Genç Türksam | 27 Ekim 2016

|

Her Türk’ün Vatanı Türkiye



Ecem Karaca

TÜRKSAM Stajyeri

“Şimdi kaç parçayım biliyorsunuz. Yüreğim Selenge Irmağının kıyısında, ayaklarım yalın- yapıldak Kaf Dağı’nda, ellerim parça parça Tuna boylarında, kanım Yemen vahalarında… Orada kılıç tutamayan parmaklarıma, Kafkasya’da sahipsiz, nereye gideceğini bilmeyen ayaklarıma, Kerkük’te gövdesiz başıma, Deli Orman’da pazularıma vurun! Vurun ki, binde bir ihtimal de olsa kalkamasınlar, bir vücut üzre toplanamasınlar.”[1]

 

Türkçülük fikrinin mihenk taşlarından Hüseyin Nihal Atsız yurdumuzu Adalar Denizi’nden Altaylar’ın ötesine kadar büyük ve müebbet bir ülke olarak tanımlamaktadır.[2]  Türkler yolculuklarına Türkistan’da başlamıştır. Zamanla çok geniş bir coğrafyaya yayılmış ve Türkler hâkimiyet alanlarını genişletmiştir. Ana vatanları neresi olursa olsun Türkiye, vatanından koparılan Türklerin daima ikinci vatanı olmuştur. Yurtlarından koparılan Türklere her zaman kucak açmıştır. Ana vatanlarından ayrı düşen Türkler, Türkiye’de haklarını aramaya ve yurtları için çalışmaya devam etmiştir.

 

Bu makalenin amacı her şeyi gören ve duyan dünyanın Türklere gelince duyarsız kaldığını olduğunu duyurmak amacıyla faaliyet gösteren dış Türklerin diaspora faaliyetlerini anlatmak, bu faaliyetlerin gelişim sürecini gözler önüne sermektir. Ayrıca diasporalara ihtiyaç duyan dış Türklerin bu faaliyetlere ihtiyaç duyma nedenlerinden de bahsedilecektir.

 

Bununla birlikte günümüzde hayati öneme sahip hale gelen ve saniyeler içinde milyonlarca insana ulaşabilen sosyal medyanın diaspora faaliyetlerini nasıl etkilediğini açıklamak ve sosyal medyada dış Türklerin diaspora faaliyetlerini; bu ses, köküsü patlak kalan ulu erkin sesidir, bu ses milyon milyon Türk’ün varlığının sesidir  diyerek[3] Türk’ün acısını acısı bilen herkese bunu duyurmayı maksat edinmiş ve bunları sosyal medyada etkin bir şekilde duyuran Türklerin amaca ulaşmadaki önemini vurgulamak amaçlanmaktadır.

 

 “Vur ey kör dünya, nasıl olsa bunun diyeti ağır olacak!”[4]

 

A)       Dış Türkler Kavramına Bakış

 

Milliyetçilik farklı yorumlara açık bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Milliyetçilik ve Türkçülük de aynı anlama gelmemektedir.

 

Hüseyin Nihal Atsız’ın tarifi ile Türkçülük, Türk milliyetçiliğidir ama her milliyetçi Türk, Türkçü değildir. Milliyetçilik pek umumî bir deyimdir. Her normal insan az çok milliyetçidir. Türkiye’nin bütünlüğü ve emniyeti üzerinde duygulu olup Türk milletine bağlı kalmak şüphesiz milliyetçiliktir. Fakat böyle milliyetçiler arasında Dış Türklerle hiç ilgilenmeyen, hatta onların varlığından habersiz olan, siyasî sınırlar dışında Türk ülkeleri olduğunu bilmeyen, tutsak bir Türk ülkesinin kurtarılması için göze alınacak savaşı istilacılık sayan nice insanlar vardır.[5] 

 

Hüseyin Nihal Atsız çeşitli makalelerinde dış Türkler kavramını işlemeye devam etmiştir. Bir milleti yalnız para kazanmak ve okumak için didinen bir sürü olmaktan kurtarmak için ona milli gayeler gösterilmesi lazımdır. İktisadi kalkınma, yol ve liman, atom, roket, uzay milli ülkü olamaz. Bunlar nasıl olsa elde edilecektir. Fakat çok mühim olduğu halde verilmemekte bulunan hayati nesne “ülkü”dür. O ülküyü düşünüp taşınarak zorla yaratmamaya da ihtiyacımız yoktur. O hazır olarak yanı başımızda duruyor: Dış Türkler…[6] 

 

Türk milliyetçiliğinin önemli isimlerinden olan Hüseyin Nihal Atsız’ın da çeşitli makalelerinde belirttiği üzere dış Türkler kavramının, Türk milliyetçilerinin Turancılık gibi idelerle zaman harcamasından ziyade Anadolu merkezli gelişme sağlaması fikrini savunan Anadoluculuk’tan ziyade tüm dünya Türklüğü ile ilgilenmenin Türklük davasının gereklerinden olduğunu vurgulamaktadır.

 

B)        Diaspora Nedir?

 

Diaspora, herhangi bir ulusun vatanından ayrılan kesimi olarak tanımlanmaktadır. Aslında kadim bir kelime olan diaspora, küreselleşmenin etkisiyle -coğrafya, kimlik ve aidiyet gibi kavramlarla ilişkisini alt üst eden- yeni bir anlama sahip olmaya başlamıştır.[7]  Diasporanın tarih içinde devamlılık göstermesi insanların hâlihazırda dahi hareket içinde olması ile de ilgilidir. Diaspora kavramı özellikle uluslararası ilişkiler anlamında önemli olmakla beraber gelecek zamanda da toplumların geleceğini önemli şekilde etkileyeceğini söyleyebiliriz.

 

1)        Dünyada Diaspora Kavramı

 

Dünyada diaspora kavramının gelişimi Antik Çağ’a kadar dayanmaktadır. Robin Cohen diaspora kavramının bir zamanlar özellikle Yahudiler, nadiren de Yunanlar, Ermeniler ve Afrikalılar için kullanıldığını, günümüzde ise en az otuz farklı etnik grubun kendilerini diaspora olarak tanımladığını veya başkalarınca diaspora olarak tanımlandıklarını belirtmektedir.[8] Yunanca diaspeiro/diasperien kelimesinden türeyen diaspora kavramı anavatanları dışında sürgünde yaşayan Yahudileri tanımlamak için ve İskenderiye’de yaşayan Helenik Yahudi topluluklarını kastederek kullanılmıştır. Genel olarak Filistin dışında yaşayan Yahudiler için kullanılır hâle gelen diaspora kelimesinin, Yunanlar tarafından Küçük Asya ve Akdeniz’in arkaik dönemde kolonizasyonunu ifade etmek için kullanıldığı da belirtilmektedir.  Kuramsal bir çerçeveye sığdırılamayacak kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan kavram, daha çok Batı dünyasında araştırılmakta ve tartışmalar da Batılı bir retorik üzerinden yürütülmektedir. Diaspora kavramının, günümüzde Batı’da yaşayan Doğulu toplumlar için kullanıldığı; Doğu’da yaşayan Batılı toplumlar içinse pek tercih edilmediği görülmektedir.[9]

 

2)        Dış Türklerde Diaspora Faaliyetlerinin Oluşum Süreci

 

Gabriel Sheffer, etno-ulusal diasporaları tanımlarken anavatan veya daha fazla ülkede azınlık olarak yaşamaları, üyelerin hem anavatan hem de diğer ülkelerdeki soydaşlarıyla bağlarını sürdürmeleri gibi birkaç çıkarımda bulunmuştur. Gerçekten de dış Türklerin diaspora faaliyetlerine baktığımız zaman bunların geçerli olduğu kabul edilebilir. Dış Türklerde diaspora faaliyetlerinin oluşum süreci ise biraz geç kalmıştır. Türklerin tarihin eski zamanlarından süregelen savaşçı özellikleri, diplomasinin son seçenek olarak devreye konulması gibi etkenler de göz önünde bulundurularak Türklerin diaspora faaliyetlerine geç kaldığı söylenebilir.

