Dış Basın | 22 Şubat 2018

|

TÜRKSAM Göç / Göçmen Bülteni (22 Şubat 2018)



 

“Bunaldık”: Lübnan'ın Suriye'deki Mülteci Kriziyle İlgili Yardım İsteği

Suriyeli mültecilerin bölge nüfusundan daha fazla olduğu bir Lübnan kasabasının belediye başkanı bölgenin "göz ardı edildiğini" söyledi.

Hükümetin, bugün çatışma bölgesi çevresindeki ülkelerden 20 bin Suriyeli mültecinin yerinin değiştirilmesi hedefine doğru yarı yolu geçmesi bekleniyor.

Ancak Sky News, Lübnan'da tek başına 25 binden fazla mülteciye ev sahipliği yapan bir kasabayı ziyaret etti. Sınır şehri Majdal Anjar'daki yetkililer krizden "bunaldıklarını" söylediler.

Savaştan parçalanmış Suriye'de yedi yıllık çatışmanın başlamasından bu yana alçak bir dağdan Mecdal Anjar'a her gün yeni sığınmacılar kaçmaktadır.

Artık Suriyeli mülteciler yerli Lübnanlı nüfustan daha fazla ve aslında 30'un üzerindeki geçici kamplar olarak adlandırılan ve sözde "geçici kamplar” kalıcı bir yerleşim haline geldi.

Kasaba Belediye Başkanı Saeed Yaseen, Sky News'a bölgesinin uluslararası toplum tarafından "göz ardı edildiğini" söyledi.

"Suriyeli mültecilerin sayısı 25 bini aşarken kasabanın nüfusu 22 bin" dedi.

"Kasaba için kanalizasyon tesisleri 22 bin kişiye göre yapılmıştı, insanlar bunalmış durumda. Bir çöp imha tesisine ihtiyacımız var, en yakın hastane 25 kilometre uzaklıkta ve çoğu insanın ulaşımı yok" dedi.

Belediye başkanı, bölgede az sayıdaki sivil toplum örgütünün çalışmalar yaptığını ve çabalarını yanlış yerlere yoğunlaştırdığı için uluslararası toplumu ve Lübnan hükümetini sorumlu tutuyor.

"Özellikle Mecdal Anjar göz ardı ediliyor, burada bize yardım eden yalnızca iki sivil toplum örgütü varken mülteci barındırmayan diğer kasabalara daha çok yardım ediliyor" dedi.

Lübnan'da şu anda 1,5 milyon mülteci var ve bu da ülkenin toplam nüfusunun dörtte birini oluşturuyor.

David Cameron, 2015'te İngiltere'nin 2020 yılına kadar 20 bin mülteci alacağına söz vermişti.

Birleşik Krallık, çatışma başladığından bu yana bölgedeki ülkelere yaklaşık 2,5 milyar sterlin yardımda bulundu.

Özellikle savunmasız mültecileri Suriye, Ürdün ve Türkiye'deki kamplardan alma kararı, kısmen Suriye sınırındaki kamplarda yaşayan kişilerin Avrupa yolculuğunu riske atmak yerine kalmaları gerektiği yönünde bir sinyal göndermek içindi.

Fakat bu kamplardaki durum giderek korkunçlaşıyor.

Lübnan, kriz karşısında inanılmaz dayanıklılığına rağmen, ekonomik olarak zorlanıyor ve yerli halk arasında mültecilere düşmanlık artmaya başladı.

Sonuç olarak, yerinden edilmiş insanlar için hayat zorlaşıyor.

Suriyeliler yıllık 200 dolarlık (144 sterlin) ikamet yenileme ücreti ödemek zorundalar ve birçoğu bunu karşılayamamaktadır.

Yetkililer geçtiğimiz günlerde BMMYK'ye kayıtlı kişilerin ödemesini almaktan vazgeçeceğini söylese de, yaklaşık yarım milyon kişi kayıtlı değil. Bunlar muhtemelen en yardıma muhtaç kişileri oluşturmaktadır.

Yasal statünün olmaması; insanların çalışmasını, çocuklarını okula göndermesini veya sağlık hizmetlerine erişmesini zorlaştırmaktadır.

Ayrıca sığınmacılar tutuklama riskine maruz bırakılıyor, çetelerin kayıtsız mültecileri Lübnan'daki yetkililere bildirmekle tehdit ederek şantaj yaptığı biliniyor.

Savaşta karısı ve çocuğu öldürüldükten sonra Suriye'den ayrılan Humuslu Rami ile görüştük ve Esad'ın güçlerine asker olarak alınmaktan korktuğunu söyledi.

Kendisini dağlardan geçirmek için kaçakçılara 2000 dolar (1438 sterlin) para ödediğini söyledi.

