HABER ANALİZ | 03 Ağustos 2017

|

Afrika’da İnsanlığın Feryadı: “Açlık, Kolera, Sıtma, Ebola…”



BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin internet sitesinden yayınlanan raporda, dünyadaki en büyük insani krizlerden birinin yaşandığı Yemen'de 7 milyon kişinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, 5 yaşın altındaki 2,3 milyon çocuğun da yetersiz beslendiği belirtildi.

 

AA’nın haberine göre, Yemen'de halkın üçte ikisinin insani yardıma ve korumaya muhtaç olduğunun vurgulandığı raporda, ülkede barınak, gıda, su ve sağlık hizmetlerinin acil ihtiyaçlar arasına girdiği ifade edildi. Amran iline bağlı Hamir ilçesi civarındaki mülteci kamplarında yaşayan ailelerin hikayelerine de yer verilen raporda, masum insanların savaştan etkilendiği, 3 milyondan fazla kişinin ülkeden kaçtığı, ülke içinde de 2 milyon kişinin yerlerinden edildiği kaydedildi. Ülkedeki kolera salgınına da değinilen raporda, insanların, temel sağlık hizmetlerinin verilememesi nedeniyle tedavi edilmesi mümkün hastalıklardan öldüğü belirtildi. Ne var ki, Afrika’da açılığın sebep olduğu insani dram ve büyün sorunlara neden olan sıtma, ebola ve kolera gibi hastalıklar sadece Yemen’de değil birçok ülkede yaşanıyor.

 

Afrika’daki açlık ve hastalıkların geldiği kritik boyutu, yarattığı sıkıntıları ve uluslararası toplumun bunlara bakışını Yrd. Doç. Dr. Volkan İpek, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

Doğu Afrika'da bildiğimiz gibi şu anda çok şiddetli bir açlık söz konusudur. Bu durum 2 ay önce Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1945 yılından beri gerçekleşen en büyük insani kriz olarak tanımlanmıştır. Şu anda 20 milyon kişi Yemen, Güney Sudan, Nijerya ve Somali'de bu açlığın pençesinde kıvranmaktadır. Bu çok büyük bir sorundur. Türkiye olarak açlık konusunu pek yaşamadık ancak bu durum Afrika'nın bir klasiği olmuş durumdadır. Şu anda da çok büyük bir şiddetle bu sorun Doğu Afrika'da devam etmektedir. Yine, Dünya Bankası'nın  Temmuz 2017'den itibaren geçerli olan verilerine göre bu açlığın giderilmesi için 4.4 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç vardır. Şu anda her 10 bin kişide 2 veya 3 kişi açlık yüzünden ölmektedir. Olaya ülke bazında bakmakta fayda vardır.

 

Güney Sudan

 

Güney Sudan'la başlayacak olursak, 7.5 milyon kişi açlıkla mücadele vermektedir. Güney Sudan'daki açlık biraz trajiktir. Öyle ki, yaprak ve ağaç kabukları yiyen insanlarla karşılaşıyoruz. Güney Sudan'da Dinka Kabilesi'ne mensup Salva Kiir ile Nuer Kabilesi'ne mensup Riek Machar'ın aralarında yaşadığı bu iç savaş durumu daha da kötüleştirmektedir. Bunun sebebi, iki tarafın ordularının kaynak tüketimi durumudur. Çünkü bir birlerine karşı bombalama, ateş yakma, toprakları verimsiz hale getirme gibi eylemler sergilemektedirler ve bütün bunlar Güney Sudan'daki açlığı pekiştirmektedir. Özellikle enflasyon oranına baktığımızda Ocak ayında enflasyonun yüzde 370 olduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra şu anda Güney Sudan'da bulunan gıdanın önceliği erkeklerdir. Kadınlara ise sonrasında gıda verilmektedir. Bu fazlasıyla problemli bir durumdur.

 

Somali

 

Diğer ülkeler bakacak olursak, örneğin Somali, bilindiği gibi çok fakir bir ülkedir. 1991 yılındaki iç savaştan beri Somali bir türlü toparlanamamıştır. “Failed State" denilen devlet konumuna düşürülmüştür. Somali'de kültürel olarak balıkçılık da olmaması ve bundan besin olarak faydalanamamaları bu açlığı tırmandırmaktadır. Somali'de açlık sorunu yaşayan nüfus ise 6.2 milyon kişidir. Somali'nin bir diğer özelliği; eğer yağmurlar yağmamaya devam ederse Somali halkının hayatta kalmasının mümkün olmamasıdır. Somali'de 70 yaşındaki Farhia isimli bir kadın bunu belirtmiştir. Şu anda 5 yaşın altındaki 363 bin çocuk şu anda dengesiz beslenme sorunu yaşamaktadır. Örneğin 48 saat içinde 110 kişi ölebilmektedir. Durum bu kadar ciddi bir hal almıştır. Somali'de açlık krizi eşiğindeki insanlar acıkmamak için karınlarını iple bağlamaktadır. Bu çok inanılmaz ve içler acısı bir durumdır.

 

Kenya

 

Açlıkla boğuşan diğer bir ülke olan Kenya'da bu kriz inanılmaz boyutlardadır. Bu yıl beklenen yağış oranının üçte biri kadar yağış olmuştur. 4 milyon kişiden 2.7 milyon kişi krizi yaşamaktadır. Ülkedeki 47 şehrin 23'ünde olağanüstü hal ilan edilmiş durumdadır.