 

C)       Türkiye’deki Dış Türklerin Diaspora Faaliyetlerine Genel Bir Bakış

 

Türkiye, ülke dışında yaşayan ve çok geniş alanlara dağılmış akraba topluluklar ve soydaşlara sahip olan ülkelerden biridir. Ancak, bütün bunlara rağmen dünyadaki Türklerin en güçlü devleti Türkiye’nin dış Türklere yönelik politikaları çoğu zaman ikinci plandaydı ve kurumsal bir örgütlenme yoktu. Yani Türkiye’nin bir diaspora anlayışı yoktu.[10]

 

1)        Dış Türklerde Diaspora Faaliyetlerinin Gelişim Süreci

 

Her toplumda diaspora faaliyetlerinin gelişimi farklı olmakla beraber Türkiye’nin, diaspora konusunda farkındalığının oluşması ve harekete geçmeye başlaması, diasporanın göçten farklı bir disiplin ve konu olduğu dikkate alındığında, aslında çok da uzun geçmişi olan bir süreç değildir. Türkiye, konuya özellikle 2000’li yıllara değin alışageldiği gibi bir göç ve göçmenlik meselesi olarak yaklaşmıştır. Ancak yurt dışında yaşayan insanların mesken ülke toplum yapısı ve ekonomisi içerisinde sınıfsal- statüsel bakımlardan gelişme kat etmeye başlamaları üzerine, yurtdışı Türkler olgusunda göçmenlikten diaporalaşmaya doğru bir bükülme yaşanmaya başlamıştır. Böylece Türkiye de yaşanan değişime tepki vermiş, oluşmaya başlayan yeni durum içerisinde politikalarını revize etmek yönünde bir niyet ortaya koymuştur.[11]

 

2) Günümüzde Diaspora Faaliyetlerine İhtiyaç Duyan Dış Türkler ve İhtiyaç Nedenleri

 

-Ahıska Türkleri

 

Joseph Stalin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin lideri konumundayken, 15 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki on binlerce Ahıska Türk’ü sınır güvenliğini tehdit ettikleri iddiasıyla sürgün edilmiştir. Trenlere bindirilerek Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi Sovyet topraklarının farklı yerlerine dağıtıldılar. Stalin zamanında sürülen Türkler, Stalin’in ölümünden sonra vatanlarına dönmeye başladılar fakat Ahıska Türklerine bu konuda müsaade edilmedi. Gürcistan, onların Türk olmadığı, Mesh halkından olduğu, bu Meshlerin de aslında Gürcü etnik gruplarından biri olduğu iddiasıyla, Ahıska Türklerini vatana kabul etmek için Gürcü adı almalarını şart koşmaktadır. Yine Gürcistan’a göre,  bölgede Türk varlığından söz edilemez. Türk denilen insanlar, Osmanlı fethiyle asimile edilmiş Gürcü unsurlarıdır. Dolayısıyla Ahıska Türkleri de Gürcü kökenlidir.[12]  Türkiye Cumhuriyeti tarafından vatandaşlık hakkı verileceği açıklanan Ahıska Türkleri’nin sürgün hayatı ve vatan hasreti günümüzde de devam etmektedir.

 

Türkiye’de faaliyet gösteren 22 Nisan 2011 tarihinde kuruluşu gerçekleştirilen Tüm Ahıskalılar Sosyal İktisadi İşbirliği ve Yardımlaşma Derneği (TASİYAD), İzmir Ahıska Türkleri Derneği, 5 Haziran 1997 tarihinde kurulan Ahıskalılar Vakfı, 2003 yılında Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu, Dünya Ahıska Türkleri Birliği ve bunlarla beraber çeşitli şehirlerde kurulan Ahıska Türklerine ait dernekler mevcuttur. Türkiye’de ve dünya genelindeki Ahıska Türkleri arasındaki dayanışmayı sağlamak, Ahıska Türklerinin sosyal ve kültürel geleneklerini devam ettirmek ve bu konuda yapılan çalışmalara destek vermek derneklerin ortak amacı arasında gösterilmektedir.

 

-Azerbaycan Türkleri

 

Tarih boyunca Azerbaycan halkına karşı kanlı soykırımlar gerçekleştirilmiştir.  Özellikle Ermenilerin Azerbaycan’a yönelik katliamları sonucunda birçok Azerbaycan Türkü hayatını kaybetmiş, yerleşim birimleri tahrip olmuş ve Azerbaycan halkı üzerinde psikolojik travmalara neden olmuştur. Bu katliamların çoğunda Ermenistan arkasına Rus güçlerini alarak harekete geçmiştir.

 

31 Mart 1918 yılında Ermeniler başta Bakü olmak üzere Şamahı, Guba, Kürdemir, Salyan ve Lenkeran şehirlerinde büyük soykırımlar yapmıştır. Sadece bir gün içerisinde Bakü’de 12 bin Türk öldürülmüştür. Bazı dış kaynaklara göre bu sayı 25 bin civarındadır.[13]  1988 Kukark Katliamı sırasında 15’i diri diri yakılarak 21 kişi öldürülmüştür. Kara Yanvar olarak da bilinen ve 1990 yılının ocak ayında Sovyet ordusu ve Ermeni çetelerinin Azerbaycan Türklerine karşı birlikte yaptıkları katliam, 8 Nisan 1992’de Ermenilerin Ağdaban’da giriştikleri ve çocuklar da dâhil olmak üzere çok sayıda insanı katletmeleri, 1992’de 25 Şubat’ı 26’sına bağlayan gece 63’ü çocuk ve 106’sı kadın olmak üzere 613 kurbanın verildiği Hocalı Soykırımı Azerbaycan halkında büyük yaralara yol açmıştır. Azerbaycan halkı bunların yanı sıra uzun yıllar boyunca çok sayıda katliamla karşı karşıya kalmıştır.

 

Karabağ Sorunu, Azerbaycan ve Ermenistan arasında hala devam eden bir sorundur ve defalarca savaşın eşiğine gelmişlerdir. Ayrıca Ermenistan topraklarının beşte biri Ermenistan işgali altındadır. Azerbaycan’da Diaspora için bir devlet komitesi bulunmaktadır.

 

Türkiye’de 18 Nisan 1994’te dernekler statüsüne alınan Azerbaycan Kültür Derneği, 2010 yılının haziran ayında kurulan Türkiye Azerbaycan Derneği (TÜRKAZDER), Türkiye’de çeşitli illerde bulunan 16 Azerbaycan derneğini bünyesinde barındıran Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu (TADEF), bunun yanı sıra çeşitli şehirlerde faaliyet gösteren Azerbaycan dernekleri bulunmaktadır. Bu derneklerin ortak amacı Türkiye’de yaşayan Azerbaycan Türkleri arasındaki dayanışmanın artmasına yardımcı olmak, dost ve kardeş ülke olan Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilere katkı sağlamak ve Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştiren kanlı soykırımları Türkiye’de ve dünyada duyurmaktır.

