Dış Basın | 01 Aralık 2017

|

1 Aralık'ta Dünya Bunları Konuşuyor



 

Dünyada 1 Aralık 2017 tarihinde öne çıkan başlıklar...

 

ABD: Tüm Ülkeler Kuzey Kore İle Tüm İlişkilerini Kesmeli

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, BM Güvenlik Konseyi toplantısı bitiminde in'in Birleşmiş Milletler daimi temsilci yardımcısı Wu Haitao ile konuştu. Kuzey Kore'nin son kıtalararası balistik füze denemesinin ardından ABD tüm ülkeleri Pyogyang ile ilişkileri kesmeye çağırdı.

ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley, özellikle Çin'in Kuzey Kore'ye yönelik somut adımlar atması gerektiğini belirtti. Haley, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Jinping'i arayarak Pyongyang'a petrol satışını durdurmasını istediğini de ekledi.

BM Güvenlik Konseyi'nde konuşan Haley, "Çatışma istemiyoruz ancak savaş çıkarsa Kuzey Kore tamamen yok olur" diyerek de Pyongyang'ı uyardı.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada da Trump'ın telefonla görüştüğü Jinping'i, Kuzey Kore'yi provokasyonlarına ve nükleer programına son vermeye ikna etmesi için elindeki tüm kozları kullanmaya çağırdığı belirtildi.

Trump, vergi reformu ile ilgili Missouri'de yaptığı konuşma sırasında da Kuzey Kore lideri Kim Jong-un için "hasta köpek yavrusu" ve "roket adam" ifadelerini kullandı.

Kuzey Kore Çarşamba günü erken saatlerde ABD'nin tümüne ulaşabilecek Hwansong-15 kıtalararası balistik füzesini başarıyla test ettiğini duyurmuştu.

Pyongyang füzenin 4.475 kilometrelik bir irtifaya ulaştığını ve 53 dakika içinde 950 kilometre yol aldığını açıkladı.

Kuzey Kore daha önce de füzelerinin ABD'yi vurabileceğini iddia etmişti, ancak bu kez Pyongyang ilk defa daha öncekilerin güncellenmiş versiyonu gibi gözüken bu füzeyle bunu yapabileceğini öne sürdü.

Kuzey Kore Devlet Televizyonu ayrıca, ülkenin "nükleer devlet olma" misyonunu başardığını bildirdi.

ABD merkezli Endişeli Bilim İnsanları Birliği adlı kuruluşun analizinde, füzenin standart güzergahında 13 bin kilometreden fazla yol gidebileceği ve ABD'nin herhangi bir noktasına ulaşabileceği belirtildi.

Ancak füzede çok hafif bir sahte savaş başlığı bulunduğu ve çok daha ağır bir yük olan nükleer savaş başlığını bu mesafede taşıyamayacağı da kaydedildi.

Kuzey Kore ise Hwasong 15'in 'çok büyük ve ağır bir savaş başlığını" ABD'ye ulaştırabileceğini iddia ediyor.

Kuzey Kore'nin füze denemesi uluslararası toplumun da tepkisini çekti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı düzenledi.

(BBC Türkçe, 30 Kasım 2017)

 

ABD’den İran'a: Kabul Edilemez, Naif Değiliz, Beklemeyeceğiz

ABD, İran’ın balistik füze denemesi yaptığını ileri sürerek BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. ABD'nin yeni atadığı BM Daimi Temsilcisi Haley de "Savaş başlığı taşıyan balistik füze testi yapmamaları gerektiğini biliyorlar. (...) Dünyadaki insanlara, bu konuda endişe duymamız gereken bir şey olduğunu söyleyeceğim" dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İran'ın orta menzilli balistik füze denemesi gerçekleştirdiği iddiasıyla dün kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Acil toplantı çağrısı dün ABD'den geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni atadığı Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley ve BMGK Dönem Başkanı İsveç'in BM Daimi Temsilcisi Olof Skoog'un başkanlığındaki toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Haley, İran'ın orta menzilli füze denemesinin 'kesinlikle kabul edilemez' olduğunu bildirerek, İran'ı sert şekilde uyardı. Haley, "İran'ın 29 Ocak Pazar günü orta büyüklükte bir füze deneme testi yaptığını doğruladık. Bu kesinlikle kabul edilemez" şeklinde konuştu. "Savaş başlığı taşıyan balistik füze testi yapmamaları gerektiğini biliyorlar" diyen Haley, pazar günkü denemenin 50 kilogram taşıma kapasitesine sahip ve 300 kilometre menzilli olduğunu belirtti. Konuşmasında sert bir şekilde "ABD naif değildir. Beklemeyeceğiz. Onlara seslendiğimizi göreceksiniz." ifadelerini kullanan Haley, "Onların, bunun kabul edemeyeceğimiz bir konu olduğunu anlamalarını sağlama konusunda kararlıyız" diye konuştu.

Haley ayrıca, İran'ın dünyayı 'iyi oldukları konusunda' ikna etmeye çalıştığını belirterek, "Dünyadaki insanlara, bu konuda endişe duymamız gereken bir şey olduğunu söyleyeceğim" dedi. ABD'nin Tahran'ın füze teknolojisi tedarikini durdurmak istediğini vurgulayan Haley, hiçbir ülkenin İran'a füze teknolojisi tedarikinde bulunmaması gerektiğinin altını çizdi.

Bu arada, ABD dışında Avrupa Birliği de pazar günü füze denemesi yapan İran’a 'güvensizliği derinleştirmeme' uyarısında bulunurken, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, denemelerin yalnızca savunma amaçlı olduğunu ve füzelerin nükleer savaş başlıkları taşıma amaçlı tasarlanmadığını bildirmişti. Zarif, dün yaptığı açıklamada da  İran’ın  gerçekleştirdiği balistik füze denemelerinin P5+1 ülkeleri ile yapılan nükleer anlaşmanın ve BMGK’nın nükleer anlaşmayı onaylayan kararlarının bir parçası olmadığını söylemişti.

(Sputnik Türkçe,1 Aralık 2017)

 

Tillerson'ın Görevinden Ayrılacağı İddiaları Yalanlandı

ABD Dişişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın görevinden ayrılacağı yönündeki iddiaları yalanlayarak "Yaptığı işi seviyor, yapacak daha çok işi var" dedi. Nauert, günlük basın toplantısında, ABD basınında yer alan "Bakan Tillerson'un görevinden alınacağı" şeklindeki iddialar üzerine açıklama yaptı.

"Beyaz Saray herhangi bir görev değişikliği olmayacağını açıkladı." ifadesini kullanan Nauert, Tillerson'un da görevinden memnun olduğunu belirterek, "Hepimiz gibi Tillerson da Başkana hizmet etmekten memnun" diye konuştu.

Tillerson'un yaptığı işi sevdiğini söyleyen Nauert, "Yapacak daha çok işi var. Bu sabah işe birlikte başladık ve bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi. Almanya Dışişleri Bakanı ile bir görüşmesi vardı" dedi.

Öte yandan Nauert, Beyaz Saray Özel Kalemi John Kelly'nin bugün ABD Dışişleri Bakanlığını arayarak Tillerson hakkında medyaya yansıyan iddiaları değerlendirdiğini açıkladı. Nauert, "Kelly de iddiaları yalanladı. İşine devam edecek dedi" ifadesini kullandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders da günlük basın brifinginde Tillerson hakkındaki soruları yanıtladı.

Sanders, Tillerson'ın görevinin başında olduğunu ve Trump'ın ajandasına bağlı olan yakın ekibinin görevlerini sürdüreceklerini belirtti. Sanders, "Bakan Tillerson görevinin başındadır, söz konusu haberler gerçeği yansıtmamaktadır" diye konuştu.

ABD basının New York Times, Wall Street Journal gibi önde gelen yayın organları Bakan Tillerson'ın yerine CIA Başkanı Mark Pompeo'nun göreve getirileceğini iddia etmişti.

