Ekonomi ve Enerji Çalışmaları Merkezi/ Ekonomik Araştırmalar | 27 Eylül 2016

|

Moody’s’in Notumuzu Düşürmesi Ne Anlama Geliyor?



 

Moody’s kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye’nin görünümünü ‘durağan’ olarak belirledi ve kredi notunu dış finansman zorunlulukları ve zayıflayan ekonomik durumunu gerekçe göstererek ‘Baa3’ten ‘Ba1’e, yani junk (çöp)seviyesine düşürdü.

Bu not düşümü ile beraber ülkemiz Endonezya, Malezya ve Brezilya gibi ülkelerin de altına düşerek; Rusya, Azerbaycan, Kosta Rika, Paraguay ve Fas’ın içerisinde bulunduğu gruba dahil oldu.

Türkiye bu duruma iki ana başlıkta tepki verdi. Birincisi Moody’s’in notumuzu düşürmesinin siyasi olduğu ikincisi ise Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesinin Türk Ekonomisi’ni hiçbir şekilde etkilemeyeceği.

Bu iki tepkiyi de ayrı başlıklar altında incelemeden önce Moody’s’in not düşürmesinin Türkiye üzerindeki olası sonuçlarına değinmek konunun anlaşılması için fayda sağlayacaktır.

Sebep ne olursa olsun, notumuzun düşmesi şu üç temel sonucu doğuracaktır:

1-Borçlanma maliyetimiz artacak. Çünkü artık riskli bir ülkeyiz.

2-Sıcak paraya dayalı ekonomik sistemimiz, bu parayı bulmakta zorlanacak. Çünkü yabancı fonlar ülkemize uzak duracaklar.

3-Dış gelişmeler karşısında çok daha hassas bir çizgi üzerine konumlandık.

 

Moody’s’in Notumuzu Düşürmesi Siyasi mi?

 

Türk Ekonomisi’nin yapısal sorunlar içinde boğuştuğu, üretim ekonomisinden hızla uzaklaşarak, tüketime dayalı bir modeli benimsediği ne kadar gerçekse, Moody’s’in Türkiye’nin notunu siyasi sebeplerle düşürdüğü de o kadar gerçektir.

Türkiye’nin 15 Temmuz Kalkışması’ndan sonra hızla toparlandığını açıklayan bir kurumun bu açıklamasından iki gün sonra Türkiye’nin notunu düşürmesi tamamen siyasi sebeplere dayalıdır.

Moody’s Türkiye’yi değerlendirmeden önce kesinlikle varlık fonu, otomatik BES, kalkınma planı ve bireysel kredilerde ki genişleyici kararları değerlendirmeliydi. Ancak bu yapılmadı.

 

Moody’s’in Notumuzu Düşürmesi Türkiye’yi Etkiler mi?

 

Türkiye tarafından yapılan açıklamalarda belirtilen söz konusu yaklaşımın siyasi bir hamle olduğu söylemi  ne kadar gerçekse, bu durumun Türkiye’nin aleyhine olduğu ve ülkemizin bundan etkileneceği de  o derece gerçektir.

Zira bu not düşümünün Türkiye’ye yüksek kur, cari açık ve enflasyon olarak geri dönmesi  iktisadın temel kavramları doğrultusunda gerçekleşecek kaçınılmaz sonuçlardır.

Biz kabul edelim ya da etmeyelim; ciddiye alalım ya da yok sayalım değişmeyen bir gerçek vardır ki o da şudur: Yatırımcılar, ülkelerin not durumlarını ciddiye alırlar ve para trafiğini önemli ölçüde bu notlar yönlendirir.

 

Türkiye Ne Yapmalı?

Türk Ekonomisini yönetenler, öncelikle iktisadi sistemimizin sorunlar yumağı içerisinde olduğunu kabul etmeli ve Türkiye’nin tüketim, dolayısıyla borçlanmaya dayalı ekonomik yapısının, üreten ve istihdam yaratan bir ekonomiye dönüşmesi için başta AR-GE’ye yapılan yatırımları arttırmak olmak üzere gereken tedbirleri almalı ve uygulamaya koymalıdırlar.

Bu tedbirlerin alınması ve uygulanmasına doğru orantılı olarak, yatırımcıların Türkiye’ye bakışını olumlu etkileyecek adımlar atılmalıdır.

Bu adımlara doğru orantılı olarak yatırımcıların Türkiye algısı da uluslararası değerlendirme kuruluşlarının ülkemizi verdiği notlarla sınırla kalmayacak, Türkiye ancak o zaman kendisini dünyaya anlatabilecektir.

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1314-moody-s-in-notumuzu-dusurmesi-ne-anlama-geliyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3689 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)