Genç Türksam | 17 Ağustos 2017

|

Batı Siyasetinde Genç Liderlerin Yükselişi: Macron, Vona, Trudeau



İdil Yatkın

TÜRKSAM 2017 Temmuz Ayı Stajyeri

 

Batı siyasetinde neredeyse son on yıldır, genç siyasiler aktif olarak rol almaya başladılar. Genç liderlerin bu denli yükselişi farklı ülkelerde farklı zamanlarda gerçekleşti. Batı dünyasında yükselen genç siyasetçilerden seslerini en çok duyuranlarından birkaçı Barack Obama, Alexis Çipras, Justin Trudeau, Gabor Vona, ve son dönemlerde yumuşak güç konusunda kendini gösteren Emmanuel Macron’dur.

 

Halkların genç siyasetçilere yönelmesinin altında, özellikle Avrupa’nın yaşlanmış siyaset anlayışı, tıkanmış bürokrasiler, iletişim araçlarının bir üst evreye geçişi ile birlikte sosyal medyanın hayatın her alanına girmesi ve gençlerin bu konularda daha çok söz sahibi oluşu, yenilik arayışı, ekonomik ve diplomatik krizleri çözecek gücün genç liderlerdeki dinamizm ile bağdaştırılması gibi bir çok sebep yatmaktadır.

 

Bu süreci 2009 ABD seçimlerinden başlatmak tam olarak doğru olmasa da, Barack Hussein Obama bu akımda en başarılı şekilde vücut bulmuş isimlerden biridir. Çift yönlü sloganı “Change We Can Believe In” ile, inanabileceğimiz bir değişim ve değişime inanabiliriz şekilleriyle, geçmişte işe yaramadığı görülen politikalara geri dönülmemesi gerektiğini hatırlatarak, bu değişimin gerçekçi temellere dayandırılacağını belirtmiş ve son dönemlerde uluslararası arenada itibarı zedelenmiş Amerika Birleşik Devletleri için bir ışık olmuştu.

 

Obama’nın zaferinden 6 yıl sonra, Ege Kıyılarında başka bir ulus umutlarını genç siyasete emanet ediyordu. Yunanistan’da Alexis Çipras, krizler ile boğuşan Yunan halkı için gidilecek yeni bir yol idi. Bu durum aynı zamanda, Soğuk Savaş sonrası Avrupa için alışılageldik bir durum değildi. Aşırı sol tabanlı bir parti iktidara gelmişti. “Umut Yolda” sloganı ile kitleleri arkasından sürükleyen Çipras, hem borçlar konusunda Avrupa’ya meydan okuyacak kadar cesur bir karizmatik lider, hem de sahip olduğu dinamizmle Yunan ekonomisini canlandırabilecek düzeyde genç ve enerjik görünüyordu. Çipras, yaralı Yunan halkı için bir umut ışığı olmuştu.

 

Aynı sene ABD’nin komşusu Kanada halkı da 9 yıl iktidarda kalan Muhafazakar Parti’nin baskılarından, bütün dünyada ses getiren skandallarından rahatsız durumdaydı. Aslında çok da yabancı olmadıkları bir yüz, Kanada halkının ihtiyacı olan şeyi onlara vermeye hazırlanıyordu. Arkası “Freeland” sloganlarıyla donatılmış, geleceğe dair tazelik ve umut aşılayan bu yüz, aslında Kanada halkına hiç yabancı değildi. Daha önce başbakan olmuş, Fransa’ya bağlanma yanlıları karşısında zafer kazanan, Liberal Parti’nin önceki lideri Pierre Trudeau’nun oğlu Justin Trudeau, Kanada’yı tam anlamıyla özgürlükler ülkesine dönüştürmeye hazırlanıyordu. Halka yakın ve sempatik tavırlarıyla, gerçek anlamda tüm Kanadalıların başbakanı olmaya hazırlanırken, halkın kalbini çoktan fethetmişti.

 

Genç siyasetçilerin Batı siyasetinde bu denli etkin hale gelmeleri bir anda gerçekleşmedi fakat 2010 yılından sonra, genç siyasiler, heyecanlı ve toy oldukları algısını ortadan kaldırarak, yaşlı siyaset tabusunu dünyanın birçok farklı yerinde farklı zamanlarda yavaş yavaş yıkmaya başladılar. Bunun diğer bir örneği, Kanada, Yunanistan ve ABD’ye kıyasla farklı bir ülke olan Macaristan…

 

Gabor Vona, Jobbik partisinin kurucu üyelerinden sadece bir tanesiyken hızlı bir yükseliş yakalayıp 2006 yılında genel başkan olarak partinin başına geçti. Jobbik’i paramiliter ve Neo-nazi tabanlı bir hareket olmaktan çıkarıp, daha popülist bir yaklaşım ile sağ kanat milliyetçi bir partiye dönüştürülmesi için çalışan Vona, 2014 yılı seçimlerinde Jobbik Partisi’nin tarihindeki en büyük başarısını elde ederek yüzde 20 oranında oy almayı başardı. Jobbik Partisi’nin kompleks yapısı, makalenin ilerleyen bölümlerinde tekrar işlenecektir.

