Dış Basın | 06 Şubat 2018

|

6 Şubat'ta Dünya Bunları Konuşuyor!



Dünyada 6 Şubat 2018 taraihinde öne çıkan konu başlıkları ve sıcak gelişmeler...

 

Yahudi Yerleşimciler İşgal Altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere Saldırdı

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Ramallah'ın batısındaki Filistin topraklarında inşa edilen Dolev yerleşim biriminden bir grup Yahudi, İsrail askerlerinin koruması eşliğinde bölgedeki köylere giden ana yolda toplanarak Filistinlilerin araçlarına ve yayalara taş attı. Olayda yaralanan olmadı. Filistin haber ajansı WAFA'nın, Batı Şeria'daki Yerleşim İşleri Sorumlusu Gassan Değles'e dayandırdığı haberde ise Yahudi yerleşimcilerin Nablus'taki Huvvara kontrol noktası yakınlarındaki araçları hedef aldığı, bazı Filistinlilerin hafif yaralandığı ifade edildi.

Değles, Bracha yerleşim biriminden Yahudilerin de Nablus'un güneyindeki Burin'de Filistinlilerin evlerine saldırdığını aktardı.

Bir Yahudi Yerleşimci Öldürülmüştü

Batı Şeria'nın Selfit kenti yakınlarında bugün gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda bir Yahudi yerleşimcinin öldüğü belirtilmişti.

Hamas Sözcüsü Bedran: Doğal Bir Tepki

Hamas Sözcüsü Husam Bedran, yaptığı yazılı açıklamada, bu olayı Kudüs direnişi kapsamında değerlendirerek, "Bu, işgal güçlerinin işlediği suçlara karşı doğal bir tepki." ifadesini kullandı. İslami Cihad Hareketinden yapılan açıklamada ise başkasına ait şeylere zorla el koyan saldırılar son buluncaya kadar halk direnişinin devam edeceği belirtilerek, "İsrail saldırıları ve sivil halkı hedef alan suçlar aleyhinde yürütülen Kudüs intifadası devam ediyor." denildi.

Halk Direniş Komiteleri Örgütü tarafından yapılan yazılı açıklamada da söz konusu olayın, işgal altındaki Batı Şeria'yı hedef alan Yahudi yerleşimcilerin saldırılarına karşı tepki olduğu ifade edildi.  Görgü tanıkları, olayın ardından İsrail askerlerinin, Selfit kenti çevresindeki birçok Filistin beldesine baskın düzenlediğini ve kentin giriş-çıkışlarını kapattığını aktarmıştı.

İsrail Askerleri Bir Filistinliyi Şehit Etti

İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria'da bir Filistinliyi şehit ettiği bildirildi.

İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmed Cerrar isimli Filistinlinin Cenin yakınlarında bir köyde saklandığı yerden kaçmaya çalıştığı sırada öldürüldüğünü ifade etti. Adraee, Cerrar'ın bir aydan bu yana arandığını belirtti.

İsrail, yaklaşık bir ay önce Nablus'ta bir Yahudi yerleşimcinin ölümünden Cerrar'ın sorumlu olduğunu iddia ediyor.

İsrail askerleri, bir süredir Cerrar'ı aradıkları gerekçesiyle Cenin kentindeki evlere sık sık baskın yapıyordu. Askerler, geçen ay Cenin'e düzenledikleri baskında Filistinlilere ait 4 evi yıkmış, Cerrar'ın akrabalarından birini şehit etmişti.

(TRT Haber, 6 Şubat 2018)

 

ABD'den 'Kuzey Kore ile Görüşebiliriz' Açıklaması

Kuzey Kore'yle yaşanan nükleer krizle ilgili ABD'den yeni bir açıklama geldi. ABD Başkan yardımcısı Mike Pence Güney Kore'deki Kış Olimpiyat Oyunları sırasında ABD'nin Kuzey Koreli yetkililerle görüşebileceğini söyledi.

ABD Başkan yardımcısı Mike Pence Güney Kore'de düzenlenecek Kış Olimpiyatları'yla ilgili Alaska'daki ABD füze savunma tesisinde konuştu.

ABD Başkanı yardımcıs Pence Kuzey Kore'nin tüm nükleer silah ve balistik füze programlarını durdurması gerektiğini yineledi.

Pence, Kuzey Koreli yetkililerle görüşmenin de olasılık dahilinde olduğunu söyledi.

ABD Başkan yardımcısı Pence önce Japonya'ya ardından Kış Olimpiyatları açılışına katılmak için Güney Kore'ye gidecek.

Pence'in Japonya ve Güney Kore'yi kapsayan gezisi 6 gün sürecek.

Daha önce ABD Başkanı Trump da, Güney Kore Devlet Başkanı ile yaptığı görüşmede, ABD'nin doğru zamanda ve uygun koşullarda Kuzey Kore ile görüşebileceğini söylemişti.

(NTV Haber, 6 Şubat 2018)

 

Günün En Çok Konuşulan İddiasına ABD'den Flaş Cevap

Başta Associated Press (AP) olmak üzere birçok medya kuruluşunun ABD'nin Irak'tan bir kısım kuvvetlerini çekeceği yönünde haber geçmesi üzerine, Birleşik Görev Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu (CJTF-OIR) kurumundan açıklama yapıldı.

Yazılı açıklamada, "Musul'un alınmasına müteakip elde edilen başarılardan dolayı Koalisyon, Irak'taki odağını çatışma operasyonlarından, DEAŞ'a karşı askeri kazanımlarını korumaya çeviriyor" ifadesi kullanıldı.

“Kuvvetlerimizi Değiştireceğiz”

DEAŞ’ın Irak ve Suriye’de elinde bulundurduğu toprakların yüzde 98’ini kaybettiği hatırlatılan açıklamada, Koalisyon komutanlarının, DEAŞ’ın tekrar terör saldırıları eksenli çatışma yöntemlerine döneceğini değerlendirdikleri belirtildi. 2018'de Koalisyon kuvvetlerinin bileşiminin tekrar ayarlanması

açısından kritik bir yıl olacağı belirtilen açıklamada, "Koalisyonun Irak'taki varlığı şartlara bağlı, ihtiyaca orantılı ve Irak hükümeti ile koordinasyonla devam edecek." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada sözlerine yer verilen Koalisyonun Harekat Direktörü Tuğgeneral Jonathan Braga, "DEAŞ'a kalıcı bir mağlubiyet vermek üzere Koalisyon olarak Iraklı ortaklarımızla danışarak kuvvetlerimizi değiştireceğiz. Düşmanın halen saldırı faaliyetleri yapabileceği ve dünya çapında saldırı planlama ve bu konuda azmettirme kabiliyetine sahip olduğu konusunda açığız. OIR'ın (koalisyon) kuvvet bileşimini zamanla göreve en uygun şekilde değiştirmesine rağmen Irak hükümetinin de onayı ile burada DEAŞ'a karşı ortaklarımızın yürüttüğü operasyonlara eğitim, destek ve donatma konusunda yeterli miktarda kuvvet bırakıyor olacağız." ifadesine yer verildi.

