Dış Basın | 19 Şubat 2018

|

19 Şubat'ta Dünya Bunları Konuşuyor!



Dünya basınında 19 Şubat 2018 tarihinde öne çıkan haberler ve uluslararası ilişkiler alanında sıcak gelişmeler...

 

Rusya'dan ABD’ye: Suriye'de Ateşle Oynamayın

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın ABD’nin Suriye’yi bölmeye yönelik eylemlerinden endişe duyduğunu söyleyip Washington’ı ateşle oynamamaya çağırdı.

Valday Tartışma Kulübü’nde konuşan Lavrov, ABD’nin Suriye’deki eylemlerinin ülkeyi bölmeye yönelik olduğunu ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmak için Kürtleri kullandığını söyledi.

Lavrov açıklamalarına şöyle devam etti: "Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik adımları endişeyle takip ediyoruz. Bunun nedeni ABD’nin sahada, özellikle de Fırat’ın doğusu ile Suriye’nin Irak- Türkiye sınırı arasındaki bölgedeki uygulamaya başladığı planları. Bana kalırsa ABD’li partnerlerimizin, Suriye’deki amaçlarının yalnızca IŞİD’le mücadele etmek ve ülkenin bütünlüğünü korumak olduğuna yönelik ifadelerinin net adımlarla doğrulanması gerekiyor. ABD’yi bir kez daha ateşle oynamamaya ve günümüz politikasının mevcut durumunun yarattığı ani ihtiyaçlar doğrultusunda değil Kürtler de dahil, tüm Suriye, Irak ve diğer bölge ülkelerinin halklarının uzun vadeli çıkarlarına dayalı adımlar atmaya çağırıyorum.”

Afrin’de Yaşananlara, ABD’nin Adımları Sebep Oldu

ABD’nin Suriye’de provokatif adımlar attığını vurgulayan Lavrov “Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya çalışıp PYD’yi de bu doğrultuda hareket edecek şekilde etkilediler, bu da Türkiye ile ilişkilerin daha da gerilmesine neden oldu. Afrin’de olanları biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Birileri, Kürtlerle İlgili Durumu Kendi Amaçları İçin Kullanmak İstiyor

Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığının uluslararası hukuk ile BM kararları çerçevesinde korunması gerektiğini kaydeden Lavrov, Kürtlerle ilgili durumun siyasi amaçlar için kullanılmaması ve Kürt faktörü üzerinden spekülasyon yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Lavrov "Daha önce de birçok kez bunun başlıca tutumumuz olduğunu, Kürt halkının asırlık ve büyük tarihleriyle uyumlu olarak, kendi gelenekleri, adetleri ile yaşamaya dair meşru amaçlarını kesinlikle desteklediğimizi söyledik.  Ancak bu arada Kürt halkının isteklerinin birileri tarafından, Kürtlerin ve bölgesel güvenliğin çıkarıyla hiçbir ilgisi olmayan kendi jeopolitik oyunları içinde kullanılmasını doğru bulmuyoruz" dedi.

Lavrov şöyle devam etti: "Afrin’le ilgili detaylara girmek istemiyorum. Gerginliğin artmaması ve Kürt faktörü üzerinden spekülasyon yapılmaması amacıyla Rusya ordusu ve Suriye hükümetinin uzun süre boyunca oradaki Kürtlerle temasları oldu. Maalesef Kürtlerin, kendi çıkarları ile ilgisi olmayan oyunlarda kullanılmasına yönelik girişimler gözlemliyoruz. Moskova olarak bu süreçlerde dahil olan tüm tarafları durup, bir şekilde çıkar dengesi çerçevesinde müzakere yapmaya çağırıyoruz.  Birileri üzerinden oyunlar oynayarak ve Kürtlerin istekleri üzerinden speküslasyonlar yaparak değil."

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Lavrov: ABD, Güçlerini El Tanf'tan Derhal Çekmeli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD'nin, Suriye'nin güneyinde yer alan El Tanf'taki güçlerini derhal çekmesi gerektiğini söyledi.

Lavrov, Valday Forumu'nda yaptığı konuşmada, ABD'nin, Suriye'nin Ürdün sınırı yakınında koruması altına alıp etki alanına çevirdiği bölgede, bir mülteci kampının yer aldığını belirttti. Lavrov, Rusya'nın, bu kampın militanların yeni savaşçıları yanlarına çekebilmeleri için zemin hazırladığına inandığını kaydetti.

ABD'nin güçlerini bu bölgeden geri çekmesi gerektiğini söyleyen Lavrov, "Bu alan (etki alanı) derhal kapatılmalı. Ayrıca mülteci kampına insani yardımların ulaştırılmasına izin verilmeli" dedi.

Lavrov ayrıca, Rusya tarafındansa 'gerilimi azaltma bölgesi' olarak tanımlanan bu alanlarda şiddet olaylarının azaltılması için gösterilen çabaların şimdi Suriyeli olmayan tüm askeri güçlerin bu bölgeden çıkarılmasına yoğunlaştırılması gerektiğini belirtti.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği: Kimyasal Silah Suçlamaları Asılsız

Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği, Türk ordusunun Afrin'de kimyasal silah kullandığına dair haberlerin asılsız suçlama ve propaganda olduğunu belirtti.