 

Genç siyasetçilerin iktidara gelmesinin en çok ses getiren örneklerinden biri ise 2017 yılında gerçekleşen Fransız seçimlerinde rakibi Le Pen’i devirerek iktidara gelen, En Marche! hareketinin kurucusu, 39 yaşındaki Emmanuel Macron’dur. Macron, kariyerinde bankacılık ve ekonomi üzerinden yükselen, Fransız siyasetinin periferisinde bir isimdir. Fakat içinde bulunduğu ülkenin siyasi ihtiyaçlarını çok iyi irdeleyebilen Macron, sağ ve sol partilerin doktrinlerinden bıkan Fransız halkına alternatif bir yol sunmuştur. Macron, rakibi sağ kanat milliyetçi partinin lideri Le Pen’in saldırgan üslubunun yanında oldukça sempatik bir portre oluşturmayı başarmıştır. “Hep Birlikle, Fransa” seçim sloganı, halka yakın tavırları ve ılımlı siyasetine dair verdiği izlenimler ile, sağ kanat milliyetçi partilerin sert görüşlerini sloganlarına taşıyan Le Pen’in “Fransa’yı seçin” e göre, daha birleştirici bir üslup ile, Fransız halkına ulaşmayı başarmıştır.

 

Macron, son dönemde Batı’da genç siyasetin yeni nefesi, “En Marche!” hareketi ise Fransız halkına açılmış, farklı görünen bir kapı olarak görülmektedir.

 

Makalenin devamında Macron’un Sosyalist Parti ile liberal anlayışı birleştirirken, yaşlanan Fransız Siyaseti içinde nasıl yükseldiğine değinilecektir. Emmanuel Macron’u, Macaristan’da Gabor Vona’nın hızlı yükselişi ile partisi Jobbik’in değişimini konu alan bölüm takip edecektir. Son olarak ise, tüm dünyada ses getiren Kanadalı Başbakan Justin Trudeau’nun yükselişinin arkasında yatan sebepler incelenecektir.

 

Tıkanan Fransız Siyasetinden Bir Çıkış Yolu Olarak Emmanuel Macron

 

Emmanuel Macron 1977 yılında, Kuzey Fransa’da doğmuştur. Akademik hayatı boyunca oldukça iyi okullarda eğitim almış olan Macron, felsefe bölümünden mezun olmuştur. Sonrasında Fransa’nın en prestijli okullarından biri olan Ecole Nationale d’Administration’da (ENA) kamu işleri eğitimi almıştır. Genç siyasetçi, mezuniyetinden hemen sonra Fransa Ekonomi Bakanlığında mali müfettiş olarak çalışmaya başlamıştır. Ekonomi alanında yükselmesinin temellerini her ne kadar bakanlıkta atmış olsa da, 2008 yılında Rotschild Group’ta yıldızı parlamış ve bankanın en genç ortağı olmuştur.[i] 2011 yılında François Hollande seçimler için kollarını sıvamışken, kendisinin ekonomi danışmanı olmuştur. Hollande’ın seçilmesinin ardından ise 2014 yılında Ekonomi ve Sanayi Bakanı olarak atanmıştır.

 

Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamadan önce, hükümetten istifa ederek, En Marche! hareketini kurmuş ve bilinçli olarak hareketi bir siyasi partiye dönüştürmemiştir.[ii] 7 Mayıs 2017 tarihinde Fransa’nın en genç cumhurbaşkanı olarak tarihe adını yazdırmıştır.

 

Macron'un Seçim Çalışma Yöntemleri

 

Fransız siyasetinde, oldukça popüler bir deyiş vardır; “Birinci turda seçersiniz, ikinci turda elersiniz.” [iii]Bu deyiş Fransa seçimlerinin seçmenlerin gözündeki temel mantığını anlatır.  Bu sebeple, bu deyiş üzerinden Macron’un galibiyeti ile sonuçlanan, 2017 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri incelenecektir.

 

Cumhurbaşkanlığı koltuğuna giden yolda, Macron’un eline geçen fırsatı iyi değerlendirerek, oldukça başarılı bir kampanya yürütmesinin yanı sıra şansının da etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Seçimlerin birinci turunda, Fransa’nın en güçlü partilerinden Cumhuriyetçi Parti adayı François Fillon ve Sosyalist Parti adayı Benoit Hamon hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları, onları gerilere iterken, Macron’un önünü açmış oldu. İkinci tura çıkmaya hak kazanan adaylardan Emmanuel Macron, ilk turda oyların yüzde 23,30’unu alırken, rakibi Marine Le Pen oyların yüzde 21,70 almıştır. İkinci tura çıkan adayların ilk turda oyların yüzde 45’ini almaları, ikinci turda çoğu seçmenin favori adaylarına oy vermelerini imkansız kılmıştır.[iv]

 

Macron’un ikinci turdaki rakibi Ulusal Cephe’nin adayı Marine Le Pen’in ayrıştırıcı politikalarının yanında, daha bütünleştirici bir yol izleyen Macron, Fransız siyaseti anlayışına göre, ikinci turda ‘elenen’ aday olmaktan kurtulmuştur.[v]

 

Siyasi Mobilizasyon Örnekleri: En Marche ve Gönüllüler Hareketi

 

Emmanuel Macron, 6 Nisan 2016’da En Marche! (EM) Hareketini kurduğunu duymuştur. Macron, dinleyicilerine, bu harekette yer almaları çağrısında bulunurken, bu hareket her destekleyen kişinin sonunda ortaya koyduğu ortak bir hareket olacağını, onu şekillendirmenin herkesin elinde olduğunu vurgulamıştır. Dinleyicilerden sadece destek vermelerini değil, katkıda bulunmalarını, bu yeni hareketin inşasında bir tuğla koymalarını istemiştir. [vi] Böylelikle EM tüm Fransızların hareketi olacak, herkesten bir parça taşıyacaktır. Oldukça başarılı bir giriş yapan Macron, seçim kampanyalarını da akıllıca yöneterek, kısa bir sürede hareketin meyvelerini toplamaya başlayacaktır.

