Dış Politika Araştırmaları Merkezi/ Orta Doğu ve Afrika | 13 Temmuz 2017

|

Irak’ta IŞİD’in Türkmen Katliamı



Türkmenler (Irak Türkleri), yüzyıllardır Irak topraklarında yaşamaktadırlar. Irak’ta bulunan kargaşa ortamının, IŞİD (DAEŞ) ve benzeri terör örgütü katliamlarının en büyük mağduru, nüfusları üç buçuk milyon civarında olan Türkmenlerdir. Ülkede yaşanan iç savaş ve istikrarsızlık ortamında her grubun arkasında bir veya birkaç ülke varken Türkmenler yalnız başlarına kalmış durumdadırlar.

 

Geçtiğimiz hafta, Türkiye - ABD ilişkilerinde hayal kırıklığı ve nefret tohumlarının ekildiği, hatırlamak dahi istemediğimiz ‘Çuval Olayı’nın 14. yılında, Türkmen kardeşlerimize yapılan bir katliama daha şahit olduk. IŞİD, Irak’ın Telafer kentinde kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan 200 civarında Türkmen soydaşımızı katletti. Ancak bu katliam ilk değildir, gerekli tedbirler alınmazsa son da olmayacaktır.

 

IŞİD tarafından  10 Haziran 2014 yılında başlatılan insanlık dışı operasyonlarda  Türkmenler, katliamlara, tecavüzlere uğramış, göçe zorlanmıştır. Irak Hükümeti ve Irak Kürdistan Bölgesel yönetimi, her zaman olduğu gibi bu trajediye karşı duyarsız kalmıştır. Türkiye, yalnızca insani yardım konusunda destek olmuştur. Türk ve dünya kamuoyu, Türkmenlerin yaşadığı zorluklara, katliamlara, Yezidi Kürtler kadar yer vermemiştir.

 

2014 Haziran ayında IŞİD’ın kısa sürede  Musul’u ve ilçesi Telafer’i ele geçirmesiyle, bölgeden yoğun bir Türkmen göçü başlamıştır. İlk etapta çok sayıda Türkmen Türkiye’ye sığınmak istemiş, ancak sınırdan geçemeyince Dohuk, Erbil, Kerkük ve Güney’e Şii bölgelerine yönelmişlerdir. Erbil’e gidenlerin büyük bölümü de Peşmerge engeline takılmıştır. 45-50 derece sıcaklıkta aç-susuz perişan olmuşlardır. Şii olanlar, Kerkük üzerinden Bağdat, Kerbela ve Necef’e geçmişlerdir. Kamplar yetersiz olduğu için göç eden Türkmenler, çoğunlukla okul, cami gibi kamuya ait binalarda kalmış, oldukça kötü koşullarda, salgın hastalık, açlık ve sefaletle boğuşmuşlardır.

 

Irak’ın Selahaddin iline bağlı 20 bin nüfuslu Amirli kasabasında yaşayan Türkmenler, kasabaya çevre köylerden gelen göçmenlerle birlikte yaklaşık 82 gün IŞİD kuşatmasına kahramanca direnmiştir.

 

Tazehurmatu’da yaşayan Türkmenlerden sadece kadınlar ve çocuklar IŞİD tehdidinden dolayı nahiyeyi terk ederek Kerkük ve Leylan’a sığınmıştır. Tazehurmatu ilçesinde kalan Türkmen erkekler ise IŞİD militanlarının saldırılarına karşı kendilerini korumak için silahlanmışlardır. Tazehurmatu halkı, kahramanlık destanı yazarak aylarca, hiçbir yerden yardım almadan kendisini savunmuştur.

 

IŞİD’in Irak’ın Diyale iline bağlı Türkmenlerin yoğunlukta olduğu Karatepe’ye saldırılarında, üçü çocuk yirmiden fazla Türkmen katledilmiştir.

 

Bakuba’dan iki binin üzerinde Türkmen aile, şehirlerinin IŞİD örgütü tarafından ele geçirilmesi nedeniyle Hanekin, Bağdat, Kerbela ve Necef’e göç etmişlerdir.

 

Telafer ve Musul çevresindeki Türkmen köyleri Muhallebiye, Şeyh İbrahim, Reşidiye, Bekkekut, Şirehan ve Karayatağ IŞİD saldırıların hedefi olmuştur. Kerkük yöresindeki Beşir, Tazehurmatu, Yayçı ve Tirkalan Türkmen köyleri ile Tuzhurmatu çevresindeki Türkmen Bayat köyleri olan Amirli, Bastamlı, Çardağlı, Süleymanbeg, Biravcılı, Köküz, Karanaz ve Yengice gibi daha birçok silahsız Türkmen bölgeleri hedef alınmıştır.

