Oreşkin arasında görüşme yapıldı.

Görüşmenin kinci kez yapıldığı belirtilen açıklamada ayrıca tarafların ticari ve ekonomik işbirliği derinleştirmenin stratejik önemini göz önüne alarak işbirliğine devam etme fikirlerini ifade ettikleri açıklandı.

Bakan Novikov, Kırgızistan’ın Kazakistan sınırında meydana gelen duruma rağmen ülkenin önemli ticari ortaklarından biri olarak değerlendirilen Rusya ile karşılıklı ticaret hacmini artırmayı planladığını dile getirdi.

Taraflar bu bağlamda, Kırgızistan’da ticaret ve lojistik merkezlerinin ortaklaşa inşa edilmesinin, Rusya’nın inşaat malzemeleri, ilaç ürünleri, tıbbi preparatlar ve diğer işletmelerin Kırgızistan’da lokalizasyonu olasılığını ele aldı.

Taraflar ayrıca, Eylül 2017'de imzalanan 2017 göstergesel dengesine uygun olarak Kırgızistan'a artık yakıt tedariki ve 2018 yılına ilişkin gösterge niteliğindeki dengeyi açıklığa kavuşturma konusundaki anlaşmalar üzerinde anlaşmaya vardı.

 

(Kabar, 27 Kasım 2017)

 

Kazakistan'da Uluslararası Parlamenter Konferansı

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Türkiye'nin, Kazakistan ile Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) bu ülkede özellikle medya, eğitim ve iş dünyasındaki mevcut uzantılarıyla mücadelede artan bir iş birliği içerisinde çalışmak istediğini belirtti.

Aydın, Kazakistan ziyareti kapsamında 1 Aralık Birinci Cumhurbaşkanı Günü dolayısıyla düzenlenen “Yeni Bir Küresel Gerçeklikte Kazakistan'ın Modernizasyon Modeli” temalı Uluslararası Parlamenter Konferansı'na katıldı.

Aydın, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile Kazakistan'ın stratejik ortak niteliği kazanmasının onur kaynağı olduğunu ifade etti.

İki ülke arasında ikili ve küresel konulardaki diyaloğun, iki ülke cumhurbaşkanları arasındaki dostluğun ve birçok üst düzey ziyaret, her alanda gelişen iş birliğinin önemli göstergelerinden olduğuna dikkati çeken Aydın, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın eylül ayında Kazakistan ziyaretinde ifade ettikleri üzere, ülkelerimiz arasında siyasi alanda var olan iş birliğini ve stratejik ortaklığımızı derinleştirmek istiyoruz. Karşılıklı ticareti, yatırımları, ortak proje girişimlerini daha ileri noktalara taşımak arzusundayız.”

Aydın, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi çerçevesindeki iş birliğinin Türkiye ile Türk cumhuriyetleri arasındaki ilişkileri güçlendirdiğinin altını çizerek “Ayrıca Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in önümüzdeki ilkbaharda Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı için ülkemize yapacağı ziyaret kuşkusuz ikili ilişkilerimizi daha da pekiştirecektir.” ifadelerini kullandı.

"Reformların, Kazakistan'ın Kalkınma ve Refahına Büyük Katkı Yapacağına İnanıyoruz"

15 Temmuz'daki FETÖ'nün hain darbe girişiminden sonra Türkiye'yi ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in Türk milletine desteğini ifade ettiğini hatırlatan Aydın, “Bu dostluğun bir gereği olarak hain terör örgütünün Kazakistan'da, özellikle medya, eğitim ve iş dünyasında mevcut uzantılarıyla mücadelede artan bir iş birliği içerisinde çalışmak istiyoruz.” dedi.

Bu yıl Kazakistan'da yapılan anayasa değişikliklerini, Nazarbayev'in vizyonu doğrultusunda modernleşme, istikrar ve refah içerisinde iyi yönetim ilkelerine uygun hukuk devleti olma yolunda attığı adımları dikkatle izlediklerini söyleyen Aydın, “Bu reformların başarıyla hayata geçirilerek Kazakistan'ın kalkınma ve refahına büyük katkı yapacağına inanıyoruz.” diye konuştu.

Aydın, bu yıl 3. Modernizasyon Programı kapsamında başlatılan “manevi uyanışın” Kazakistan'ın Nurlu Yol ve 2050 hedefleri bakımından büyük önem taşıdığını düşündüklerine işaret ederek “Hedefleriniz arasındaki Latin alfabesine geçme kararının Kazakistan için hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi.

Bu yıl 10 Haziran-10 Eylül'de gerçekleşen Astana EXPO 2017 Uluslararası Enerji Fuarı'ndaki başarılı organizasyonundan dolayı Kazakistan'ı tebrik eden Aydın, fuarda Türkiye'nin en iyi şekilde temsil edilmesi için çaba gösterdiklerini ve en büyük pavyonlardan birine sahip olmaktan gurur duyduklarını söyledi.