 

-Balkan Türkleri ve Batı Trakya Türkleri

 

500 yıla yakın süren Osmanlı hâkimiyet sonunda Romanya'da yaşayan Türkler de ana vatandan kopmuşlardır. Bugün nüfusları 95 bin civarında olan Türkler, özellikle Tuna Nehri ile Karadeniz arasında kalan Dobruca bölgesinde çoğunlukla yaşamaktadırlar.[14]

 

1908 yılında Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan ettiği yıllardan günümüze kadar Türklere soykırım, sürgün, açlık ve soğuktan kırma, eğitim ve kültür yozlaşmasına tâbi tutma, Türkleri ayrıma tâbi tutma politikalarına devam edilmiştir. Günümüze kadar 5 defa büyük göç yaşanmış, 900 binden fazla soydaşımız Anadolu'ya göç etmek zorunda bırakılmıştır. Özellikle komünizm döneminde topraklarını ve eğitim olanaklarını kaybeden Türkler fakirleştirilerek alt tabaka hâline getirilmişlerdir. II. Dünya Savaşı sonrasında, 28 yıl içinde, Bulgaristan’da Türkçe eğitim ortadan kaldırılmıştır.[15]  Türkiye, asimilasyon politikalarına son verilmesini istemekle beraber, gerçekçi bir davranışla bunu bir ön koşul olarak ileri sürmemiş ve arzu eden Türklerin Türkiye’ye göçü üzerinde durmuştur. 1968 yılında, taraflar bir göç anlaşması imzalamışlardır. Bu anlaşma çerçevesinde, on yıllık bir dönem içinde, 130 bin kadar Türk Türkiye’ye göç etmiştir.[16]  1989 yılında Bulgaristan’dan yaklaşık 350 bin kişinin Türkiye’ye göç etmesiyle birlikte “93 Harbi” göçünden sonra ikinci büyük göç olarak “89 Göçü” gerçekleşti. Bütün bu sürece baktığımızda 89 Göçünün akla gelen en önemli sebebi 1984-85 yıllarında Todor Jivkov yönetimindeki Bulgar Komünist Partisinin başlatmış olduğu Türklere uygulanan zorunlu isim değiştirme politikasıdır.[17]

 

Trakya'ya Türkler ilk defa 1263 yılında Selçuklu İmparatorluğu ile ayak basmıştır. 1460 yılında Mora'nın fethi ile bugünkü Yunanistan tümüyle Türklerin hâkimiyeti altına girmiştir. Bugün Batı Trakya'da Türkler Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç, Dimetoka ve Sofya'da yoğun olarak yaşamaktadırlar. Yaklaşık 8.579 km2'lik bir alanı kapsayan Batı Trakya'da günümüzde 200 binden fazla Türk bulunmaktadır. Yunanistan'ın Türkler üzerinde uyguladığı millî kimliklerini kaybettirecek eğitim ve asimilâsyon politikaları ile Türkleri zayıf bırakmaya çalışmaktadır. Bütün bunlara rağmen yaşamlarını ve kültürlerini korumaya devam eden Batı Trakya Türklerinin yüzde 80'i çiftçi olup ekonomik yönden günden güne zayıflamaktadırlar.[18]

 

1991 yılında bağımsızlığını kazanan Makedonya'da bugün 200 bine yakın Türk yaşamaktadır. Özellikle Üsküp, Bitola, Gostivave, Devar'da yaşayan Türkler "Makedonya Makedondur" sloganı ile yola çıkan Makedonların baskısı altındadırlar. Bugün çok ciddî problemleri olan Makedonya'da yaşayan Türklerin özellikle eğitim ve millî mensubiyet belirleme konusunda baskı altında tutulmaları devam etmektedir.[19]  2014 yılında Makedonya’nın başkenti Üsküp’e bağlı Çayır Belediyesi’nde, 2016 yılında ise Makedonya'nın Kırçova Belediyesinde alınan kararla Türkçe resmi dil olmuştur.

 

1375 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nca fethedilen Kosova'ya Osmanlı geleneklerine uygun olarak Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır. Balkan savaşları sonucu elden çıkan bölgedeki Türkler, krallık ve komünist Yugoslavya döneminde üç büyük göç ve katliama uğramışlardır. 1930 yıllarında toprağı kamulaştırma reformu altında Türklerin ellerinden arazileri zorla alınarak Sırplara verilmiş ve göçe itilmişlerdir. İkincisi ise 1956-60 yılları arasında gerçekleştirilerek Türklerden silâh toplama kampanyası adı altında büyük eziyetlere başlamış ve bunun sonucu ikinci göç meydana gelmiştir. Sırplar tarafından yapılan bu iki baskı ve zulümden sonra, 1968-1990 yılları arasında Türkler, Arnavutlar tarafından asimile politikası uygulamalarına maruz kalmışlardır.[20]

 

Türkiye’de 11 Ağustos 1987 itibariyle kamu yararına çalışan dernek statüsü verilen Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği bulunmaktadır. Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Türk), Bursa Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bursa BAL-GÖÇ), İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (İzmir BAL-GÖÇ) 1987 yılında genel merkezi Bursa’da bulunan “Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu’nu (BGF)” kurmuşlardır. Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu; Rumeli ve Balkan Derneklerinin uzun süreden beri yaptıkları çalışmalar neticesinde, Rumeli-Balkan camiasının sorunlarına daha etkili çözümler üretebilmek ve daha köklü bir şekilde yaklaşabilmek için ortak hareket edilmesi düşüncesiyle 2006 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Bünyesinde Türkiye’de bulunan 68, yurtdışında bulunan 12 Balkan Derneği bulunmaktadır. Dernek 1956 yılında Dış Türklerin Türkiye Cumhuriyeti’nde kurduğu dokuz dernek ile birleşerek “Türk Göçmen Ve Mülteci Dernekleri Federasyonu”nu meydana getirmiştir. Bunun yanı sıra 23 Mart 2012’de Yunanistan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği kurulmuştur.  Kurulan bu derneklerin ortak amaçları arasında Rumeli ve Balkan Türklerinin dünyada ve Türkiye’de yaşadıkları sorunlara çözümler üretmek, dayanışma içinde bulunmak; sosyal, kültürel, sanat, eğitim gibi alanlarda ortak faaliyetler yürüterek kültürlerini muhafaza etmektir.

 

-Güney Azerbaycan Türkleri

 

Güney Azerbaycan; kuzey-de Aras Nehri, batıda Doğu Anadolu, güneyde İran’ın Kürt bölgesi ve Ham-se, doğuda Talış ve Muğan Dağları ile sınırlı ve Azerbaycan Türkleri ile meskûn, Azerbaycan, Hindistan, Anadolu, Kafkasya ve İran yolları üzerinde olması bakımından stratejik önemi olan bir bölgedir.  Güney Azerbaycan Türklerinin 1990’dan bugüne kadar İran Hükümeti tarafından asimilasyona maruz bırakılmalarına yönelik en yüksek tonda şikâyet dile getiren Dr. Mahmut Ali Çöhreganlı adlı bir edebiyatçı tarafından seslendirilmiştir.  Çöhreganlı’nın liderlik ettiği ve pek çok Güney Azerbaycanlının da destek verdiği örgütlenme olan Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) adını 1997’den itibaren sıkça duyurmaya başlamıştır. Resmi olarak İran’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu, Azerbaycan ya da Türkiye ile birleşmeyi hedeflemediklerini ve sadece Azerbaycan Türklerinin haklarına saygı gösterilen federatif bir İran istediklerini açıklayan GAMOH, bağımsızlık projelerinin olmadığını bildirmiştir. GAMOH’un faaliyetleri bu dönemde uluslararası alanda da etki uyandırmaya başlamıştır.

 

2006 yılının Mayıs ayında Güney Azerbaycan Türkleri kitleler halinde sokaklara dökülmüştür. Bu tepkinin ardında devlete ait basın organında çıkan bir karikatürün yarattığı rahatsızlık yatmaktadır. Karikatürde, böceğin Azerbaycan Türkçesi ile konuştuğu görülmektedir. Yayın ilk anda Türk üniversite öğrencilerinin dikkatini çekmiştir. Gösterilen tepkilere yönetim sessiz kalmayı tercih etmiş ve durumu önemsememiştir. Devletin sessizliği sorunun yayılmasına ve Tebriz dâhil olmak üzere bütün Güney Azerbaycan şehirlerinde ayaklanmalara yol açmıştır. Milyonlarca kişinin katıldığı gösteriler sonunda, devlet söz konusu gazeteyi kapatıp sorumluları tutuklayarak olayları dindirmeye çalışmış ancak geç gelen özür halkı yatıştırmaya yetmemiştir.[21]

 

İran günümüzde de Güney Azerbaycan’a yönelik bu politikalarını devam ettirmektedir.