“Odaklanması Gereken Nokta Sayılar Değil”

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Eric Pahon ise konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, operasyonların azalması ile zaman içerisinde ABD'nin Irak'taki asker sayısında tedrici bir düşüş olacağını ancak burada bahsedilen noktanın sadece kuvvet değişimi olduğunu vurguladı.

Çatışmaların azalması ile Irak kuvvetlerine çatışmadan ziyade asayişe yönelik ihtiyaçlarına karşılık destek verilmeye devam edileceğinin altını çizen Pahon, şunları kaydetti:

"Burada odaklanması gereken nokta sayılar değil, burada söz konusu olan Irak'taki askeri varlıklar ve odak konusunda bir değişimdir. Burada önemli bir kuvvet azaltılmasından bahsetmiyoruz, genel olarak zaman içerisinde aşağı yönlü bir trend olacak ancak bu AP haberinin olduğunu iddia ettiği büyük bir çekilme değil."

(Hürriyet, 6 Şubat 2018)

 

Amerikan Borsalarında Tarihi Düşüş!

New York borsasında endeksler, yatırımcıların satış pozisyonu almaya devam etmesiyle haftanın ilk işlem gününü sert düşüşle tamamladı. Dow Jones Sanayi Endeksi 1.175,00 puan (yüzde 4,60) azalarak 24.345,96 puana geriledi ve puan bazında tarihteki en sert günlük düşüşünü kaydetti. Standard & Poor's 500 Endeksi 113,16 puan (yüzde 4,10) düşüşle 2.762,13 puandan, Nasdaq Teknoloji Endeksi de 144,92 puan (yüzde 1,96) azalarak 7.240,95 puandan günü tamamladı.

Ayrıca, Dow Jones Sanayi ve Standard & Poor's 500 endeksleri bu sene başından elde ettikleri tüm kazançları kaybetmiş oldu.

Endekslerdeki sert düşüş cuma günü ABD'de açıklanan makro ekonomik verilerin ülkede faiz artırımı olasılığını yükseltmesiyle başlamıştı.

Son iki işlem gününde Dow Jones Sanayi Endeksinin kaybı yüzde 7'yi bulurken, Standard & Poor's 500 Endeksi yüzde 6,1 ve Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 5,7 değer kaybetti.

Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın aralık ayı sonunda yürürlüğe koyduğu vergi indirimi yasasına ve geçen ay ABD'li şirketlerin olumlu gelen bilançolarına dikkati çekerek, bu nedenle ocak ayında New York borsasının çok hızlı yükseliş kaydettiğini, ancak son iki işlem günündeki düşüşlerin borsada düzeltme nedeniyle kaynaklandığını belirtti.

Dow Jones Sanayi Endeksi 1.175,00 puan (yüzde 4,60) azalarak 24.345,96 puana geriledi ve puan bazında tarihteki en sert günlük düşüşünü kaydetti.

Standard & Poor's 500 Endeksi 113,16 puan (yüzde 4,10) düşüşle 2.762,13 puandan, Nasdaq Teknoloji Endeksi de 144,92 puan (yüzde 1,96) azalarak 7.240,95 puandan günü tamamladı.

Ayrıca, Dow Jones Sanayi ve Standard & Poor's 500 endeksleri bu sene başından elde ettikleri tüm kazançları kaybetmiş oldu.

Endekslerdeki sert düşüş cuma günü ABD'de açıklanan makro ekonomik verilerin ülkede faiz artırımı olasılığını yükseltmesiyle başlamıştı.

Son iki işlem gününde Dow Jones Sanayi Endeksinin kaybı yüzde 7'yi bulurken, Standard & Poor's 500 Endeksi yüzde 6,1 ve Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 5,7 değer kaybetti.

Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın aralık ayı sonunda yürürlüğe koyduğu vergi indirimi yasasına ve geçen ay ABD'li şirketlerin olumlu gelen bilançolarına dikkati çekerek, bu nedenle ocak ayında New York borsasının çok hızlı yükseliş kaydettiğini, ancak son iki işlem günündeki düşüşlerin borsada düzeltme nedeniyle kaynaklandığını belirtti.

(Anadolu Ajansı, 6 Şubat 2018)

 

Pentagon Sözcüsü: IŞİD Dışında Bir Şeye Odaklanan Türkiye de Olsa Desteği Keseriz

Pentagon Sözcüsü Eric Pahon, ABD askerlerinin Türkiye'nin Afrin'den sonraki hedef olarak açıkladığı Menbiç'ten çekilme gibi bir planı olmadığını ifade ederken 'Türkiye ile çatışma olmaması için temasların sürdüğünü' aktardı.

Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Pahon, Afrin'e yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'nın IŞİD'e karşı kazanımlardan bazılarının kaybedilmesine neden olabileceğini aktardı.

Pahon'un açıklamaları özetle şöyle:

Türklerin Afrin’den Menbiç’e geçmeyeceğini umuyoruz. Bu konuda gerçekten kaygılıyız. Bunun DEAŞ ile mücadeleyi raydan çıkarma potansiyeli var. Bu, bugüne kadar ortaya koyduğumuz çalışmanın büyük ölçüde dikkatini dağıtacak bir şey. Türkiye’nin terörizm ve sınırlarındaki terör grupları konusunda ciddi kaygıları olduğunu anlıyoruz. Bunun tamamen farkındayız. Türkiye ile elimizden geldiği ölçüde birlikte çalışıyoruz ancak bu operasyon (Zeytin Dalı) IŞİD'e karşı kazanımlarımızın bir kısmını kaybetmemize neden olacak bir potansiyel taşıyor.

Türkiye’nin operasyonu Menbiç’i kapsayacak şekilde genişletme olasılığını ne kadar yüksek görüyorsunuz?

Şu anda bunun olmaması ve gerilimin düşürülmesi için Türkiye ile görüşmelerimiz sürüyor.

CENTCOM Komutanı Votel, Menbiç’ten çıkma niyetiniz olmadığını açıkladı. Bu konudaki kararlılık devam ediyor mu?

Bu şu anda planladığımız bir şey değil.

Türk ve ABD’li askerler arasında bir çatışma riski var mı? SDG ya da Menbiç Konseyi saldırıya uğrarsa ABD onları savunur mu?

Türkiye bir NATO müttefiki ve 1950’lerin ortasından beri ilişkimizde Türk askeriyle herhangi bir çatışmamız yok. Bunun bu şekilde devam etmesini temenni ediyoruz. Hükümetlerimiz bunun olmaması için her seviyede temasta.

Afrin’de Öcalan posterleri gördük. Rakka’nın DEAŞ’tan kurtarılmasının ardından da benzer görüntüler yaşandı. Böyle bir durumda ortaklarınızla ne konuşuyorsunuz?

PKK, ABD için yabancı bir terör örgütüdür. Ne PKK’yı ne de onunla aynı hizadakileri destekliyoruz. Bizim birlikte savaştıklarımız güvenlik taramasından geçmiş Suriye muhalefetinin üyeleri. Eğer bu birimler IŞİD dışında bir şeye odaklanmaya karar verirlerse – ki bu Türkiye de olabilir, rejim de olabilir – destekleri kesilir.

