Dış Basın | 12 Haziran 2018

|

TÜRKSAM Göç / Göçmen Bülteni (12 Haziran 2018)



 

Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar...

 

"Duvar Örüp Tel Örgü Çekerek Göç Dalgasını Durduramazsınız"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, duvarlar ve tel örgülerle göç dalgasının durdurulamayacağını belirterek, "Göç sorunu daha uzun yıllar devam edecektir. Kesinlikle acilen yapıcı çözümler bulmamız gerekiyor." dedi. Timmermans, AB ve mülteciler hakkında NOS kamu yayın kuruluşuna açıklamalarda bulundu. AB'deki mülteci sıkıntısına değinen Timmermans, herkesin yardıma muhtaç olan bir insana yardım etmek zorunda olduğuna dikkati çekti. Timmermans, şöyle devam etti: "Yakınında mülteci dolu gemi bulunan ülkelerin bu insanları ülkeye alma mecburiyeti var. Bunun için anlaşmalar yaptık. Göç sorunu daha uzun yıllar devam edecektir. Kesinlikle acilen yapıcı çözümler bulmamız gerekiyor. Bu sorunu üye ülkelerin kendine bırakamazsınız çünkü İtalya gibi bazı ülkelere bu konuda ağır yük yüklenildi. İtalya şimdi mültecileri kabul etmiyor çünkü diğer ülkelerden yeterince dayanışma göremediklerini savunuyorlar. Diğer ülkeler ise İtalya'nın daha önceleri uyguladığı mülteci siyasetinden memnun değil. Siyasette bir şeyi istemediğini söylüyorsan o zaman nasıl olması gerektiğini de söylemelisin. Bir şeyi kesin biliyoruz; duvarlar ve tel örgülerle göç dalgasını durduramazsınız."Son yıllarda siyasetçilerin yaptıkları açıklamaların ve "havalı" ifadelerinin sonuçları olduğunu dile getiren Timmermans, söylenen sözlerin neticeleriyle yüzleşilmesi gerektiğini çünkü her zaman müzakere masasına dönüleceğini anlattı. İtalya'da avro hakkında çok şeyler duyduklarını kaydeden Timmermans, "Fakat bazı sonuçları olduğunu görünce yine de avroyu terk etmeyeceklerini açıkladılar. Yani sonuçta tekrar bir araya geliniyor. Şu anda siyaset bütün AB üye ülkelerinde daha sertleştiği için çoğu zaman büyük laflar kullanılıyor fakat ifadelerin mutlaka sonuçları var." değerlendirmesini yaptı. Frans Timmermans, ABD Başkanı Donald Trump'ın uluslararası anlaşmalarla ilgili tavrına da değindi. Anlaşmaları ihlal ederek uluslararası ticarete sınır koyanların kendi ekonomilerinde bundan zarar göreceğini vurgulayan Timmermans, "Bir başkasına muhtaç olmak güzel bir şey değil ancak genelde gerçekler budur. Onun için başkaları ile iyi anlaşmalar yapmanız gerekir ki her iki taraf için de iyi olsun." diye konuştu.

(Anadolu Ajansı, 12 Haziran 2018)

 

ABD Adalet Bakanı'ndan Şiddet Mağduru Göçmenlerin Sığınma Hakkına Engel

ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions, eski kocasının tecavüz ettiği ve dövdüğü El Salvadorlu bir kadına sığınma hakkı veren kararı bozarak tarihi bir karara imza attı. Jeff Sessions bundan sonra ABD'nin sadece aile işi şiddet ya da çete şiddetine maruz kalmanın, göçmenlerin sığınma hakkı için yeterli bir kriter olmayacağını açıkladı. İnsan hakları savunucuları, kararın on binlerce göçmeni etkileyeceğini söylüyor. ABD Adalet Bakanı Session'ın hükmü, 2014'de ABD'ye yasadışı yollarla giren El Salvadorlu bir kadının davası hakkında.

'Sığınma, Dünyada Her Gün Yaşanan Sorunlara Çare Demek Değil'

ABD'li yetkililer, eşinin tecavüzü ve fiziksel şiddetine uğrayan kadına 2016'da sığınma hakkı verdi. Sessions, 2 yıl sonra bu kararın bozulmasına hükmetti. "Sığınma hakkı, dünyada her gün yaşanan sorunları gidermek anlamına hiçbir zaman gelmemiştir" diyen Sessions, kadının devlet eliyle yaşanan şiddet değil "özel bir suç eyleminin" mağduru olduğunu da kararına gerekçe gösterdi. ABD'de göç mahkemeleri Sessions'ın başında olduğu Adalet Bakanlığı'nın çatısı altında. Karar özellikle aile içi şiddet ve çete şiddetinin sık görüldüğü Orta Amerika ülkelerini etkileyecek.

Yılda 10 Bin Göçmen Bu Gerekçeyle Başvuruyor

Başkan Donald Trump'ın kaçak göçe karşı "sıfır hoşgörü" politikası ülkede tartışma konusu.

Son olarak göçmenlik merkezlerinde yer kalmaması nedeniyle kaçak göçmenler, federal hapishanelere nakledilmeye başlandı. ABD Adalet Bakanı Sessions, geçen hafta göçmen çocukları ailelerinden ayırmaya zorlayacak politikaları savunmuştu. Aktivistler yılda en az 10 bin mültecinin bu suçlar nedeniyle ABD'ye sığındığını söylüyor. ABD Göç Konseyi "Karar sayısız anne ve çocuğu istismarcılarına ve suç çetelerine geri yollamak anlamına gelecek" diyor.