Aydın, Suriye konulu Astana görüşmelerine ev sahipliği yapan Kazakistan'ın dünyada ve bölgede barış ve huzurun hakim kılınması, ihtilaf ve çatışmaların diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözüme kavuşturulması çabalarını takdirle karşıladıklarını dile getirerek şöyle devam etti:

“Başta nükleer silahsızlanma olmak üzere birçok konudaki proaktif girişimleriyle dış politikada itibar ve saygınlığını günden güne artıran bir aktör olarak öne çıkmasından memnuniyet duyuyoruz. Özellikle yakaladığı istikrar ve güven sayesinde Kazakistan'ın geleceğinin parlak olduğunu düşünüyoruz. Kazakistan'ın çeyrek yüzyılda eriştiği seviyede en büyük payı kuşkusuz Türk dünyasının ak sakalı Cumhurbaşkanı Nazarbayev'e aittir. Onun liderliği ülkenizin geleceğine ışık tutmaya devam edecektir.”

Öte yandan, Aydın ve beraberindeki heyet, ziyaretleri kapsamında Kazakistan Meclis Başkanı Nurlan Nigmatulin ile bir araya geldi. Basına kapıla gerçekleşen görüşmede iki ülke arasındaki çeşitli alandaki ilişkiler ele alındı.

(Anadolu Ajansı, 27 Kasım 2017)

 

"Hangi Zihniyetimizi Değiştirmemiz Gerekiyor?"

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Kıbrıs Rum tarafının zihniyet değiştirmesi gerektiği şeklindeki sözlerine yanıt vermeyi, dün yaptığı yeni bir açıklamayla sürdürdü.

Alithia ve diğer gazeteler, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in dün düzenlenen bir anma töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununa bulunacak “alelade bir çözümü kabul etmeyeceklerini” söylediğini ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “zihniyet değişikliği” sözlerine yeniden yanıt verdiğini yazdılar.

Habere göre Anastasiadis, “hedefinin,  Kıbrıslı Rumların taleplerine, endişelerine ve değerlerine yanıt veren bir çözüm olduğunu, alelade bir çözümü kabul etmeyeceklerini” ifade etti.

Anastasiadis sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Henüz önceki gün, Sn. Akıncı, bir çözüm bulunabilmesi için, Kıbrıslı Türklerin endişelerini anlamamız, en önemlisi de zihniyet değişikliği yapmamızı gerektiğini söyledi. Samimiyetle soruyorum, hangi zihniyetimizi değiştirmemiz gerekiyor? İşgal altındaki topraklarımızı mı unutalım? İnsan haklarını, AB’nin tüm vatandaşları için öngördüklerini, işgal askerinin varlığını, garantörlük ve müdahale haklarına sahip olan Türkiye’yi mi unutalım? Dünyanın hiçbir devletinde olmayan unsurları veya maddeleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasası veya dönüşmüş devlet altında kabul etmemiz gerektiği için mi davranış ya da zihniyet değiştirmeliyiz?”.

Kendilerinin çözüm istediğini ve bunu da Crans - Montana’da ispatladıklarını iddia eden Anastasiadis, “Cesaretle öneriler sunduğumuzda, çağdışı kalmış garantilerin, müdahale haklarının ve işgal ordusunun varlığının son bulması yeterliydi” şeklinde konuştu.

Anastasiadis, “Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün kalıcı ve fonksiyonel olması, en önemlisi de Türkiye’nin kontrolü ve esaretine son vermesi gerektiği” görüşünü yineledi.

(Gündem Kıbrıs, 27 Kasım 2017)

 

İşgal Edilen Kırım'da 26 Şubat Davası Kapsamında Duruşma Yapılacak

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da, işgalcilerin başlattığı ve Kırım Tatarları Mustafa Degermenci ile Ali Asanov’un yasa dışı olarak yargılandığı düzmece 26 Şubat davası çerçevesinde yapılacak duruşma yarın, 28 Kasım tarihinde gerçekleşecek.

Konu ile ilgili açıklama yapan Ak Kaya isimli Facebook kullanıcısı, “28 Kasım 2017 saat 10.30’da Akmescit’in Merkez Mahkemesinde 26 Şubat davası çerçevesinde duruşma yapılacak.” diye kaydetti.

Daha önce işgalci mahkeme, Ali Asanov ve Mustafa Degermenci’nin savunma avukatlarının “mahkemede” tanık olarak Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Ukrayna Milletvekili Refat Çubarov ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün, bir de Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov’un tanık olarak ifade vermesi hakkında verdikleri başvuruyu reddetti.

Bilindiği gibi 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisi’nin karşı karşıya geldiği büyük miting yapıldı. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti

Ardından sözde yönetim bahse konu mitingden dolayı “toplu kargaşa” gerekçesiyle Kırım Tatarlarına baskı aracı olarak sözde 26 Şubat davasını başlattı. Kırım’ın Rus yönetimi tarafından “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Mustafa Degermenci ve Ali Asanov tutuklu bırakılırken, Eskender Kantemirov, Arsen Yunusov ve Eskender Emirvaliyev teminat ile serbest bırakılmıştı.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde “kargaşa organize etmek” suçuyla 29 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlandı.

