HABER ANALİZ | 20 Şubat 2018

|

Birinci Ayın Sonunda Afrin Harekâtı’nın Değerlendirmesi



20 Ocak 2018 tarihinde Afrin’deki terör mevzilerine yönelik başlatılan Zeytin Dalı Operasyonu, bir ayını tamamladı. İlk ayında kara, top atışı ve hava bombardımanı ile birlikte yürütülen askeri harekat Bülbül, Afrin şehir merkezi, Cinderes, Busreya Dağı ve Racu kentinde yoğunlaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları ile Suriye sınırının Kilis'in karşısındaki bölümünün önemli bir kısmını ele geçirdiği görülüyor. Genelkurmay Başkanlığı, 19 Şubat itibariyle aralarında bir belde merkezi ve 52 köyün de bulunduğu 78 noktanın ele geçirildiğini açıkladı. Yine, TSK tarafından yapılan bilgilendirmede "Zeytin Dalı harekatının başladığı günden bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1641'e yükseldi" ifadelerine yer verildi.

 

Bugün peş peşe yeni köyler alınıyor, cepler birleşiyor. Saat 13.00'e kadar 7 köy teröristlerden temizlenmiş oldu. Harekat kapsamında Azez ile Şeyh Horoz arasında bulunan yol açıldı, Azez Bülbül arası birleştirilmiş oldu

 

Zeytin Dalı Operasyonu’nun birinci ayında harekatın genel özelliklerini ve sahada yaşanan gelişmeleri E. Albay Muhtar Can, TÜRKSAM için değerlendirdi..

 

Türkiye askeri gücünü somut sonuçlar alacak şekilde kullanmadığı sürece Suriye’nin geleceğinde belirleyici olmasının mümkün olmadığı tespiti en başta yapılmıştır. Osmanlı döneminde Kilis’e bağlı bir kaza olan Afrin, Türkiye’nin güneydoğu sınırının içine uzanan stratejik bir konumdadır. Bölgeye eğer müdahale edilmeseydi Türkiye‘nin yanı başında fiili bir durum oluşması ve bu durumun kalıcı hale gelmesi kaçınılmaz bir hale gelecekti, dolayısıyla Zeytin Dalı Operasyonu’nun yapılması son derece yerindedir.

 

“PKK Kuşağı Tamamen Engellenecektir”

 

Türkiye 2016 yılında düzenlediği Fırat Kalkanı Harekatı ile sınırın Suriye tarafındaki 2 bin kilometrekarelik bir bölgeyi terör örgütü IŞİD’den temizledi. Halen TSK ve ÖSO denetimindeki bölge Fırat Nehri’nin batısında Azez’den Cerablus’a kadar uzanıyor. Harekat aynı zamanda Afrin ve Ayn El Arab (Kobani) arasında bir tampon bölge oluşturarak PYD’nin Suriye’de Türkiye sınırı boyunca uzanan bir koridor oluşturmasını engelledi. Fırat Kalkanı harekatının icra bölgesi ve İdlib’in ardından Afrin’e yapılan harekatla Doğu Akdeniz’e ulaşmayı hedefleyen PKK kuşağı tamamen engellenecektir. Bu bölgenin PYD/PKK’dan temizlenmesiyle Türkiye ‘nin kontrolünde olacaktır.

 

“Türk Ordusunun Büyük Avantajı”

 

Afrin bölgesinin jeostratejik önemini kalın çizgilerle belirlemekte fayda vardır ki, durum net olarak ortaya konsun. Afrin’nin batısı Hatay vilayetimizi, kuzeyi güneydoğu sınırımızı kapsar ve bu bölge TSK hakimiyeti altındadır. Afrin doğusu ise El Bab operasyon bölgesidir ve burada TSK ve ÖSO unsurları vardır. Bu durumda net olarak Afrin’den El Bab’a doğru uzanan kesim hariç bütün bölge TSK tarafından kuşatılmıştır. Mevcut bu durum harekatın gelişimi açısından ordumuza büyük avantaj sağlamaktadır.

 

“Harekat Hibrit Harp Şeklinde Devam Ediyor”

 

Harekatın bugüne kadarki safhaları incelendiğinde başlangıcından itibaren düşük yoğunluklu çatışmadan çok Fırat Kalkanı Harekatı’nda görüldüğü gibi hibrit harp vakası şeklinde gelişmektedir. Bu çatışma şekline uygun olarak terör örgütünün elinde güdümlü tanksavar füzeleri, personel tarafından kullanılan hava savunma sistemleri (MANPAD) gibi taktik yeteneklerin yanında zırhlı araçlar tankların bulunması çarpışmaların hibrit harp şeklinde oluştuğunu göstermektedir. Terör örgütünün elindeki hava savunma sistemleri hava unsurlarımız için ciddi tehlike yaratabilmektedir.

 

“YPG’nin Bundan Sonraki Taktiği: Emperyal Güçleri Devreye Sokmak”

 

Harekatın gelişiminin kısa bir özetini yaparsak; ilk safhada YPG/PKK’nın gözlem noktaları, mühimmat depoları ve lojistik unsurları hedef alınmıştır. Burada Fırat Kalkanı Harekatı ile harbe hazırlık kapasitesini test etmiş ve harekatın devamı ve sonuçlanması neticesinde harekat kabiliyetini, taktik, operatif ve stratejik seviyede geliştirmiştir.

 

YPG/PKK başlangıç aşamasında arazide yaptığı tahkimat ile TSK’ni açık alanda dağlık bölgede durdurabileceğini planlamıştır. Dış güç destekli koruganlar bunun en önemli delili olmuştur. Ancak gelinen noktada görüldüğü gibi YPG/PKK’nın kırsal alanda tutunması mümkün olmamıştır. Bundan sonraki taktikleri muhtemelen güçlerimiz ile karşılaşıp hezimete uğramaktansa emperyal güçleri devreye sokup çeşitli vaatlerde bulunarak çatışmadan kaçmak olacaktır.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1748-birinci-ayin-sonunda-afrin-harek-ti-nin-degerlendirmesi
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 2847 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)