(BBC Türkçe, 12 Haziran 2018)

 

Kansas City'de İrlanda Barına Anti-Göçmen Grafiti Saldırısı

1887’de kurulan Brownes Irish Market’e  ‘Immigrants not welcome’ (Göçmenler hoş gelmedi) yazıldı. ABD polisi Kansas şehrinde, tanınmış bir İrlanda barına ve restoranının karşısına büyük bir grafiti yazdı. Pazartesi günü gerçekleşen eylemde Kuzey Amerika’daki en eski İrlanda barına siyah sprey boya ile “göçmenler hoş karşılanmaz- göçmenler hoş gelmedi” yazıldı. 1887 yılında Co-Kerry, Listowel'den göçmen Ed ve Mary Flavin tarafından kurulan Amerika'nın batısındaki Kansas şehrinin merkezinde bulunan lokanta/bar, ailenin dördüncü kuşağı tarafından yönetiliyor. Mal sahibi Kerry Browne, yapılan saldırıda, on bir buçuk yıldır Amerikan siyasetinde gelişen, gittikçe artan düşmanlık ve göçmen karşıtı söylemleri suçladı.

“Ne yazık ki, insanlar şu anda farklı şeylere bakıyorlar, bu nefret seviyesi üzücü.” dedi.

(The Irısh Times, 12 Haziran 2018)

 

Belçika’nın Kararı Aşırı Sağcı Bakanı Çok Sevindirdi!

Belçika’da sığınmacılara uluslararası koruma ve iltica hakkı gibi konularda temyiz mahkemesi görevi üstlenen Yabancı Talepleri Konseyi (CCE), ülkeye Yunanistan’dan gelen sığınmacıların geri gönderilebileceğine hükmetti. CCE, Yunanistan’dan Belçika’ya giriş yapan Filistinli sığınmacının Dublin Sözleşmesi’nin hükümleri uyarınca Yunanistan’a geri gönderilebileceğini hükmetti. Filistinli sığınmacı hakkında verilen Yunanistan’a geri gönderilme kararını ekim ayında CCE’ye taşımıştı. CCE ise Yunanistan’da koşulların uygun olduğuna hükmederek, sığınmacının geri gönderilebileceği kararını verdi. Belçika, 2011 yılında Yunanistan’dan giriş yapan sığınmacıları geri göndermeye çalıştığında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle kınanmıştı. Mahkeme, Yunanistan’daki sığınmacı merkezlerinin sığınmacılara “insani koşullarda” yaşama imkanı tanımadığını, bu nedenle sığınmacıların geri gönderilmemesi gerektiğini hükmetmişti.

Göç Bakanı’na Göre Dönüm Noktası

Belçika’nın aşırı sağcı ve sığınmacı karşıtı tutumuyla tanınan Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken, “Yabancı Talepleri Konseyi’nin (CCE) kararı sığınmacı tarihinde bir dönüm noktası teşkil ediyor” dedi. Filistinli sığınmacının gelecek hafta Yunanistan’a geri gönderileceğini duyuran Francken, yakın dönemde büyük bir grup sığınmacının Yunanistan’a geri gönderileceğini söyledi. Francken, Yunanistan’daki sığınmacı merkezlerinde iyileşme olduğunu vurgulayarak, “Yunanistan yıllardır yüklü miktarda AB parası alıyor. Milyonlarca eurodan bahsediyoruz. Yunanistan’ın gerekli adımları atmaya başlaması memnuniyet verici” dedi. Dublin Sözleşmesi uyarınca, sığınmacının iltica başvurusunu AB’ye giriş yaptığı ülkede yapması gerekiyor. Eğer sığınmacı, başka bir AB ülkesine giderse, o ülke, sığınmacının haklarını ihlal etmeden kişiyi AB’ye ilk giriş yaptığı ülkeye gönderme hakkına sahip bulunuyor.

(Hürriyet, 12 Haziran 2018)

 

Rusya: Koalisyonun Kontrolündeki Rukban Sığınmacı Kampı, Suriye'deki Militanlar İçin Sığınak Noktası Haline Geldi

Rusya'nın Suriye'deki tarafları uzlaştırma merkezi, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun kontrolünde bulunan Tedmur yakınındaki Rukban sığınmacı kampının Suriye'deki tüm militanlar için bir sığınak noktası olduğunu belirtti. Merkezden yapılan açıklamada, "ABD'nin Tanf askeri üssü yakınındaki Rukban sığınmacı kampı, Suriye hükümetinin buraya erişimi olmaması nedeniyle IŞİD militanları da dahil Suriye'deki tüm militanlar için sığınak noktası ve terörist oluşumların ülkenin merkezinde toplanma merkezi haline geldi" dendi.

'ABD'li Askerlerin Tutumu Etkili Oldu'

Merkez, kamptaki kritik insani durumun ve Tanf'taki ABD'li askerlerin Suriye hükümeti ve uluslararası kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen insani yardım gönderme girişimlerini uzun süredir engellememesinin mevcut durumun oluşmasında etkili olduğunu vurguladı.Rukban sığınmacı kampındaki yüzlerce sığınmacı, Şam kırsalına giderek Suriye hükümetinden yardım talep etmişti. Rukban sığınmacı kampında ve ABD'ye ait Tanf askeri üssünde yaklaşık 60 bin sığınmacı bulunuyor. Silahlı muhalif gruplar, söz konusu sığınmacılara yardım ulaştırılmasına izin vermiyor. BM, kamptaki durumu 'insani felaket' olarak nitelendiriyor.

