Ekonomi ve Enerji Çalışmaları Merkezi/ Ekonomik Araştırmalar | 05 Aralık 2017

|

TÜRKSAM Ekonomi Bülteni (27 Kasım – 3 Aralık 2017)



Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan Dış Ticaret Endeksi ile Ekonomik Güven Endeksi öne çıkmıştır.

 

Dış Ticaret İstatistikleri

 

  • 2017 yılı Ekim ayı dış ticaret verilerine göre ihracat, 2016 yılı Ekim ayına göre yüzde 9 oranında artarak 13,9 milyar Dolar, ithalat ise yüzde 25 oranında artarak yaklaşık 21,3 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • İlk 10 ayda ihracat toplamı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 artışla 129 milyar Dolar seviyesine yükselirken ithalat yüzde 16,5 oranında artışla 190,2 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • Dış ticaret açığı 2017 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 73,9 artarak -7,3 milyar Dolar olmuş, Ocak-Ekim 2017 döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32,1 oranında artarak -61,2 milyar Dolar olmuştur.
  • Sektörel olarak incelendiğinde en büyük ihracatın yapıldığı imalat sektörü ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,2 oranında artış göstererek 13 milyar Dolar olmuştur. İmalat sektörü ithalatı ise aynı dönemde yüzde 20,5 oranında artış göstererek 17,5 milyar dolar olmuştur.
  • Ocak-Ekim 2017 döneminde ise imalat sektörünün ihracatı 121,3 milyar Dolar, ithalatı ise 155,2 milyar Dolar olmuş ve imalat sektörü dış ticaret açığına -33,9 milyar Dolar olumsuz katkıda bulunmuştur.
  • Mal grupları açısından ise en büyük ihracat kalemi ara (ham madde) malları grubu geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 oranında artarak 6,3 milyar Dolar olmuştur. Ara malı ithalatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,2 oranında artarak 15,3 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • İmalat sektörü ve mal gruplarının kendi içindeki dış ticaret dengesi üretimde dışa bağımlılığı ve buna bağlı olarak kronik dış ticaret açığının nedenini ortaya koymaktadır.
  • Teknoloji grupları bakımından ise ihracatta en küçük grup yüzde 3,8 ile yüksek teknolojili ürünler olmuştur.
  • Türkiye teknoloji grupları bazında yalnızca düşük teknolojili ürünlerde fazla vermiş diğer tüm teknoloji gruplarında dış ticaret açığı vermiştir. Özetle Türkiye düşük teknolojili ürün satıp yüksek teknolojili ürün almıştır.
  • Bölgeler itibarıyla Ocak-Ekim 2017 dönemi ihracatına bakıldığında Avrupa Birliğine üye ülkelere yapılan ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 oranında artarak 60,5 milyar Dolar olurken Avrupa Birliğine üye ülkelerden yapılan ithalat yüzde 7,5 oranında artarak 68,4 milyar Dolar olmuştur.
  • Seçilmiş ülke grupları ile Türkiye’nin dış ticaret ilişkisi değerlendirildiğinde yalnızca İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri ve Türk Cumhuriyetlerinden dış ticaret fazlası sağlandığı, diğer ülke gruplarına karşı dış ticaret açığı verildiği görülmüştür.

 

Ekonomik Güven Endeksi

 

  • Ekonomik güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre 3,5 puan azalarak 97,9 olmuştur.
  • Alt endeksler olan Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, Hizmet Sektörü Güven Endeksi, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi ile İnşaat Sektörü Güven Endeksinin tamamında düşüş görülmüştür.
  • Reel Kesim Güven Endeksi 109,8 değeriyle 100 baz puanının üzerinde yer alırken, diğer tüm alt endeksler 100 baz puan değerinin altında kalarak olumsuz duruma işaret etmektedir.

 

Öne Çıkan Diğer Konular

 

  • ABD’de devam eden dava nedeniyle Halkbank’a yaptırım uygulaması ihtimali finans sistemine ilişkin risk doğurmaktadır.
  • Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, böyle bir durumda bankaya destek olunacağını ifade etse de uluslararası itibar kaybı boyutunun da etkisiyle olası bir ceza Türk finans sistemini tehdit etmektedir.
  • Ekonomi tek başına bir değişken olmayıp siyasi ve sosyal gelişmelerden etkilenmektedir. Bu kapsamda normal şartlar altında yurt içinde soruşturulup sonuca bağlanabilecek bir dava, uluslararası bir sorun haline gelmiş ve ikili ilişkilerin ötesinde sonuçlar doğurmaya başlamıştır.
  • Diğer taraftan temel ekonomik göstergeler ekonomiye ilişkin olumsuz bir durumu göstermekte basiretsiz para politikası ise sorunun çözümü noktasında güven vermemektedir.
  • Kamu mali yapısı bozulma eğilimindedir. Bütçe açıkları artmakta, faiz dışı fazla azalmakta, borçlanma artmaktadır.
  • Kredi Garanti Fonu kefaletiyle kullandırılan krediler artık üst sınıra yaklaşmıştır. Bu denli yüksek kredi uygulaması başlangıçta büyümeyi olumlu etkilemekle birlikte özellikle geri ödeme bakımından önemli riskleri de içinde barındırmaktadır.
  • Petrol fiyatlarındaki artış mevcut durumda da önemli bir sorun olan cari açığın daha da büyümesine sebebiyet verecektir.
  • Yaşanan gelişmelerin yanı sıra yapısal reformların gerçekleştirilmemesi, özellikle son yıllardaki yanlış ekonomik politikalar ve seçim ekonomisinin etkisi ile Türk ekonomisinin kırılganlığı da artmıştır.
  • Gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy hareketleri azalma eğiliminde olup bu durum cari açığın finansmanında sorun yaratabilecektir.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1618-turksam-ekonomi-bulteni-27-kasim-3-aralik-2017
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 14192 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)