Sputnik'in ulaştığı Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği'nin açıklamasında, Suriye'nin resmi haber ajansı SANA tarafından yayınlanan ve Türk ordusunun Afrin'de kimyasal silah kullandığının öne sürüldüğü haberin gerçekleri yansıtmadığı vurgulandı.

Elçilik, "(Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad rejiminin sözcüsü olan SANA ve gazeteci olduğunu öne süren bazı teröristler tarafından ortaya atılan iddialar, asılsız suçlama ve kara propagandanın bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu yalan beyanları halihazırda reddettiğini anımsatan elçilik, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin Türk ordusu tarafından kimyasal silah kullanıldığını gösteren kanıt bulunmadığını belirttiğinin de altını çizdi.

Türk ordusunun Zeytin Dalı Harekatı kapsamında cuma günü sivillerin yaşadığı bir köye gaz saldırısı yaptığı ve 6 sivilin yaralandığını iddia edilmişti. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'ya konuşan bir doktor da iddialara destek vermişti.

Reuters'a konuşan Türk Dışişleri'nden bir yetkili ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını söylemişti.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Çin, Dünyanın Nükleer Silah Endişesini Paylaşıyor

Çin Ulusal Halk Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı Fu Ying, Münih Güvenlik Konferansı'nda nükleer risk konusunda duyulan kaygılara karşı, Çin'in nükleer silah kullanacak ilk ülke olmama ilkesini izlediğini yineledi.

Münih Güvenlik Konferansı'ndaki panele katılan Fu Ying, bazı katılımcıların nükleer silah alanındaki hızlı büyümeden duydukları endişe hakkında açıklamada bulundu.

Çin'in küçük çapta bir nükleer silah deposuna sahip olduğunu ifade eden Fu Ying, Çin'in savunma ile caydırıcılık ilkelerine sadık bir milli savunma politikası izlediğini de hatırlattı.

Fu Ying, Çin'in nükleer silah kullanan ilk ülke olmama ilkesine bağlı kaldığını, bunun yanı sıra nükleer silaha sahip olmayan devlet veya nükleer silahtan arındırılmış bölgelere karşı hiçbir koşulda nükleer silah kullanmayacağı taahhüdünde bulunduğunu sözlerine ekledi.

Nükleer alanındaki gelişmelere dair riske ve duyulan endişelere katıldığını ifade eden Fu Ying, bugüne dek bir nükleer savaşın çıkması önlenmiş olsa da konuyla ilgili tehditlerin arttığına işaret etti.

Fu Ying, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi Çin, ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa'nın küresel istikrarı korumak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve silahsızlanmayı sağlamak için çaba göstermeye devam etmeleri gerektiğini vurguladı.

Fu Ying, ayrıca Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması'na (CTBT) destek verdiklerinin altını çizdi.

(CRI Türk, 19 Şubat 2018)

 

Münih Güvenlik Konferansı'nın Son Gününe İsrail ile İran Damga Vurdu

Münih Güvenlik Konferansı'nın son gününe, İsrail ile İran'ın karşılıklı atışmaları damga vurdu.

Sabah saatlerinde konferansta konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İran'ın sadece İsrail'e değil tüm dünyaya tehdit olduğunu söyledi, "İsrail'in kararlılığını test etmeyin" dedi.

Netanyahu konuşması sırasında geçen hafta ülkesinin hava sahasında düşürüldüğünü söylediği bir insansız hava aracının parçasını göstererek, konferansta yer alan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'e hitaben, "Sayın Zarif bunu tanıdınız mı? Size ait" dedi.

Netanyahu "İsrail gerekirse sadece İran'ın uydularına karşı değil, doğrudan İran'a karşı harekete geçecek" dedi.

İsrail Başbakanı, gösterdiği harita üzerinden İran'ın Orta Doğu'da etkisini artırmakta olduğunu da söyleyerek, Amerikalı ve Avrupalı yetkililere Tahran'ın etkisini sınırlandırmak için acil harekete geçme çağrısı yaptı.

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon IŞİD militanlarını Suriye ve Irak'tan çıkardıkça buralara İran güçlerinin yerleştiğini savunan Netanyahu şöyle konuştu:

"İran Orta Doğu'yu güneyde Yemen'le çevreleyen bir imparatorluk oluşturmaya, aynı zamanda İran ile Irak, Suriye, Lübnan ve Gazze arasında karayolu üzerinden bir köprü kurmaya çalışıyor."

'Karikatürümsü'

İlerleyen saatlerde konferansta konuşan İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun konuşmasını "karikatürümsü" diye nitelendirdi.

Zarif Netanyahu'nun suçlamalarına "İsrail jetinin düşürülmesi İsrail'in sözde yenilmezliğini sarstı" ifadeleriyle yanıt verdi.