(Sputnik Türkiye, 12 Haziran 2018)

 

Aktivistler İtalya’nın Göçmenleri İspanya’ya Sevk Etmeye Hazırlanmasını Protesto Etti

İtalya, insan hakları ile ilişkili çalışmalar yapan grupların itirazlarına rağmen, bir yardım teknesinde olan göçmenleri diğer gemilere nakletmeyi ve İspanya'ya götürmeyi planlıyor. Aralarında 11 çocuk ve yedi hamile kadının da bulunduğu toplam 629 göçmen, hem İtalya hem de Malta limanlarının gemiye kapattığından beri, pazar günüden bu yana ‘Aquarius’ gemisinde Orta Akdeniz'de sürükleniyorlar. İspanya, beklenmedik bir şekilde, göçmenleri almak için pazartesi günü teklifte bulundu. Geminin 16 saattir hareket edememesi İtalyan hükümetinin geminin taşıma işlemleri ile ilgilenmesine sebep oldu. Aquarius gemisi için çalışan Doctors Without Borders (Sınır Tanımayan Doktorlar) İtalya’nın, en azından bazı göçmenleri diğer gemilere tahliye etmek ve ardından İspanya'nın Valencia limanında bir konvoyda bir araya getirmek istediğini söyledi. Kurumun Twitter'da yaptığı açıklamada, İtalya’nın bu planının, göçmenlere, denizde 4 gün daha yolculuk yapma zorunluluğu yaşatacağını yazdı. Bunun yanı sıra, daha iyi olan seçeneğin, , kurtarılan kişileri en yakın limanda karaya çıkarmak, daha fazla bakım ve yasal işlem için İspanya'ya veya diğer güvenli ülkelere transfer edilebilmek olacağını ekledi. Ancak İtalya’nın göçmen karşıtı yeni hükümeti, yaklaşmakta olan bir fırtınanın 2 metreden (6,5 metreden fazla) dalgalara yol açacağına dair hiçbir uyarıda bulunmadı. Ulaştırma Bakanı Danilo Toninelli Radyo Capital’e ‘‘Bu sabah, gemileri ve İspanya'ya götürmek üzere yola çıkaracağız’’ dedi.

(Reuters, 12 Haziran 2018)

 

Gelecek Hafta Mülteci Satıcılardan Oluşan Bir Pazar Times Square’a Geliyor

New Yorklular önümüzdeki hafta alışveriş yapmak için  harika bir fırsat yakalayacak. 19 Haziran Salı günü saat 17.00'den itibaren Times Meydanı'na mültecilere destek amaçlı tek gecelik bir pazar geliyor. The Refugee Creator Marketplace (Mülteci Pazaryeri) bu etkinlik için We Work isimli firma tarafından tutuldu ve burada 15’ten fazla mülteci tezgâhı olması bekleniyor. Bunların yanı sıra mültecilere yardımcı kuruluş Eat Off Beat ücretsiz yemek hizmeti sunmayı planlıyor. Akşam saatlerinde ise DJ Malik Yusef tarafından müzik yanında içecek hizmeti olacak. Dünya Mülteci Haftası (18-24 Haziran) için üç saatlik olarak belirlenen etkinliğin amacı, mülteci krizi ile ilgili farkındalığı artırmaktı.

(Time Out, 11 Haziran 2018)

 

Merkel AB Göçmen Reformuna Açık

Almanya Başbakanı Angela Merkel pazar günü yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa’daki göç reformu ve savunma politikasına planlarına, Avrupa’yı destekleme umutlarından daha açık olduğunu belirtti. Merkel, ARD devlet televizyonuna verdiği röportajda, “İstediği şeylerin hiçbirinin olmayacağını söylemiyorum.” dedi.  Ancak, 40 yaşındaki Fransız liderin 19 uluslu Euro Bölgesi için "doğru olanları bilmediğini" düşündüklerini de ekledi. Alman ve Fransız bakanları, 28-29 Haziran tarihlerinde tüm AB liderlerinin görüşmesi öncesinde AB reformu konusunda ortak bir zemin bulmak için bu ayın sonunda toplanacaklar. Merkel, Macron'un umduğu ortaklaşa yürütülen yatırım bütçesi “gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde bir veya ikisi” tek para biriminden ayrıldı. Birçok Alman, diğer AB üyeleri tarafından karşılanan borçlar için kancaya son vermekten korkuyor ve geçtiğimiz hafta Başbakan, birkaç on milyar avroluk bir “sınırlı” yatırım bütçesinin yeterli olacağını öne sürdü. Sığınmacıların yükünün nasıl paylaşılacağı konusundaki ihtilaf, AB ve Kıbrıs gibi sınır devletlerinin aşırıya kaçtıklarından şikayetçi olurken, Doğu Avrupa ülkeleri üye ülkeler arasında göçmenleri yeniden dağıtmaya yönelik herhangi bir hamleyi reddettiklerinde, Avrupa'daki çatlakları paylaştı.

