Dış Basın | 12 Nisan 2018

|

TÜRKSAM Göç / Göçmen Bülteni (12 Nisan 2018)



Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar...

 

Türkiye’nin Doğu Kapısında 2 Milyon Afgan Beklemede mi?

Türkiye, diplomatik açıdan uluslararası hukuka uygun şekilde Afgan mültecileri geri gönderme arayışında olduğunu açıklarken, İran’da bekleme halindeki 2 milyon göçmene karşı sınırda duvar inşa etmeye de devam ediyor. Bugün itibariyle Türkiye’deki göçmen sayısı 4 milyon 514 bin 481 kişi olarak açıklanırken, son günlerde doğu sınırlarından kaçak giriş yapan Afgan nüfusundaki artış da gündemde. Bu nedenle, Başbakan Binali Yıldırım’ın, Afganistan’ın başkenti Kabil’de 8 Nisan’da yaptığı temaslarında en önemli gündem maddesi de Afgan göçmen sayısında yaşanan artış oldu. Türkiye, Afganistan’la konuyu diplomatik şekilde çözüme kavuşturmaya çabaladığını belirtiyor. Ancak Afgan mültecileri özellikle Ankara, İstanbul gibi kalabalık nüfuslu kentlere ulaşmadan kontrol altına almayı da amaçlıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bugünkü ifadesiyle İran’da 2 milyon olası göçmen adeta kapıda beklerken, Türkiye’nin İran sınırında başta Afganlar olmak üzere göçmen nüfusu önlemek amacıyla duvar örme yaklaşımı söz konusu. Amerika’nın Sesi’ne konuyu değerlendiren Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, “Türkiye’nin Afganlıları ülkelerine geri döndürme sürecinde uluslararası hukuk ve sözleşmelerdeki normlara hassasiyetle uyulmaktadır” görüşünü dile getiriyor. Ancak Afganlılar başta olmak üzere Türkiye’ye yasa dışı girişlerde ciddi artışlar olduğuna işaret eden diplomatik kaynaklar, “Ülkemizde tespit edilen düzensiz göçmenlerin sayısı 2017 yılında 175.752 iken, 2018 Ocak-Mart döneminde ise 41.022 olmuştur. Bu yılın ilk üç ayında tespit edilen düzensiz göçmenlerin sayısı, 26.995 kişi artış itibariyle 2017’nin aynı dönemine kıyasla iki kat artmıştır. Yasadışı yollardan Türkiye’ye gelen Afgan vatandaşlarının sayısında da 2018 yılı başından itibaren büyük artış görülmektedir. 2017 yılında ülkemizde toplam 45.259 Afgan uyruklu yasa dışı göçmen tespit edilmişken; bu sayı 2018 yılının sadece ilk üç ayında ise 26.995 Afgan vatandaşına ulaşmıştır. Afgan vatandaşları özellikle Doğu Anadolu bölgemizden ülkemize yasadışı yollardan giriş yapmaktadır” bilgisini aktarıyor. Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin benzeri geçmişte Ege Denizi’nde ölümlere de yol açmış göçmen kaçakçıları kaynaklı olayları önleme çabasına işaret ediyor. Kaynaklar, “Afgan vatandaşlarının insan onuruna yakışan şekilde ve güvenli biçimde, göçmen kaçakçılarının kötü emellerine maruz kalmadan memleketlerine dönmeleri önceliğimizdir. Ülkemize yasadışı yollardan giriş yapan Afgan vatandaşlarının gönüllü bir şekilde ülkelerine geri gönderilmelerine yönelik çalışmalar, Afgan makamlarıyla yakın işbirliği içinde gerçekleştirilmektedir. Gönüllü olarak Afganistan’a geri dönmek isteyenler için, Türkiye’deki Afganistan temsilcilikleri tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra, ihtiyaç duyulan belgeler hazırlanmaktadır. Sonrasında Türk ve Afgan makamları, işbirliği içerisinde gönüllü, düzenli ve güvenli geri dönüşlerini sağlamaktadır” diyor. Ancak Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, “gönüllülük” konusuna işaret etse de Türkiye’nin doğu illerinden basına yansıyan gelişmelere bakıldığında, Afganlılara “yasa dışı göçmen” olmaları nedeniyle polis kontrolü eşliğinde geri gönderme merkezleri tek adres olarak gösteriliyor. Keza İçişleri Bakanı Soylu da bugünkü açıklamasıyla yine Afganlılar için Iğdır’a yeni geri gönderme merkezi yapılacağını duyurdu.