Kayıt ücretini ödeyemediği için geçtiğimiz yıldan beri Lübnan'da yasadışı olarak yaşıyor.

"Özgürce hareket edemiyorum, kampın dışında başka bir yere gidemem çünkü kontrol noktasında yakalanma riskim var, bu yüzden iş bulmam neredeyse imkânsız, sıkışıp kaldım. BMMYK'ya ulaştım; fakat yasadışı sığınmacı olduğum için bana yardım edemeyeceklerini söylediler" dedi.

Hiçbir aile bireyinin kayıtlı olmadığı mülteci aile sayısı 2015'te yüzde 20 iken 2017'de yüzde 55'e yükseldi.

Bu aynı zamanda, yerinden edilmiş nüfusun yarısından fazlasının, Birleşik Krallık'ta yeniden yerleştirme şansının sakıncalı şahısları kapsamasına izin verilmeyeceği anlamına geliyor. Yine de, bunlar en savunmasız aileler.

Majdal Anjar'daki bir kampın içinde yaşayan beş çocuğa sahip olan Suriyeli mülteci Muhammed Ebu Malek Sky News'a şunları söyledi: "Yardım ve destekler yeterli değil, her geçen yıl giderek daha da azalıyor ve durum kötüleşiyor."

Artık Suriye'deki insanlar, ayrılmadan önce Lübnan'da onları neyin beklediğini biliyor; zorluklarla ve sömürüyle dolu bir hayat… Ama yine de gelmeye devam ediyorlar.

(Sky News, 22 Şubat 2018)

 

Bodrum'da 3 Suriyeli, Göçmen Kaçakçılığından Tutuklandı

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında yakalanan kaçaklarla ilgili soruşturmayı derinleştiren polis, Suriye uyruklu 4 kişiyi göçmen kaçakçılığı suçundan gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü tutuklanırken, 1 kişi serbest bırakıldı.

Sahil güvenlik ekipleri, Bodrum'un Gümbet açıklarında dün sabaha karşı, 7 metrelik lastik bot içinde 29 Suriyeliyi yakaladı. Kaçakların ifadelerinin alınmasının ardından Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, organizatörleri yakalamak için harekete geçti. Bodrum'daki bir otele operasyon yapan ekipler, Suriye uyruklu M.A., M.H., M.E.H. ve M.A.M.'yi gözaltına aldı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından göçmen kaçakçılığı yapmak suçundan adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü tutuklanırken, M.A.M. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

(Doğan Haber Ajansı, 21 Şubat 2018)

 

Mardin’de Bab-ı Şifa Göçmen Sağlık Merkezi Hizmete Girdi

Mardin’in Artuklu ve Kızıltepe ilçelerinde Suriyelilere yönelik Bab-ı Şifa Göçmen Sağlık Merkezi hizmet vermeye başladı.

Mardin Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Mardin Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde Suriyeli misafirlerimize yönelik ilimizde Sağlık Bakanlığı ile Avrupa Birliğinin ortak yürüttüğü göçmenlere yönelik birinci basamak Sağlık ve Danışmanlık hizmeti veren Artuklu ve Kızıltepe Bab-ı Şifa merkezleri hizmet vermeye başlamıştır. UNFPA İnsani Yardım Koordinatörü Dr. Selen Örs Reyhanioğlu, UNFPA İnsani Yardım Program Yöneticisi Fatma Hacıoğlu Sarıdağ, Echo Uzmanı Felix Ledger, ECHO Uzmanı Dündar Yahnici ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Ahmet Doğan yeni açılan bu merkezlerimizde incelemelerde bulunmuşlardır. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunulmuştur” denildi.

(Qasioun Haber Ajansı, 21 Şubat 2018)

 

Sivas’ta 20 Kaçak Göçmen Yakalandı

Sivas’ın Gölova ilçesinde jandarma ekipleri yol kontrolleri sırasında durdurdukları minibüste yurda kaçak yollarla giriş yapan 20 kaçak göçmen yakaladı.

Gölova İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yapılan yol kontrolleri sırasında Tokat-Erzincan karayolu Gölova ilçesi yakınlarında H.G. (61) idaresindeki 07 BAK 16 plakalı minibüsü durdurdu. Minibüste yapılan aramada yurda kaçak yollarla giriş yaptıkları tespit edilen 4’ü kadın, 10’u çocuk Afgan uyruklu 20 kaçak göçmen yakalandı. Minibüs sürücüsü göçmen kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı. Kaçak göçmenlerin kimlik tespitlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.

(İhlas Haber Ajansı, 21 Şubat 2018)

 

Erzurum'da 367 Kaçak Göçmen Yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) ekipleri, Erzurum-Erzincan karayolunda gece yaptıkları yol uygulaması sırasında Serdar Tunçer'in kullandığı 31 HC 333 plakalı yolcu otobüsünü durdurdu.