(The Manila Times, 11 Haziran 2018)

 

Balkan Ülkeleri Göçü Kontrol Etmek İçin İş Birliği Yapıyor

AB, Bosna’da sığınma talebinde bulunan ve sayıları giderek artan göçmenleri yönetmek için Bosna'ya 1,5 milyon avro sağlayacak. Bu yıl yaklaşık 5 bin 500 göçmen Bosna'ya girdi. Agence France-Presse (AFP) göre, sığınmacıların demografik özellikleri genç ailelerden eğitim ve iş fırsatlarını arayan genç erkeklere kadar değişiyor. Göçmenlerin çoğu Pakistan ve İran'dan geliyor. AB delegesi Christos Stylianides, "Bosna-Hersek'e gelen mülteci ve göçmenlerin sayısı arttı ve hızla hareket etmeliyiz" dedi. Diğer Batı Balkan ülkelerinde de göç devam ediyor. Balkan Insight, Ocak ayından mayıs ayı sonuna kadar Bosna, Karadağ ve Arnavutluk'taki yetkililerin 6.700'den fazla yeni göçmen ve sığınmacı kaydettiğini, 2017 yılında da üç ülkeye kayıtlı olan 2.600 kişinin iki katından fazla olduğunu bildirdi. Bu ülkeler, 2015-2016 yıllarında Almanya'ya 1 milyondan fazla sığınmacı taşıyan ana Balkan göç yollarını bıraktılar ve şu anda Sırbistan, Macaristan ve Slovenya gibi sınır güvenlikleri ve sınır güvenliği sağlayıcı ülkelerden yoksun kaldılar. Reuters'ın haberine göre, Arnavut yetkililer bu yılın ilk beş ayında 2.311 göçmen yakaladıklarını, bunun da Ocak-Mayıs 2017'de 162’yi geçtiğini ve geçen yılın tamamı için yaklaşık 1000'inin iki katından fazla olduğunu söylediler. Balkan Insight'a göre, yarım düzine Balkan ülkesinden ve Avusturya'dan gelen güvenlik ve insan hakları bakanları bu hafta ortak bir göç veri tabanı oluşturmaya ve işbirliği geliştirmeye karar verdiler. Slovenya İçişleri Bakanı Bostjan Sefic, "Durum kontrol altında, ancak her şeyin kontrol altında tutulmasını sağlamak için ortak faaliyetlerin zamanı geldi.’’ dedi. Bosnalı yetkililer, bu baharda Arnavutluk, Karadağ ve Bosna 'dan Yunanistan'a yeni bir göç yolunun açıldığını söylediler. AB sınır ajansı Frontex raporları, Ocak ayından Mart ayına kadar AB'ye düzensiz sınır geçişlerinin yılda yüzde 44 daha az olmasına rağmen, düşüş büyük ölçüde Orta Akdeniz yolunda kaydedildi.

(TOL, 11 Haziran 2018)

 

İspanya, Sığınmacıları Taşıyan Gemiyi Kabul Edecek

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 600'den fazla göçmeni taşıyan ancak İtalya ve Malta'nın kabul etmediği Aquarius gemisinin Valencia Limanı'na demirleyeceğini açıkladı. İspanya hükümeti, İtalya ve Malta'nın limanlarına yanaşmasına izin vermediği 600'den fazla göçmeni taşıyan gemiyi "insani nedenlerle" kabul etme kararı aldı. İspanya Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Pedro Sanchez'in, insani krizlere ilişkin uluslararası yükümlülükler çerçevesinde 600'den fazla göçmeni taşıyan Aquarius gemisinin İspanya limanlarına demirlemesine izin verdiği bildirildi. "İnsani bir yıkımın önlenmesi ve bu kişilere güvenli bir liman sağlanması, uluslararası kanunlardan kaynaklanan zorunlulukların yerine getirilmesi çerçevesinde bu bizim yükümlülüğümüz."ifadeleri kullanılan açıklamada, geminin Valencia Limanı'na yanaşacağı belirtildi.

AB'den İtalya ve Malta'ya Çağrı

Avrupa Birliği (AB), İtalyan ve Maltalı yetkililerin 600'dan fazla göçmeni taşıyan geminin limanlarına yanaşmasına izin vermemesinin ardından sığınmacılara ihtiyaçları olan bakımın sağlanması çağrısında bulundu. AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, "İnsanların hayatı söz konusu. İtalyan ve Maltalı yetkililerin önceliği gemideki sığınmacıların ihtiyaç duydukları bakımı almasını sağlamak olmalıdır." Dedi. Malta ve İtalyan yetkililerle konuya ilişkin irtibat halinde olduklarını belirten Schinas, sığınmacıların gemiden en kısa sürede ve güvenli biçimde karaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. İtalya, göçmenlerin bulunduğu Acquarius gemisinin limanlarına yanaşmasına izin vermezken, Malta'dan "en yakın ve güvenli liman" olduğu gerekçesiyle geminin Valletta Limanı'na girişine izin vermesini istemişti. Malta’nın bunu reddetmesi ve tarafların birbirlerini eleştirmeleri iki ülke arasında krize sebep olmuştu.

(Anadolu Ajansı, 11 Haziran 2018)

 