10 Şubat'ta İsrail Suriye'deki İran hedeflerini vurunca, İsrail'e ait bir F-16 Suriye hava kuvvetlerine ait bir füze tarafından vurularak düşürülmüştü.

"İsrail saldırganlığı komşularına karşı bir yöntem olarak kullanıyor" diyen Zarif, ülkeyi Suriye ile Lübnan'a günlük saldırıda bulunmakla suçladı.

Zarif "Bütün konuşması bu konuyu unutturmayı amaçlıyordu" dedi.

(BBC Türkçe, 19 Şubat 2018)

 

Polonya'nın İsrail Büyükelçiliği'ne Gamalı Haçlar Çizildi

Tel Aviv polisi duvarlara küfürler ve "katil" de yazıldığını ve soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Polonya Başbakanı'nın sözleri İsrail'den büyük tepki almıştı.

Morawiecki daha sonra sözcüsü aracılığıyla "Nazi Almanyası'nın gerçekleştirdiği soykırımın" Yahudi kurbanlarını suçlama gibi bir niyeti olmadığını vurguladı.

İsrail, birkaç hafta önce de Poloya halkı veya devletinin Nazilerle suç ortaklığı yapmakla suçlamayı yasadışı hale getiren yeni kanun nedeniyle eleştirmişti.

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda yasayı imzalamış, ancak yüksek mahkemeden anayasaya uygun olup olmadığını incelemesini de istemişti.

Tel Aviv'deki Polonya Büyükelçiliği'nde Ne Oldu?

Büyükelçilik binasının kapısına ve ilan panosuna bir ispirtolu tahta kalemiyle gamalı haçlar çizildi ve Polonya'ya küfürler edildi. Olayın sorumluluğunu üstlenen olmadı. Polis soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Morawiecki Ne Söylemişti?

Polonya Başbakanı tartışmalı sözlerini Cumartesi günü Münih Güvenlik Konferansı'nda söyledi.

Morawiecki, İsrailli bir gazetecinin Yahudi soykırımında Polonyalı işbirlikçiler de vardı diyen birinin hapise atılıp atılmayacağıı yönündeki sorusuna yanıt vermişti.

Polonya Başbakanı "İlk olarak şunu anlamak çok önemli, tabii ki buna ceza verilmeyecek ve Polonyalılar'ın da karıştığını söyleyenler bir suçlu olarak görülmeyecek, Çünkü Yahudi suç ortakları da, Rus suç ortakları da, Ukraynalı suç ortakları da vardı, sadece Almanlar yoktu" dedi.

İsrail’in Tepkisi Ne Oldu?

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Polonyalı mevkidaşının sözlerinin "öfke verici" olduğunu ve "tarihi anlama kabiliyetsizliğini" gösterdiğini söyledi.

Netanyahu dün de Morawiecki'yle bir telefon görüşmesi yaptı.

Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, İsrail Başbakanı'nın telefon görüşmesinde "soykırımın amacının tüm Yahudi halkını öldürmek olduğnu ve tüm Yahudilere ölüm cezası verildiğini" söyledi.

Bu arada Polonya hükümeti sözcüsü Joanna Kopcinsk de, Morawiecski'nin sözlerinin "kesinlikle soykırımı reddetmeye ve Nazi Almanya'nın yaptığı soykırımın suçunu Yahudilere yüklemeye çalışma" niyetiyle söylenmediğini vurguladı.

Polonya’daki Yasa Ne Diyor?

Yasada "her kim kamuoyuna açık bir şekilde, gerçeklere karşın Polonya ulusunu veya devletini Üçüncü Alman Reich'ı döneminde Nazilerin işlediği suçlara karışmakla suçlarsa, para cezası ya da üç yıla kadar hapis cezası alır" deniyor.

Ancak yasada, sanatsal ve bilimsel faaliyetler çerçevesinde bunun yapılması durumunda "bireyin suç işlememiş olacağı" kaydediliyor.

Polonya uzun süredir, Polonya devletinin Auschwitz gibi toplama kamplarında sorumlu olduğu izlenimi veren "Polonya ölüm kampları" gibi ifadelerin kullanılmasına karşı çıkıyor. Toplama kampları Nazi Almanya'nın 1939'da Polonya'yı işgal etmesinden sonra inşa edilmişti.

Ancak yasanın en tartışmalı kısmı, Polonyalılar'ın Nazilerle bireysel düzeyde suç ortaklığı yaptığının söylenmesini yasaklayıp yasaklamayacak olması. Tarihçiler, bu yönde açık ve net kanıtlar olduğunu söylüyor.

İsrailliler ise yasa öfkeli. Netayahu yasayı tarihi yeniden yazma ve soykırımı reddetme girişimi olarak tanımladı.

İkinci Dünya Savaşı’nda Ne Olmuştu?

Polonya Nazi Almanyası tarafından saldırıya uğradı ve işgal edildi. Milyonlarca Polonyalı öldü. Buna soykırımda ölen üç milyon Polonyalı Yahudi de dahil.