 

Bu projeyi gerçekçi temellere dayandırmak adına Macron’un ekibi olabildiğince hızlı bir şekilde çalışmalara başlamıştır. Yüzlerce gönüllü, Fransa’nın farklı şehirlerinde kapı kapı dolaşarak, vatandaşlarla görüşmüş, seçmenlerin fikirlerini dinlemiş ve EM hareketini şekillendirmek adına elde edilen fikirler havuzundan ortak bir doğrultuya varılmaya çalışılmıştır. Hareketin söylemlerinin şekillendirilmesinde bu havuzda toplanan fikirlerin önemli olduğunu vatandaşlara göstermek adına bilboardlar ‘Fransa herkes için bir şans olmalı’, ‘Hepimiz için Fransa’ yazılı posterler ile donatılmıştır.[vii]

 

En Marche hareketinin tanıtımından kısa bir süre sonra, ‘Birbiriyle iç içe, gündelik ve birlikte hayatlar’ temalı yürüyüşleri ile gönüllüler hareketi her varış noktasında yanına yeni gönüllülerini ekleyerek büyümeye devam etmiştir.[viii] Şehirlerde bulunan yerel komiteler, sokaklara kurulmuş standlarda, vatandaşların fikirlerini önemseyen bir izlenim sağlanmış ve gençlerin aktif bir şekilde rol aldığı pozitif bir atmosferin hakim olduğu kampanyalarda dinamizmin önemi halka aşılanmaya çalışılmıştır.

 

Macron'un Seçim Sloganları ve Propaganda Usulleri

 

En Marche hareketinin söylemler üzerinden başarısını derinlemesine irdeleyebilmek için, seçimlerin ikinci turunda rakibi Ulusal Cephe’nin adayı Marine Le Pen ile EM hareketinin farklı üsluplarına odaklanmak gerekmektedir. Seçim çalışma yöntemleri başlığı altında verilen deyiş, bu durumu açıklar niteliktedir.

 

Emmanuel Macron, seçim sloganlarında daha birleştirici bir üslup kullanmaya özen göstermiştir. Burada rakibi Le Pen’in agresif tutumunun da büyük etkisi vardır. İki aday birbirlerinin zıddı söylemler ile seçmenlerin karşısına çıkmıştır. [ix]

 

Le Pen yer yer ırkçılığa kayan üslubu ile, agresif politika önerilerini Fransız halkına sunarken, Macron, Fransa’nın sahip olduğu öz değerlerini ön plana çıkarak, özellikle Fransa’nın tarihi mottosu “Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik”  üzerinden gücün sadece saldırgan tavırlar ile çizilecek bir tablo olmadığını göstermiştir. Bu durumu iki adayın en çok kullandıkları sloganlar üzerinden somutlaştırmak mümkündür. Marine Le Pen, seçmenlerin desteğini milli duygularını harekete geçirerek alabilmek adına ‘Fransa’yı Seçin’ sloganı ile afişlerde kendini gösterirken, Macron ‘Hep birlikte, Fransa’ sloganı ile sadece destek değil, her bir seçmeni, hareketin tabiri ile ‘devrim’ için, harekete geçmeye davet etmiştir.

 

En Marche hareketinin her fırsatta sağ ve ya sol tabanlı bir hareket olmadığı vurgulanırken, hareketin iki tabana da hitap edebileceği propagandalarına da yansıtılmaya çalışılmıştır. Emmanuel Macron, konuşmalarında ise sağ kanattan siyasetçiler ile çalışmak istediğini vurgulamıştır. Macron’un seçimleri kazanmasının ardından göreve gelen Fransa’nın yeni Başbakanı Édouard Philippe bunu kanıtlar nitelikte olmuştur.

 

Macron'un Dış Politika Söylemleri

 

Emmanuel Macron’un, dış politika söylemleri çoğunlukla Avrupa Birliği (AB) üzerinden ilerlemiştir. Macron seçim süreci boyunca AB yanlısı bir tutum sergilemiştir. Bunun sebeplerinden biri rakibi Le Pen’in birlikten çıkma yanlısı keskin söylemleridir. Macron’un dış politikasının odağında AB’nin olmasının sebeplerinden bir diğeri ise, Macron’un Eurozone jeopolitiğini ve ortak pazarın avantajlarını bir yatırım bankacısı, hatta bir ekonomi bakanı olarak derinlemesine değerlendirebilmesidir.