 

Yemen

 

Yemen'e baktığımızda ise Afrika'da olmasa bile Afrika'ya yakın Arap yarımadasında bulunan bir ülke görmekteyiz. Burada ise 2 sorun baş göstermektedir; açlık ve kolera. 18.8 milyonluk nüfusun yüzde 20'si şu an açlıkla boğuşmaktadır. Bu da gayet büyük bir orandır. Ancak diğer sorun olan kolera hastalığı 2015 Mart'ından itibaren baş göstermektedir. Son verilere göre; 8600 ölü 42 bin hasta mevcuttur. Bu veriler 2015 başlayan iç savaş sonucu verileriyle hemen hemen eşit vaziyettedir. Şu anda Yemen'de bulunan nüfusun yüzde 70'i iç savaştan ve koleradan dolayı yardıma muhtaçtır. Yemen'de yaşayan Hutu grubuna mensup Şii nüfusun 1868'den beri  Kuzey Yemen'i kontrol ettiğini biliyoruz. Fakat eski cumhurbaşkanı Abdullah Salih, göreve geldiğinde Hutuları arka plana plana itmiş ve bu durum Hutuları rahatsız etmiştir. Bundan kaynaklı olarak çatışmalar başlamıştır. 2015'ten beri süre gelen asıl sorun da budur. 2014'te sonlarında bu durumdan rahatsız olan Hutiler Sanaa'yı işgal etmiş ve daha sonra bu bölgede etkili olmaya başlamışlardır. Diğer yandan aynı anda kolerayla uğraşmaktadır. Yemen'de etkili olan kolera çeşidi ise dünya üzerindeki en salgın ve en etkili çeşit olarak karşımıza çıkmaktadır. Yetkililere her gün yaklaşık 5 bin kolera vakası bildirilmektedir. Geçtiğimiz Nisan ayından beri kolera yüzünden 1700 kişi hayatını kaybetmiştir. Şu anda ise 320 bin şüpheli koler vakası mevcuttur. İç savaşlar, ekonomik sıkıntılar ve siyasi istikrarsızlığın üzerine açlık krizi daha vahim bir durum yaratmaktadır.

 

Nijerya

 

Nijerya'ya bakacak olursak, Nijerya'da 2.6 milyon kişi açlık sorunuyla boğuşmaktadır. Nijerya'daki açlığı pekiştiren durum ise bilindiği üzere Boko Haram terör örgütünün yaptığı eylemlerdir. Boko Haram sadece Nijerya'nın değil Çad Gölü çevresinde bulunan Kamerun, Çad gibi ülkelerin etrafında insanlara zor koşullar altında acı çektirmektedir. Boko Haram askerlerinin yaptığı askeri tahribat, açlığın derinleşmesini ön plana çıkarmaktadır. Ek olarak, Nijerya ordusu Boko Haram ordusuyla çok da istekli savaşmamaktadır. Örneğin,  Nijerya ordusundan bazı askerler silahlarını yemek karşılığı Boko Haram'a vermektedir. Ayrıca yine Nijerya ordusundan birtakım kişilerin açlık söz konusu olduğu için insanların evine girip zorla yemek almaları durumu da mevcuttur, önceden 300 tane koyunu olan bir çiftçinin şu an 20 koyunu bulunmaktadır. Durum bu kadar ciddi vaziyettedir. Hatta bazı insanlar, açlıktan ağızlarını kapatamadıkları için isimlerini bile söyleyememektedir.

 

Nijerya'daki Boko Haram saldırıları, Somali'deki Eş-Şebab saldırıları, Güney Sudan'daki iç savaş gibi meseleler aslında çok büyük sorunlardır. Bütün bu sorunlar aynı anda doğayı da etkilemektedir. İç savaş durumunda doğanın yapısı bozuluyor ve bu da ekstrem durumlara sebep olmaktadır. Bunun benzerini 2014'te Batı Afrika'daki ebola krizinde görmüştük. İç savaşla uğraşan iki ülke olan Liberya ve Sierra Leone daha sonrasında ebola ile karşı karşıya kalmıştır. Bu durumdan bu bölgelerde 15 bin kişi hayatını kaybetti. Şu anda ise ebola krizi Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne sıçramıştır.

 

BM ve Batı’nın Afrika’daki Sorunlara Bakışı

 

1970 yılında BM raporunda Doğu Afrika'daki açlıkla ilgili olarak 5 yaşının altındaki hiçbir çocuğun ölmeyeceği söylenmişti ancak bakıldığında durumun bu şekilde olmadığı görülmektedir. BM bu konuda söylemler öne çıkarsa da yaptırımlar konusunda yetersiz kalmaktadır. Batılı ülkelerin de bu konuya herhangi bir şekilde müdahil olmaması durumu ilginç kılmaktadır. Diğer bir deyişle Batılı ülkeler bu sorunlarla ilgilenmek istemiyor gibi görünmektedir. Dünya  Sağlık Örgütü, Dünya Gıda Örgütü bu konularla ilgilense de bu ilgi çoğu zaman yetersiz kalmaktadır.

 

Son olarak, Afrika gibi post-kolonyal dönemin acılarını çeken bir kıtada oluşturulacak bir istikrarın sağlık sorunlarını da ortadan kaldıracağına inanıyorum. Bunu tek istisnası sıtma hastalığıdır. Sıtmaya yönelik bulunan çözüm girişimleri hala var ancak sıtma önüne geçilmesi çok zor bir hastalık olduğundan hala milyonlarca insan bu hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Tüm bu sağlık sorunlarının ayrıca bir güvenlik sorunu olduğunu, akademik olarak daha fazla incelenmesi gerektiğini ve Afrika'da sorunların çözümüne yönelik Batılı ülkelerin daha fazla adım atması durumunda bu tip sorunların ortadan tamamen kalkacağını, bir daha yaşanmayacağını düşünüyorum.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1459-afrika-da-insanligin-feryadi-aclik-kolera-sitma-ebola
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 8995 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)