HABER ANALİZ | 19 Aralık 2017

|

ABD’nin Yeni Stratejisi: “Çin”, “İlkesel Realizm”, “Para Para Para”



Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi Donald Trump tarafından açıklandı ve kamuoyuyla paylaşıldı. Trump yaptığı açıklamada, "Rusya ve Çin gibi rakip güçlerle karşı karşıyayız. Bu güçler ABD etkisine karşı durmaya çalışıyorlar. Biz bu ülkelerle ve diğer ülkelerle çok yakın ilişkiler kurmayı deneyeceğiz fakat önceliğimiz kendi ülkemizin çıkarları olacaktır." sözleri dikkat çekti. Trump’ın açıklamasında diğer öne çıkan noktalar ise şunlar oldu;

- ABD, benim başkanlığım döneminde, büyüklüğünü yeniden keşfetme fırsatı buldu.

- İran Devrim Muhafızları terörizmi destekliyordu ve biz onlara yaptırım uyguladık.

- ABD, IŞİD'e önemli darbeler indirmiştir. Nereye kaçarlarsa takip ediyoruz ve ABD sınırlarından içeri girmelerine izin vermiyoruz.

- Kuzey Kore'nin izole edilmesinde daha yapacak çok şey var. Bu rejim dünyayı tehdit edememeli.

 

ABD’nin yeni güvenlik stratejisinde öne çıkan noktaları ve bunların olası sonuçlarını Tülin Daloğlu, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

“Her ne kadar başarılı olduğu tartışma götürse de ABD Başkanı Donald Trump bir işadamı. Kendisi sözüm ona “emlak kralı” olarak kabul ediliyor. Gerçeğe bakacak olursanız aslında emlak kralı değil ama çok ciddi bir başarısı var; o da marka yaratmak. “Trump” diye bir marka yarattı ve o algı, kısmen de bir illüzyon üzerinden kendisini olduğunun çok daha ötesinde hem zengin hem kapasiteli biri olarak gösterdi. Şimdi aynı şeyi Amerika için de yapmak istiyor.

 

Öncelik: “İlkesel Realizm”

 

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı General Herbert Raymond McMaster “Önce Amerika ama gerisi yok demiyoruz.” ifadelerini belirterek “Dünyanın gerisini umursamıyoruz, müttefiklerin çıkarlarına saygı göstermiyoruz gibi bir anlam çıkarmayın ama kendi çıkarlarımızı daha öncelik vereceğiz” diye konuştu. Dün açıklanan Ulusal Güvenlik Belgesi’ne bakarsak; gerisinde Trump’ın karakteristiği olmakla birlikte bu, Amerika’nın gitmek istediği yol diyebiliriz. Amerika düzeneğinde incelediğimizde Trump, “Her şey aslında bizim ekonomik çıkarlarımızı bu yeni dönemde daha iyi kullanabilmemiz, muhafaza edebilmemiz ve müttefiklerimiz de dahil olsa bunun içerisinde kendimizi daha önde tutabilecek şekilde ekonomik anlaşmaları, ticari anlaşmaları yapabiliyor olmamız için gerekli.” diyor. Aslında burada Trump, Amerika’yı ekonomik olarak çok net bir çerçeveye oturtuyor. Bir kere bu çok önemli olduğu kanaatindeyim. Ayrıca burada; biz “ilkesel realizmi” öncelik edineceği söyleniyor. Bir önceki Cumhuriyetçi yönetime atfen -Obama o arada bundan çok fazla nasibini almıyor- caydırıcı bir güvenlik politikası uygulamayacağız ifadelerini kullanıyor. Buradaki atıf 2003’teki Irak işgaline yöneliktir. Trump öte yandan “Bir tehdidi oluşmadan bertaraf etmek için askeri güç kullanmayacağız” diyor. Bu bir anlamda İran’a aslında rahatlatıcı bir soluk aldırır çünkü seçildiğinde Trump’ın ilk yaptığı dış politika hamlelerinden bir tanesi Obama yönetiminin İran’la imzalamış olduğu ve P5+1 olarak bilinen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’nın İran’la imzaladığı nükleer anlaşmanın geçersiz kalmasını temenni etmesiydi. “Temenni”nin altını çiziyorum çünkü bu sadece temenni olarak kalıyor. Bunun gerçekleşebilmesi için Trump topu Amerikan Senatosu’na attı ama senatörler böyle bir adımın devamını getirmediler. Dolayısıyla anlaşma hali hazır yerinde duruyor. Farklı fikirlerdeki birçok ülkenin müzakere sürecine katılıp sonra bir anlaşmaya varıldığı dakikadan sonra aslında bu anlaşmadan teknik olarak tek taraflı olarak çıkmak pek olası gözükmüyor. Böylece, Amerikan Kongresi de zaten bunun realitesini göstermiş oldu.