Soylu: “İran Sınırında 144 Kilometrelik Duvar Yapıyoruz”

İçişleri Bakanı Soylu, konuyu bugün Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 5’nci kuruluş yıldönümü toplantısında değerlendirdi. Afgan göçmenler tarafından Türkiye’nin geçici bir konaklama noktası olarak görüldüğünü kaydeden Soylu, Türkiye üzerinden Yunanistan ve Avrupa’ya geçiş yapma amacıyla hareket edildiğini söyledi. Soylu, “İran’da Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan yaklaşık 2 milyon insan olduğunu biliyoruz. Peki ne tedbirler alıyoruz? Özellikle Iğdır ve Ağrı sınırlarımızda gerek teröre, gerek uyuşturucu kaçakçılarına,gerek insan kaçakçılığına, gerekse diğer organize ve kaçakçılık hareketlerine yönelik İran ile de uzlaşarak bir sınır güvenlik duvarı yapıyoruz. Geçen sene Ağustos ayında inşasına başlandı. 144 kilometrelik en kritik geçiş noktalarını hedef alan bir duvar. Ağrı’daki 90 kilometresi bitmiş durumda. Iğdır’da 1-2 kilometrelik kısmı kaldı. Eylül ayı sonuna kadar Ağrı’daki sınırımızı da bu şekilde bir sınır duvarıyla, aydınlatma ve kamera sistemiyle entegre hale getireceğiz” dedi.

1 Ayda 4.500 Afgan Daha Geri Gönderilecek

Türkiye’ye son 3 ayda yaklaşık 27 bin Afgan göçmen geldiğini kaydeden Soylu, Afganistan ve Pakistan’ın içişleri bakanlarıyla konuyu ele aldıklarını söyledi. Afganistan İçişleri Bakanlığınca ‘charter’ seferlerin açıldığını dile getiren Soylu, “Şu anda yaklaşık 600 Afgan kardeşimizi charter seferleriyle geri gönderdik. 1 ay içerisinde 4 bin 500 Afgan kardeşimizi Afganistan'a geri gönderebilmek için uçak seferleri de hazırlandı” diye konuştu. Soylu’nun açıklamasında, Türkiye’nin Afgan göçmenleri geri gönderme yaklaşımını ortaya koyduğu görüldü. Soylu, “Iğdır'da yeni kuracağımız geçici geri gönderme merkeziyle Türkiye'nin hemen hemen her noktasında bu konuda dışarıda olan Afgan kardeşlerimizi alacağız, o geçici geri gönderme merkezlerinde insani bir şekilde konaklamalarını sağlayacağız. Daha sonra da onları kendi memleketlerine gönderebilir bir anlayışı gerçekleştirmiş olacağız. Dönem dönem bu tip meselelerle karşılaşılacaktır. Dünyanın bütün ülkeleri karşılaşmaktadır. Biz de karşılaştığımız zaman tedbirlerimizi en üst seviyede sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

(Amerika’nın Sesi, 11 Nisan 2018)

 