Bakan Tillerson ve Trump arasındaki politika farklılığı sık sık basına da yansıyor. Özellikle ABD'nin iklim değişikliği, ve Katar- Körfez ülkeleri arasındaki kriz konularında Trump ve Tillerson birbiriyle çelişen açıklamalar yapmıştı.

(Sputnik Türkçe,1 Aralık 2017)

 

Metin Topuz, FETÖ Şüphelisi Polislerle ABD'ye Gitti

ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un soruşturma kapsamında ek ifadesi alındı. Topuz, ifadesinde FETÖ şüphelisi polislerle birlikte ABD'ye gittiğini söylediği ifade edildi. Topuz, söz konusu ziyaretlerin 'devam eden soruşturmalarla ilgili olduğunu' söyledi.

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un, soruşturma kapsamında alınan ek ifadesinde, 17-25 Aralık operasyonlarını yürüten FETÖ şüphelisi eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı, eski Mali Şube Müdür Yardımcısı Yasin Topçu ve söz konusu operasyonlarda dinleme yaptığı ifade edilen büronun amiri İbrahim Şener ile 2012 yılında ABD'ye gittiklerini söylediği öğrenildi.

Topuz'un, bu heyetle ilk önce Washington Savcılığı'na gittiklerini, burada bölge savcısı Daniel Grooms ile görüştükten sonra 25 Eylül 2012'de DEA Genel Müdürlüğü'nde Finansal Suçlar Bölüm Başkanı Brian Mcknight, koordinatör Mark Snyder, diğer koordinatörler Margaret Williams ve Michael Barbuti ile görüştüklerini anlattığı öğrenildi.

Daha sonra 27 Eylül'de 2012'de ise heyet olarak New York Güney Bölge Savcılığı'na gittiklerini anlatan Topuz'un, burada savcı Michael Ferrara ile, 28 Eylül 2012'de de DEA'nın New York bürosunda finansal suçlar bürosundaki grup şefi William Callaham ile görüştüklerini kaydettiği aktarıldı.

Washington'da savcılık binası karşısındaki bir otelde, New York'ta da ise İkiz Kuleler yanındaki bir otelde kaldıklarını beyan eden Topuz'un, bu ziyaretlerin bilgi alışverişi mahiyetinde değil de bilgi paylaşımı şeklinde olduğunu belirterek, ''Doğrudan devam eden soruşturma ve tahkikatlara ilişkin iş birliği mahiyetinde değil de bilgi paylaşımı şeklinde idi'' dedi.

Metin Topuz'un, söz konusu ziyaretlerin (ABD'ye) DEA olarak planlandığını ve İstanbul'daki emniyet görevlilerinin davet edildiğini, emniyet müdürlüğünün görevlileri kendilerine bildirmesi üzerine gerekli işlemleri yaparak ziyaretlere gittiklerini söylediği bildirildi.

Topuz'un ifadesinde bahsettiği eski polisler Yakup Saygılı, Yasin Topçu ve İbrahim Şener, takipsizlikle sonuçlanan 17 ve 25 Aralık operasyonunda 'kumpas kurup usulsüzlük yaptıkları ve darbeye teşebbüs ettikleri' iddiasıyla açılan davalarda tutuklu olarak yargılanıyor. Söz konusu polislerin yargılandığı davada, birçok davada olduğu gibi Fetullah Gülen de bir numaralı sanık olarak yer alıyor.

Ayrıca şüpheli Metin Topuz’un, 17-25 Aralık operasyonlarından bir ay önce, 5 Kasım 2013’te eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görüştüğü ortaya çıkmıştı.

(Sputnik Türkçe,1 Aralık 2017) 

 

ABD, 400 Kişilik Topçu Birliğini Suriye'den Çekiyor

ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyon, ABD'nin Rakka operasyonu için Suriye'ye gönderdiği 400 kişilik topçu birliğini geri çekeceğini duyurdu.

Birleşik Göre Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 15 Eylül'de bölgeye gönderilen deniz piyade alayının YPG'nin öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) topçu desteği verdiği kaydedildi.

Açıklamada, "Şehrin kurtarılması ve IŞİD'in kaçmasıyla birliğin yurda dönmesi emri verildi. Yerine herhangi bir birlik gönderilmeyecek" denildi.

Rakka'nın kuşatılması kapsamında ABD'nin ilk olarak 6 Haziran'da 400 kişilik bir deniz piyade birliğiyle M777 obüs toplarını Suriye'ye gönderdiği hatırlatılan açıklamada, birliğin 20 Ekim'e kadar DSG'ye topçu desteği vermeye devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen koalisyonun topçu birliği komutanı Yarbay Jon O'Gorman, "155 milimetrelik top bataryalarıyla birliğin görevi, IŞİD'in alan kazanması veya siperlerinden çıkmasını engellemekti" dedi.

(Sputnik Türkçe, 30 Kasım 2017) 

 

Sarraf: ‘Çağlayan Vakıf Bank ve Ziraat Bankası’nın İran Ticaretine Erdoğan’ın Onay Verdiğini Söyledi’

Rıza Sarraf tanık olarak çıktığı duruşmada ifade vermeyi sürdürüyor. Rıza Sarraf, bugün (Perşembe), Vakıf Bank’la Ziraat Bankası’nın da Halkbank gibi “İran’la ticaret işinde kullanılması” için dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yardımcısı Ali Babacan’ın onay verdiğini iddia etti.

Sarraf, bu onay bilgisini de aynı davada sanık olarak adı geçen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın kendisine ilettiğini öne sürdü. Sarraf, bir çok konuyu Zafer Çağlayan’ın bilgisi dahilinde ve ondan saklamadan gerçekleştirdiğini söyledi.

Savcılık, Sarraf’a yardımcısı Abdullah Happani’yle yaptığı bir telefon konuşmasının tape’sini sordu, Sarraf soruları yanıtlarken davanın sanıklarından eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’la bağlantısını anlattı.

Savcılıkla Sarraf arasındaki diyalog şöyle gelişti:

Sarraf, “Eski Halkbank Genel Müdürü beni çağırdı buluşmak için. ‘Çok risk alıyorum’ dedi. ‘Amerikalılar da durmadan beni uyarıyorlar, hayatımı garantiye almam lazım’ dedi.”

Savcılığın “Ne istiyordu?” sorusunu Sarraf, “Ne isteyecek ‘para istiyor’” diye yanıtladı. Sarraf,‘Ben de Zafer Çağlayan’dan bunun için onay aldım’ diye konuştu. Zafer Çağlayan’ın çok şey bildiğini iddia eden Sarraf, birçok şeyi Zafer Çağlayan’ın onayını aldıktan sonra yaptığını belirtti. Sarraf, Süleyman Aslan’la da Çağlayan’dan onay aldıktan sonra bağlantı kurduğunu öne sürdü.

(Amerika’nın Sesi, 30 Kasım 2017)

 

Kanada Meclisinde Nanjing Katliamı Açıklaması

Kanada meclisinde Nanjing katliamıyla ilgili bilgi verildi. Kanadalı Temsilciler Meclisi üyesi Jenny Kwan dün Federal Parlamento oturumunda söz aldı ve Japon ordusunun 2. Dünya Savaşı sırasında Çin'in Nanjing kentinde işlediği katliam ve "seks köleleri" toplama gibi şiddet eylemleri hakkında bilgi verdi. Böylece Kanada Federal Parlamentosu'nda ilk kez Japon ordusunun işlediği savaş suçlarına dikkat çekilmiş oldu.

Jenny Kwan konuşmasında, Japon ordusunun 80 yıl önce işlediği Nanjing Katliamı'nda 300 bin kişinin öldüğüne, o dönemde kentte yaşayan Batılı tanıkların kenti "yeryüzündeki cehennem" olarak tasvir ettiklerine dikkat çekti.

Kwan, Nanjing Katliamıyla ilgili arşivlerin, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından Dünya Belleği Listesi'ne alındığını da hatırlattı.

Kanada'nın Ontario eyalet parlamentosunda 26 Ekim'de yapılan oylamada Nanjing Katliamı Anma Günü belirlenmesiyle ilgili önerge kabul edilmişti. Ontario, katliam nedeniyle anma günü belirlenmesini kabul eden ilk Batılı bölge oldu.