 

İran’la Sıcak Çatışma İhtimali Var mı?

 

Trump’ın dün yaptığı açıklama “Acaba Amerika İran’la askeri sıcak bir çatışmaya mı hazırlanıyor?”, “Amerikan savunma bütçesi son dönemde bayağı bir arttı bunların hepsi öyle bir savaşın hazırlığı mı?” gibi sorular gündemdeyken bir parantez açtı ve durumu “Onu belki öylece okumasanız daha iyi, çünkü her şeyi ekonomi üzerinden okuyoruz” noktasına getirdi. Trump bunları ekonomi üzerinden okuduğunu dediğinde Amerika’nın Suudi Arabistan’da son zamanlarda yürütmüş olduğu diyaloglara bakmak gerekiyor. Suudi pazarında, petrol pazarında, kimler içeride, kimler dışarıda kaldı? Kim kiminle nasıl bir ayak oyunu gösteriyor? Oraya baktığınız zaman aslında Amerika bu sefer silah gücü kullanmadan ekonomik olarak kendi çıkarlarını daha önde tutan bir duruşa doğru yöneliyor.

 

Ön Plana Çıkan Diğer Husus: “Çin”

 

Konuşmanın diğer kısımlarına geçtiğiniz zaman Çin çok ön plana çıkıyor ama Amerika Çin’le de sıcak bir çatışma beklemiyor. O noktada da dijital güvenliği yani sanal alemdeki siber güvenliği ön plana koyuyor ve bundan sonraki süreçte Amerika’nın kendi dijital güvenliğini sağlamasının öncelik olacağını söylüyor. Bu da önemli konu. Bir taraftan Orta Doğu kendi kazanını kanatıyor ama Çin, Hindistan gibi büyük güçlere baktığınızda bunlarla olan anlaşmazlıklarının temelinde; Çin’in Afrika piyasası dahil birçok pazara nüfuz etmesi ve Amerikan piyasasını zaten ele geçirmiş olması yatıyor. Metinden, bunlarla baş etmenin yolu sıcak bir çatışma olmadığı ama bunları ekonomik olarak dizginlemenin ve siber güvenliğin sağlamasının gerekliliği mesajı çıkıyor.

 

Trump’ın Kabul Etmediği Nokta: “İklim Değişikliği”

 

Trump, Cumhuriyetçilerin bazı aşırı fikirlerinin tarafından ilerliyor. Örneğin; iklim değişikliğini gerçek kabul etmiyor. Dün yaptığı açıklamada iklimle ilgili Paris Antlaşması’ndan çıktığını açıkladı ve bunu bir artı değer olarak Amerika’ya sanki bir kazanımmış gibi aksettirdi. Bu başlı başına bilimsel dünyanın verilerinden uzak bir duruştur. Dolayısıyla, burada farklılaşan bir Amerika var ama bu Amerika ne kadar böyle devam edecek? O da ayrı bir soru işareti…

 

“Trump’ın ‘Para Para Para’ Diyen Bakışı”

 

Dünkü açıklanan metinde özetle ABD’nin önceliklerini ekonomik olarak belirleyeceği yani Trump’ın iş adamı karakterinden gelen ve her şeyi “para, para, para” olarak gören bakışı var. Onun ötesinde dijital ve siber güvenliğin sağlanması ön plana çıkıyor. Bundan sonra ön alıcı vuruş veya önleyici savaşların aslında olmasını beklenmediği ifade ediliyor ama Orta Doğu’da gerilimli hatlar devam edecek gibi gözüküyor.”

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1638-abd-nin-yeni-stratejisi-cin-ilkesel-realizm-para-para-para
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 11160 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)