Sığınma Talebi Reddedilenler, Hızla Memleketine Gönderilecek

Almanya’da 14 yaşındaki Susanna’nın bir mülteci tarafından tecavüz edilip öldürülmesi olayı kamuoyunu ayağa kaldırdı. Başbakan Merkel, sığınması reddedilen mültecilerin hızla memleketlerine gönderilmesi gerektiğini söyledi. Almanya Susanna cinayetinden dersler çıkarılmasını ve mülteci politikasında değişikliğe gidilmesini tartışıyor. 14 yaşındaki Susanna F.’nin, Iraklı bir mülteci tarafından tecavüz edildikten sonra öldürülmesi Almanya’nın güvenliği, mülteciler ve suç olayları üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. ARD kanalında programı sunan Anne Will’in sorularını yanıtlayan Başbakan Merkel, sığınma başvurusu reddedilen sığınmacıların hızla memleketlerine gönderilmesi için yoğun çalışma yürüttüklerini açıkladı. Bu çalışmaların hükümet olarak tam ortasında olduklarını vurgulayan Merkel, bu konuda alacakları önlemler paketini bugünlerde kamuoyuna açıklayacaklarını kaydetti. Merkel konuyla ilgili şöyle dedi: “Öncelikle şunu söylemeliyim, bu korkunç bir olay.İğrenç bir cinayet. Şimdi İdari mahkemelerdeki itiraz davalarının nasıl hızlandırılacağına bakmalıyız. Bu olay, oturma izni olmayanların davalarının idari mahkemelerce hızla sonuçlandırılıp, yine aynı hızla memleketlerine gönderilmeleri gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Burada insanlar her şeyden önce oturma izni olmayanların ülkemizi hızla terk etmesini istiyor. Birçok insan ayrıca zorda olan ve sığınma hakkı alanların topluma uyumunu istiyor.”

Aylarca Erteletmişti

14 yaşındaki Susanna’yı öldürdüğünü itiraf eden Iraklı Ali B.’nin sığınma başvurusu reddedilmiş, ancak karara itiraz ederek, sınır dışını aylarca erteletmişti. Suç olaylarının özellikle sığınma başvurusu reddedilen ama mahkemeye başvurarak, sınır dışını erteleyen mülteciler tarafından işlenmesi, bu olaylardan hükümetin halen ders çıkarmadığı eleştirilerine yol açtı. Aşırı sağcı AfD ise mültecilerin işlediği suçları hükümete karşı siyasi malzeme olarak kullanıyor.

(Hürriyet, 11 Haziran 2018)

 

Avrupa İnatlaşıyor Göçmenler Ölüyor

İtalya ve Malta arasındaki başlayan göçmen krizi mültecilerin hayatını tehlikeye atıyor. Biri 629, diğeri 800 göçmen taşıyan iki tekne açık denizde tutuluyor. İspanya gemilerden birine limanını açarken, 800 göçmen ölümle hayat arasında mücadele ediyor. İtalya, Malta’nın kabul etmediği 126 göçmeni taşıyan ‘Seefuchs’ isimli STK gemisini ülkenin güneyindeki Pozzallo Limanı’na kabul etmek zorunda kalmasından sonra 629 göçmen taşıyan Aquarius ve 800 mültecinin bulunduğu Sea Watch 3 gemilerini geri çevirdi. İspanya Aquarius’a Valencia limanını açtı. Mülteci gemilerinin Malta’ya gitmesini isteyen İtalya, bütün Avrupa’yı suçluyor. Sivil toplum kuruluşu SOS Mediterranee’nin Aquarius gemisi, önceki gün Orta Akdeniz’de kurtardığı 629 kaçak göçmen gemisinin İtalyan limanlarına girmek için istediği izin Roma’dan çıkmadı. İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ve Malta Başbakanı Joseph Muscatkarşılıklı suçlamalarla birlikte mültecileri almayacaklarını duyurdu.  İtalyan hükümetin göç karşıtı aşırı sağcı Lig Partisi liderib başbakan yardımcısı ve İçişleri Bakanı olan Matteo Salvini Maltalıların Aquarius’un Valletta’ya gelmesine izin vermesini isteyen bir mektup gönderdi. Salvini, Twitter’dan da İtalya’nın “bugünden itibaren göç işine hayır demeye başlayacağı” açıkladı.

Irkçı Bakandan Rest

Malta’yı suçlayan Salvini İtalya’nın göç konusunda “yalnız bırakılmaya devam edilemeyeceğini” bildirdi. Malta hükümeti kendilerinin yetkili olmadığını açıklarken Başbakanı Muscat, Twitter’dan Aquarius’u kabul etmeyeceklerini yineleyerek Roma’yı da göçmenlerle ilgili tehlikeli bir durum yaratmakla suçladı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) İtalya birimi mültecilerin bir an önce karaya çıkarılmalarını isteyerek “yüzlerce insanın hayatının riske sokulduğunu” duyurdu. Sınır Tanımayan Doktorlar da Acquarius’taki göçmenlerin Avrupa politikalarının kurbanları olmalarından korktuklarını açıkladı. Sivil toplum kuruluşu SOS Mediterranee kurtarılan 629 kaçak göçmenin 123’ünün refakatsiz çocuk, 11’inin çocuk ve 7’sinin hamile olduğunu bildirdi.

800 Göçmen Daha

İtalya ve Malta’nın inatlaşması nedeniyle 629 insan Akdeniz’de yaşam mücadelesi verirken İtalyan ANSA haber ajansı dün gece de 800 göçmenin kurtarıldığını duyurdu. İçişleri Bakanı Salvini Facebook’tan “Sea Watch 3 gemisinin sayısız göçmenle dolu bir şekilde Akdeniz’de beklediğini duyurarak Almanya, Hollanda, Malta ve Fransa’yı hedef aldı. Salvini bu göçmenlerin de kabul etmeyecelerini şöyle duyurdu: İspanya kabul etti.“Avrupa’nın umurunda değil, bu kadar yeter. Hayat kurtarmak bir görevdir ama İtalya’yı kocaman bir sığınmacı kampına çevirmeye hayır. İtalya, boyun eğmeye ve itaat etmeye bir son verdi. Artık burada ‘hayır’ diyen birileri var. #LimanlarıKapatıyoruz.” AB de İtalya ve Malta arasındaki mülteci kriziyle ilgili “insanların hayatları sözkonusu gemidekilerin htiyaç duydukları bakımı alması” çağrısı yaptı. Uzun süredir açık denizde tutulan 629 göçmene ise İspanya kabul etti. Başbakan Pedro Sanchez’in Aquarius gemisinin İspanya limanlarına demirlemesine izin verdiği açıklandı. Geminin Valencia Limanı’na yanaşacağı belirtildi. 