(CRI Türk, 1 Aralık 2017)

 

Li Keqiang, Pakistanlı Mevkidaşıyla Görüştü

Çin Başbakanı Li Keqiang, dün Soçi'de Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi'yle görüştü. Li Keqiang, yaptığı konuşmada, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru inşasının başlatılmasından bu yana geçen dört yılda büyük ilerleme kaydedildiğini hatırlattı.

Pakistan'la serbest ticaret bölgesi çalışmasını ilerletmek istediklerini belirten Li, ikili ticaretinin dengeli gelişmesini ve iki ülke işletmelerinin işbirliğini hızlandırmaya hazır olduklarını kaydetti. Pakistan'daki Çin işletmeleri ve Çin vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması nedeniyle Abbasi'ye teşekkür eden Li, daha güvenli bir ortamda ekonomik işbirliğine daha elverişli bir dış ortam yaratılması arzusunu dile getirdi.

Li, ayrıca Çin'in Pakistan'la güvenlik ve savunma alanında işbirliğini sürdürerek, bölgede barış ve istikrarına katkı yapmaya devam edeceğini ifade etti. Li Keqiang, Pakistan'ın Shanghai İşbirliği Örgütü üyesi olarak ilk kez başbakanlar toplantısına katılmasından memnuniyet duyduklarını ifade ederek, çok taraflı mekanizmalar ve bölgesel işlerde Pakistan'la koordinasyonu yoğunlaştıracaklarını kaydetti.

Pakistan Başbakanı Abbasi, Pakistan'ın Çin'le üst düzey teması sürdürerek çeşitli alanlardaki işbirliğini derinleştireceğini, ikili ilişkilerin gelişmesine yeni dinamikler katacağını belirtti. Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru inşasını, tüm imkânlarla ilerleteceklerini kaydeden Abbasi, inşası süren projelerin sağlıklı şekilde yürütülmesi için gerekli güvenlik tedbirlerini sürdüreceklerini de ifade etti.

Pakistan, Çin'le SİÖ çerçevesindeki işbirliğini de güçlendirmek istiyor. Abbasi, SİÖ dönem başkanlığını üstlenen Çin'in, örgütün gelişmesini hızlandıracağına olan inancını dile getirdi.

(CRI Türk, 1 Aralık 2017)

 

Xi, Dünya Liderlerine Çin'in Gelişmesini Anlattı

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping dün Beijing'de 2017 Imperial Springs Uluslararası Forumu'na katılmak üzere Çin'e gelen Dünya Liderler Birliği üyeleriyle bir araya geldi.Xi, Çin'in gelişme yolu ve küresel yönetime katılımı hakkında bilgi verdi.

Xi Jinping, 1,3 milyar nüfusa sahip olan Çin'in uzun vadeli istikrarlı gelişmeyi sürdürdüğüne işaret ederek, bunun, insanlığın ortak kader topluluğunun oluşturulmasına bir katkı olduğunu vurguladı. Çin'in eskiden olduğu gibi bundan sonra da barışçı gelişme yolunu izleyeceğine dikkat çeken Xi, dışa açılma politikasında ısrarlı olacaklarını, küresel yönetime daha aktif bir tavırla katılacaklarını, böylece dünya barışı ve istikrarının korunması için yeni katkılar sağlayacaklarını söyledi.

Xi Jinping dün Beijing'de Büyük Halk Sarayı'nda Dünya Liderler Birliği üyeleriyle bir araya geldi. Bu liderler arasında eski Letonya Başbakanı ve Dünya Liderler Birliği Başkanı Vaira Vike Freiberga, İtalya eski başbakanı Romano Prodi, BM eski genel sekreteri Ban Ki-moon da yer alıyor.

Xi Jinping, Dünya Liderler Birliği üyelerine Çin Komünist Partisi 19. Genel Kongresi'nde alınan kararlar hakkında bilgi verdi: "ÇKP 19. Genel Kongresi'nde ekonomi, siyaset, kültür, toplum ve ekolojik medeniyet alanlarında kapsamlı düzenlemeler yapıldı. Halk merkezli gelişme düşüncesinde ısrarlı olacağız, reformu kapsamlı şekilde derinleştireceğiz, halkın yaratıcı gücünü geliştireceğiz, dışa açılmayı daha yüksek seviyeye getireceğiz, böylece devletin yeni düzenini oluşturacağız. Hedefimiz ulu, aynı zamanda çok samimidir, temel amacınız Çin halkına daha güzel bir yaşam sunmaktır. Bu hedefe ulaşmak için tam bir güven içindeyiz."

Xi Jinping, Çin'in gelişme yolunun Çin'e özgü sosyalizm yolu olduğuna işaret ederek, bu yolun tarihi realiteler doğrultusunda halkın bir tercihi olduğunu, tüm dünya ülkelerinin de aynı şekilde kendilerine özgü gelişme yolunu seçme hakkına sahip olduklarını söyledi:

"Elbette tüm ülkelere uyacak tek bir gelişme yolu yoktur. Eğer böyle olsaydı, dünyada gelişme donar, insanlığının ilerlemesi askıya alınırdı. Bir ülkenin gelişme yolunun uygun olup olmadığı, sadece o ülkenin halkının belirleyebileceği bir şeydir. Çin kültür çeşitliliğine saygı duyuyor, değişim ve paylaşıma destek veriyor. Çin tüm dünya ülkeleriyle devlet yönetimi konusunda deneyim paylaşımına hazır, böylece birbirimizin eksiklerini giderir ve ortak ilerlemeye kavuşuruz. "

Çin'in küresel yönetimine katılımı konusunda ilkeleri ve tutumu hakkında bilgi veren Xi Jinping, yeni tip ülkelerarası ilişki ve ortak kader topluluğu oluşturulmasına öncülük ettiklerini vurguladı.

Bunun yeni dönemde Çin'in diplomatik hedefleri arasında olduğuna dikkat çeken Xi, bunu aynı zamanda tüm dünya ülkelerinin ortak hedefi olarak gördüklerini söyledi:

"Yeni tip uluslararası ilişkiler düzeni demek, karşılıklı saygı, adalet, eşitlik, işbirliği, çift kazanç ilkeleri doğrultusunda, birbirimize direnmek yerine diyalog yapmak demektir; müttefiklik ilişkileri kurmak yerine ortaklık yapmak demektir. Yani, güçlü olanın zayıf olana baskı yapması temelindeki 'orman kuralı'ndan uzak durmalıyız. Ortak kader topluluğunda ısrarcı olan bizler, kalıcı barış, güvenlik, ortak refah, dışa açık, temiz ve güzel bir dünyayı inşa edeceğiz. Çin rüyası dediğimiz hedefimiz Çin halkının parlak geleceğe arzusunu yansıtıyor, ortak kader topluluğu hedefimizse dünya halkının gelişmeye ve barışa olan arzusunu ifade ediyor. "

Eski Nijerya Cumhurbaşkanı Olusegun Obasanjo dünkü görüşmede ÇKP 19. Genel Kongresi'nin başarıyla düzenlenmesinden dolayı tebriklerini ifade etti:

"Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 19. Genel Kongre raporunda 'yeni dönem' ifadesini kullandı. Yeni dönemde Çin mutlaka daha müreffeh olacaktır. Bu nedenle yeni dönemin tüm dünya için geçerli olacağını söyleyebiliriz. Kuşak ve Yol inisiyatifine büyük önem veriyoruz, bu inisiyatif Afrika kıtasına derin etki bırakacak, bu nedenle çok umutluyuz. "

(CRI Türk, 1 Aralık 2017)

 

Xi Jinping, Obama ile Görüştü

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, bugün Beijing'deki Diaoyutai Devlet Konuk Evi'nde ABD eski Başkanı Barack Obama ile görüştü. Obama'nın ABD Başkanlığı görevi süresince ikili ilişkileri geliştirmek için gösterdiği çabaları takdirle değerlendiren Xi, Çin-ABD ilişkilerinin uzun vadede sağlıklı ve istikrarlı gelişmesinin, hem iki ülkenin hem de diğer ülkelerin çıkarlarına uyduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Xi, ABD ile temasları ve iş birliğini güçlendirerek, ikili ilişkilerde yeni ilerlemelerin kaydedilmesini sağlamaya çalışacaklarını vurguladı. Xi Jinping, Obama'ya ÇKP 19. Ulusal Kongresi'nin sonuçlarını da özetledi.