Kırım Yüksek Mahkemesi, 20 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı duruşmada, “26 Şubat davalarını” ayırmaya, yani 26 Şubat 2014 tarihinde miting organize etmek suçuyla yargılanan Ahtem Çiygöz ve mitinge katılmakla suçlanan gençler birbirinden ayrı şekilde yargılamaya karar verdi. 13 Eylül tarihinde söz konusu karara itiraz dilekçesi incelendi, ancak Rus hakimler dilekçeyi reddederek önceki mahkemenin kararını onadı.

11 Eylül 2017 tarihinde Kremlin kontrolündeki mahkeme, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ü 8 yıl hapse mahkum etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı başta olmak üzere birçok kişinin çabası sonucu 25 Ekim tarihinde Ahtem Çiygöz serbest bırakılarak Türkiye’ye götürüldü. 27 Ekim’de Ahtem Çiygöz Ukrayna’ya döndü.

(Kırım Haber Ajansı, 27 Kasım 2017)

 

100 Yıl Önce Bu Zamanlar: 1. Kırım Tatar Kurultayı Toplandı

26 Kasım 1917 tarihinde (yeni takvime göre 9 Aralık tarihine tekabül etmektedir) Bahçesaray’daki Hansaray’da, Kırım Tatar halkının en üst yetki temsil organı, ulusal kongre olan Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayı toplandı.

Kırım Tatar Milli Kurultayı, Kırım Anayasası ve devlet sembollerini kabul etmiş, Kurultay Hükümetini oluşturmuş ve Kırım Halk Cumhuriyeti'ni kurmuştu. Hükümetin başkanlığına Kırım, Litvanya, Polonya ve Belarus Müftüsü, Kırım Tatar lider Noman Çelebicihan getirildi.  

Kırım Tatar Milli Kurultayı, üst düzey devlet yönetiminin geleneksel kurumu olup Kırım Tatar halkının tarihinin kritik ve belirleyici dönemlerinde toplanmak üzere oluşturulmuştu.

 

İkinci Kurultay, Kırım Tatarlarının sürgün yerlerinden toplu olarak Kırım’a dönmeye başlamasından sonra 1991 yılında düzenlendi.

Daha önce 22 Kasım tarihinde Ukrayna Milli Bankası’na bağlı Para Müzesi’nde Kırım Tatar tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 1917 yılında 1. Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın düzenlenmesinin 100. yıl dönümü anısına basılan hatıra parasının tanıtılması duyurulmuştu. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Başkanı Ukrayna Milletvekili Refat Çubarov, söz konusu hatıra parasının onun için çok önemli olduğunu ve Ukrayna'nın yerli halklarından biri olan Kırım Tatarlarına duyulan saygının göstergesi olduğunu belirtmişti.

(Kırım Haber Ajansı, 27 Kasım 2017)

 

Cem Özdemir, Eş Başkanlığı Bırakıyor

Almanya'da Yeşiller Eş Başkanlığı görevini 2008’den beri sürdüren Cem Özdemir, gelecek yıl ocaktaki genel kurulda yeniden aday olmayacak. Hürriyet'ten Ali Varlı'nın haberine göre, partisinin genel kurulunda konuşma yapan Cem Özdemir, yeniden aday olmayacağını duyurdu.

Özdemir kendisinin yerine Schleswig Holstein'in Tarım ve Enerji Bakanı 48 yaşındaki Robert Habeck’i eş genel başkan adayı olarak önerdi. Ayrıca konuşmasında, koalisyon görüşmelerine de değinen Özdemir, şunları söyledi:

“Görüşmeler içerik yüzünden değil, FDP’nin siyasi taktiği nedeniyle sona erdi. Yeşiller, ülke için sorumluluk almaya hazır. Azınlık hükümeti için de. Bizim için önce ülke sonra parti gelir.”

1994’te yapılan genel seçimlerde Federal Meclise giren Cem Özdemir, Yeşiller’in Kasım 2008’de yaptığı genel kurulda eş başkan seçilmişti. Dokuz yıldır aralıksız bu görevi yürüten Özdemir, Almanya’da parti liderliği yapan ilk Türkiye kökenli siyasetçi olmuştu. Cem Özdemir, 1994 seçimlerinde SPD listesinden meclise giren Leyla Onur ile birlikte Almanya’da Federal Meclis milletvekili seçilen ilk Türkiye kökenli olmuştu.

(Sputnik Türkiye, 27 Kasım 2017)

 

Londra'da Paniğe Neden Olan 2 Kişi Serbest Bırakıldı

İngiliz polisi, geçen cuma günü akşam saatlerinde Londra'nın merkezindeki Oxford Circus İstasyonu'nda yaşanan panik ortamının 21 ve 40 yaşlarındaki 2 kişi arasındaki kavgadan kaynaklandığını, şüphelilerin ifadelerinin alınmasından sonra serbest bırakıldıklarını açıkladı.

