HABER ANALİZ | 18 Mayıs 2017

|

Stalin’den Putin’e Kırım Tatar Türklerinin Bitmeyen Sürgünü



Kırım Tatarlarının 73 yıl önce Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği lideri Josef Stalin'in çıkardığı kararname ile vatanlarından bir gece içerisinde toplanarak tren vagonlarında sürgün edilmesiyle yaşanan acı tazeliğini hala koruyor. 250 bine yakın Kırım Tatarı, üç gün içinde hayvanların taşındığı vagonlarla Orta Asya'ya sürgün edildi. Sürgüne gönderilenlerin yarısına yakını hayatını kaybetti. Ukrayna'da Batı yanlılarının yönetimi ele geçirmesiyle Rusya Kırım'ı 2014 yılında bir kez daha yasa dışı olarak işgal etti. Kırım Tatarları 2014 yılından bu yana Stalin döneminde olduğu gibi yoğun baskılara maruz kalıyor.

 

Kırım Tatar Sürgününün 73. yılı nedeniyle düzenlenen programda konuşan Kırım Tatar Türklerniin lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rus işgali altında bulunan Kırım’ın mutlaka geri alınacağını söyledi. Üzerinden yıllar geçse de 1944'te Kırım Tatarlarının yaşadığı sürgünün acısının hafiflemeyeceğini ifade eden Kırımoğlu, "Mesele yalnız ölenlerin sayısında değil. Bu suçun temelinde milletimizi yok etmek vardı. O dönemin komünist gazeteleri bunu açıkça yazdı. Kırım yarımadası Rus yarımadası olacaktı. Rus dünyasını genişletmek için etnik temizlik yapıldı. Ancak bu suçlar hiçbir zaman unutulmayacak ve hiçbir zaman affedilmeyecektir." şeklinde konuştu.

 

73 yıl önce 1944 yılında vatanlarından zorla koparılan Kırım Tatarları Türklerine Rusya tarafından işgalin gerçekleştiği 2014’ten bu yana devam eden zulmü ve Kırım’ın geleceğinin ne olacağı konusunda merak edilenleri Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay TÜRKSAM Haber Analiz için değerlendirdi.

 

Kırım Türklerinin vatanlarından sürgün edilişinin 73. yıldönümünde Kırım’da bugün hava hiç de iyi değildir, sanki sürgün öncesindeki gibi karanlık günler yaşanmaktadır. Malum olduğu gibi 3 yıl önce 2014 yılında Rusya ikinci defa Kırım’ı işgal ve ilhak etmiştir. İşgal eder etmez yasakladığı ilk faaliyetlerden biri ise Kırım Türklerinin Kırım’a büyük bir mücadele ile döndükten sonra 1990lı yılların başından itibaren Akmescit’in meydanında toplanarak 25 bin 30 bin 40 bin kişi toplanarak andıkları “Sürgün Kurbanlarını Anma Matem Mitingleri”ni yasaklamaktır. Ve hiçbir şekilde bugünü anmalarına izin vermemektedir.

 

“Kırım Türklerinin Sürgünü, Şehitlerini Anması bile Yasak”

 

İki günden beri sürgünü anma teşebbüsünde bulunması muhtemel liderleri savcılığa çağırarak sorgulanmakta ve hepsi uyarılmaktadır. Böyle bir eylem yaptıkları takdirde cezalandırılacakları ve haklarında aşırı faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle cezai işlemlerin yapılacağı uyarılarında bulunulmuştur. Bugün Akmescit’te sürgünü anmak için Akmescit Tren İstasyonu’nun yanında sürgünden döndükten sonra Ukrayna hükümetinin de izni ve desteği ile dikilen Sürgün Kurbanlarını Anma Anıtı’na çiçek koymak isteyen arkadaşlarımız tutuklanmış, gözaltına alınmışlardır. Yani bugün Kırım’da Rus işgalinin üçüncü, sürgünün 73. yılında maalesef Kırım Türklerinin değil bayram yapmak sürgünü, matem günlerinin acılarını, kurbanlarını, şehitlerini anmaları bile yasaktır. Kırım Tatarları Kırım’da böyle bir atmosferde sürgünün 73. Yıldönümünü geçirmektedir.

 

“Putin Cesaret Edebilseydi Stalin Gibi Sürgün Edebilirdi”

 

Eğer ki çağımızda Kırım Türklerini Kırım’dan sürgün etme imkanı olsaydı ve Putin buna cesaret edebilseydi hiç şüphesiz Kırım Türklerini aynı 18 Mayıs 1944’te Stalin’in sürgün ettiği gibi sürgün edebilirdi. Ama onun yerine daha sinsi, gizli politikalar uygulayarak, özellikle gençleri kaçırarak bu yapılmaktadır. Kameraların gözü önünde kaçırılan gençlerimiz, arkadaşlarımız bulunamamıştır. Reşad Ahmedov görüntüleri olmasına rağmen onu kaçırıp gözlerini kurşunlayarak öldürenler bulunmamıştır. Putin böyle bir korku salarak Kırım’da Rusya’nın işgaline karşı direnenlere “Bak o kayboldu, senin de çocuğun var, eşin şuradan işe gidiyor” şeklinde tehditlerde bulunarak Kırım Türklerini gizli bir şekilde göçe zorlamaktadır.

 

“Kırım’ın Geleceği Türkiye ve Uluslararası Camiaya Bağlı”

 

En ufak bir faaliyette bulunan aktif liderlerin –Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve yardımcıları- Kırım’a girişini yasaklamışlardır. Bu pek çok insana “Eğer sen aşırı faaliyette bulunursan yani Rus işgaline karşı faaliyetlerde bulunursan Kırım Tatarı olarak çok aktif çalışırsan Kırım’dan çıktığın anda dönemezsin ya da biz seni buradan göndeririz” diyerek tehdit etmektedirler. Tabii ki, Kırım Türklerinin ne olacağı -Kırım’daki geleceklerinin ne olacağı- uluslararası camianın ve Türkiye’nin tutumuna bağlıdır. Biliyorsunuz bölgemizde, Ortadoğu’da büyük oyunlar oynanmaktadır. Büyük bir güçler savaşı vardır. Bu güçler savaşındaki dengelere bakarak Rusya gözlerin Suriye’ye dikildiği, Irak’a dikildiği anda ince ince kıyımlarını Kırım üsleri üzerinde sürdürmektedir maalesef. Her şeye rağmen, Kırım Türkleri şiddete başvurmadan aynı şekilde haklarını elde etmek için mücadelelerini sürdüreceklerdir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1389-stalin-den-putin-e-kirim-tatar-turklerinin-bitmeyen-surgunu
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 2685 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)