Obama, Çin'in kalkınma sürecinde kazandığı başarıların takdire değer olduğuna işaret ederek, Çin ile ABD'nin yapıcı ilişkiler geliştirmelerinin, iki ülkenin çıkarlarına uyduğunu dile getirdi. Obama, iki ülke arasındaki karşılıklı anlayış, temas ve iş birliğinin arttırılmasında aktif rol oynamaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

(CRI Türk, 30 Kasım 2017)

 

Çin'in Özel Elçisi Zimbabve'de

 Çin hükümetinin özel elçisi olarak Zimbabve ziyaretini sürdüren Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Xiaodong'un Zimbabve'nin yeni Devlet Başkanı Mnangagwa ile görüştüğü ve kendisine Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in kutlama mesajını ilettiği açıklandı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, bugün yaptığı açıklamada, iki tarafın ortak çabaları sayesinde Çinli elçinin ziyaretinin iki ülke arasındaki geleneksel dostluk ve işbirliği ilişkilerini ilerletebileceğine inandıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Xi'nin mesajında, Emmerson Mnangagwa'nın devlet başkanlığı görevine başlamasını tekrar kutladığını söyleyen Geng Shuang, şunları aktardı: "Cumhurbaşkanı Xi, mesajında, Çin'in dürüstlük, eşitlik ve karşılıklı yarar ilkeleri temelinde Zimbabve ile işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Xi, ayrıca Çin'in, Zimbabve'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasını ilerletmesine ve halkın yaşam seviyesini yükseltmesine mümkün olduğu kadar yardım sağlayacağını belirtmiştir."

Mnangagwa'nın görevine başladıktan sonra kabul ettiği ilk yabancı hükümet elçisinin Çin'den olduğunu belirten sözcü, bunun iki ülke arasındaki eskilere dayanan sağlam ve özel dostluk ilişkilerine işaret ettiğini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Chen Xiaodong, Zimbabve'nin daveti üzerine Çin hükümetinin özel elçisi olarak 29-30 Kasım günlerinde Zimbabve ziyaretinde bulundu.

(CRI Türk, 30 Kasım 2017)

 

Suudi Arabistan'a 1 Ay İçinde 2. Kez Füze

Suudi Arabistan'ın Al Arabiya kanalında yer alan habere göre, Suudi Arabistan Hava Savunma Kuvvetleri, Husiler tarafından Yemen'den HamisMuşit kentine fırlatılan bir balistik füzeyi imha etti. Haberde konuya dair başka bir bilgiye yer verilmedi. Husilerin kontrolündeki Al Masira kanalı ise füzenin Suudi Arabistan'daki askeri bir hedefi vurduğunu aktardı.Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın kuzeydoğusunda kasım ayı başlarında da Yemen'den atılan balistik füze, hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirilmişti. Bunun ardından Suudi Arabistan ve İran arasında yeni bir kriz başlamış, Suudiler, Yemen'le deniz ve hava geçişlerini kapatmıştı.

(Sputnik Türkçe, 1 Aralık 2017)

 

Yemen'deki İHA Saldırısında 7 Sivil Hayatını Kaybetti

Yemen'in Beyda kentinde ABD'ye ait olduğu öne sürülen insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirilen saldırılarda 7 sivilin hayatını kaybettiği, terör örgütü DEAŞ üyesi 4 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Beyda iline bağlı Vild Rabi bölgesinde 4 noktaya ABD'ye ait olduğu iddia edilen İHA'lar ile hava saldırısı düzenlendi.

Saldırıların 3'ünde sivillerin hedef alındığı öne sürülerek, 7 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.

Saldırılardan birinde ise DEAŞ'a ait bir aracın hedef alındığı, 4 teröristin öldürüldüğü, aracın kullanılamaz hale geldiği ifade edildi.

Uçakların birkaç saat bölgede uçuş yaptığı kaydedildi.

ABD, son dönemde Beyda kentinde terör örgütleri El-Kaide ve DEAŞ hedeflerine hava saldırıları düzenliyor. Saldırılarda sivil kayıplar da veriliyor.

(Anadolu Ajansı, 1 Aralık 2017)

 

İsrail Ordusu Gazze’yi Vurdu

Filistin Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref El-Kudra yaptığı açıklamada, saldırılarda yaralananların yaralarının hafif olduğunu söyledi. İşgal ordusu uçaklarının En-Nuseyrat Kampı’nda bir alanı hedef aldığı ve saldırının büyük hasara yol açtığı bildirildi.

İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinde Kudüs Müfrezeleri’ne ait Burak alanına saldırı düzenlediği, ayrıca işgal ordusunun Rafah kentinin batısında bir alana dört füze attığı kaydedildi.

İsrail uçaklarının Han Yunus kentinin batısındaki İzzeddin El-Kassam Tugayları’na ait Hıttin alanını iki füzeyle hedef aldığı belirtildi.

İsrail’in Han Yunus’un batısında Kudüs Müfrezeleri’ne ait bir alana da hava saldırısı düzenledi.

Bu arada savaş uçaklarının Gazze kentinin batısındaki El-Muharratat bölgesine yeniden hava saldırısı düzenlemeye başladığı kaydedildi.

İşgal ordusu topçusunun da Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Han Yunus kentinin doğusunu duman bombalarıyla vurduğu bildirildi.

(CNN Türk, 30 Kasım 2017)

 

Katar ve İngiltere'den Doha'da Ortak Hava Tatbikatı

Katar ve İngiltere hava kuvvetlerinin başkent Doha'da ortak tatbikat düzenlediği bildirildi.

Katar Savunma Bakanlığı'na bağlı Manevi Rehberlik Müdürlüğünden yapılan açıklamada, beş gün süren tatbikatın, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin Typhoon tipi savaş uçağı ile ilk ortak tatbikatı olduğu belirtildi.

Açıklamada, bu tatbikatın Katar Emirlik Hava Kuvvetleri ile İngiltere Hava Kuvvetlerinin ortak savaş gücüne ulaşması için görevini başarı ile yapmak amacıyla düzenlendiği ifade edildi.

Pilot Binbaşı Ali Hüseyin el-Hababi de yaptığı açıklamada, tatbikata 100'den fazla kişinin katıldığını belirterek, Katar ve İngiltere hava kuvvetlerinin hücum ve savunma gücünün arttırılması ve taktik becerilerilerinin gösterilmesi amacıyla yapıldığını kaydetti.

Hababi, Typhoon tipi savaş uçağının İngiltere Hava Kuvvetlerinin en modern uçağı olduğuna dikkati çekti.

Katar ile İngiltere arasında yıl başından bu yana 3 tatbikat daha yapılmıştı.

(CNN Türk, 1 Aralık 2017)

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımı ile Asya’nın Kalbi -İstanbul Süreci Yedinci Bakanlar Konferansı Başladı

Dün toplantıya katılmak üzere, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani yarın Bakü’ye geldi.

Afganistan’a her alanda destek olmak amacıyla, bölgesel işbirliği ve dayanışmayı pekiştirmeyi hedefleyen İstanbul Süreci, Türkiye’nin öncülüğünde 2 Kasım 2011 tarihinde düzenlenen “Afganistan için İstanbul Konferansı”yla hayata geçirildi. Türkiye, İstanbul Süreci’ndeki aktif rolünü sürdürüyor. Bu defa, Afganistan ve Azerbaycan’ın eş başkanlıklarında toplanacak Bakanlar Konferansına Türkiye’nin yanı sıra, 14 bölge ülkesi ile birlikte süreci destekleyen ülkeler, ayrıca bölgesel ve uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katılması bekleniyor. Bakan Çavuşoğlu’nun konferans marjında Asya’nın Kalbi ülkelerinin Dışişleri Bakanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi de öngörülüyor.