Aracın içi ve bagaj kısmında arama yapan ekipler, Afganistan ve Pakistan uyruklu 156 kaçak göçmeni yakaladı.

3 Sürücü Göz Altına Alındı

Çalışmalarını sürdüren ekipler, aynı saatlerde Mehmet İnayet Kutlar yönetimindeki 65 EP 409 plakalı, çevresi brandalarla kapatılmış kamyon ile Musa Bekehan'ın kullandığı 60 KL 276 plakalı kamyonette de arama yaptı.

Aramalarda kamyonda 168, kamyonette de 43 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Üç sürücü gözaltına alınarak, haklarında yasal işlem başlatıldı.

Erzurum'da 367 kaçak göçmen yakalandı

Kaçak göçmenler, kimliklerinin tespit edilmesi amacıyla otobüslerle Erzurum Polis Meslek Yüksekokulu'na götürüldü. Kaçak göçmenlerin buradaki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere Aşkale ilçesindeki Geri Gönderme Merkezi'ne götürüleceği belirtildi.

İran üzerinden yasal olmayan yollarla Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine gelen kaçak göçmenlerin, para vererek anlaştıkları kişilerce İstanbul'a götürülmek üzere yola çıkarıldıkları öğrenildi.

(Hürriyet, 21 Şubat 2018)

 

Sözlü'den “Mülteci” Vurgusu

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, "AB, insani değerleri yüceltme iddiasına ancak Türkiye’nin misafirperverliğini öne çıkararak ulaşır" dedi.

Başkan Sözlü, AB Bakanı Ömer Çelik’in katılımıyla düzenlenen Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Toplantısı’nda Adana’nın 300 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını, Avrupa Birliği’nin insani değerleri yüceltmek gibi bir iddiası varsa önce Türkiye’nin mülteciler konusundaki misafirperver başarısını öne çıkarmaları gerektiğini söyledi. Sözlü, “Türkiye’ye Doğu Avrupa ülkelerinden bir tur otobüsü gelse burada kaybolmaz; ancak Türkiye’den Doğu Avrupa’ya giden bir tur otobüsü Avrupa polisine verilen rüşvetin ardından bulunabilir” örneği vererek hukuk ve demokrasi kıyaslaması yaptı.

15 Temmuz hain darbe kalkışmasına atıfta bulunan Başkan Sözlü, Avrupa’daki basın yayın organlarının AB’nin FETÖ’cülere ev sahipliği yaptığını aktararak, “FETÖ’cülerin canını yaktığı Türk Milleti, Türk insanı AB üyesi ülkelerden daha kıymetsiz değil” dedi.

(Milliyet, 20 Şubat 2018)

 

Edirne’de 152 Kaçak Yakalandı

Edirne’de jandarma ekiplerinin yaptığı denetimler sırasında, yasa dışı yollardan yurt dışına geçmek isteyen yabancı uyruklu 152 kaçak yakalandı.

Edirne Jandarma Komutanlığı ile 54'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı ekiplerince, İpsala, Uzunköprü ve Meriç ilçelerindeki yol kontrolünde, yasa dışı yollardan Avrupa ülkelerine gitmek isteyen Suriye, Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve Cezayir uyruklu 152 kaçağı yakaladı. Kaçaklar, işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.

(Hürriyet, 21 Şubat 2018)

 

Çeşme'de 55 Kaçak Yakalandı

İzmir'in Çeşme ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan'ın Sakız Adası'na geçmek isteyen 9 ayrı ülke vatandaşı, toplam 55 kaçak yakalandı.

Alaçatı bölgesinde devriye görevi yürüten TCSG-24 Sahil Güvenlik Botu, bugün 09.30'da, Delikli Koy açıklarında bir lastik bot tespit etti. Botu durduran ekipler, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 55 kaçağı yakaladı. Sahil Güvenlik botuna alınan kaçaklar, Çeşme İskelesi'ne getirilerek kurulan çadıra alındı. Yapılan kimlik tespitinde, kaçakların Suriye, Irak, Eritre, Güney Afrika, Mali, Benin, Nijerya, Togo ve Botswana uyruklu olduklarını belirlendi. Uluslararası Göç Örgütü temsilcileri, kaçaklara yiyecek paketleri ve içecek dağıtarak ihtiyaçlarını karşıladı. Kaçakların işlemlerinin ardından İzmir Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edilecekleri belirtildi.

(Hürriyet, 21 Şubat 2018)

 

Flaş İddia... “Suyun Altında Binlerce Ceset Var!”

Almanya'nın en çok satan gazetelerinden Bild, Türkiye-Yunanistan sınırındaydı. Gazete muhabirlerinden Liana Spyropoulou ve Giorgos Moutafis, göçmen krizinin ardından bölgedeki izlenimlerini aktardı. Muhabirler, binlerce kişiye mezar olan göç yolculuğuyla ilgili de çarpıcı iddiaları haberlerine taşıdı.