İngiltere'nin başkenti Londra'da, Oxford Circus Metro İstasyonu'nda geçen cuma günü kavga ederek panik ortamının yaşanmasına neden olan 2 kişinin serbest bırakıldığı bildirildi. İngiliz polisi, Londra'nın merkezindeki metro istasyonunda yaşanan panik ortamının 21 ve 40 yaşlarındaki 2 kişi arasındaki kavgadan kaynaklandığını, şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldıklarını açıkladı.

Metro istasyonunda ateş açıldığı yönündeki asılsız iddialar, başkentin en işlek ana arterleri olan Oxford Circus, Piccadilly ve Regent caddelerinde kaosa yol açmış, bölge polisler tarafından kordon altına alınmıştı.

(Sputnik Türkiye, 27 Kasım 2017)

 

İsveçli Siyasetçi Strid, Müslümanlar İçin 'Yüzde 100 İnsan Değil' Dedi

İsveç'te göçmen karşıtı politikaları savunmasıyla bilinen İsveçli Demokratlar Partisi (SD) Milletvekili Martin Strid, Müslümanlar için "Yüzde 100 insan değil" diyerek hakaret etti.

İsveç devlet televizyonu SVT'de yayınlanan 'Forum' adlı programda konuşan Strid, Müslümanlara yönelik tepki çeken ifadeler kullandı. Martin Strid, "Müslümanlar yüzde 100 insan değil" diyerek, İslam'ı öğrendikçe dehşete kapıldığını söyledi.

Bu arada, Strid'in Müslümanlara yönelik hakaret içeren sözleri büyük tepkiyle karşılandı. Ana muhalefet sağ Liberal Moderat Parti Genel Başkanı Jan Björklund, Martin Strid'in Müslümanlar hakkındaki ifadelerine sert tepki gösterirken, ''SD'den saf ırkçılık'' değerlendirmesinde bulundu.

Liberal Merkez Parti Genel Başkanı AnnieLööf da "SD 'ırkçılığa' kapı açtı. Acaba bu konuda SD lideri JimmieAkesson'un görüşleri ne?'' dedi. İsveç Sol Parti Başkanı JonasSjöstedt da Martin Strid'in konuşmasının "saf bir ırkçılık" örneği olduğunu dile getirdi.

Öte yandan Norrköping kentinde yaşayan Müslümanlar, Strid hakkında 'halklar arasında nefret ve kin yaymak' gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

(Sputnik Türkiye, 27 Kasım 2017)

 

Hollanda'da Irkçı PEGIDA Yürüyüşü

Hollanda'nın Nijmegen kentinde, İslam ve göçmen karşıtı PEGIDA hareketi yürüyüş düzenledi. Kendilerini 'Batı'nın İslamlaşmasına karşı vatansever Avrupalılar' olarak tanımlayan PEGIDA'nın yürüyüşüne 30 kişi katıldı.

Gruptakiler, ellerinde ırkçı ifadeler yazan pankartlarla çok sayıda polis eşliğinde yürüdü. Polis, yürüyüşü engellemek isteyen grupla çatıştı.

PEGIDA'nın yürüyüşünü engellemek için sivil toplum örgütü Anti-Faşişt Eylem (AFA) hareketinden yaklaşık 200 kişi de ırkçılık karşıtı yürüyüş düzenlemek istedi. Polis de PEGIDA hareketinin yaptığı yürüyüşün önünü kesmek isteyen AFA hareketinden bir gruba müdahale etti.

Güvenlik güçlerince yapılan açıklamada, AFA hareketinden 2 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Açıklamada, PEGIDA'nın yürüyüşüne eşlik eden atlı bir polisin henüz belirlenemeyen nedenle hafif yaralandığı, atının da telef olduğu kaydedildi. PEGIDA’nın Nürnberg kolu, kuruluş yıldönümünü Erdoğan’ı protesto ederek kutladı. Hollanda'da geçen hafta, Kick Out Zwarte Piet (Kara Peter) hareketinin, ırkçılık karşıtı protestosu izin alınmasına rağmen yasaklanmıştı.

Enschede Belediyesi, haziranda AFA ve PEGIDA'nın aynı gün ve saatte meydanda gösteri yapmak istemeleri üzerine güvenlik gerekçesiyle her iki gösteriye de izin vermemişti.

Irkçı PEGIDA hareketi mensubu bir grup, bir süre önce Veghel kentindeki Selimiye Camisi inşaat alanına, daha sonra Leiden kentinde faaliyet gösteren ilkokulun giriş kapısına İslamofobik ve ırkçı ifadelerin bulunduğu döviz asmıştı.

(Sputnik News Türkçe, 26 Kasım 2017)

 

Guardian: Yıldırım, İngiltere'den Gülen Bağlantılı Kişilerin İadesini İsteyecek

İngiliz Guardian gazetesi, Başbakan Binali Yıldırım'ın bugün Londra'da İngiltere Başbakanı Theresa May ile yapacağı görüşmede, 15 Temmuz darbe girişimi ile bağlantılı olduğu iddia edilen iş adamı ve şahısların Türkiye'ye iade edilmesini isteyeceğini yazıyor.

