HABER ANALİZ | 08 Temmuz 2017

|

Hocalı’dan Fizuli’ye Ermenistan’ın Vahşetinin Son Kurbanı: Zehra



Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan güçlerinin Fuzuli bölgesinin Alhanlı köyünde sivil yerleşim bölgelerini 82 ve 120 milimetrelik havan toplarıyla saldırı düzenlediğini bildirdi. Saldırı sonrası Sahibe Guliyeva ve 2 yaşındaki torunu Zehra Guliyeva hayatını kaybetti. Saldırıda ağır yaralanan Servinaz Guliyeva ise hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı ise Ermenistan'ın saldırılarına karşı karşılık verildiğini bildirdi. Ayrıca Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından saldırıya ilişkin "Yaşanan olaylar bir daha gösteriyor ki Ermenistan Silahlı Kuvvetleri bu emri Ermenistan yönetiminden almıştır. Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı devam eden bu tutumu bölgesel barış ve güvenlik için ciddi bir tehdittir. Mülki ahalinin ağır silahlarla ateşe tutulması Ermenistan'ın devlet siyasetinin bir parçasıdır. Siyaset kasıtlı ve garezli bir şekilde devlet siyaseti olarak hayata geçiriliyor" açıklaması yapıldı. Ankara da Azerbaycan'a düzenlenen saldırıyı kınayarak, "4 Temmuz günü saat 20.40 sularında Azerbaycan'ın Fuzuli rayonunda yer alan Alhanlı köyünün Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından top ateşine tutulmasını ve bunun sonucunda köy sakinlerinden 50 yaşında bir kadın ile 2 yaşındaki torununun hayatlarını kaybetmelerini şiddetle kınıyoruz. Bu hain saldırıda hayatlarını kaybeden Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve tüm Azerbaycan halkına başsağlığı, top ateşi sonucu yaralanan bir diğer Azerbaycanlı kardeşimize acil şifalar diliyoruz" açıklamasını yaptı.

 

Ermenistan’ın saldırılarını ve son süreçte yaşananların arka planını A. Gencehan Babiş, değerlendirdi.

 

Kadim Azerbaycan topraklarını işgal altında bulunduran Ermenistan tarafından cephe hattındaki ateşkes ihlalleri ortaya ilk çıkan durum değildir. Tarihi, askeri ve siyasi olarak incelendiğinde aslında durum daha da açık şekilde anlaşılacaktır.

 

“Hocalı’daki Vahşet Fizuli’de Devam Etmektedir”

 

Tarihi bağlamda… Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalar takip edildiğinde her gün ne kadar fazla ateşkes rejiminin Ermenistan’ın saldırgan tavrı sebebiyle bozulduğu fark edilecektir. Daha birkaç gün önce yapılan açıklama dikkate alındığında Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından 124 kez ateşkesin bozulduğu görülmektedir. Son olarak Fizuli bölgesindeki Alhanlı köyünde Ermenistan tarafından açılan ateş sonucunda henüz 2 yaşındaki Zehra Guliyeva’nın, ninesi ile birlikte hayatını kaybetmesi durumun vahametini göstermesi açısından insanlık adına üzücü ve üzerinde artık sadece düşünülmesi değil artık inisiyatif alınması gereken vaziyetin bir göstergesi olmuştur. Bu noktada altı çizilerek belirtilmesi gereken en önemli hususlardan birisi bu durumun ilk defa yaşanmadığıdır. 1994’ten bu yana Ermeniler tarafından 32 Azerbaycan Türkü çocuğun katledildiğine ilişkin bilgiler vardır. Bunun ötesinde Ermeniler tarafından 1992 yılının 25 Şubat gününü ayın 26’sına bağlayan gece tarihe kara bir leke olarak geçen Hocalı Soykırımı’ndan 25 yıl sonra yine 2 yaşındaki bir masum çocuk bu sefer Fizuli’de hayatını kaybetmiştir. Görüldüğü üzere, Hocalı’daki vahşet hala devam etmektedir.

