HABER ANALİZ | 24 Ağustos 2017

|

Avustralya'da Çifte Vatandaşlık Krizi: Siyasi İstikrarın Sonuna Dogru



Avustralya'da aralarında bakanların da bulunduğu 4 siyasetçinin çifte vatandaş olduğunun ortaya çıkmasının ardından Başbakan Yardımcısı ve iktidar ortağı Ulusal Parti lideri Senatör Barnaby Joyce da benzer bir durumla karşı karşıya kaldı. Koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Tarım Bakanlığı görevlerini yürüten Joyce, parlamentoda yaptığı konuşmada, Yeni Zelanda Yüksek Komisyonunun geçen hafta kendisine, baba tarafından Yeni Zelanda vatandaşlığı bulunduğu bilgisini verdiğini belirterek ülke yasaları çerçevesinde istifasını gerektiren bu durumun aydınlatılması için konuyu Yüksek Mahkemeye taşıyacağını açıkladı.

 

Joyce, babasının Yeni Zelanda'dan 1947 yılında Avustralya'ya göç ettiğini, ne ebeveynlerinin ne de kendisinin Yeni Zelanda vatandaşlığı için başvuruda bulunduğunu vurgulayarak Başbakan Malcolm Turnbull'un şu an için görevine devam etmesini istediğini kaydetti. Yeni Zelanda Başbakanı Bill English, Joyce'un "farkında olsa da olmasa da" Yeni Zelanda vatandaşı olduğunu belirtirken Yeni Zelanda İçişleri Bakanı Peter Dunne, babası Yeni Zelanda vatandaşı olan Joyce'un otomatik olarak vatandaşlığa geçtiğini ifade etti. Avustralya Yüksek Mahkemesinin Joyce'un senatörlüğünün yasalara uygun olmadığı yönünde karar vermesi durumunda Senatoda fazladan sadece tek bir koltuğa sahip koalisyon hükümeti, ara seçime gitmek zorunda kalacak. Avustralya yasaları, çifte vatandaşların Senatoya seçilmesini yasaklıyor.

 

Avustralya Yüksek Mahkemesi halihazırda geçen aylarda çifte vatandaşlıkları ortaya çıkan Doğal Kaynaklar ve Kuzey Avustralya'dan sorumlu Devlet Bakanı Matt Canavan, Yeşiller Partisinden Başkan Yardımcısı Larissa Waters ve Scott Ludlam, Tek Ulus Partisinden Malcolm Roberts'in durumlarını inceliyor. Ludlam ve Waters, çifte vatandaşlıklarının ortaya çıkmasının ardından geçen ay istifa etmek zorunda kalmıştı.

 

Avusturalya’da çifte vatandaşlık ile ilgili yaşananları Polat Üründül, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

Avustralya dört senedir Liberal Partili başbakanlar tarafından yönetilmektedir ancak bu süreçte muhafazakarlığın zaman zaman Liberal Parti ve Avustralya politikalarına etki ettiği görülmüştür.  Daha önce eşcinsel ilişki yaşadığını itiraf eden İşçi Partili Başbakan Julia Gillard'ın 2013'te görevden ayrılmasının ardından son zamanlarda adından daha fazla söz edilmeye başlanan ırkçı Tek Ulus Partisi ve Liberallerin içindeki muhafazakar görüşlü politikacılar Avustralya siyasetindeki etkilerini arttırmaya başlamıştır. Bu durum çoğu kez iktidar ve muhalefet arasında sorunlar yaratmış olup, Liberal Parti iktidarının meşruiyetinin daha çok sorgulanmaya başlanmasına sebep olmuştur.

 

"Yeni Tartışmaları Gün Yüzüne Çıkarabilir"

 

Eşcinsel evliliklerin yasalaşmasını referandumla halka soracak olan Liberal Parti hükümeti, bu kararı sebebiyle ana muhalefetteki İşçi Partisi tarafından sert bir şekilde eleştirilmektedir. İşçi Partililere göre Başbakan Malcolm Turnbull, bu konunun çözümünü meclise bırakmayarak eşcinsel evliliklerin yasalaşmasını geciktirmeye ve eşcinseller üzerinde toplumsal baskı yaratmaya çalışmaktadır. Topluma sunduğu istikrar vaadi ve terörle mücadele politikaları sebebiyle iktidarını şimdiye kadar sürdürmeye devam eden Turnbull, bu iddiaları reddetmektedir. Çifte vatandaşlık meselesi sonucu bir ara seçime gidilirse, ara seçimin aynı zamanda hükümetin performansına yönelik bir güvenoyu oylaması rolü oynayacağı da söylenmektedir. Bu durumun sonraki genel seçimlere tesir etmesi halinde, terörle mücadele ve göçmenlik konularında önemli değişiklikler olabileceğini söylemek mümkündür.  Topraklarına ancak kişisel niteliklere dayalı bir puan sistemiyle yasal göçmen kabul eden Avustralya, son zamanlarda yabancıların ülke vatandaşı olmasına yönelik koşulları bir hayli zorlaştırmış ve sınır kontrollerini üst seviyede tutmuştur. Malcolm Turnbull'un, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin basına sızması ve geçtiğimiz aylarda Melbourne'de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle eskisi kadar güvenilir bir politikacı olmadığı iddia edilmektedir.  Tüm bunlar bir sonraki genel seçimde Avustralya'da iktidarın el değiştirmesine, sonuç olarak da katı biçimde uygulanan bazı politikaların bir miktar hafifletilmesine sebep olabilir. İşçi Partisi bazı anketlerde şimdiden Liberal Parti'den daha popüler olmaya başladığını kanıtlamıştır. Başbakan Turnbull'un söylemlerindeki en büyük koz olan 'siyasi istikrar'ın son bulacak olması, Avustralya için terörizm, göçmenlik ve ekonomi konularında yeni sorun ve tartışmaları gün yüzüne çıkarabilir.

 

"Ciddi Bir Kriz Çıkmasına Sebep Olabilir"

 

Çifte vatandaşlık krizinin Avustralya ve Yeni Zelanda arasında bazı problemler de yarattığı görülmektedir. Avustralya'daki Yeni Zelanda vatandaşlığına sahip milletvekillerinin Yeni Zelanda'daki İşçi Partisi tarafından ifşa edildiği iddia edilmiştir. Avustralyalı bazı politikacılar, Yeni Zelanda'yı "Avustralya'nın iç siyasetine karışmakla" suçlamış, ayrıca Avustralya ve Yeni Zelanda'daki ana muhalefet partilerinin el ele vererek Avustralya hükümetine komplo kurduğu iddia edilmiştir. Eğer Turnbull'un Liberal Parti'si meclisteki çoğunluğu kaybederse, bu durum daha önce büyük sorunlar yaşamamış iki ülke arasında ciddi bir siyasi kriz çıkmasına sebep olabilir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1503-avustralya-da-cifte-vatandaslik-krizi-siyasi-istikrarin-sonuna-dogru
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 953 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)