(Sputnik Türkiye, 6 Şubat 2018)

 

ABD, Lübnan Ordusuna 8 Adet M2 Bradley Hibe Etti

ABD tarafından Lübnan ordusuna hibe edilen 8 M2 Bradley askeri personel taşıma aracı, Lübnanlı yetkililere teslim edildi.

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, uzun menzilli silahı olan 8 adet M2 Bradley askeri personel taşıma aracının, Beyrut Limanı'nda Lübnanlı yetkililere teslim edildiği belirtildi.

Gelecek aylarda askeri yardımların devam edeceği vurgulanan açıklamada, yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki askeri yardım paketinin üçüncü bölümünü kapsayan 8 M2 Bradley askeri personel taşıma aracının, Lübnan ordusuna, ülkesini savunmak için yeni yetenekler ve güç katacağı ifade edildi.

Açıklamada, askeri yardımların, Amerikan ve Lübnan halklarının ortak menfaatleri, Lübnan'ın istikrar ve güvenliğine ilişkin ortak hedefleri amacıyla yapıldığı vurgulandı.

'Lübnan, ABD'den En Fazla Askeri Yardım Alan Beşinci Ülke'

Lübnan ordusuna en fazla askeri yardım yapan ülkelerin başında ABD geliyor.

ABD, 9 Ekim 2017 iki adet ve 31 Ekim'de de iki adet olmak üzere toplam dört adet A-29 Süper Tucano saldırı uçağını, 14 Ağustos 2017'de ise uzun menzil silahı olan 8 adet M2 Bradley askeri personel taşıma aracı, 10 adet cephane taşıma aracı ve çok sayıda mühimmatı ve 5 Mayıs'ta 800 ağır makinalı silah ve 320 mürettebat silahını, Lübnanlı yetkililere teslim etmişti.

ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Elizabeth Richard, geçen sene yaptığı bir konuşmada, "Lübnan, ABD'den en fazla askeri yardım alan beşinci ülke konumuna geldi." ifadelerini kullanmıştı.

Lübnan ordusu, 2006 yılında İsrail ile Lübnan arasında yaşanan savaştan bu yana ABD'den, 1,5 milyar dolardan fazla askeri yardım aldı.

(Anadolu Ajansı, 6 Şubat 2018)

 

Koalisyon Görüşmeleri Bir Gün Daha Uzatıldı

Almanya'da Hristiyan Birlik ile Sosyal Demokratlar bitirilmesi beklenen koalisyon görüşmeleri bir gün daha uzatıldı. Parti temsilcilerine göre görüşmelerde iyimser bir hava var ve taraflar sonuca yakın.

Almanya'da Hristiyan Birlik (CDU/SDU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki koalisyon görüşmelerine Salı günü devam edilecek. Taraflardan yapılan açıklamalara göre 'büyük koalisyon' adı verilen hükümetin kurulması konusunda iyimser bir hava var ve heyetler son bir kaç konuda uzlaşmaya varmak için çaba gösteriyor.

Normal koşullarda Pazar günü sona ermesi gereken müzakereler bir gün uzatılmıştı. Ancak parti temsilcileri bu uzatmanın da yeterli olmadığı ve biraz daha zamana ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Eylül ayında yapılan seçimlerin ardından başlatılan farklı koalisyon görüşmelerinden bugüne kadar sonuç alınamamıştı.

SPD Parlamento Grup Başkanı Andrea Nahles, Pazartesi günkü görüşmelere geçilmeden önce müzakereleri kastederek "İşe yarayacak" dedi.

CSU'nun üst düzey isimlerinden Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Gerd Müller de iyimser bir dil kullanarak "Bu kez olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

"Salı Günü Son Şekli Verilecek"

Rheiniche Post gazetesinin SPD kaynaklarına dayandırdığı haberine göre CDU lideri Başbakan Angela Merkel, SPD lideri Martin Schulz ve SDU lideri Horst Seehofer Salı günü koalisyon anlaşmasına son şeklini vermek istiyor. Parti temsilcilerinin verdiği bilgiye göre tarafların uzlaşması gereken iki başlık kaldı: sağlık hizmetleri ve çalışma reformu.

Salı gecesi uzlaşmaya varılmasını bekleyen CDU Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner, sağlık ve çalışma reformunun yanı sıra bütçe ve dış politikada da uzlaşmaya varılamadığını kaydetti.

Avrupa Birliği politikası konusundaki görüşmeler ise sona erdi. SPD lideri Schulz'un Twitter'dan yaptığı paylaşıma göre Sosyal Demokratlar Avrupa politikası konusunda masadan memnun ayrıldılar. Schulz sosyal medya hesabından anlaşmanın "Euro bölgesi için daha fazla yatırım ve yatırım bütçesi ile zorunlu kemer sıkma politikalarına son verilmesini" öngördüğü bilgisini paylaştı.

SPD seçim kampanyası boyunca seçmenlere Avrupa Birliği'nde reform yapılması sözü vermişti. Schulz, SPD'nin "daha iyi ve adil bir Avrupa" için çalışacağı vaadinde bulunmuştu. Ancak bu vaatler seçmende tam olarak karşılık bulamamış ve SPD seçimlerde yüzde 20,5'le 1949'dan bu en düşük oy oranını almıştı.

İki partiye de destek azalıyor

Alman siyasi araştırma kuruluşu INSA'nın Pazartesi günü yayınladığı bir ankete göre SPD'ye destek azalmaya devam ediyor. Anket sonuçlarında SPD'nin oy oranı yüzde 17 seviyesinde. Aynı ankete göre seçimlerden bu yana yüzde 3 oranında oy kaybeden Hristiyan Birliğe destek ise yüzde 30,5 civarında. Bu koalisyon kurmayı hedefleyen iki partinin yüzde 50'den fazla desteğe sahip olmadığı anlamına geliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 6 Şubat 2018)

 

Londra’da Brexit Görüşmelerinde Net Mesajlar

Brexit müzakerelerinde İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki görüşmeler devam ediyor. AB Baş Müzakerecisi Michel Barnier İngiltere’nin başkenti Londra’daydı.

İngiltere Başbakanı Theresa May ve Brexit Bakanı David Davis’le görüştü.

Toplantı sonrası müzakerenin iki tarafı, Barnier ve Davis ortak bir basın açıklaması yaptı. Konuk Michel Barnier’in mesajı netti: “Artık İngiltere’nin bir seçim yapma zamanı geldi.”

Barnier şu şekilde konuştu: “Söyleyebileceğim yegane şey: Eğer bir gümrük birliği olmayacaksa ve İngiltere ortak pazarın dışına çıkacaksa; ticarette mal ve hizmetlerin dolaşımında karşınıza engeller çıkacaktır ve artık bu konularda İngiltere’nin bir seçim yapma zamanı geldi.”

AB baş müzakerecisi Barnier’e göre İngiltere gelecekteki konumunu netleştirmeli. ‘

İngiltere’nin Brexit bakanı David Davis ise Mart’ta gerçekleşecek AB zirvesine kadar bir anlaşmaya varılabileceğinden eminim diyerek karşılık verdi Barniye’ye.