 

“Aprel Döyüşleri, Azerbaycan’ın Güç Farkını Ortaya Koydu”

 

Kısa süre önce Global Firepower tarafından açıklanan 2017 Askeri Güç Endeksi’ne bakıldığında Azerbaycan Ordusu dünyada 59. sırada, Ermenistan ordusu ise 95. sırada yer almaktadır. Geçtiğimiz senenin Nisan aynı başında Ermenistan ile Azerbaycan silahlı kuvvetleri arasındaki gerginliğin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve bu süreçte Azerbaycan’ın cephede kat ettiği mesafe ve geri alınan topraklar, geleceğe yönelik umutları daha da artırmıştır. Bu durum aynı zamanda Azerbaycan halkının işgale karşı yüksek seviyede olan duyarlılığını artırmış, toplumsal dayanışmayı güçlendirmiştir. “Aprel Döyüşleri” olarak anılan çatışmalar aynı zamanda Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Ermenistan karşısında bir testi açısından önemli bir imkan sunmakla birlikte nisanın dört günü göstermiştir ki, uluslararası güçlerin “gölge etmediği” takdirde Azerbaycan kendi topraklarını rahatlıkla alabilecek güçtedir.

 

“Ermenistan’a Kapı Açma Değil Ermenistan’ı Zorlama Seçenekleri Devreye Sokulmalıdır”

 

Meseleye siyasi olarak bakıldığında ise uluslararası toplumun herhangi bir girişiminin bölgeye istikrar getirmediğini ifade etmek gerekecektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararların etki yapmadığını belirtmek elzemdir. Karabağ sorununun çözümü için kurulan AGİT Minsk Grubu’nun çalışmalarının sonuç vermediği ve vermesi gibi bir umudun olmadığı görülmektedir. Bu durum ise Ermenistan’ı cesaretlendirmektedir. Ermenistan bölgede bir istikrarsızlık adası olarak dururken, bölgesel mekanizmaların da devreye sokularak alternatif çözüm yollarının bulunması ve denenmesi gerekmektedir. Bunun için de bölgesel olarak Ermenistan’a kapı açma yolları değil, gerekirse yaptırımları artırarak zorlama seçenekleri devreye sokulmalıdır. Bunun girişimini ise Türkiye ve Azerbaycan’ın yapması gerekmektedir. Sonra Gürcistan ve diğer ülkeler bunlara eklenebilecektir.

 

“Zehra Maalesef Aylan Kadar Gündeme Gelmemiştir”

 

Bunların yanı sıra bir de şöyle bir noktaya değinmenin faydalı olacağını düşünmekteyim. Mülteciler konusunun bu denli fazla konuşulduğu bir dönemde Karabağ Savaşı sonrası bağımsızlığını yeni kazanan Azerbaycan içerisinde evlerinden göç etmek zorunda bırakılmış 1 milyon civarı insanın ağırlığını Azerbaycan tek başına taşımıştır. Geçtiğimiz günlerde Ege kıyılarında cesedi bulunan Aylan bebeğin dünya kamuoyunda gündeme gelmesi, özellikle küçük çocukların savaşlardan, istikrarsızlıktan ve insani krizlerden en fazla yara alan kesimler olduğunu gözler önüne sermiştir. Ege kıyılarındaki Aylan’ı çok sonradan fark eden dünya eğer Fizuli’deki Zehra’nın katledilmesini de sadece izlerse bu olaylar devam edecektir. Ne yazık ki, Alhanlı köyünden 2 yaşındaki minik Zehra’nın Ermenistan’ın devlet terörünün son kurbanı olması dünya kamuoyunda gündeme ne Aylan kadar ne de yeterince gelmemiştir. Avrupa ülkelerinden bazılarından milletvekili seviyesinde mesajlar gelse de daha fazla çabaya ihtiyaç duyulduğu nettir. Yine Zehralar ölmesin diye bunun anlatılması ve müsebbiplerinin cezalandırılması lazımdır.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1425-hocali-dan-fizuli-ye-ermenistan-in-vahsetinin-son-kurbani-zehra
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 11386 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)