(Star, 12 Haziran 2018)

 

Belçika Sığınmacıları Yunanistan'a Geri Gönderebilecek

Belçika'da sığınmacılara yönelik davalarda son kararı verme hakkına sahip mahkeme, Belçika'ya Yunanistan'dan giriş yapan sığınmacıları geri gönderme yolunu açtı. Belçika'da sığınmacılara uluslararası koruma ve iltica hakkı gibi konularda temyiz mahkemesi görevi üstlenen Yabancı Talepleri Konseyi (CCE), ülkeye Yunanistan'dan gelen sığınmacıların geri gönderilebileceğine hükmetti. CCE, Yunanistan'dan Belçika'ya giriş yapan Filistinli sığınmacının Dublin Sözleşmesi'nin hükümleri uyarınca Yunanistan'a geri gönderilebileceğini hükmetti. Filistinli sığınmacı hakkında verilen Yunanistan'a geri gönderilme kararını ekim ayında CCE'ye taşımıştı. CCE ise Yunanistan'da koşulların uygun olduğuna hükmederek, sığınmacının geri gönderilebileceği kararını verdi. Belçika, 2011 yılında Yunanistan'dan giriş yapan sığınmacıları geri göndermeye çalıştığında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle kınanmıştı. Mahkeme, Yunanistan'daki sığınmacı merkezlerinin sığınmacılara "insani koşullarda" yaşama imkanı tanımadığını, bu nedenle sığınmacıların geri gönderilmemesi gerektiğini hükmetmişti.

"Sığınmacı Tarihinde Dönüm Noktası"

Belçika'nın aşırı sağcı ve sığınmacı karşıtı tutumuyla tanınan Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken, "Yabancı Talepleri Konseyi'nin (CCE) kararı sığınmacı tarihinde bir dönüm noktası teşkil ediyor." açıklamasında bulundu. Filistinli sığınmacının gelecek hafta Yunanistan'a geri gönderileceğini duyuran Francken, yakın dönemde büyük bir grup sığınmacının Yunanistan'a geri gönderileceğini söyledi. Francken, Yunanistan'daki sığınmacı merkezlerinde iyileşme olduğunu vurgulayarak, "Yunanistan yıllardır yüklü miktarda AB parası alıyor. Milyonlarca avrodan bahsediyoruz. Yunanistan'ın gerekli adımları atmaya başlaması memnuniyet verici." ifadesini kullandı. Dublin Sözleşmesi uyarınca, sığınmacının iltica başvurusunu Avrupa Birliği'ne (AB) giriş yaptığı ülkede yapması gerekiyor. Eğer sığınmacı, başka bir AB ülkesine giderse, o ülke, sığınmacının haklarını ihlal etmeden kişiyi AB'ye ilk giriş yaptığı ülkeye gönderme hakkına sahip bulunuyor.

(Star, 11 Haziran 2018)

 

"Türkiye Milyonlarca Mülteciye Kucak Açıyor"

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Samsun Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Düş Bahçesi" projesinin tanıtım toplantısı yapıldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Samsun Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Düş Bahçesi" projesinin tanıtım toplantısı yapıldı. Atakum ilçesinde bir otelde düzenlenen iftarda konuşan Samsun Valisi Osman Kaymak, Türkiye'de yaklaşık 5 milyon, Samsun'da ise 30 bin civarında mültecinin yaşadığını söyledi. Türkiye'nin dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumunda olduğunu dile getiren Kaymak, "Biz Türk milleti olarak misafirlerimizin ihtiyaçlarını karşılarken bunu kültürümüzden aldığımız eğitimle yapıyoruz ve bundan dolayı da mutluyuz. Türkiye olarak Irak'ta ve Suriye'de olan savaştan sonra ülkemize sığınmak zorunda olan vatandaşları misafir etmek durumundaydık." dedi. "Düş Bahçesi" projesi ile göçmen vatandaşların sosyal entegrasyonu sağlamasına katkı verileceğini belirten Kaymak, şunları kaydetti:"Bu 30 bin mültecinin yaklaşık 8 bin civarında öğrencisi okullarımızda eğitim görmektedir. Evlerinden, ocaklarından ayrılarak ülkemize sığınmış ve ilimize gelmiş olan bu mültecilerin burada yaşaması da onlar için çok zor bir durum. Biz bütün kurumlarımızla birlikte mültecilerin hayatlarını daha iyi şekilde yaşamaları, sıkıntılarının giderilmesi ve hem de kendi toplumumuza sıkıntı olmamaları için yoğun çalışmalar içerisindeyiz. Bu çalışmalar sürdürülürken bu ‘Düş Bahçesi’ projesi bizim işimizi kolaylaştıracak. Bu sayede sosyal entegrasyon sağlanmış olacak. Göçmen vatandaşlarımızın geçimlerini daha rahat sağlamaları için onların çalışmalarını da önemsiyoruz." BMMYK Türkiye Ofisi Temsilci Yardımcısı Jean Marie Garelli ise Türkiye'nin milyonlarca mülteciye kucak açtığını ifade etti. Türkiye'nin misafirperver bir ülke olduğunu vurgulayan Garelli, şöyle devam etti:"Türkiye dünya genelinde mültecilere ev sahipliği yapan en büyük mülteci ülkesi olmaya devam ediyor. Türkiye 3,5 milyon Suriyeli mültecinin yanı sıra çatışma ve zulümden kaçmış 365 bin Iraklı, Afganlı, Somalili sığınmacı ve mültecileri de misafir etmektedir. Türk hükümeti ve halkı çok sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapmakta büyük misafirperverlik göstermiştir. Özel ihtiyaç sahibi mültecileri de ulusal sisteme entegre etmek için yerel hizmetlerin genişletilmesine ne kadar destek olduğunu biliyoruz. Türkiye milyonlarca mülteciye kucak açıyor."