Doğu Guta'dan Çıkmak Zorunda Kalanların Sayısı 56 Bini Geçti

Suriye'de Esed rejiminin ablukasındaki Doğu Guta'da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinden zorunlu tahliyeler devam ediyor. Bölgeden çıkmak zorunda kalanların sayısı 56 bini geçti. Suriye'de Beşar Esed rejiminin ablukasındaki Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinden zorunlu tahliyeler devam ediyor. Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde yer alan Bab ilçesindeki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Doğu Guta'dan ayrılan konvoy Bab ilçesine ulaştı. Doğu Guta'dan çıkan 18'inci, Duma'dan çıkan 6'ncı konvoyda, muhalif askerler ve ailelerinin yanı sıra kimyasal saldırıdan etkilenenler de yer alıyor. 85 otobüslük konvoyda 1021'i kadın, 1500'ü çocuk toplam 3 bin 860 kişi Bab ilçesine güvenli bir şekilde vardı. 3 ambulans da acil durumlar için konvoya eşlik etti. Duma'dan gelenler, Bab'dan Azez ilçesine geçerek geçici barınma merkezlerine yerleştirilecek. Doğu Guta'da muhaliflerin elinde bulunan son kale olan Duma'da tahliyeler sürecek. 22 Mart'ta başlayan zorunlu tahliyeler kapsamında Haresta, Arbin, Zemelka ve Ayn Terma bölgelerinden sivilleri ve askeri muhalifleri taşıyan 12 konvoy İdlib ve Halep'in batı kırsalına ulaşmıştı. 2 Nisan'da ise Duma ilçesinden ilk tahliyeler başlamış ve bölgeden 2-5 Nisan'da sivilleri ve yaralıları taşıyan 4 tahliye konvoyu ilçeden ayrılmıştı. Duma ilçesinden ayrılan en son kafile 5 Nisan Perşembe günü Fırat Kalkanı Harekatı bölgesindeki Bab ilçesine ulaşmış ve daha sonrasında ilçeden tahliyeler durmuştu. Rejim güçlerinin 7 Nisan'da Duma ilçesine düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivilin ölmesinin ardından Duma ilçesindeki askeri muhalif grup Ceyşül İslam ile Rus yetkililer arasında tahliye görüşmeleri başlamıştı. Son konvoyla şimdiye kadar Doğu Guta'dan çıkmak zorunda kalanların sayısı 56 bini geçti. Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta Duma ilçesinde halihazırda yaklaşık 100 bin kişi abluka altında yaşıyor.

Tahliyeye Giden Süreç

Esed ve destekçileri, Rusya'nın hava desteğini alarak muhaliflerin kontrolündeki Doğu Guta'yı ele geçirmek için 19 Şubat'ta harekete geçmişti. Bu tarihten itibaren rejim ve Rus savaş uçakları, yaklaşık 400 bin sivilin yaşadığı bölgeye havadan ve karadan saldırıları yoğunlaştırmıştı. Saldırılar sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirirken, evleri yıkılan ve sürekli saldırılara maruz kalan binlerce sivil, sığınak ve bodrum katlarına saklanmıştı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 24 Şubat'ta aldığı ancak başlama süresi belirtilmeyen ateşkes kararına rağmen rejim ve destekçilerinin yoğun saldırısı altında kalan Doğu Guta'da sivil ölümleri devam etmiş, uluslararası toplumun girişimleri sonuç vermemişti.

Ayrıca Rusya, BMGK kararının ardından 27 Şubat'ta ateşkesin her gün yerel saatle 09.00-14.00 (TSİ 10.00-15.00) arasında geçerli olacak şekilde başladığını ilan edip rejimin buna uyacağını ileri sürmüştü. Ancak rejim güçleri, BMGK ve Rusya'nın ateşkes karalarına rağmen saldırılarına ara vermemiş, 3 Mart'tan itibaren bölgeye kara operasyonu başlatmış ve sivil yerleşimleri bombalamayı sürdürmüştü. Rejim ve destekçileri, 11-12 Mart'ta Doğu Guta'nın doğusundan batısına doğru ilerleyerek Haresta ilçesini de kuşatmış ve Doğu Guta bölgesini üç parçaya bölmüştü.

(Anadolu Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

Doğu Gutalılar Fırat Kalkanı Bölgesinde Güvende

AFAD Başkanı Güllüoğlu, Suriye'de rejimin kuşatması altındaki Doğu Guta'dan kaçan 6 bin 89 sivili Fırat Kalkanı bölgesine yerleştirdiklerini bildirdi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) desteğiyle icra ettiği Fırat Kalkanı Harekatı ile terör örgütü DEAŞ'tan arındırılan bölgede 1 milyon 80 bin Suriyelinin yaşamını sürdürdüğünü belirtti. Doğu Guta'daki kuşatmadan yaklaşık 130 bin sivilin tahliye edildiğini, AFAD olarak bu kişilerin en iyi şekilde misafir edilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Güllüoğlu, 6 bin 89 sivili Fırat Kalkanı bölgesine yerleştirdiklerini kaydetti.

Fırat Kalkanı Bölgesinde 1 Milyon 80 Bin İnsan Yaşıyor

Güllüoğlu, "Sağlık Bakanlığı ekipleri kamplara yerleştirilenlerin sağlık taramalarını yaptı, çeşitli sivil toplum kuruluşları ise kumanya, sıcak yemek ve temel yaşam malzemesi desteği sağladı. Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO tarafından terör örgütü DEAŞ’tan temizlenen Fırat Kalkanı bölgesinde 1 milyon 80 bin insan yaşıyor. Bunların 193 bin 723'ü kamplarda ikamet ediyor. Bölgede yaşayanların insani yardım ihtiyaçlarının karşılanması için bugüne kadar AFAD'ın Çobanbey'deki lojistik deposundan 3 bin 142 tır insani yardım malzemesi sevk edildi. Ayrıca bir göç dalgasına karşılık Fırat Kalkanı bölgesinde 32 bin, İdlib bölgesinde ise 3 bin 350 kişilik barınma alanları oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.