Soykırımda toplam altı milyon Yahudi ölmüştü.

Yahudilerin hayatını kurtardıkları için İsrail tarafından onurlandırılanlar arasında en büyük sayı Polonyalılar.

Ancak tarihçiler, ödül için saklanan Yahudileri ibar etme ve Naziler'in başlattığı katliamlara katılma gibi suçların işlendiğini söylüyor. Buna örnek olarak da yüzlerce Yahudi'nin komşuları tarafından öldürüldüğü Jedwabne katliamı gösteriliyor.

(Hürriyet, 19 Şubat 2018)

 

Macaristan Başbakanı Orban'dan 'Avrupa İslamlaşıyor' Uyarısı

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa'da yaşayan Müslüman nüfusunun büyük artış gösterdiğini belirterek, "Kültürel değerlerin değişmesi, Hristiyan kültürüne sahip nüfusun azalmasıyla, büyük şehirlerin İslamlaşması günden güne ilerliyor" dedi.

Orban, Budapeşte'de düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, sığınmacı krizi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

'Böyle Giderse Büyük Avrupa Şehirlerinde Müslümanlar Çoğunlukta Olacak'

Batı Avrupa ülkelerindeki göçmen sayısının hızlı artış gösterdiğini, Almanya'nın Bavyera eyaletinde, ekonomi, çevre koruma, sağlığa yapılan harcamadan daha fazlasının mülteci, göçmen ve entegrasyon için yapıldığını iddia eden Orban, göçmenlerin çoğunun İslam dünyasından geldiğini ve sürecin böyle devam etmesi durumunda Avrupa'nın birçok büyük kentinde Müslümanların çoğunlukta olacağını vurguladı.

'Avrupa Bu İşgalin Farkında Bile Değil'

Orban, "Eğer böyle devam ederse bugünkü şekliyle tanıdığımız kültürümüz, kimliğimiz ve uluslarımız kaybolacak. En kötü rüyalarımız gerçeğe dönüşecek. Batı düşerken, Avrupa bu işgalin farkında bile değil" diye konuştu.

'Okullarda İslam Dinine Mensup Çocukların Sayısında Büyük Artış Var'

Göçmenlerin her zaman büyük kentleri 'işgal' ettiğini savunan Orban, Avusturya ziyaretinde bu yıl okula başlayanların arasında İslam dinine mensup çocukların sayısında büyük artış olduğunu öğrendiğini aktardı.

'Tel Örgülerle İslam Dünyasının Bizi Güneyden İstila Etmesini Engelledik'

İslam medeniyetinin, Avrupa'ya İslam'ı yaymayı her zaman ödev olarak gördüğünü ve İslam'ın gelecekte sadece Güney'den değil, aynı zamanda Batı'dan da Orta Avrupa'nın kapılarını çalacağını ileri süren Orban, ''Tel örgü inşa ederek, hukuki ve fiziki sınır korumasıyla, Sandor Pinter (İçişleri Bakanı) ve polislerimizin olağanüstü çabalarıyla Güney sınırlarımızı korumayı başardık. İslam dünyasının Güney'den bizi istila etmesini engelledik. Bu bölgeden Latin yani Batı Hristiyanlığının son ülkesiyiz. Biz istikrarlı bir şekilde, en büyük kitleleri bile durdurmaya hazırız. Ortadoks ülkeleri de cesur bir şekilde savaşıyor. Sırbistan, Romanya ve Bulgaristan'ı takdir ediyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.

'Bu Gidişatı Durdurmaya İstekli Siyasi Oluşumlar Yok'

Başbakan Orban, Batı ve Orta Avrupa ülkelerinin göçmen konusunda farklı siyaset izlediğini de belirterek, ''Batı Avrupa'da, eski büyük Avrupa ülkeleri göçmen ülkelere dönüştüler. Kültürel değerlerin değişmesi, Hristiyan kültürüne sahip nüfusun azalmasıyla, büyük şehirlerin İslamlaşması günden güne ilerliyor. Şahsen, bu gidişatı durdurmaya istekli ve yetenekli siyasi oluşumların olmadığını görüyorum" ifadelerini kullandı.

Macar hükümetinin yasa dışı göçle mücadele kapsamında hazırladığı ve 14 Şubat'ta meclise sunduğu yeni kanun tasarısını da değerlendiren Orban, yeni kanun tasarısına göre, sığınmacıların Macaristan'a girişine ya da ülkede yaşamasına yardımcı olan kuruluşların izinle faaliyet gösterebileceğini ve maddi destek alan kuruluşlara getirilecek olan verginin ise sınır korumasında kullanılacağını bildirdi.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Hollanda'da "TSK’ya Destek" Yürüyüşü

Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği karşısındaki Malieveld Meydanı'nda başlayan yürüyüşe, çoğu gençlerden oluşan grup ellerinde Türk bayraklarıyla katıldı.