(Trend, 1 Aralık 2017)

 

Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan'ın ticari ilişkilerini geliştireceğini, terörle mücadele konusunda iş birliği yapacağını ve bölgedeki çatışmaların çözümü konusunda ortak tavır sergileyeceğini söyledi.

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve Pakistan Dışişleri Bakanı Hoca Muhammed Asıf, toplantı sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

Memmedyarov burada yaptığı konuşmada, ortak bildiri kabul ettiklerini ve bu bildirinin Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan üçlü iş birliği mekanizmasının yol haritasını oluşturduğunu belirtti.

Hem Türkiye hem de Pakistan'la stratejik müttefik olduklarını söyleyen Memmedyarov, "Bu iş birliklerini üçlü şekilde de geliştirmeye karar verdik. Ticari ilişkileri geliştirmemiz lazım. Bölgedeki sorunları konuştuk. Çatışmalar, istikrar ve güvenlik için tehdit. Çatışmaların çözümü konusundaki ortak tavrımızı sürdüreceğiz. Terörle mücadele konusunda iş birliğini genişleteceğiz. Savunma sanayisi alanındaki ikili iş birliklerimizi üçlü şekilde de ilerleteceğiz." dedi.

Pakistan'a Türkiye ve Azerbaycan'ın oluşturduğu tüm olanaklardan faydalanma önerisinde bulunduklarını bildiren Memmedyarov, "Pakistan da yüklerini Bakü-Tiflis-Kars demiryolu aracılığıyla taşıyabilir. Azerbaycan ve Pakistan arasındaki doğrudan uçak seferlerinin yeniden başlaması lazım. Azerbaycan tarafı görüşmeden memnun. Görüşme iş birliğimizin geliştirilmesi açısından yeni altyapı oluşturdu." şeklinde konuştu.

Memmedyarov, her üç ülkenin de savunma sanayisinde önemli gelişmeler elde ettiğini belirterek "Biz Azerbaycan olarak Pakistan'dan eğitim uçakları alacağız." ifadesini kullandı.

"Karabağ, Keşmir ve Kıbrıs Konusunda Ortak Tutum Sergilemeliyiz"

Pakistan Dışişleri Bakanı Asıf da mevkidaşlarıyla çok verimli görüşme gerçekleştirdiklerini, çeşitli konuları müzakere ettiklerini söyledi.

Toplantıda ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi konusunun da gündeme geldiğini belirten Asıf, "Aramızdaki ticaret hacmi yeterli değil. Ticaretin artırılması için iyi olanaklar var. Üçlü mekanizmada geliştireceğimiz iş birliği ticari ilişkilerimizin gelişmesine de katkı sağlayacak." dedi.

Bölgedeki çatışmaları da konuştuklarını ifade eden Asıf, "Karabağ, Keşmir ve Kıbrıs konusunda üç ülke olarak ortak tutum sergilemeliyiz." diye konuştu.

Her üç ülkenin de savunma sanayisinde çok iyi olduğunu söyleyen Asıf, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Gelişmiş ürünler üretiyoruz. Biz kendi kaynaklarımızı değerlendirerek üç ülkenin de faydalanmasını sağlamalıyız. Bu da her üç ülkeye ekonomik olarak kazanç getirir. Türkiye ve Pakistan teröre karşı çok ciddi başarılar elde etti. Azerbaycan'da çok şükür böyle sorunlar yok. Türkiye ve Pakistan'ın terörle mücadelede elde ettiği başarılar askeri gücümüzün sayesinde. Savunma sanayisi alanında iş birliği üç ülkenin barış ve güvenliğine katkı sağlayacak. Pakistan olarak biz de ileride Bakü-Tiflis-Kars demiryolunu kullanmayı arzu ediyoruz."

(Time Türk, 1 Aralık 2017)

 

THY'nin Yeni Seferleri ile Özbekistan ve Türkiye Daha da Yakınlaşıyor

Türk Hava Yolları, 2018 Mart ayından itibaren İstanbul - Semerkant uçuşlarına başlıyor. Özbekistan Havayolları da, Istanbul-Semerkant arasında günlük uçuşlara başladı. İki ülkenin bayrak taşıyıcıları karşılıklı seferlerle Türk ve Özbek halkının daha da yakınlaşmasını amaçlıyor.

İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine ilişkin karar Özbekistan'ın yeni Devlet Başkani Şevket Mirziyoyev'in geçen ayki Türkiye ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından alındı.

Özbekistan'ın ikinci büyük kenti Semerkant, 3000 yillik tarihiyle dikkat çekiyor. Kentin önemli alanlarından 13. yüzyıla dayanan Registan Meydanı, dini eğitimin yanında döneminin en ileri astronomi ve matematik derslerinin verildiği medreselere ev sahipliği yapıyor.

Oğulları ve torunlarıyla birlikte aynı türbede yatan Timur Han'ın mezarı da çok ihtişamlı görünüyor. Timur Han'ın astronomiye meraklı torunu Uluğ Bey'in güneşi ve yıldızları gözlediği rasathanesi de bugün bir müze olarak ziyarete açık. Semerkant, hızlı tren hattıyla Buhara kentine bağlanıyor.

Özbekistan ve Türkiye arasında karşılıklı gidiş-gelişin artırılması için çalışmalar sürüyor. Özbekistan'ın Türk vatandaşlarına vize uygulaması, ziyaretçi sayısındaki artışın önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor. Özbekistan sıkı vize politikasını Türk vatandaşlarına karşı yumuşattı. Başvuru yapan herkese üç gün içinde vize verilmeye başlandı. Gerekli alt yapının oluşturulmasının ardından vizelerin kaldırılması da gündeme gelecek.

(Haberler, 1 Aralık 017)

 

Belarus'ta Kolektif Güvenlik Konseyi Toplantısı

Belarus'ta Kolektif Güvenlik Konseyi Toplantısı Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Kolektif Güvenlik Konseyi Toplantısı için gittikleri Belarus’un başkenti Minsk’te bir araya geldi.

(Star, 1 Aralık 2017)

 

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Belarus'ta

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, resmi ziyaret için gittiği Belarus'ta Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ile görüştü.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Nazarbayev'in Bağımsızlık Sarayı'nda resmi törenle karşılanmasının ardından taraflar dar çevreli bir görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ziyaretinin, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 25. yılında gerçekleştiğine işaret ederek, "Kısa bir sürede önemli tarihi başarılar elde edildi. Biz, ikili ilişkilerin güçlü siyasi tabanını zor şartlarda oluşturduk. Ülkelerimiz açık ilişkilere sahip güvenilir ortaktır." ifadelerini kullandı.

İki ülkenin Avrasya Ekonomik Birliği çerçevesinde sıkı ekonomik etkileşim içinde olduklarının altını çizen Nazarbayev, Kazakistan'da 260 Belarus sermayeli şirketin ve 6 ortak otomobil fabrikasının faaliyet gösterdiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Lukaşenko da ikili ilişkilerin derinleşmesinde Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in ziyaretinin önemini vurgulayarak, "Bugünkü ziyaretinizin iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasını sağlayacağından eminim ve bunun için bizde her şey var." dedi.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Kazak-Belarus İş Forumu'na ve yarın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Devlet Başkanları Konseyi'ne katılacak.

(Anadolu Ajansı, 1 Aralık 2017)

 

Kırgızistan Ekonomi Bakan Yardımcısı, Türk Konseyi Ekonomi Bakanları 7. Toplantısı’na Katıldı

 

30 Kasım 2017’de Tirkiye’nin İstanbul şehrinde Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (TDİK) Ekonomi Bakanları 7. Toplantısı yapıldı.

Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, söz konusu toplantıya Kırgızistan adına Ekonomi Bakan Yardımcısı Daniyar İmanaliyev katıldı.

İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıda Azerbaycan, Türkiye, kazakistan, özbekistan, Türkmenistan Ekonomi bakanları ve Türk Konseyi Genel Sekreteri hazır bulundu.