 

Türkiye’de Azerbaycan Kültür Derneği, Güney Azerbaycan Kültür Derneği, Eskişehir’de bulunan Güney Azerbaycan Kültür Derneği; 1995 yılında Güney Azerbaycan merkezli olarak kurulan ve İran’ın başka bölgelerinde de şubeleri bulunan daha kapsamlı bir yapı olan Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) bulunmaktadır. Esasen Güney Azerbaycan’da teşkilatlanan GAMOH, 2002 yılından itibaren dış ülkelerde de çalışmalarına devam etmekle birlikte uluslararası alanda Birleşmiş Milletlerin farklı komisyonları, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu da dâhil olmak üzere birçok devlet ve kurum tarafından tanınan bir teşkilat olarak faaliyet göstermektedir. Türkiye’de de temsilciliği bulunmaktadır. Bu derneklerin ortak amacı İran’da yaşayan Güney Azerbaycan Türklerinin sorunlarını, Güney Azerbaycan’ın mevcut durumunu Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurmaktır.

 

-Irak Türkmenleri

 

Anayasal haklar bakımından Irak'ta ibre sistematik bir şekilde Türkmenlerin aleyhine hareket etmektedir. Ülke nüfusunun yüzde 13’ünü teşkil eden Türkmenler yok farz edildiği için ülke içinde hiç bir platformda haklarını savunamamaktadır. 1924 ve 1946 yıllarında Türkmenlere karşı iki kez katliam gerçekleşmiş, her fırsatta Türkmen aydınları işlerinden olmuşlar ve Irak'ın güneyine sürülüp orada zorunlu ikamete tabi tutulmuşlardır. Türkmen bölgelerindeki etnik oranları değiştirmek amacına yönelik, yüzlerce Arap aile güneyden getirilerek Kerkük ve diğer Türk bölgelerinde yerleştirilmektedir. Kerkük, Telafer, Altunköprü ve diğer Türk bölgelerinin çevresinde onlarca köy ve yerleşim bölgeleri ihdas edilerek, Arap aileleri oralarda iskân ettirilmektedir. Türk asıllı olanların, Türk bölgelerindeki devlet dairelerinde tayin edilmeleri kesinlikle yasak edilmiştir. Kerkük vilayetinin yüzölçümü, 1975 yılına kadar 20 bin km iken, 1976 da bu oran yarı yarıya düşmüştür.[22]

 

14 Temmuz 1959 tarihinde Kerkük’te meydana gelen soykırım, Türkmenlerin yaşadığı en büyük facialardan biridir. Tarihe ‘Kerkük Katliamı’ olarak geçen bu soykırımda, insanlık dışı vahşetler yaşanmıştır.[23]  Kerkük Katliamı sırasında 32 Türkmen şehit edilmiştir. 1980 Ocağında, Türkmenlerin lider ve aydın kesimlerini oluşturan onlarca kişi gizli yargılama sonunda idam edilmiştir. Daha sonraları yüzlerce Türkmen genci ve aydını da aynı şekilde idam edilecektir. 1991 ayaklanması akabinde Kerkük, Erbil, Kifri, Tuzhurmati, Altunköprü şehir ve kasabaları ordu tarafından top ateşine tutuldu. Binlerce insan öldü, Türkiye'ye göç etmeye mecbur kalan halkımızdan yüzlercesi, dağlarda helikopterlerden açılan ateşle öldürüldü. Aynı günlerde, Altunköprü kasabasında Kürtlerin ve ordunun iki ateşi arasında kalan ve bir binaya sığınan 80 Türkmen genci Irak askerlerinin yaylım ateşine tutularak korkunç bir katliama kurban gitti.[24]

 

ABD'nin 2003 yılında Irak'ı işgal etmesi ile 10 Nisan 2003 tarihinde Irak askerlerinin Kerkük’ü boşaltıp güneye doğru çekilmeleri üzerine Kürt peşmergeleri Kerkük’e saldırdılar. Türkmen şehrine girmekle kalmadılar, şehirdeki resmi daire binaları, hastaneleri, işyerlerini, evleri, özel araçları talan ettiler. İlk yağmalanan yerlerin Tapu ve Nüfus Daireleri’nin olması, Kürtlerin maksadının Kerkük'teki Türkmen nüfus kayıtlarını yok etmek olduğunu göstermektedir.[25]

 

2016 Haziran ayında IŞİD’in Telafer’i ele geçirmesi ile birlikte 150 bin Türkmen şehri terk etmek zorunda kalmıştır.[26]

 

Türkiye’de Kerkük Türkmen Kardaşlık Ocağı, Irak Türkmenleri Altun Köprü Dostluk Derneği, İstanbul’da bulunan Türkmeneli İnsan Hakları Derneği, İstanbul’da faaliyet gösteren Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği,  genel merkezi İstanbul’da bulunan ve 1959 yılında kurulan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Irak Türkmen Birliği ve Dayanışma Derneği, Türkmeneli Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Türkmeneli Aydınları Derneği, Türkmen Danışma Meclisi, Irak Türkleri Adalet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 1997 yılında kurmuş olduğumuz Kerkük Vakfı, 2010 yılında merkezinin Ankara’da olması kararlaştırılan ve çeşitli derneklerin bir araya gelmesi ile oluşturulan Türkmeneli Dernekler Federasyonu faaliyet göstermektedir. Günümüzde Irak Türkmenlerinin temsilcisi olarak sayabileceğimiz kuruluş ise, Türkmen parti ve siyasi teşkilatların tek çatı altında olması maksadıyla 24 Nisan 1995’te kurulan Irak Türkmen Cephesi (ITC)’dir.  İlk aşamada Irak Milli Türkmen Partisi, Türkmeneli Partisi ve Türkmen Bağımsızlar Hareketini çatısı altına alarak, Irak’ın kuzeyindeki güvenli bölgeden milli mücadelesini başlattı. Sonra bu çatının altında diğer siyasi teşkilatlar da birleşti.[27]  Irak Türkmen Cephesinin Türkiye Temsilciliği de bulunmaktadır. Ortak amaçları ise Türkmenlerin siyasi, milli, kültürel, idari haklara kavuşmasını sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası alanlarda mücadelede bulunmaktır.

 

-Kıbrıs Türkleri

 

Kıbrıs meselesi, 1700’lü yılların sonlarında ortaya konan Yunan Megali İdeasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Rum-Yunan ikilisinin izlediği Enosis politikası sonucu bu güne kadar süregelmiş ve giderek karmaşık bir hal almıştır. Rumların amacı ise tüm adaya hâkim olmak, Türkleri etkisiz bir azınlık haline getirmek ve adayı Yunanistan’a bağlamaktı. Bu amaçlarına ulaşmak için de Girit’i Yunanistan’a bağlarken başarıyla uyguladıkları oyunun aynısını Kıbrıs içinde sergilemeye başlamışlardır. Rumlar kendilerini dünya kamuoyunda haklı göstermek için yoğun propaganda faaliyetlerine girişirken, bir taraftan da Türklere yönelik olarak baskı, şiddet, yıldırma hareketleri sergilemişlerdir. Rumlar tarafından adayı Türklerden temizlemek ve Enosis’i gerçekleştirmek maksadıyla EOKA adında bir terör örgütü kurulmuştur.[28]   16 Ağustos 1960 tarihinde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu durum ise Kıbrıs’ta Türklere karşı yapılan Yunan saldırılarını durdurmayacaktır. 21 Aralık 1963 günü Kıbrıs tarihine Kanlı Noel olarak geçen süreçte adada yaşayan bütün Türkleri ortadan kaldırmaya yönelik Akritas Planı devreye sokulacaktır.[29]

 

EOKA’nın 1 Nisan 1955 tarihinden itibaren adayı kan gölüne çevirmeye başlamasıyla beraber Kıbrıslı Türklerin de can, mal ve namuslarını korumaya yönelik girişimleri ortaya çıkmaya başlar ve bu girişimlerin nihai sonucu bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yasal ve meşru Silahlı Kuvvetleri konumunda olan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının da çekirdeğini teşkil eden Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) olarak kendisini gösterir. Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) dışındaki en etkin ve köklü geçmişe sahip olan Kıbrıs Türk Kültür Derneği 11 Aralık 1948’te kurulmuştur. Sadece Türkiye’de yaşayan Kıbrıs Türklerine değil, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerde de Kıbrıs Türklerinin tek kuruluşu konumunda bulunan derneğin merkezi Ankara’da olmak üzere İstanbul, Mersin, İzmir ve Antalya şubeleri de bulunmaktadır. Derneğin amacı Kıbrıs Türk kültürüne sahip çıkmak, anavatan Türkiye ile ilişkileri geliştirmek, Kıbrıs davasını duyurmaktır.[30]