(Haber Türk, 11 Haziran 2018)

 

50 Bin Suriyeli Bayram İçin Ülkesine Gitti

Ramazan Bayramı'nı ülkelerinde geçirmek için Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye giden sığınmacı sayısı 50 bine ulaştı. Ramazan Bayramı'nı ülkelerinde geçirmek için online başvuru yöntemiyle randevu alan 74 bin Suriyeli'nin, Kilis'te bulunan Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye geçişleri sürüyor. Sınır hattında kurulu olan kontrol noktasında işlemlerini yaptıran Suriyeliler, otobüslerle ülkelerine geçiş yapıyor. Şu ana kadar 50 bin kişinin sınırı geçtiği öğrenilirken, bayramda ülkesinde bulunacak olan Suriyeliler, 26 Haziran'dan itibaren yeniden Türkiye'ye dönmeye başlayacak.

(CNN Türk, 12 Haziran 2018)

 

Sığınmacı Afgan Çocuğa İlik, TÜRKÖK'ten Bulundu

Trabzon'da yaşayan, Afganistan uyruklu, sığınmacı çiftin oğlu Abdul Sultan Amanı'ya (2), talasemi majör hastalığı teşhisi koyulunca ilik nakli yapılmasına karar verildi. Annebaba ile kardeşinin iliği küçük çocuğa uymayınca ailenin Türkiye'de akrabası olmadığı için doktorlar, çareyi Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'ne (TÜRKÖK) başvurmakta buldu. Gönüllü Türk bağışçıdan alının ilik, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Afgan çocuğa nakledildi. Uygun iliğin bulunması, hem aileyi hem doktorları mutlu etti. Trabzon'da yaşayan, Afganistan uyruklu sığınmacı Hasip Ullah ile Bibi Gol'un ikinci çocuğu Abdul Sultan Amanı'ya, 1 yıl önce talasemi majör hastalığı teşhisi koyuldu. Çift, çocuklarını tedavi için 6 ay önce Trabzon'dan Samsun'daki OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirdi. Hastanenin Çocuk Hematoloji Bölümü'nde uygulanan tedavinin ardından küçük çocuğa ilik nakli yapılmasına karar verildi; ancak annebaba ile kardeşinin iliği, Abdul Sultan Amanı'ya uymadı. Sığınmacı çiftin Türkiye'de akrabası olmaması nedeniyle doktorlar, uygun iliğin bulunması için TÜRKÖK'e başvurdu. TÜRKÖK üzerinden bulunan gönüllü Türk bağışçının dokusunun, Afgan Abdul Sultan Amanı ile uyum sağladığı saptandı. Bunun üzerine gönüllü bağışçıdan alınan ilik, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 1 ay önce yapılan ameliyatla küçük çocuğa nakledildi. İlik, çocuğa uydu ve tedaviden olumlu sonuç alındı.

Afgan çift ile doktorlar da küçük çocuğun sağlığına kavuşması dolayısıyla büyük mutluluk yaşadı.

'Türkiye'den Allah Razı Olsun'

Hasip Ullah, oğlu sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduklarını belirterek, "Türkiye devletine çok teşekkür ederim. Hasta çocuğumu hastaneye getiriyoruz, devlet ilaç veriyor. Bizim için çok iyi. Canan hoca da oğlum için çok dikkat etti. Türkiye'den Allah razı olsun" dedi. OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi Koordinatörü Prof. Dr. Canan Albayrak ise aile içinde uygun ilik bulunamayınca, ailenin de Türkiye'de yakını olmadığı için kemik iliği nakli bekleyen hastalar ve çok sayıda gönüllü vericiye ait doku grubu bilgilerinin depolandığı sistem olan TÜRKÖK'e başvurduklarını söyledi. Prof. Dr. Albayrak, "Türk vatandaşı olan ve gönüllü bağışçı olan bir vatandaşımızın iliği hastamızla uyum sağladı. Bunun üzerine uygun ilik buraya getirildi ve nakil işlemini 1 ay önce gerçekleştirdik. 1 ayın sonunda ilik tuttu ve çalışır durumda. Hastamızın kontrollerine devam edeceğiz. En kısa sürede tamamen sağlığına kavuşacak" diye konuştu.

Türkök Nedir?

TÜRKÖK, Sağlık Bakanlığı´nın kemik iliği nakli bekleyen hastalar ve çok sayıda gönüllü vericiye ait doku grubu antijeni bilgilerinin depolandığı Kemik İliği Bankasının (KİB) kurulması ve kemik iliği nakli ile ilgili merkezler arasında koordinasyonun sağlanması için oluşturduğu Türkkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi´nin kısa adıdır. Bu merkeze, gönüllü kemik iliği veya periferik kök hücre bağışçılarının kazanılması Türk Kızılayı tarafından sağlanmaktadır. Kök Hücre Bağışçısı Kazanımı çalışmaları 'Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Rehberi' çerçevesinde gerçekleşmektedir. Türk Kızılayı, 'Kök Hücre Bağışçısı Kazanımı' görevine, bünyesindeki bölge kan merkezlerinde kurduğu 12 gönüllü verici merkezi ile hazırlık çalışmalarını tamamlamasının ardından 13 Ağustos 2014 tarihinde aktif olarak başlamıştır.