Yürüyüşe katılan Türk vatandaşları tekbir getirip, "Türk Kürt kardeştir", "Kahrolsun PKK, terörist PKK", "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "Ne mutlu Türk'üm diyene" ve "Vatan sana canım feda" sloganları attı. Yürüyüşte çok sayıda polis görev aldı.

Yaklaşık bir saat süren yürüyüş, başladığı yerde son buldu.

Terör örgütü PYD/PKK yandaşları, geçen ay başkent Amsterdam'da yaptıkları gösteride iki Türk taksiciyi darp etmiş ve bir Türk gazeteciye saldırmıştı.

Terör örgütü yandaşları, Utrecht tren istasyonunda üç hafta önce yapılan gösteride ise Türk bayrağı taşıyarak tepki gösteren Türk vatandaşlarına saldırı girişiminde bulunmuştu.

Terör örgütü PYD/PKK yandaşları, son dönemde Avrupa'da birçok camiye de saldırı düzenlemişti.

(Haber Türk, 19 Şubat 2018)

 

Trump: “Rusya Amerika Siyasetini Bozmada Başarılı Oldu”

Amerika Başkanı Donald Trump Rusya’nın 2016 seçimine müdahalesiyle Amerika siyasetini bozarak başarılı olduğuna inandığını belirtti. Trump buna gerekçe olarak aylardır devam eden soruşturmaları gösterdi.

Trump, paylaştığı tweet mesajında “Eğer Rusya’nın amacı Amerika’da gürültü, parçalanma ve kaos yaratmaksa, bütün bu komisyon dinlemeleri, soruşturmalar ve Cumhuriyetçi Parti düşmanlığı, rüyalarında bile olmayacakları başardılar. Moskova’da kıçlarıyla gülüyorlar. Zeki ol Amerika” ifadelerini kullandı.

Attığı tweetlerle Rusya’nın 2016 seçimine müdahalesi iddialarıyla ilgili soruşturmayı eleştiren Trump, ulusal güvenlik danışmanı H.R.McMaster’ı da eleştirdi. McMaster,Rusya’nın seçime müdahele iddialarını soruşturan özel savcı Robert Mueller’ın 13 Rus vatandaşıyla 3 Rus işletmeyi suçlamasının ardından Cumartesi günü yaptığı konuşmada bunların Rusya’nın seçime müdahalesinin ‘su götürmez’ kanıtı olduğunu söylemişti.

Trump, “Hiçbir zaman Rusya’nın seçime müdahelesi olmadığını söylemedim, Rusya veya Çin veya bir başka ülke ya da grup olabilir dedim. Rus ‘oyunu’ Trump kampanyasının Rusya’yla işbirliği yaptığı yönüdeydi, bu hiç olmadı” dedi.

Trump, McMaster’ın 2016 seçim sonuçlarının Ruslar tarafından etkilenmediğini ya da değiştirilmediğini söylemeyi unuttuğunu kaydetti. Trump, tek işbirliğinin Rusya, Demokrat rakibi Hillary Clinton ve diğer Demokratlar arasında olduğunu da kaydetti.

Trump, seçim kampanya ekibinin Rusya’yla işbirliği yapmadığını belirtiyor. Ancak Amerika istihbarat servisleri Rusya’nın 2016 seçimine karıştığı düşüncesinde. Mueller da 13 Rus vatandaşı ve 3 Rus işletmesine yönelttiği suçlamalarla Moskova’nın Trump’ın kazanması için seçime karıştığını düşünüyor.

(Amerika’nın Sesi, 19 Şubat 2018)

 

'ABD, Rusya'yla Yapılan Askeri Anlaşmalar Nedeniyle Azerbaycan'ı Tehdit Etti'

ABD yönetiminin, Azerbaycan'ın Rusya'yla yaptığı askeri anlaşmalar nedeniyle Bakü yönetimine bir uyarı mektubu gönderdiği belirtildi.

Azeri basınında yer alan haberlere göre Beyaz Saray, Azerbaycan'ın ABD'nin yaptırım listesinde bulunan Rus savunma şirketlerinden askeri teknoloji satın almasından memnun değil ve Washington yönetimi, duyduğu rahatsızlığı ifade etmek için Bakü'ye bir uyarı mektubu gönderdi.

'Vietnam ve Hindistan’a da Mektup Gönderildi’

Mektupta benzer uyarıların Rusya'yla askeri alanda işbirliği yapan Vietnam ve Hindistan'a gönderildiği de ifade edildi.

'ABD, Rusya’nın Güney Kafkasya’daki Nüfuzunu Azaltmaya Çalışıyor'

Washington'un adımını yorumlayan ABD Dış Politika Konseyi üyesi Steven Blank, ABD'nin Rusya'nın Güney Kafkasya'daki nüfuzunu azaltmaya çalıştığını vurguladı.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Nijerya'da, 475 Boko Haram Şüphelisi Serbest Bırakıldı

Batı Afrika ülkesi Nijerya'da Boko Haram'a karşı düzenlenen operasyon kapsamında ülkenin kuzeydoğusunda gözaltına alınan şüphelilerden 475 kişi serbest bırakıldı.

