Terör ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi/ Güvenlik Araştırmaları | 20 Aralık 2016

|

Andrey Karlov Fırat'ın Batısı'ndaki Mücadelenin Son Kurbanı



ABD ile Rusya arasındaki Fırat'ın batısı mücadelesi Türkiye topraklarına sıçramış gibi görünüyor. ABD'nin dünyanın en önemli enerji kaynaklarıyla, bunların nakil hatlarını ele geçirme hedefinde "Kürt koridoru"nun tamamlanması vazgeçilmez bir öneme sahip. Fırat'ın doğusunda işleri yolunda gitse de Fırat'ın batısında engeller ortadan kaldırılamayacak kadar büyük. Koridorun tamamlanması için bu engellerin aşılması ya da ortadan kaldırılmasının telaşı içerisinde ABD. Türkiye'nin Fırat Kalkanı Operasyonu kapsamında Suriye içinde derinlemesine ve uzunlamasına alan kazanması engellerden birisi. Fırat Kalkanı'yla ortaya çıkan Rusya-Türkiye işbirliği bulunduğu noktadan bir ileriye taşınıyor. Rusya'nın aracılığıyla Türkiye'nin, Esad'ı kabul etmesi ve dolayısıyla da İran ile politikalarını birbirine yakınlaştırması aşamaları geçilmek üzere.

 

Bugün itibariyle Esad'lı Suriye-Türkiye-Rusya-İran ortak gücü doğmak üzere. Engellerin en büyük olanı ve ABD'yi huzursuz edeni de bu. ABD'nin, Türkiye'ye PYD'yi tanıması ve ABD-PYD işbirliğine tepkisiz kalma politikasını dayatması yürümüyor. ABD, Suriye'de Türkiye'yi rakiplerine kaptırma korkusu yaşıyor. Diplomatik ve askeri temaslarla aradığı çözümü bulamadı. Açık diplomasinin sonuçsuz kaldığı yerde zorlayıcı çarelere başvurulmasına uluslararası ilişkilerde sıkça rastlanır. Şimdi, yaşadıklarımız acaba bu noktada mıyız sorusunu sormanın zamanı. Çünkü, örgüt ve politik yapıları ne kadar farklı olursa olsun Beşiktaş, Kayseri ve büyükelçi suikastı eylemlerinin amacı aynıdır. PKK tarafından ele aldığımızda;

 

PKK ile görüşmelerin yeniden başlayacağı söylentileri bir ay gibi bir süreden beri ortalıkta dolaşıyor.  Meşru bir gücün yasadışı bir güçle görüşmeye zorlanmasının yollarından birisi de meşru gücü zayıf düşürecek eylemlerde bulunmaktır. PKK'nın şu anda yaptığı da budur. Ancak örgütün bu kadar kapsamlı ve etkili bir eylem taktiğini uygulamasına tek başına gücü yetmez. Arkasında mutlaka büyük bir gücün desteğine mutlak surette ihtiyacı vardır. Teknik ayrıntılara girmeden özetle durum budur. Kitlesel can kaybının ve devletin güvenlik güçlerinin hedeflendiği Beşiktaş ve Kayseri eylemlerinde patlayıcı konusunda örgütün dışı desteğe ihtiyacı vardı. Ve elbette bir de olay sonrasında doğacak tepkiyi hafifletecek dış politik desteğe. Eylem açık ve seçik bir şekilde PKK'nın olduğu halde dünya kamuoyuna kabul ettirilen TAK örgütü gibi.

 

Büyükelçi suikastı eyleminde ise ilişkiler biraz daha karışık. Öncelikle kurbanın hareket tarzı hakkındaki bilginin anlık olması gerekirdi ki eylem aksamadan gerçekleşsin. Böyle isabetli ve anlık bilgi eylemcinin yalnız başına üstesinden gelebileceği bir iş değildir. Eylemi gerçekleştirecek şahsın belirlenmesi önemli bir adımdır. M. Mert Altıntaş'ın eylemini tamamladıktan sonra profesyonel bir tetikçi gibi soğukkanlı davranması ve attığı sloganda Arapça dilini seçmesi eylemcinin seçimindeki isabeti göstermektedir. Rus gizli servisinin becerisi bilinen bir gerçektir. İstanbul'da Çeçen muhalifleri tek tek bulup infaz etmesinden ve 15 Temmuz darbe girişiminin öncesinde elde ettiği istihbarattan bu uzmanlığı anlaşılmalıdır. Şimdi böylesine hızlı ve etkili bir istihbarat ağı bulunan Rus gizli servisinin bu suikastı atlamış olmasına dikkat etmek gerekir. Aynı şekilde Türkiye'nin haber alma ve karşı koyma kurumlarının tespitinden kaçmış olmasının üzerinde de durulmalıdır.

 

Demektir ki eylem konusunda uluslararası irtibat ve muhabere yapılırken gizlilikte bir çizik dahi meydana gelmemiş. İstihbarat teşkilatlarının karşısında karşı koymada aynı ölçüde uzman olan bir başka güç bulunmaktadır. Andrey Karlov suikastı eyleminde örgütlülük üst düzeyde. Ama bundan da öte arkasında büyük bir gücün desteği varlığı da dikkatleri çekiyor. Türkiye'nin önünde artık daha gelişmiş bir terör aşaması bulunuyor. Uluslararası veya çok uluslu terör faaliyetlerinin, gizlilik ve teknik uzmanlıklarındaki yükselişine paralel olarak daha etkili olabileceklerinin üzerinde durulmasının zamanıdır.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1333-andrey-karlov-firat-in-batisi-ndaki-mucadelenin-son-kurbani
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 1628 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)