 

-Kırım Türkleri

 

17-18 Mayıs gecesi başlayan operasyon boyunca Tatarlar, Kızıl Ordu birlikleri tarafından uyandırıldı, hazırlanmaları için 15-20 dakika verildi ve sadece taşıyabilecekleri kadarını yanlarına almaları söylendi. Tren istasyonlarına getirilip, sığır kamyonlarına dolduruldular. Ağzına kadar dolu araçlar, dışarıdan mühürlenerek 3-4 haftalık Orta Asya (özellikle Özbekistan), Urallar veya Sibirya yolculuğuna gönderildi. Su, yiyecek ve tıbbi malzeme verilmedi; yol boyunca yaklaşık sekiz bin Tatar, açlık, susuzluk ya da halsizlikten öldü.[31]  2014 yılında Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Türklerini yıldırmaya yönelik politikalar devam etmektedir. Özellikle Kırım Tatar Milli Meclisi’ne ve üyelerine yönelik son derece sert politikalar sergilenmektedir. Bununla birlikte uluslararası hukuka aykırı eylemler de meydana gelmektedir.

 

Türkiye’de genel merkezi Ankara’da bulunan Kocaeli, Konya, Bursa, Balıkesir, Mersin, Ordu gibi birçok şehirde ve ilçede şubesi bulunan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Düzce Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İstanbul Kırım Derneği, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Kocaeli Kırım Tatarları Derneği, Sakarya Kırımlı Türkler Eğitim Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği; Emel Kırım Vakfı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Kırım Gelişim Vakfı olmak üzere Kırım Türkleri adına faaliyet gösteren birçok dernek ve vakıf bulunmaktadır. 2009 yılında Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Koordinasyon Kurulu ilk oturumunu gerçekleştirmişti. Kırım Türklerinin lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da 2009 yılında DKTK’nın diaspora için birleşmenin başlangıcı olduğunu belirtmişti. Bunun yanı sıra Kırım Tatar Gençlik Kurultayı (Qırımtatar Yaşlıq Qurultayı), 13-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında Ankara’da toplanmıştır.  Ortak amaçları arasında dünyadaki Kırım Türklerinin kültürünün yaşatmak, Kırım Türkleri arasında dayanışma sağlamak ve Kırım’ın yaşadığı acıları dünyaya duyurmak gösterilebilir. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı topraklarına kattığını açıklaması üzerine ise Kırım’daki hukuksuz uygulamaları dünyaya duyurmak ve Kırım’ın Kırım Türklerinin vatanı olduğunu dünyaya duyurmak adına faaliyetlerde bulunmaktadırlar.

 

- Suriye Türkmenleri

 

Suriye’de yaşayan Türklerin iki temel problemi vardır. İlk problemleri Türkçe’yi unutmaktır. Suriye’de şehirleşme, okullaşma teşvik edilmektedir. Arapça’dan sınıf geçme notu yüksek tutulduğu için Türk anaları çocuklarına önce Arapça öğretmek durumunda kalmakta ve böylece Türkçe yeni nesillere aktarılamamaktadır. İkinci problemleri, Türk olmanın ve Türkiye’ye yakınlık duymanın bedelini çok pahalı ödemeleridir. Her an Türkiye casusu olarak suçlanabilmektedirler.

 

Yayladağı içinden güneye doğru bir dere akar, bu dere ileride Uluçay'a Nehrül-Arab'a kavuşur. Buna Kureyş Deresi de derler. Bugünkü Bayır-Bucak'ı ikiye ayırır: Deniz tarafı Bucak, doğu taraf Bayır'dır ve Cisr'e kadar gider. Bucak'a “Basit” de derler. Bugün Lazkiye'ye bağlıdır ve Lazkiye'nin kuzey mahallerine de “Bayırlılar” derler. Dolayısıyla Bayır-Bucak Yayladağı'ndan Lazkiye'ye kadar uzanan ovanın genel adıdır.[32]  Bugün ise tüm bu problemlerin ötesinde varlıklarını kaybetmek durumundadırlar. Özellikle Hama- Humus bölgesi Türkmenleri olarak yaklaşık 10 bin Türkmen hayatını kaybetmiştir. 300 bine yakın insanımız ise yurtlarını, topraklarını terk etmek durumunda kalmıştır. Bugün yalnız Türkiye’de 50 bine yakın Suriye Türkmeni sığınmacı durumuna düşmüştür.[33]

 

Suriye Ulusal Konseyi’nin kurulması ancak Konseyde Türkmenlere yer verilmemesi nedeniyle Türkmenler tarihi ve kültürel hakları çerçevesinde mücadele etme ihtiyacı hissetmiştir. Bu süreçte yaşanan en büyük sıkıntı birlik sağlanamaması olmuştur. Zaten zayıf bir kurumsal yapıya sahip olan partiler, rekabet nedeniyle kendi içinde parçalanmıştır. Siyasal partilere ek olarak Türkiye’de yaşayan Suriye Türkmenlerinin girişimi ile Suriye Türkmenleri Platformu kurulmuştur. Platform, Suriye Türkmenlerinin meşru temsilcisi olması ve her türlü müzakereyi yürütmesi amacıyla Suriye’den seçilecek delegeler yoluyla “Suriye Türkmen Meclisi”nin kurulmasını hedeflemiştir. Bu yapı uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan, siyasi ve ekonomik yaşamda yer edinmiş Suriye Türkmenlerinin başlattığı bir girişimdir.[34]  Günümüzde Suriye Türkmenlerinin gerçek temsilcisi konumunda bulunan Suriye Türkmen Meclisi 29 Mart 2013 tarihinde kurulmuştur.

 

-Uygur Türkleri

 

Doğu Türkistan 1949 yılının Kasım ayında Mao ve onun Komünist askerleri Doğu Türkistan’ı işgal etti. Sonra yavaş yavaş Doğu Türkistan Cumhuriyeti hükûmetini yok edip halkını asimile etti. 1949 Eylül’ünde Doğu Türkistan’daki Çin birliklerinin komünist Çin hükümetine bağlılıklarını bildirmelerine üzerine Çin hiçbir askeri güç kullanmadan Doğu Türkistan’ı işgal etmiştir.[35] 

 

Dünya Uygur Kurultayı’nın kaydettiği bilgilerde Doğu Türkistan’daki güncel sorunlar içerisinde nüfus politikaları, tutuklamalar, işkenceler, idamlar, dini baskı, Çinlileştirme politikaları, ekonomik eşitsizlik, sağlık ve aton denemeleri, özgür düşüncenin kısıtlanması, Çin’in 5 Şubat 1997 tarihinde Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği ve yüzlerce Uygur Türkünün hayatını kaybettiği Gulca Katliamı, 5 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleştirilen Urumçi Katliamı, Uygur Türkü genç kızların zorla Çin’e gönderilmesi ve uluslararası kuruluşların duyarsızlığı yer almaktadır.

 

Türkiye’de 23 Mart 1978 tarihinde Doğu Türkistan davasının önemli isimlerinden olan İsa Yusuf Alptekin’in de aralarında bulunduğu 13 aydın tarafından İstanbul’da kurulan Doğu Türkistan Vakfı, merkezi Kayseri’de bulunan Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği, Hür Doğu Türkistan Platformu, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği faaliyet göstermektedir. Bunların yanı sıra Dünya Uygur Kurultayı (World Uyghur Congress, WUC) Doğu Türkistan halkının uluslararası alandaki tam yetkili tek yönetim organıdır. Dünya Uygur Kurultayı “Doğu Türkistan Millî Kurultayı” ile “Dünya Uygur Gençleri Kurultayı”nın 16 – 19 Nisan 2004 tarihlerinde Almanya’nın Münih şehrinde birlikte düzenlediği toplantıda her iki kurultay temsilcilerinin ortak iradesi ve diasporadaki tüm Doğu Türkistan teşkilatlarının katılımı ve oybirliğiyle onaylaması sonucunda oluşturulmuştur.[36]  Ortak amaçları ise Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi tarafından Uygur Türklerine uygulanan baskıların sona ermesi, Uygur Türklerinin özgürlüğüne kavuşması ve Doğu Türkistan’ın bağımsızlık mücadelesinin desteklenmesine katkı sağlanmasıdır.