Nijerya Adalet Bakanlığı Sözcüsü Saliu Isah, yaptığı açıklamada, örgütle mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda 475 şüphelinin yakalandığını ancak kanıt bulunamaması gerekçesiyle serbest bırakıldıklarını belirtti.

Isah, serbest bırakılan şüphelilerin rehabilitasyon ve topluma kazandırma programına alınacağını kaydetti.

Boko Haram örgütü üyesi olduğu şüphesiyle gözaltına alınan bin kişinin yargılanmasına 12 Şubat'ta başlandı. Nijerya Federal Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat'ta Chilbok kızlarını kaçıran Boko Haram üyelerinden Haruna Yahaya'ya 15 yıl hapis cezası vermişti.

Lider Kadroya 60 Yıl Ceza

Yüksek Mahkeme, 14 Şubat'ta yaptığı yargılamada, Boko Haram'ın liderlerinden Abba Umar'a 60 yıl hapis cezası vererek, Muhammed Hüseyin'e ise 20 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Nijerya'da 2000'li yılların başından bu yana varlık gösteren Boko Haram örgütü, liderleri Muhammed Yusuf'un gözaltındayken ölmesinin ardından, 2009'da kitlesel şiddet eylemleri düzenlemeye başlamıştı.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

İsrail'in Gazze'ye Saldırısında 2 Filistinli Öldü

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 2 Filistinli'nin hayatını kaybettiği açıklandı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail savaş uçakları ve topçu birliklerinin düzenlediği saldırılar nedeniyle Refah kentine bağlı Selam semtinden Salim Sabah (17) ile Abdullah Ebu Şeyha'nın (17) hayatını kaybettiği, naaşlarının hastaneye getirildiği belirtildi.

Filistinli görgü tanıklarına göre 2 Filistinli sınır yakınlarında açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.

İsrail ordusu askerlerinin bir grup Filistinli'nin sınırdaki tel örgülere 'şüpheli şekilde yaklaşması üzerine uyarı ateşi açıldığını' duyurdu.

AA'nın aktardığına göre, İsrail savaş uçakları sabah saatlerinde Gazze'ye bir saldırı daha düzenlemiş, böylece dün geceden bu yana gerçekleştirilen hava saldırılarının sayısı 7'ye yükselmişti.

Kudra, daha önce Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlenen saldırılarda 2 Filistinlinin yaralandığını duyurmuştu.

İsrail Ordusu: 18 Hedef Vuruldu

İsrail ordusundan yapılan açıklamada da "İsrail ordusu, Gazze'de 6 terör hedefini vurdu. Bunlar arasında Zeytun Mahallesi'nden İsrail'e doğru inşa edilen bir tünel, Han Yunus'ta bir silah üretim fabrikası ve askeri bir üs bulunuyor. İsrail'e saldırılarından dolayı Hamas'ı sorumlu tutuyoruz" ifadeleri kullanılmıştı.

AFP'nin aktardığına göre İsrail ordusu Hamas'a ait toplam 18 hedefi vurdu.

İsrail ordusundan, Gazze'nin güneyinde İsrail'e ait devriye görevi yürüten askeri aracın geçişi sırasında bombanın infilak etmesi sonucu 4 askerin yaralandığı bildirilmişti.

Bu olay üzerine İsrail ordusunun Gazze'nin Han Yunus kentinde direniş gruplarına ait askeri bir gözetleme noktasına top atışıyla saldırı düzenlediği kaydedilmişti.

(Sputnik Türkiye, 19 Şubat 2018)

 

Zarif: Amerika, Suriye’deki Bazı Azınlıklardan Araçsal Olarak Yararlanmaktadır

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif, Amerika’nın Suriye’deki bazı azınlıkları kara kuvvetleri olarak kullandığını söyledi.

Rusya’da düzenlenen Valdai Konferansına katılmak için Moskova’ya gelen Zarif, konferansın İran’ın bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanması yönünde görüşlerinin bildirilmesi için iyi bir fırsat olduğunu söyledi.
Amerika’nın özellikle mevcut dönemde Suriye’de olmasının çok tehlikeli olduğunu ifade eden Zarif, ‘’Amerikalıların hesaplanmamış bir politika ile Suriye’de faaliyet yapmaları ve o ülkenin bazı bölümlerini işgal etme çabaları açıktır’’ dedi.
Amerika’nın Suriye’de bazı azınlıkları araçsal kullandığını ifade eden Zarif, ‘’Bu konu Suriye halkının tarihi belliğinde iz bırakabilir ve bu ülkede iç gerginliklere sebep olabilir, bunun yanında bazı tehlikeli gerginlikleri de arttırabilir’’ dedi.
Beyaz Saray yetkililerinin tek düşündüğü konunun bölgede İran ile nasıl karşı gelmeleri olduğunu ifade eden Zarif, bunun da tehlikeli politika olduğunu söyledi.
Zarif, ‘’Bazıları Suriye’deki son gelişmeleri ve İsrail uçağının düşürülmesini bölgede tehdit olarak gündeme getirmeye çalışıyorlar fakat biz ve Rusya, Amerika’nın bölgedeki varlığı ve politikaları stratejik tehdit olarak görüyoruz ve bunların uzun vadeli stratejik sonuçları olabilir’’ dedi.
Zarif, Valdai Konferansı esnasında Rusya Dışişleri Bakanı ile ikili ve Suriye konuları hakkında görüşmelerde bulunacağını söyledi.