Gazete, Başbakan Yıldırım'ın Pazar günü başlayan Londra ziyareti öncesi Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlarından Özlem Zengin ile konuştu. Türkiye hükümetinin tahminlerine göre, yaklaşık 60 bin kişinin darbe girişimi ile bağlantılı olduğunu belirten Zengin, İngiltere'nin Gülen hareketini "terör örgütü" olarak yasa dışı ilan etmesini istedi.

Guardian'ın haberi şöyle devam ediyor:

"İngiltere ayrılırken Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeye çalışsa da, iki NATO üyesi ülke arasındaki ilişkiler güçlü. May Ocak ayında Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson da ondan birkaç ay sonra Ankara'yı ziyaret etti...

"Ancak İngiliz Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'ndeki milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimini, rakiplerini devre dışı bırakmak ve insan haklarını lağvetmek için kullanmakla suçlayıp kınamıştı.

"Birçok şüpheli, darbeyi planlayanların kullandığı iddia edilen şifreli mesajlaşma programı ByLock'u indirmiş oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı. Zengin ise şüphelilerin sadece ByLock kullandığı için gözaltına alındıklarını yalanladı."

"FETÖ'nün İngiltere için Bile 100 Yıllık Bir Planı Olabilir"

Haberde, Demokratik Gelişim Enstitüsü'nün davetlisi olarak Londra'ya geldiği belirtilen Zengin'in şu sözleri aktarılıyor:

"Biz bu yapıya Fethullah Gülen terör örgütü diyoruz. Bu, sıradan bir yapı değil. Şimdi dünyanın başka yerlerinden Türkiye'nin başına bela olmayı sürdürüyorlar. Ne yapacaklarını bilemezsiniz. Belki İngiltere için bile 100 yıllık bir planları vardır. Bugün bize sorun çıkarıyolar, ama yarın size de sorun çıkarabilirler...

"İngiltere ile iyi ilişkilerimiz var. İngiltere'deki bazı iş adamlarının Türkiye'ye iade edilmesi için talepte bulunduk. Bir iş adamı yasa dışı yollardan İngiltere'ye kaçtı....

"Türkiye Başbakanı özel konuları görüşmek üzere Londra'ya geliyor. Bu da gündemdeki konulardan biri olacak."

Gazeteye konuşan İngiltere'de yaşayan bir Gülen destekçisi herhangi bir iade talebinin uygulandığından haberdar olmadığını belirtiyor ancak "Onları bekliyoruz" diyor.

Haberde İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın "Kurallar gereğince, İngiliz kurumları bir iade talebi alıp almadığını, o taleple ilgili bir gözaltı yapılana kadar ne doğrular ne de yalanlar" açıklaması yaptığı hatırlatılıyor.

(BBC Türkçe, 27 Kasım 2017)

 

Sığınmacılar İçin En Ölümcül Yer Akdeniz

Uluslararası Göç Örgütü'nün yeni raporuna göre, Avrupa'nın Akdeniz sınırları sığınmacılar için "açık ara en ölümcül" bölge olma özelliğini sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2017'de başka bir ülkeye sığınmaya çalışırken yollarda hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 80 oldu. Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) açıkladığı raporda, bu sığınmacıların ya denizde boğulduğu, ya kurak bölgelerden geçerken susuzluktan öldüğü ya da öldürüldüğü kaydediliyor. Rapora göre yaklaşık 3 bin kişi Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybetti. Böylece Avrupa'nın Akdeniz sınırları sığınmacılar için "açık ara en ölümcül" bölge.

Akdeniz bu özelliğini yıllardır sürdürüyor. IOM'in raporuna göre, Ocak 2000'den 30 Haziran 2017 tarihine kadar geçen sürede Akdeniz'den Avrupa'ya ulaşmaya çalışan yaklaşık 33 bin 800 sığınmacı yaşamını yitirdi. Bu yılın başından bu yana, Kuzey Afrika'da da 470 sığınmacının öldüğünün saptandığı, Sahra Çölü'nün güneyindeki ülkelerde ise bu sayının yaklaşık 390 olduğu bildiriliyor.

IOM raporunda, Meksika'dan ABD'ye geçmek isterken ölenlerin sayısının 330'dan fazla olduğu, Avrupa topraklarında ise 84 sığınmacının öldüğü kaydediliyor. Güneydoğu Asya gibi dünyanın diğer bölgelerinde de başka bir ülkeye sığınmaya çalışırken yollarda hayatını kaybedenlerin olduğuna dikkat çekilen raporda, gerçek sayıların istatistiklere geçen verilerden çok daha yüksek olabileceği vurgulanıyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 26 Kasım 2017)

 

AGİT'ten Ukrayna'nın Doğusunda Şiddet Uyarısı

 

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı kış mevsimiyle birlikte Ukrayna'nın doğusunda şiddetin yeniden tırmanışa geçebileceği uyarısı yaptı.Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın Ukrayna'daki gözlemci misyonunun başkan yardımcısı Alexander Hug "Kışın zemin donduğunda ağır silahları intikal ettirmek çok daha kolay olacak” dedi. Funke Medya Grubu'na bir demeç veren Hug şiddetin bölgede tekrar artabileceğini ifade etti.