Toplantıda yatırım ortamının iyileştirilmesi, ekonomik çeşitliliğin artırılması, ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi ve girişimcilik konuları ele alındı.

Bu faaliyet, Türk dili konuşan ülkelerin ticari ve ekonomik bağlarını güçlendirmeleri için iyi bir platformdur. Aynı zamanda, Türk dili konuşan ülkeler Kırgızistan'ın stratejik yatırımcılarından biridir. Türk dili konuşan ülkelerinin iş çevreleri, imalat, inşaat ve ticaret gibi sektörlerde Kırgızistan ekonomisine yatırım yapıyor.

Türk Konseyi Ekonomi Bakanları 7. Toplantısı’ndan önce, 29 Kasım 2017'de Ekonomik İşbirliği Çalışma Grubu toplantısı düzenlenmişti.

(Kabar, 1 Aralık 2017)

 

Ceenbekov ile Putin Moskova’da Görüşmelerde Bulundu

İlk yurtdışı ziyaretini Rusya gerçekleştiren Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmelerde bulundu.

İlk ziyaretinin ülkesine yapılmasından dolayı minettarlığını ifade eden Putin, “Devlet Başkanı olarak ilk ziyaretinizi Rusya'ya yaptığınızdan dolayı çok memnunuz.” ifadesini kullandı.

Kırgızistan Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı görevine başlaması vesilesiyle tebrik eden Rusya lideri, son zamanlarda Rusya'ya ürün tedarikinin neredeyse iki katına çıktığını belirtirken, “Büyük bir deneyime sahip kişisiniz, geçenlerde ülkenin hükümetine başkanlık ettiniz ve Rusya ile işbirliği içinde stratejik planların geliştirilmesine katıldınız. Katılmanızla birlikte, Kırgızistan ana ekonomik entegrasyonun, yani AEB’nin tam teşekküllü bir üyesi haline geldi.” diye konuştu.

“Yarın birlikte, tüm alanlarda soruların ele alınacağı KGAÖ zirvesinde yer alacağız.” dye ifadesine devam eden Putin, güvenlik alanında Kırgızistan ile Rusya arasındaki işbirliğinin devam edeceğini umduğunu belirtti.

Rusya Devlet Başkanı, “Devlet Başkanı olarak ilk ziyaretinizi Rusya'ya yaptığınızdan dolayı çok memnunuz. Uluslararası örgütler çerçevesinde ikili işbirliği ve işbirliğinin gelişmesi için daha fazla umut vaat etmek için fırsatımız var.” diye vurguladı.

Davet için teşekkürde bulunan Kırgız lideri Ceenbekov, “İlk ziyaretimin Moskova’ya yapılması semboliktir. Böyle olması gerekiyordu. Ziyaretin Rusya’ya yapılması, ilişkilerimizi ve stratejik ortaklığımızı güçlendirmeye kararlı olduğumuz anlamına geliyor. Kırgızistan ve Rusya arasındaki ilişkilerin gelişimi konusundaki kişisel dikkatiniz için size teşekkür etmek istiyorum. Ben, stratejik ortaklığı daha iyi hale getirmek ve geliştirmek için elimden geleni yapacağım.” ifadesine yer verdi.

Bu yılı, Kırgızistan ile Rusya arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 25. yıldönümü olduğuna dikkat çeken Ceenbekov, “Kırgızistan ve Rusya, 25 yıldan beri farklı nitelikteki birçok testten geçti. Ülkemizde iki devrim geçirdik, 2010'da devletin kaybedilmesi tehdidi vardı. Halkımız ve Almazbek Atambaev önderliğiyle istikrarın ortadan kaldırılması ve eski haline getirilmesi sağlandı. Bu da Rusya'nın büyük yardımından dolayıdır ve Kırgızistan halkı bu desteği çok takdir ediyor.” diye konuşmasına son verdi.

(Kabar, 1 Aralık 2017)

 

Kazakistan, Birinci Başkan'ın Gününü Kutladı

2011 yılının Aralık ayında, Kazakistan Parlamentosu Senato genel kurul toplantısında resmi tatil günleri ile ilgili kanuna değişiklikler getirildi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ülkenin gelişmesindeki girişimlerinin tanınması ve üstün başarılarının kutlanması amacıyla, 1 Aralık Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Devlet Başkanı Günü ilan edildi. 1 Aralık 2012’den itibaren resmi tatil yapıldı.

1 Aralık 1991 yılında Kazakistan tarihinde ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması aynı tarihin resmi tatil ilan edilmesinin nedeni olarak gösteriliyor. Seçmenlerin yüzde 88.2’sinin katıldığı 1991 seçimlerinde yüzde 98.7 oy ile tek aday gösterilen Nazarbayev kazanmıştı. Nazarbayev’in cumhurbaşkanı mevkindeki ilk kararı Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetini Kazakistan Cumhuriyeti olarak değiştirmek oldu. 6 gün sonra ise Kazakistan bağımsızlığı ilan edildi. Bu tarihi kararların kabul edilmesinde Nazarbayev, büyük emek sarfetti ve tamamen yeni bir oluşum, yeni bir felsefe başlattı.

(Tengri News, 1 Aralık 2017)

 

Nazarbayev Sınırda Jeenbekov ile Görüş Birliğine Vardı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Kırgızistan Sooronbai Jeenbekov başkanı ile görüştü.

Cumhurbaşkanları, sınırda durumun halledilmesi konularını da içeren ikili ilişkilerin umutlarını görüştü. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, herkesin iki ülke arasındaki sınırda durumun nedenlerini bildiğini vurguladı. Nursultan Nazarbeyev "Bu karar geldi nedeni: Ülkelerimizin Hükümeti oluşan bir yol haritası var, biz tartışacağız ve yol haritası imzalayacak iki ülkenin kendi çalışma gruplarını incelendik", dedi. Kazakistan ve Kırgızistan sınırındaki kontrol tesisinin kurulmasına karar verildiğini belirtti. Ayrıca, AEA'den üç kişi malları geçecek ve teftiş edecektir. Aynı şekilde, Çin sınırında bir kontrol olacak. Nurultan Nazarbayev de Sooronbai Jeenbekov'u Kazakistan'a resmi bir ziyarette bulunmaya davet ettiğini söyledi.

Sooronbai Ceenbekov "Biz yaklaşık tüm mevcut sorunları konuştuk ve ortak bir çözüm geldik. İki hükümet Aralık ayında işbirliğinin konularda bir dizi çözmek için yol haritası sonuçlandırması gerekiyor. Daha sonra, pek çok sorun çözülecektir çünkü sınırlarının bile yol haritası imzalanmadan önce açılacak. İki taraflı işbirliğinin tüm görevleri ve konuları mutabakata varılan şartlar dahilinde çözülecek. " dedi.

(Tengri News, 1 Aralık 2017)

 

Başbakan Daha Hafif Söylemiş!

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

Başbakan Özgürgün yazılı açıklama yaparak, “Başpiskopos Hrisostomos, Kıbrıs Türk Halkını aşağılayıcı tavırlarını sürdürürken, saygı sınırlarının yanı sıra haddini de aşmıştır” dedi.

"Utanmaz, Saygısız, Soysuz"

Özgürgün açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Kıbrıs Adasının tarihi sürecinde Kıbrıs Türklerine karşı her türlü düşmanca eylem ve söylemlerin mimarı, finansörü olan Rum Ortodoks Kilisesinin şimdiki Başpiskoposu II. Hrisostomos, hala alışılmış saygısızlığını sürdürmeye devam etmektedir.

Başpiskopos Hrisostomos Rum gençlerine yönelik katıldığı bir etkinlikte, öğrencilerin sorularına verdiği yanıtlarda Kıbrıs Türk Halkını aşağılayıcı tavırlarını sürdürürken, saygı sınırlarının yanı sıra haddini de aşmıştır. Başpapazın Türkiye’nin garantörlüğünün sonlandırılması, Türk Devletinin Türkiye ile bağlarını koparması, tüm kuzey göçmenlerinin geri dönmesi şartına bağladığı Avrupa çerçevesinde iki devletli çözüm şekli önerisi AKEL’in sahte öfkesini alsa da, bilinmelidir ki karşısındaki öğrencilere anlatılan masaldan öte anlam taşımamaktadır. Yüce Türk Ulusu’nun mensubu olmaktan her zaman onur ve gurur duyan Kıbrıs Türk Halkı için, adadaki varlığı, kökeni, tarihi bilinmesine rağmen ekonomik baskılarla “İslamlaştırılmış Ortodoks Hristiyan Rum kökenliler” diye söz etmek en hafifiyle utanmazlıktır, saygısızlıktır, soysuzluktur.”

