Dış Politika Araştırmaları Merkezi/ Avrupa Birliği | 22 Ağustos 2017

|

Brexit'te Üçüncü Raund: İngiltere'nin Yol Haritası Belli Oluyor



Brexit görüşmelerinin 'üçüncü raund'u gelecek hafta gerçekleşecektir. Daha önce hazırlıksız olmakla eleştirilen İngiliz politikacıların, hazırlıksız görünerek Avrupa Birliği’ne (AB) 'tuzak kurduğu', yakında resmi planları duyurmaya başlayarak AB'nin 27 ülkesinin üzerinde anlaşamadığı konular üzerine hamle yapmaya hazırlandığı konuşuluyordu. Daha önce İngiltere'de eğitim gören Malta Başbakanı Joseph Muscat ise, “İngiltere'nin ne yaptığını bilmediğini söyleyenler yanılıyor. Daha önce Britanya'da yaşadım. Mentalitelerini biliyorum. İyi hazırlanmamış İngiliz hükümeti diye bir şey hiçbir zaman yoktur” ifadelerini kullanmıştı. Beklenen gerçekleşmiş ve İngiliz politikacılar AB tarafından kabul edilmesi zor görünen resmi planları yavaş yavaş açıklamaya başlamıştır.

 

Gümrük Birliği ve Ticaret

 

İngiltere Brexit'in gerçekleşeceği Mart 2019'dan itibaren geçici bir gümrük birliği sözleşmesi ve bu sözleşme süresince de yeni ticaret anlaşmaları yapabilme imkanına sahip olmayı istemektedir. İngilizlerin planları sadece iki yıllık geçici bir gümrük birliği anlaşması ile sınırlı değildir. Yayınlanan planlara göre Brexit'ten sonraki iki yılın ardından, AB ve İngiltere arasında ticari malların gümrük kontrolleri olmadan, üst düzey teknolojilerle izleneceği bir 'pürüzsüz sınır' uygulamasına geçilebilir. Ancak bu plan AB yetkilileri tarafından 'fantezi' olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, İngilizler Brexit gerçekleştikten sonra halihazırda karşı marketlerde bulunan ürünlerin herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan satılmasını teklif etmektedirler. Brexit bakanı Alan Duncan, İngiltere tarafından ortaya konulan bu planların yatırımcılara İngiliz ekonomisi hakkında bir kesinlik ve güvence ortamı yaratacağını belirtmiştir. İngilizlerin optimizmine karşın, AB yetkilileri bu konularda karar alınmadan önce Birleşik Krallık'taki AB vatandaşlarının hakları, çıkış ücreti ve İrlanda sınırı ile ilgili meselelerin çözüme kavuşması gerektiğini söylemektedir. Bu da esasen İngilizlerin sunduğu bu tekliflerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda belirsizlik yaratmaktadır.

 

İrlanda Sınırı, Vatandaşların Hakları, Çıkış Ücreti

 

Birleşik Krallık'ın bir parçası olan Kuzey İrlanda AB'den ayrılırken, İrlanda Cumhuriyeti AB üyesi olarak kalacaktır. Binaenaleyh, İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda arasındaki sınır Brexit görüşmelerindeki en önemli konulardandır. Brexit sonrası durum ülkeler arası sınırlarla alakalı yeni kararlar gerektirdiğinden, Büyük Britanya ve İrlanda'daki barış ve refahı doğrudan etkileyecektir. Yine İngiltere hükümeti tarafından hazırlanan resmi plana göre İngiltere, İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda arasında fiziksel bir sınır olmamasını istemektedir. Ancak Brexit gerçekleşene kadar AB ve İngiltere arasında bir anlaşma yapılmazsa, AB yükümlülüklerine göre Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti arasında fiziksel sınırlar inşa edilmek zorundadır. Fiziksel bir sınırın ise İrlanda'daki barış sürecine ve ekonomiye büyük zararlar verebileceği düşünülmektedir. Ekonomik zararı azaltmak için iki ülke arasındaki 'Ortak Geçiş Sözleşmesi'ne bağlılığın süreceği ve İrlanda denizinde bir gümrük sınırı olmayacağı belirtilmektedir. Birleşik Krallık ülkelerinin İrlanda Cumhuriyeti'yle ticaret hacminin her sene yaklaşık 60 Milyar Sterlin olduğu düşünüldüğünde, Brexit görüşmelerinde sonuç alınamamasının ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilere vereceği zarar ortadadır.

