Dış Politika Araştırmaları Merkezi/ Rusya – Ukrayna | 11 Ağustos 2016

|

Türk Dış Politikasının Ekonomi Politiği ve Erdoğan’ın Rusya Ziyareti



FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi ve bu girişimin arkasında açıkça görülen ABD desteğinin sonucu beklenen oldu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği Moskova seyahatinde iki ülkenin de liderleri ilişkilerin tekrar normale dönmesi konusunda karşılıklı açıklamalarda bulundular.

Erdoğan’ın Moskova ziyareti Osmanlı’nın gerileme dönemi ile başlayan denge gözetme siyasetimizin bir kez daha tezahür edişidir ve kriz zamanlarında kendine yetecek kadar güçlenememiş her ülkenin başvuracağı normal bir yoldur.

Mısır’dan bir isyan başlatarak Osmanlı kuvvetlerini mağlup ede ede Kütahya’ya kadar gelen Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya karşı çareyi Ruslardan yardım istemekte bulan Osmanlı, Ruslar Çatalca önlerine kadar geldiklerinde ise İngiltere’den destek almak yoluna gitmiştir.

Bu destekler her zaman yeni tavizlere sebep olmuş, alınan her yardım Osmanlı’yı kurtarmaktan ziyade çöküşünü daha da hızlandırmıştır.

Erdoğan’ın ziyareti yaklaştıkça “Türkiye yüzünü Batı’ya mı dönecek” tartışmaları da toplumda artmış, hatta üst rütbeli askerler bile televizyon programlarında bu konuyu tartışmış ancak toplumun diğer kesimleri gibi onlarında bir uzlaşı sağlayamadıkları görülmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ne Atlantik, ne de Avrasya Türkiye için bir çözüm yolu değildir.

Türkiye, Batı’ya tamamen sırtını dönse dahi, yeni yol arkadaşları tarafından benimseneceğini sanmakta ileri derece saflık olacaktır.

Rusya, İran ve Çin’in Suriye’de Esad’lı çözüm baskısına karşı Türkiye’nin de bu görüşe katılması demek, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkemize sıcak para akışını sağlayan devletlerin de Türkiye’ye sırt çevirmesi anlamına gelecektir ve bu iktisadi açıdan ciddi bir dar boğaza girmemiz anlamını taşır.

Yani Türkiye ve Rusya ilişkilerinin seyrini belirleyecek en önemli unsur, Türkiye’nin ekonomisini ayakta tutmak için ihtiyaç duyduğu sıcak parayı nasıl karşılayacağıdır.

İçerisinde bulunduğumuz koşullarda göstermektedir ki Türk Ekonomisinin mevcut durumu, Türk Dış Politikasında yapılan hayati yanlışları kaldıramaz durumdadır ve mevcut iktidar bu hataların her ne kadar farkına varsa da, geçmişte atılan yanlış adımlar bugün hareket alanını daraltmaktadır.

Türk Ekonomisinin tüketen sistemden, üreten sisteme bir türlü geçiş yapamamasının sonuçları, yanlış dış politika ile kesişmiş ve mevcut durumu yaratmıştır.

Türkiye hangi ülke ile anlaşırsa anlaşsın, hangi birlikte yer alırsa alsın, ister Atlantikçi ister Avrasyacı bir politika izlesin sıcak paraya olan ihtiyacı bitmeyecek bu durumda da tam anlamıyla hiçbir zaman kabul ve saygı görmeyecektir.

Üstelik Rusya’nın son dönemde yaşadığı ekonomik kriz hiçte hafife alınacak cinsten değildir ve Rusların gerek Kırım’ı işgaldeki ısrarları, gerek Ortadoğu’da yürüttükleri saldırgan politika zaten iyi olmayan ekonomilerine ekstra bir yük bindirmektedir.

Türkiye’nin orta ve uzun vadede ayakta kalabilmek için yapması gereken şey, sanayi ötesi devrimin önemini kavrayabilmek ve başta yazılım olmak üzere sanayi ötesi devrimin lokomotifi olan sektörlere yatırım yapmaktır.

Eğer bunu başaramazsak gelecek dönemde ülkemizi kötü günlerin beklediği ortadadır. Zira kimse çalışmayan ve evin mutfağına katkı sağlamayacak bir misafiri uzun süre ağırlamak istemez. Üstelik o misafirin o evde asla ve asla sözü de geçmez.

Sonuç olarak Türkiye’nin en büyük stratejisi en azından kendi kendine yetebilen bir ülke olmak olmalıdır. Eğer bunu başarabilirsek, dış politika tercihlerimizde dünya da dikkatle izlenecek ve önem taşıyacaktır.

Yüksek teknoloji ürünleri, ihracatının sadece yüzde 3’ünü oluşturan ve ihracatında en büyük payı AB ülkeleri alan bir Türkiye’nin lig değiştirirken bunu göz önünde bulundurması gerektiğini ülkemizin dostları da düşmanları da bilmektedir.

Kaldı ki Türkiye’nin güçlenmekten başka bir şansı da yoktur ve çok yakında jeopolitik Türkiye’yi başka liglerde oynamaktan öte kendi ligini kurmaya mecbur bırakacaktır. 

 

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1289-turk-dis-politikasinin-ekonomi-politigi-ve-erdogan-in-rusya-ziyareti
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 7936 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)