 

AB’nin Fransa için bir şans olduğu vurgusunu yapan Macron, bloğun hem ekonomik hem siyasi avantajlarını ön planda tutmuştur. Göçmen krizi gibi global etkiye sahip problemlerin ortak bir sorumluluk gerektirdiğini belirterek, AB ile işbirliğine gitme taraftarı olmuştur. Fakat AB’nin içinde bulunduğu durumu yer yer eleştiren Macron, AB’nin ve projelerinin reform sürecine girmesi gerektiğini vurgulamıştır.[x]

 

Avrupa Birliği’nin dünyanın en büyük ortak pazarı oluşu, ekonomide kapasite ve dinamizmin önemini her seferinde vurgulayan, liberal ekonomiyi savunan bir yatırım bankacısı olan Macron için göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir önem arz etmektedir. Bu sebeple, Macron, rakibi Le Pen’in aksine para birliği ve ortak pazarı bir yük olarak görmemiştir.

 

Rusya konusunda ise, Vladimir Putin’in Ukrayna’daki eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olması sebebiyle Macron, Rusya ile işbirliğine çok sıcak bakmadığını seçim sürecinde de belirtmiş, Rusya’ya yaptırımların devam etmesi gerektiğini savunmuştur. Seçim sürecinde, Rusya tarafından düzenlendiği düşünülen siber saldırı ile bilgisayar sistemlerinin hacklenmesi ve Rusya’da çıkan Emmanuel Macron ile ilgili doğru olmayan haberler, Emmanuel Macron ile Rusya arasında soğuk rüzgarlar esmesine sebep olmuştur.[xi]

 

Genel hatlarıyla Macron’un dış politikası, devletlerarası örgütlenmeleri destekleyen, işbirliğine dayalı, aynı zamanda Fransa’nın çıkarları doğrultusunda ilerleyen, yumuşak gücü ön plana çıkaran, liberal bir bakış açısıyla şekillendirilmiştir.

 

Radikal Sağ Siyasete Populist Bir Yaklaşim: Gabor Vona

 

Gabor Vona, 1978 yılında Macaristan’ın Gyöngyös şehrinde doğmuştur. Lorand-Eötvös Üniversitesinde tarih ve psikoloji eğitimi alan Vona, buradan mezun olduktan sonrasında öğretmenlik yapmıştır. Jobbik Partisi’nin kurucu üyelerinden olan Gabor Vona, 2006 yılında partinin genel başkanı olmuştur. 2010 yılındaki seçimlerde Jobbik, tarihindeki en yüksek oy oranını alarak, Macaristan’daki üçüncü parti konumuna gelmiştir.

 

Vona'nın Seçim Çalışma Yöntemleri

 

Gabor Vona’nın seçim çalışma yöntemlerini inceleyebilmek için öncelikle partinin Vona başkanlığında geçirdiği dönüşüm sürecini irdelemek gerekmektedir. Parti içinde radikal değişiklikler yapma yoluna giden Vona’nın bu değişimi dayandırdığı temeller bağlamında, seçim çalışma yöntemlerini tekrar şekillendirecektir.

 

  1. Jobbik Partisi ve Dönüşümü

 

Jobbik Partisi kurulduğu dönemde, Macaristan’daki radikal sağ siyasete zemin oluşturan bir parti olarak düşünülmüştür. Yaklaşık 2014 yılında gerçekleşen seçimlere kadar Jobbik Partisi ve üyeleri söylemlerini bu bağlamda şekillendirmiş ve öte yandan Neonazi sıfatını reddetmişlerdir. Gabor Vona’nın 2006 yılında partinin genel başkanı olmasıyla, Macaristan’da güçlenmeye başlayan parti, ülkede artan Yahudi aleyhtarlığının, azınlıklara gerçekleştirilen saldırıların artmasının nedeni olarak görülmüştür. Macaristan’da giderek artan azınlıklara yönelik şiddet eylemleri ve Yahudi karşıtlığı sadece Jobbik taraftarlarıyla sınırlı kalmamıştır. Diğer taraftan Macaristan’daki en büyük azınlık grup olan çingenelere karşı nefret kontrol edilemez bir hal almıştır. Macaristan’da bu olaylar yaşanırken, tarihindeki en yüksek oy oranını alan Jobbik, 2010 seçimlerinde parlamentoya girmiştir. [xii]

 

Gabor Vona, Jobbik’in ayrıştırıcı bir tutum takınarak iktidarda olan Fidesz Partisi ile yarışamayacağını anlamış, partiyi yarı militer faşist tabanlı bir parti olmaktan çıkarıp, Jobbik’i klasik sağ kanat milliyetçi bir partiye dönüştürmeye çalışmış, partiye daha popülist bir yaklaşım getirerek, bunu söylemlerine yansıtmaya başlamıştır.[xiii]

 

Gabor Vona, partide gerçekleştirmek istediği bu değişim bağlamında, parti programında değişikliklere gitmiş, partinin gündeminden homoseksüelliğin yasaklanması, azınlıklar gibi ayrıştırıcı konuları kaldırılmasına, bunların, emekli maaşları, eğitim, sağlık, cinsiyet eşitliği gibi daha bütünleştirici konularla değiştirmesine öncelik vererek, orta yolcu seçmenleri yanına almayı hedeflemiştir. [xiv]

 

Hedeflediği kitleye ulaşmak için, gençleri yanına alarak, dinamizmin sempatik yönünü kullanmıştır. Bilboardlar, televizyon programları, sosyal medyayı kullanarak genç kitlelere ulaşmayı başarmıştır. Bugün Jobbik Macaristan’daki gençler arasında en popüler parti olmasıyla dikkat çekmektedir.