Ukrayna'nın doğusunda hükümet birlikleriyle Rusya yanlısı asiler üç buçuk yıldır savaşıyor. Geçen haftalarda ateşkes anlaşmasının ihlal edildiği vakaların sayısı "düzenli bir biçimde” arttı. Donbas'tayıl başından bu yana hayatını kaybeden sivillerin sayısı ise 400'ü geçti.

Tarafların 500 kilometrelik bir temas hattı boyunca birbirine görme mesafesinde bulunduğunu söyleyen Alexander Hug, birliklerin tank, top ve roketatarlarla beklediğini ifade etti. AGİT görevlisi Hug "Eğer askeri güçler temas hattı boyundaki güçlerini dağıtmaz ve ağır silahlarını çekmezse durum daha da kötü hale gelebilir” uyarısı yaptı.

 

(Deutsche Welle Türkçe, 26 Kasım 2017)

 

Yüksek Mahkeme’nin Kararı Vetëvendosje’nin Başarısı

 

Vetëvendosje (Kendin Karar Al) Hareketi, Yüksek Mahkeme’nin Priştine ve Prizren’de oyların tekrar sayılması kararı iptal etmesinden sonra basın toplantısı düzenledi. Vetëvendosje Hareketi Başkanı VisarYmeri, Yüksek Mahkeme’nin bu kararını Vetëvendosje ve Kosova vatandaşlarının büyük bir başarısı olarak değerlendirdi.

“Asılsız, yasadışı ve tahkim karar olması nedeniyle bu, Vetëvendosje için büyük bir başarıdır. Mahkeme kararı, oylarla manipüle edilmemesi için vatandaşlar ve Vetëvendosje yanlılarının baskısıyla alınmıştır denilebilir.\” diye belirtti Ymeri.

(Balkan Günlüğü, 27 Kasım 2017)

 

Eski İsveç Başbakanı Bildt: “AB, Balkanlar’a Asker Çıkarmalı”

Eski İsveç Başbakanı ve Avrupa Dış İlişkiler Konseyi üyesi Carl Bildt, önde gelen siyasi ve akademisyenlerin makalelerine yer veren Project-Syndicate üzerinden yayınlanan makalesinde AB ülkelerini Balkanlar’da muharip asker konuşlandırmaya davet etti. Osmanlı İmparatorluğu’nun bir asır evvelki çöküşünden bu yana Bosna Hersek’in kuzeybatısındaki uç nokta olan Bihaç’tan Irak’ın Güneydoğu’sundaki Basra’ya uzanan sahadaki ülkelerin bölgesel ve küresel istikrarsızlık kaynağı olduklarına dikkat çeken Bildt, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Balkanlar’da, bölgenin etnik ve kültürel çeşitliliğine rağmen, ulus devletleri kurma girişimleri olduğunu ve bu dönemden beri bölgenin çok milletli mozaiği ile uyuşmayan milliyetçi akımların çatışmalara neden olduğunu ifade etti.

1990’ların başında Yugoslavya’nın çöküşü ile birlikte Hırvatistan’dan Kosova’ya uzanan bir sahada savaşlar başladığını ve ortaya çıkan 7 yeni ülkenin istikrarının ancak AB’nin bölgede etkin olmasıyla mümkün olabileceğinin gözlemlendiğini yazan Bildt, 2003 yılında Selanik’te yapılan AB zirvesinde Balkan ülkelerinin tamamını AB üyesi yapma sözü veren AB liderlerinin Balkanlar siyasetinin 2014 yılında AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in 5 yıllık süreçte yeni üye alınmayacağını açıklamasıyla birlikte çöküşe sürüklendiğini ifade etti.

Balkanlar’da 1990’lı yıllarda yaşanan savaşların bölgede şartların değişmiş olması nedeniyle tekrarlanamayacağını ifade eden Bildt, buna rağmen bazı sinirli tiplerin ferdi hamleleriyle çıkarabilecekleri yangınları zapt etmenin oldukça zor olacağını yazdı. Saraybosna’da GavriloPrincip isimli bir Sırp’ın Avusturya veliahtı Franz Ferdinand’ı öldürerek bir dünya savaşını tetiklediğini hatırlatan Bildt, “Günümüzde bölge adım adım benzeri bir atmosfere sürükleniyor. Belki bu kez Üsküp’te çıkabilecek bir kıvılcımın büyük bir yangına sebep olabilir. Peki, ne yapılabilir? Avrupa açısından tek yol, kapsayıcı gücünü öne sürmek ve Avrupa’ya entegrasyona ivme kazandırmak olacaktır. Balkanlar’da ortaya çıkan risklerin bertaraf edilebilmesi için AB, eyleme geçebilecek kapasitesi ve arzusu olduğunu ortaya koymalı ve AB muharip güçlerini burada konuşlandırarak bölgede askeri tatbikatlar gerçekleştirmelidir” diye yazdı.