(Gündem Kıbrıs, 1 Aralık 2017)

 

Atina'daki DHKP-C Operasyonunda Yakalananların İsimleri Açıklandı

Yunanistan'da DHKP-C'ye yönelik operasyonda yakalanarak haklarında soruşturma başlatılan 9 Türk'ün kimlikleri açıklandı.

Yunan Polisi (ELAS), tutukluluk halleri devam eden şüphelilerin isimleri, fotoğrafları ve bazıları sahte olduğu belirtilen kimlik belgelerini savcılık onayının ardından yayınladı.

Buna göre, gözaltına alınan şahısların isimleri, Burak Ağarmış (23), Mehmet Doğan (59), Ali Gökoğlu (49), Halaz Secer (20), Sadi Naci Özpolat (48), Anıl Sayar (26), İsmail Zat (64), Hasan Biber (59) ile olarak belirtildi. Bir kişinin isminin ise Ergül Acer ya da Halil Demir (40) olabileceği ifade edildi.

Polis açıklamasında, operasyonda ele geçirilen nüfus cüzdanı, ehliyet ve pasaport gibi belgelerin fotoğraflarına yer verilirken, bazılarının sahte isimler adına tanzim edildiği vurgulandı. Açıklamada, Anıl Sayar ve Burak Ağarmış isimli şahısların ise Hollanda doğumlu olduğu kaydedildi.

'Ak Parti'ye Saldırının Faili Aralarında'

Şüpheliler arasında, 2013'te AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı saldırılarının faili olduğu belirtilen Hasan Biber isimli örgüt üyesinin de bulunması dikkat çekti.

Biber, hapis cezasının ardından adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Ancak Biber son operasyonda yeniden yakalandı. Dün Atina'daki adliyede savcıya ifadelerini veren ve suçlamaları reddeden şahıslar, 4 Aralık'ta tekrar mahkemeye getirilecek.

(Sputnik Türkçe,1 Aralık 2017)

 

Ukrayna Sınır Birlikleri, Türkiye'den Yasadışı Yollardan Avrupa'ya Geçmeye Çalışan İki Kişiyi Gözaltına Aldı

Ukrayna Sınır Güvenlik Teşkilatı basın dairesi, sınır muhafız birliklerinin Ukrayna'nın batısındaki Karpat Dağları bölgesinde Türkiye'den Avrupa ülkelerinden birine yasadışı yollardan geçmeye çalışan iki kişiyi gözaltına aldıklarını duyurdu.

Ukrayna Sınır Güvenlik Teşkilatı basın dairesinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Üzerlerinde hiçbir belge olmayan iki yasadışı göçmen, ormanlık araziden Ukrayna-Slovakya sınırına ulaşmaya çalıştı. Kişiler, kendilerini sınırdan yaklaşık 500 metre mesafedeyken fark eden askerler tarafından engellendi. Türkiye vatandaşı olduklarını söyleyen suçlular, sınırdaki çiti aşmaya çalışırken gözaltına alındı. Güvenlik güçleri, gözaltına alınan kişilerden birinin daha önce de sınırı geçmeye çalıştığını öğrendi" ifadelerine yer verildi.

Kurumun aktardığı bilgiye göre gözaltına alınan yasadışı göçmenler, olayla ilgili tüm ayrıntıların netleştirilmesi ve idari protokollerin oluşturulması için sınır geçiş noktasına getirildi.

(Sputnik Türkçe,1 Aralık 2017)

 

Fransa: Avrupa da Kuzey Kore'nin Menzilinde

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, artık Avrupa kıtasının da Kuzey Kore füzelerinin menzilinde olduğu uyarısında bulundu.

Kuzey Kore'nin Salı günü gerçekleştirdiği üçüncü kıtalararası balistik füze denemesinin yankıları sürüyor. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, artık Avrupa'nın da Kuzey Kore'nin sahip olduğu balistik füzelerin menzilinde olduğunu belirtti.

Parly, Fransız BFM televizyonuna yaptığı açıklamada, söz konusu füze denemesinin "Pyongyang'ın giderek artan gücünün göstergesi" olduğunu söyledi.

"Avrupa da mutlak suretle aynen ABD gibi bu füzelerin menzilinde" şeklinde konuşan Parly, "yalnızca birkaç Batı kentinin" menzilin dışında kaldığını belirtti. Uluslararası topluma "yaptırımlar yolunu izleme" çağrısında bulunan Parly, "Çin ve Rusya da dahil olmak üzere herkes bu yaptırımları eksiksiz uygulamak durumunda" dedi.

Parly, Fransa'nın "bu aşırı derecede gergin durumdan çıkmanın tek yolunun diplomasi olduğuna inandığını" da sözlerine ekledi.

Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Eylül ayında yaptığı açıklamada Kuzey Kore'nin "aylar içerisinde" Avrupa'yı vurma yetisini elde edeceğini söylemişti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, çarşamba günü BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen acil durum toplantısında ABD tarafından dile getirilen Kuzey Kore'yle ilişkileri kesme talebini, "Bunu olumsuz görüyoruz" diyerek reddetti. Lavrov, "Yaptırımların baskı gücünün tükenmiş olduğunu tekrar tekrar ifade ettik" şeklinde konuştu.

Söz konusu toplantıda konuşan ABD'nin BM Temsilcisi Nikki Haley, savaş durumunda Kuzey Kore'ye "tamamıyla yok edilecekleri" tehdidinde bulunmuş ve dünyayı "Kuzey Kore'yle tüm ilişkileri kesmeye" davet etmişti.

Pentagon tarafından yapılan ilk incelemeler, Kuzey Kore'nin denediği son füzenin Japon sularında denize çakılmadan önce yaklaşık bin kilometre mesafe katettiğini ortaya koymuştu.

ABD'deki Endişeli Bilim İnsanları Birliği'nin (UCS) yöneticilerinden David Wright, füzenin test yörüngesi yerine standart bir doğrultuda fırlatılması durumunda 13 bin kilometreden fazla mesafe katedebileceğini söyledi. Wright, Kuzey Kore yönetiminin açıklamalarına paralel olarak, bu tür bir füzenin "Kıta ABD'sinin herhangi bir yerine" ulaşabileceğini kaydetti.

Bu çerçevede teorik olarak füzelerin Londra, Paris ve bu mesafe kapsamındaki diğer Avrupa kentlerine de ulaşması mümkün.

(Deutsche Welle Türkçe, 1 Aralık 2017)

 

Almanya'da Büyük Koalisyon İçin İlk Görüşme

Alman Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokrat partilerinin liderleri, Büyük Koalisyon imkanını görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Sarayındaki üçlü zirvede buluştular.

Almanya'da ilk koalisyon ön görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından muhafazakarlar ve sosyal demokratlar arasında mevcut Büyük Koalisyonu sürdürme yönünde ilk adım dün atıldı. Alman Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti'nin liderleri Büyük Koalisyon hükümeti kurma imkânlarını görüşmek üzere Perşembe akşamı Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile Cumhurbaşkanlığı Sarayında bir araya geldi. İki saatlik buluşmanın ardından açıklama yapmayan parti yetkilileri temaslarını bugün de sürdürecek.

Almanya’daki hükümet kurma krizini aşmak için Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Hristiyan Demokrat Birlik lideri Merkel ile Sosyal Demokrat Parti lideri Schulz’u bu akşam ağırlamaya hazırlanıyor.