 

Bunlara ek olarak, Birleşik Krallık'taki AB vatandaşlarının ve AB'deki İngiliz vatandaşlarının hakları hakkında sunduğu planlara göre İngiliz hükümeti, AB vatandaşlarının Brexit'ten sonra İngiltere'ye vizesiz seyahat hakkına sahip olabileceğini, ancak çalışma izni konusunda eskisi kadar esnek davranılmayacağını ileri sürmektedir. Daha önce yapılan görüşmelerde ülkeye Brexit referandumundan önce giriş yapan AB vatandaşlarının haklarının savunulacağını ve bu insanların Brexit'ten olumsuz etkilenmeyeceği belirtilmişti. Avrupa Birliği Adalet Divanı'na bağlılıktan kurtulacağı ve kendi yasalarını özgürce yapacağı söylenen İngiltere'ye, ülkedeki AB vatandaşlarının sorunlarıyla ilgilenmesi için bu kurumla bağların tamamen kesilmemesi tavsiye edilmektedir. Brexit görüşmelerindeki önemli meselelerden biri olan 'çıkış ücreti' konusunda ise İngilizler bir ücret ödemeyecekleri konusunda ısrar ederken, bazı AB yetkilileri İngiltere'nin birliği terkederken yapmak zorunda olduğu ödemenin 60 Milyar Sterlin civarında olduğunu iddia etmektedir.

 

Değerlendirme

 

İngiliz hükümeti Brexit görüşmeleri konusunda 'hazırlıksız' olduğu iddialarına rağmen, kendileri için gayet iyi bir yol haritasıyla sahneye çıkmış ve Brexit sonrası için resmi planlarını sırayla açıklamaya başlamıştır. Ancak AB yetkilileri ticaret konusundan önce çıkış ücreti, İrlanda sınırı ve AB vatandaşlarının hakları konularının çözülmesi için ısrar etmektedir. AB vatandaşlarının hakları ve İrlanda sınırı konusunda makul bir anlaşmanın kolay bir şekilde sağlanabilmesi mümkündür. Fakat 'çıkış ücreti' konusu Brexit'in herhangi bir anlaşma yapılamadan gerçekleşmesine sebep olabilecek nitelikte büyük bir sorundur. Bu sorunun nasıl çözüleceği şimdilik bilinmese de, ödenecek miktarın azaltılması ve uzun vadeli bir ödeme takvimi hazırlanması İngiliz hükümetini yatıştırabilir. Brexit sonrası AB – Birleşik Krallık ilişkilerine sekte vuracak bir başka mesele ise gümrük birliği meselesidir. Geçici bir gümrük birliği anlaşması sırasında, İngiltere'ye başka ülkelerle yeni ticaret anlaşmaları imzalayacak imkanın tanınmaması, Brexit ile ilgili tüm planları suya düşürebilir. İngiltere'deki bazı gruplar tarafından 'ikinci bir Brexit referandumu' ihtimalinden bahsedilse de bu gerçekleşmeyecektir ve İngiltere'nin bir anlaşmaya varabilmek için iki seneden az bir zamanı kalmıştır. Eğer masada bir anlaşma sağlanamazsa, Birleşik Krallık'taki AB vatandaşları bir anda bütün haklarını kaybedebilir ve üçüncü sınıf vatandaş konumuna düşebilirler. Ayrıca, halihazırda ekonomisi zarar görmeye başlayan İngiltere, AB ülkeleri ile ticaret yapabilmek için imzalayacağı olası bir anlaşmayla ilgili tüm şansını yitirebilir. Bu durumda İngilizler Dünya Ticaret Örgütü'nün yükümlülüklerine göre ticaret yapmaya başlayabilir. Ancak AB ülkelerinin her biriyle ayrı ayrı anlaşmalar yapılması hukuken mümkün olmadığından, İngiltere AB ile yeni bir ticaret anlaşması imzalamak zorunda olmaya devam edecektir. Brexit herhangi bir anlaşma sağlanmadan gerçekleştiği için, böyle bir durumda İngiltere’nin elinin AB’ye karşı daha zayıf olacağı tahmin edilmektedir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1497-brexit-te-ucuncu-raund-ingiltere-nin-yol-haritasi-belli-oluyor
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3421 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)