AB’nin genişlemesinin de zorunlu olduğunu vurgulayan Bildt, “Şimdiye kadar ABbloğuna sadece Slovenya ve Hırvatistan dahil oldu. Görünüşe göre diğer Balkan ülkelerinin üyelikleri ise görünüşe göre zaman alacak. Bu ülkelerin üyeliğe kabul edilebilmesi için elzem reformların hızlandırılması için ise AB Doğu Ortaklığı’na benzer bir ‘Balkan Ortaklığı’ formülü gibi ara adımlara başvurulabilir. AB’nin aynı zamanda bölgedeki siyasi etkinliğini de artırması gerekiyor. Bu da halen devam eden bazı sınır anlaşmazlıklarının çözümü için aracılık yapmak yoluyla gerçekleştirilebilir” dedi.

(Balkan Günlüğü, 27 Kasım 2017)

 

Pentagon ve Arnavutluk'tan Aynı Günde Kosova'ya Ziyaret

Kosova bugün iki önemli misafir ağırlayacak. Misafirlerden biri Pentagon'dan üst düzey bir yetkili diğeri Arnavutluk Başkanı.Kosova temasları kapsamında ABD Savunma Bakan Yardımcısı Vekili Laura Cooper, HashimThaçi tarafından da kabul edilecek.

Kosova Haber ajansı'nda yer alan habere göre Cumhurbaşkanlığı Haberleşme Ofisi Cumhurbaşkanı Thaçi ve ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Cooper arasında görüşmenin bugün saat 15:00-da gerçekleşeceğini duyurdu.

Arnavutluk Başkanı Ilir Meta da, Kosova’ya bugün bir ziyaret gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı HashimThaçi ile beraber konuk Arnavutluk Başkanı Ilir Meta, Gilan’da Tiyatro Platosu önünde Kosova Güvenlik Gücü-KGG tarafından organize edilecek askeri törenle karşılanacak.

(Dünya Bülteni, 27 Kasım 2017)

 

ABD’den Pakistan’a Uyarı

ABD, Pakistan’ı, eğer İslamcı lider Hafız Said bir an önce tekrar tutuklanmazsa, bu olayın ikili ilişkileri etkileyeceği konusunda uyardı.

Pakistanlı yetkililer Cuma günü, Amerika’nın terörist olarak gördüğü ve 2008’de Bombay’deki saldırıların arkasındaki kişi olarak kabul ettiği, Said’in, yeterli delil olmadığı gerekçesiyle ev hapsi kararını sonlandırdılar.

Said, ABD Adalet Bakanlığı tarafından terörist ilan edilmiş ve yakalanması ya da öldürülmesi için başına 10 milyon dolar ödül konmuştu. Hafız Said, bu sabah erken saatlerde ev hapsinden serbest bırakıldı.

Sayid’in ev hapsinin sonlanmasını kınayan Beyaz Saray, bu kararın Pakistan’ın uluslararası terörle mücadele karşı bağlılığı hakkında şüphe düşürdüğünü ve ülkenin teröristlere güvenli bir sığınak olmayacağı yönündeki iddialarını yalanladığını belirtti.

Açıklamada, ‘Eğer Pakistan Said’i tutuklamak için herhangi bir adım atmaz ve suçlarından dolayı yargılamazsa, bu ikili ilişkilere ve Pakistan’ın uluslararası itibarına yansıyacak’ dendi.

Açıklamada ayrıca Başkan Donald Trump’ın Güney Asya politikasında, yapıcı ikili ilişkiler oluşturmak olduğu hatırlatıldı. Yönetimin bu yüzden de bölgeyi tehdit eden ve Pakistan’da faaliyet gösteren terörist grup ve militanlar karşısında kararlı bir yaptırım uygulaması gerektiği beklendiği belirtildi.

‘Said’in salıverilmesi yanlış yönde bir adım’ denilirken Pakistan’ın Said’i tutuklayıp cezalandırmasının Pakistan’a terörle mücadelede ne kadar ciddi olduğunu gösterecek bir olanağı var’ ifadeleri de açıklamada yer aldı.

Said, Mumbai saldırısını düzenleyen Laşkar-i-Tayba için çalıştığı sanılan Cemaat-ud-Dava örgütünü idare ediyordu.

Pakistan, ABD’nin İslamabad üzerinde militan grupları dizginlemesi için baskısını artırmasının ardından, Said ve dört yardımcısını geçen Ocak ayında ev hapsine almıştı.

(Amerika’nın Sesi, 27 Kasım 2017)

 

Putin, Medya Kuruluşlarını Yabancı Ajan Olarak Kabul Eden Kanun Değişikliğini İmzaladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, medya kuruluşlarının yabancı ajan statüsü ile ilgili kanunu imzaladı. Belge, Rusya'nın resmi belgeler sitesinde yayınlandı.

ABD Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Russia Today (RT) televizyonu ve Sputnik'in yabancı bir ülkenin çıkarları için lobi faaliyetleri yapanları hedef alan bir yasa olan FARA kapsamında yabancı ajan olarak kaydedilmesinin ardından Rusya, Washington'a yanıt vermek için harekete geçmişti. Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, yurtdışından finanse edilen basın kuruluşlarının yabancı ajan olarak tanınmasını öngören yasa düzenlemelerini onaylamış ve konu Federasyon Konseyi'ne taşınmıştı.