 

Vona'nın Seçim Sloganları ve Propaganda Usulleri

 

Gabor Vona’nın önderliğinde, Jobbik yavaş yavaş milliyetçi tabanı kucaklayacak, orta yolcu bir parti olmaya soyunurken, bu dönemdeki seçim sloganları, Jobbik’in yeni imajına uygun biçilmiş birer kaftana dönüştürülmüşlerdir. Fidesz hükümetinin yolsuzluk iddialarının Macaristan’ı sarstığı dönemde, aklı karışık Macar halkına alternatif bir orta yol olarak sunulan Jobbik, reklam panolarını yeni posterleri ile doldurmuştur.

 

Posterlerin ortak özelliği ise, Jobbik’i bu posteri gören halkın yanında savaşan bir savaşçı gibi hissettirecek üslubudur. Yarısında Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın fotoğrafının olduğu posterin sağ alt kısmında ‘Onlar Çalıyor’ yazısının hemen sol kısımda yer alan ‘Biz Geri Alıp, Size Harcayacağız’ yazısı halk tarafından en akılda kalan seçim afişi olmuştur. [xv]

 

Vona, Jobbik’in yeni yüzünü Macar halkına göstermek için yolsuzluk ve maaşlardaki düzenlemeleri odak noktası olarak belirlemiştir. Bunu yaparken, ekonomiyi kalkındırmak için gençlerin dinamizmini ön plana çıkaran, ‘Geleceği Durduramazsınız’ sloganlarına oldukça fazla yer vermiştir.

 

Macaristan parlamentosunun en genç üyesinin, hem kadın hem de Jobbik Partisi’nin üyesi olması, Vona’nın cinsiyet eşitliğine ve gençlere olan inancının bir sembolü haline getirilmiştir. [xvi]

 

Gabor Vona, seçim sürecinde, röportajlar vererek, televizyon programlarına katılarak, Jobbik’in değişimini hem Macar halkına hem de diğer ülkelere aktarmaya çalışmıştır. Sosyal medya hesaplarını aktif bir şekilde kullanan Vona, günlük hayatından kareleri paylaşarak halka daha yakın bir imaj çizmiş, böylelikle Macar halkının gözünde ulaşılabilir bir profil oluşturarak sempati toplamıştır. Çizdiği sempatik imajı daha birleştirici bir üslup kullanarak tamamlayan Vona, savundukları politikaların, Macaristan’ın ve Macar halkının çıkarları ile aynı doğrultuda olduğunu vurgulayarak, ırkçılıktan çok milliyetçiliğe ön planda tutan bir yöntem seçmiştir.

 

Vona'nın Dış Politika Söylemleri

 

Avrupa’daki sağ kanat milliyetçi partiler,  genellikle İslam karşıtı söylemler ile özdeşleşmişlerdir. Gabor Vona’yı enteresan kılan yönlerden biri ise onun İslam dünyasına olan sempatisidir. Bu sempatinin, Vona’nın Yahudi aleyhtarlığından kaynaklandığı düşünülmüştür. Fakat bu sempati, düşmanı olduğu aktörün düşmanını müttefik seçmekten daha ötedir. Daha önceleri İsrail’i terörist bir devlet olarak kabul eden Jobbik, yönünü popülizme çevirmesi ile birlikte, İsrail konusundaki duruşu da değiştirilmiştir. Vona, İsrail’in bir devlet olarak var oluşuna, milli çıkarlarına, kimliğine saygı duyduğunu açıklayarak, partinin bu konudaki tutumunu da revize etmiştir. [xvii]

 

Jobbik Partisi, Macaristan’da yaşayan azınlıkları Macar kimliğine bir tehdit olarak görmesinin yanında, hiçbir zaman, Macaristan’da yaşayan Müslüman azınlıkları bir tehdit unsuru olarak görmemiştir. Bu söylemin ötesine geçerek İslam’ı dünya için son umut ışığı olarak değerlendiren Vona, Türkiye’nin bu bağlamda önemini bir çok kez vurgulamıştır. Türkiye ile Macaristan arasındaki bağın ise dostluğun ötesinde kardeşliğe dayandığını belirtmiştir. Dış politika söylemlerini Türkiye dışında, Almanya ve Rusya üzerinden yürüten Vona, Rusya’nın enerji güvenliği konusunda önemini vurgularken, Almanya’nın Avrupa Birliği’nin ekonomik gücü olduğunu belirtmiştir.[xviii]

 

Gabor Vona, Avrupa’da bulunan klasik sağ kanat partilerden oldukça farklı bir dış politika çizgisi oluşturmuştur. Genel hatlarıyla neo realist bir yaklaşımı benimsemiş, Macaristan’ın çıkarlarını her daim ön planda tutmuştur.

 

Kanada Siyasetinin Kalbinden Bir İsim: Justin Trudeau

 

Justin Trudeau, 1971 yılında Ottawa’da doğmuştur. Dört dönem boyunca Kanada’da başbakanlık yapan Liberal Parti’nin genel başkanı Pierre Trudeau’nun oğlu Justin Trudeau, Kanada siyaseti için bu bakımdan hiç yabancı bir isim değildir. Başbakan olmadan önce öğretmenlik yapan Trudeau, McGill Üniversitesinden mezun olduktan sonra British Columbia Üniversitesinde eğitim fakültesinde lisans düzeyinde eğitim almıştır.[xix] Oldukça renkli bir karakter olan Trudeau, üniversite yıllarında, snowboard öğretmenliği yapmıştır. Mezun olduktan sonra liselerde Fransızca, ilkokullarda Matematik öğretmenliği yapmıştır. Babasının vefatından sonra Kanada siyasetinde aktif olarak rol oynamaya başlamıştır.