 

D)       Türkiye’deki Dış Türklerin Diaspora Faaliyetlerinin Sosyal Medyaya Yansımaları

 

1) Günümüzde Sosyal Medyanın Amaca Ulaşmaktaki Önemi

 

Son zamanlarda, sivil toplumun gelişimini hızlandıran önemli etkenlerden bir tanesi de sosyal medya araçlarıdır. Organize olmayı kolaylaştırması, gerçekleri kolaylıkla öğrenebilme imkânı sağlaması, bireyler arasında iletişimi arttırması,  fikirlerin hızlıca yayılması, organizasyon ve iletişim maliyetini düşürmesi, daha çok sayıda insanın siyasi veya sosyal olaylara daha kısa sürede reaksiyon gösterebilmesi sosyal medyanın faydaları arasında sıralanabilir. Burada vurgulanması gereken önemli bir nokta ise, sosyal ağlar halk hareketlerini tetikleyen araçlar değil, organize olma ve hareketi başlatma maliyetini düşürerek ve hızını arttırarak kolaylaştıran araçlardır. Günümüzde sosyal medyanın politik katılıma etkisi gerek politikacılar tarafından gerekse halk tarafından kabul edilmektedir. Sosyal medya politik katılımın yanı sıra özelikle politik eylemlerde de önemli bir rol üstlenmektedir. Sosyal medya, politik eylemlerin sebeplerinden biri değildir buna karşın toplumlar politik eylemlerde sosyal medyayı bir örgütlenme ve iletişim platformu olarak kullanmaktadırlar.[37]

 

2)        Sosyal Medyada Dış Türklerin Diaspora Faaliyetlerini Etkin Şekilde Duyuran Sosyal Medya Hesapları

 

-Ahıska Türkleri

 

Facebook’ta Bizim Ahıska Dergisi Editörü Yunus Zeyrek kişisel hesabından; AHISKA (@bizim.AHISKA) Bizim Ahıska (@bizim.ahiska.uc.aylik.kultur.dergisi), Ahıska Türkleri (@ahiskaturkleriyiz), Ahıska Türkleri (@ahiskaturklerisayfasi), Ahıska Türkleri (@AhiskaTurkleri1944), Artvin Ahıska Türkleri  (@Artvin.Ahiska.Turkleri),Ahıska Türkleri Her Yerde (@www.datub.eu), AhIska Turkleri, Ahıska Türkleri, İzmir Ahıska Türkleri, Muğla Ahıska Türkleri (@ahiskaliresho) sayfaları ise hesaplarından Ahıska Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Yunus Zeyrek (@ZeyrekY) kişisel hesabından; Ahıska Türkleri (@AhiskaTurklugu), Ajans Ahıska (@ajansahiska), Ahıska Türkleri (@ahiskaturkleri), Ahıska Türkleri (@ahiskaturkuyuz), Ahıska Türkleri (@ahiska), Bizim Ahıska Dergisi (@bizimAhiska), Ahıska Gençler Birliği (@ahiskaligencler) sayfaları ise hesaplarından Ahıska Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Azerbaycan Türkleri

 

Facebook’ta Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Pashayeva kişisel hesabından; Türk Az Der (@TurkAzDer), Azerbaijan-Azerbaycan (@azerbaycan1), Azerbaycan Türkleri Kültür Topluluğu (@Azer.Kultur), Azerbaycan Turkleri, Azerbaycan Türkleri (Bozkurtları) (@AzerbaycanTurkleriBozkurtlari), Kars Terekeme azerbaycanlı Türkleri (@KarsTerekemeAzerbaycanli) sayfaları ise hesaplarından Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Ganire Pashayeva (@GanirePashayeva), kişisel hesabından; TURKAZDER (@TurkAzDer), HaberAzerbaycan.com (@HaberAzerbaycan), Turan Azərbaycan (@TuranAzerbaycan), Ebulfez Elçibey (@ebulfez_elcibey) sayfaları ise hesaplarından Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Balkan Türkleri ve Batı Trakya Türkleri

 

Facebook’ta BALKAN TÜRKLERİ, Balkan Türkleri (@1989bulgaristangoc), BALKAN TÜRKLERİ (@balkanturkuleri), Balkan Türkleri (@BalkanTurkleri), Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (@BalkanRumeliTurkleriKonfederasyonu), Sultangazi Trakya Rumeli Balkan Türkleri KDD (@Trakya.Rumeli.Balkan.Turkleri.KDD), Samsun Balkan Türkleri Derneği (@SamsunBalkanTurkleriDernegi), Rumeli & Balkan (@RUMELl.BALKAN), Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi, Balkan Göçmenleri (@balkangocmenleriturkiye), Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (@BalGocFed), Genç Balkan Türkleri, Rumeli Ve Balkan Türkleri, Avrupa Balkan - Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanisma Dernegi, Trakya Balkan ve Rumeli Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (@EsenlerTrakyaBalkanveRumeli), Bal-Göç (@BGFBALGOC), Eray Balkan Türkleri (@BalkanliTurk), Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Merkezi (@bttdd) sayfaları ise hesaplarından Balkan Türkleri ve Batı Trakya ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Balkan Türkleri (@Balkan_Turkleri), TrakyaBalkan (@TrakyaBalkan), Balkan Türkleri (@BalkanliTurk), Bir Kofer Bir Sandik (@PrizrenlilerWEB), Rumeli Balkan Federasyonu (@rumelibalkanfed), T.C. Saraybosna Büyükelçiliği (@SaraybosnaBE), Bal-Türk (@Balkan_2012) sayfaları ise hesaplarından Balkan Türkleri ve Batı Trakya Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Güney Azerbaycan Türkleri

 

Facebook’ta Güney Azerbaycan Millî Özgürlük Hareketi Lideri Piruz Dilençi kişisel hesabından; Güney Azerbaycan Milli Özgürlük Hareketi – CAMAH (@GuneyAzerbaycanMilliOzgurlukHareketi), Guney Azerbaycan Konqresi, Güney Azerbaycan Türkleri (@GuneyAzerbaycanTurkleri), Guney Azerbaycan Turkleri (@azturkleri), Güney Azerbaycan Türklerine Özgürlük (@Gunaz.ozturkleri), Güney Azerbaycan Türkleri, Cənubi Azərbaycan-Güney Azerbaycan (@cenubiazerbaycan), Güney Azerbaycan Cumhuriyeti (@GuneyAzerbaycanCumhuriyeti) sayfaları Güney Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Ortadoğu Uzmanı Arif Keskin (@KeskinArif), Majid Makouizad (@majidmakouizad) kişisel hesabından; Güney Azerbaycan (@IranTurklugu), Güney Azerbaycan (@BOZKURTLARYURDU) sayfaları ise hesaplarından Güney Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Irak Türkmenleri

 