ABD'nin Rus basın kuruluşlarına yönelik adımlarının ardından misilleme yapan Rusya'da parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi, yurtdışından finanse edilen medya kurumlarının yabancı ajan olarak kaydedilmesini öngören yasayı geçen çarşamba 154 ‘evet' oyuyla onaylamış, oylamada ‘hayır' oyu çıkmamıştı.

Hangi medya kuruluşlarının ‘yabancı ajan' kabul edileceğine Rusya Adalet Bakanlığı karar verecek. Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Enformasyon Politikası Komitesi Başkanı Leonid Levin'in açıklamasına göre, yurtdışından finansal destek alan Rus basın kuruluşları, yasa kapsamına alınmayacak.

Konuyla ilgili yazı gönderilen kurumlar arasında Amerikan'ın Sesi (VOA) ve Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL) gibi kuruluşların olduğu belirtiliyor.

(Sputnik Türkiye. 27 Kasım 2017)

 

Kırım’a Yönelik Yaptırımları mahkemeye Taşımak için Düğmeye Basıldı

Molohov, Sputnik’e açıklamasında, “Çalışma başlatıldı. Bu yıl olmasa da önümüzdeki yıl mutlaka davalar açılacak. İki yönde çalışıyoruz. İlki, kişisel yaptırımlar. İkincisi, genel olarak Kırım’a yönelik uygulanan yaptırımlara itiraz edilmesi olacak” dedi.

Bu konunun büyük ölçüde politik olduğunu kaydeden Molohov, Rusya Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarıyla yakın işbirliği içinde olduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradaki zorluk, davanın yurtdışında, Lüksemburg’daki Avrupa Adalet Mahkemesi’nde açmak zorunda olmamız, bu da büyük harcamalara yol açıyor.”

(Sözcü, 27 Kasım 2017)

 

Wang Yi: Kore Yarımadası'nda Müzakereler Bir An Önce Başlatılmalı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, dün başkent Beijing'de Fransız Mevkidaşı Jean Yves Le Drian ile görüştü. İki bakan görüşmenin ardından, ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında Kore Yarımadası sorununa değinen Wang Yi, yarımadadaki son durumun genel olarak istikrarlı olduğunu belirtti.

Wang Yi ilgili taraflara Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması hedefine ulaşılması için çaba harcama çağrısı yaptı.

Wang Yi, Kore Yarımadası'nın geleceğine yönelik üç ihtimalin bulunduğunu ifade etti. Wang bu ihtimalleri, "barış görüşmelerinin bir an önce başlatılması", "yarımadada istikrarın korunması" veya "çatışmaya geri dönülmesi" olarak sıraladı.

Kore Yarımadası sorununun patlak vermesinden bu yana yaklaşık 20 yıl geçtiğine işaret eden Wang, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu süre içerisinde kazanılan en değerli deneyim, tarafların aynı yönde hareket etmesiyle anlaşmaya varılmasının kolay olacağını fark etmeleridir. En önemli ders ise, tarafların karşılıklı güç göstermesiyle barışçıl fırsatların kaçırılacağını öğrenmeleridir."

Wang Yi, Kore Yarımadası sorununun şu an önemli bir dönemden geçtiğine işaret ederek, ilgili tarafların müzakere sürecini başlatmak için bir an önce BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarını kapsamlı bir şekilde hayata geçirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

(CRI Türk, 27 Kasım 2017)

 

Çin'den Uluslararası İlişkileri Yenileme Çağrısı

Çin temsilcisi, Asya ülkelerinin parlamentolarını yeni tip uluslararası ilişkiler inşa etmeye, insanlığın kader birliği bilincini artırıp, barış ve kalkınmayı savunmada olumlu rol oynamaya çağırdı.

Asya Parlamenter Asamblesi 10. Genel Kurulu, 20-25 Kasım 2017 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi.

Çin Ulusal Halk Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhao Shaohua toplantıda bir konuşma yaptı.

Zhao, adaletin savunularak Asya'da kalıcı barışın korunması, somut iş birliğinin derinleştirilerek, Asya'da ortak refahın artırılması ve kapsayıcılıkta ısrar edilerek, Asya'da farklı uygarlıklar arasında iletişimin pekiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Zhao toplantı süresince Türkiye, Rusya, Pakistan, Kamboçya, Tacikistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli ülkelerin heyetleriyle, ikili ilişkiler ve yasama organları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi konularında fikir alışverişinde bulundu.

Kasım 2006'da İran'ın başkenti Tahran'da kurulan Asya Parlamenter Asamblesi, Asya-Pasifik bölgesindeki bağımsız ülkelerin parlamentolarından oluşuyor. Asamble, bu ülkeler arasında bir iletişim platformu sağlayarak, bölge ve hatta dünya barışının gelişimini hızlandırmayı amaçlıyor.

(CRI Türk, 27 Kasım 2017)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1602-27-kasim-da-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1159 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)