(Anadolu Ajansı, 12 Nisan 2018)

 

Gazzeli Gençler Büyük Dönüş Yürüyüşü'ne Destek İçin Sınırda Evlendi

Gazzeli genç çift, Filistinlilerin sınırda düzenlediği Büyük Dönüş Yürüyüşü'ne destek için bölgede kurulan çadırda evlendi. Gazzeli genç çift, Filistinlilerin işgal edilen topraklarına geri dönüş hakkını vurgulamak amacıyla sınırda düzenlediği Büyük Dönüş Yürüyüşü'ne destek için bölgede kurulan çadırda evlendi. Filistinli genç Muhammed el-Hindi (23), AA muhabirine yaptığı açıklamada, barışçıl gösterilere destek amacıyla düğününü sınırda yapmak istediğini söyledi. Hindi, sınırda kurulan çadırlardan birinde yapılan düğününün "1948'de işgal edilen topraklarına dönüş için İsrail'e bir mesaj" niteliğinde olduğunu ifade etti. Filistinli damat, "Sevinç sadece evimizde değil, sınırlarımızdadır ve ülkemizin sevinci yakındır." diye konuştu.

(Anadolu Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

Hollanda'da Sığınmacılar “Barınma” Gösterisi Düzenledi

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da sığınmacılar, barınma sorununa dikkat çekmek için gösteri yaptı. Amsterdam Belediyesi önünde, kendilerine "Biz Buradayız" adını veren sığınmacıların oluşturduğu grup tarafından düzenlenen ve farklı kesimlerden Hollandalı aktivist grupların da destek verdiği gösteride özellikle kadın sığınmacıların zor durumda olduğu mesajı verildi.

"Biz sokakta yaşayamayız", "Kimse sığınmacı olmayı seçmedi", "24 saatlik barınak istiyoruz", "Çözüm istiyoruz" yazılı dövizler taşıyan göstericiler, sığındıkları metruk binalardan çıkarılmalarına ve belediyenin sunduğu 12 saatlik gece barınağına tepki gösterdi. Gösteride konuşma yapan sığınmacı Bishara, yaklaşık 12 yıldır pasaport gibi resmi evrakları olmadan sokaklarda yaşadığına dikkat çekerek, "Bugün burada çözüm istiyoruz ve bunu elde etmeden buradan gitmeyeceğiz. Bize sunulan 12 saatlik gece barınaklarıyla, kadın sığınmacılar olarak sabahtan akşama kadar sokakta kalmamız hiç güvenli değil. Onun için 24 saatlik barınak talep ediyoruz." dedi. Bishara, "Burası demokratik bir ülke ve kadın hakları var ama hani nerede? Yoksa Afrikalı olduğumuz için mi sokakta yaşıyoruz? Soğuk havalarda çok zorluk çekiyoruz. Hayvanlar bile evlerde yaşıyor ama biz sokakta yaşıyoruz. Lütfen bize yardım edin biz de artık Hollanda'nın bir parçasıyız." ifadelerini kullandı. "Biz Buradayız" grubuna bağlı Hollandalı aktivist Joyce Maas da AA muhabirine yaptığı açıklamada, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sığınmacılar bu zamana kadar sığındıkları 35 boş binadan çıkmak zorunda kaldılar. Bu süreçte bazı sığınmacılar intihar etti, bazılarını kaybettik ve daha birçok şey yaşandı. Üzüntü, acı ve baskı yaşadı bu sığınmacılar. Bazı kanunlar insanları değersiz kılıyor. Hiçbir insan kaçak değildir. İnsan haklarının herkes için geçerli olduğunu ifade etmek için bugün buradayız." Ülkede sığınmacılar, Hollanda devleti tarafından kabul edilmedikleri ve çeşitli gerekçeler yüzünden de ülkelerine dönemedikleri için sokakta veya metruk binalarda yaşam mücadelesi veriyor.