Facebook’ta Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşad Salihi (@ersadsalihi), Irak Türkmen Cephesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Erbil Milletvekili Aydın Maruf, Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Dr. Hicran Kazancı kişisel hesaplarından; Irak Türkmen Cephesi (@IrakTurkmenCephesi), Türkmeneli Cephesi -TC- (@TurkmeneliCephe), Irak Suriye Türkmenleri (@IrakSuriyeTurkmenleri), Erşat Salihi Sevenleri (@ErsatSalihiSevenleri), IRAK Turkmenleri, Irak Türkmenleri Haber Ajansı (@IrakTurkmenleriHaberAjansi), Kerkük Türkmenleri, Irak türkmenleri sayfaları ise hesaplarından Irak Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Erşat Salihi (@ErsatSalihi), Aydın Maruf (@Mehmet2080), ITC Türkiye Eski Temsilcisi Ahmet Muratlı (@a_muratli), Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı ve Türkmen Basın Konseyi Derneği Başkanı Kemal Beyatlı (@kemalbeyatli) kişisel hesaplarından; Türkmeneli Cephesi (@TurkmeneliCephe), Irak Türkmen Ajansı (@TurkmenAjansi), Irak Türkler Derneği (@irakturkleri), Turkmendiaspor (@turkmendiaspor, Türkmeneli Haber (@TurkmeneliH), Irak Türkmenleri (@IrakTurkmenleri) sayfaları ise hesaplarından Irak Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Kıbrıs Türkleri

 

Facebook’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı (@MustafaAkinci_1), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Hüseyin Özgürgün (@Hseyinzgrgn), Ulusal Birlik Partisinden Irsen Küçük (@irsen_kucuk), Kıbrıs Türk İşadamları Derneği Asbaşkanı ve Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Parti Meclisi Üyesi Ersun Kutup (@ErsunKutup), Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmacısı Gözde Kılıç Yaşın (@GzdKlcYsn) kişisel hesaplarından; KKTCCumhurbaşkanlığı (@KKTCCB), Kktc Başbakanlık (@bbbasin), Kuzey Kıbrıs (@Kuzey_Kibris) sayfaları ise hesaplarından Kıbrıs Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Kırım Türkleri

 

Facebook’ta Twitter’da Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay, Avukat Namık Kemal Bayar, Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özay, Kırım Derneği Genel Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Seydişehir Şubesi Başkanı Mustafa Sarıkamış kişisel hesaplarından; Kırım Haber Ajansı – QHA (@qirimhaber) Kırım Türkleri ve Türk Boyları Birliği (@kirimtatarturkleri), Eskişehir Kırım Derneği (@eskirimder), Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları (@kirimtatarstk), Kırım Dernekleri Federasyonu-KIDEF (@kideforgtr), Haber Analiz (@KirimTatarlariUA), Kırım Türkleriyiz (@tatar81), Sakarya Kırım Türkleri Derneği (@sakaryakirim), Konya Kırım Türkleri Derneği (.NewS.) (@genckirim), Kırım (@kirim.turkleri),  Qırım Tatar Tili Uyrenemız - We Learn Crimean Tatar Language (@tatar.tili.uyrenemiz), TATAR (@tatartarixi), Kırım Türkleri Kültür Ve Yardımlaşma Derneği Bandırma Şubesi,  Ceyhan Kırım Türkleri Derneği (@ceyhankirimturkleri), Bursa Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği,  Kırım Türkleri Derneği Balıkesir Şubesi, Vatan Kırım Tatar Türkleri, Gebze Kırım - Romanya Tatar Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği (@gebzetatarlari), Balıkesir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kırım Türkleri Derneği Edirne Şubesi (@kirimdernegiedirne) sayfaları ise hesaplarından Kırım Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Zafer Karatay (@KARATAYZafer), Avukat Namık Kemal Bayar (@Nkbayar), İsmet Yuksel (@ismetyukcell), Ahmet Özay (@aoezay), Kırım Derneği Genel Başkanı Tuncer Kalkay (@trkalkay), Mustafa Sarıkamış (@Msarikamis) kişisel hesaplarından; Kırım Türkleri (@KirimTatarlari), Vatan KIRIM (@vatankirim), Kırım Derneği (@kirimdernegi), Qırım Haber Ajansı (@qirimhaber), İsmail Gasprinskiy (@Gasprinskiy) İstanbul Kırım Der. (@istanbulkirim), Emeldar (@emeldar_org), Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (@Ekhad), Gebze Kırım Turkleri (@GebzeKrmTurkler), Avrupa Kırım (@Kirimavrupa), Avrupa Kırım (@Kirimavrupa), Cengiz Dağcı (@CngzDagc) sayfaları ise hesaplarından Kırım Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Suriye Türkmenleri           

 

Facebook’ta Suriye Türkmen Meclisi Eski Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye Türkmen Milli Hareket Partisi Kurucusu ve Başkan Yardımcısı Tarık Sulo Cevizci kişisel hesaplarından; Suriye Türkmen Meclisi المجلس التركماني السوري (@syTurkmen), Suriye Türkmenleri (@suriyeta), Irak Suriye Türkmenleri (@IrakSuriyeTurkmenleri),                                                                                                                                                                                                                   Suriye Türkmenleri (@suriyeturkmenleri), Suriye Türkmenlerinin Yanındayız, Suriye Türkmenleri Birliği, تركمان سوريا Suriye Türkmenleri (@syrturkmen), Türkiye ve Suriye Türkmenleri (@TurkiyeVeSuriyeTurkmenleri), Suriye Türkmenleri Meclisi Ydsf Derneği, Suriye Türkmenleri - تركمان سوريا sayfaları ise hesaplarından Suriye Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan (DrEminBozoglan), Abdurrahman Mustafa (STMAbdurrahman), Tarık Sulo Cevizci (@TarikSCevizci) kişisel hesaplarından; Suriye Türkmenleri (@SuriyeTurkleri), Türkmen Dağı (@TurkmanDagi) ve Özgür Türkmenler (@FreeTurkmen), Suriye Türkmenleri (@OzgurSuriyeOrdu), Halep Türkmenleri (@Halepturkmenler), SURİYE TÜRKMENLERİ (@STurkmenleri), Suriye Türkleri Der (@SuriyeTurkDer), Bayırbucak Türkmen Dağı Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Resmi Twitter Sayfası Türkmen-Der (@Turkmen_Dernegi), Fırat Kalkanı (@firatkalkani16), Türkmen Ajans (@turkmenajans), Suriye Türkmen Cephe (@STurkmenCephsi) sayfaları ise hesaplarından Suriye Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

-Uygur Türkleri

 

Facebook’ta Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk (seyitibrahimtumturk), Dünya Uygur Kongresi’nden  Hamit Göktürk (hamit.gokturk.96), Doğu Türkistan Uzmanı Erkin Emet (erkin.emet.3) kişisel hesaplarından; Uygur Türkleri (@UygurTurklugu), Uygur Türklerine Destek (@UygurTurklerineDestek), Doğu Türkistan Gençlik Teşkilatı ve Derneği (@dogu.turkistan.genclik), Doğu Türkistan (@AnayurtTurkistan), Doğu Türkistan'a Özgürlük (@doguturkistanaozgurluk), VATAN DOĞU TÜRKİSTAN (AtaVatanDoguTurkistan),  Dogu Turkistan Kultur Merkezi Duisburg,

* Doğu TÜRKİSTAN'a Özgürlük * (@doguturkistan), Doğu Türkistan Kültür Merkezi / Uyghur Kultur Merkizi (@DoguTurkistanKulturMerkezi), Doğu Türkistan Maarif Hareketi (@MaarifDoguturkistan), Doğu Türkistan, Doğu Türkistan Kan Ağlıyor, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi Kayseri (@gokbayrak38), Doğu Türkistan'a Özgürlük (@doguturkistanaozgurluk), Doğu Türkistan Mücadelesi (@doguturkistanmucadelesi), Doğu Türkistan (@Osman.Batur.dt), East Turkestan - Doğu Türkistan (@East.Turkestan) sayfaları ise hesaplarından Uygur Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

Twitter’da Seyit Tümtürk,(@TumturkSeyit), Hamit Göktürk (@HamitGktrk), Ahmet Uygur (@uygurbozkurt), Mücahit Kaşgarlı (@DoguTurkistanli) kişisel hesaplarından; Doğu Türkistan (@turkistanvatan), WorldUyghurCongress (@UyghurCongress), Uygur Türklüğü (@UygurTurklugu),  تركستان | Turkistan (@E_Turkistan) sayfaları ise hesaplarından Uygur Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.