Bu hafta için Londra’da başlayan görüşmeler Brüksel’de devam edecek.

(Amerika’nın Sesi, 6 Şubat 2018)

 

AB'den Batı Balkanlara Genişleme Planı

Avrupa Birliği, yeni bir genişleme sürecine hazırlanıyor. Batı Balkanlara açılmaya hazırlanan Birlik, 2025 yılına kadar üye sayısını artırmayı hedefliyor.

AB Komisyonu, genişleme planları çerçevesinde Batı Balkan Stratejisi'ni bugün açıklamaya hazırlanıyor. AB, 2025 yılına kadar Balkanların batısından Birliğe yeni üyeler kabul edilmesini planlıyor. Listenin ilk sıralarında ise Sırbistan ve Karadağ var. AB'nin Batı Balkan bölgesinde dört resmi adayı, iki de üye aday adayı bulunuyor. Peki bu ülkeler hangileri?

Resmi Adaylar

Sırbistan: Yedi milyonun üzerinde nüfusu olan Sırbistan, Mart 2012'den bu yana AB'ye resmen üye adayı. Sırbıstan'ın iki yıl boyunca Kosova sorunu nedeniyle AB'ye katılım müzakarelerine başlaması mümkün olmadı. Belgrad, eskiden Sırbistan'a bağlı olan Kosova'nın bağımsızlığını kabul etmiyor. Ancak öte yandan Kosovalılarla AB'nin arabuluculuğunda ilişkilerin normalleştirilmesi için görüşmeler yürütülüyor. Brüksel, şimdiye kadar 35 fasıldan Sırbistan'ın AB kriterlerine uyduğunu düşündüğü 12 başlığı açtı. Ancak sadece bilim ve eğitim alanlarında müzakereler geçici olarak tamamlandı.

Karadağ: Nüfusu 640 bin civarında. AB'ye 2010 yılından bu yana üye adayı olan Adriyatik'teki bu küçük Balkan ülkesi, müzakerelere iki yıl önce başladı. Karadağ'la AB arasında şimdiye kadar 30 müzakere başlığı açıldı. Bilim, eğitim ve dış ilişkiler olmak üzere üç başlıkta ise müzakereler geçici olarak tamamlandı. AB yolunda ilerlemeye devam eden Karadağ, geçen Haziran ayında da NATO üyesi olarak kabul edildi.

Makedonya: Nüfusu iki milyonun üzerinde. AB'ye 2005 yılının sonunda üye adayı olan Makedonya, katılım müzakerelerine Yunanistan'la yaşadığı isim tartışması nedeniyle başlayamıyor. Müzakereleri bloke eden Atina, kuzeyindeki komşusunun Yunanistan sınırları içinde yer alan ve Makedonya olarak adlandırılan bölgede hak iddia etmesinden korkuyor. Makedonya, Birleşmiş Milletler'e de "Eski Yugoslavya Makedonya Cumhuriyeti" adıyla üye. NATO üyeliğini de engelleyen isim tartışmasına BM'nin arabuluculuğunda çözüm aranıyor.

Arnavutluk: Nüfusu 2 milyon 900 bin civarında. Haziran 2014'te AB'ye üye adayı olan Arnavutluk, müzakerelere daha başlayamadı. Arnavutluk'la ön görüşmeler devam ediyor. Komisyon, bu küçük Balkan ülkesinden yönetim, yargı ve hukuk devletine bağlılık konularında reformlar bekliyor. Arnavutluk, 2009 yılından bu yana ise NATO üyesi.

Potansiyel Adaylar

Bosna Hersek: Nüfusu yaklaşık 3 milyon 800 bin olan Bosna Hersek'e üye adaylığı statüsü için 2003 yılında ışık yakılmıştı. Ancak Bosna Hersek'e adaylık statüsü hala verilmedi. AB ile imzaladığı Ortaklık Anlaşması ise 2015 yılında yürürlüğe girdi. Bosna Hersek 2016 yılında da AB'ye katılım için resmi başvuruda bulundu. Ancak ülkede Hırvatlar, Müslümanlar ve Sırpların siyasi temsilcileri arasında sorunlar yaşanıyor. Bu sorunlar da ekonomik ve toplumsal reformlar yapılmasını engelliyor.

Kosova: Nüfusu 1 milyon 900 bin civarında olan Kosova'da Arnavutlar çoğunluğu oluşturuyor. Sırbistan'dan ayrılarak 2008 yılında tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Kosova'yı ülke olarak şimdiye kadar sadece beş AB ülkesi tanıdı: Yunanistan, Romanya, Slovakya, İspanya ve Kıbrıs. Sırbistan'la yaşanan gerginliğin tırmanmasını önlemek için AB, 2013 yılında taraflar arasında bir normalleşme sağlanması için arabuluculuk yaptı. Kosova ile AB arasında imzalanan Ortaklık Anlaşması da 2016'da yürürlüğe girdi.

(Deutsche Welle Türkçe, 6 Şubat 2018)

 

Almanya'da PKK Skandalı

Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Ocak tarihinde Suriye'nin kuzeyinde yuvalanan terör örgütü PKK'nın Suriye kanadı YPG'yi Afrin'den temizlemek için başlattığı operasyona başarıyla devam ediyor.

1000'e yakın teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte terör yandaşları öldürülen teröristler için protesto düzenliyor.

PKK Sempatizanları Meclisin Önünde

Almanya'da terör örgütü PYD/PKK yandaşları başkent Berlin'deki Federal Meclisi önünde çadır açarak, Afrin operasyonuna karşı propaganda yaptı.

Terör örgütü yandaşlarının Almanya'da yasaklanan Öcalan posterlerini kullanmamaları ancak PYD/PKK'nın uzantısı YPG'nin paçavralarını çadıra asmaları dikkati çekti.

Polis Müdahale Etmedi

Alman Meclisinde muhalefette bulunan Sol Parti'nin desteklediği PYD/PKK yandaşlarına polisin müdahale etmediği görüldü.

Terör örgütünün çadırına davet edilen Almanlar ve diğer ziyaretçilere Türkiye karşıtı broşürler dağıtıldı. PYD/PKK yandaşları Zeytin Dalı Harekatı'na ve Almanya'nın Türkiye'ye silah satışına karşı destek talep etti.

(Sabah, 6 Şubat 2018)

 

Kazakistan'da Özbekistan Yılı 15 Mart'ta Başlıyor

Kazinform Kazakistan'da Özbekistan yılının açılış tarihini belirtti.

Kazakistan'ın Özbekistan Büyükelçisi Erik Utembayev’in girişimiyle, Özbekistan Ulusal "Uzbekkino" Ajansı Genel Müdürü Furkat Zokirov ile bir görüşme gerçekleştirildi.