 

Trudeau, 2008 yılı Federal seçimlerinde Liberal Parti’den Avam Kamarasına girmiştir. 2011 yılında, Liberal Parti ana muhalefetten üçüncü parti olmaya gerilediği dönemde bile, Trudeau parlamentoya tekrar seçilmiştir. Bu dönemde partinin gençlik ve çok kültürlülük konularındaki sözcüsü görevini üstlenmiştir.[xx] Ertesi yıl ise göçmenlik ve vatandaşlık konularında sözcü görevini üstlendikten sonra, 2013 yılında Liberal Parti’nin genel başkanı olan Trudeau,  Muhafazakar Parti’nin ses getiren skandallarından yorulan Kanada halkı için bir umut ışığı olmuştur. 2015 yılında gerçekleşen genel seçimlerde başbakanlık koltuğuna oturmuştur.

 

Trudeau'nun Seçim Çalışma Yöntemleri

 

2015 yılında, Trudeau’nun seçim çalışmalarıyla birlikte, literatürde farklı bir kavram öne çıkmaya başlamıştır. Siyasi markalaştırma, Trudeau’nun seçim çalışma stratejilerinin en başında gelmektedir. Her ne kadar bu kavramın ortaya çıkması, Justin Trudeau ile başlamasa da, bu dönemde Trudeau, sosyal medyada dönemin en popüler siyasetçisi Barack Obama’nın bile önüne geçmeyi başarmıştır. Justin Trudeau, babası Pierre Trudeau’nun partisinin genel başkan adayı olması sebebiyle, bu süreçte atfedilmiş ün ile elde edilmiş ün arasında eleştirilere maruz kalırken, siyasi markalaştırma taktiklerini çok iyi kullanmış, siyasi hanedanlığın dışına çıkarak kendi markasını oluşturmayı başarmıştır. Her ne kadar Pierre ve Justin’in yarattıkları markalar arasında benzerliklere rastlasak da, Justin Trudeau nihayetinde popülaritesini kendi yarattığı temeller üzerine dayandırabilmiştir. [xxi]

 

Justin Trudeau, seçim kampanyaları süresince, “gönüllüler” ile birlik içinde çalışmıştır. Gönüllülerden bağışlarda bulunmalarını, açık açık dile getirmiştir. Sosyal medyanın gücüne sığınan genç siyasetçi, dünya çapında sosyal medyayı en aktif kullanan üçüncü liderdir. Bir çok insanın kendisi hakkında ‘heyecan verici’ bulduğu noktalardan bir diğeri ise, bir başbakana sadece bir tweet uzakta bulunmaktır. Sosyal medya aracılığı ile sempatik imajını destekleyen Trudeau, sosyal medya hesaplarında, özel hayatına dair paylaşımlarda bulunarak, birleştirici sloganlar kullanarak halkın geniş bir kesimine hitap etmek için çabalamıştır. [xxii] Bu şekilde imajın temellerini sağlamlaştırmaya çalışmış, atfedilmiş ününden gelen elitizm suçlamalarını da yıkmayı hedeflemiş ve bunda da başarılı olmuştur.

 

Trudeau'nun Seçim Sloganları ve Propaganda Usulleri

 

2015 yılı seçimlerinde bütün partiler, Muhafazakar Parti’nin baskılarından ve skandallarından bıkmış olan Kanada halkına, değişimi vaat ederek yola çıktılar. Her aday, farklı şekillerde formüle edilmiş, değişimi ön plana çıkaran sloganlarıyla Kanada sokaklarından, televizyon kanallarından seslerini duyurmaya çalışmışlardır.

 

Justin Trudeau önderliğinde Kanada Liberal Partisi, vaat ettikleri değişimi sade sloganları ‘Real Change’ ile Kanada halkına duyurmaya çalışırken, Muhafazakar Parti’nin uzun ve dolambaçlı sloganlarından daha gerçekçi ve halka yakın bir üslup kullanmıştır.

 

Muhafazakar Parti döneminde hükümetin Kızılderililere karşı yürüttüğü asimilasyon politikaları bu dönemin en çok eleştirilen uygulamalarından biri olmuştur. Dolasıyla değişimin çok yönlü olması gerektiğini belirten Trudeau, iç politika söylemlerinde daima çok kültürlülük üzerinden pozitif mesajlar vermiştir. Kanada’nın çok kültürlü yapısının muhafaza edilmesi gerektiğini, farklılığın kültürel yapıyı beslediğini vurgulayan propagandalar ile, yıllardır Muhafazakar Parti’nin uygulamalarından bezmiş yerli halkın desteğini almayı başarmıştır.

 

Trudeau, seçim sürecinde birleştirici bir üslup kullanmış, Kanada’nın ihtiyacı olan değişimin ancak tüm Kanada halkı ile birlik içerisinde gerçekleşebileceğine vurgu yapmıştır. Kanada’yı özgürlükler ülkesine çevirmek üzere çıktığı bu yolda, kullandığı birleştirici üslubu ile çizdiği olumlu imajını destekleyen Trudeau, yalnız Kanada halkının değil, bir çok ulusun gönlünü fethetmeyi başarmış, tüm dünyaya adını duyurmuştur.