 

E)        Değerlendirme

 

Bir Türk genci yalnızca kendi vatanının dertleriyle değil tüm dünya Türklüğünün dertleriyle ilgilenmelidir. Siyasi sınırların varlığı Türkleri ayrı kılsa da tarihten gelen bağlar, gönülleri birleştirmektedir. Bu da her Türk yurdunu vatanımız kılmaktadır. Aynı şekilde Türkiye de dünya üzerindeki bütün Türklerin ikinci vatanıdır. Yurdumuzda yaşayan dış Türkler de Türkiye’yi kendi vatanları bilmektedir.

 

Diaspora kavramı tarihte eski bir kavram olmasına karşın Türklerde diasporalaşma eğiliminin ortaya çıkışı çok yeni bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde dış politikada kamuoyu oluşumu diaspora oluşturan ülkeler ve topluluklar açısından büyük önem arz etmektedir. Türk Dünyası’nın daha güçlü hale gelebilmesi ve sorunların bütün dünya tarafından öğrenilebilmesi için diaspora faaliyetlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Diaspora faaliyetlerine ihtiyaç duyan çok sayıda Türk vardır. Soykırıma uğrayan, sürgün edilen, asimilasyon politikalarına maruz kalan, türlü eziyetlere uğrayan ve farklı şekillerde vatanlarından koparılarak ülkemize gelen Türkler, faaliyetlerine Türkiye’de devam etmektedir.

 

Günümüzde sosyal medyanın kamuoyu yaratma açısından göz ardı edilemeyecek bir gücü vardır ve artık Dış Türkler de davalarını dünyaya duyurmak amacıyla sosyal medyayı etkin şekilde kullanmaktadır. Bu sayede herkes gelişmelerden daha hızlı haberdar olmakta ve bütün dünyaya dağılmış olan Türklerin davalarını etkin bir şekilde duyurabilmelerine yardımcı olmaktadır.

 


[1] Dilaver Cebeci, Mavi Türkü, İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, 2009, s.73.

[2] Hüseyin Nihal Atsız, Turancılık Milli Değerler ve Gençlik, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 2011, s. 41.

[3] Güney Azerbaycan Türklerinin azadlık sloganınına ithafen

[4] Dilaver Cebeci, Mavi Türkü, İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, 2009, s.75.

[5] Hüseyin Nihal Atsız, “Türkçülük ve Siyaset”, Ötüken, Sayı:104, Şubat 1970

[6] Hüseyin Nihal Atsız, “Milli Siyaset”, Ötüken, Sayı: 74, Temmuz 1972

[7] Fırat Yaldız, “Diaspora Kavramı: Tarihçe, Gelişme ve Tartışmalar”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 18, Bahar 2013, s. 294.

[8] Yaldız, a.g.e, s. 293-294.

[9] Yaldız, a.g.e, s. 47.

[10] Barış Hasan, “Türkiye’nin Dış Türkler Politikası”, 29 Aralık 2009, http://www.batitrakya.org/yazar/baris-hasan/turkiyenin-dis-turkler-politikasi.html?1456f2 , (24 Eylül 2016).

[11] Ergin Ulusoy, “Diaspora Kavramı ve Türkiye’nin Diaspora Politikalarının Modern Teori Çerçevesinde Sosyo-PolitikBirAnalizi”,http://www.academia.edu/19626754/Diaspora_Kavram%C4%B1_ve_T%C3%BCrkiye_nin_Diaspora_Politikalar%C4%B1n%C4%B1n_Modern_Teori_C3%87er%C3%A7evesinde_Sosyo-Politik_Bir_Analizi, (24 Eylül 2016).

[12] Yunus Zeyrek, “Ahıska’nın Tarihi”, http://www.ahiska.org.tr/?page_id=1839 , (24 Eylül 2016).

[13] “31 Mart Azerbaycan Türklerine Yapılan Soykırım Günüdür”, 31 Mart 2015, http://www.turksam.org/tr/makale-detay/45-31-mart-azerbaycan-turklerine-yapilan-soykirim-gunudur , (5 Ekim 2016)

[14] Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm , (25 Eylül 2016).

[15] Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu (Ed.), “89 Göçü. Bulgaristan’da 1984-89 Azınlık Politikaları ve Türkiye’ye Zorunlu Göç”, http://www.academia.edu/11378165/89_G%C3%B6%C3%A7%C3%BC._Bulgaristan_da_198489_Az%C4%B1nl%C4%B1k_Politikalar%C4%B1_ve_T%C3%BCrkiye_ye_Zorunlu_G%C3%B6%C3%A7 , (25 Eylül 2016).

[16] Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu, A.g.m, s. 140.

[17] Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu, A.g.m, s. 171.

[18] “Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm , (25 Eylül 2016).

[19] “Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm , (25 Eylül 2016).

[20] “Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm , (25 Eylül 2016).

[21] Gün Taş, “İran’ın İçindeki Zayıf Kaleler- Etnik Sorunlar I: Güney Azerbaycan”, 31 Temmuz 2013, http://akademikperspektif.com/2013/07/31/iranin-icindeki-zayif-kaleler-etnik-sorunlar-i-guney-azerbaycan /, (25 Eylül 2016)

[22] “Irak Türkmenleri”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_245.htm, (25 Eylül 2016)

[24] “Irak Türkmenleri”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_245.htm , (25 Eylül 2016)

[25] Ali Kerküklü, “Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti”, http://www.afkarhura.com/index.php?option=com_content&view=article&id=12147:2016-02-03-17-26-17&catid=5:siyashaberler&Itemid=10 , (1 Ekim 2016)

[26] “IŞİD Telafer’i Ele Geçirdi”, 16 Haziran 2014, http://www.trthaber.com/haber/dunya/isid-telaferi-ele-gecirdi-131771.html, (1 Ekim 2016)

[28] Erdal Açıkses ve Ayhan Canku, “Kıbrıs Meselesinin Tarihsel Gelişimi Ve Uluslararası Hale Gelme Sebepleri”, http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1026802037_67A%C3%A7%C4%B1ksesErdal-vd-trh-1241-1259.pdf ,  (28 Eylül 2016)

[29] Ulvi Keser, “Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963 Kanlı Noel’i ve Kızılay”,  Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, Sayı 24, Bahar 2012, s. 256.

[31] M. Akif Kireçci ve Selim Tezcan, “Kırım’ın Kısa Tarihi”, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi İnceleme Araştırma Dizisi, 24. Yayın,  2015, s. 48.

[32] “10 Soruda Bayır-Bucak Türkmenleri”, 19 Aralık 2015, http://www.yenisafak.com/hayat/10-soruda-bayir-bucak-turkmenleri-2353752 , (5 Ekim 2016)

[33] “Suriye ve Türkmen Gerçeği”, http://suriyeturkmenmeclisi.org/tr/6-suriye-ve-tuerkmen-gercegi , (28 Eylül 2016)

[34] “Suriye Türkmen Meclisi Kuruluşu”, http://suriyeturkmenmeclisi.org/tr/9-suriye-tuerkmen-meclisi-kurulusu , (5 Ekim 2016)

[35] “Güncel Sorunlar”, http://www.uyghurcongress.org/tr/?cat=27 , (28 Eylül 2016)

[36] “Kurultay Hakkında”,  12 Ağustos 2007,  http://www.uyghurcongress.org/tr/?cat=38 , (5 Ekim 2016)

[37] Cihan Çildan, Mustafa Ertemiz, Evren Küçük, H. Kaan Tumuçin ve Duygu Albayrak, “Sosyal Medyanın Politik Katılım ve Hareketlerdeki Rolü”,http://s3.amazonaws.com/academia.edu.documents/32361470/205.pdf?AWSAccessKeyId=AKIAJ56TQJRTWSMTNPEA&Expires=1475100812&Signature=aa4yYMxTB%2B0NUQmHVcdYWtrxWoo%3D&response-content-disposition=inline%3B%20filename%3DSosyal_Medyanin_Politik_Katilim_ve_Harek.pdf, (29 Eylül 2016)

 

 

http://www.turksam.org/tr/genc-turksam-detay/1326-her-turk-un-vatani-turkiye
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1221 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)