Büyükelçi, Kazakistan’da Özbekistan Yılının resmi açılışı, Orta Asya liderlerinin 15 Mart 2018'de Astana'da planlanan zirve görüşmesi sırasında düzenleneceğini dedi ve bu çerçevede Astana, Almatı ve büyük şehirlerde Özbekistan sineması Günleri organize etmeğin mümkünlüğünü dikkate sunudu. Bu bağlamda, Özbekistan Ulusal "Uzbekkino" Ajansı Genel Müdürü Furkat Zokirov etkinliğe katılmaya hazır olduğunu belirtti ve film projeleri üzerinde birlikte çalışma fırsatı bekleriz söyledi. Görüşme sonunda, Kazakistan Cumhurbaşkanının Rus ve Özbek dillerinde basılan Halka sesleniş broşürü Özbek tarafına takdim edildi.

(Kabar, 6 Şubat 2018)

 

İşgalciler Kırım’da Cami Yıkıyor

Rusya tarafından işgal edilen Kırım, Akmescit’te Kırım Tatarları, konut kompleksi inşaatı için evlerinin ve camilerinin yıkımını protesto ederek açlık grevine başladı.

İşgalci yerel yönetim Akmescit, Strelkovaya sokağına konut kompleksi inşaat etmek için burada bulunan evleri ve camiyi yıkmaya karar verdikten sonra Kırım Tatarları protesto eylemi düzenlemeye karar verdi. Eylemcilerden biri olan Rinat Şaymardanov, kendi evlerini ve camiyi korumak isteyen Kırım Tatarlarının bu yönde karar almak zorunda kaldığını dile getirerek, “(Sözde) Kırım yönetiminin keyfi davranışlarını protesto etmek için toplu açlık grevine başladığımızı ilan ediyoruz.” dedi. Strelkovaya sokağında 42 Kırım Tatar ailesi yaşıyor. 2005 yılında buraya yerleşen aileler hala toprakları için gerekli belgeleri elde edememiş durumda. Şimdi ise işgalciler buraya 9 bin dairelik “Krımskaya Roza” (Kırım Gülü) isimli bir konut kompleksi inşa etmeyi planlıyor. “Toprak protestosu alanları” katılımcıları, 10 yıldan uzun bir süre toprak hakları için mücadele eden Kırım Tatarlarına arazi tahsisi ile ilgili meselelerin çözülmesini talep ediyor. Bilindiği gibi Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kırım Tatarlarının toprak protestosu düzenlediği alanlarda kurulan kulübeler yıkıldı, işgalciler Kırım Tatarlarına toprak tahsis edileceği vaadinde bulunarak yıkımlarını meşru göstermeye çalıştı.

(QHA, 6 Şubat 2018)

 

Büyükelçi Kanbay, KKTC'de Yeni Hükümeti Kutladı

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, KKTC'de erken milletvekilliği seçimleri sonrası Tufan Erhürman liderliğinde 4 partinin koalisyonu ile kurulan hükümeti kutladı.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, 7 Ocak'ta erken milletvekilliği seçimlerinden sonra Tufan Erhürman liderliğinde 4 partinin koalisyonu ile kurulan hükümeti kutladı. Büyükelçi Kanbay, Başbakan Binali Yıldırım’ın kutlama mesajını da KKTC Başbakanı Tufan Erhürman’a sundu. Büyükelçi Kanbay, zarfı teslim ederken, “Size güzel çalışmalar temenni ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her zaman yanınızda olacağını, yapılacak güzel çalışmalarda en büyük destekçinizin bizler olacağını ifade ediyoruz” dedi.

Başbakan Erhürman ise, Türkiye ile işbirliğini sürdüreceklerine vurgu yaparak, Türkiye ile ilişkilerin yaşamsal önemde olduğunu belirtti. Erhürman, “Türkiyle ile ilişkileri bu dönemde de en iyi düzeyde sürdüreceğimizden eminim. Bu konuda azami gayret göstereceğiz, işbirliği içinde tüm çalışmalarımızı sürdüreceğiz’ ifadelerini kullandı.

(İHA, 6 Şubat 2018)

 

Başbakan Tufan Erhürman’ın Başkanlığı’nda Gerçekleşecek İlk Bakanlar Kurulu Toplantısı

4’lü koalisyon hükümetinin ilk Bakanlar Kurulu toplantısı bugün yapılacak.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, Halkın Partisi, Toplumcu Demokrasi Partisi ve Demokrat Parti Dörtlü koalisyonunun ilk Bakanlar Kurulu toplantısı bugün gerçekleştiriliyor. Başbakan Tufan Erhürman Başkanlığı’ndaki Bakanlar Kurulu, çalışmalarına saat 10.00’da başlayacak.

Toplantıda, hükümet programı ele alınacak.4’lü koalisyon hükümetinin bakanları; daha önce de Başbakanlıkta bir araya gelmişti. Hükümet programının ele alındığı toplantıda, programının hazırlanması için görev dağılımı yapılmıştı.

(Kıbrıs Son Dakika, 6 Şubat 2018)

 

Avrupa Parlamentosu’ndaki EFA, Azınlığın Ekonomik Kalkınması Talebine Destek Verdi

Avrupa Parlamentosu’nda (AP) grubu bulunan Avrupa Hür İttifakı (EFA) DEB Partisi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı azınlığın ekonomik olarak desteklenmesi çağrısına, destek açıklaması yayınladı.

EFA açıklamasında; Yunanistan hükümetinden azınlık için önlem almasını istedi. Konuyla ilgili olarak EFA’dan yapılan açıklama şöyle:

“Yunanistan İstatistik Kurumu, Batı Trakya bölgesinin Yunanistan’da en yoksul bölge olduğunu beyan etti. Batı Trakya bölgesi ayrıca 150.000 Müslüman Türk’ün yaşadığı yerdir. Azınlık onyıllardan beri ayrımcılıkla yüzleşmektedir. Bu ayrımcılık hergün kendini göstermekte olduğundan, azınlık mensupları iş arayışı için evlerini terketmekte, böylece yetersiz ekonomik gelişme süpriz sayılmamaktadır. EFA, üyesi olan Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisini, güçlü şekilde desteklemektedir – Yunan Hükümetinden acilen somut icraatlarla, Batı Trakya ve Yunanistan’ın geri kalanıyla arasındaki bu çok büyük ekonomik uçurumu azaltmasını istemektedir.”

(Gündem Gazetesi, 6 Şubat 2018)

 

NI: Rus AK-130 Donanma Topu En İyilerden Biri

Amerikan National Interest (NI) dergisi, 130 mm AK-130 donanma topunun, modern topçu silahlarının en iyi örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Dakikada 80 atış yapabilen AK-130'un menzili 23 km, ağırlığı da 100 tonu geçiyor. Ayrıca her bir merminin ağırlığı da 33 kilo.

AK-130'un 180 mermi taşıdığını belirten NI, Amerikan muadili tek namlulu Mk 45'in 9 kat daha az mermi taşıyabildiğine dikkat çekti.

Derginin ‘canavar' dediği AK-130'un İkinci Dünya Savaşı sonrası geliştirilmeye başladığı belirtildi. Sovyetler Birliği'nin 1950'lilerde daha etkili silah geliştirmeye çalıştığı ama dönemin Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikita Kruşçev'un 76 mm'den büyük top üretimine yasak getirdiği hatırlatıldı.

