HABER ANALİZ | 12 Ekim 2017

|

Türkiye'nin İdlib'e Girmesi Hakkında Suriye Türkmenleri Ne Düşünüyor?



İdlib'deki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Suriye'deki ateşkesin garantörü ülkelerin silahlı kuvvetlerine mensup birliklerden oluşan Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü’nde yer alan TSK, İdlib'deki keşif çalışmalarını sürdürüyor.

 

TSK, İdlib gerginliği azaltma/ çatışmasızlık bölgesinde gözlem noktaları kurmak için keşif faaliyetinin 8 Ekim'de başladığını duyurmuştu.

 

Garantör ülkelerin silahlı kuvvetlerine mensup birliklerden oluşan Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü’nde yer alan TSK unsurları, Kazakistan'ın başkenti Astana'da varılan anlaşma çerçevesinde konuşlanmasını bekleniyor. Türkiye İdlib'in iç bölgelerinde, Rus güçleri ise dışında gözlem noktaları kuracak.

 

Türk askeri unsurlarının intikali ile rejim ve muhalifler arasındaki ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve krizin barışçıl çözümü için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak hedefleniyor.

 

Türkiye’nin İdlib Harekatı’nı Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

Yapılan bu harekat biz Türkmenler açısından doğru bir harekettir. Bu, bizim geleceğimiz açısından da tekrar Türkmenlerin geri dönüşü açısından da İdlib’in özellikle Türkiye’ye yakın bir il oluşu sebebiyle biz bu harekatı iyi olarak kabul ediyoruz. İleride dirliğimizin, toparlanmamızın ve bizim güvenliğimiz için doğru bir adım olduğunu düşünüyoruz. Tabii, Türkiye açısından bu ikinci bir Fırat Kalkanı alanı şeklinde düşünülebilir. Özellikle sınır boyundaki bölgeler bugüne kadar İdlib, Türkmenlerin yoğun olduğu bir olarak tanımlanmıyor; ama özellikle sınır boylarında ve İdlib’in Cesr Eş Şuğur dediğimiz bölgesinde İdlib’te de oldukça yoğun şekilde Türkmenler var. Tabii ki, Bayır Bucak hemen komşusu ve Halep Doğu komşusudur. Bu sınır bölgesi biz Türkmenler açısından çok önemlidir.

 

“Hem Türkmenler Hem Türkiye Açısından Anlamlı”

 

Türkiye’nin girmesi ayrıca bize şunu göstermektedir, bir defa bölge Türkiye’nin kontrolünde olacak. İkincisi, Türkiye girerse -Fırat Kalkanı alanında yaptığı gibi- sivil kayıplar olmayacak. Türkiye kendisi hadiseye girdiği için olması gereken güç bu; Türkiye engellemiş olacak. Tabii ki, Nusra’yı ve Heyet Tahrir Şam’ı terör örgütü olarak kabul ediyor Türkiye de dahil tüm ülkeler, eğer Türkiye girmezse muhtemelen ABD girecek o zaman sivil kayıplar daha fazla ve Türkiye’ye en az 1 milyona yakın göç olacak veya Rusya girse… Rusya’da sivil kayıp, asker ölmesi gibi durumlar bu ülkeler çok anlam taşımıyor. Türkiye aynı anlayışta bulunmuyor. Türkiye’nin davranışı daha insancıldır ve gittiği yerlerde sivil kayıp olmaması hususunda hassasiyet göstermektedir. Ayrıca, Türkiye o bölgenin coğrafi yapısını çok iyi biliyor. Rejim girse, büyük kayıplar veriliyor yani kullanılan modern silahlar, bombalar, klor gazları.. Biz bu 7 yıl boyunca memleketi yakıp yıktıklarını her tarafı harap ettiklerini, sivil insanları, hastaneleri, okulları bombaladıklarını biliyoruz. Türkiye’nin oraya girmesi hem Türkmenler için hem Türkiye için hem orada yaşayan sivil vatandaşlar, orada yaşayan Arap ve Kürt kardeşlerimiz için anlamlıdır, önemlidir. Aynı zamanda da Afrin’de veya Tel Rıfat’ta daha çok PYD’nin kontrolünde olan bölgeyi de Türkiye kendi gözetiminde ve denetiminde tutabilecek bir konuma geçmiş oluyor.

 

“Ne Siyasi Ne Askeri Alanda Ayrımcılığa Gitmedik”

 

Muhalefetin bulunduğu bütün birliklerde Türkmenler mevcuttur. Türkmenlerin ayrı bir birlik olarak tanımladığımız saf bir birlik yoktur. Biz, öyle bir ayrımcılığa ne siyasi alanda ne askeri alanda gitmedik. Dolayısıyla, birçok birliğin ister “liva” dediğimiz büyük birlik olsun ister küçük birlikler olsun müşterek bütün Suriyelilerin oluşturduğu birlikler içerisindeyiz. Bugün Sultan Murat diyoruz, Fatih Sultan Mehmet diyoruz, Muntasır Billah diyoruz ama bunlar Türkmenlerin yoğun olduğu ve idarenin kısmen de bu komutanlarımızda olduğu birliklerdir ama saf bir Türkmen birliği söz konusu değil.

 

“Her Türlü Desteği Veriyoruz”

 

Türkiye’nin oradaki harekatı daha çok Özgür Suriye Ordusu’na destek olarak gidiyor. Esas orada, Özgür Suriye Ordusu’nun kontrolünde olması gereken bir bölge. Daha çok İran, Rusya ve Türkiye arasında Astana’da kabul edilen dört bölge vardı. O zaman diliminde İdlib çatışmasızlık bölgesi değildi, son altıncı toplantıda çatışmasızlık bölgesi ilan edildi. Bu muhalefet için büyük bir kazançtı çünkü çatışmasızlık bölgesi anlamlı bir kavramdır. Bugün öyle bir noktaya gelindi ki, orada daha önce bütün ülkeler tarafından terörist olarak kabul edilmiş bir grubun uzaklaştırılması veya yok edilmesi ya da kaldırılması planlanmaktadır. Bunda da Türkiye özellikle İdlib üzerinde hakim olma açısından böyle bir operasyona girişildi. Doğrudur, biz bu konuda her türlü desteği veriyoruz. 

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1537-turkiye-nin-idlib-e-girmesi-hakkinda-suriye-turkmenleri-ne-dusunuyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 19907 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)