(İRNA, 19 Şubat 2018)

 

AB Orta Asya Özel Temsilcisi, Büyükelçi Peter Burian Kırgızistan’da

Avrupa Birliği (AB) Özel Temsilcisi, Büyükelçi Peter Burian resmi ziyareti için Kırgızistan’da.

AB’nin Kırgızistan Temsilciliği’nden yapılan açıklamada, Burian’ın 19-21 Şubat tarihleri arasında ülkede bulunacağı bildirildi.

Ziyareti çerçevesinde Peter Burian’ın Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Başbakan Sapar İsakov, Dışişleri Bakanı Erlan Abdıldayev, Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Nurcan Şayldabekova, Cogorku Keneş milletvekilleri ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya geleceği belirtildi.

Tarafların her alanda AB ile Kırgızistan arasındaki işbirliği ve Orta Asya’daki durumu görüşeceği ifade edildi.

Buna ek, Burian’ın Bişkek’te Avrupa Birliği tarafından organize edilen “Kırgızistan açısından AB ve Orta Asya arasındaki ilişkiler” konulu seminere katılacağı aktarıldı.

Etkinlik, devlet organları, sivil toplum, ticaret dernekleri, uluslararası örgütler, diplomatik misyonlar, uzmanlar ve analistlerin temsilcilerini bir araya getirecek.

Seminer, AB ile Kırgızistan arasındaki gelecekteki ilişkileri ve Orta Asya'daki işbirliğini tartışmak üzere düzenleniyor. Panelin sonuçları, Orta Asya için yeni bir Avrupa Birliği stratejisi geliştirilirken dikkate alınacaktır.

(Kabar, 19 Şubat 2018)

 

Rusya, Kırım'daki Müslüman Kültürünü Silmeye Çalışıyor

Kırım Tatarlarının tarihi mirası ve en önemli mimari eserlerinden biri durumundaki Hansaray üzerinde işgalcilerin restorasyon bahanesiyle gerçekleştirdiği tahribat, dünya basınında yer almaya devam ediyor.  Önde gelen haber platformlarından Al Jazeera, 18 Şubat'ta, "Rusya, Kırım'daki Müslüman kültürünü silmeye çalışıyor" başlıklı bir makale yayınladı.

Söz konusu makalede, Hansaray hakkında, "Rusya, işgal ettiği Kırım'da, Kırım Tatar mirasına göz dikti. Tarihi binayı restorasyon bahanesiyle adeta mahvediyor. Dışarıdan bakanları ilk seferde büyüleyen binanın bahçe kısmında kilolarca ağırlıkta çirkin demirler insanların gözüne sokuluyor." ifadelerine yer verildi.

"Kırım Tatar Kanaat Önderleri ve Ukraynalı Yetkililer Durumdan Son Derece Rahatsızlar"

Makalede ayrıca, yetkililerin Hansaray konusundaki rahatsızlıkları da, "Kırım Tatar kanaat önderleri ve Ukraynalı yetkililer Hansaray'da yapılan işlemden son derece rahatsızlar. Bu durumu Kırım'daki Kırım Tatarların kültürlerini değiştirme çabası olarak yorumluyorlar." ifadeleriyle dile getirilirken, Kırım Tatar aktivist Edem Dudakov'un, "Bu restorasyon bir plan, asıl amaç yavaş yavaş sarayı yok etmek."  sözlerine yer verildi.

"Restorasyon İçin Kullanılan Malzemeler İnşaat Malzemeleri"

İşgalcilerin sözde restorasyonda kullandığı malzemelere dikkat çekilen makalede, "Hansaray çok kırılgan ve özel malzemelerden yapılmış bir saray. Duvarlarındaki işlemeler gerçekten çok kırılgan ama sözde restorasyon yapan firmanın kullandığı malzemeler sıfırdan bir bina yapılması için gereken malzemeler." ifadeleri kullanıldı.

Al Jazeera tarafından paylaşılan yazıda, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili olarak daha önce yaptığı, "Hansaray'a yapılanları büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Bu asla bir restorasyon çalışması değil, Hansaray yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya." açıklaması da yer aldı.

(QHA, 18 Şubat 2018)

 

Ahıskalı Türklerden Mehmetçiğe Destek

Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Akdeniz Temsilciliği, anlamlı bir etkinliğe imza attı.

Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Akdeniz Temsilciliği, Afrin'deki terör yuvalarına yönelik gerçekleştirilen Zeytin Dalı Operasyonu'na katılan Mehmetçiklerimize destek, şehit mertebesine ulaşan tüm askerlerimiz için kurban kesip, Kuran'ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi.

Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Akdeniz Temsilciliği, anlamlı bir etkinliğe imza attı. Ahıskalı Türkler, Afrin'e yönelik gerçekleştirilen Zeytin Dalı Operasyonu'na destek için Çağlayan Kapalı Pazar Yeri'nde bir araya geldi. Buluşmaya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin de destek verdi. Erçin, Büyükşehir Belediyesi olarak Ahıskalı Türklerin her zaman yanında olduklarını belirtti.

İlk olarak Muratpaşa İlçesi Zümrütova Mahallesi'ndeki Sönmez Çiviler Camii'nde Cuma Namazı kılan Ahıskalı Türkler, ardından Mehmetçiklerimiz için kurban kesti. Operasyonda şehit düşen kahraman askerlerimiz için Kuran'ı Kerim tilaveti gerçekleştiren Ahıskalılar, ordumuzun muzaffer olması için dua etti. Vatan için tek yürek olan Ahıskalı Türkler, düzenledikleri anlamlı etkinlikle takdir topladı.

(DHA, 19 Şubat 2018)

 

Cumhurbaşkanı Ceenbekov İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye Başsağlığı Diledi

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, İran İslam Cumhuriyeti’nin İsfahan eyaletinde uçağın düşmesi sonucu çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi dolayısıyla Hasan Ruhani’ye taziye mesajı gönderdi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, Ceenbekov’un İranlı mevkidaşı Ruhani’ye ilettiği aşağıdaki başsağlığı mesajına yer verilmiştir:

Kırgızistan Cumhuriyeti halkı ve kendi adıma İran’ın İsfahan eyaletinde yolcu uçağının düşmesi sonucu çok sayıda insanın yaşamını yitirmesi dolayısıyla bağsağlığı dileğimi iletiyorum. Kazada hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.”

(Kabar, 19 Şubat 2018)

 

Kırgızistan ve Katar Dışişleri Bakanları İşbirliği Konularını Görüştü

Kırgızistan Dışişleri Bakanı Erlan Abdıldayev, Katar Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman bin Casim Al Sani ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, görüşmede tarafların Kırgız-Katar ikili işbirliği ve onun kalkınmasının geleceği konularını görüştükleri bildirildi.

Bakanlar, özellikle üst düzeyde ziyaretler düzenleme, Katar yatırımlarını ülke ekonomisine çekmek, siyasi, ticari ve ekonomik ve kültürel ve insani alanlarda ilişkileri geliştirme konusundaki ilgilendiklerini belirttiler.

Bakanlar, siyasi diyalogu yoğunlaştırarak ikili ve çok taraflı formatlarda yapıcı diyalogun daha da derinleştirilmesine dikkat çektiler.

(Kabar, 19 Şubat 2018)

 

Türkmen Kenti Kerkük’te Çatışma

Irak’ın kuzeyinde bulunan Türkmen Kenti Kerkük’te terör örgütü DEAŞ ve Haşdi Şabi gücü arasında çatışma yaşandığı bildirildi.

Irak'ta Türkmen kenti Kerkük'te, terör örgütü DEAŞ'ın pusu kurmasının ardından çıkan çatışmada 17 Haşdi Şabi unsurunun öldüğü ve 20'sinin de kaçırıldığı öğrenildi.

Anadolu Ajansı’nın Kerkük Polis Müdürlüğü Basın Sorumlusu Afrasiyab Kamil’e dayandırdığı haberine göre, dün terör örgütü DEAŞ'ın pusu kurması sonucu çıkan çatışmada 17 Haşdi Şabi unsurunun öldüğünü, 20'sinin kaçırıldığı kaydedildi. Kamil bugün 19 Şubat’ta konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kerkük'ün güneyindeki Saduniye köyü yakınında Haşdi Şabi gücü ile bölgedeki DEAŞ kalıntıları arasında şiddetli çatışma çıktı" dedi.

Kentin güneyindeki Rıyad Nahiyesi'nin Saduniye köyü yolu üzerinden Haşdi Şabi gücüne ait araçların geçişi sırasında çatışmanın çıktığını belirten Kamil, "Yağmurlu havayı değerlendiren DEAŞ militanlarının yol üzerinde kurduğu pusunun ardından çıkan çatışmada, 17 Haşdi Şabi unsuru ölürken 20'si de DEAŞ militanlarınca kaçırıldı" diye konuştu.

Bölgedeki DEAŞ kalıntılarına yönelik ve kaçırılan Haşdi Şabi mensuplarının kurtarılması için olay yerine çok sayıda güvenlik gücü sevk edildiğini dile getiren Kamil, "Bölgedeki federal polis güçleri geniş çaplı operasyon başlattı. Bu operasyona daha sonra Irak ordusunun da destek vermesi bekleniyor" ifadelerini kaydetti.

(QHA, 19 Şubat 2018)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1745-19-subat-ta-dunya-bunlari-konusuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 2957 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)