 

Samarra’nın Es-Sirsar bölgesinde 2 Haziran 2015’de, Samarra’da görev alan Telafer’li polisleri hedef alan bomba yüklü tankın kullanıldığı IŞİD’in terör saldırısında 50’den fazla Türkmen şehit olmuş, 100’e yakını da yaralanmıştır.

 

ABD jetleri, 21 Temmuz 2016’da IŞİD operasyonu bahanesiyle yanlışlıkla(!) Kerkük’e bağlı Dabuk ilçesinde Taziye Meclisi’ni vurmuş, saldırıda 25 Türkmen şehit düşmüş, 150 Türkmen yaralanmıştır.

 

Türkmeneli TV’den Ahmet Haceroğlu, ITC Başkanı Erşat Salihi’nin yeğeninin de aralarında bulunduğu birçok Türkmen terör örgütü tarafından katledilmiştir.

 

Sonuç olarak, IŞİD’ın Türkmen bölgelerinde tamamını burada sayamadığımız katliamlarında ve söz konusu terör örgütüyle mücadelede 3500’den fazla Türkmen şehit edilmiştir. 400 bini Musul’dan olmak üzere 600 binden fazla Türkmen yurtlarından göç etmiş,  birçok kadın ve çocuk kaybolmuştur.

 

3 Ekim 2014 tarihinde BM tarafından açıklanan “Irak’ta İnsan Hakları” konulu kapsamlı raporda, IŞİD tehdidinden özellikle Türkmenlerin çok büyük zarar gördüğü tespit edilmiştir. Raporda, silahlı terör gruplarının Türkmenlere karşı planlı ve programlı bir şekilde ciddi saldırılar yapıldığı, Türkmenlerin belirli bir mezhepsel kesiminin değil bütününün hedef alındığı, Türkmenlerin hedef alınmasının amacının Irak’taki bu oluşumu yok etmeye yönelik olduğu dile getirilmiştir.

 

Türkmenlerin Irak’ta farklı bölgelerde, nüfus yoğunluğu olarak dağınık şekilde yaşamaları, silahlı bir güce sahip olmamaları, petrol bölgelerinde ve ihtilaflı bölgelerde olmaları, onları IŞİD tehdidine karşı açık bir hedef haline getirmiştir. IŞİD militanları, Türkmenlere saldırırken mezhep farkı gözetmemişlerdir. Bu katliamların nedenlerinden biri de Peşmergelerin geçmişte Türkmenleri silahsızlanmaya zorlaması ve silahları toplamasıdır.

 

IŞİD, Irak’ta Türkmen yerleşim bölgelerinde katliamlar yaparak, peşmergenin Musul-Kerkük bölgesini işgaline zemin hazırlamıştır. IŞİD operasyonları sonrası, Merkezi Irak yönetiminin terk ettiği bölgelerin peşmergelerin kontrolüne geçmesi, Kerkük başta olmak üzere ihtilaflı bölgelerin birçoğunda Kürt kontrolünün sağlanmasına neden olmuştur.

 

Örgütün tehdidi, Türkmenlerin silahlı bir güce, güvenli bir bölgeye sahip olma ihtiyacını da ortaya çıkarmıştır. IŞİD bahanesiyle dış güçler, Kürt grupları başta olmak üzere Türkmenler hariç herkesi silahlandırmıştır. Türkmenlerin Tazehurmatu ve Amirli direnişi, Türkmenleri kendilerinden başka hiçbir silahlı unsurun korumayacağını göstermiştir.

 

Türkiye bölgeye insani yardım konusunda destek vermiştir, ancak bu yeterli değildir. Sınırlı imkânlarıyla terör örgütlerine karşı vatanlarını savunmaya çalışan Türkmenlere Türkiye, silah, teçhizat, lojistik destek ve askeri eğitim konusunda destek vermelidir. Irak Türkmenlerinin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması konusu değerlendirilmelidir. Türkiye gerekli desteği vermezse, Irak’ın bölünmesi durumunda, Türkmenler tamamen dağılacak, Sünni Arap, Kürt veya Şii yönetimi altında paramparça olacaktır.

 

Irak’ta yaşayan diğer etnik, dini unsurlara sahip çıkan ülkeler vardır ancak Türkmenlerin Türkiye’den başka güvenecek kimsesi yoktur.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1433-irak-ta-isid-in-turkmen-katliami
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3102 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)