AK-130, 1985 yılında ordunun hizmetine teslim edilmişti.

(Sputnik Türkiye, 6 Şubat 2018)

 

Rusya: Suriye’deki Her Türlü Silahlı Eyleme ve Provokasyonlara Son Verilmeli

Rusya’nın Suriye’deki ateşkes izleme merkezi, çatışan taraflara, her türlü silahlı eylem ve provokasyonlara son vererek gerilimi azaltma bölgeleriyle ilgili anlaşmaya uyma çağrısında bulundu. Açıklamada, "Rusya'nın ateşkes izleme merkezi bir kez daha çatışmanın tüm taraflarını, her türlü silahlı eylem ve provokasyonlara son vermeye ve Suriye'de gerilimi azaltma bölgelerinin oluşturulması anlaşmasının şartlarına kesinlikle uymaya çağırıyor" dendi.

Rus askerlerin, eyaletlerin ulusal uzlaşı komitelerinin toplantılarına katılmaya devam ettiği, bölgelerin insani ve altyapı sorunlarının çözümüne ve sığınmacıların evlerine geri dönmesi için gereken şartların oluşturulmasına yardımcı olmaya çalıştığı ifade edildi.

(Sputnik Türkiye, 6 Şubat 2018)

 

Eski Hollanda Dışişleri Bakanı: Ruslarla ve Türklerle Aramız İyi Değil, Bu Yalnızlaşmaya Doğru Gider

Eski Hollanda Dışişleri Bakanı Ben Bot, "Türklere ihtiyacımız var. Ruslar ve Türklerle aramız iyi değil. İngilizlerle de Brexit yüzünden iyi değiliz. Belli bir süreden sonra bu yalnızlaşmaya doğru gider" yorumunu yaptı. Bot, tarafsız bir uluslararası arabulucunun Türkiye ve Hollanda'yı yeniden masa başına getirmesi gerektiğini söyledi.

Eski Hollanda Dışişleri Bakanı Ben Bot, Hollanda'nın, Ankara'ya dönüşü istenmeyen büyükelçisini resmen geri çekmesine ilişkin, "Avrupa Birliği'nde (AB) sadece Hollanda'nın Türkiye ile ilişkilerinin kötü olması kabul edilemez" ifadesini kullandı.

Dışarıdan Birisi İki Ülkeyi Masa Başına Getirmeli

Hollanda'nın De Telegraaf gazetesinde çıkan habere göre, 2003-2007 yılları arasında Hollanda Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Ben Bot, Birleşmiş Milletler (BM), NATO ya da AB gibi dışardan birisinin iki ülkeyi tekrar masa başına getirmesi gerektiğini savundu.

(Sputnik, 6 Şubat 2018)

 

ABD ve Rusya'dan 'Suriye'de Kimyasal Silah Kullanımı' Atışması

ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Rusya'yı BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'de kimyasal silah kullanımına son verme çabalarını engellemekle suçladı. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Haley, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'de kimyasal silah kullanımının görüşüldüğü oturumda, geçtiğimiz pazar günü yine kimyasal silah kullanıldığına ilişkin haberler geldiğini ve klorin gazından etkilenen kurbanların hastanelere akın ettiğini söyledi.

Suriye rejiminin kendi halkına karşı kimyasal silah kullanmaya devam ettiğini belirten Haley, '' Rusya'nın Suriye'de kimyasal silah kullanımının son bulmasına ilişkin çabalarımızda bizi sil baştan en başa döndürmesi tam bir trajedi'' dedi.

Rusya'yı, Suriye'deki klorin gazı kullanıldığı belirtilen kimyasal silah saldırısını kınayan BM Güvenlik Konseyi açıklamasının kabul edilmesini geciktirmekle suçlayan Haley, Doğu Guta'da klorin gazı kullanımından etkilenen onlarca mağdur ve yeterli derecede kanıt olduğunu, rejimin dün de dahil son haftalarda birçok kez klorin gazı kullandığına dair haberler aldıklarını söyledi.

Rusya’dan Kimyasal Silah Kullanımını Kınayan Cevap

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Suriye'de her türlü kimyasal silah kullanımını kınadıklarını ve BMGK'da bu yönde bir açıklamanın kabul edilmesine hazır olduklarını ancak soruşturma yapılmadan doğrudan rejimi suçlayan bir açıklamayı kabul etmeyeceklerini söyledi.

Nebenzia, Suriye'de kimyasal silah kullanımı iddialarını soruşturacak tarafsız, güvenilir ve profesyonel bir mekanizma istediklerini ifade etti.

Bu Barbarca Eylemlerin Sorumluları Kim Olursa Olsun Cezalandırılmalı

Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi François Delattre ise Suriye'de defalarca kimyasal silah kullanıldığına dikkati çekerek, ''Bu barbarca eylemlerin sorumluları kim olursa olsun cezalandırılmalı ve sorumlular bulunmalı. Uluslararası toplumun sorumluların hesap vermesi konusundaki eylemlerinin engellenmesi kabul edilemez.'' dedi.

İngiltere'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jonathan Allen ise Suriye rejiminin kimyasal silah kullanarak sadece kendi halkına değil uluslararası topluma da saldırdığı değerlendirmesinde bulundu.

(Haber Türk, 6 Şubat 2018)

 

Çin'den Füze Savar Denemesi

Çin, füze savar sistemi denemesi gerçekleştirdiğini açıkladı. Denemenin savunma amaçlı yapıldığı ve hiçbir ülke ya da bölgeyi hedef almadığı belirtildi.

Çin, başarılı bir füze savar sistemi denemesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

Çin Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, dün Çin sınırları dahilinde füze savar sistemi teknolojisinin kullanıldığı başarılı bir savunma tatbikatı gerçekleştirildiği belirtildi.

Denemenin beklenen hedefe ulaştığı vurgulanan açıklamada, söz konusu tatbikatın tamamen savunma amaçlı olduğu ve hiçbir ülke ya da bölgeyi hedef almadığı ifade edildi. Açıklamada diğer detaylara ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Pekin yönetimi, ABD'nin Kuzey Kore balistik ve nükleer tehdidine karşı Güney Kore'de konuşlandırmaya başladığı THAAD'a (Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması) karşı yeni silahlar deneyeceğini açıklamıştı.

(Anadolu Ajansı, 6 Şubat 2018)

 

Çin: Kimyasal Silah Kullanımı Kesinlikle Kabul Edilemez

Çin'in BM'deki Daimi Temsilci Yardımcısı Wu Haitao, Suriye'deki kimyasal silah sorununu soruşturmak amacıyla yeni kurulan mekanizmanın, gerçeği bulmak ve Suriye'de benzer bir olayın tekrarlanmasına engel olmak için büyük önem taşıdığını söyledi.

Wu, dün BM Güvenlik Konseyi'ndeki oturumda yaptığı konuşmada, Çin'in Suriye'deki iki kimyasal silah tesisini denetim ve imha çalışmalarında kaydedilen ilerlemeleri olumlu karşıladığını belirtti. Wu, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün Suriye hükümetiyle iş birliği yapmaya devam etmesini destekleyeceklerini ifade etti.