(Haber türk, 12 Haziran 2018)

 

TİKA'dan Etiyopyalı Mültecilere Gıda Yardımı

TİKA tarafından, Etiyopya'nın Oromiya eyaletinde iç göçe maruz kalan mültecilere gıda yardımında bulunuldu. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya'nın Oromiya eyaletindeki mülteci kamplarında kalan 675 aileye gıda yardımı ulaştırdı. Sel felaketi ve etnik çatışmalar nedeniyle Gefersa Nono, Burayu Keta, Anfo, Sansuzi ve Memihran Sefer kamplarına sığınan ailelere yaklaşık 40 ton temel gıda maddesi dağıtıldı. TİKA Addis Ababa Koordinatörü Mehmet Ali Yetiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkenin hem kuraklık hem de yoğun mevsimsel yağışlarla mücadele etmeye devam ettiğini söyleyerek, iç göçün etkisiyle kamplarda ciddi nüfus artışı yaşandığına işaret etti. Gıda dağıtımının bölgede gerçekleştirilen yardım programının ilk aşaması olduğunu dile getiren Yetiş, ikinci aşamayla toplam bin 600 aileye el uzatacaklarını kaydetti. Yetiş ayrıca acil insani yardım çalışmasının Etiyopya makamlarının ve Etiyopya Türkiye Mezunları Derneğinin saha desteği ile yapıldığını ifade etti.

(Anadolu Ajansı, 11 Haziran 2018)

 

Minikler, Mülteciler İçin El Ele Verdi

Özel bir ana sınıfına giden öğrenciler, Suriyeli mülteci akranlarına sosyal sorumluluk projesi kapsamında yardım topladı. Eğitim malzemelerini kendi elleriyle kolileyip, hediye ettiler. Ana sınıfı öğrencileri, Suriyeli minik arkadaşları için yardım topladı. Özel Üsküdar SEV Ana Sınıfı öğrencileri dünya barışına ve mülteci uyumuna destek vermeyi hedefleyen sosyal sorumluluk projesi düzenledi. Yavuztürk İlköğretim Okulu’nda öğrenim gören öğrencileri destekleyecek malzemeler alan miniklere, sosyal sorumluluk projesinin gerçekleştirileceği okulun belirlenmesinde ve iletişimin sağlanmasında İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) destek oldu.

Başkasının Hayatına Dokunmanın Mutluluğu

Öğrenciler, malzemeleri temin etmek için birinci adımda okulda kendi emekleriyle çanta boyama, duvar süsü, tabak boyama, desen çalışması gibi ürünler hazırladı. Sonrasında öğrencilerden, bazı ihtiyaç malzemelerini anne ve babalarıyla birlikte giderek almaları istendi. Bu sayede Suriyeli mülteci kardeşlerinin sınıftaki eksik malzemelerine katkıda bulunan öğrenciler, hem dayanışma içinde olmanın hem de başkasının hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşadılar.

(Hürriyet, 11 Haziran 2018)

 

Topladıkları Harçlıklarıyla 400 Arakanlıya İftar Verdiler

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Mehmet Ragıp Karcı Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileri, harçlıklarından biriktirdikleri paralarla, Bangladeş'teki kamplarda kalan mülteci Arakanlıların iftarda sıcak yemek yemesi için destekte bulundu. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Mehmet Ragıp Karcı Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileri, harçlıklarından biriktirdikleri paralarla, Bangladeş'teki kamplarda kalan mülteci Arakanlıların iftarda sıcak yemek yemesi için destekte bulundu. Merkezi Avrupa’da bulunan YetimDer’in aracılığıyla yardım toplayan Mehmet Ragıp Karcı Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Bangladeş'in Bazar kentinde bulunan Kutupalong kampında zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Arakanlı mültecilerin iftarda sıcak yemek yemesine yardımcı oldu. Kampta zor şartlarda yaşan mücadelesi verirken bir yandan da dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan Arakanlı 400 Müslüman, Ramazan ayı boyunca Siverekli öğrencilerin katkılarıyla her iftarda sıcak yemekle oruçlarını açtı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan edebiyat öğretmeni Bilal Şanlı "2017 yılı başlarında okulumuz öğretmenleri ve öğrencileriyle Afrika'da ihtiyaç sahibi insanlar için ne yapılabilir diye istişarelerde bulunduk ve bu çalışmalarımızın sonucunda okulumuz öğretmen ve öğrencilerin katkılarıyla 2017 Şubat ayında Afrika'da Çat bölgesinde bir su kuyusu açtık. Aynı zamanda Arakan bölgesinde de başka bir su kuyusu açtık. Dünya genelinde 15 yetimin bir yıllık bakımını ve 3 katarakt ameliyatı yaptık, Mart 2018 yılında 340 yetime bir ay boyunca sıcak yemek verildi. En sonunda ise 2018 Ramazan ayı boyunca Arakan’da 400 kişiye iftar yemeği verildi. Katkılarından dolayı tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.

(Haber Türk, 11 Haziran 2018)

 

 

http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1933-turksam-goc-gocmen-bulteni-12-haziran-2018
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1759 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)