SPD Genel Başkanı Martin Schulz savaş sonrasının en kötü neticesini aldıkları 24 Eylül genel seçimlerinden sonra Birlik partileriyle koalisyon kurmayıp muhalefet sıralarına döneceklerini duyurmuştu. SPD yönetimi Hristiyan Birlik ile Hür Demokrat ve Yeşiller partileri arasındaki üçlü koalisyon görüşmelerinin başarısızlığa uğramasından sonra da büyük koalisyona sıcak bakmadığını duyurmuş, ancak Cumhurbaşkanı Steinmeier'in çağrısının ardından diyalog başlatmayı kabul etmişti.

Büyük koalisyonun yanı sıra CDU-CSU'nun azınlık hükümeti kurması ve erken seçimlere gidilmesi gibi seçenekler de ele alınmış, ancak Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier erken seçimlere karşı olduğunu söylemişti.

Son dört yıl Hıristiyan Birlik'in koalisyon ortağı olan SPD'de Büyük Koalisyonun yenilenmesiyle ilgili çekinceler ortadan kalkmadı. SPD'nin Federal Meclis parti grubu koordinatörü Carsten Schneider ‘sorumluluktan kaçmadıklarını ancak büyük koalisyon görüşmeleri için henüz ortak zemin oluşmadığını' söyledi.

CSU'lu Tarım Bakanı Schmidt'in tartışmalı tarım ilacı glifosatın kullanım iznini beş yıl uzatarak, bu ilacın yasaklanmasını isteyen SPD'li Çevre Bakanı Barbara Hendricks'e ters düşmesi de yakınlaşma arayışını zorlaştırmıştı.

SPD Genel Başkan yardımcılarından Ralf Steger azınlık hükümeti formülünü yeniden gündeme getirdi. Parti meclis grubu koordinatörü Schneider tarım ve çevre bakanları arasındaki anlaşmazlığın ‘Başbakan Merkel'in partisine hâkim olamadığını gösterdiğini' söyledi. SPD'li politikacılar, ortak zemin arama görüşmelerinin uzayacağını ve koalisyon protokolünün şubat ayı öncesine yetişme ihtimalinin düşük olduğunu dile getiriyor.

CDU'da da büyük koalisyona karşı çıkan gruplar bulunuyor. Partinin ekonomi politikaları danışmanlık kurulu ‘Merkel'in azınlık hükümeti seçeneğini ciddi değerlendirmesi gerektiğini' belirtti ve ‘SPD'nin karşılanması mümkün olmayan sosyal politikalarla ilgili talepler öne sürdüğünü' savundu.

Azınlık hükümeti kurulmasına karşı çıkan İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ise ‘hazır olması şartıyla SPD ile sağlam bir koalisyon hükümeti kurmaya gayret ettiklerini ve diğer alternatiflerin görüşmelerden sonuç alınamadığı takdirde gündeme getirilebileceğini' belirtti.

(Deutsche Welle Türkçe, 30 Kasım 2017) 

 

Savaş Suçlusu Hırvat General Mahkemede İntihar Etti

Bosna Savaşı sırasında işlediği savaş suçlarından ötürü daha önce 20 yıl hapse mahkum edilen Hırvat General Slobodan Praljak, mahkumiyetinin onanmasının ardından zehir olduğu öne sürülen bir sıvı madde içti.

Hollanda’nın Lahey kentindeki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın temyiz duruşmasında cezası yüzüne okunan eski General Praljak, önce slogan attı ardından cebinden çıkardığı bir şişe içerisindeki sıvıyı içti.

Gelişmenin ardından Mahkeme Başkanı Carmel Agius, önce doktor çağrılmasını istedi ardından da duruşmayı erteledi.

Hırvatistan Televizyonu, eski Hırvat General Slobodan Praljak’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Temyiz duruşmasında, 2013 yılında açıklanan ilk kararda, Bosna’daki savaşta işledikleri suçlar nedeniyle toplam 111 yıl hapse mahkum edilen 6 Hırvat askeri ve siyasi yetkili bulunuyordu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Temyiz Konseyi, Bosna Hersek’teki sözde Hersek-Bosna Hırvat Cumhuriyeti (HR-HB) Başbakanı ve Hırvat Savunma Konseyi (HVO) Başkanı Jadranko Prlic’e 25 yıl hapis cezası verirken, HR-HB Savunma Bakanı Bruno Stojic’e ise 20 yıl hapis cezası verdi.

Hırvat Savunma Konseyi ana üs komutanı Hırvat general Slobodan Praljak’a da daha önce verilen 20 yıl hapis cezası onaylandı.

Mahkeme Sözcüsü, temyiz duruşmasında cezaların okunmaya devam edeceğini duyurdu.

(Balkan Günlüğü, 30 Kasım 2017)

 

Bulgaristan-Suudi Arabistan Arasında İşbirliği

Bulgaristan ve Suudi Arabistan, hava ve deniz taşımacılığı alanında işbirliği yapacak

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un başkanlığındaki Bulgar hükümet heyeti kapsamında Suudi Arabistan'ı ziyarette bulunan Ulaştırma, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Bakanı Ivaylo Moskovski, Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı Nabil bin Mohamed Al-Amudi ile görüştü. Görüşmeden sonra basına açıklamalarda bulunan Moskovski, “Hava ve deniz taşımacılığı alanında işbirliği anlaşmaları hazırlanması yönünde Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanlığı ile ortak çalışmaya başlıyoruz” diye duyurdu.

Bakanlar Moskovski ve Nabil bin Mohamed Al-Amudi, hava taşımacılığı alanında işbirliği anlaşması taslağını ele aldılar. İkisi bu belge ile iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirileceğine dair kanaatini dile getirdiler. Bu anlaşma Bulgaristan ile Suudi Arabistan arasındaki hava bağlantılarının iyileştirilmesine ve havayolu yolcu ve yük trafiğinin artmasına da katkıda bulunacak.

Bakan Moskovski, mevkidaşına Bulgaristan'da ulaşım altyapısına ilişkin projeler konusunda kamu-özel ortaklıkları oluşturulmasına yönelik iş fırsatları ve Ulaştırma, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Bakanlığının imtiyaz programı hakkında bilgi verdi. Ayrıca ikisi metro yapımında deneyim alışverişi ve iyi uygulamaları ele aldılar. Bakan Moskovski, Suudi Arabistan Krallığı'ndan yatırımcılar cezbetmeyi başardığı takdirde bunun Bulgaristan için büyük bir ekonomik başarı olacağı görüşünü paylaştı.

Bulgaristan heyetinin Suudi Arabistan'da resmi temasları çerçevesinde Bakan Moskovski, Sanayi ve Ticaret Odaları Konseyi üyelerinin Bulgaristan’ın iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmeye katıldı. İş Forumu sırasında Bulgar ve Suudi Arabistanlı firmalar arasında bilgi teknolojileri ve iletişim alanındaki işbirliğini artırma fırsatları ele alındı.

(Dünya Bülteni,1 Aralık 2017)

 

Hırvatistan Başbakan Yardımcısı Dalic Azerbaycan’da

Hırvatistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Girişimcilik ve Zanaat Bakanı Martina Dalic, temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan’da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev, görüşmede Azerbaycan ve Hırvatistan arasındaki ilişkilerin çok iyi düzeyde olduğunu söyledi.

İlişkilerin daha da geliştirilmesi için karşılıklı ticaret, yatırım ve şirketlerin ortak çalışmasının önemine değinen Aliyev, enerji alanındaki iş birliğinin gelecek vadettiğini kaydetti.

AB’nin eski Sovyet ülkeleri Azerbaycan, Ukrayna, Gürcistan, Ermenistan, Belarus ve Moldova ile 24 Kasım’da Brüksel’de düzenlediği Doğu Ortaklık Zirvesi’ne değinen Aliyev, “Doğu Ortaklık Zirvesi başarılı geçti ve iyi sonuçlandı.” dedi.

Dalic de Hırvatistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yüksek düzeyde olduğunu belirterek karşılıklı yatırım, ticaret ve diğer alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi için iyi olanakların bulunduğunu kaydetti.

(Balkan Günlüğü, 1 Aralık 2017)

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1616-1-aralik-ta-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 683 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)