Wu, Çin'in Suriye halkının kimyasal silah kullanımı yüzünden çektiği acıdan büyük üzüntü duyduğunu ve kimyasal silah kullanımına dair hiçbir eylemin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Basında yer alan bazı haberlerde, Suriye'de zehirli kimyasal maddelerin silah olarak kullanıldığından şüphelenildiği yazılmıştı. Wu, Çin'in bu konuyu ilgiyle takip ettiğini ve ilgili taraflardan bu olayı bir an önce aydınlatmasını beklediğini kaydetti.

Wu, Çin'in kimyasal silah kullanımı konusunda her zaman net bir tutum sergilediğini ve bir ülke, örgüt veya kişinin herhangi bir amaçla kimyasal silah kullanmasına kesinlikle karşı çıktığına dikkat çekti.

Wu, Çin'in Suriye'deki olay hakkında kapsamlı, objektif ve adil bir soruşturma yapılmasını desteklediğini dile getirdi. Wu, kısa süre önce Soçi'de yapılan Suriye Ulusal Diyalog Toplantısı'nda kaydedilen önemli gelişmelerin, Suriye'deki siyasi süreci hızlandırmada olumlu rol oynadığı gibi, Cenevre Barış Görüşmeleri'nin yeniden başlatılmasına da yardımcı olduğunu belirtti.

Wu, Çin'in Güvenlik Konseyi ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün Suriye'deki kimyasal silah sorununu çözmek için aracılık yapmaya devam etmelerini destekleyerek, yapıcı bir tavır ve müzakere yoluyla çözüm sağlanmasını beklediğini vurguladı.

(CRI Türk, 6 Şubat 2018)

 

Li Keqiang: Yabancı Dostlara Daha İdeal Bir Ortam Yaratacağız

Çin Başakanı Li Keqiang, dün başkent Beijing'deki Büyük Halk Toplantı Sarayı'nda Çin'de çalışan yabancı uzmanları kabul etti.

Li Keqiang, Çin'in geleneksel festivali Bahar Bayramı'nın yaklaşması vesilesiyle Çin hükümeti adına uzmanlara bayram dileğini iletti.

Li, 2017 yılında Çin ekonomisindeki büyümenin yüzde 6,9 olarak gerçekleştiğine ve Çin ekonomisinin dünya ekonomisine katkı oranının yüzde 30'u geçtiğine dikkat çekti.

2017 yılında ekonomik yapının iyileşmeye devam ettiğini ve artan tüketimin ülke ekonomisine yaklaşık yüzde 60'lık katkıda bulunduğunu dile getiren Li, 13 milyon 500 bin kişinin daha istihdam edildiğini kaydetti. Li, yeni gelinen noktada yeni kalkınma anlayışında ısrar edileceğini, arz yanlı yapısal reformun derinleştirileceğini, modern bir ekonomik sistemin oluşturulacağını ifade etti. Li, 2018 yılında Çin'in reform ve dışa açılma politikasını uygulamaya başlamasının 40. yıldönümü vesilesiyle, reformu kapsamlı şekilde ilerletmeye devam ederek, dışa tamamen açık yeni bir yapının oluşumunu hızlandıracağını söyledi.

Li ayrıca, yetenekli yabancı personeli çekmek amacıyla daha aktif bir politika uygulanarak, Çin'de çalışan ve yaşayan yabancı dostlara daha uygun bir ortam sağlanacağını ve daha kaliteli hizmet sunulacağını vurguladı.

Vize ve ikamet başvurularını kolaylaştırmayı amaçlayan uygulamaların da getirileceğine işaret eden Li, yabancı uzmanlardan Çin'in gelişmesine daha fazla öneri ve fikir getirmelerini beklediğini belirtti.

Görüşme sırasında yabancı uzmanlar, Çin'in ekonomik büyüme tarzının dönüşmesi ve kaliteli büyümesi, "Made in China 2025" stratejisi, yaratıcı personelin yetiştirilmesi ve eğitim reformu ile çevre koruma gibi konular hakkında fikir ve önerilerini paylaştılar.

(CRI Türk, 6 Şubat 2018)

 

ABD'den 'Irak'tan Asker Çekiyor' İddialarına Yanıt

ABD, DEAŞ'a karşı yürütülen operasyonların azalması üzerine Irak'taki kuvvet bileşiminde çatışma gücünden asayiş gücüne doğru bir değişim yapacağını açıkladı.

Başta Associated Press (AP) olmak üzere birçok medya kuruluşunun ABD'nin Irak'tan bir kısım kuvvetlerini çekeceği yönünde haber geçmesi üzerine, Birleşik Görev Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu (CJTF-OIR) kurumundan açıklama yapıldı.

Yazılı açıklamada, "Musul'un alınmasına müteakip elde edilen başarılardan dolayı Koalisyon, Irak'taki odağını çatışma operasyonlarından, DEAŞ'a karşı askeri kazanımlarını korumaya çeviriyor." ifadesi kullanıldı. DEAŞ’ın Irak ve Suriye’de elinde bulundurduğu toprakların yüzde 98’ini kaybettiği hatırlatılan açıklamada, Koalisyon komutanlarının, DEAŞ’ın tekrar terör saldırıları eksenli çatışma yöntemlerine döneceğini değerlendirdikleri belirtildi. 2018'de Koalisyon kuvvetlerinin bileşiminin tekrar ayarlanması açısından kritik bir yıl olacağı belirtilen açıklamada, "Koalisyonun Irak'taki varlığı şartlara bağlı, ihtiyaca orantılı ve Irak hükümeti ile koordinasyonla devam edecek." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada sözlerine yer verilen Koalisyonun Harekat Direktörü Tuğgeneral Jonathan Braga, "DEAŞ'a kalıcı bir mağlubiyet vermek üzere Koalisyon olarak Iraklı ortaklarımızla danışarak kuvvetlerimizi değiştireceğiz. Düşmanın halen saldırı faaliyetleri yapabileceği ve dünya çapında saldırı planlama ve bu konuda azmettirme kabiliyetine sahip olduğu konusunda açığız. OIR'ın (koalisyon) kuvvet bileşimini zamanla göreve en uygun şekilde değiştirmesine rağmen Irak hükümetinin de onayı ile burada DEAŞ'a karşı ortaklarımızın yürüttüğü operasyonlara eğitim, destek ve donatma konusunda yeterli miktarda kuvvet bırakıyor olacağız." ifadesine yer verildi.

"Odaklanması Gereken Nokta Sayılar Değil"

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Eric Pahon ise konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, operasyonların azalması ile zaman içerisinde ABD'nin Irak'taki asker sayısında tedrici bir düşüş olacağını ancak burada bahsedilen noktanın sadece kuvvet değişimi olduğunu vurguladı.