(Time Türk, 11 Nisan 2018)

 

Kızılay ve Rusya Kızılhaçı'ndan Afet Yönetimi ve Göç Alanında İşbirliği

Türk Kızılayı ile Rusya Kızılhaçı'nın afet yönetimi ve göç alanlarında işbirliği tesisine yönelik görüş birliğine vardığı bildirildi. Türk Kızılayı ile Rusya Kızılhaçı'nın afet yönetimi ve göç alanlarında işbirliği tesisine yönelik görüş birliğine vardığı belirtildi. Türk Kızılayından yapılan açıklamaya göre, Kızılay Başkanı Kerem Kınık, beraberindeki Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Naci Yorulmaz ve Genel Müdür Yardımcısı Alper Küçük ile 9-10 Nisan tarihleri arasında Moskova'da üst düzey temaslarda bulundu. Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Yasal Bölüm Direktörü Evgeniy Zagaynov ile bir araya gelen Kınık, burada yaptığı konuşmada, Suriye'ye sınır ötesi yardım kapsamında 40 bin kamyon yardım ulaştırıldığını bildirdi. Suriye'nin kuzeyinde yapılabilecek yardımları memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Kınık, "Bu kapsamda Rusya Kızılhaçı ile birlikte çalışabiliriz. Rusya Kızılhaçı ile Kızılay arasında geçmişe dayanan köklü ilişkilerimiz bulunuyor. Bu sebeple mevcut ilişkilerin geliştirilmesi için somut adımlar atacağız." ifadesini kullandı. Kınık, Rusya Kızılhaçı ile işbirliği içerisinde, Suriye'deki insanlara verilebilecek destekler üzerinde Türk Kızılayının çalışmaya hazır olduğunu kaydetti. Türkiye'de 4 milyona yakın mülteci bulunduğunu anımsatan Kınık, Türk Kızılayı olarak 1,2 milyon Suriyeli mülteciye düzenli nakit temelli yardım yapıldığını, bu kapsamda 200 bin çocuğa da eğitim yardımında bulunulduğunu anlattı.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Yasal Bölüm Direktörü Zagaynov ise görüşmede, Kızılay ve Rusya Kızılhaçı arasındaki işbirliğini memnuniyetle karşılandığını, söz konusu işbirliğinin artarak devamının insani alanda fayda sağlayacağını kaydetti.

Rusya Kızılhaçı Genel Merkezi'ni Ziyaret

Kınık ve beraberindekiler, Rusya Kızılhaçı Genel Merkezi'ni de ziyaret ederek, Rusya Kızılhaçı Başkanı Raisa Lukuttsova ile görüştü. Görüşmede, afet yönetimi ve göç alanlarında işbirliği tesisine yönelik görüş birliğine varıldığı bildirildi. Ayrıca görüşmede, Ukrayna ve Kırım'daki insani krizin etkilerinin değerlendirildiğine, iki ulusal derneğin insani ihtiyaçları karşılamak amacıyla bir dizi faaliyet üzerinde görüş alışverişinde bulunduğuna dikkat çekildi.

(Anadolu Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

“Kırım Tatar Türklerinin Sürgün Tarihi” Konferansı

Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Ankara Şubesinin, Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen konferanslar kapsamında bu ay “Kırım Tatar Türklerinin Sürgün Tarihi” anlatılacak. “Kırım Tatar Türklerinin Sürgün Tarihi”nin anlatılacağı program, Prof. Dr. Hakan Kırımlı’nın katılımıyla gerçekleşecek. Hayat Vakfı Ankara Şubesinden yapılan açıklamada, “Ensar ve Muhacir kardeşliği çerçevesinde yeni bir medeniyetin temellerinin atıldığı Hicret’i kendisine yol gösterici bilen, göç kavramına bu pencereden bakmanın yanı sıra yüzyıllardır karşı karşıya kaldığımız ve insanların yurtlarından ayrılmak zorunda kalmaları neticesinde ortaya çıkan kitlesel göç hareketlerini; Tarihi Göçler, Yakın Tarih İslam Dünyası Göçleri, Yakın Tarih Anadolu’ya Göçler, Suriye’den Anadolu’ya Göç, Göçe Dair Organizasyonlar, Göç Politikaları ve Göç ve Sağlık başlıkları altında göçü tüm yönleriyle araştırmayı, öğrenmeyi, bu alanlarda etkinlikler düzenleyerek toplumsal duyarlılığı arttırmayı, projeler oluşturarak saha çalışmaları yapmayı amaç edinen ve bu alanda düzenli okumalar yapan Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğümüz, bu ay Kırım Tatar Türklerinin 200 yıllık süregelen sürgün tarihini konu edinen bir konferans düzenlemektedir.” denildi. “Kırım Tatar Sürgünü” konu başlığı altında, 13 Nisan 2018 Cuma günü 19.00’da, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Hakan Kırımlı’nın katılımıyla gerçekleşecek konferansa isteyen herkes katılabilecek.