 

Trudeau'nun Dış Politika Söylemleri

 

Stephen Harper’dan sonra başbakanlık koltuğuna oturan Justin Trudeau, Muhafazakar Parti’nin aksine çok yönlü ve barışçıl söylemler üzerinden Kanada’nın dış politika yaklaşımlarını şekillendirmiştir. Trudeau’nun dış politikasının odak noktalarından biri çok taraflılık ilkesidir. [xxiii] Bu ilke bağlamında, yumuşak güç ön plana çıkarılmış, diğer ülkeler ile birlik içerisinde kalarak, küresel problemlere küresel çözümler getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

 

Trudeau’nun liderliğinde Kanada, askeri müdahalelerden elini çekmiştir ve müdahalelere ayrılan bütçe bölgesel askeri eğitimlere ve kaotik bölgelerdeki yerli halkın ihtiyaçlarına harcanmıştır. Trudeau, kaotik bölgelerde Birleşmiş Milletler’in üzerine oldukça ciddi bir görev düştüğünü vurgulamış, Muhafazakar Parti döneminde askeri müdahalelere ayrılan bütçenin bir kısmını ise BM’nin arabuluculuk ve barışı koruma çalışmalarına ayrılması yönünde adımlar atmıştır. Mülteciler konusunda oldukça ılımlı bir yol izleyen Trudeau, 25 bin mülteciyi ülkeye alacağına söz vermiştir. Bu kapsamda çalışmalar hala devam etmektedir.

 

Harper’ın başbakanlığı ile gerilen ABD-Kanada ilişkileri, Justin Trudeau’nun göreve gelmesi ile iyileşmeye başlamıştır.[xxiv] Barack Obama’nın son başkanlık dönemlerinde, Kanada ile ilişkiler oldukça yakın tutulmuştur.

 

Özet olarak, Justin Trudeau, sert güç ve tek taraflılık prensibi ile beslenen Kanada dış politikasını, ılımlı, barışı koruma çalışmalarını ön plana çıkaran, çok taraflılık ilkesine dayanan, devletlerarası kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen, tümüyle liberal anlayışla inşa edilmiş söylemler üzerinden yürütmüştür. [xxv]

 

Değerlendirme

 

Söz konusu üç liderin ortaya çıkış süreçlerini, ortaya çıktıkları ülkelerdeki siyasi atmosferleri, bu liderlerin kullandıkları yöntemleri, çizdikleri imajları incelediğimizde, batı siyasetinin genç siyasetçilere yönelmesinin ardındaki çizgiler daha net görülmektedir. Son yıllarda, özellikle siyasi veya ekonomik krizler atlatan, bürokrasilerin tıkandığı, uluslararası itibarın sarsıldığı ülkelerde, seçmenlerin mevcut düzeni değiştirecek umut arayışları, bu seçmenleri daha önce denenmemiş bir yolu seçmeye itmiştir.

 

Gelişen ve değişen düzende, küreselleşmenin etkisi ile farklılaşan güvenlik algısı, kriz yönetimlerinin devletin tekelinden çıkması sonucu iletişimin artan önemi, küreselleşmenin ardında yatan faktörlerin nasıl idare edilebileceği hususunu ön plana çıkarmıştır.  Soğuk Savaş sonrası literatüre giren ‘CNN etkisi” yadsınmaz tesirine rağmen, hükümetler bugün kısmi olarak medyayı kontrol edebilmekte ve onu şekillendirebilmektedir. Fakat sosyal medya hükümetlerin kontrollerinin sınırlı düzeyde kaldığı araçlardan biridir. Genç siyasetçiler, oldukça aşina oldukları bu platformları yerinde hamleler ile yöneterek lehlerine kullanmış, seslerini buradan duyurmuş ve sempati toplamıştır. Genç siyasetçiler değişen düzene uyum sağlamakta daha başarılı olmuştur.

 

Gabor Vona’nın siyaset anlayışı Macron ve Trudeau’dan daha farklı bir noktada dursa da, incelediğimiz üç liderin ortak bir özellikleri ise kendilerinden önceki siyasetçilere veya rakiplerine nazaran daha ılımlı bir siyasete yönelmeleridir.

 

Emmanuel Macron, rakibi Marine Le Pen’e kıyasla oldukça ılımlı ve liberal görüşleri savunmuş, Gabor Vona, faşist Jobbik Parti’sini, daha ılımlı popülist bir anlayışla yoğurmaya çalışmış, Justin Trudeau ise Muhafazakar Parti döneminin baskılarından Kanada’yı tamamen arındırma yoluna gitmiştir. Üç genç siyasetçi de birbirlerinden oldukça farklı atmosferlerde siyaset sahnesine çıkmış olsalar da, üçü de kendi ülkelerinin veya partilerinin tıkanmış siyaset anlayışına meydan okuyarak yeni bir yol vaat etmiş, çizdikleri yolu halklarına anlatırken saldırgan üsluplara baş vurmamış, üçü de dinamizmin gücünü vurgulamıştır. Genç siyasetçiler çoğu zaman sosyal medya yardımı ile pozitif imaj çizmiş, çizdikleri imajlar geleceğe dair umut aşılayan olumlu mesajlar ile desteklenmiş, gençliğin, enerjinin, iyimserliğin, canlılığın gücü sürekli olarak vurgulanmıştır. 

