HABER ANALİZ | 17 Mayıs 2018

|

Kudüs’te ABD Büyükelçiliği’nin Açılışı ve Çözülemeyen Filistin Sorunu



Donald Trump Başkanlığındaki ABD Yönetimi, 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını duyurarak, Başkent Tel Aviv’de bulunan büyükelçiliğini Filistinlilerin Nekbe (Büyük Felaket) olarak nitelediği, İsraillilerin ise İsrail’in kuruluş yıl dönümü olarak kutladığı 14 Mayıs tarihinde Kudüs’e taşıyacağını açıklamıştı. Karar, bölgesel, uluslararası düzeyde ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda büyük tepkiyle karşılanmıştı. 14 Mayıs’ta ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’nin açılışı birçok tartışmalara ve gerginliklere neden oldu. Törende yayınlanan video mesajda Trump, "Daha önce yapılması gerekirdi" ifadelerini kullandı. İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD tarafından Dışişleri Bakan Yardımcısı John Sullivan, Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Başkan Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile kızı Ivanka Trump'ın yanı sıra 4 Cumhuriyetçi senatör katıldı.

 

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ise Washıngton'daki İsrail'in bağımsızlık günü etkinliklerinde yaptığı konuşmada ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in gelmiş geçmiş en büyük savunucusu olduğunu söyledi. Pence ayrıca, İsrail ve ABD'yi yakınlaştırmak için Donald Trump'ın son 1 yılda yaptıklarının önceki 70 yılda yapılanlardan daha fazla olduğunu ifade etti.

 

İsrail askerlerinin, Gazze sınırında ABD'nin Kudüs'te büyükelçilik açmasını protesto etmek isteyen göstericilere ateş açması sonucu 60 Filistinli şehit edildi.

 

ABD – İsrail ilişkilerini ve ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’nin açılışını dış politika yorumcusu ve halimiz.com Baş Editörü Tülin Daloğlu, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

“Yıllardır Süregelen Kurulu Düzeni Bozdu”

 

Amerikan Başkanı Donald Trump, Aralık ayında Tel Aviv’de bulunan büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıyacaklarını açıkladı. Gerekçe de basitti. 1995’te Amerikan Kongresi, Jerusalem Embassy Act adı verilen bir karar tasarısını onaylamıştı. Yasalaşan bu karar tasarısı, İsrail’de bulunan Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması için bir irade ortaya koyuyordu. Ancak o tarihten bu yana gelen her Amerikan Başkanı, ulusal güvenlik çıkarlarını ileri sürerek her altı ayda bir bu kararın gerçekleşmesini öteledi. Rivayete göre dönemin İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin, dönemin Amerikan Başkanı Bill Clinton’a, Amerika’daki İsrail yanlısı lobilerin yoğun çabalarıyla çıkartılan bu kanunun doğru bir adım olmadığı yönünde bir ikazda bulunmuştu. Ki Rabin, Amerikan Kongresi’nde çıkan bu yasadan 10 gün sonra suikasta kurban gitti. Trump ise Kongre’nin yıllar evvel verdiği bir kararının daha fazla etrafında dolanmanın gerekli olmadığı kanaatine vardı. Kendi ifadesiyle, “hayli gecikmiş bu adımı atarak barış sürecini desteklemek ve kalıcı bir barışın tesis edilmesini sağlamak” için yıllardır süregelen kurulu düzeni bozdu.

 

Peki, Amerika’nın bu adımı gerçekten tarafların barış sürecinde ilerleme kaydetmeleri için yapıcı bir katalizör olabilecek gibi mi! Hayır…

 

Şöyle düşünün, tadı güzel bir yemek pişiriyorsanız kokusu da güzel olur. Halbuki bu büyükelçilik binasının açıldığı gün, Hamas’ın kontrolünde bulunan Gazze’de yaşayan Filistinliler, İsrail’le onları ayrıştıran tampon bölgeye yığıldılar; İsrail askerlerinin müdahalesi sonucu en az 60 Filistinli ölürken, 1000’in üzerinde kişi de yaralandı. Her ne kadar İsrail, ölenlerin 50’sinden fazlasının Hamas üyesi olduğunu; sınır güvenliğini sağlamanın her egemen devlet gibi tabii hakları olduğunu ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin aynı gün sessiz kalmalarının meselenin büyükelçiliğin Kudüs’e taşınması ile hiç alakası olmadığını kanıtladığını söylese de bu argümanların politize olmamış dünya vatandaşları üzerinde inandırıcılığı zayıf.

 

“Yıllarca Çözümü Sağlanamayan Bu Sorunun, Adeta Kangren Olmuş Haline Tanıklık Edildi”

 

Amerikan medyası dahil, pazartesi gününün canlı yayınlarında ekranlar ortadan ikiye ayrıldı. Bir tarafta Gazze sınırında yaşananlar, öte tarafta Başkan Trump’ın kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner’in başkanlık ettiği Amerikan heyeti, güzel kıyafetler ve kocaman gülümsemelerle izleyenlerin karşısına çıktı. Görüntü, Amerika ve İsrail ittifakının yeni bir güç göstergesi olarak ortaya çıkarken; güçlü olan tarafın, kendinden olmayana karşı ezici bir üstünlükle müdahale ettiğini gösterdi. Ve yıllarca çözümü sağlanamayan bu sorunun, adeta kangren olmuş haline tanıklık edildi. Barış istemenin ne kadar boş bir söylem olduğu acımasızca gözlere sokuldu. Bu da büyükelçiliğin taşınmasından bağımsız bir gerçek.

 

“Amerikan Büyükelçisi ve Beraberinde Çok Sınırlı Sayıda Diplomat Kudüs’te Bulunan Konsolosluk Binalarında Hizmet Edecek”

 

Bu büyükelçilik, henüz tam olarak Kudüs’te açılmadı da. Konsolosluk binasına, büyükelçilik forsu takıldı. Amerikan büyükelçisi ve beraberinde çok sınırlı sayıda diplomat Kudüs’te bulunan konsolosluk binalarında bundan böyle hizmet edecek olurlarken, geri kalan yüzün üzerinde personel Tel Aviv’de çalışmaya devam edecek. Büyükelçilik binasının inşası, olası olarak bir sonraki Amerikan başkanı dönemine denk gelecek ama Trump, İran’la yapılan nükleer anlaşmayı fesh etti; İsrail’le böyle bir adım attı; Kuzey Kore ile nükleer silahlarının sonlandırılması için ayrı bir görüşme trafiğinde derken seleflerinin çok ötesinde adını tarihe yazdırmak istiyor. Ve bunca ispat merakı da belki de hem kendi ülkesinde hem de dünya kamuoyunda önemli bir kitlenin kendisini makamına yakıştıramamasından kaynaklanıyordur.

 

“Trump’tan Öte Bir Mesele…”

 

Ancak Trump’tan öte bir mesele var. Amerika, bir tarafta insan hakları, demokrasi, özgürlükler gibi başlıklarda ortaya koyduğu değerlerle dünya vatandaşlarının saygısını kazanırken; öte tarafta, uyguladığı politikalar ile kendi değerlerinden çok uzaklara düştüğü için de bir o kadar kınama alıyor. Ve bu açmaz, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemi artık hepten zorlamaya başladı. Ayar kaçtı, denge bozuldu.

 

 

http://www.turksam.org/tr/haberin-yorumu-detay/1892-kudus-te-abd-buyukelciligi-nin-acilisi-ve-cozulemeyen-filistin-sorunu
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1159 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)