(Kırım Haber Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

Suriyeli Gebe Sığınmacılar İçin Sağlık Protokolü İmzalandı

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) arasında Suriyeli gebe sığınmacılara yönelik sağlık protokolü imzalandı. ÇÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar ve DSÖ Türkiye temsilcisi Dr. Pavel Ursu'nun katılımıyla gebe Suriyeli sığınmacılara yönelik, "Şanlıurfa ilinde yaşayan Suriyeli göçmen ve yerleşik olan riskli gebelere evde sağlık hizmeti sunulması" konulu sağlık alanında protokol imzaladı. ÇÜ Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba koordinatörlüğünde ve koordinatör yardımcıları ÇÜ Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Nazlıcan ile Şanlıurfa Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Aktaş yürütücülüğünde gerçekleştirilecek proje, anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasını amaçlıyor. Proje, Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde geçici koruma altındaki Suriyeli gebelerin 100'ünü kapsayacak. Projenin paydaşları Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü ve İnsani Sınırları Koruma Derneği olurken DSÖ ise projeye destek veriyor.

(Anadolu Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

Mülteciler Çankaya Evleri’nde Türkçe Öğreniyor

Ülkelerinde yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye’ye sığınan mülteciler, Çankaya Belediyesi Çankaya Evleri’nde Türkçe öğreniyor. 2018 dönemi Cebeci Çankaya Evi’nde birinci kur eğitimlerini tamamlayan kursiyerler, sertifikalarını Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Nafiz Kaya ve Çankaya Halk Eğitim Merkezi Müdürü Namık Kemal Yıldız’ın elinden aldı. Çankaya Evleri’nde bu dönem 225 yabancı kursiyerin Türkçe eğitimi aldığını belirten Belediye Başkan Yardımcısı Kaya, “Her ne nedenle olursa olsun ülkemizde bulunduğunuz sürece her biriniz misafirimizsiniz. Vatandaşlarımızın ihtiyaç ve talepleri kadar sizlerinki de bizim için önemli. Cebeci bölgemizde açtığımız yabancılar için Türkçe okuma yazma kursumuza yönelik ilgi bizleri de fazlasıyla memnun etti. Bugün burada karşılıklı konuşabiliyor, anlaşabiliyor duruma gelmek sizlerin azmi ve başarısıdır. Hepinizi tebrik ediyorum” dedi. Çankaya Halk Eğitim Merkezi Müdürü Yıldız da Çankaya Belediyesinin yabancılara ulaşma noktasında belirlediği noktalarla başarılı seçimler yaptığına değinerek teşekkür etti. Üç ay süren ve haftada 3 gün verilen Türkçe derslerine İran, Irak, Afganistan, Rusya, Ukrayna, Brezilya gibi dünyanın dört bir yanından insanlar katıldı. Yaş aralığı 25-60 arası olan kursiyerler, ilk kurda kendilerini ifade edebilecek kadar Türkçe öğrendi.

(İhlas Haber Ajansı, 11 Nisan 2018)

 

Çanakkale'de 27 Yabancı Uyruklu Yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde, yasa dışı yollardan Yunanistan'ın Midilli Adası'na gitmeye çalışan 27 yabancı uyruklu yakalandı. Alınan bilgiye göre, Küçükkuyu-Assos sahil yolunda devriye görevi yapan jandarma ekipleri, Arıklı Altı mevkisinde Midilli Adası'na gitmek için hazırlık yapan bir grubu tespit etti. Operasyonda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Suriye, Güney Afrika Cumhuriyeti, Togo, ve Angola uyruklu 27 kişi yakalandı. Küçükkuyu

Jandarma Karakoluna getirilen yabancı uyruklular, buradaki işlemlerinin ardından Ayvacık'taki Yabancılar Geri Gönderme Merkezine sevk edildi.

(Haberler.com, 12 Nisan 2018)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1833-turksam-goc-gocmen-bulteni-12-nisan-2018
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3346 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)