 

Kaynakça

 


[i] “Emmanuel Macron” , 15 Mayıs 2017. https://www.biography.com/people/emmanuel-macron-050817 . Erişim Tarihi: 22 Temmuz 2017.

[ii] “Qui sont les militant de ‘En Marche’?, 12 Temmuz 2016 . http://www.20minutes.fr/politique/1888007-20160712-militants-marche . Erişim Tarihi: 22 Temmuz 2017

[iii] “The French legislative election: outlook for the first round on 11 June” , 15 Mayıs 2017 . http://eprints.lse.ac.uk/81317/1/blogs.lse.ac.uk-The French legislative election Outlook for the first round on 11 June.pdf . Erişim Tarihi: 23 Temmuz 2017

[iv] “How Emmanuel Macron could still lose the French presidential election” ,  5 Mayıs 2017.  http://eprints.lse.ac.uk/75673/1/blogs.lse.ac.uk-How Emmanuel Macron could still lose the French presidential election.pdf . Erişim Tarihi: 21 Temmuz 2017

[v] “Macron ve Le Pen arasındaki farklar”,  24 Nisan 2017 . http://tr.euronews.com/2017/04/24/macron-ve-le-pen-arasindaki-farklar . Erişim Tarihi: 21 Temmuz 2017

[vi] “Le Movement” https://en-marche.fr/le-mouvement . Erişim Tarihi: 23 Temmuz 2017

[vii] “Five reasons why Macron won the French election”,  7 Mayıs 2017. http://www.bbc.com/news/world-europe-39791036 . Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017

[viii] “Emmanuel Macron and En Marche! – left, right or simply on the move?”, 8 Haziran 2017 . http://eprints.lse.ac.uk/80527/1/democraticaudit.com-Emmanuel Macron and En Marche  left right or simply on the move.pdf Erişim Tarihi: 23 Temmuz 2017

[ix] “Analysing the discourse of the French presidental candidates”, 7 Mayıs 2017. https://extranewsfeed.com/analysing-the-discourse-of-the-french-presidential-candidates-faed0df40b64 Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017

[x] “Emmanuel Macron’s Foreign Policy Doctirine(s)” , 5 Temmuz 2017. http://www.politico.eu/article/emmanuel-macrons-foreign-policy-doctrines/ Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017

[xi] “After talks, France’s Macron hits out at Russian media, Putin denies hacking” , 29 Mayıs 2017. http://www.reuters.com/article/us-france-russia-idUSKBN18P030 Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017

[xii] “A short summary about Jobbik” , 12 Aralık 2016. http://www.jobbik.com/short_summary_about_jobbik Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017 

[xiii] Is Hungary’s Jobbik leader ditching far-right past?” , 15 Kasım 2016. http://www.bbc.com/news/world-europe-37976687 Erişim Tarihi: 25 Temmuz 2017   

[xiv] “Policies” http://www.jobbik.com/policies Erişim Tarihi: 26 Temmuz 2017

[xv] “Whither MSZP? It seems to be stalled” , 2 May 2017. http://hungarianspectrum.org/tag/gabor-vona/ Erişim Tarihi: 20 Temmuz 2017

[xvi] “Picture of the day: Jobbik new election poster” , 3 Ocak 2013 . http://www.hungarianambiance.com/2013/10/picture-of-day-jobbik-new-election.html Erişim Tarihi: 20 Temmuz 2017

[xvii] “Gábor Vona and the Transformation Of JOBBIK” , 17 Şubat 2017. http://hungarianspectrum.org/2017/01/17/gabor-vona-and-the-transformation-of-jobbik/  Erişim Tarihi: 25 Temmuz 2017

[xviii] “Interview: Jobbik President Gabor Vona”, 10 Nisan 2015. https://theorangefiles.hu/category/vona/ Erişim Tarihi: 26 Temmuz 2017

[xix] “Justin Trudeau” https://www.britannica.com/biography/Justin-Trudeau Erişim Tarihi: 27 Temmuz 2017

[xx] “Justin Trudeau”,  25 Şubat 2017 . https://www.biography.com/people/justin-trudeau Erişim Tarihi: 27 Temmuz 2017

[xxii] “Assessing the Potential of New Social Media” , 2013 . http://revparl.ca/36/2/36n2_13e_Patten.pdf Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2017

[xxiii] “Justin Trudeau is putting the ‘Liberal’ back in ‘Canadian Foreign Policy” , 21 Ocak 2015. http://foreignpolicy.com/2015/10/21/justin-trudeau-liberal-canadian-foreign-policy-syria-climate-change/, Erişim Tarihi: 27 Temmuz 2017

[xxiv] “Trudeau's foreign policy vs. Harper's: There is little difference” , 9 Mart 2017. https://www.theglobeandmail.com/news/politics/trudeau-taking-foreign-policy-cue-from-tory-playbook/article34241539/, Erişim Tarihi: 27 Temmuz 2017

[xxv] “A Year Under Trudeau: The Fundamental Shifts in Canadian Foreign Policy”, 6 Aralık 2016. https://jia.sipa.columbia.edu/online-articles/year-under-trudeau Erişim Tarihi: 27 Temmuz 2017

http://www.turksam.org/tr/genc-turksam-detay/1488-bati-siyasetinde-genc-liderlerin-yukselisi-macron-vona-trudeau
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1647 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)