Türkiye'den Avrupa'ya ulaşmak umuduyla yola çıkan binlerce insan... Bazıları bu umut yolculuğunu tamamlamayı başarsa da bazılarının cesetlerine bile hala ulaşılamadı. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük göç krizi hala çözülebilmiş değil. Farklı rotalar, umutlar,  solan hayatlar ve bugüne kadar ortaya çıkarılmayanlar...

Almanya'nın köklü gazetelerinden Bild muhabirleri Liana Spyropoulou ve Giorgos Moutafis, Türkiye-Yunanistan sınırına gitti ve göçmenlere mezar olan yerlerin başında gelen Meriç nehriyle ilgili bilinmeyenleri araştırdı.

Midilli başta olmak üzere Ege'deki adalarda yaşanan dramın bir benzeri de o tarihlerde Türkiye-Yunanistan sınırında gerçekleşmekteydi.

2016 yılında zirveye ulaşan göç dalgası, Meriç Nehri'nin derinliklerinde gömülü binlerce insan bıraktı. Muhabirlerin bugüne kadar tutulan kayıtlar ve bölgede yaptığı araştırmalara göre, bu nehrin altında bin 300'den fazla belki de bulunması mümkün olmayan ceset yatıyor.

Yunanistan'ın Maraş köyü, Meriç nehrinin kıyısında sınıra en yakın yer. Bugüne kadar insanlık dramlarının en acılarına ev sahipliği yapmış... Gazeteye konuşan bölge valisi Dimitris Hatzigakidis, bugüne kadar korkunç manzaralarla karşılaşmış. Hatzigakidis, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: 'Bu köyde 100 kişiden azız. Ancak göçmenlerin kaçmak için kullandığı rotaların başında gelen bu köy göçmenler için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Özellikle 2016 yılında buraya gelen binlerce kişiye kıyafet, yemek sağladık, bebeklere süt verdik. Burada yaşananları hayal bile edemezsiniz. Gecenin bir köründe bebek çığlıklarıyla uyanıp, dondurucu soğukta ıslak kıyafetlerle çaresizce bekleyen bir sürü insanla karşılaşmak... Ve bu sadece iyi bir senaryo. Geriye kalan herkesin öldüğü düşünüldüğünde bu insanlar bu halleriyle oldukça şanslı..."

Dimitris Hatzigakidis, "Avrupa'ya ulaşma umuduyla nehirden karşı karşıya geçerken kaybolan binlerce insandan yalnızca bazılarının cesedinin bulunduğunu belirtirken, "Burada, Türkiye ile görünmez sınırımızın olduğu bu bölgede binlerce ceset yatıyor. Ancak kimse bu insanların burada olduğunu, neden buraya geldiklerini ve neler yaşandığını bilmiyor" diyor.

(Milliyet, 22 Şubat 2018)

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye Asıllı Boksörü Ağırladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya şampiyonu Suriye asıllı boksör Mahmut Ömer Manuel Charr'ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basına kapalı gerçekleştirilen kabulde  Charr, Rus boksör Alexander Ustinov'u yenerek ilk kez dünya şampiyonluğuna  ulaşarak kazandığı kemerleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim etti. Kemerin üzerinde merhum boksör Muhammed Ali ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğraflarının olduğu görüldü.

Kabulde Başbakan Binali Yıldırım ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da yer aldı. Dünya şampiyonu boksör Charr, daha önce yaptığı açıklamada, Suriyeliler için yaptıkları fedakarlıklardan dolayı teşekkür etmek istediği Türk halkına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kazandığı kemerleri hediye etmek istediğini ifade etmişti.

"Cumhurbaşkanı Uygun Görürse Türk Vatandaşı Olurum"

Görüşme öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan şampiyon boksör Charr, "Ben Erdoğan'a kemerimi ona hediye edeceğim diye maçtan önce söz vermiştim. Bugün buraya barış elçisi olarak geldim. Türkiye 4 milyon mülteci kabul etti. Bu sebeple çok mutluyum" demişti.

Şampiyon boksör, "Bugün buraya geldim. Öncelikle tanışacağız daha sonra kemeri Erdoğan'a takdim edeceğim. Cumhurbaşkanı uygun görürse 'Türk vatandaşı' olurum. Benim eşim Türk. Türkiye'yi çok seviyorum. Boks kariyerimden sonra İstanbul'a gelip burada bir ev alarak hayatımın kalan kısmını burada geçirmek istiyorum." demişti.

(Anadolu Ajansı, 22 Şubat 2018)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1749-turksam-goc-gocmen-bulteni-22-subat-2018
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3950 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)