Çatışmaların azalması ile Irak kuvvetlerine çatışmadan ziyade asayişe yönelik ihtiyaçlarına karşılık destek verilmeye devam edileceğinin altını çizen Pahon, şunları kaydetti:

"Burada odaklanması gereken nokta sayılar değil, burada söz konusu olan Irak'taki askeri varlıklar ve odak konusunda bir değişimdir. Burada önemli bir kuvvet azaltılmasından bahsetmiyoruz, genel olarak zaman içerisinde aşağı yönlü bir trend olacak ancak bu AP haberinin olduğunu iddia ettiği büyük bir çekilme değil."

(Anadolu Ajansı, 6 Şubat 2018)

 

Zarif: Trump, KOEP’ten Rahatsızdır

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif, Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Kapsamlı Ortak Eylem Planından (KOEP) rahatsız olduğunu ve onu ortadan kaldırmak için yollar bulmaya çalıştığını ve bundan dolayı KOEP ile ilgili olmayan konulara girmeye çalıştığını söyledi.

İran Televizyonuna açıklamada bulunan Zarif, ‘’Allah’ın inayeti ile İran bugün bölgenin en istikrarlı ve güvenli ülkesidir. İslami Devrim sonrası yetkililer halka dayandı ve halkın temsilcisi olarak kimsenin önünde eğilmedi’’ dedi.

Zarif KOEP ile ilgili, ‘’KOEP’in bundan daha iyi yazılmasının mümkün olmayacağını iddia etmiyorum, fakat KOEP ne bizim tam isteklerimiz nede karşı tarafın tam istekleri değildir’’ dedi. KOEP’in yazımında tarafların sınırlarının olduğunu ve bunların göz önünde alındığını ifade eden Zarif, Trump’ın cumhurbaşkanı olmadan önceden KOEP’ı yırtacağını fakat Başkan olduktan 390 gün sonra bile hala bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Amerikan yönetimleri özellikle yeni yönetiminin İran ile düşmanlıklarına değinen Zarif, ‘’Devrim sonrası İran’da yeni bakış açısı hakimdir ve bu düşmanlık da bundan dolayıdır’’ dedi. KOEP’in güvensizlik esasına göre yazıldığını ifade eden Zarif, ‘’Bu kadar uzun olan uluslararası bir anlaşma vardır, bu da tarafların bir birine güveni olmadığını göstermektedir. KOEP’te her şey detaylı şekilde kaleme alınmıştır’’ dedi.

Amerika’nın KOEP ile ilgili taahhütlerini iyi niyetle yerine getirmeyeceğini öngördüklerini ifade eden Zarif, Trump yönetiminin Obama hükümetinin tüm getirilerini yok etmeye çalıştığını fakat KOEP ile ilgili bunu şu ana kadar başaramadığını söyledi.

KOEP’in sadece nükleer mesele ile ilgili olduğunu ifade eden Zarif, ABD’nin KOEP ile ilgili gerçekleri değiştirmeye çalıştığını söyledi. İran’ın devrim sonrası tecavüze uğradığını belirten Zarif, o dönem tüm ülkelerin mütecavizi desteklediğini ve İran’ın savunma araçlarına ulaşmasını engellediklerini bundan dolayı kimsenin İran’a hangi savunma aracına sahip olup olmaması gerektiğini söyleyecek durumda olmadığını söyledi.

Zarif, ‘Biz silahlarımızın savunma amaçlı olduğunu ilan ettik. Biz kendi imkanlarımız ile ve kendi coğrafyamız için savunma silahları üretiyoruz. Biz hiçbir zaman başka ülkelere saldırı peşinde olmadık ve hatta savaş zamanında İran bölgesel güvenlik önerisi yapmıştır. Biz her zaman karşılıklı güven, nükleer silahlardan arındırılmış bölge önerileri yaptık’’ dedi.

Zarif, ‘’Bizim bu hususlarda konuşacak çok şeyimiz vardır fakat bize göre bölgeyi silah ambarına çevirenler bize neye sahip olup olmamamızı söyleyemezler’’ dedi.

Irak’taki Parlamento seçimlerine değinen Zarif, ‘’Irak halkı kendi geleceğini belirleyecektir. Bizim Irak’taki varlığımız her zaman Irak halkının seçimlerine saygı esasına göre olmuştur fakat maalesef komşularımız bu hususta yanlış yapmaktalar. Onlar başka ülkenin

Başbakanının ülkelerinde tutmakta, tekfirci gruplara destek vermekte ve bunlar da o komşularımıza güvenlik yaratmaz’’ dedi.

İran’ın etrafındaki ülkelerin diğer ülkelere bağlı olduklarını fakat güvenliklerinin de olmadığını belirten Zarif,’’ Burada iki görüş hakimdir. Birinci görüşe göre güvenlik halka dayanarak ve ülke iççinden, seçimlerle sağlanır, ikinci görüşe göre ise güvenlik satın alınabilir. İran’ın görüşüne göre güvenlik ülke içinden temin edilebilir’’ dedi.

Bazı İran komşularının tehlikede olduklarını göstermeye çalıştıklarını ifade eden Zarif, ‘’Bu ülkeler görünürde güçlü ülkeler tarafından desteklenebilir fakat bunlara saygı duymamaktalar, buna karşın İran temsilcileri nerede olursa olsun belki ona sert davranılabilir fakat saygı ile karşılaşır’’ dedi.

Yemen konusuna değinen Zarif, ‘’Yemen krizinin ilk gününden itibaren İran, çözüm yolunun 4 maddelik İran önerisine bağlı olduğunu belirtti. Arabistan ve BAE 3 yıllık politikalarının nefret ve ölümden başka sonucu olmadığını anlamalılar’’ dedi.

(İRNA, 6 Şubat 2018)

 

İran: Türkiye Afrin’e Saldırısını Durdurmalıdır

İran Dışişleri Bakanlığı resmi sözcüsü Behram Kasimi Türkiye rejimini Halep kırsalı Afrin Bölgesine bulunduğu saldırıya derhal son vermeye davet ederken, bunun bölge güvenliği ve istikrarının sabote edilmesine ilaveten teröristlerin yeniden Suriye’ye akın etmelerine yol açma tehlikesinden uyardı.

Kasimi bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında; Türkiye rejiminin Afrin’e saldırısına son vermesi ve Suriye ile ilgili tüm meseleleri Astana sürecinde izlemesiyle birlikte Rusya ve İran ile görüş alışverişinde bulunması gerektiğini ifade etti.

(SANA, 6 Şubat 2018)

 

İran'dan Nükleer Açıklaması!

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, nükleer anlaşmanın yeniden düzenlenmesi iddialarına ilişkin, "Biz, AB'den bu konuya ilişkin resmi bir istek almadık" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, haftalık basın toplantısında nükleer anlaşmanın yeniden düzenlenmesi ve ABD tarafından bir çalışma grubunun kurulması girişimi iddialarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kasimi, "Biz, AB'den bu konuya ilişkin resmi bir istek almadık. Yine de Amerika'nın kendi hayallerini başkalarının ağzından dillendirdiğini düşünüyoruz. Onların bu hayalleri gerçekleşmeyecek’’ dedi.

(Milliyet, 6 Şubat 2018)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1716-6-subat-ta-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1682 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)